Bazılarının alışkanlık haline getirdiği saçın sık aralıklarla yıkanması ve köklerinin tırnakla kazınması, deride egzama hastalığına yol açabililiyor

Konya Numune Hastanesi’nde görevli Cildiye Uzmanı Alaaddin Atalık, çok sayıda kişinin yağdan kurtulmak için saçını sık aralıklarla yıkadığını söyledi. Bunun çok yanlış bir uygulama olduğunu ifade eden Atalık, ne kadar sık yıkanırsa yıkansın yağ bezlerinin saçı tekrar yağlandıracağını kaydetti.
Atalık, sık yıkamaya bağlı olarak yağlanmanın kamçılanacağını vurgulayarak, ”Saçı sık aralıklarla yıkamak doğru değil. Yağdan arındırılması için saçın her gün yıkanması deride tahribata ve kaşınmaya yol açabilir” dedi.
Öte yandan, yıkama sırasında daha iyi temizlik amacıyla saç köklerinin tırnaklarla kazındığını dile getiren Atalık, bu şekildeki şiddetli tırnak uygulamasının deriyi tahriş edeceğini ve egzama gibi hastalıklara yol açabileceğini anlattı.
Ayrıca, kıl köklerinin de tahriş olacağını ve kuruluğa bağlı olarak kaşınmanın artacağını belirten Atalık, ”Saçın haftada 3 kez yıkanması gerekir. Saç derisinde sürekli görülen kaşınma nedeniyle bazı kişiler, saçın yağlandığını düşünerek yıkamaya yöneliyor. Bu düşünceden vazgeçilmeli” diye konuştu.

Bir yandan cildi güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korumayı, bir yandan bronzlaştırmayı amaçlayan ürünlere yaz boyunca ihtiyaç duyacaksınız

Bepanthol Sun Long Action güneşin ciltte kırışıklık, erken yaşlanma, nem kaybı ve güneş lekeleri gibi zararlı etkilerini minimum düzeye indirmek amacıyla hazırlanmış bir ürün.

Evde oturup yanık ten isteyenlere
Lierac yaz için üç farklı işlevde güneş ürünleri sunuyor. Güneşe çıkmadan bronzlaşmak isteyenler autobronzant’ları, güneşle bronzlaşmak isteyenler birçok çeşidi olan güneş ürünlerini ve vücuduna bakım isteyenler de güneş sonrası ürünleri kullanabilir.

Hassas ciltlere göre
Lancome Soleil Ultra güneşe karşı hassas ciltler için kullanılabilir bir ürün. Firma, kremin içerdiği E vitamini sayesinde cildi yaşlandırıcı etkilere karşı koruduğunu söylüyor.

Güneşsiz bronzluk
Bronzlaşmak istiyorsunuz ama güneş altında saatler geçirecek zamanınız yok. Dermalogica Protective Self Tan SPF15 güneşlenmeden bronz bir görünüm sağlamanıza yardımcı olabilir. Güneşsiz bronzluk sağlayan ürünlerden biri de sprey, losyon ve yüz kreminden oluşan Avon beBronze Self Tanning seti.

Oriflame’den üçlü seri
Oriflame Performance Body Care serisinde sıkılaştırıcı vücut losyonu, anti selülit jeli ve duş için yumuşatıcı etkili vücut arındırıcısı var. Cildinize bakım yapacak bu seriyi gerekli diyet ve egzersizin yanında uygulayabilirsiniz.

Kuruyan cilde nem
Cellex-C, çıkardığı güneş ürünlerinden Body Sheen&Tonning Gel’i tavsiye ediyor. Ürün, içeriğindeki sodyum hiyalurunat sayesinde vücuda nem veriyor. Üretici firmaya göre krem düzenli kullanılırsa etkisini bir ay içinde gösteriyor.

Parlak saçlar için…
Hayashi System Design Spray and Shine saçın parlaması ve nem dengesini muhafaza etmesi için geliştirilmiş bir ürün. Yaz aylarıyla birlikte etkisini artıran güneşin zararlı etkilerinden saçlarını korumak isteyenler de bu ürünü kullanabilir.

Güneşe karşı koruma
La Roche-Posay’ın yaza yönelik Anthelios serisinden Anthelios XL’in, UVA ışınlarına karşı koruma sağladığı ve güneşin hücrelere verdiği hasarlardan koruduğu belirtiliyor. Seride her cilt tipine uygun ürünler var.

Kırışıklıklara karşı zeytin yaprağı
Göz çevresindeki kırışıklıklarla başa çıkamadığınızı düşünüyorsanız Biotherm, Age Fitness Yeux adlı ürünüyle göz çevresini nemlendirerek gençleştirme iddiasında.

Yazlık ürünlerde kampanya
YKM 31 Mayıs’a kadar bir kampanya düzenliyor. Dünyaca ünlü markaların ürünlerinden üç tane alırsanız bir mayo veya bikini alışverişinde yüzde 25′lik indirimden faydalanabiliyorsunuz. Bunun dışında yine aynı tarihe kadar üç makyaj ürünü alan iki ürün parası ödüyor.

