Alzheimer Hastalığına Genel Bakış
Alzheimer hastalığı sadece tanının konduğu hastaların değil aynı zamanda onların yakınları olan kişilerin de yaşamlarını derinden etkileyen bir hastalıktır. Tedavisi olmayan ve sürekli ilerleyen bir bunama hali olarak Alzheimer hastalığı, giderek artan bellek kaybı, muhakeme güçlüğü, iletişim bozuklukları, kişisel ve davranışsal değişikliklerle günlük yaşamı daha da karmaşık hale getirir.
ABD’de yaklaşık 4,5 milyon kişi Alzheimer hastasıdır. İlerlemiş yaş Alzheimer için bir risk faktörüdür, bu nedenle bu rakam yaşam beklentisi arttıkça ve ABD’deki yaşlı nüfus çoğaldıkça dramatik biçimde artacaktır. 2050 yılına kadar 11 ila 16 milyon kişinin Alzheimer hastası olacağı düşünülmektedir. Alzheimer tanısı konmuş kişilerin pek çoğu tanıdan itibaren 8-20 yıl kadar yaşayabilirler.
Alzheimer için herhangi bir tedavi olmamasına rağmen bu hastalığa yakalanan kişilerin yakınları hem bakım, destek prensiplerini hem de farklı tedavi seçeneklerini anlayarak hastalarının yaşam kalitesini artırabilirler.
Alzheimer Hastalığına İlişkin Nedenler ve Risk Faktörleri
Alzheimer hastalığına dair altta yatan nedenleri bulmaya yönelik araştırmalar devam etmektedir. Nedenler büyük olasılıkla çevresel faktörlerin, yaşamla ilgili seçimlerin ve genetik faktörlerin bir kombinasyonudur.
Şu anda hastalığa ilişkin kanıtlanmış risk faktörleri ilerleyen yaş ve ailesel öyküdür.
Ailesel Öykü
Kan bağı olan kişilerin birinde veya daha fazlasında Alzheimer hastalığı olması, kişilerin Alzheimer hastalığı riskini artırmaktadır. Ailesel öyküye bağlı Alzheimer hastalığının erkenden ortaya çıkmasından sorumlu mekanizma beta-amiloid denilen maddenin üretimi ve birikimi ile ilişkili üç genin mutasyona uğramaları ve genetik yolla aktarılmalarıdır, beta amiloid Alzheimer hastalarında beyindeki yapışkan plakların oluşumundan sorumlu bir proteindir.
Hastalığın genellikle rastlanan formu geç yaşlarda başlayan formudur. Bu tür bir demans’ın (bunama) doğasını anlamaya yönelik araştırmalar devam etmektedir, ancak araştırmacılar bu durumun gelişmesi riskinden sorumlu iki geni saptamışlardır, bunlar apolipoprotein E (apoE) ve UBQLN1’dir.
Sürmekte olan araştırmalar yaşamla ilgili seçimlerin ve tıbbi koşulların Alzheimer hastalığı gelişimi riskini ne şekilde etkilediğini aydınlatmayı hedeflemektedir. Bununla beraber hastalığın diyet, egzersiz, vücut ağırlığı, kan basıncı, kolesterol ve diğer kan yağları ve mental stimülasyon ile olan bağlantılarını tanımlamaya yönelik araştırmalar henüz mevcut değildir.
Alzheimer Hastalığının İşaret ve Semptomları
Alzheimer hastalığının ortaya çıkışına dair ilk belirti genellikle hafıza kaybıdır. Hastalık, daha sonra beynin öğrenme, bilgiyi değerlendirme, mantıklı hale getirme ve diğer fonksiyonlarına da etkileyecek biçimde ilerleme gösterir.
Genellikle hastalığın üç evresi vardır; hafif, orta şiddette ve ciddi. Her bir evre spesifik demans (bunama) semptomlarına ve semptomların ciddiyetine göre diğer evrelerden ayrılır.

