<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Merkezi</title>
	<link>http://www.saglikmerkezi.biz</link>
	<description>Hastalıklar ve tedaviler hakkında bilgiler.</description>
	<pubDate>Sat, 30 Aug 2008 01:05:50 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>AİDS</title>
		<link>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/30/aids-2/</link>
		<comments>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/30/aids-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Aug 2008 01:05:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<category><![CDATA[AIDS]]></category>

		<category><![CDATA[allah]]></category>

		<category><![CDATA[aritmetik]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel]]></category>

		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[evlilik]]></category>

		<category><![CDATA[kriz]]></category>

		<category><![CDATA[peygamber]]></category>

		<category><![CDATA[ruhi]]></category>

		<category><![CDATA[savunma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/30/aids-2/</guid>
		<description><![CDATA[


 ÇAĞIN VEBASI: AİDS
1980&#8242;lere girildiğinde &#8220;cinsel özgürlük&#8221; aileye son&#8221;, &#8220;feminizm&#8221; gibi akımların da tesiriyle dünya tam bir kargaşa içindeydi. Homoseksüellik, bir sapıklık değil de &#8220;3. cins&#8221; sayılıyor, giderek güçlenen bir lobi haline geliyor ve hatta erkekler birbirleriyle evlendiriliyordu. Her üç çocuktan biri evlilik dışı münasebet neticesi dünyaya geliyor ve yine üç çocuktan ikisi anne-babanın ayrı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Verdana" size="2"><font color="#ff6600"><strong>ÇAĞIN VEBASI: AİDS</strong></font><br />
1980&#8242;lere girildiğinde &#8220;cinsel özgürlük&#8221; aileye son&#8221;, &#8220;feminizm&#8221; gibi akımların da tesiriyle dünya tam bir kargaşa içindeydi. Homoseksüellik, bir sapıklık değil de &#8220;3. cins&#8221; sayılıyor, giderek güçlenen bir lobi haline geliyor ve hatta erkekler birbirleriyle evlendiriliyordu. Her üç çocuktan biri evlilik dışı münasebet neticesi dünyaya geliyor ve yine üç çocuktan ikisi anne-babanın ayrı olduğu parçalanmış ailelerde büyümek zorunda kalıyordu. Çünkü kurulan her iki evlilikten biri ayrılma ile sonuçlanıyordu. Artık cinsellik, ulvi hedefi olan hissi bir beraberlik olmaktan çıkmış, hayvani ve mekanik bir zevk vasıtası haline gelmişti. İşte bu manzara, tam Kainatın Sultanı Peygamber Efendimizin (s.a.v.) &#8220;Bir toplulukta fuhuş yaygınlaşırsa Allah, adını bilmediğiniz hastalıklar indirir&#8221; şeklinde haber verdiği ortamdı. 1981 yılında 8&#8242;i homoseksüel ve 1 &#8216;i de yine onların bulaşığı enjektörü kullanan uyuşturucu müptelası toplam 9 kişi esrarengiz bir hastalığa yakalandılar. Vücudun savunma (immun) sistemi iflas etmişti ve mikrobik hastalıklara karşı korunamıyordu. Hastalığa, &#8220;Kazanılmış immun Yetmezlik Sendromu&#8221; manasına gelen kelimelerin baş harfleri olan AİDS adı verildi. Bu hastalığın amili insanları acı ve ölüme terk ederek bir bedenden diğerine, bir ülkeden başka bir ülkeye ve bir kıtadan başka bir kıtaya atlayan, görünmeyen bir virüstü.<br />
Aritmetik dizi şeklinde hızla yayılan AİDS, ciddi ruhi krizlere ve bozukluklara yol açıyordu. Korku, endişe, hayati kriz, ümidsizlik, suçluluk, çaresizlik, belirsizlik, yakınlarını kaybetme, aile ve toplumdan dışlanma, ağrı, dayanılmaz acılar, terkedilme ve ölüm duygu düşünce ve reaksiyonları veren bir hastalığın adıydı.<br />
Kimine göre çağın vebası, kimine göre ise yüzyılın en korkunç hastalığı olan AlDS&#8217;e 1987&#8242;de 126 ülkede 62.445 kişide rastlanmıştı. Bu rakam 1991&#8242;de 359.271, 1995&#8242;te ise 22 milyon oldu. 2000 yılında AlDS&#8217;li sayısının 40 milyonu geçmesi bekleniyor.<br />
Türkiye&#8217;de ise 1996&#8242;da 594 AİDS vakasına rastlandı. AİDS ile Mücadele Derneği, &#8220;Türkiye henüz taşıyıcı devresinde 2000&#8242;li yıllarda İstanbul ve Doğu Karadeniz&#8217;de yaygınlaşan fuhuş sebebiyle özellikle İstanbul ve Karadeniz&#8217;de AİDS patlaması olacak&#8221; diyor.<br />
Dünyada her dakikada 5, günde ise 8.500 kişi AlDS&#8217;e yakalanıyor. Afrika&#8217;da çıkan hastalığın dünyaya yayılmaya başladığı, 1980&#8242;den bu yana ise 5.8 milyon kişi AİDS&#8217;ten öldü. Dünya Sağlık Örgütünden bir yetkili, &#8220;Sadece 1992 yılında Avrupa&#8217;da 90 bin AİDS vakasına rastlandı. AİDS 21. asrın en mühim sağlık problemi olacak. AİDS, bir zamanlar frenginin dünyaya yaptığını yapacak. Ancak tek farkı, AİDS&#8217;ten ölüm oranı yüzde 85-100 gibi çok yüksek olması&#8221; diyor.<br />
<strong> AİDS&#8217;in Tedavisi Var mı ?</strong><br />
AİDS, kişi virüsü aldıktan sonra 12 yıl içinde ortaya çıkabiliyor. Yakalanan şahıs ise en fazla 3 yılda ölüyor. Ve AİDS&#8217;ten kurtuluş yok. Dünya Sağlık Teşkilatı&#8217;ndan Dr. Michael Mersen, &#8220;HIV virüsünü kaptıktan sonra hastalığın gelişmesi ortalama 10 yıl alıyor. AİDS vakalarına bugünkü durumu bize 10 yıl önce neler olduğunu anlatıyor&#8221; diyor.<br />
Şu an için AlDS&#8217;e karşı elde henüz ne bir tedavi ne de bir aşı var. Yıllardan beri süren çalışmalar boşa çıktı. Birbiri ardına insanları hayat kırıklığına uğrattı. Virüsü almış fakat hastalık belirtileri henüz ortaya çıkmamış kişilerde tesirli olduğu kabul edilen AZT adlı ilacın da çok cüz&#8217;i bir faydaya sahip olduğu anlaşıldı.<br />
Haftalık ilim dergisi Science&#8217;in AİDS üzerinde çalışan dünyanın en tanınmış 150 araştırmacısı arasında yaptığı anketteki ortak cevap enteresandı. &#8220;AİDS hakkında daha fazla şey öğrendikçe, herşeyden daha az emin oluyoruz.&#8221; Daha düne kadar doğruluğu tartışma götürmeyen birçok görüş, temelden yanlış olduğu anlaşılarak bir kenara bırakılıyor. Artık bozuklukta rol oynayan dolaylı mekanizmalar ilim adamlarının aklını karıştırıyor.<br />
<strong>Tedavi Pahalı</strong><br />
AİDS tedavisinde denenen ve cüz&#8217;i faydaya sahip olduğu iddia edilen ilaçlar çok pahalı, ilacın etkisi sadece hayat süresini uzatması. Yıllık maliyeti ise 12 ile 16 bin doları buluyor. Üstelik bu tedavilerin ne kadar süre uygulanması gerektiği de belli değil.<br />
<strong>AİDS&#8217;in Hedefi</strong><br />
AlDS&#8217;e yakalananlar yüzde 95 oranında sapıklar, fuhuş yapanlar ve damardan uyuşturucu kullananlardan teşekkül ediyor. Tabii arada AlDS&#8217;li kanı nakledilen masum kişilere de bulaştığı oluyor. Bu da &#8220;Öyle bir fitneden sakınınız ki, sizden yalnız zalimlere (ona sebep olanlar) dokunmakla kalmaz, masumları da yakar.&#8221; (Enfal, 25) ilahi buyruğuna uygun düşüyor.<br />
Evet, önceki bütün semavi dinler gibi İslam&#8217;ın çağrısı da sapıklığı, zina ve fuhşu yasaklıyordu. Bugün bu çağrıyı ilim ve tıp yapıyor. Eşlere, birbirlerini aldatmamaları tavsiyelerinde bulunuluyor. Saygı ve sevgi, günümüzde yeniden keşfediliyor. Sadakat kavramı yeniden gözde hale geliyor. Üstelik insanların acıya, felakete, faciaya maruz kalmaması için..</font></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>

