Gerçi yenidoğanların uyumak, emmek , kaka ve çiş yapmak dışında fazla bir eylemleri yoktur ama yine de hayatınıza girmiş bu küçük  “yaratık” anne babaları fazlasıyla etkiler.
Tipik olarak yenidoğan oldukça sakin , hatta nerdeyse devamlı uyuma halindedir. Doğum eyleminin üzerlerinde yarattığı etkiden yavaş yavaş kurtulmakta, anne karnındaki hayatlarından tümüyle farklı yeni “dünyasına ” alışmaya çalışmaktadır.
Bu arada bebeğin anneye belirgin bir ilgisi vardır. Anne onunla konuşunca, kucağına alınca susar ve sakinleşir. Bazen annenin bu tür hareketlerine ses çıkararak cevap verir. Annenin yüzünü görünce tepki gösterir.
Daha ilk günlerden, bebeğinizin bireysel özelliklerindeki değişiklikleri de fark edebilirsiniz. Ona dokunun, bebeklerin çoğu kucağa alınmaktan, okşanmaktan, öpülmekten çok hoşlanır. Dokunmak, bebeğinizle iletişim kurmanın en önemli aracıdır. Ona şarkılar söyleyin, onun yanında mırıldanın.

1 haftalık bebek
Bebeğiniz, yüzüstü yatarken kafasını kaldırabilir. Başını sağa sola çevirebilir.
Emme, çiğneme gibi ilkel refleksleri belirgindir. Karnı tok, altı değiştirilmiş, ve banyo yapmış bebek, günün büyük bölümünü uykuda geçirir. Uyuma süreleri, 15-20 saat arasında değişir.
Aşağıdakilere dikkat:
-Emzirme ile ilgili kitaplar okuyun,        -Süt miktar ve kalitesiyle sizin beslenmeniz arasında yakın ilişki vardır; diyetinizi buna göre ayarlayın.  -Biberonla besleme tekniğini öğrenin,  -Bebeğinizin kol ve bacaklarını rahatça hareket ettirebilmesi gerekir, kundak yapmayın, onu dış ortam sıcaklığına uygun giydirin.      -Göbek kordonu  bakımına dikkat edin,           -Sırtüstü ve tam yüzüstü yatırmayın, tercihen sağ yan yatırın,            -Bebeğinizin yenidoğan döneminde sünneti hakkında bir karara varın.            -Gözlerinde, yüzünde, vücudunda sarılık hissederseniz, doktorunuzu arayın.     -Özellikle kasıklarda şişlik -fıtık-, hayalarda şişlik , inmemiş testis varlığında, çocuk doktorunuzla, gerekirse de bir çocuk cerrahı ile görüşün.      -Hastaneden taburcu olmadan yapılmamışsa, hepatit-b aşısını yaptırın.

Rectangle

2 haftalık bebek:
Artık bebeğinizin kısa süreli de olsa uyumadan gözleri açık durduğu dönemler olduğunu fark edeceksiniz. Onunla ilişki için bu dönemlerden yararlanın.

Bir süre sonra bebeğinizin dünyasında  annesinin yüzü önemli yer tutmaya başlar. Bilimsel çalışmalar, bebeklerin insan yüzünü diğer desen ve renklere tercih ettiğini göstermiştir. Yüzünüzü doğumdan itibaren  ona yaklaştırın, onunla konuşun, bebeklerin 40-50 cm.den daha uzak nesneleri  net olarak seçememesi nedeniyle fiziksel yakınlık  çok önemlidir. Mümkün olduğunca onun net görebileceği 30-40 cm aralığında olun ve kimi hareketler yaparak onun sizi taklit etmesini sağlamaya çalışın. Örneğin, dilinizi çıkarın, kaşlarınızı kaldırın, hareketlerinizi taklit edemese bile, sizi izlediğini göreceksiniz. Bir süre sonra, bebeğiniz, anne sesini tanıdığı gibi, anne yüzü ve mimiklerini de tanır hale gelecektir.

İkincihafta sonunda çocuk doktorunu ziyaret etmenizde yarar var; özellikle;

  • sarılık tam olarak geçmemişse,
  • göbeği tam kurumamışsa,               
  • beslenme düzenini tam oturtamamışsanız..

