Pişikler bebek 1 yaşını gelinceye kadar çok rastlanan durumlardır. Çoğu pişikler tehlikeli değildir ve evde tedavi edilebilir; ancak pişik, enfeksiyonlu bir hastalığın (suçiçeği kızamık gibi) veya alerjik purpura gibi ciddi bir hastalığın belirtisi de olabilir.
Genel bir kural olarak, eğer bebekte pembe ya da kırmızı renkte bir pişik oluşursa, yanık gibi bir pişik meydana gelirse ya da pişik olur ve hasta davranışlar yaparsa derhal doktorunuza haber veriniz.
Aşağıda 1 yaşını kadar bebeklerde en çok rastlanan pişikler açıklanmıştır.
Bez Pişiği
Bu pişik, bebeğin altının uzun süre ıslak kalmasından, bakterilerden ve sindirim sistemi kaynaklı diğer ürünlerden kaynaklanır. Bez pişiği, kullanılıp atılabilir bez kullanılan bebeklerde daha çok görülür. Bez pişiği olan bebekte bezle kaplı olan alan, amonyak kokan kırmızı lekelerle kaplıdır.
Bez pişiğini tedavi etmek için bebeğinizin altını mümkün olduğu kadar havalandırın. Plastik külot kullanmayınız ve eğer mümkünse kumaş bez kullanınız veya en azından kullanılıp atılabilen bezler ıslandıktan sonra bebeğinizin üzerinde fazla bekletmeyiniz.
Bebeğin altını temizlemek için, temizleme kağıdı yerine daha az tahriş edici temiz su kullanınız. Hafif pişik, bebeğin cildi kuru ve çatlak olmadığı sürece tedavi gerektirmez. Mısır nişastası ya da talk pudrası gibi bebek tozları; öksürme ya da bebek tarafından solunduğunda tıkanmaya neden olabileceği gerekçesi ile genel olarak tercih edilmemelidir.
Çoğu bez pişikleri 3 günlük kuru tutma gayretleri neticesinde iyileşir. Eğer bebeğinizin pişiği iyileşmez ise, bebeğiniz mantar enfeksiyonu olmuş olabilir; bu da ilaçla tedaviyi gerektirir. Eğer pişik bebeğin uykusunu bölecek kadar ağır ise ya da katı, parlak kırmızı ise, ateşe neden alıyorsa veya bebeğin altında kabarcık, su toplaması, akıntı gibi belirtiler meydana geliyorsa, doktorunuzu aramalısınız.
Beşik Yanıkları
Eğer bebeğinizin baş kısmında sarı, yağlı pulcuklar ve kabuklar oluşursa, bebeğiniz beşik yanığı (sebore egzaması) olmuştur. Tedavi edilmeden beşik yanığı aylarca sürebilir. Bunla

beraber, eğer iyi tedavi edilirse birkaç hafta içinde geçer.
Beşik yanığı durumunda bebeğinizin saçlarını her gün şampuanla yıkayınız. Köpürttükten sonra kabuklu bölgeyi yumuşak bir diş fırçası ile birkaç dakika fırçalayınız. Eğer pulcuklar çok kabuklu ise şampuanlamadan 1 saat önce mineral yağı ile ovabilirsiniz. Bununla beraber, eğer mineral yağı tamamen temizlenmez ise, problemi daha da artırır. Eğer pişik kırmızı ve tahriş olmuş ise % 0,05 oranında hidrokortizon merhemi sürebilirsiniz. Çok inatçı vakalar, bebeğinizin doktoru tarafından tedavi edilmelidir.
Bebek Aknesi
Bebeklerin üçte birine yakın kısmı genellikle 3. haftadan sonra akne geliştirebilirler. Bunun nedeni plasentaya doğum öncesinde geçen anneye ait hormonlar olabilir.
Bebekte akne çok rahatsız edici olabilir, ancak anne babalar bilmelidirler ki bu geçicidir. Bazı bebeklerde, akne birkaç hafta içerisinde geçer, bazılarında ise, 6 ay kadar sürebilir.
Bebeğinizin yüzünü su ve yumuşak sabunla yıkamaktan başka bir tedavi uygulamamanız tavsiye edilir.
Salya Pişiği
çoğu bebeklerin çenelerinde ve yanaklarında pişikler meydana gelir. Bu pişiklerin nedeni çeşitli gıdalara ve medi sıvısına (çıkartma esnasında) cildin teması neticesinde olur. Genel olarak yapılması gereken yegane tedavi beslenme sonrasında cildi iyice temizlemektir. Bebeğinizin çenesinin altına uyuma esnasında yerleştirilecek bir bez vasıtası ile bebeğin salyası ya da çıkardığı gıdalar kontrol altına alınabilir.
Milia
Bunlar yeni doğmuş bebeklerin % 40′ının yüzünde bulunan küçük beyaz yumrulardır. Bu kapalı cilt gözenekleri genellikle bebek 2 aylık olana kadar açılır ve ortadan kaybolur. Tedavisi gerekmez.
İsilik
İnce pembe kabarcıklar halinde meydana gelen bu pişik genellikle bebeğin, sırtında, boynunda ve boynunun arka kısmında meydana gelir ve nedeni kapalı ter bezleridir. Her ne kadar aşırı giydirilmiş ya da ateşi olan bir bebek ve isilik geliştirebilir ise de, tipik olarak, pişik sıcak, nemli havalarda meydana gelir. Tedavi için cildi serin tutmak gereklidir. Cildi kendi başına kurumaya bırakın ve bebeğinize mümkün olduğunda az giysi giydirin. Bebek uyumakta iken bir vantilatör kullanın. Serin banyolar da bazen yardımcı olabilir.