Güneş öncesi ve sonrası da bakım
Lancaster’ın güneş öncesi, güneşte koruma ve bronzluk, güneş sonrası ve güneşsiz bronzlaşma olmak üzere dört farklı serisi bulunuyor. Ürünler “iki koruma kalkanından oluşuyor”.

Nike’den kadınlara internet sitesi
www.nikewomen.com adresindeki internet sitesi yaz sezonu hazırlıklarını tamamlamak isteyenler için hazırlanan bir site. Kişiye özel spor eğitimleri sunulan sitede önerilen hareketler evde yapabileceğiniz cinsten. Sitenin alışveriş bölümünde ise hem gündelik hayatta hem de spor yaparken giyilebilecek yaz kıyafetleri yer alıyor.

Altı saniyelik solaryum
Nişantaşı’ndaki Hollywood Tans Solaryum Merkezi müşterilerine altı saniyelik seanslarla kalıcı bronzluk vaat ediyor. Solaryum kabininde sıkılan spreylerle bronzluk sağlayan merkezin Ankara Bilkent’te de şubesi var.

Kışın yıpranan, sönen, pırıltısını kaybeden saçları artık güneşin kurutucu, havuz ve denizlerin yıpratıcı etkisi bekliyor. Bu yüzden şimdi bakım zamanı…

Güneşin gittikçe daha etkili hale gelmesiyle içimiz neşeyle dolarken kadınlar da açılmaya başladı ama birçok sorunla birlikte: Selülit, yağlar, varisler, lekeler, tüyler, istenmeyen bir sürü şey… Herkes bir formülün, bir kremin, bir ustanın peşinde. Bu arada saçlarımız da berelerin, şapkaların altından çıkıyor.
Kış ayları boyunca soğuk havalar, hava kirliliği yüzünden yeterince yıpranan saçları bahar ve yaz aylarıyla birlikte yeni düşmanlar bekliyor: Havuz ve deniz suları, güneşin zararlı etkileri, yağlanma vb. O yüzden saçınıza bakmaya ne kadar çabuk başlarsanız o kadar iyi. Hem kışın kötü etkilerini silersiniz hem de onları yazın getirdiklerine karşı hazırlayabilirsiniz.
Saçlarınızın bakımı için öncelikle yapmanız gereken şey kuaförünüze danışmak. Ondan saçınızın cinsini, eksiklerini, saçınız için nelere ihtiyacınız olduğunu öğrenebilir, ona göre bakım yaptırabilir ya da ürün satın alabilirsiniz. Kuru, yıpranmış görünümlü saçlardan daha parlak, canlı ve güçlü saçlara geçebilirsiniz. Özellikle şu sıralar piyasada o kadar yeni saç ürünü var ki inanamazsınız.

Ballı, zeytinli, haşhaş tohumlu ürünler
Yeni ürünlerden bir tanesi The Body Shop’un tüm dünya ile birlikte Türkiye’de satışa sunduğu saç bakımı serisi. Ballı, zeytinli, ısırgan otlu şampuanlar ve kremleri; normal, kuru, yıpranmış, yağlı saçlar için ayrılıyor. Nemlendirici maskelerden içinde haşhaş tohumu yağı bulunanı tüm saçlar; Brezilya fıstığı bulunanı ise kimyasal işlem görmüş saçlar için.
Bir başka yeni ürün, daha doğrusu iki ürün ise BC Bonacure’den. Özellikle ışıltısız, kuru, yıpranmış saçlara tavsiye ediliyor. Saça derinlemesine bakım yaptıkları kuru ve kıvırcık saçlarda da elektriklenmeyi önledikleri söyleniyor.
Elidor’un yeni serisi çabuk sönen ince telli saçlara yönelik. Özellikle saatlerce saçlarını daha dolgun, hacimli göstermek için çabalayan kadınlar birkaç saat içinde yine kafalarına yapışık bir hale dönen saçlarına çok sinirlenirler. Belki Elidor’un bu yeni serisi onları bu dertten kurtarabilir. Seride şampuan ve saç kreminden başka bir de banyo sonrası uygulanan, şekil vermeye yardımcı bir krem bulunuyor.
Şekil vermek deyince… Şekil vermek özellikle elektriklenen saçlarda sorun oluyor. Çoğu kadın saçlarını açıkken daha çok sevse de bu yüzden toplamak zorunda kalıyor. Pantene’in düz saçlar için çıkardığı Pantene ekstra düzleştirici serisi elektriklenmeyi en aza indirmeyi amaçlıyor.

