Plastik cerrah Serdar Eren: “Yüz nakli teknik olarak hiç de o kadar problemli bir iÅŸ deÄŸil. Mikrocerrahi tekniÄŸi ile tecrübesi olan her ekip tarafından yapılabilir”
TUBA AKYOL
Son günlerde TV’de, sokakta sürekli botokslu kaÅŸlara, düzeltilmiÅŸ burunlara, dolgun dudaklara, memelere maruz kalıyoruz. Kimi güzel, hakikaten doÄŸal görünüyor. Kimi ise “Bak bana, bende estetik var” diye bangır bangır bağırıyor. Ama gerçek ÅŸu ki estetik operasyon büyük bir hızla yaygınlaşıyor. Åžimdi bir de yüz nakli operasyonu var gündemde. Aynaya bakıp baÅŸka birinin yüzünü görmek… Yakında insanlar estetik cerrahların kliniÄŸinden baÅŸka birinin yüzüyle mi çıkacaklar?
Hastaları arasında İspanya kraliyet ailesi üyelerinden İsveç Kraliçesi’ne kadar birçok önemli isim olan plastik cerrah Serdar Eren “Hayal bunlar” diyor. Almanya’da çalışan, ayda bir gün Türkiye’deki hastalarıyla sadece görüşme yapmak için İstanbul’a gelen Eren’le yüz naklini konuÅŸtuk: “Ben bir doktor olarak kimseyi böyle deÄŸiÅŸtirmek istemem. Hastanın deÄŸiÅŸmek istemesinin anlamı ‘Ben baÅŸka insan olmak istiyorum’ demektir -ki bunun dış görünümle bir ilgisi yok. Bizim iÅŸimiz normal olmayan görünümü normale çevirirken, yüzün ve vücudun ahengini bozmamaktır.”
Birçok kişinin estetik cerrahlara ellerinde ünlü birinin fotoğrafı ile başvurdukları, o ünlü kişinin burnunu ya da dudaklarını istedikleri doğru mu gerçekten?
Evet, böyle çok kiÅŸi var. Ünlü insanların resimleriyle gelirler. David Beckham saç modelini deÄŸiÅŸtirdiÄŸinde, bunun için ameliyata bile gerek yok, birçok kiÅŸi kuaföre gidip o saç modelinin aynısını yaptırıyor. Böyle bir ÅŸey…
Ama o burun her yüzde güzel durmaz ki…
Zaten önemli olan o. Nicole Kidman’ın burnunu çok istiyorlar Avrupa’da. Benim Türklerle tecrübelerim az. Bir-iki sene… Ama sonuçta görüyorum ki her ülkede bu mantalite aynı. “Onun burnunu istiyorum” diyorlar. Bana desin ki, onun yüzünü istiyorum komple. Derim ki “Okey”. Ameliyat yapamayız ama konuÅŸuruz.
“Yabancı yüz deÄŸil, deri nakli”
Siz “Ameliyat yapamayız” dediniz ama son günlerde ABD’de yüz nakli gündemde.
Çalışmalar yapılıyor. Herhalde ameliyat da yapılır. Yüz nakli teknik olarak hiç de o kadar problemli bir iÅŸ deÄŸil. Mikro cerrahi tekniÄŸi ile tecrübesi olan her ekip tarafından yapılabilir. Ki ben seneler evvel baÅŸlamıştım. Almanya’da bir ayak baÅŸ parmağını el baÅŸparmağına transfer ettim, 25 sene evvel. Biz bu doku naklini hep yapıyoruz ama insanın kendi organını kendisine naklediyoruz. Teknik aynı. Åžimdi yapılacak iÅŸ deri nakli, yüz nakli deÄŸil. Yabancı bir yüz deÄŸil, yabancı bir deri…
Madem bu bir deri nakli, neden hastanın vücudundan deri alıp yüze nakletmiyorlar da bir kadavranın yüz derisini naklediyorlar?
DiÄŸer deri ince olduÄŸu için. Burada yapılacak iÅŸlem şöyle. Hastanın yüzündeki deri yüzülecek tamamen ve baÅŸka bir insandan, derinin altındaki tabakayı da koruyarak kalın bir deri ve deri alt dokusu alınacak. Besleyen damarlarla birlikte…
Ama nakil yapılan hastanın bir ÅŸekilde burnu, gözü var… O zaman nakledilen yüzün aynısı olmayacak, yine kendi yüzü mü olacak?