Rectangle

3 haftalık bebek :
Yüksek kontrast renkli nesneler, yenidoğanların ve bebeklerin çok ilgisini çeker. Canlı renkli ve iri oyuncak, resim vb. maddelerle ilgisini çekmeye çalışın.

Kendi ayna görüntüleri de bebeklerin hoşuna gider, yatağının kenarına bazen sağlam, kırılmaz bir bebek aynası koyarsanız, bir süre sonra ne kadar çok ilgilendiğini ve hoşuna gittiğini göreceksiniz.

Rectangle

4 haftalık bebek:
Bebekler doğumdan hemen sonra kıvrık ve gövdelerine doğru çekili olan kollarını ve bacaklarını yavaş yavaş uzatmaya başlarlar. 1. Ay sonu,  bebeklerin kendi vücutlarını keşfe başlamalarının da zamanıdır. Bebeğinizin el ve ayak parmaklarıyla oyunlar oynayarak onu bu yönde cesaretlendirin.

Özellikle yarı oturur pozisyonda ve yüzüstü tutulduğunda, bebeğinizin başını kısa bir süre dik tutabildiğini göreceksiniz. Hatta yüzüstü pozisyonda bazen başını her iki yana çevirebilir bile.

Bebeğinizin yeniden muayenesi ve hepatit-b aşısının tekrarı zamanı.

Rectangle

5 Haftalık Bebek:
Bebeğiniz, duygularını belirtmek için değişik sesler çıkarabilir. Kimi bebekler, bu dönemde erken bağrışmalar ve gülücüklere başlar.

Onu mutlaka cevaplayın, çıkardığı sesleri karşılıksız bırakmayın. Onunla yüz yüze “konuşun“. O anda yanında olmasanız bile ona seslenin. Uzaktan da olsa, sesinizi duymak hoşuna gidecektir.

Bakışlarınıza bugünlerde daha uzun süreli karşılık verecektir.

Bu dönemde gaz sancıları iyice kendini hissettirecektir. Doktorunuzla konuşun.

Bebeğinizi taşıma konusunu düşünün, kanguru tipi port bebeler, onunla aranızda daha yakın fiziksel temas sağlayacağı için tercih edilebilir.

Rectangle

6 Haftalık Bebek:
Artık bebeğiniz gündüzleri daha uzun süre uyanık kalacaktır. Uyanık olduğu zamanı, onun duygusal gelişimini stimüle etmek için kullanmalısınız. Bebeğinize müzik dinletin, üzerindeki etkiyi hissedeceksiniz.

2.ayda, bebek daha karmaşık seslere,renklere ve şekillere ilgi duyacaktır. Oyuncak seçiminde bunu dikkate alın.

Her iki gözünü bir nesne üzerine fikse edebilir ve gözleri ile hareketli nesneleri izler. Gözlerinizi gözlerine dikerek, ona yaklaşıp uzaklaşarak oynayın onunla.

Rectangle

7 Haftalık Bebek:
Bebeklerin yaklaşık yarısı, bu dönemde anne babayı tanır ve onlara yabancılardan farklı davranırlar. Bebeğiniz, sizin gülümsemelerinize gülerek karşılık verebilir, sizi gördüğünde gülücükler atabilir. Bu güne dek sizin ona gösterdiğiniz ilgi ve bakıma olan tepkisizliğinin sona ermesi, size attığı bir gülücük sizi ne kadar mutlu edecektir.

Rectangle

8 Haftalık Bebek:
Şimdilerde, bebeğiniz artık kaldırıldığında başını sabit tutar. Yüzüstü yatarken başını kaldırır, ileri doğru itme hareketleri yapabilir. Kollarını ve bacaklarını sallar, ellerini birleştirip parmaklarını açabilir.

Eline bir oyuncak vererek tutmasını sağlamaya çalışın. Sizi dinlemek için, parmaklarını yada biberon emmeyi bırakabilir. Onunla iletişim için konuşun. Onun çıkardığı sesleri çıkarın, sizi sürekli duysun.

Kalabalık konuşma ve sohbet ortamlarında onu hep ortada merkezde- tutun. İnsan etkinleşiminin zenginliğini böylece daha iyi hissedecektir, kısa sürede değişik sesler çıkarmaya başlayacaktır.