	Etiketler: <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/aids/" title="AIDS" rel="tag">AIDS</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/allah/" title="allah" rel="tag">allah</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/aritmetik/" title="aritmetik" rel="tag">aritmetik</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/cinsel/" title="cinsel" rel="tag">cinsel</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/cinsellik/" title="Cinsellik" rel="tag">Cinsellik</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/evlilik/" title="evlilik" rel="tag">evlilik</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/kriz/" title="kriz" rel="tag">kriz</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/peygamber/" title="peygamber" rel="tag">peygamber</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/ruhi/" title="ruhi" rel="tag">ruhi</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/savunma/" title="savunma" rel="tag">savunma</a><br />

	<h2>Benzer yazılar</h2>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/07/28/cagin-vebasi-aids/" title="ÇAĞIN VEBASI: AİDS (28 Temmuz 2008)">ÇAĞIN VEBASI: AİDS</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/01/%e2%80%98cinselligi-evlenince-ogrenenler-mutsuz-oluyor/" title="‘Cinselliği evlenince öğrenenler mutsuz oluyor&#8217; (01 Haziran 2008)">‘Cinselliği evlenince öğrenenler mutsuz oluyor&#8217;</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/01/zevkli-cinsel-yasamin-9-sirri/" title="Zevkli cinsel yaşamın 9 sırrı! (01 Haziran 2008)">Zevkli cinsel yaşamın 9 sırrı!</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/08/kent-yasaminda-cinsellige-zaman-kalmiyor/" title="Kent yaşamında cinselliğe zaman kalmıyor (08 Haziran 2008)">Kent yaşamında cinselliğe zaman kalmıyor</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/01/erkek-cinselligi-hakkinda-yanlis-bilinenler/" title="Erkek cinselliği hakkında yanlış bilinenler! (01 Haziran 2008)">Erkek cinselliği hakkında yanlış bilinenler!</a> (0)</h2></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/30/aids-2/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AĞRILAR</title>
		<link>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/30/agrilar/</link>
		<comments>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/30/agrilar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 21:03:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>

		<category><![CDATA[adrenalin]]></category>

		<category><![CDATA[besin]]></category>

		<category><![CDATA[Beyin]]></category>

		<category><![CDATA[bilgi]]></category>

		<category><![CDATA[depo]]></category>

		<category><![CDATA[gibi]]></category>

		<category><![CDATA[istihbarat]]></category>

		<category><![CDATA[sinir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/30/agrilar/</guid>
		<description><![CDATA[AĞRILAR
Ağrılar aslında bir nimet olup vücudumuzda ortaya çıkan rahatsızlıkları haber veren alarm sistemleridir. Sağlığımız yerinde iken, iç organlarımızın çalıştığını farkedemeyiz. Beş duyumuzdan ve iç organlarımızdan beyne bilgi götüren; beyinden gerekli emirleri getiren sinir telleri vücudumuzun mükemmel bir şekilde çalışmasını ve böylece hayatımızı devam ettirmemizi sağlarlar.
Beynimize, vücudumuzun çeşitli yerlerinden bilgi götüren sinir tellerinden bir kısmı, istihbaratçı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Verdana" size="2"><font color="#ff6600"><strong>AĞRILAR</strong></font><br />
Ağrılar aslında bir nimet olup vücudumuzda ortaya çıkan rahatsızlıkları haber veren alarm sistemleridir. Sağlığımız yerinde iken, iç organlarımızın çalıştığını farkedemeyiz. Beş duyumuzdan ve iç organlarımızdan beyne bilgi götüren; beyinden gerekli emirleri getiren sinir telleri vücudumuzun mükemmel bir şekilde çalışmasını ve böylece hayatımızı devam ettirmemizi sağlarlar.<br />
Beynimize, vücudumuzun çeşitli yerlerinden bilgi götüren sinir tellerinden bir kısmı, istihbaratçı gibi çalışarak işlerin yolunda gidip gitmediğini haber verirler. Bu istihbarat birimlerine &#8220;feed back&#8221; devreleri denmektedir. Feed back devrelerinden gelen istihbarat bilgilerine göre, gerektiğinde, beyinden organlara çalışma tempolarını normalde tutacak yeni emirler gönderilir. Mesela, vücut ısımız normalde 36,50 olması gerekirken dış tesirler sebebiyle yükselince feed back devreleri derhal beyne haber verirler. Beyin aldığı bilgileri değerlendirerek, vücut ısısını normale indirmek için ter bezlerini faaliyete geçirir. Yine hücrelerdeki besin miktarının düştüğünü farzedelim. Bu durumda kandaki şeker oranı da düşecektir. Feed back devreleri vasıtasıyla kandaki şeker oranının düştüğünü haber alan beynimiz, adrenalin salgı bezlerini faaliyete geçirir. Depo halindeki yedek şeker kana verilerek, kan şekeri seviyesi normale çıkarılır.<br />
Hastalık sırasında, beyin düzeltemeyeceği bir durumla karşılaşınca, hastalık mikroplarının veya başka sebeplerin zarar vermeye başladığı bölgeye ağrı mesajları göndererek bizi uyarır. Biz de ağrımızı dindirmek ve dolaysiyle hastalığımıza çare aramak için doktora koşarız.<br />
<strong><font color="#ff6600">BAŞ AĞRILARI</font></strong><br />
Vücudun idare merkezi beyindir. Keza bizi hayvandan ayıran &#8220;akıl nimeti&#8221; nin merkezi de beyindir. Dolayısıyla ister fiziksel ister psikolojik olsun, her türlü rahatsızlığımızda en evvel etkilenecek olan organımız beyindir, insanların en fazla şikayetçi oldukları ve doktorların çare bulmakta zorluk çektikleri hastalığın &#8220;baş ağrısı&#8221; olması da bundandır.<br />
Üzülürüz başımız ağrır, sinirleniriz başımız ağrır, üşütürüz başımız ağrır, ateşli bir hastalığa yakalanırız başımız ağrır, kulağımız iltihaplanır başımız ağrır, yoruluruz başımız ağrır ve hakeza&#8230; Kısacası vücudumuz fizyolojik ve psikolojik tüm sistemleriyle dengede olmalı ki başımız ağrımasın.<br />
Baş ağrısı ve ağrı insanlık tarihi kadar eski olan ve tıbbın çözüm bulmaya çalıştığı konulardır. Baş ağrılarının yüzde 80-90 sebebi migren ve gerilim tipi ağrılardır.<br />
<strong>MİGREN</strong><br />
Yarım baş ağrısı anlamına geler. Çeşitli uyaranlarla (stres, yorgunluk, açlık, tokluk, gürültü, sigara dumanı, bira ve şarap gibi alkollü içecekler, eski peynir, aşırı çikolata yeme, konserve gıdalar, pastırma, sos vs) orta beyin bölgesindeki hassas alıcı bölgeler tahrik edilir. Buradan salgılanan çeşitli kimyasal maddeler ise damarlar çevresini etkileyip beyin yüzeysel damarlarda önce bir daralma ve sonra bir genişlemeye sebep olarak dayanılması zor ağrının tetiğini çeker.<br />
Migren başlıca iki tiptir: Klasik ve yaygın. Bunların dışında çok nadir olarak oftalmoplejik, hemiplejik, retinal, basiler tipte olanlar da vardır.<br />
<u>Belirtileri</u><br />
* Baş ağrısı 4-72 saat sürer.<br />
* Fizik aktivite ile artar.<br />
* Genellikle başın bir tarafında odaklanır.<br />
* Zonklayıcıdır.<br />
* Bulantı, kusma, ışığa ve sese tahammülsüzlük olur.<br />
<em> Ayrıca haberci belirtiler olarak şunlar sayılabilir:</em><br />
* Yanıp sönen noktalar, ışık parıldamaları.<br />
* Yüzde, kolda, el parmaklarında iğnelenmeler,<br />
* Yorgunluk, halsizlik, bitkinlik.<br />
* Aşırı neşelenme, kendini enerjik hissetme.<br />
* Özellikle tatlı gıdalara karşı iştah artışı.<br />
Bazı ilaçlar (kalp, tansiyon ve doğum kontrol ilaçları) nöbete davetiye çıkarabilir. Özellikle hanımlarda muayyen günlere yakın veya hamileliğin ilk üç ayında ağrılar artabilir.<br />
Ayrıca migrenin soya çekimle de ilgisi vardır.<br />
<u>Tedavi</u><br />
1- Kriz anında kullanılan ilaçlar (aspirin vs.)<br />
2- Koruyucu (krizin gelmesini önleyici) tedbirler. Hastanın ağrı korkusunu giderir. Ayda birkaç defa gelen krizlere karşı kullanılırlar.<br />
Alternatif tedaviler (masaj, relaksasyon, akupunktur) yine uygulanan usullerdir.<br />
<strong>GERiLİM BAŞ AĞRILARI</strong><br />
Stres asrının insanoğluna yüklediği rahatsızlıktır.<br />
<u>Belirtileri:</u><br />
* Günlerce devam eder.<br />
* Başın bütününde ve ense bölgelerinde barizleşir.<br />
* Fizik aktivite ağrıyı arttırmaz.<br />
* Günün ilerleyen saatlerinde ağrı artar.<br />
* Ağrı sebebi ve günlük aktiviteler bozulmaz.<br />
* Ağrı boyun ve sırta doğru yayılır.<br />
* Hastalar çökkün (depresif) yüz ifadesine sahiptir.<br />
<u>Tedavi</u><br />
Migrenden farklıdır. Kas gevşeticiler, sıkıntı ve kaygı gideren ilaçlar daha yararlıdır.</font></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>

