Ağızla direk temas eden metal kutulu içeceğin ambalajının mikroorganizma barındırabileceği, ancak kapağa basit bir koruyucu tabaka eklenerek bu tehlikenin önüne geçilebileceği belirtildi.

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı BaÅŸkanı Prof. Dr. Bülent Baysal, genellikle ağızla direk temas eden metal kutulu içeceÄŸin ambalajının mikroorganizma barındırabileceÄŸini, ancak kapaÄŸa basit bir koruyucu tabaka eklenerek bu tehlikenin önüne geçilebileceÄŸini söyledi. Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Bölümünce, ağızla doÄŸrudan temas eden metal kutulu içecek ambalajlarının yol açabileceÄŸi enfeksiyon riski araÅŸtırması yapıldı. SÜ Meram Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı BaÅŸkanı Prof. Dr. Bülent Baysal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünya üzerindeki ambalajlı içeceklerin yüzde 50’sinden fazlasının kutu içeceklerden oluÅŸtuÄŸunu belirtti. Prof. Dr. Baysal, bu ambalaj türünün yapısı itibariyle mikroorganizma barındırabilme potansiyeline sahip olduÄŸunu, bu kutularda kullanılan kapak açma mekanizması ile kutudaki içeceÄŸe partikül geçme olasılığı bulunduÄŸunu, direk aÄŸza temasının ise enfeksiyon kapma riskini mümkün kılabileceÄŸini bildirdi. Buradan hareketle kutu ambalaj içeceklerin taşıyabileceÄŸi enfeksiyon riskini tanımlayabilmek ve içecek sarfiyatının arttığı yaz ayları öncesi bu konuyu gündeme getirmek için bir araÅŸtırma yaptıklarını belirten Prof. Dr. Baysal, şöyle dedi: “Bu çalışmayı benimle birlikte, asistan arkadaÅŸlarım Uzman Dr. Metin DoÄŸu ve AraÅŸtırma Görevlisi Bahadır FeyzioÄŸlu gerçekleÅŸtirdi. Toptancı, market, bakkal, büfe ve depolardan, firma ismi ya da marka dikkate almadan 100 metal kutu ambalajlı içecek ürün toplayıp, üzerlerinde çalıştık.” Prof. Dr. Baysal, araÅŸtırma sonucunda, kutu içeceklerin kapakları
üzerinde genelde direkt hastalık oluÅŸturmayan, ancak fırsatçı enfeksiyon yapabilen mikroorganizmalardan oluÅŸan bir tablo ile karşılaÅŸtıklarını açıkladı. Risk sanılandan daha büyük Bulunan masum mikroorganizmaların, bu tür ambalaj yapısının mikro organizma barındırabilme potansiyelinin varlığı konusunda ciddi bir ipucu verdiÄŸini ifade eden Baysal, ÅŸunları kaydetti: “Ancak rutin dışı tetkiklerle belirlenebilen mikroorganizmaların ve özellikle virüslerin varlığının da bu sonuçlara eklenebileceÄŸi düşünüldüğünde, riskin sanılandan daha büyük olduÄŸu açıktır. Üretimden raf satış aÅŸamalarına kadar metal kutu ambalaj, özellikle dudakla temas edilen kapak civarına kolonize olan mikroorganizmalarla temas edebilmektedir. Dudağın metal içecek kutuları ile teması, gündelik hayatta hastalık oluÅŸturmayan, fakat fırsatçı enfeksiyon yapabilen mikroorganizmaların vücuda alınmasını saÄŸlayabilir. Bu bulaÅŸma kaynağı genelde depolardaki bozuk hijyen ÅŸartları olabiliyor. Kullanım öncesi son aÅŸamada, ellerle olan temas sırasında mikroorganizmaların kapak bölgesine bulaÅŸması da önemlidir.” Prof. Dr. Baysal, bulaÅŸmaya yol açabilecek mikroorganizmaların,
bakteriler, virüsler, mantarlar olabileceğini, uygun olmayan stok ve raf şartları, yetersiz el temizliği gibi pek çok faktörün mikroorganizmaların kutu ambalajlar üzerindeki varlığını artırabildiğine dikkati çekti.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Benzer yazılar

Yorum yazın

Sağlık Estetik