Bu yaz 1920′ler de var 80′ler de

Schwarzkopf her yıl yaptığı gibi 2004 ilkbahar-yaz sezonunun saç, makyaj ve kıyafet modası için uluslararası trend danışmanları ile birlikte çalıştı. Ortaya altı tane stil çıkardı. Bu stiller saçlara
şöyle yansıyor:
Çarliston stilinin esin kaynağı 1920′ler. Farklı uzunlukta kaküllerle modern bir kesim uygulanıyor.
Farrah stilinde ise yuvarlak hatlı bir kesim karşımıza çıkıyor. Saçlar uzun, renkler kahverenginin tonları.
Sörf stili sportifler için. Hacimli, dağınık, kırpık kırpık. Renk ise denizden ve güneşten açılmış hissi veren doğal sarı renkler.
Rodeo’da kovboy kızı görünümü ön planda. Küt saçlar, saçın dış tarafında uzunluklar… Kırmızı ve koyu pembe tonları…
Casual 01 ve 02 stilleri de spor giyimi seven erkekler için.
Bu saç modellerini Schwarzkopf’la anlaşmalı olan Suadiye ve Bebek’teki Ebil Kuaför; Göztepe’deki ve yakında Etiler’de de açılacak olan NÖF Kuaför gibi çeşitli kuaförlerde yaptırabilirsiniz.

Şekilli olmak için

The Body Shop’un yeşil çaylı jölesi tüm saç türleri için. Kıvırcık veya ince saçlar için de buğday proteinli dolgunlaştırıcı köpük öneriyorlar.
Yenilenen Wellaflex sprey ve köpükleri; normal etkili, boyalı saçlara özel, dolgunlaştırıcı etkili ve ultra güçlü etkili olarak dörde ayrılıyor. Ayrıca ince telli saçlar için yumuşak etkili köpük ile “parlaklık ve hacim veren” sprey de Wellaflex ürünleri arasında.

Tırnaklarınızın uzun olmasını da, kısa olmasını da tercih etseniz; küçük bilgiler ile evde yapacağınız bakımla her halinde de güzel gözükebilir

Kadınların güzelliklerini tamamlayan bir başka nokta da bakımlı eller. Ellerinizin her zaman “yeni manikür yapılmış gibi” görünmesi de size kalmış! İşte püf noktalar…
1. Ellerinizi yıkayın ve kurulayın.
2. Çift taraflı bir zımpara törpü kullanarak, yumuşak darbeler ile tırnaklarınızı törpüleyin. Tırnaklarınızı zayıflatabileceğinden, tırnak köşelerinizi törpülemekten sakının.
3. Tırnaklarınızı şekillendirmeye başlayın. Kullanılan en popüler şekil ovaldir, ama siz elinize ve parmak şeklinize en uygun olanını şeçin.
4. Ne kadar iyi yaptığınızı görmek için kontrol edin. Tırnaklarınızı eski bir külotlu çorap üzerinde gezdirin. Tırnaklarınızın çoraba takılmaması gerekir.
5. Tırnaklarınızın çevresindeki deriye yumuşatıcı uygulayın ve birkaç dakika bekleyin.
6. Ellerinizi bir kap sıcak suya geçirin ve birkaç dakika daha bekleyerek iyice ıslanmalarını sağlayın.
7. Tırnak çevrenizdeki ölü derileri hafifçe geriye itin. Bu size acı vermemeli. Eğer şeytan tırnaklarınız çıkmışsa, onları dikketlice kesin.
8. El losyonu uygulayın ve bir elinizin başparmağı ile diğer elinizin avuç içine masaj yapmaya başlayın. Bu kan dolaşımınızı artıracaktır. Eşit zaman vererek masajı diğer elinize de uygulayın.
9. Tırnaklarınız, boyanmadan önce temizlenmiş olmalılar. Asetonlu pamuk ile tüm tırnak yüzeyini ovun. Kaygan bir kalıntı olup olmadığını kontrol edin. Hiçbir şey kalmadığında, tırnaklarınız oje için hazır demektir.
10. Renk zamanı! Fırçanın üzerine küçük bir miktar oje alın ve tırnağınızın ortasından başlayarak boyayın. Fırçanız sadece bu işlemi sonuçlandıracak kadar oje taşımalıdır. Tırnak kenarlarınıza da gerekli darbeleri yaptığınızda işi bitirmiş olacaksınız. Tırnak, üç darbede tamamen boyanmış olmalıdır. İkinci katı sürmeden önce hazır olması için birkaç dakika bekleyin.
11. Oje hazır olana kadar bekleyin (dokununca kuru olmalı) ve sonra en üst katı sürün. Manikürünüze hayat vereceği gibi tırnaklarınızı da koruyacağından, bu adımı atlamayın.
12. Tüm ekipmanlarınızı alkol ile temizleyin ve kurudukları zaman, bir sonraki manikür için uygun bir yerde saklayın.
Öneriler
Ojeler buzdolabında saklanabilir.
Eğer ojeniz çok yoğunsa, tiner ile inceltmeyi deneyin.
Oje kabınızı yapışkanlıktan korumak için üzerine küçük bir miktar vazelin sürebilirsiniz.

Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek…

Küçük, dar ve sıkı kalçalar… Kadın vücudunun en çok ilgi çeken bölgelerinden olan kalçaların biçimli olması aslında bir hâyâl değil. Biraz özen, bakım ve egzersiz kalçalarınızın forma girmesinde ve seksi bir görünüm almasında son derece etkili olabiliyor. Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek.

Bildiğiniz gibi suyun sağlığımız üzerindeki yararları saymakla bitmiyor. Suyun cilt ve sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri olan suyu asla ihmal etmeyin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Sıkı ve biçimli kalçalara sahip olmak için bu bölgedeki kaslarınızı çalıştırmanız şart. Bunun için en ideal hareket şudur: Yere sırt üstü uzanarak kalçanızı 10 kere kaldırıp indirin. Daha sonra yukarıda 10 saniye kadar tutun. Bu hareketi 4 kez tekrarlayın. Bunun dışında yüzme, yürüyüş özellikle de bisiklete binmek de kalçalar için önerilen egzersizler arasında yer alıyor.

Masaj kalçalar için de çok yararlı. Piyasada satılan masaj aletleri ile yapabileceğiniz gibi suyla da masaj yapabilirsiniz. Özellikle soğuk suyun basıncı kalçalarınızın sıkılaşması için ideal.

Tuzdan ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.

Özellikle masa başında oturarak iş yapan kadınların büyük bölümünde alınan kilolar kalça bölgesine gidiyor ve zamanla dolgun kalçalar ortaya çıkıyor. Bu nedenle gün boyu hareketsiz kalmayın. Ofisiniz üst katlarda ise asansör yerine merdivenleri kullanın.

Yürüyebileceğiniz mesafeler için arabanıza ya da toplu taşıma araçlarına binmeyin.

kaynak: www.e-kolay.net/kadin

Sinir bozukluğu, baş ağrısı, cilt kanseri, felç… Güneş ve sıcağın kötü etkilerini sayan uzmanlar sadece deniz kenarında değil şehir içinde de koruyucuları kullanmamız gerektiğini söylüyor; “Su ve tuzlu ayran için, dar giysiler giymeyin, şapka takın” diyorlar

sağlık / AYŞEGÜL AYDOĞAN

Bronzlaşma sevdası, bir an önce yanık tene kavuşma telaşı daha yaz gelmeden başlar. Ancak cildinizin rengi koyulaşırken beraberinde getirdiği riskleri yeterince biliyor musunuz?
Uzmanlar bronzlaşmayı cildin savunma mekanizması olarak nitelendiriyor. Bronzlaşma için cildin kendi kendini koruması demek yanlış değil. Önce ciltte kalınlaşma oluyor, sonra deri korunmak için daha fazla renk maddesi üretiyor, koyulaşmaya başlıyor.

“Sarışınlar, çilliler ve benliler daha çok zarar görürler”
Güneş koruyucularının şehir içinde mayıs ayından itibaren kullanılmaya başlanması gerektiğini belirten Dermatolog Dr. Nahide Onsun, bu alışkanlığın çocuk yaştan itibaren kazanılmasının şart olduğunu söylüyor. Cilt kanserlerinin yıllar sonundaki birikimle ortaya çıktığını vurgulayan Onsun, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Çocuk yaştan itibaren güneşlenmeye başlıyoruz, sokakta, parkta, bahçede deniz kenarında derken bunlar zaman içinde güneşin uzun vadeli etkilerine neden oluyor. Cilt kanserleri genellikle 40′lı yaşlardan sonra ortaya çıkıyor. Çilliler, sarışın-mavi gözlü olanlar, güneşte her zaman kızarıp yanan ama bronzlaşamayanlar, çok fazla beni olanlar risk grubunu oluşturuyor. Normalde benli olmak güneşten daha fazla etkilendiğini ve zarar gördüğünü gösteren bir işarettir. Güneşle birlikte ben ve çiller artabilir. Deri rengi koyulaştıkça güneşten etkilenmenin de şiddeti azalır ama yine de güneş koruyucu mutlaka sürülmeli.”