Hafif Alzheimer Hastalığı
Erken dönemde Alzheimer hastalığının semptomları genellikle başkaları tarafından rahatlıkla saptanamaz. Tipik olarak yakın arkadaşlar ve aile bireyleri bellekdeki, muhakeme yeteneğindeki, dil kullanımındaki ve davranışlardaki hafif değişiklikleri fark ederler. Hastalığın ilk rastlanan semptomu genellikle bellek kaybıdır, bu kayıp en fazla en yeni hatıraları etkiler.
Alzheimer hastalığının diğer olası bulguları aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
• Apati (duyguları ortaya koyamama hali), insiyatif eksikliği, Motivasyonda azalma,
• Dil kullanımında güçlükler,
• Uyku bozuklukları,
• Ruh veya duygu durumunda hızlı geçişler,
• Değişimlerden rahatsızlık duyma,
• Günlük aktiviteleri hatırlama güçlüğü,
• Parasal ve günlük yaşamı sürdürmeye yönelik alanlarda sorumsuzluk.
Alzheimer hastalığına sadece bir doktor tanı koyabilir. Eğer bilişsel fonksiyonlarınızla ilgili bir kaygı duyuyorsanız veya yakınlarınızdan birinde bu türden belirtilerle karşılaşıyorsanız bağlı bulunduğunuz sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.
Orta Şiddette Alzheimer Hastalığı
Alzheimer hastalığı ilerledikçe bellek, dil ve muhakame ile ilgili problemler daha fark edilir hale gelmeye başlar. Kişilik ve davranış değişimleri daha uç noktalarda gerçekleşmeye başlar. Bu noktada hasta kendisine veya çevresindekilere zarar vermeye başlayabilir.
Orta şiddette Alzheimer hastalığının belirtileri ise şöyle sıralanabilir:
• Bilinen kişilerin, yerlerin veya nesnelerin tanınmasında güçlükler,
• Rahatlayamama durumu,
• Uyku bozuklukları,
• Muhakame güçlüğü veya mantık oluşturmada problemler,
• Saldırganlık veya ajitasyon,
• Uygun olmayan davranışlarda bulunma,
• Günlük aktivitelerde giderek artan güçlükler,
• Gerçeklerle olan bağlantının azalması,
• Aşırı şüphecilik veya paranoya,
• Halüsinasyonlar.
Alzheimer hastalığına sadece bir doktor tanı koyabilir. Eğer bilişsel fonksiyonlarınızla ilgili bir kaygı duyuyorsanız veya yakınlarınızdan birinde bu türden belirtilerle karşılaşıyorsanız bağlı bulunduğunuz sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.
Ciddi Alzheimer Hastalığı
Hastalığın daha sonraki evrelerinde kişiler bakımlarından sorumlu olan kişilerden tamamen kopuk hale gelirler. Günlük yaşamlarının her alanında banyo yapma, traş olma, giyinme ve yemek yeme gibi faaliyetlerde başkalarının yardımına gereksinim duyarlar. Ciddi Alzheimer hastalığı semptomları arasında şu belirtiler mevcuttur:
• Arkadaşları, aile üyelerini veya kendi kendini tanımada güçlük,
• Dil kullanımında yetersizlik,
• Motor fonksiyonların bozulması,
• Vücut fonksiyonlarında kontrol kaybı,
• İnfeksiyonlar, nöbetler, kilo kaybı, uyku bozuklukları türünde sağlık problemleri,
Alzheimer hastalığına sadece bir doktor tanı koyabilir. Eğer bilişsel fonksiyonlarınızla ilgili bir kaygı duyuyorsanız veya yakınlarınızdan birinde bu türden belirtilerle karşılaşıyorsanız bağlı bulunduğunuz sağlık kuruluşuna başvurmalısınız
Alzheimer hastalığı tanısı
Yaşayan kişilerd basit bir laboratuar testi, muayene veya görüntüleme yöntemi ile kesin bir Alzheimer tanısı koymak olası değildir, Alzheimer tanısı ölüm sonrası beyin dokusundan örnek alınarak kesinleştirilebilir.
Sağlık kurumları, bunun yerine kesin tanıya ulaştırmak amacıyla bazı kaynakları birleştirerek bir dizi sonuç elde ederler. Mevcut yöntemlerle sağlık kurumları % 90 doğrulukla Alzheimer tanısı koyabilmektedirler.
