Bu dönemin en belirgin özelliÄŸi çocuÄŸun istemli hareketleri yapabilme yeteneklerini kazanmasıdır. Çocukların gözlenmesi ile çocuÄŸun alma-atma, tutma-bırakma gibi birbirinin karşıtı istemli hareketlerde kontrol kazanmaktan büyük bir haz aldığı görülür. Oysa bu kadar hareketli duruma gelen çocuÄŸu çevre haklı olarak kısıtlamaktadır.,yine çevre çocuÄŸu tuvalet eÄŸitimine alıştırmak çabasındadır. Bu çocuÄŸa kendi sfinkterlerini baÅŸkalarının isteÄŸine baÄŸlı olarak “tutmayı” ve “bırakmayı” öğretmek demektir. Kısaca anne ve diÄŸer büyükler çocuÄŸun kendi tutma-bırakma hazzına karışmakta, onun bu serbest seçimine egemen olmaya çalışmaktadır. Sabırlı, sevgi dolu anne veya diÄŸer büyükler çocuÄŸun kendi sfinkterleri üzerinde kontrol kazanmış olmasını, belirttikleri sevinç iÅŸaretleriyle ödüllendirlerse, yalnızca kendi akıllarına geldiÄŸi zaman ve yerde deÄŸil de çocuÄŸun zaten bu gereksinimi duymuÅŸ olabileceÄŸi zaman ve iÅŸaretlere göre tuvalet eÄŸitimi uygularlarsa ,çocuÄŸun tutma-bırakma hazzına doÄŸrudan karışmamış olurlar. Çocuk, bu kontrol yeteneÄŸini kazanması ile çevrenin kendisini daha özerk, daha yeterli insan olarak gördüğünü hisseder. Böylece tuvalet eÄŸitimi bu çocuk için bir sorun olmadan rahatça çözümlenir.

Çocuk genellikle 20 aylık olduktan sonra tuvalet eğitimi için yeterli olgunluğa ulaşmaktadır. Buna rağmen bu olgunluğa bazı çocuklar 18.ayda, bazıları 24.ayda ulaşabilirler. Bu nedenle çocuğun bir yaş dolaylarında olduğu dönemde tuvalet eğitimine başlamak son derece sakıncalıdır. Tuvalet eğitimine başlamadan önce mesane kontrolü, bedensel olarak hazır olup olmadığının değerlendirilmesi önerilmektedir.

Çocuk daha bu kontrolü kazanmadan, yürüyüp serbestçe hareket etmeye başlamadan, onu erkenden tuvalet eğitimine zorlayan titiz çevreler veya sabırsız,aceleci, baskılı şekilde çocuğun idrar veya dışkısını kendi düşündükleri yer ve zamanda yapmasına çabalayan erişkinlerle karşılaşan çocuk, kendi içinde çift isyan ve yenilgiyle karşılaşır. Hem kendi anal içgüdülerine karşı güçsüz duruma gelmiş hem de dışındaki kimselere yenilmiştir. Her iki durumda da çocuk gerginlik içindedir. Bu gerginlikten kurtulmak için bilinçdışı savunma mekanizmalarına sığınır, örneğin ya bir öncki bebeklik dönemine geriler, yeniden bebekliğin bağımlı özelliklerini sürdürmeye başlar ya da erişkinlerin kendini kontrol etme çabalarına boyun eğer, sanki kimsenin eline koz vermek istemiyormuş gibi kendini aşırı bir kontrole zorlar. Bu durumda çocuktan düzenli ve temiz olması bekleniyorsa aşırı düzenli, titiz, temiz duruma gelir. Böylece kendisinden istenenleri fazlasıyla yerine getirmeye çabalayan, kendi aşırı kontrolünde doyum arayan titiz bir kişiliğin temelleri atılır. Ya da bütün bu disiplin ve baskılara karşı inatçı, hiçbir kontrol ve kural tanımayan,isyankar kişilik gelişir.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Benzer yazılar

Yorum yazın

Sağlık Estetik