Rectangle

2 Aylık Bebek:
Artık bebeğiniz daha “canlı” dır.

Duyma, konuşma ve koku alma işlemlerinden sorumlu olan bebeğin temporal  lobu yavaş yavaş devreye girer ve bebeğiniz sizi daha belirgin duymaya başlar. Size dönmeye ve sizinle konuşmaya çalışır.

Araştırmalar, bebeklerin 0-1 yaş arası duydukları sözcük sayısının onların entellektüel gelişimleri için önemli olduğunu göstermektedir.
Bunu hiç unutmayın.

Bebeğinizin yatarak geçirdiği zamanın daha eğlenceli olması için ellerine oyuncak verin.

Aylık muayenede, ona bu ay karma, çocuk felci, Hib ve verem aşıları yapılacak.

Rectangle

3 Aylık Bebek:
3 aylık bebek, artık sizin varlığınıza, sesinize, hatta yüz ifadenize kol ve bacak hareketleriyle karşılık verebilir. Artık bebeğiniz sürekli gördüğü insanları, yabancılardan yavaş yavaş ayırt etmeye başlayacaktır.

Kalabalık grup içinde yada yabancıların yanında bir alışma sürecine ihtiyacı olacaktır. Özellikle sizin kucağınızda iken diğer insanlarla ve büyük çocuklarla daha rahat korkusuz ilişki kurar,

Bebeğinizin ruhsal durumu çok değişkendir. Aynı dakikada, gülmeyi ağlamak izleyebilir. Dikkatinizi çekmek için elindeki nesneyi atar vurur, ağlar.

Eller ve ayaklarıyla uzun süre oynar.

Bir anda ses çıkarmamasından korkarak, yanına koşarsınız. El ve ayaklarıyla kendi kendisini eğlendirdiğini görürsünüz. İç rahatlığıyla gazete okumaya devam edebilirsiniz.

Rectangle

4 Aylık bebek:
Artık bebeğinizin fizik gelişimi belirgin olarak hızlanmaktadır. Yüzüstü yatırdığınızda kol ve bacakları üzerinde gerilerek sırtını geriye doğru kaldırabilir. Sırtüstü yatırıldığındaysa, başını ve omuzlarını kaldıracaktır.

Sebep sonuç ilişkisini kurabildiği için, artık küçük oyunlar oynamaya başlayacaktır. Sizin almanızı görmek için elindeki nesneyi atar, düşüşünü izler.

Diş çıkarmaya başlayabilir, bunun yaratacağı  ateş, huzursuzluk gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Ancak ülkemizde bebeklerin ortalama 6-7. ayda diş çıkardıklarını unutmayın, ufak tefek gecikmelerin fazla bir önemi yoktur.  İkinci ayda yapılan aşıların -karma, çocuk felci ve Hib bu ay tekrarlanması gerekir, unutmayın!

Rectangle

5 Aylık bebek:
Bebeğiniz artık oldukça sosyalleşmiştir. Bunu , başkalarıyla ilişkide belirgin olarak hissedebilirsiniz.

Kısa süreli oturabilir, ancak yine de yastıklarla destek oluşturmalısınız.

Rectangle

6 Aylık Bebek :
Bebeğimiz şimdi “saklama” oyunlarında aktif yer almaya başlar. Sesinizde ton ve yükselip alçalmaları ayırdeder, sertçe söylenen sözlere karşı farklı tepki gösterir.

Üç boyutlu uzayda nesnelerin birbiriyle ilişkisini anlamaya başlar. Oyuncaklarını örneğin boyutlarına göre sınıflandırabilir. Aynada kendisini görmekten büyük zevk alır, o sırada siz arkasına geçerseniz, aynada sizi görür görmez arkasına dönerek size bakar, aynada olan görüntünüzün “siz” olmadığını bilir.

Bazı şeylerin ve kişilerin görünüp kaybolma türünden oyunlar onu çok eğlendirir. Örneğin bir örtü altına bir nesneyi saklayın, onu bulsun.

Artık ince motor hareketleri de yapar hale gelmektedir. Oyuncağı bir elinden diğerine geçirebilir. 2 kulplu bir kaptan yardımla içebilir.

Objeleri birbirine vurmaktan hoşlanır. Ellerini çırpar. Bir eliyle uzanarak, bir oyuncağı yakalayabilir.