“Baş ağrısı, bayılma, burun kanaması ve kramp olabilir”
En iyi şemsiyenin bile yüzde 70′ten fazla korumadığını da belirten Onsun “Yansıyan ışınları da unutmamak lazım. Saat 11.00-16.00 arasında şemsiye altında bile olsa dışarıya çıkılmamalı. Havuzda, denizdeyken koruyucular sürülmüyor. Oysa özellikle sürülmeli çünkü güneş ışınlarının etkisine iki kat daha fazla maruz kalınıyor. Bu gibi yerlerde vücut hem dibe geleni hem de yukarı yansıyanı alıyor. Tekne gezilerinde özellikle dikkat edilmeli. Yürürken, voleybol oynarken güneş her zaman her yere ulaşır” diyor.
Yaz aylarında en çok görülen sağlık sorunlarından olan sıcak çarpmalarının hafife alınmaması konusunda uyaran International Hospital Enfeksiyon Hastalıkları uzmanı Dr. Leyla Dilek Mamçu, özellikle yaşlılar, çocuklar, alkol kullananlar, hipertansiyon, şeker, kanser hastaları ve şişmanlar için sıcak çarpmasının daha ağır bir risk yarattığını vurguluyor. Mamçu bunların dışında yüksek tansiyonu olanların, kalp ilaçları kullananların da risk altında olduğunu belirterek “Bu yıl biraz endişeliyim. İnsanlar güneşe hasret kaldılar, bu nedenle de kendilerini korumasızca deniz kenarlarına atmasınlar” diye uyarıyor.
Mamçu güneşin zararlı etkilerini şöyle anlatıyor: “Sıcak havalarda vücudumuzda ilk tepki olarak ısıyı atabilmek için kan damarları genişler. Terleyerek de vücudumuz sıvı kaybeder. Eğer bunlar çıkamazsa, bir şekilde vücudumuzda kalıcı olurlarsa kalpte atım hızı arttar. Yine aynı şekilde kanın içinde elektrolit dediğimiz sodyum, potasyum gibi maddelerin oranı değişir. Bu değişiklikler özellikle kalp, akciğer ve tansiyon hastaları ile idrar söktürücü ilaç kullananlarda aniden bayılma, şiddetli baş ağrısı veya burun kanamasıyla ortaya çıkabilir. Hastada ayrıca şiddetli bir halsizlik, yorgunluk ve bacak krampları oluşabilir.”

“Uzun süre sıcakta kalanlar felç tehlikesi ile karşı karşıya”
Mamçu tüm tehlikeler arasındaki en ağırının inme-felç riski olduğunu belirtiyor ve devam ediyor: “Uzun zaman sıcakta kalıp şapka giymemek, ayran, su içmemek gibi tedbir almayan kişiler için felç büyük bir risktir. Vücut ısısı artıyorsa işte o zaman problem başlar. Bu kişilerde cilt kurur, kızarıklıklar görülür. Yaygın olarak bilinci değişir, ateşi 40 derecenin üzerine çıkar. Beyin bulanıklığıyla beraber kişilik değişiklikleri başlar, anormal, saçma sapan konuşmalar, saldırganlık görülür. Bu kişilere acil olarak müdahale edilmezse ve beyin hasarı artık başlarsa (beyindeki ısı artışıyla proteinlerin bozulması) olay geri dönülmez safhaya kadar gelir. Sıcak çarpmasının en ileri safhası sıcak felci ya da sıcaklık inmesi dediğimiz bu durumdur.”

“Sıcaklar sinirleri bozuyor, saldırganlığı artırıyor”
Dr. Leyla Dilek Mamçu özellikle yaşlıları, çocukları, şişmanları, alkol alanları, panik hastalığı olanları, kalp ve tansiyon hastalarını çok sıcak saatlerde dışarı çıkmamaları konusunda uyarıyor. “Eğer çıkmaları gerekiyorsa mutlaka şapka takmalı, sık sık su tüketmeli, tuzlu ayran içmeli” diyor Mamçu: “Sıcağın altında aşırı aktivite ve egzersiz de son derece sakıncalı. Sık sık serin bir ortama girip dinlenmek şart. Giysiler tek kat ve pamuklu, ter emici nitelikte olmalı. Dar giysiler giyilmemeli, giysilerde açık renk tercih edilmeli. Çocuklar kapalı arabalarda bırakılmamalı. Aksi halde su kaybından, sıcak çarpmasından bir saatte bile kaybediliyor.”
Mamçu’nun verdiği bilgiye göre sıcak ayrıca beyindeki bazı kimyasalların çalışmasını da olumsuz etkiliyor. Bunun sonucunda kişilik değişiklikleri ve sinirlilik ortaya çıkıyor.
Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Dr. Hasibe Özkılıç ise Dünya Sağlık Örgütü’nün, 46. kuzey ile 46. güney paralelleri arasında yaşayan beyaz ırktan insanlara yaz aylarında 08.00 - 17.00, kış aylarında 10.00 - 15.00 saatleri arasında güneş ışığından tam olarak korunmayı önerdiğine işaret ediyor. Erken cilt yıpranmasının en önemli nedeni olan güneş ışınlarına uzun süreli ve tekrarlayan şekilde maruz kalınmasıyla son 50 yılda cilt kanserlerinin görülme sıklığının da arttığını belirtiyor. Özkılıç, 0-18 yaş arasında güneş ışığından
tam olarak korunmuş çocuklarda deri kanserlerinin oranının yüzde 98 azaldığının kanıtlandığını söylüyor.

