->
Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Vahapoğlu, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan kenelerin, özellikle 2000 yılından itibaren Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinin dışına yayılma eğilimi gösterdiğini, bu nedenle diğer bölgelerde oturanların da dikkatli olması gerektiğini söyledi.
VahapoÄŸlu, yaptığı açıklamada, genellikle mart ayı sonunda ortaya çıkan ve keneler yoluyla bulaÅŸan KKKA hastalığına baÄŸlı ölümlerin son yıllarda arttığını belirtti. Yaklaşık 850 kene türünden 30 kadarının KKKA hastalığına yol açtığını, hastalığın Türkiye’de daha çok kenelerin yoÄŸun olarak bulunduÄŸu Kelkit Vadisi, Orta ve DoÄŸu Anadolu bölgelerinde görüldüğünü ifade eden VahapoÄŸlu, “Keneler, özellikle 2000 yılından itibaren Orta ve DoÄŸu Anadolu bölgelerinin dışına yayılma eÄŸilimi gösteriyor. Bu nedenle diÄŸer bölgelerdeki vatandaÅŸlarımızın da dikkatli olması gerekiyor” dedi. Hastalık için henüz bir aşı ya da ilaç geliÅŸtirilemediÄŸini bildiren VahapoÄŸlu, ölüm oranlarına etkisi olduÄŸu ileri sürülen “Ribavirin” etken maddeli ilaçların gerçekte bir etkisinin bulunmadığını, iyi bakım, kan ve kan ürünlerinin tedarikinin ölüm oranlarını düşürdüğünü belirtti. VahapoÄŸlu, Türkiye’nin, hastalığa karşı dünyada en sistematik örgütlenme ve mücadelenin yürütüldüğü ülkelerden biri olduÄŸunu, dünyada ölüm oranlarının en düşük görüldüğü ülkeler arasında yer aldığını, hastalık nedeniyle İran’da ölüm oranının yüzde 50, Türkiye’de ise yüzde 7 seviyelerinde seyrettiÄŸini kaydetti.
PİKNİĞE GİDENLER DE RİSK ALTINDA
Virüsün, sığır, koyun, keçi, yabani tavşan ve tilki gibi hayvanlardan da izole edildiğini, hayvanlarda belirtisiz infeksiyon yapabildiğini, insanlara, infekte kenelerin ısırması, hasta hayvanlar ya da kişilerle temas sırasında bulaşabildiğini dile getiren Vahapoğlu, şunları söyledi:
“Hastalığa karşı en büyük risk grubunu, tarım ve hayvancılıkla uÄŸraÅŸanlar, askerler, kamp yapanlar, piknik yapanlar ve deri fabrikası çalışanlarının oluÅŸturuyor. PikniÄŸe gidenler örtü olmadan yere oturmamalı, çıplak ayakla arazide dolaÅŸmamalı, tarım ve hayvancılıkla uÄŸraÅŸanlar da vücutlarının büyük bölümünü giysileriyle kapatmalı.”
HASTALIK 1-13 GÜN ARASINDA BELİRTİ VERİYOR
Hastalığın keneyle temas olması halinde 1-3 gün, hastalıklı kan ya da dokuyla temas halinde 3-13 gün arasında ateş, halsizlik, ani kas ve baş ağrıları, bulantı kusma, iştahsızlık, ishal, ilerleyen safhalarda ise ağız ve deride kanamalar seklinde belirtiler verdiğini ifade eden Vahapoğlu, hastaların yüzde 90’ının hafif bir klinik seyir gösterdiğini dile getirdi.
Vahapoğlu, hastalığı yapan virüsün dayanıksız olduğunu, konakçı dışında yaşayamadığını, güneşin yaydığı ultraviyole ışınları altında hızla öldüğünü, 56 derecede 30 dakikada aktivitesini kaybettiğini, çamaşır suyuyla ölebildiğini belirtti.
KENE SAĞLIK KURULUŞUNDA ÇIKARILMALI
İnsanların vücutlarına tutunan keneleri koparmamaları gerektiÄŸine dikkati çeken VahapoÄŸlu, “Bilinçsizce koparılan kenenin kafası genellikle vücutta kalıyor, kafanın çıkarılması için cerrahi müdahale gerekiyor. Kenenin koparılması durumunda bile kiÅŸinin enfekte olma ihtimali yüksek. Bu nedenle kenelerin bir saÄŸlık kuruluÅŸunda, uzman kiÅŸi tarafından çıkarılması ve kiÅŸinin tedavi altına alınması gerekiyor” diye konuÅŸtu.
Editör: Ozan Vural
Etiketler: hayvanlar, kene, kene ısırması, kene tedavisi, keneden korunma, keneyi çıkarma, kırım kongo kanamalı ateşi, kırsal, KKKA, piknik