	Etiketler: <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/adrenalin/" title="adrenalin" rel="tag">adrenalin</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/besin/" title="besin" rel="tag">besin</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/beyin/" title="Beyin" rel="tag">Beyin</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/bilgi/" title="bilgi" rel="tag">bilgi</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/depo/" title="depo" rel="tag">depo</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/gibi/" title="gibi" rel="tag">gibi</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/istihbarat/" title="istihbarat" rel="tag">istihbarat</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/sinir/" title="sinir" rel="tag">sinir</a><br />

	<h2>Benzer yazılar</h2>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/07/28/683/" title="AĞRILAR (28 Temmuz 2008)">AĞRILAR</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/12/pediatrik-rehabilitasyon/" title="Serebral Paralizi - Beyin Felci (12 Ağustos 2008)">Serebral Paralizi - Beyin Felci</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/08/ne-kadar-stres-o-kadar-bruksizm/" title="Ne kadar stres o kadar bruksizm (08 Haziran 2008)">Ne kadar stres o kadar bruksizm</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/05/29/hangi-vitamin-neye-yarar/" title="Hangi vitamin neye yarar? (29 Mayıs 2008)">Hangi vitamin neye yarar?</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/05/29/hangi-vitamin-neye-yarar-2/" title="Hangi vitamin neye yarar-2 (29 Mayıs 2008)">Hangi vitamin neye yarar-2</a> (0)</h2></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/30/agrilar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BAYILMA</title>
		<link>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/bayilma/</link>
		<comments>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/bayilma/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 17:18:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[ilkyardım]]></category>

		<category><![CDATA[gelen]]></category>

		<category><![CDATA[terleme]]></category>

		<category><![CDATA[uzun]]></category>

		<category><![CDATA[zor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/bayilma/</guid>
		<description><![CDATA[BAYILMA
Beyne giden kanın geçici olarak azalması sonucu, kısa bir süre, meydana gelen şuur kaybıdır. Sebepleri şöyle sıralanabilir.
* Çok sıcak banyolar.
* Uzun zaman, kımıldamadan, ayakta durmak.
* Uzun müddet yatakta kaldıktan sonra, birden bire ayağa kalkmak.
* Fazla miktarda alkol ve tütün kullanmak.
* Başa ani bir darbe almak.
* Göbek hizasının biraz üzerinde (plexus solaris) ani bir darbe almak.
* [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Verdana" size="2"><font color="#ff6600"><strong>BAYILMA</strong></font><br />
Beyne giden kanın geçici olarak azalması sonucu, kısa bir süre, meydana gelen şuur kaybıdır. Sebepleri şöyle sıralanabilir.<br />
* Çok sıcak banyolar.<br />
* Uzun zaman, kımıldamadan, ayakta durmak.<br />
* Uzun müddet yatakta kaldıktan sonra, birden bire ayağa kalkmak.<br />
* Fazla miktarda alkol ve tütün kullanmak.<br />
* Başa ani bir darbe almak.<br />
* Göbek hizasının biraz üzerinde (plexus solaris) ani bir darbe almak.<br />
* Beklenmedik bir acı haber karşısında sinirlerin aşırı yüklenmesi.<br />
Belirtileri:<br />
* Yüzde solgunluk<br />
* Dengeyi zor sağlama<br />
* Soğuk terleme<br />
* Görme ve duymada azalma<br />
<strong>Ne Yapmalı?</strong><br />
Bir kimsede yukarıda saydığımız belirtileri gördüğünüz zaman, onu derhal oturtunuz. Başı dizleri hizasına gelecek şekilde aşağı sarkıtınız.<br />
Bayılma olduğu takdirde, şunları yapınız:<br />
* Şahsı boylu boyunca yere uzatınız.<br />
* Kravatını ve yakasını gevşetiniz.<br />
* Ayılması için on dakika bekleyiniz.<br />
* On dakika geçtiği halde baygınlık devam ederse, mutlaka hastayı bir doktora yetiştiriniz. Baygınlığın uzun sürmesi, bunun sıradan bir bayılma olmadığını gösterir.<br />
<strong>DİKKAT:</strong> Bayılmış bir kimseyi, ayıltmak için tokatlamayınız veya sarsmayınız. Yüzünü, ellerini, alnını ovmayınız ve saçlarını çekmeyiniz. Baygın kişi kendine geldiği zaman serinletici bir şey içirmeyiniz. Hemen kalkıp yürümesine izin vermeyiniz. Kendisini iyice toparlayıncaya kadar yatar vaziyette tutunuz. Yukarıda saydığımız davranışlar yanlış olmakla beraber, maalesef ayılmaya yardımcı olacağı zannı ile yapılagelen şeylerdir.</font></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>

	Etiketler: <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/gelen/" title="gelen" rel="tag">gelen</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/terleme/" title="terleme" rel="tag">terleme</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/uzun/" title="uzun" rel="tag">uzun</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/zor/" title="zor" rel="tag">zor</a><br />

	<h2>Benzer yazılar</h2>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/05/29/veba/" title="Veba (29 Mayıs 2008)">Veba</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/05/24/topuklu-ayakkabi-kemikleri-bozuyor/" title="Topuklu ayakkabı kemikleri bozuyor (24 Mayıs 2008)">Topuklu ayakkabı kemikleri bozuyor</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/25/spina-bifida/" title="Spina Bifida (25 Haziran 2008)">Spina Bifida</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/05/29/sitma/" title="Sıtma (29 Mayıs 2008)">Sıtma</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/10/sistit/" title="Sistit (10 Haziran 2008)">Sistit</a> (0)</h2></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/bayilma/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>GÖZE YABANCI BİR CİSİM KAÇARSA</title>
		<link>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/goze-yabanci-bir-cisim-kacarsa/</link>
		<comments>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/goze-yabanci-bir-cisim-kacarsa/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 13:18:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[ilkyardım]]></category>

		<category><![CDATA[bazan]]></category>

		<category><![CDATA[kibrit]]></category>

		<category><![CDATA[kornea]]></category>

		<category><![CDATA[ucu]]></category>

		<category><![CDATA[zira]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/goze-yabanci-bir-cisim-kacarsa/</guid>
		<description><![CDATA[Göze kaçan yabancı cisimler genellikle üst göz kapağının iç yüzüne yerleşir.
Cismi çıkarmak için:
* Kazazedeyi aşağı doğru baktırınız.
* Üst göz kapağının dış kenarını iki parmağmızın arasına sıkıştırarak tutunuz.
* Bir kurşun kaleminin yanı ile üst kapağı hafifçe bastırınız.
* Göz kapağının iç yüzünü dışa çeviriniz.
* Kapağın iç yüzüne yapışmış olan cismi temiz bir tülbentin veya mendilin ucu ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Verdana" size="2">Göze kaçan yabancı cisimler genellikle üst göz kapağının iç yüzüne yerleşir.<br />
<em><u>Cismi çıkarmak için:</u></em><br />
* Kazazedeyi aşağı doğru baktırınız.<br />
* Üst göz kapağının dış kenarını iki parmağmızın arasına sıkıştırarak tutunuz.<br />
* Bir kurşun kaleminin yanı ile üst kapağı hafifçe bastırınız.<br />
* Göz kapağının iç yüzünü dışa çeviriniz.<br />
* Kapağın iç yüzüne yapışmış olan cismi temiz bir tülbentin veya mendilin ucu ile çıkarınız.<br />
<strong>  DİKKAT:</strong> Bu işlemler sırasında göze asla dokunmayınız.<br />
Yabancı cisim bazan gözün saydam olan ön yüzeyine (kornea) yapışıp kalır. Bu durumda cismi rahatça görmeniz mümkündür:<br />
* Kazazedeye gözünü birkaç defa kırpıştırmasını söyleyiniz<br />
* Kırpıştırma ile meydana gelen gözyaşı, kendisi ile birlikte cismi sürükleyerek dışarı çıkacaktır.<br />
<strong> DİKKAT:</strong> Eğer cisim gözün saydam tabakasına iyice oturmuş; çıkmak niyetinde değil ise, göze asla dokunmayınız. Kibrit, kürdan veya benzeri başka birşey ile çıkarmaya uğraşmayınız. Bu durumda:<br />
* Kazazedeye gözünü kapattırınız.<br />
* Göz kapağının üzerine nemli bir pamuk parçası koyarak sarınız.<br />
* Kazazedeyi derhal bir doktora götürünüz.<br />
<strong> NOT:</strong> Parçayı çıkarmak için gözü ovuşturmayınız. Zira, yabancı cisim bir maden talaşı ve başka kesici bir şey olabilir. Ovuşturmakla onun saydam tabakayı yırtmasına sebep olabilirsiniz.</font></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>

	Etiketler: <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/bazan/" title="bazan" rel="tag">bazan</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/kibrit/" title="kibrit" rel="tag">kibrit</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/kornea/" title="kornea" rel="tag">kornea</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/ucu/" title="ucu" rel="tag">ucu</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/zira/" title="zira" rel="tag">zira</a><br />