Akne nedir?

Akne bir cilt problemidir. Akne, sivilcelere neden olan cilt yağlanması durumunda ortaya çıkar.

Semptomları nelerdir?

Semptomlar:

• Siyah noktalar (yağ bezelerini tıkar)

• Sivilceler

• Acıyan veya içi irinle dolu kırmızı şişlikler
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Akne, siyah veya beyaz noktalar, bir çok türden sivilceler ve bazen de kistler şeklinde kendini gösteren tıkanmış gözeneklere verilen isimdir. Yüz bölgesi, boyun ve bazı durumlarda da göğüs, sırt, omuz ve kolların üst kısımlarında oluşabilir. Gençlerde sıkça görülür. Ancak bu sorun herhangi bir yaş grubuna özel değildir: 40′lı yaşlarda olan ergin kişilerde de akne problemi yaşanabilir. Hayati bir önemi olmamasına karşın bu sorunu yaşayanlar için çok can sıkıcı ve görüntü olarak kötüdür. Yoğun akne ciddi ve kalıcı cilt izlerine neden olabilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

“Küçük bir hap” deyip geçmeyin! Vitaminler kanserden koruyor, stres ve yorgunlukla savaşıyor, güç, gençlik, güzellik kazandırıyor.

Özellikle hamileler, yoğun stres altında çalışanlar, besin gruplarını dengeli tüketmeyenler, çok sigara içen ve alkol kullananlar, diyet yapanlar vitamin desteğine ihtiyaç duyuyor. Tabii doktor tavsiyesiyle DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Yüzdeki kırışıklıklar, akne, yara ve yanık izleri, kilo ve gebeliğe bağlı çatlaklar ”alüminyum oksit” kristalleri ile giderilebiliyor…

Dez Güzellik Merkezi Sahibi Estetisyen Ayşe Durmaz, özellikle yüz bölgesindeki kırışıklıklar, akne, yara, yanık ve ameliyat izleri, aşırı kilo ve gebeliğe bağlı çatlaklar ile ciltteki selülite bağlı deformasyonların ”abrazyon” yöntemiyle giderildiğini söyledi.

Bu yöntemin gelişmiş ülkelerde 12 yıldır uygulandığını ve hiçbir yan etkisi olmadığını ifade eden Durmaz, şöyle devam eti:

”Alüminyumun hammaddesi olan ‘alüminyum oksit’ kristalleri, yüksek basınçla cildin sorun olan bölgesine püskürtülüyor. Cilde temas eden kristaller iz ve lekelerin bulunduğu deriyi yaklaşık 1-2 mikron kalınlığında soyuyor. Bu kristaller istenmeyen hücre atıkları ile vakumla geri alınıyor. Yaklaşık 30 dakika süren bu işlem, cildin durumuna göre 3-15 gün arayla 5 seans uygulanıyor. Derin yara ve yanık izleri ile yüzdeki kaslara inen izlere etkili olmuyor.”

Durmaz, abrazyon yönteminin, benler, siğiller, iyi huylu damar tümörleri, cilt kanserleri, doğumsal lekeler, göz ve dudak mukozaları, uçuk virüslü alanlar ile karaciğerden kaynaklanan lekelerde uygulanamadığını kaydetti.

Tedavinin başarısının, deri tipine, kullanılan abrazyonun kuvvetine, tedavi edilecek alanın tipine ve büyüklüğüne, uygulama öncesi hazırlık ile uygulama sonrası bakıma, hastanın yaşına ve ciltteki bulguların yaşına bağlı olarak değiştiğine işaret eden Durmaz, uygulama yapılan alanın güneş ışınlarından korunması gerektiğini belirtti.