Tüm test ve muayenelerin tamamlanmasından sonra, eğer hastalığın varlığına ilişkin bulgular mevcutsa sağlık kurumu büyük olasılıkla bir veya iki ek tanı uygulamak isteyecektir. Bunların amacı;
olası Alzheimer semptomlarının büyük olasılıkla Alzheimer’dan kaynaklandığını ve diğer rahatsızlıklarla ilişkili olmadığını saptamak,
mevcut Alzheimer semptomlarının Alzheimer nedeniyle olabileceğini, ancak başka hastalıkların da bu semptomlara katkıda bulunabileceğini belirlemektir.
Tanı Yöntemleri
Uzmanlar bir Alzheimer tanısına ulaşabilmek adına bir dizi yöntem uygulamayı seçebilirler. Bu tanı yöntemleri aynı zamanda Alzheimer’a bağlı olmayan diğer demans nedenlerini ya da demans semptomlarının alkol bağımlılığı, damar hastalıkları, beyin tümörleri, infeksiyonlar, tıbbi ilaç etkileşimleri veya yan etkiler, duygudurum değişiklikleri, nörolojik problemler, tiroid rahatsızlıkları, veya beslenme yetersizlikleri gibi demansa neden olabilecek durumlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığını da ayırt etme olanağı sağlar.
Doktorlar aşağıdaki tanı yöntemlerini kullanabilirler:
Semptomların Değerlendirilmesi
Doktorlar hastaların veya hasta yakınlarının semptomları tüm detaylarıyla tanımlayabileceklerine, semptomlar görüldüğü sırada hastaların ne hissettiklerine, bu semptomların ne sıklıkta ortaya çıktığına dair sağlıklı bir bilgi edineceklerine inanırlar.
Tıbbi Öykü
Kesin bir tanıya ulaşabilmek amacıyla hastanın geçmişteki ve şimdiki tıbbi durumu, geçirdiği operasyonlar ve işlemler, travmalar, görmüş olduğu ilaç tedavileri, kullandığı vitaminler, bitkisel ilaçlar, gıda katkıları ile ilişkili bilgiler önemli ölçüde yardımcıdır. Aynı zamanda beslenme şekli, hayat tarzı ve hastalığa dair ailesel öykü gibi bilgiler de önem taşımaktadır.
Fiziksel Muayene
Fiziksel muayenede kalp, akciğerler ve kan basıncının da ölçümü söz konusu olabilir. Fiziksel muayenenin nörolojik boyutunda refleksler, koordinasyon yeteneği, kas fonksiyonalrı, konuşma, fiziksel duyarlılık ve göz hareketleri incelenir.
Psikolojik /psikiyatrik muayene
Duygusal ve mental fonksiyonların değerlendirilmesi depresyon gibi semptomların kötüleşmesine yol açabilecek , altta yatan bir duygudurum bozukluğu olup olmadığının saptanmasına yardımcı olur.
Laboratuar Testleri
Doktorunuz kan, idrar ve beyin-omurilik sıvısına dair testler yapmak isteyebilir, burada amaç semptomların ortaya çıkmasından sorumlu olabilecek diğer durumları elimine etmektir.
Beyin Taramaları
Bir MR, beyin tomografisi veya veya PET taraması veya diğer tarama/görüntüleme yöntemleri Alzheimer veya diğer hastalıkları ortaya çıkaran bir beyin anomalisi olup olmadığını saptamada yararlıdır.
Nöropsikolojik Testler veya Mental Durum İncelemesi
Bu testler bellek, dil, karşılaştırma ve muhakeme yeteneklerindeki yetersizlikleri saptamayı ve değerlendirmeyi hedefler.
Eğer değerlendirmeler demans benzeri semptomlara neden olabilecek başka durumlar olduğunu ortaya koyuyorsa altta yatan hastalığın tedavi semptomları azaltabilir veya ortadan kaldırabilir. Eğer Alzheimer hastalığı tanısı konmuşsa doktor bir ilaç tedavi kürü uygulayacak ve hem hastanın hem de yakınlarının hayatını kolaylaştıracak birtakım önerilerde bulunacaktır.