	<h2>Benzer yazılar</h2>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/27/vucut-yaralanmalari/" title="VÜCUT YARALANMALARI (27 Ağustos 2008)">VÜCUT YARALANMALARI</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/25/panik-atak-3/" title="PANİK ATAK (25 Ağustos 2008)">PANİK ATAK</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/05/28/gunes-gozlugu-alirken-nelere-dikkat-edilmeli/" title="Güneş gözlüğü alırken nelere dikkat edilmeli? (28 Mayıs 2008)">Güneş gözlüğü alırken nelere dikkat edilmeli?</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/05/29/goz-kurulugu-ciddi-bir-hastaliktir/" title="Göz kuruluğu ciddi bir hastalıktır (29 Mayıs 2008)">Göz kuruluğu ciddi bir hastalıktır</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/07/05/ender-sarac%e2%80%99tan-selulit-diyeti/" title="Ender Saraç’tan selülit diyeti (05 Temmuz 2008)">Ender Saraç’tan selülit diyeti</a> (0)</h2></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/goze-yabanci-bir-cisim-kacarsa/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>SUDA BOĞULMA KAZALARI</title>
		<link>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/suda-bogulma-kazalari/</link>
		<comments>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/suda-bogulma-kazalari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 09:17:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[ilkyardım]]></category>

		<category><![CDATA[Deniz]]></category>

		<category><![CDATA[plastik]]></category>

		<category><![CDATA[sudan]]></category>

		<category><![CDATA[tekne]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/suda-bogulma-kazalari/</guid>
		<description><![CDATA[SUDA BOĞULMA KAZALARI
Suda boğulma kazaları, zannedildiği gibi daha çok acemi yüzücülerin veya yüzme bilmeyenlerin değil; kendisini iyi yüzücü zanneden, gösterişe hevesli kişilerin başına gelmektedir. İstatistikler, boğulma vakalarının ancak yüzde beşinin gerçek kaza niteliği taşıdığını göstermektedir.
 DİKKAT:
* Tanımadığınız bir suya tek başınıza yüzmeye gitmeyiniz.
* Dibini bilmediğiniz bir suya tepe üstü dalış yapmayınız.
* İyi bir yüzücü olduğunuzu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Verdana" size="2"><font color="#ff6600"><strong>SUDA BOĞULMA KAZALARI</strong></font><br />
Suda boğulma kazaları, zannedildiği gibi daha çok acemi yüzücülerin veya yüzme bilmeyenlerin değil; kendisini iyi yüzücü zanneden, gösterişe hevesli kişilerin başına gelmektedir. İstatistikler, boğulma vakalarının ancak yüzde beşinin gerçek kaza niteliği taşıdığını göstermektedir.<br />
<strong> DİKKAT:</strong><br />
* Tanımadığınız bir suya tek başınıza yüzmeye gitmeyiniz.<br />
* Dibini bilmediğiniz bir suya tepe üstü dalış yapmayınız.<br />
* İyi bir yüzücü olduğunuzu ispatlamaya çalışmayınız. Tehlikeli numaralar yapmaktan ve uzaklara açılmaktan kaçınınız.<br />
* Deniz yatağı ve deniz simidi gibi içi hava doldurulmuş plastik yüzücülere güvenip kendinizi denizin kucağına bırakmayınız. Siz farkında olmadan, rüzgar ve akıntı, üzerinde güneş banyosu yaptığınız plastik yatağı veya botu uzaklara sürükleyebilir.<br />
* Tek başınıza yüzerken sürat motorlarına dikkat ediniz. Motor sürücüleri, tek kişiyi zor farkederler.<br />
* Tekne kullanıyor iseniz; mutlaka yanınıza cankurtaran yeleği alınız.<br />
* Şaka niyetiyle de olsa, hiç kimseyi habersiz suya itmeyiniz.<br />
* Suya birden bire dalmayınız. Su ile vücudunuz arasındaki ısı farkı çoğu zaman fenalaşmanıza ve paniğe kapılarak boğulmanıza sebeb olur.<br />
* Yüzerken, küçük çapta da olsa, fenalık hissettiğiniz an sudan çıkınız.<br />
* Boğulmak üzere olan ve çırpınan birini gördüğünüz zaman, bu konuda tecrübeniz yoksa, kurtarmak için suya dalmayınız. Zira boğulmak üzere olan kazazede, can havliyle size tutunmaya çalışacak ve sizin de kendisi ile birlikte boğulmanıza sebep olabilecektir.<br />
<em><u>Neler Yapabilirsiniz?</u></em><br />
- Boğulmak üzere olan birini gördüğünüz zaman elinizin altında ve çevrenizde onu kurtarmada işe yarıyacak ne varsa kullanınız. Bir dal uzatabilir, bir tahta parçası veya can simidi atabilir, bir halat kullanabilirsiniz.<br />
- Elinizden hiçbir şey gelmezse bağırarak başkalarından imdat isteyiniz.<br />
<strong>KAZAZEDE SUDAN ÇIKARILDIKTAN SONRA</strong><br />
Sudan kendi başına çıkan veya kurtarılan bir kazazede değişik durumlar altında olabilir:<br />
- Bayılmamıştır ve solunum yapmaktadır: Kazazede kendisinde imiş gibi görünmekle beraber şok geçiriyor olabilir. Telaşa kapılmayınız ve hastanın moralini düzeltici telkinde bulununuz. Üzerine battaniye, ceket, kazak gibi şeyler örterek vücudunu sıcak tutunuz. Öksürük nöbeti geçiriyor ise ve yüzü de morarmış ise mutlaka doktor çağırınız. Çünkü bu belirtiler, yuttuğu suyun yanlışlıkla akciğerlerine gittiğini göstermektedir.<br />
- Bayılmıştır Fakat solunumu normaldir: Onu boylu boyunca uzattıktan sonra vücuduyla birlikte başını yana çeviriniz. Böylece yuttuğu suyu çıkarmasını sağlamış ve akciğerlere kaçmasını önlemiş olursunuz.<br />
- Bayılmıştır ve nefes alması da durmuştur: Kazazedeyi boylu boyunca yere uzatınız. Ensesinin altına bir ceketi veya kazağı katlayıp koyunuz ve başını geriye yaslayınız. Böylece nefes almasını kolaylaştırıcı pozisyona getirmiş olursunuz. Ondan sonra yapay solunuma geçiniz. Eğer kalbi de durmuş ise; doktor gelinceye kadar yapay solunumla kalp masajını birlikte tatbik ediniz.<br />
Boğulan bir kimsenin kendine gelmesi saatler sürebilir. Çünkü soğuk bir vücut, oksijeni beyine çok geç ulaştıracaktır. Bu sebeble, kazazedeye yapay solunum uygularken vücudunu da sıcak tutmaya çalışınız.<br />
<strong>  İKAZ: </strong> Günün kahramanı olmak için, doktora haber vermeye lüzum görmeksizin kazazedeye yardıma koşmayınız. İlk yapacağınız iş (hele solunum ve kalp durmuş ise) doktor çağırmaktır. Yapay solunuma ve kalp masajına ancak doktoru beklerken teşebbüs etmelisiniz.</font></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>

	Etiketler: <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/deniz/" title="Deniz" rel="tag">Deniz</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/plastik/" title="plastik" rel="tag">plastik</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/sudan/" title="sudan" rel="tag">sudan</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/tekne/" title="tekne" rel="tag">tekne</a><br />

	<h2>Benzer yazılar</h2>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/07/05/serinlemenin-en-saglikli-yolu-su/" title="Serinlemenin En Sağlıklı Yolu: SU (05 Temmuz 2008)">Serinlemenin En Sağlıklı Yolu: SU</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/07/selulit-banyosu-hazirlayin/" title="Selülit Banyosu Hazırlayın (07 Haziran 2008)">Selülit Banyosu Hazırlayın</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/07/05/kucuk-cocuklarda-yaz-hastaliklarina-dikkat/" title="Küçük çocuklarda yaz hastalıklarına dikkat! (05 Temmuz 2008)">Küçük çocuklarda yaz hastalıklarına dikkat!</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/07/19/fissur-ortuculer/" title="FİSSÜR ÖRTÜCÜLER (19 Temmuz 2008)">FİSSÜR ÖRTÜCÜLER</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/11/elektrik-carpmasi/" title="Elektrik Çarpması (11 Haziran 2008)">Elektrik Çarpması</a> (0)</h2></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/suda-bogulma-kazalari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ELEKTRİK KAZALARI</title>
		<link>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/elektrik-kazalari/</link>
		<comments>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/elektrik-kazalari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 05:16:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[ilkyardım]]></category>