- Ne kadar kızgın olursanız olun, sakın bebeğinize vurmayın!
- Emekleme günleri yaklaşıyor, evinizi ona göre düzenleyin,
- Doktorunuzla, onu hangi acil durumda aramanız gerektiği konusunu konuşun.

Bu ay yine aşılar var; karma, çocuk felci ve Hib ve hepatit-b‘nin üçüncü tekrarı

Rectangle

7 Aylık Bebek:
Bebeğiniz desteksiz oturabilir.

Emeklemeye başlayabilir, geri geri hareket edebilir. Bir şeye tutunarak ayakları üzerinde durabilir.

Bu andan itibaren, düşmeler ve çarpmalar başlar. Düşme ve çarpma, bir bebek için kaçınılmazdır, çok fazla kaygılanmayın. Sadece, evde önceden alınabilecek önlemleri düşünün ve alın.

Onunla konuşarak iletişimi arttırın, daha çok sözcük duymasını sağlayın.

Rectangle

8 Aylık Bebek :
Doğumdan beri bebeğinize söylediğiniz binlerce sözcük artık etkisini göstermeye  başlar.

Onun bazı kelimeleri anlamaya başladığını fark edebilirsiniz.

Bebeğiniz yürümenin hemen öncesindedir.

Tutunarak, emekleyerek, bir yerden bir yere gidebilir. İsteklerini net olarak belirtir. Oyuncağının elinden alınmasını tepki gösterir.

Bu dönemde bebekle seyahat çok zordur. Özellikle uzun yolculuk alıştığı rutin uygulamaların aksamasına yol açacağı için, onu rahatsız eder.

Bebeğiniz, size aşırı bağlılık duyup, anne-baba dışında kimseye yaklaşmak istemeyebilir.

Bu durum, özellikle yakın akrabaları, babaanne, anneanne ve dedeleri üzer.

Rectangle

9 Aylık Bebek :
Onunla konuşurken, bir çok basit kelimeyi ve cümleciği, yeni sözcüklerle kullanın. Bazen onun gibi sesler çıkartsanız da, normal “erişkin dilini” de kullanın.

Sürekli onun çıkardığı seslerle ona karşılık vermeniz doğru değildir.

Kişilik özellikleri de yerleşmeye başlamıştır.

Karşılaştığı her insana gülebilir, yada tanımadığı insanlar karşısında utanarak yüzünü saklayabilir. Bazı sesleri taklit edebilir, kapıdan çıkan birine el sallayabilir, hoşlanmadığı durumda hoşnutsuzluğunu belirtir.

Daha önceleri onu etkilemeyen kapı zili vb. sesler onu korkutup ağlatabilir.

Onu sarılıp, öpün, rahatlatın.

Kızamık aşısını unutmayın

Rectangle

10-11-12 Aylık Bebekler :
Artık ağızdan, sözcükler ve sözcük benzeri sesler dökülmeye başlar. Söylediği her şeyi anlamaya çalışın, onu yanıtlayın. Böylece onun sözlü iletişimi öğrenmesine yardım etmiş olacaksınız. Çok fazla konuşmasa bile, isteklerini, işaretle ve sesle belirtecektir.

Ona “hayır” dendiği zaman, “hayır” ın ne anlama geldiğini yavaş yavaş anlayacaktır.

Ancak “hayır”, seyrek olarak ve gerçekten onun için tehlike yaratacak durumlarda kararlıca kullanılmalıdır.

Bebeğiniz, siz olmadan hiç bir şey yapamadığı dönemi geride bıraktı. Her ne kadar  bakım ve ilgi ihtiyacı devam etse de, tek başına yürüyebilir, kalkabilir.

Basit emirleri anlar ve uygular.”Bir öpücük ver!”, “bardağı ver” gibi. Kendi sözcük dağarcığı henüz birkaç kelimeyi geçmese de anladığı kelime ve cümle sayısı da çok arttırmıştır.

Dikkatini 2.5 dakika süreyle toplayabilir. İşaretlerle “kulağın nerede?” “burnun nerede?” gibi sorulara cevap verebilir.

Olabildiğince, nesneler ve isimlerini ona öğretmeye çalışın. Gösterdiğimiz ilgi, onun sözcük dağarcığını daha çabuk geliştirecektir.