Alzheimer Hastalığını Mevcut Tedavi Seçenekleri
Alzheimer hastalığını ortadan kaldıran bir tedavi seçeneği olmamasına karşın bazı tedavi seçenekleri semptomların ilerleyişini geciktirebilir. Aynı zamanda tedavi bilişsel fonksiyonlarda hızlı bir artış sağlayabilir ve kişinin günlük aktivitelerini yerine getirmesini kolaylaştırabilir. Alzheimer hastalığında kullanılan iki önemli tedavi seçeneği kolinesteraz inhibitörleri ve N-metil-D-aspartat (NMDA) reseptör antagonistleridir.
Kolinesteraz inhibitörleri bellek ve düşünce ile ilgili bir nörotransmitter olan asetilkolin’in parçalanmasını önlemeye yardımcı olurlar. Bu ilaçlar genelde hafif-orta şiddetli Alzheimer hastalığında tercih edilirler. Bu ilaçlar arasında donepezil, galantamin, rivastigmin ve takrin içerikli ilaçlar mevcuttur. Bu sınıftaki ilaçlar arasında görülen yan etkiler arasında mide yakınmaları, bulantı, kusma, diyare, baş ağrısı, halsizlik, iştah değişimleri, uyku bozuklukları, kas güçsüzlüğü ve kilo kaybı mevcuttur. Bu sınıftaki ilaçlar aynı zamanda mide iritasyonu ve ülser riskini de artırırlar.
N-metil-D-aspartat (NMDA) reseptör antagonistleri ise öğrenme ve bellek fonsiyonları açısından önem taşıyan bir transmitter olan glumat’ı düzenleyici etkiye sahiptir. Halen Alzheimer hastalığı tedavisinde FDA tarafından onaylanmış tek NMDA orta ve ciddi Alzheimer tedavisinde kullanılan memantindir, bu ilacın yan etkileri arasında baş ağrısı halsizlik, kusma, öksürük, sırt ağrısı, konfüzyon, kabızlık ve uyku hali mevcuttur.
Araştırmacılar Alzheimer hastalığının biyolojisi hakkında daha fazla bilgi elde ettikçe hastalığı önleme ya da semptomlarını minimize etmeye yönelik yenilikçi tedaviler geliştirmeleri mümkün olacaktır. Halen araştırma aşamasında olan bir dizi yeni tedavi seçeneği mevcuttur.
Alzheimer Hastalığı Tedavisinin Geleceği
Araştırmacılar Alzheimer hastalığında genlerin rolünü, beta amiloidi, tau proteinini, enflamasyonu, oksidatif stresi, nörotransmitterleri, yüksek kolesterolü ve beyin hücreleri ölümünü araştırmaya devam etmektedirler. Hastalığın doğasını anlamak araştırmacılara yeni, etkin tedavi seçenekleri geliştirme konusunda yardımcı olacaktır. Araştırmalar ilaç tedavilerinden bitkisel beslenme katkılarına kadar uzanan bir alana yayılmaktadır.
Şu anda başka endikasyonlar için kullanılmakla birlikte Alzheimer hastalığı tedavisinde yararı kanıtlanabilecek ilaçlar arasında şunlar mevcuttur:
• Statinler—kolesterol düşürücü ilaçlardır, aynı zamanda beyindeki beta amiloid plak oluşumunu engellerler.
• Non steroid anti enflamatuar ilaçlar (NSAID)—Alzheimer hastalığında geçerli olan enflamatuar prosesleri azaltmaya yardımcı oldukları düşünülmektedir.
• GABA reseptör antagonistleri—Bellek ve bilişsel fonksiyonlarla ilgili nörotransmitter düzeylerini düzenlemeye yardımcı, geliştirilmekte olan ilaçlardır.
• Östrojen—Bellek fonksiyonlarına yardımcı olabilen ve menopoz sonrası dönemde Alzheimer hastalığı olan kadın hastaların bakıma gereksinim duymaksızın geçirdiği süreyi uzatabilen bir hormondur.