		<category><![CDATA[bozuk]]></category>

		<category><![CDATA[faz]]></category>

		<category><![CDATA[kontrol]]></category>

		<category><![CDATA[makina]]></category>

		<category><![CDATA[mekanik]]></category>

		<category><![CDATA[motorlu]]></category>

		<category><![CDATA[tamir]]></category>

		<category><![CDATA[telli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/elektrik-kazalari/</guid>
		<description><![CDATA[ELEKTRİK KAZALARI
Bu kazaların çoğu, elektrikli iş makinalarında çalışan işçilerin ve elektrikli aletleri kullanan ev hanımlarının bilgisizliğinden kaynaklanmaktadır.
DİKKAT:
* Makina ve aletlerin fişlerini mutlaka tek elinizle (sağ elle) takınız.
* Makinayı çalıştırmadan önce, kontrol kalemi (faz kalemi) ile kaçak olup olmadığını kontrol ediniz. Kaçak olan aletleri ve makinaları tamir ettirmeden asla kullanmayınız.
* Islak elle elektrikli makinalara ve düğmelerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Verdana" size="2"><font color="#ff6600"><strong>ELEKTRİK KAZALARI</strong></font><br />
Bu kazaların çoğu, elektrikli iş makinalarında çalışan işçilerin ve elektrikli aletleri kullanan ev hanımlarının bilgisizliğinden kaynaklanmaktadır.<br />
<strong>DİKKAT:</strong><br />
* Makina ve aletlerin fişlerini mutlaka tek elinizle (sağ elle) takınız.<br />
* Makinayı çalıştırmadan önce, kontrol kalemi (faz kalemi) ile kaçak olup olmadığını kontrol ediniz. Kaçak olan aletleri ve makinaları tamir ettirmeden asla kullanmayınız.<br />
* Islak elle elektrikli makinalara ve düğmelerine dokunmayınız.<br />
* Çıplak elektrik tellerine dokunmayınız.<br />
* Bozuk elektrikli aletleri kendiniz tamir etmeye çalışmaymız.<br />
* Elektriğe çarpılmış birine çıplak elle dokunmayınız.<br />
* Mekanik sigortalara gerektiğinden fazla tel sarmayınız.<br />
* Aydınlatma lambalarına bağlı sigortaya üç telden fazla,<br />
* Fişlere bağlı sigortaya beş telden fazla sarmayınız.<br />
* Motorlu ve ısıtmalı cihazlarda mutlaka topraklı (üç telli) fiş kullanınız. Topraklı fişler, kısa devre olduğu zaman sigortayı attırarak sizi çarpılma tehlikesine karşı korumuş olurlar.<br />
<strong> ELEKTRİĞE ÇARPILMIŞ BİRİNE YAPABİLECEĞİNİZ YARDIMLAR</strong><br />
* Elektriğe çarpılmış birini gördüğünüz zaman derhal sigortaları -otomatik ise- basarak veya kolunu aşağı indirerek kapatınız. Mekanik (vidalı) ise yerinden çıkarınız.<br />
* Sigortanın yerini bulamadığınız takdirde kuru bir odun veya plastik parçası ile elektrikli teli kazazededen ayırınız.<br />
* Kazazede baygın ise derhal doktor çağırınız.<br />
* Nefes alıp almadığını kontrol ediniz. Solunumu durmuş ise; doktor gelinceye kadar yapay solunum uygulayınız.<br />
* Kalbinin çalışıp çalışmadığını kontrol ediniz. Eğer solunumla birlikte kalp de durmuş ise; ilgili konuda anlatıldığı gibi, yapay solunumu ve kalp masajını birlikte uygulayınız.<br />
* Elektriğe çarpılmış bir kimsede aynı zamanda yanıklar da meydana gelmiş olabilir. Bu yanıklara -kişi kendinde ise- &#8220;yanıklar&#8221; bahsinde anlatıldığı şekilde derecesine göre ilk yardımı yapınız.<br />
<strong> DİKKAT:</strong> Çocuklar, elektrikli aletlere karşı daima ilgi duyarlar ve onları çalıştırarak eğlenmek isterler. Daha küçük çocuklar, prizlere şiş, çivi, tornavida veya benzeri madeni şeyleri sokarak oynamak isterler. Eğer evinizde bu gibi şeylere meraklı küçük çocuklarınız var ise ve bir türlü onları bu huylarından vazgeçiremiyor iseniz; bir elektrikçiye müracaat ediniz. Açık prizlerinizi, kapaklı prizlerle değiştirmesini söyleyiniz. Bu tip prizlerin, kapakları yaylı olanları daha emniyetlidir.</font></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>

	Etiketler: <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/bozuk/" title="bozuk" rel="tag">bozuk</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/faz/" title="faz" rel="tag">faz</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/kontrol/" title="kontrol" rel="tag">kontrol</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/makina/" title="makina" rel="tag">makina</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/mekanik/" title="mekanik" rel="tag">mekanik</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/motorlu/" title="motorlu" rel="tag">motorlu</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/tamir/" title="tamir" rel="tag">tamir</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/telli/" title="telli" rel="tag">telli</a><br />

	<h2>Benzer yazılar</h2>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/10/prostat/" title="Prostat (10 Haziran 2008)">Prostat</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/01/%e2%80%98cinselligi-evlenince-ogrenenler-mutsuz-oluyor/" title="‘Cinselliği evlenince öğrenenler mutsuz oluyor&#8217; (01 Haziran 2008)">‘Cinselliği evlenince öğrenenler mutsuz oluyor&#8217;</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/11/zayiflik/" title="Zayıflık (11 Haziran 2008)">Zayıflık</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/11/uremi/" title="Üremi (11 Haziran 2008)">Üremi</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/11/trisinoz/" title="Trişinoz (11 Haziran 2008)">Trişinoz</a> (0)</h2></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/elektrik-kazalari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TRAFİK KAZALARI</title>
		<link>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/trafik-kazalari/</link>
		<comments>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/trafik-kazalari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2008 21:12:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[ilkyardım]]></category>

		<category><![CDATA[Beyin]]></category>

		<category><![CDATA[kanama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/trafik-kazalari/</guid>
		<description><![CDATA[ TRAFİK KAZALARI
Trafik kazalarında, araç içinde bulunan bir şahsı veya şahısları aşağıdaki tehlikeler beklemektedir:
* Yaralanma sonucu dış kanamalar
* Çarpma sonucu burkulma, çıkık ve kırıklar.
* Çarpma sonucu beyin veya iç organ kanamaları.
    DİKKAT:  Kazaya uğramış bir araç içindeki kişinin veya kişilerin nasıl bir zarara uğradığını kestirmek zordur. En çok bağırıp çağıran kişiye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Verdana" size="2"> <font color="#ff6600"><strong>TRAFİK KAZALARI</strong></font><br />
Trafik kazalarında, araç içinde bulunan bir şahsı veya şahısları aşağıdaki tehlikeler beklemektedir:<br />
* Yaralanma sonucu dış kanamalar<br />
* Çarpma sonucu burkulma, çıkık ve kırıklar.<br />
* Çarpma sonucu beyin veya iç organ kanamaları.<br />
<strong>    DİKKAT: </strong> Kazaya uğramış bir araç içindeki kişinin veya kişilerin nasıl bir zarara uğradığını kestirmek zordur. En çok bağırıp çağıran kişiye değil; sessizce oturan ve sabit nazarlarla bakan kişiye öncelik veriniz. Zira şiddetli bir beyin sarsıntısı geçiren veya aşırı kan kaybeden kişi, bayılmasa bile soka girmiş demektir. Kazada en çok korkulan durum beyin kanaması veya belkemiği kırıklarıdır. Kaburga kırıkları da aynı şekilde ciddiye alınmalıdır. Kırık kaburgalar iç organlarından birine batarak iç kanamalara sebebiyet verebilir.<br />
* Kazazede bayılmış veya soka girmiş ise  ve emniyet kemerine bağlı halde duruyor ise hiçbir müdahalede bulunmadan polise ve hastahanenin ilgili servisine telefon ederek kaza mahallinin adresini haber veriniz.<br />
* Kazazede emniyet kemerine bağlı değil ve direksiyonun üzerine yığılıp kalmış ise; oturduğu koltuğun arka kısmını kumanda kolu ile hafifçe geriye yatırınız. Kazazedenin başını yavaş yavaş kaldırarak bel ve boyun omurgasını dik tutmaya gayret ederek</font></p>
<p><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/wp-content/uploads/2008/08/kazazede.jpg" title="kazazede"><img src="http://www.saglikmerkezi.biz/wp-content/uploads/2008/08/kazazede.jpg" alt="kazazede" /></a></p>
<p><font face="Verdana" size="2">arkaya yaslayınız. Böylece kazazedenin rahat nefes almasını sağlamış olacaksınız. Boyun ve bel omurgasını dik tutmanızı istememizdeki maksat, boyun veya belkemiğindeki bir kırık ihtimalindendir. Beyin ve soğancığın uzantısı olan sinir ağı, belkemiği içindeki omirilikten geçmektedir. Omurga kırıklarında omiriliğin zedelenme ihtimali oldukça yüksektir. Omuriliğin zedelenmesi halinde sinir lifleri kopacak ve kazazede felçlere maruz kalacaktır.<br />
* Kazaya maruz kalan kişi baygın ise ve kanaması da yok ise bir iç kanama veya kırıktan şüphe etmemiz gerekir. Bu sebeble onu arabadan dışarıya çıkarmaya çalışmayınız. Koltuğuna dik oturacak şekilde emniyet kemeri ile bağlayınız. Başını koltuğa yaslamış olarak yardım gelmesini bekleyiniz.<br />
* Eğer bir dış kanama geçiriyor ise &#8220;kanamalar&#8221; konusunda anlatıldığı şekilde kanamayı durdurmaya çalışınız. Bu işlemi       yaparken yine bel ve boyun omurgasını dik tutmaya dikkat ediniz.</font></p>
<p><font face="Verdana" size="2"><strong> KAZAZEDE DIŞARIDA BAYGIN YATIYOR İSE</strong><br />
* Kazadan sonra sürücü veya yolculardan biri arabadan çıkmış; ancak şuurunu kaybederek bayılmış olabilir. Bu durum, bir beyin kanamasını veya dış kanamadan dolayı aşırı kan kaybını akla getirmelidir. Eğer bayılmaya rağmen nefes alış-verişi normal ise -bir belkemiği kırığı olabileceğini hesaba katarak- kazazedeyi boylu boyunca uzatınız.<br />
* Bayılmış kişinin kusabileceğini ve dilinin geriye doğru kıvrılarak nefes borusunu tıkayabileceğini düşünerek -boynunda kırık yok ise- başını yana çeviriniz.<br />
* Motosiklet kazasında baygın düşmüş birini gördüğünüz zaman yukarıdaki aynı tetbirleri alınız. Başında kaskı varsa dikkatlice çıkarınız.</font></p>
<p align="center"><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/wp-content/uploads/2008/08/kazazede1.jpg" title="kazazede1"><img src="http://www.saglikmerkezi.biz/wp-content/uploads/2008/08/kazazede1.jpg" alt="kazazede1" /></a></p>
<p align="left"><font face="Verdana" size="2">   <strong> NOT:</strong> Kazayı mutlaka telefonla en yakın hastahanenin acil servisine ve polise haber veriniz. Kazazedenin başında beklemeniz gerekiyor ise; yoldan geçen bir arabayı durdurunuz. Sürücüsüne kazayı -yerini belirterek- polise ve hastahaneye telefonla haber vermesini isteyiniz.</font></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>