Aşırı terlemeye karşı botox

Acıbadem Hastanesi Bakırköy Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Sadiye Tanyeri, bazı kişilerde ter bezlerinin aşırı çalışmasına bağlı olarak terlemenin özel ve sosyal yaşamı olumsuz etkilediğini vurguluyor. Tanyeri bu kişilerde, özellikle stresli durumlarda ter salgılarının hiçbir aktivite yapmasalar dahi arttığını söylüyor. Sıklıkla estetik uygulamalardan adını duyduğumuz botox uygulamasının son yıllarda aşırı terlemenin tedavisinde de kullanıldığını belirten Tanyeri, şu bilgileri veriyor: “Botox, uygulandığı yerde sinir uçlarında sinir iletisini geçici olarak bloke eder. Bu yolla aşırı terlemenin durdurulmasını sağlar. İlaç; koltuk altı, el ve ayaklara bölge uyuşturulduktan sonra yüzeysel enjekte edilir. 2-5 gün içinde etkisini gösterir ve 5-7 ay boyunca etkinliğini korur.”

Kusursuz bir makyaj gözlerden başlıyor. Makyözlere göre işin sırrı far renginin seçiminde.

Eğer siz de gözlerinize uygun far rengini seçerken zorlanıyorsanız uzmanlara kulak verin. Makyözler mavi gözlülerin turuncu tonlarıyla daha da çarpıcı bakışlara sahip olduğu konusunda hemfikir. Kahverengiler mavi farla gözlerini ön plana çıkarabilir. Daha doğal bir bakış için haki ve kahverengi tonlar da tercih edilebilir. Uzmanlar gri-mavi gözlere ise en uygun far renginin asker yeşili olduğunu söylüyorlar.

İdeal farınızı bulun
Gözlerinize uygun far seçmekte zorlanıyorsanız, uzmanların yardımıyla kararınızı kolaylaştırabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, gözlerinizin karşıt rengini bilmek.

Mavi gözlüler
Gözlerinizin doğal güzelliğini ortaya çıkarmak için, çizelgede mavinin karşısında olan, yani turuncu ailesinden bir ton seçin. “The Color Answer Book” kitabının yazarı Leatrice Eiseman “Toprak renklerinden oluşan turuncular grubu, çikolata kahvesi ve bejlerin yanı sıra, mandalina rengi gibi daha canlı tonları da içerir” diyor. Modeldeki efekti elde etmek istiyorsanız, kahverengi kalemle gözlerinizin alt ve üst kenarlarını çizerek, göz şeklini belirginleştirin. Far için mercan tonlarını tercih edin. Farı göz kapaklarınıza birkaç kat uygulayın ve derinlik vermek için, özellikle göz çizgisinde farı daha belirgin olarak sürün. Gözlerinizi parlak kılmak istiyorsanız, patlıcana çalan kahverengiyi tercih edebilirsiniz. Aynı zamanda füme de mavi gözleri buğulu gösterir.

Yeşil gözlüler
“Gözleriniz yeşilse, bakışlarınızı keskinleştirmek için, çizelgede yeşilin karşısında olan, kırmızı paletinden bir renk seçebilirsiniz. Pembeler ve sıcak lavanta tonları gözlerinize en iyi giden renklerdir” diyor Kate Hudson’ın makyözü Paul Starr. Kırmızı ailesinden renk seçerken, gözlerinizden daha canlı renklerden kaçının, yoksa gözlerinizi ön plana çıkarmak yerine, tam tersine onların soluk kalmasına neden olacaksınız. Starr’dan bir öneri daha: “Siyah likit kalem kullanırsanız, uçuk tondaki farla son derece seksi bir kontrast elde edersiniz.” Ayrıca açık sarıya çalan bakır tonlarını çok ince bir şekilde kullanırsanız ilgi çekici bir makyaj sağlayabilirsiniz.

Kahverengi gözlüler
Kahverengi gözlerinizin sıradan olduğunu asla düşünmeyin. Yapmanız gereken tek şey, mavi renk kullanarak, onları ön plana çıkarmak.

Kahverenginin kontrastı olan mavi, gözlerinizi son derece çekici gösterecek. “Zengin bir kobalt, parlak bir gök mavisi veya uçuk bir bebek mavisi kullanabilirsiniz.” diyor Janet Jackson ve Jennifer Anniston’un makyözü BJ Gillian. Işıltılı bir mavi tercih ediyorsanız, daha dramatik bir efekt için, gözünüzün alt tarafını koyu bir mavi kalemle çizerek, kalemin üzerine açık renkteki farı sürün. Ancak daha doğal bir bakış elde etmek istiyorsanız, haki ve kahverengi tonlar da kullanabilirsiniz.

Gri-mavi gözler
Göz kapaklarında asker yeşili far kullanılabilir. Asker yeşili bu renk gözleri daha çok öne çıkarır, çok doğal durur.

Mavi-yeşil gözler
Gece mavisi bu göz rengini daha çok vurgular. Yalnız gece mavisini transparan şeklinde kullanmayı tercih edin, yani abartıya kaçmayın, hafif sürmeye dikkat edin.

Gri gözler
Jean mavisi gri gözleri ön plana çıkarır. Ama bu göz rengi için inci beyazı ya da opal rengi de son zamanlarda çok fazla tercih ediliyor.

Gri-yeşil gözler
Gül kurusu gri ve yeşil karışımı gözler için idealdir ama gözün üstünü de siyah bir eye liner ile belirginleştirin. Ayrıca gümüş ya da azur renklerini ayrı ayrı ya da kombine ederek kullanmak da çok beğeniliyor.