• Löprolid—Bilişsel fonksiyonu artırabilen ve 65 yaş üzeri hafif-orta düzeyli Alzheimer hastalarında hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilen bir hormondur.o
• Nerameksan—Glutamat denilen bir transmitter’in normal sınırlar dışındaki bölümünü bloke ederek orta-ciddi düzeydeki Alzheimer hastalığında bilişsel fonksiyonları ciddi biçimde artıran bir NMDA reseptör antagonistidir.
Araştırılan diğer tedavi yöntemleri arasında şunlar mevcuttur:
• Kök hücre tedavisi—Alzheimer hastalığında görülen beyin hücresi kaybını telafi etmek üzere beyinde inaktif halde bulunan kök hücreleri aktive etmeye yönelik bir tekniktir.
• Gen tedavisi—Beyin hücresi ölümünü önleyebilecek şekilde hücrelere sinir büyüme faktörü (NGF) implante edilmesi ile ilişkili bir tekniktir.
Besinler ve Bitkisel Katkılar
Henüz araştırmalar tamamlanmamakla birlikte bazı besinlerin ve katkıların Alzheimer hastalığı tedavisinde yararlı olabileceği düşünülmektedir.
Halen kullanılan ve araştırmacıların gelecekte Alzheimer tedavisinde yararlı olabileceğini umdukları katkılar aşağıdakilerden oluşmaktadır.
• Alfa lipoik asit—Alzheimer hastalığına bağlı enflamasyonu azaltmaya yardımcı olabilecek bir antioksidan olduğu düşünülmektedir.
• Balık yağı– Kolesterolü düşürebilecek, Alzheimer’a baÄŸlı enflamasyon ve oksidatif stresi azaltabilecek bir katkıdır.
• Folat, B6 ve B12 vitaminleri—Folik asit ve B vitamini katkıları homosistein düzeylerini düşürerek Alzheimer’a bağlı olarak ortaya çıkan bilişsel fonksiyonlardaki zayıflamanın düzeyini azaltabilir.
• Koenzim Q10—Alzheimer hastalığında belirgin biçimde ortaya çıkan oksidatif hasarı azaltabilecek nitelikte, antioksidan özelliklere sahip bir katkıdır.
• Gingo biloba—belleği güçlendiren özelliği nedeniyle araştırmacılar tarafından Alzheimer tedavisindeki potansiyeli araştırılan bitkisel bir ekstredir.
• Huperzin A –Çin orjinli bir bitkidir, karakteristik özellikleri Alzheimer tedavisinde belirgin yararlar sağladığı düşünülen kolinesteraz inhibitörlerine benzemektedir.
• Selenyum ve E vitamini—Oksidatif stresle mücadele den katkılardır, bu özellik araştırmacıları beyin hücrelerini koruma konusundaki potansiyeli araştırmaya yönlendirmektedir.
• Kurkumin—Hint safranı orjinli bir maddedir, hem antienflamatuar hem de kolesterol düşürücü özellikleri ile Alzheimer’in ilerlemesini yavaşlatmada yararlı olduğu düşünülmektedir.
Alzheimer’a Hastalarına Bakmakla Yükümlü Kişiler
Alzheimer sadece yakalanan kişileri değil aynı zamanda hastalığa yakalanmış kişilere bakmakla yükümlü aile bireylerin ve yakınların yaşamını da dramatik biçimde etkilemektedir.
Bir Alzheimer hastasının bakımını üstlenmek zaman zaman çok yıpratıcı olabilir. Bu bakımı üstlenen kişiler bazen hastanın günlük yaşam gereksinimlerine kendilerini öylesine kaptırırlar ki kendi refahlarını ve rahatlıklarını ihmal edebilirler. Bu nedenle bu kişilerin kendi sağlıkları ve duygusal gereksinimleri için zaman ayırmaları oldukça önemlidir. Bakımı gönüllü olarak üstlenen bu kişiler aynı zamanda bu zorlu günlük aktiviteleri kolaylaştıracak etkili yöntemler bularak sahip oldukları enerjiyi verimli kullanmak zorundadırlar.
