DiÅŸ çürümesi “medeniyet hastalığı “dır. Çünkü sanayileÅŸmiÅŸ memleketlerin insanı taneli bitkiler yerine piÅŸirilmeye hazır veya piÅŸmiÅŸ konserve tipi yemekler yiyor. Elma, armut, ayva gibi meyvelerin ısırılarak yenmesi adeta unutulmuÅŸtur. Bunların yerine gazoz, meyve suyu içiliyor. Bol ÅŸekerli, beyaz undan mamul tatlılar sofradan eksik olmuyor. Öğün aralarında çikolata, cips, envai çeÅŸit ÅŸekerlemeler yeniyor. Bu maddeler diÅŸ ve diÅŸ etlerini tembelleÅŸtiriyor. Çünkü bunlar çiÄŸnemeyi gerektirmeyen yumuÅŸak gıdalardır. Dahası var: Åžeker ve beyaz undan yapılan yiyecekler diÅŸ aralarına sızarak bakterilerin rahatça yerleÅŸip çogalabilecekleri bir ortam hazırlıyor. Bakteriler diÅŸ etine, diÅŸ minesine hücum ederek burada yıkıma sebep oluyorlar. Ondan sonra diÅŸ çürükleri, aÄŸrılı diÅŸeti apseleri ortaya çıkıyor.
İlerlemiş vakalarda dişeti ile dişlerin birleştirği yerde cerahat kesecikleri teşekkül eder. Dişler yuvalarından gevşer. Dişetleri çekilir. Dişlerin boyun kısımları meydana çıkar.
ÇoÄŸu anne-babalar, “nasıl olsa düşüp yerine yenileri gelecek” düşüncesi ile çocukların diÅŸ çürüklerini ciddiye almazlar. Bu mantık, bir deÄŸil, birçok yönden yanlıştır. HerÅŸeyden önce, diÅŸlerin hepsi yenilenmez. 32 diÅŸten yalnız 20 tanesi “sütdiÅŸi”dir. DiÄŸerleri deÄŸiÅŸmeyen “kalıcı diÅŸler “dir. Çürük diÅŸler, çocuÄŸu rahatsız ettiÄŸi gibi; kulak iltihabı, baÅŸ aÄŸrısı, hazım bozukluÄŸu ve benzeri yan etkiler yapar. Süt diÅŸleri çıkarken belli bir sıra takip eder ve düşerken de yine belli bir sıra takip ederler. Çürüyen ve çekilmek zorunda kalınan bir diÅŸin yerine yenisi zamanı gelmekçe çıkmayacaktır. Kalıcı diÅŸlerin düzgün ve saÄŸlam çıkması yanlarındaki süt diÅŸlerinin yerinde kalması ile mümkündür. Çürüyen ve zamanından önce çekilen bir süt diÅŸinin yanındaki kalıcı diÅŸ çıkarken çarpılıp bozulacaktır.
Kalsiyum eksikliği, fazla sentetik D vitamini verilmesi, yalancı meme verilirken şekere veya bala batırılması, öğün aralarında ve bilhassa yatarken şekerleme veya çukulata yedirilmesi diş çürümelerini hızlandıran faktörlerdir.
 Tedavi:
* Dişlerinde çürüme başladığı zaman çocuğu mutlaka bir diş hekimine götürünüz.
* Ağrı gece vakti yakalamış ise,çocuğun ağzını karbonatlı su ile çalkalayınız. Aspirin veriniz. Eğer dişte boşluk varsa, bunu yonca yaprağı yağına batırılmış bir pamukla tıkayınız.
Korunma:
* Çocuklara yemek aralarında şeker, çukulata ve benzeri tatlı şeyler vermeyiniz.
* Yemeklerden sonra diş fırçalama alışkanlığı kazandırınız. En iyi fırça misvaktır.
* Alman Beslenme Uzmanı Dr. Wolfgang Juhre, “Ev Doktoru” adlı kitabında diyor ki: “Sebze ve meyveleri iyice yıkadıktan sonra ısırarak kabukları ile birlike yemek, kaba öğütülmüş undan yapılan kara ekmeÄŸi yemek diÅŸ hastalıklannın en tabii tedavi usulüdür.”
* Anne sütü vermek de diş sağlığı yönünden çok önemlidir.
 DİŞLERİN DİĞER BOZUKLUKLARI
* Diş sıcakta, soğukta ve şekerli gıdalar yendiğinde sızlıyor, içine gıda artıkları dolduğu hissediliyorsa dentin çürüğü söz konusudur. Diş, canlılığını muhafaza ediyordur. Yapılacak iş, muhakkak diş hekimine müracaat edip çürüğü temizleyip kazıtmak ve uygun bir dolgu ile telafi etmektir.
* Kronik periodantal apse: Diş sık şişer, sallanır. Antibiyotiklerle bir süre sonra düzelir. Burada kemiğe yerleşmiş bir apse mevzubahistir. Dişin şiş olmadığı zamanda çekilmesi gerekir. Çünkü ihtilap, boğaza ve başka kritik organlara sıçrayabilir.
* Diş kanaması: Ağrı sızı yokken dişlerin sık kanaması diş etlerinizin masaja ihtiyacı olduğunu gösterir. Dişler ve etleri en az günde üç defa fırçalanmalıdır. Misvak avantajlıdır. Diş araları diş ipi ile mükemmel temizlenebilir. Fırça ve diş ipi beraber kullanılmalıdır.
Son olarak, hiç bir protez hakiki dişin yerini tutamaz. Sunî dişler vücuda yapılan birer yamadır. Çekilen dişler bir daha yerine gelmez. Ama tam damak (total protez) yaptırma şansı her zaman olabilir. Bu yüzden kullanılabilecek ve kurtarılabilecek dişten son ana kadar yararlanmak lazımdır. Bir kişiye en yakışan diş, kendi dişidir.