	Etiketler: <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/beyin/" title="Beyin" rel="tag">Beyin</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/kanama/" title="kanama" rel="tag">kanama</a><br />

	<h2>Benzer yazılar</h2>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/05/22/sara-epilepsi/" title="Sara-Epilepsi (22 Mayıs 2008)">Sara-Epilepsi</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/12/pediatrik-rehabilitasyon/" title="Serebral Paralizi - Beyin Felci (12 Ağustos 2008)">Serebral Paralizi - Beyin Felci</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/07/saraptaki-%e2%80%9cresveratrol%e2%80%9d-kalbi-genc-kiliyor/" title="Şaraptaki “resveratrol” kalbi genç kılıyor (07 Haziran 2008)">Şaraptaki “resveratrol” kalbi genç kılıyor</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/10/nefritler/" title="Nefritler (10 Haziran 2008)">Nefritler</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/08/ne-kadar-stres-o-kadar-bruksizm/" title="Ne kadar stres o kadar bruksizm (08 Haziran 2008)">Ne kadar stres o kadar bruksizm</a> (0)</h2></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/29/trafik-kazalari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AKREP ve YILAN SOKMASI</title>
		<link>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/28/akrep-ve-yilan-sokmasi/</link>
		<comments>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/28/akrep-ve-yilan-sokmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2008 17:11:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[ilkyardım]]></category>

		<category><![CDATA[aleve]]></category>

		<category><![CDATA[dezenfektan]]></category>

		<category><![CDATA[kemer]]></category>

		<category><![CDATA[mendil]]></category>

		<category><![CDATA[varsa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/28/akrep-ve-yilan-sokmasi/</guid>
		<description><![CDATA[AKREP ve YILAN SOKMASI
Zehirli hayvanların içerisinde en tehlikeli olanları akrep ve yılandır. Yine bunların içerisinde de zehiri fazla veya az etkili olanları vardır.
DİKKAT: Akrep veya yılan sokmasından sonra ilk yardım tetbirleri alındığı halde ısırdıkları yerin çevresinde şişlik görülürse; zehirin şiddetli olduğu anlaşılmalıdır.
 Ne Yapmalı?
* Sokulan yer, vakit geçirilmeden, aleve tutularak mikrobu öldürülmüş bir bıçak veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Verdana" size="2"><font color="#ff6600"><strong>AKREP ve YILAN SOKMASI</strong></font><br />
Zehirli hayvanların içerisinde en tehlikeli olanları akrep ve yılandır. Yine bunların içerisinde de zehiri fazla veya az etkili olanları vardır.<br />
<strong>DİKKAT:</strong> Akrep veya yılan sokmasından sonra ilk yardım tetbirleri alındığı halde ısırdıkları yerin çevresinde şişlik görülürse; zehirin şiddetli olduğu anlaşılmalıdır.<br />
<em><u> Ne Yapmalı?</u></em><br />
* Sokulan yer, vakit geçirilmeden, aleve tutularak mikrobu öldürülmüş bir bıçak veya jiletle yarılmalı; zehirli kan emilerek tükürülmelidir.<br />
<strong>DİKKAT:</strong> Kanı emen kimsenin ağzında yara olmamalıdır.<br />
* İlk yardım çantası varsa, yaranın üzeri dezenfektan bir solüsyonla temizlenmelidir.<br />
* Sokulan yerin biraz üzerinden kravat, mendil, eşarp veya kemer gibi birşeyle sıkmalı, böylece zehirin vücuda yayılmasına engel olunmalıdır.<br />
<strong>   DİKKAT:</strong> Sargı yarım saatten fazla bekletilmemelidir, uzun zaman bekletilen sargı kan deveranını engelleyerek kangrene yol açabilir.<br />
* Hasta en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna yetiştirilmeli; geriye kalan tedavisi ehil bir doktora bırakılmalıdır.     Doktor gerekli gördüğünde &#8221; yılan serumu&#8221; verebilir.<br />
<strong>DİKKAT:</strong> Isırılan yerin kızgın demirle dağlanması doğru olmadığı gibi, mikrop öldürmekten başka hiçbir faydası yoktur.</font></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>

	Etiketler: <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/aleve/" title="aleve" rel="tag">aleve</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/dezenfektan/" title="dezenfektan" rel="tag">dezenfektan</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/kemer/" title="kemer" rel="tag">kemer</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/mendil/" title="mendil" rel="tag">mendil</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/varsa/" title="varsa" rel="tag">varsa</a><br />

	<h2>Benzer yazılar</h2>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/01/tedbiri-elden-birakmayin/" title="Tedbiri elden bırakmayın (01 Haziran 2008)">Tedbiri elden bırakmayın</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/04/kozmetik-tahris-ve-alerjiler/" title="Kozmetik Tahriş Ve Alerjiler (04 Haziran 2008)">Kozmetik Tahriş Ve Alerjiler</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/26/ilk-yardim-icin-ecza-dolabi/" title="İLK YARDIM İÇİN ECZA DOLABI (26 Ağustos 2008)">İLK YARDIM İÇİN ECZA DOLABI</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/05/29/hepatit-a/" title="Hepatit A (29 Mayıs 2008)">Hepatit A</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/12/hamilelik-ve-guzellik/" title="Hamilelik ve Güzellik (12 Ağustos 2008)">Hamilelik ve Güzellik</a> (0)</h2></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/28/akrep-ve-yilan-sokmasi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ZEHİRLENMELER</title>
		<link>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/28/zehirlenmeler-2/</link>
		<comments>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/28/zehirlenmeler-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2008 13:11:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[ilkyardım]]></category>

