bağdoku

bağ
Farklı anatomik oluşumları birbirine bağlayan, farklı yapılar arasındaki boşlukları doldurarak öbür dokular ve organlar için de destek ya da dayanak yapısı oluşturan türü. Değişik yapı ve işlevleri olan çeşitli alt grupları tanımlanmıştır. Bağ, mezenkimden(*) kaynaklanır.

- Bileşenleri
Bağ temel olarak hücrelerden, hücreler arasındaki bağlayıcı maddeden ve bunun içindeki farklı tipteki liflerden (kollajen, retiküler [ağsı], esnek) oluşur. Bağdokular, içerdikleri bu üç bileşenin özelliklerine ve bunlar arasındaki karşılıklı oranlara bağlı olarak alt gruplara ayrılır.
Hücreler bağdokunun değişmez bileşenidir. Bu hücreler, tipine göre, değişebilen biçimsel ve işlevsel özelliklere sahiptir. Histiyositler, lenfositler, plazma hücreleri, hücreleri, boyalı hücreler ya da kromatoforlar, kandaki granüllü hücreler çeşitli bağ tiplerinde bulunan hücrelerdendir.
Lifler. Tüm bağdokular içerisinde en çok, çaplan 0,2-0,5 mikron arasında değişen kollajen liflere rastlanır. Bunlar, bağlayıcı madde içerisinde serbest halde bulunan iplikçikler biçiminde olabilecekleri gibi, kalın ve sıkı demetler halinde birleşerek hücreler arası boşluğun da önemli bir kısmını doldurabilirler. Ağsı lifler, daha ince olan kollajen lifçiklerinden meydana gelmişlerdir; bu lifler bazı bölgelerde demetler şeklinde yoğunlaşmayıp hücreleri, kan damarlarını, sinir demetlerini, epitel oluşumlarını ya da başka oluşumlan çepeçevre saran ve içine alan ince bir ağ oluştururlar. bileşenleri, fiziksel ve biçimsel özellikleri açısından kollajen liflerden farklılık gösteren esnek lifler, bağdokuya gerekli esnekliği verirler.
Bağlayıcı madde. Hücre ve lif içeren bu madde sudan ve çeşitli düzeylerde polimerleşmiş ve proteinlere bağlanmış mukopolisakkarit asitler (hiyalüronik , kondroitin sülfat, kerato sülfat, heparin) bakımından oldukça zengindir. Hücreler ile kan arasında besin alışverişi bağlayıcı madde engeli aşılarak yapılır. Bağlayıcı maddenin bu özelliği, bağdokunun genel metabolizma dengesinde önemli bir rol üstlenmesini sağlar.
- Bağdokunun çeşitli tipleri
Mekanik olarak destek işlevi gören ve iskeleti oluşturan
kıkırdak ve kemik dokuları da bağ yapısındadır (bak. kemikdoku; kıkırdakdoku). Dentin diş yapısının bir bölümünü oluşturur. Yağdokunun (bak. adipoz ) esas görevi ise bir enerji deposu olmasıdır. Kan ve lenf sıvıları da özel birer bağ türü olarak kabul edilirler. Yalnızca bağ ya da lifsel bağ terimi gerçekten birleştirme ya da boşlukları doldurma işlevi olan çeşidini belirtmek için kullanılır. bağlayıcı madde bakımından zenginse, esnek ve kollajen lifleri geniş gözlü bir ağ oluştaracak biçimde dizilmişse gevşek bağ adını alır. Bu tip daha çok boşlukların içinde ya da mukoza zarları için destek oluşturulan yerlerde bulunur.
Yoğun ya da sıkı bağ ise bağlayıcı madde bakımından fakirdir. Buna karşılık sık bir ağ oluşturacak biçimde toplanmış olan kollajen lifler bakımından oldukça zengindir. Bu durum dokuya, çekilmelere karşı özel bir direnç kazandınr. Kollajen lifler bakımından zengin dokular lifsel bağ adını alır (örneğin, kirişler ve aponevrozlar[*] bölgesinde). Bu farklı lifsel bağdokuların değişmez hücreleri, çekirdekleri iğ şeklinde uzamış ve kollajen liflerle sıkı bağlantılar yapan fibroblastlardır. Bu hücrelerin yaptığı tropokollajen adındaki protein molekülleri, hücre dışında çeşitli yönlere dağılarak birincil kollajen liflerini oluştururlar. Bu birincil liflerin birleşmesiyle de daha sonra farklı kalınlıktaki lifçikler ve lifler meydana gelir.
Esnek (*) ve retiküler dokular(*) özel bağ türleri arasında sayılabilir.
İnsanlarda daha az önemi olan bazı bağdokular da bulunmaktadır. Bunlar embriyonal dönemde önem taşıyan, ama daha sonra gerileyen mukoz ve kordonumsu dokudur. Birincisi göbek kordonunda, ikincisi de sırt kordonunun yapısında bulunur. Bağsı bağ, yaşın ilerlemesiyle bazı önemli değişikliklere uğrar. Kollajen lifler artarken bağlayıcı madde miktarı azalır. daha yoğun hale gelir; daha az su içerir. Böylece maddelerin ve dokular için gerekli olan besinlerin ve çeşitli maddelerin içindeki yayılması güçleşir.

Bu yazı daha önce 52 defa okunmuştur

Etiketler: , , , , , , , ,
Tarih 11 Temmuz 2009 – 23:30

Post a Comment