 

Zaman zaman bir kemiğin kırılması veya bir kasın gerilmesi dışında, çocukların çoğunun kaslar, kemikler ve eklemleriyle ilgili ciddi sorunları olmaz.
Yine de çok sayıdaki gelişme modelleri, okul öncesi yaştaki çocuklarda görülebilir.
Düztabanlık ya da içe basma gösteren parmaklı ayak durumu, bacak çarpıklığı ve yay bacaklılık, çoğu çocuğun bacak gelişiminin normalde izlenen örnekleri süresince geçirdiği aşamalardır. Örneğin, bebeklerin ayak parmakları içeriye doğru bükülmeye eğilim gösterir, ayakların düztaban olduğu görülür. Bunun nedeni, şişman bebeklerin çokluğudur. Ne var ki çocuk zayıfladıkça kemerler 5 yaşına kadar belirginleşir.
Benzer şekilde bacaklar, doğumdan yaklaşık 2 yaşına kadar geçen süre içerisinde alışıldığı üzere yavaşça eğilir. Daha sonra yeni yürümeye başlayan çocuğun bacakları çoğu zaman zıt yönde haddinden fazla eğilir ve 3 yaşına kadar çarpık bacaklı bir görünüm verir. Normalde bacaklar 7 yaşına kadar düzelir.
Bu değişmeler okul çağı süresince devam etse bile, nadiren tedaviye ihtiyaç gösterir. Genellikle onların nedeni hastalık değildir.
Düztabanlık
Kemerler belirgin değilse çocuğunuzun ayakları düztabandır. Şişmanlıkları ayaklarını düztaban gösteren bebeklerin düztabanlıkları için endişelenmeye gerek yoktur. Bununla birlikte kemerler 5 yaşa kadar ayırt edilemiyorsa, çocuğun ya esnek ya da sabit düztabanlığı olabilir.
Esnek düztabanlık sadece çocuk ayakta dururken belli olur. Parmak uçlarına basarken ya da ayak herhangi bir ağırlık taşımıyorsa kemerler yeniden ortaya çıkar. Esnek düztabanlık, soyaçekime yönelimli olup Yahudi ve zenciler arasında daha çok yaygındır. Ayaklar hareketli olup acı duymaz ve mükemmel bir kas gücüne sahiptir. Esnek düztabanlığı olan çocuklar aynı zamanda içeriye doğru kıvrılan ayak parmakları olmaya eğilim gösterirler.
Esnek düztabanlık genellikle tedavi gerektirmez. Bununla birlikte, ayaklar aşırı derecede düz taban olursa, çocuğunuzun doktoru sıkı bir ayakkabı içerisinde bir kemer desteği salık verebilir. Bu, ayağı düzeltmemekle birlikte ayağı germeden uzun yürüyüşlere izin verir.
Sabit ya da katı düztabanlık doğuştan kemik bozukluğuyla meydana geldiğinden daha büyük bir soruna yol açar. Çocuğunuzun doktoru durumun bu olup olmadığını anlamak için röntgen kullanacaktır. Sorun özel ayakkabıyla giderilemiyorsa bir ameliyat, sorunun çözümü için uygun olabilir.
İçe basma gösteren ayak parmağı
İçe basma gösteren ayak parmağında, parmaklar içeriye doğru bükülmüştür. Yeni doğan bebeklerin çoğu bu çeşit ayak parmaklı olup rahimdeki fetüse ait pozisyonlarından kalma bir durum arz ederler. Genellikle ayak parmakları içeriye doğru, sivri uçlu bir şekilde kıvrılmış olarak uyurlar. Daha sonra yürümeye başladıklarında ayaklan çoğu zaman dengelerini korumak ve düztabanlık, yay bacaklar ve çarpık bacaklar gibi durumları telafi etmek için içeriye doğru döner.
Bu koşul genellikle 5 yaşına kadar kendi kendine ortadan kalkar. Devam ettiği takdirde doktorunuz, çocuğunuzun ayakta duruşunu ve yürüyüşünü izler ve aynı zamanda röntgen çekebilir. Doktor; uyluk, incik, topuk kemiklerini yada ayağın içeriye doğru döndüğü doğuştan kemik bozuklukları gibi içe basma gösteren ayak parmağına yol açan hastalıkların mevcudiyetini kontrol eder. (Nadiren, beyin felci buna neden olur).
İçeriye kıvrılmış ayaklar üzerinde oturmak ya da uyumak gibi bir yer değiştirme, şekil bozukluğuna neden olmaz, ancak sorunu sürdürebilir. Bebeğinizin ayağı esnekse, germe hareketleri tavsiye edilebilir. Ayak sabitse bir kalıp gerektirebilir.