Alzheimer Hastalığı İçin Bakım Merkezi Referansları
Cardiovascular fitness, cortical plasticity, and aging. Colcombe, S. J., Kramer, A. F., Erickson, K. I., Scalf, P., McAuley, E., Cohen, N. J., Webb, A., Jerome, G. J., Marquez, D. X., Elavsky, S., Proceedings of the National Academy of Sciences 2004 Mar 2;101(9):3316-3321. Epub 2004 Feb 20.
Cholesterol and amyloid beta fibrillogenesis. Yanagisawa K., Sub-cellular Biochemistry 2005;38:179-202.
Cholesterol homeostasis in neurons and glial cells. Vance JE, Hayashi H, Karten B., Seminars in Cell & Developmental Biology 2005 Apr;16(2):193-212.
Cognitive activity and incident AD in a population-based sample of older persons. Wilson, R. S., Bennett, D. A., Bienias, J. L., Aggarwal, N. T., Mendes De Leon, C. F., Morris, M. C., Schneider, J. A., Evans, D. A., Neurology 2002 Dec 24;59(12):1910-1914.
Consumption of fish and n-3 fatty acids and risk of incident Alzheimerheimer disease. Morris, M. C., Evans, D. A., Bienias, J. L., Tangney, C. C., Bennett, D. A., Wilson, R. S., Aggarwal, N., Schneider, J., Archives of Neurology 2003 Jul;60(7):940-946.
Docosahexaenoic acid protects from dendritic pathology in an Alzheimerheimer’s disease mouse model. Calon, F., Lim, G. P., Yang, F., Morihara, T., Teter, B., Ubeda, O., Rostaing, P., Triller, A., Salem Jr., N., Ashe, K. H., Frautschy, S. A., Cole, G. M., Neuron 2004 Sep 2;43(5):633-645.
Enhancing brain and cognitive function of older adults through fitness training. Kramer, A. F., Colcombe, S. J., McAuley, E., Eriksen, K. I., Scalf, P., Jerome, G. J., Marquez, D. X., Elavsky, S., Webb, A. G., Journal of Molecular Neuroscience 2003;20(3):213-221.
Folate: a key to optimizing health and reducing disease risk in the elderly. Rampersaud, G. C., Kauwell, G. P. A., Bailey, L. B., Journal of the American College of Nutrition 2003 Feb;22(1):1-8.
In vitro anti-beta-secretase and dual anti-cholinesterase activities of Camellia sinensis L. (tea) relevant to treatment of dementia. Okello, E. J., Savelev, S. U., Perry, E. K., Phytotherapy Research: PTR 2004 Aug;18(8):624-627.
Influence of leisure activity on the incidence of Alzheimerheimer’s disease. Scarmeas, N., Levy, G., Tang, M. X., Manly, J., Stern, Y., Neurology 2001 Dec 26;57(12):2236-2242.
A prospective study of physical activity and cognitive decline in elderly women who walk. Yaffe, K., Barnes, D., Nevitt, M., Lui, L. Y., Covinsky. K., Archives of Internal Medicine 2001 Jul 23;161(14):1703-1708.
Reduced risk of Alzheimerheimer disease in users of antioxidant vitamin supplements: the Cache County Study. Zandi, P. P., Anthony, J. C., Khachaturian, A. S., Stone, S. V., Gustafson, D., Tschanz, J. T., Norton, M. C., Welsh-Bohmer, K. A., Breitner, J. C., Archives of Neurology 2004 Jan;61(1):82-88.
Worker functions and traits associated with occupations and the development of AD. Smyth, K. A., Fritsch, T., Cook, T. B., McClendon, M. J., Santillan, C. E., Friedland, R. P., Neurology 2004 Aug; 63(3):498-503.
Etiketler: ABD, alzheimer, bellek, beslenme, beta, bozukluk, dair, Eller, fiziksel, Genel, genetik, hasta, hastalık, ilaçlar, risk, semptomlar, tedavi, tedavisi, veya, vitamin