		<category><![CDATA[burun]]></category>

		<category><![CDATA[dudak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/28/zehirlenmeler-2/</guid>
		<description><![CDATA[ZEHİRLENMELER
Hastahanelerin &#8220;ilk Yardım&#8221; servislerin de, acil durumlar itibariyle, zehirlenmeler üçüncü sırayı almaktadır. İstatistik bilgilerine göre, zehirlenme vakalarında hayatını kaybedenlerin ekseriyetini küçük çocuklar teşkil etmektedir. Zira, küçük çocuklar zehirli olup olmadıklarını düşünmeksizin ellerine geçen herşeyi ağızlarına götürürler.
Dikkat: İlaçları mutlaka çocukların ulaşamayacağı yükseklikte bulunan kapalı ecza dolaplarında muhafaza ediniz. Gaz, benzin, böcek öldürücü, boya inceltici, mobilya cilası, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Verdana" size="2"><font color="#ff6600"><strong>ZEHİRLENMELER</strong></font><br />
Hastahanelerin &#8220;ilk Yardım&#8221; servislerin de, acil durumlar itibariyle, zehirlenmeler üçüncü sırayı almaktadır. İstatistik bilgilerine göre, zehirlenme vakalarında hayatını kaybedenlerin ekseriyetini küçük çocuklar teşkil etmektedir. Zira, küçük çocuklar zehirli olup olmadıklarını düşünmeksizin ellerine geçen herşeyi ağızlarına götürürler.<br />
<strong>Dikkat: </strong>İlaçları mutlaka çocukların ulaşamayacağı yükseklikte bulunan kapalı ecza dolaplarında muhafaza ediniz. Gaz, benzin, böcek öldürücü, boya inceltici, mobilya cilası, tuz ruhu gibi zehirli maddeleri kilitli dolaplarda saklayınız.<br />
<em><u>ZEHİRLENMENİN BELİRTİLERİ</u></em><br />
* Aniden ortaya çıkan karın ağrısı.<br />
* Etrafta boş bir ilaç şişesine veya kutusuna rastlanması.<br />
* Bir görgü sahidinin sözlü beyanı.<br />
* Kazazedenin kendisinden alınan bilgi.<br />
* Ağız veya dudakların çevresinde yanıklar ve kavlamalar.<br />
* Nefes kokusundaki anormallik.<br />
* Kusma ve sürekli ishal<br />
<em><u> Ne Yapmalı?</u></em><br />
* Telefonla, telefon yoksa, en seri vasıta ile doktor çağırınız. Doktora zehirlenme hakkında bilgi veriniz.<br />
* Kazazedeye su veya süt içirerek zehiri sulandınnız.<br />
* İlaçtan zehirlenmiş ise, hastanın boğaz gerisini parmağınızla gıdıklayarak kusmasını temin ediniz.<br />
* Kusma sırasında (kendisi kusmuş olsa bile); kusulan zehirin tekrar yemek borusuna veya nefes borusuna kaçmaması için başını kalçalarından aşağıya gelecek şekilde eğiniz. Eğer kazazede küçük bir çocuk ise, midesi üzerine dizinize yatırınız.<br />
<strong>Dikkat; </strong> Eğer hasta tuz ruhu (lavabo temizleyicisi) veya gaz, benzin, boya incelticisi, mobilya cilası gibi bir petrol ürünü ile zehirlenmiş ise; kusturmaya çalışmayınız. Zira, bu gibi maddelerin kusulması halinde akciğerlerde, burun ve boğaz yollannda tehlikeli yanıklar meydana gelmektedir.<br />
Kusmanın tehlikeli olduğunu gösteren belirtileri şunlardır:<br />
* Nefeste gaz veya benzin kokusu.<br />
* Ağız veya dudak çevresinde yanıklar.<br />
* Baygınlık<br />
* Çırpınmalar<br />
* Halsizlik<br />
* Etrafta bu maddelerin içildiğini gösteren belirtiler.<br />
<strong>DİKKAT: </strong> Eğer hastanın ne cins bir madde ile zehirlendiğini bilmiyorsanız, nefesinde koku ve ağız çevresinde yanık yok ise, doktor gelinceye kadar su veya süt içirerek zehiri sulandırınız. Kusmasını temin ediniz. Zehirin mide ve bağırsaklar tarafından emilmesini geciktirmek için süt, zeytinyağı veya yumurta akı gibi bir yumuşatıcı içiriniz. Hastayı sessiz ve sıcak tutunuz. Doktor çağırmak mümkün değil ise; en seri vasıta ile onu yakınınızda bulunan bir sağlık kuruluşuna yetiştiriniz.<br />
Yukarıda saydığımız tedbirler, şu zehirlenmeler için oldukça önemlidir ve hastayı kurtaracak ehemmiyettedir:<br />
* İlaç zehirlenmeleri<br />
* Besin ve mantar zehirlenmeleri<br />
* Alkol zehirlenmeleri<br />
<strong>  DİKKAT:</strong> Doktor tarafından verilmedikçe rastgele ilaç kullanmayınız ve iğne vurdurmayınız. Dolapta fazla bekleyen, kokusu ve tadı bozulmuş olan yemekleri yemeyiniz; etleri kullanmayınız. Marketlerde (ambalaj içinde, adresi belli) satılanların dışında mantar yemeyiniz. Kırlardan rastgele mantar toplayıp yemeyiniz. Kapağı şişmiş konserveleri yemeyiniz.<br />
<strong>  NOT:</strong> Kazazedenin ne ile zehirlendiğini bilmiyor iseniz; kusmuğundan bir kısmını bir kaba koyup doktor gelince ona gösteriniz. Eğer hastayı doktora veya hastahaneye götürecek olursanız; kusmuk örneğini yanınızda götürünüz. Zira doktor nasıl bir panzehir vereceğine bu örneği tahlil ettikten sonra karar verecektir.<br />
<strong>GAZ ZEHİRLENMELERİ</strong><br />
İnsanların evde ve işyerinde en çok zehirlendikleri vakaları şöyle sıralayabiliriz:<br />
* Kimyevi madde üreten fabrikalardaki gaz sızıntıları.<br />
* Boyahanelerde çevreye yayılan tiner ve boya gazları.<br />
* Çekişi iyi olmayan bacalara bağlı kömür ve gaz sobalarından odaya dolan sızıntılar.<br />
* Isıtma ve pişirme için kullanılan ocak tüplerindeki bütan gaz kaçakları<br />
* Otomobillerde içeriye sızan egzoz gazları<br />
DİKKAT: Kapalı bir odaya girdiğinizde, bayılmış birini gördüğünüzde -gaz kokusu alamazsanız dahi- gazdan zehirlendiğini farzediniz. Bu sebeple yangına ve patlamaya sebebiyet vermemek için elektrik düğmesini açmayınız, kibrit veya çakmak yakmayınız.<br />
<em><u>Ne Yapmalı?</u></em><br />
Gazla zehirlenme sonucu bayılmış bir kimseyi gördüğünüz an derhal aşağıdaki tedbirleri alınız:<br />
* Pencereleri, kapıları açarak odaya taze hava girmesini sağlayınız.<br />
* Gaz sızıntısı yapan kaynağı bulup kapatınız. Bu mümkün olmadığı takdirde (yanan bir kömür sobası veya mangalı gibi) kazazedeyi odadan dışarı çıkarınız.<br />
* Nefes alıp almadığını kontrol ediniz. Solunumu durmuş ise; yapay solunum uygulayınız.<br />
* En kısa vasıta ile doktor çağırınız.<br />
* Kalbi durmuş ise, kalp masajı yapınız.<br />
<strong>MANTAR ZEHiRLENMESİ</strong><br />
DİKKAT: Ağaçlıklar arasında ve kırlarda, kendiliğinden yetişen mantarların zehirsizlerini zehirlilerinden ayırmak çok zordur. Bu sebeple, zehirsiz olduğundan emin olmadıkça kır mantarı toplayıp yememelidir. En garantisi, seralarda özel olarak yetiştirilen ve marketlerde ambalaj içinde satılan, firma adı ve adresi belli olan mantarlardan alıp yemelidir.<br />
<strong> <em>ZEHİRLİ MANTARLAR</em></strong><br />
Hemen hemen bütün mantar zehirlenmelerine &#8220;Amanita Muscarina&#8221; ve &#8220;Amanita Phalloides&#8221; adı verilen iki cins zehirli mantar sebep olmaktadır.<br />
<em>    A. Muscarina&#8217;nın zehiri yüksek ısıda bile tesirini kaybetmediğinden; bu cins mantarlar pişirilerek yense dahi üç saat içinde zehirlenme belirtilerini gösterirler.<br />
</em> <em><u>Belirtileri:</u></em><br />
* Göz yaşarması, bol tükürük salgısı, terleme, kusma ve karın ağrısı ilk belirtileridir.<br />
* Bu belirtileri takiben karın adalelerinde kramplar, ishal, baş dönmesi, kas seyirmesi ve göz bebeklerin de küçülme görülür.<br />
<strong>  Aman Dikkat!</strong><br />
* Hasta doktora yetiştirilmediği zaman şok ve koma hali kaçınılmaz olur ve solunum kifayetsizliğinden ölümle neticelenir.<br />
A. Phalloides cinsi mantarların zehiri ısıya dayanıksız olduğundan; pişirilerek yendiği takdirde ağır bir etkisi görülmez. Ancak çiğ olarak yendiği zaman şiddetli zehirlenme belirtileri gösterir. Tesiri, yendikten 6 ila 24 saat arasında ortaya çıkmaya haşlar.<br />
<em><u>Belirtileri:</u></em><br />
* Karın ağrısı, bulantı, kusma ve ishal gibi genel zehirlenme belirtilerine ilaveten idrar çıkaramama görülür.<br />
* A. Phalloides&#8217;in zehiri, en büyük tesirini karaciğer üzerinde gösterir. Tedavi edilmediği takdirde, karaciğer harabiyetine bağlı olarak sarılık ortaya çıkar. Bir hafta içinde hasta kaybedilir.<br />
<em><u>Ne Yapmalı?</u></em><br />
* Mantar yendikten sonra, zehirlenme belirtileri görülür görülmez hasta kusturulmalıdır.<br />
* Parmakla küçük dile dokununca kusma temin edilemiyor ise, tuzlu su veya ipeka şurubu verilerek kusma sağlanmalıdır.<br />
* Kusma ile ishal, aslında vücudun kendi kendine aldığı bir savunma şeklidir. Her iki durumda da vücut zehiri dışarı atmak istemektedir. Eğer kusmadan sonra ishal görülmez ise; mushil verilerek hastanın bağırsakları boşaltılmalıdır.<br />
* Hasta en kısa zamanda doktora yetiştirilmeli, mümkün ise, mantar örneği de beraberinde götürülmelidir.<br />
* A. Muscarina cinsi mantar zehirlenmelerinde deri altına veya damar içine &#8220;Atropin&#8221; verilmesi en tesirli tedavi şeklidir.<br />
* A. Phalloides cinsi çiğ mantar zehirlenmelerinde ise damardan &#8220;Dekstroz&#8221; verilir. Aynı zamanda karbonhidratça zengin bir diyet uygulanır. Bu tür zehirlenmede Atropin&#8217;in bir tesiri yoktur.<br />
<strong> KAN ZEHİRLENMESİ</strong><br />
Çok hızlı üreyen mikroplar, vücudu zayıf buldukları takdirde, sürüler halinde dokuya hücum ederler. Zayıf buldukları noktada damarları delip kana karışırlar. Bilhassa iltihaplı yaralarda mikropların kana karışma ihtimali daha yüksektir. İşte, ne şekilde olursa olsun, mikropların kana karışması hadisesine &#8220;Kan zehirlenmesi&#8221; veya tıptaki adı ile &#8220;septisemi&#8221; diyoruz.<br />
Hızlı üreyen mikroplar, en fazla bademcik, diş eti, sümük bezleri, safra kesesi, böbrek ve rahim gibi iltihap kapma riski yüksek olan yerlerden kana karışmaktadırlar.<br />
<em><u>KANIN ZEHİRLENDİĞİ NASIL ANLAŞILIR.</u></em><br />
* Uyuşukluk, halsizlik, yorgunluk şeklinde kendisini hissettirmeye başlar.<br />
* Hastanın ateşi sabahları az yükselmekle beraber; akşamları 40-42 dereceye kadar çıkar. Ateş yükselmesi ile birlikte titreme nöbetleri görülür.<br />
* Tırnaklarda morarma, deride hafif kırmızı lekeler belirir.<br />
* Dil kuru, cilt serindir.<br />
* Terleme ve nabzın giderek hızlanması kan zehirlenmesinin en belli özelliğidir.<br />
* Ayrıca hastanın bünyesine bağlı olarak sarılık, ishal, kusma, böbrek iltihabı, eklem yerlerinde şişlik, kalp sıkışması gibi kana karışan mikrobun cinsine göre değişen belirtiler de ortaya çıkabilmektedir.<br />
<em><u> Ne Yapmalı?</u></em><br />
* Kan zehirlenmesinin evde, kendi imkanlarınızla, tedavisi mümkün değildir.<br />
* Hiç vakit geçirmeden hastahaneye gidip tedavisinin doktor tarafından yapılmasını</font></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>