Çocuğunuzun, ayak parmakları ileriye doğru düz bir şekilde uzatılmış ve hafifçe dışarıya dönmüş olduğu halde oturmasını ve yürümesini teşvik ediniz. Çocuğunuzu dizleri bir arada ve alt bacakları yere düz olarak ve dışarıyı gösterecek şekilde değil, bağdaş kurdurarak oturtunuz. İçe basma gösteren ayak parmağının ciddi durumları, özel ayakkabılar ya da gece giydirilen aralarında bir demir çubuk bulunan bir çift ayakkabıdan oluşan bir kalıp gerektirir.
Temel bir yapısal bozukluk, ayakları, kalıp ve daha sonra ortopedik ayakkabılar içine koyarak tedavi edilebilir. Bu önlemler yararlı olmazsa, bir ameliyat gerekebilir, ancak genellikle çocuk 9 yaşına gelmeden önce yapılmaz.
Çarpık bacaklar
Çarpık bacaklı bir çocuk, ayakta dururken dizler, birbirine değer, ancak topuklar değmez. Çarpık bacaklar kızlarda, erkeklerden daha çok görülür. Bunun nedeni, bir ölçüde kızların kalça bölgesinin daha geniş olmasıdır. Aynı zamanda, gelişen kemikleri ve eklemleri ağırlıklarını taşımakta zorlanan kilolu çocuklarda daha sık görülür.
Çarpık bacak görünümü 4 yaşından sonra da sürebilir, ancak çocukların pek çoğunun bacakları 7 yaşına kadar düzelir. Bacaklar düzelmez veya durum çocuğunuz okul yaşına geldikten sonra da gelişmeyi sürdürürse doktor, çarpık bacaklara neden olan ve gençlerde görülen romatizma arteriti, raşitizm ve enfeksiyonlar gibi diz eklemi hastalıklarını bertaraf eder. Önemsenmemiş bir yara ya da bir gelişim sorunu, simetrik olmayan bacak çarpıklarına yol açabilir. Doktor, dizler birbirlerine değerken topuklar arasındaki uzaklığı ölçer ve durumun ciddiyetini saptamak için röntgen kullanır.
Çarpık bacaklar, özellikle çocuğun ailesinden geldiği zaman yaygındır. Birçok durumda bacaklar, çocuk büyüdükçe düzelme gösterir. Bu nedenle tedavi nadiren gerekir.
Ağırlık, ayağın ve topuğun iç kenarına düştüğünden, çarpık bacaklı çocuklarda çoğu zaman düztabanlık vardır. Çocuk kiloluysa bu durum ayağı zorlayabilir ve zayıf ayağı rahatlatmak ve ayakkabının iç sınırının giyilmesini engellemek için bir kemer desteği gerektirebilir. Ciddi bacak çarpıklıkları, gece giyilen desteklerle de tedavi edilebilir. Bazı durumlarda ameliyat gerekebilir, ancak bu dizlerin kendi kendilerine düzeltmesine fırsat verilmeden yapılmamalıdır. Bu süre kızlar için 10, erkekler için 12 yaşından sonrasına kadar olan, gelişme tamamlanmadan önceki dönemdir.
Yay Bacaklar
Topuklar birbirine dokunduğu zaman eğilmemiş dizler birbirine dokunmazsa bacaklar eğilmiş sayılır. Rahimin engellenmiş boşluğunda ceninin bacaklarını birbirlerinin üzerine katlama biçimi nedeniyle bacaklar doğuştan normalde eğiktir. Bacaklar çoğu zaman 2 yıla kadar katlanmış kalır. Eğik bacaklar aynen kalır ya da 3 yaşından sonra daha da kötüleşirse çocuğunuzun doktoru tarafından muayene edilmelidir.
Doktor, topuklar birbirine dokunduğunda çocuğunuzun dizleri arasındaki uzaklığı ölçer ve eğikliğin derecesini saptamak için röntgen kullanır. Bazen çocuğun bacaklarının üzerindeki ağırlığın dağılımından dolayı, bacaklar eğik gözükürler. Bir bacak diğerinden daha eğik olduğunda bu, bir yara ya da bir gelişim sorununun sonucu olabilir. Sürekli eğilen bacaklar genellikle 8 yaşına kadar tedavi olmaksızın düzelirler. Ara sıra doktorlar gece desteklerini tavsiye ederler. Cerrahi müdahaleyle düzeltme, geleneksel önlemler başarılı olamadığı zaman bir olanaktır.
Ender durumlarda yay bacaklarının nedeni raşitizm veya Blount hastalığı gibi düzensizliklerdir. Blount hastalığında, incik kemiği, dizin altında kavis çizer ve güvenli bir şekilde dizin içine sokulmaz. Diz eklemindeki ciddi sorunlar gelişebilir. Bu hastalık aşırı kilolu veya kısa boylu ya da erken yaşta yürüyen çocuklarda daha sık görülür. Kızlarda, erkeklerden daha yaygındır. İncik kemiğinin üst kısmında yapılan bir ameliyatla düzeltilebilir.