Ela gözler
Kahverengi tonları bu göz rengini belirginleştirir. Yalnız kahverengi tonlarını göz kapağı ve kaş kenarına doğru farklı tonlarda kullanmak daha doğru olur.

kaynak: www.e-kolay.net/kadin

Artık ameliyata gerek kalmadan ve iz bırakmadan saç ekimi yapmak mümkün. Üstelik yeni saç için göğüs, sırt, koltuk altı hatta el ve ayak kıllarından bile yararlanılıyor

Ayşegül Aydoğan

Erkeklerin müzmin sorunlarından biri olan saçsız kalmaya karşı kullanılan saç ekme tekniklerinde önemli gelişmeler var. Artık yeni tekniklerde saç ekimi, kesmeden, ameliyatsız, yara izsiz yapılabiliyor. En önemlisi yeni saç materyali olarak göğüs, sırt, koltuk altı hatta el ve ayak kıllarından bile yararlanılıyor.
Yılda 800 kişiye tekrar saç kazandıran Transmed Saç ve Kozmetik Cerrahi Kliniği Genel Müdürü Reiner Paeffgen de saç dökülmesi olan erkeklerin artık yara izsiz çözüm sağlayan yeni teknikleri tercih ettiğini belirtiyor.
Saç naklinde geliştirdikleri ameliyatsız teknik FUE’de (Foliküler ünite çıkarma) klasik yöntemde olduğu gibi başın arkasının kesilmediğini anlatan Paeffgen, “Yeni teknikte kafanın arka tarafından ufak bir deri parçası çıkarmaya gerek kalmıyor. 10-20 operasyonda saç ekimi tamamlanıyor” diye konuşuyor.

Üç haftada yeni saç!
Kendisine de uygulattığı FUE’nin en önemli farkının daha hızlı sonuç vermesi olduğunu söyleyen Paeffgen, bu teknikte 3-4 haftada yeni saçların çıktığını anlatıyor. Paeffgen, ne kadar estetik yapılırsa yapılsın, saç ekiminin küçük de olsa bir iz bıraktığını belirterek, “Yeni teknikte ise ekilen saçlar aynı kendi saçlarınız gibi uzayabiliyor. Dilediğiniz saç kesimini, bakımını yapabiliyorsunuz. Operasyondan iki gün sonra saçını yıkayabiliyor, 4-5 gün içinde denize dahi girebiliyorsunuz” diyor.

Göğüs kılından saç kökü
Yeni geliştirdikleri başka bir yöntemde de vücudun başka bölümlerinden saç kökü alıp ektiklerini anlatan Paeffgen, el, ayak koltuk altı gibi bölgelerden alınan kılların başa nakledildiğini söylüyor.
Bu yöntemde vücut kıllarının limitsiz malzeme sağladığını anlatan Paeffgen şöyle devam ediyor: “Özellikle Türk erkeklerinde bu açıdan bir sıkıntı yaşamıyoruz… İlginç tarafı, örneğin göğüs kıllarından alınan materyal başa ekildiğinde kişinin saç özelliğini kazanıyor. Kıvırcıksa kıvırcık oluyor, o bölgeye uyum sağlıyor. Eğer saçı beyazsa beyaz alınıp naklediliyor. Bu teknikleri ağustosta Kanada’daki bir kongrede sunacağız. Bir başka çalışmamız da erken hücre ölümünü engelleyen yeni bir formülle geliştirdiğimiz bir teknik üzerine. Başarılı olursak ekimden hemen sonra saçlar üremeye başlayacak. Sekiz ay beklemeye gerek kalmayacak. Bu tıpkı kalp nakli gibi. Vakit kaybetmeden hemen yapılmaya başlanması gerekiyor.”

Sırları öğrendikten sonra makyaj yapmak size de çok kolay gelecek… Öncelikle cildinizi size uygun temizleyici ile temizledikten sonra, cildinizi bir miktar yine cildinize uygun bir krem ile nemlendirin

Cilt tipinize ve renginize uygun bir fondöteni bütün yüzünüze ve çenenizin altina doğru düzgünce yayın. Fondöteni ince bir tabaka halinde sürmeye özen gösterin, bu şekilde daha iyi sonuç elde edeceksiniz.

Cildinizdeki kusurlari bir kapatıcının yardımıyla gizleyin. Bunun için cilt lekelerine veya sivilce gibi yerlere bir miktar kapatıcı sürmeniz yeterli. Gözlerinize farı sürerken önce tüm gözkapagına bir aplikatör yardımıyla farı sürün. istediginiz kısımlarda rengi azaltın, artırın.
Göze gölge yapmak istiyorsanız bunu bir göz kalemi ile yapabilirsiniz. Uygulayacagınız ton, göz farından daha koyu olmalıdır.