Ne o olacak ne de öteki. Kemik yapınız deÄŸiÅŸmediÄŸi için sizin yüzünüzün kemik yapısı olacak. Onun yüzüne sahip olamazsınız. Ama kendi yüzünüzü de koruyamazsınız çünkü kalın bir doku nakledilecek yüzünüze. Daha önemlisi bağışıklık sistemi problemleri. O yüzün tutmadığını düşünün. Her ÅŸeye, bulunduÄŸunuz ilk noktanın bile gerisinden baÅŸlamanız gerek. Yüz nakli denince filmler akla geliyor. Nicolas Cage ile John Travolta’nın filmi “Yüz Yüze”… Bunlar hayaldir.
Yüz kötü durumdaysa, bu riske değebilir.
Bu işi yaptıracak insanın, ben nasılsa böyle yaşayamıyorum demesi lazım. Bunun için ideal hasta ölmek isteyen bir hastadır. Ama çok çok enteresandır, ben yanık konusunda tecrübeliyim, çok nadirdir yanıklardan dolayı intihar etmiş hasta. Dersiniz ki böyle nasıl yaşanır. Ama enteresandır, mücadele ederler.
“En iyi popo Brezilya’da yapılır”
“Extreme Makeover” programını izliyor musunuz? Orada çok deÄŸiÅŸtiriyorlar insanları. DiÅŸ, burun, göz, göğüs…
Zaten en büyük değişikliği burnu değiştirerek yaparsınız. İstedikten sonra her insanı değiştirebilirsiniz. O program biraz Amerikanvari. Hiçbir imkanı olmayan bir insanı prenses gibi yapıyorsunuz. Sonra o güzelliğiyle yine köyüne, eski yaşamına dönüyor. Psikolojik, sosyal problemleri başlıyor.
“Extreme Makeover”da burunlar genellikle baÅŸarılı oluyor ama diÅŸler yapay duruyor. DiÅŸte Türkiye daha iyi sanki. Burun estetiÄŸinde bir de Macaristan’ın çok iyi olduÄŸu söyleniyor. Var mıdır böyle ülkeye göre özel alanlar…
Böyle bir ÅŸey yok. Doktoruna baÄŸlıdır. Ama nerede iyi popo yapılıyor derseniz, Brezilya’da derim. Çünkü orada çok yapılıyor. Onlarda popo yaptırma merakı var. Orada çok yapıldığı için daha iyi yapıyorlardır. Aslında ülkeye deÄŸil, doktora baÄŸlı.
“Medya bizi kuaför haline getiriyor”
Şimdi bir de estetik turizmi başladı.
O hiç etik değil. Biz gelen hastayı iyice dinledikten, ince eleyip sık dokuduktan sonra, onunla bir takım olduktan sonra ameliyat yapıyoruz. Şimdi bu iş 10 günlük turlarda yapılıyor. Bunlar çok kötü gelişmeler. Hastanın yaptırmaması, doktorun yapmaması lazım. Biz doktoruz ama bazen medya tarafından kuaför haline getiriliyoruz.
Bazı estetikli kadınlar çok komik görünüyorlar. Kadın 60 yaşında ama göğüsleri 20′lerinde, tuhaf oluyor.
Siz önce memeyi çok problemli görürsünüz. Önce memeyi yaptırırsınız. Ama karın da sarkmıştır. Bu defa karın çok kötü görünür. Eğer memeyi yaptırınca paranız biterse ve karnı yaptıramazsanız yine mutsuz olursunuz. Hasta güzel memesi olmasına rağmen yine mutsuzdur, çünkü yarımdır. Ben böyle hastalara bunu anlatırım. Memeniz çok güzel olacak ama paranız gerisine yetmeyecekse yaptırmayın derim. Çünkü memelerin çok güzel olması yetmez, aksine aradaki fark daha göze batar. Güzellik uyumdur. Uyum önemli. Güzellik belli ölçüler değildir ki. Sizin verdiğiniz ışıktır, enerjidir.