	Etiketler: <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/burun/" title="burun" rel="tag">burun</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/dudak/" title="dudak" rel="tag">dudak</a><br />

	<h2>Benzer yazılar</h2>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/03/07/yuz-naklinden-sonra-ne-kendine-benzersin-ne-digerine/" title="Yüz naklinden sonra ne kendine benzersin ne diğerine (07 Mart 2008)">Yüz naklinden sonra ne kendine benzersin ne diğerine</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/11/yilan-ve-akrep-sokmasi/" title="Yılan ve Akrep sokması (11 Haziran 2008)">Yılan ve Akrep sokması</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/05/29/veba/" title="Veba (29 Mayıs 2008)">Veba</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/04/sinuzit/" title="Sinüzit (04 Haziran 2008)">Sinüzit</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/04/saman-nezlesi/" title="Saman Nezlesi (04 Haziran 2008)">Saman Nezlesi</a> (0)</h2></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/28/zehirlenmeler-2/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>DONMA</title>
		<link>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/28/donma-2/</link>
		<comments>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/28/donma-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2008 09:10:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[ilkyardım]]></category>

		<category><![CDATA[Bunun]]></category>

		<category><![CDATA[burun]]></category>

		<category><![CDATA[ilk yardim]]></category>

		<category><![CDATA[parmak]]></category>

		<category><![CDATA[uzun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/28/donma-2/</guid>
		<description><![CDATA[Kışın uzun zaman soğukta kalmış bir kimsede önce uç noktalardan (burun-kulak-yanak-parmak) başlayarak dokuların içindeki sıvı donar. Donmuş bölgedeki kan damarları iyice büzülmüş olduğundan dolaşım durur ve derinin rengi mum görüntüsü verecek şekilde solar.
Dikkat: Burun, kulak ve yanak donmaları ağrı yapmadığı için, donmakta olan şahıs bunun farkına varamaz. Ancak el ve ayak parmakları donarken şiddetli bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Verdana" size="2">Kışın uzun zaman soğukta kalmış bir kimsede önce uç noktalardan (burun-kulak-yanak-parmak) başlayarak dokuların içindeki sıvı donar. Donmuş bölgedeki kan damarları iyice büzülmüş olduğundan dolaşım durur ve derinin rengi mum görüntüsü verecek şekilde solar.<br />
<strong>Dikkat:</strong> Burun, kulak ve yanak donmaları ağrı yapmadığı için, donmakta olan şahıs bunun farkına varamaz. Ancak el ve ayak parmakları donarken şiddetli bir ağrı verir. Donma ilerledikçe dokular uyuşur. Kazazede halsizlik hisseder. Aynı zamanda şiddetli bir uyku bastırır. Bu uyku -donan şahıs farkına varıp tedbir almadığı takdirde- ölüm uykusudur.<br />
<u><em> Ne Yapmalı?</em></u><br />
* Soğuk karlı havalarda, tek başınıza, yaya olarak uzun yola çıkmayınız.<br />
* Çıkmak zorunda kaldığınız durumlarda mutlaka sıkı giyininiz. Külahsız ve boyun atkısız çıkmayınız.<br />
* Boyun atkısı ile ilk donacak olan burun, kulak ve yanak gibi yüz bölgelerini sarınız.<br />
* Ayakkabı yerine bot veya üstten boğdurmalı bir çizme giyiniz. Eldivensiz çıkmayınız.<br />
* Fazla üşüdüğünüzü hissettiğiniz an burun ve kulaklannızı ellerinizle oğuşturarak ısıtınız.<br />
* Elleriniz fazla üşüdüğü takdirde koltuk altlarına sokarak ısıtınız.<br />
<strong>DONMUŞ BİR KAZAZEDEYE İLK YARDIM</strong><br />
* Yolda donmuş birini gördüğünüz zaman onu derhal arabanıza alıp üzerini sıkıca örtünüz. Eğer yaya iseniz ve kazazede de baygın bir halde ise, onu derhal sırtlayıp meskun bir yere taşıyınız.<br />
* Donmuş bir kimseyi sakın sıcak sobanın yanına yatırmayınız. Sobasız serin bir odaya alınız.<br />
* Evvela soğuk suya batırılmış bezlerle donmuş yerleri fazla bastırmadan oğuşturunuz.<br />
* Dokular yumuşayıp kan deveranı başlayınca ılık suya batırılmış bezlerle masaja devam ediniz.<br />
* Kazazede kendine gelince onu ılık bir küvete oturtabilirsiniz. Banyonun suyunu yavaş yavaş ısıtarak şahsın iyice kendine gelmesini sağlayınız.<br />
* Banyodan çıkardığınız kazazedenin vücudunu kuruladıktan sonra ona sıcak süt veya çay içiriniz.<br />
* Yatağa yatırıp istirahat ettiriniz.<br />
<strong>Dikkat:</strong> Donmuş bölgeye birden bire sıcak tatbik ettiğiniz zaman damarları zedeleyip kangrene sebeb olacağınızı unutmayınız.</font></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>

	Etiketler: <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/bunun/" title="Bunun" rel="tag">Bunun</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/burun/" title="burun" rel="tag">burun</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/ilk-yardim/" title="ilk yardim" rel="tag">ilk yardim</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/parmak/" title="parmak" rel="tag">parmak</a>, <a href="http://www.saglikmerkezi.biz/tag/uzun/" title="uzun" rel="tag">uzun</a><br />

	<h2>Benzer yazılar</h2>
	<ul class='st-related-posts'>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/04/nasir/" title="Nasır (04 Haziran 2008)">Nasır</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/11/goz-kulak-burun-bogazda-yabanci-cisim-kacmasi/" title="Göz Kulak Burun Boğazda Yabancı Cisim Kaçması (11 Haziran 2008)">Göz Kulak Burun Boğazda Yabancı Cisim Kaçması</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/20/gebelikte-diabet/" title="GEBELİKTE DİABET (20 Ağustos 2008)">GEBELİKTE DİABET</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/06/12/bebeklerde-cildin-pullanmasi/" title="Bebeklerde Cildin Pullanması (12 Haziran 2008)">Bebeklerde Cildin Pullanması</a> (0)</h2></li>
	<li><h2><a href="http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/28/zehirlenmeler-2/" title="ZEHİRLENMELER (28 Ağustos 2008)">ZEHİRLENMELER</a> (0)</h2></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikmerkezi.biz/2008/08/28/donma-2/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