Yaptığınız bu çizgiyi bir pamuklu çubuk yardımıyla hafifçe yukarıya dogru dagıtın.
Kirpiklerinizin daha sık görünmesi ve göz biçiminizin daha iyi farkedilmesi için göz çevresine yani kirpik diplerinize çizgi çekebilirsiniz ancak sert çizgilerden kaçının.
Kaşlar içinse bir fırça yardımıyla kaşlarınızı yukarı doğru tarayın. Kaş renginize uygun bir kalemle kaşlarınızı küçük darbelerle boyayın ve hafifçe dagıtın. Bunun için toz far da kullanabilirsiniz.

Yanakları renklendiririken allığınızı yanak çukuruna iyice yayın. Allığı sürdüğünüz yerde sadece bir parlaklık olmalı. Boyanın nerede başlayıp bittiğini gösteren çizgiler olmamasına dikkat edin.

Dudaklarınıza çekici bir görünüm verebilmek için dudak çevrenize rujunuzun bir ton koyusu olan kaleminizle çerçeve yapın. Bir ruj fırçasıyla dudaklarınızı boyayın. Bu işlemden sonra dudaklariniza biraz pudra sürüp ikinci bir kat ruj sürün. Alt dudağınıza biraz parlatıcı sürerseniz dudaklarınız daha çekici görünür.

kaynak: www.ekolay.net/kadin

Günümüz kadınları zamanın ciltlerinde oluşturduğu acımasız izlerden kurtulmak için teknolojinin tüm nimetlerini cesurca uyguluyorlar. Ciltteki kırışıklık ve lekelere karşı savaşan mezolift doğal olmasıyla diğerlerinden ayrılıyor

Özellikle orta yaş kadınları için şimdilerde gençlik iksiri haline gelen Mezolift, yıpranmış ciltlerde adeta doping etkisi yaratıyor.

Mezolift yöntekiyle yüz, boyun, dekolte ve özellikle el bölgesinde oluşan yaşlanma etkilerinin giderilmesinin yanısıra sigara ve alkolden zarar gören cildin yeniden yapılanması sağlanıyor. Öncelikle orta yaş ve üstündekilerde, sigara kullananlarda güneşin zararlı etkilerine maruz kalmış, yıpranmış ve bakımsız ciltlerde, beslenmesine dikkat etmeyenler de ve kuruma, esneme gibi şikayeti olan kişilerde iyileştirici etkisi oldukça fazla. Fakat sağlık ve estetikte olduğu gibi ciltte yıpranma etkileri henüz başlamadan, kırışıklık ve çizgiler henüz oluşmadan düzenli olarak mezolift yaptırmak, cildin olduğundan daha genç, canlı ve sağlıklı görünmesini sağlıyor.

Nasıl bir yöntem izleniyor

Tedavinin ilk aşamasında profesyonel bir cilt temizliğinin ardından yüzeye sürülen bir krem ile lokal anestezi yapılıyor. İkinci aşamada, alerjik etkisi olmayan doğal sentez maddeler deriye enjekte ediliyor. Mezolifte cilde enjekte edilen A vitamininin peeling etkisi nedeniyle ciltte oluşan güneş lekelerinin de rengi açılıyor.
Özellikle 30 yaş ve üzeri kadın ile erkeklerde yaşlanma belirtilerinin önemli ölçüde gerilemesini sağlayan Mezolift tedavisinde, ortalama 4-8 seans uygulama yeterli oluyor ve bu işlemin her yıl Sonbahar aylarında kür halinde uygulanması öneriliyor. İlk üç seansın on gün arayla uygulanması ve etkinin kısa sürede kendini göstermesi için genellikle iki ayda bir tek uygulama yapılması öneriliyor. Ayrıca mezolift seanslarından sonra genellikle 24 saat güneş banyosu yapılmaması, uygulanan bölgelerin 6-8 saat süreyle yıkanmaması ve herhangi bir maddenin sürülmemesi de dikkkat edilmesi gereken noktalar.

Botox mu mezolift mi?

Özellikle son yıllarda kadınlar arasında hızla yayılan Botox’un tahtına göz diken Mezolift, tüm yüz bölgesine rahatlıkla uygulanıyor. İki işlem arasında şöyle bir farklılık bulunuyor; Botox alın ve göz kenarlarına kas içi uygulanan ve sinir iletisini bloke eden bir maddedir. Bu etkisiyke kırışık ve çizgileri oluşturan kas gruplarının hareketini durdurur. Oysa mezoliftin kas veya sinirsel yapılarla ilişiği yoktur. Amacı kaslarda felç oluşturmadan ve mimikleri engellemeden cildi beslemek, canlandırmak, diri ve gergin görünmesini sağlamaktır. Teknik olarak Botox uygulamasına benzeyen Mezolift, tüm yüz ve boyun bölgesine de rahatlıkla uygulanıyor. Botox’tan farkı ise, uygulama yapılan bölgelerde kas felci yapmaması ve mimik kaybına yol açmamasıdır.

kaynak: www.ekolay.net/kadin

SAYFA 3 «12345»...Son »
Sağlık Estetik