Çok sık sorulan sorulardan birisi de, “Bebeğim ne zaman yürüyecek?” sorusudur.
Bunu kimse önceden söyleyemez. Bir çocuk 9 aylık iken yürüyorken, başka birisi 14 aylık oluncaya kadar emeklemeye devam edebilir. Yeni yürüyen bebeği seyretmek çok zevklidir. Tombul ayakları henüz yağlı doku içerdikleri için ayak parmakları şirin bir görünüm yaratmaktadır. Bazı bebeklerin bacakları içe ya da dışa eğimlidir ve bebek yürürken paytak bir görünüm ortaya çıkar. Bu çarpıklıklar normaldir ve kendiliğinden geçer.
Yeni yürüyen bebeğinizin hemen başarılı olmasını beklemeyin. 1 yaşındaki bebeğiniz odanın içinde 1 dakika kadar yürüdükten sonra, bir başka defa yüzükoyun düşebilir. Düşmeler başlangıçta genellikle çok rastlanan olaylardır ve bebeğe gerçekten zarar vereni çok azdır. Düşmeler, yürümeyi öğrenmenin bir parçasıdır.
Bununla beraber, anne baba için düşmeler, meydana gelebilecek olayları işaret eden sinyallerdir. Birkaç hafta önce hareket kabiliyeti sınırlı olan bebek, artık istediği her yere gitmeye kabiliyeti olduğunu keşfetmiştir. Küçük “kaşif’ 18 aylık oluncaya kadar elinizden tutarak merdivenleri çıkabilir; 20 aylık olduğunda merdivenlerden aşağıya sizin elinizden tutmak koşuluyla inebilir. 24 aylık olduğunda, tedbirli anne babalar tarafından merdiven inişine ve çıkışına emniyet kapıları gibi önlemler yerleştirilmediği sürece, bebeğe mani olmak mümkün değildir.

Beyin felci, çocukluk döneminin en yaygın olarak görülen sakatlık nedenlerinden biridir. Doğum öncesinde, sırasında veya sonrasında merkezi sinir sisteminin hareket işlev alanlarının hasar görmesinden kaynaklanır.

Beyin felcinin birçok nedeni vardır. Yaygın nedenlerden biri; beyin dokusu içinde yeterli oksijen bulunmamasıdır (anoksi). Yapılan araştırmalar beyin felci olan bebeklerin üçte birinin vücut ağırlığının 2250 gramın altında olduğunu da ortaya çıkarmıştır. Doğum sancısı ve doğum sırasında beynin hasar görmesi, bakteriyel menenjit gibi bir enfeksiyon ve hemoraji (kanama) de diğer nedenleri oluşturur. Ancak genellikle belirgin bir açıklama bulunamamaktadır.

Dört tip beyin felci vardın Spastik beyin felci, ekstrapiramidal beyin felci, atonik beyin felci ve bu tiplerin karışımından oluşan beyin felci.

“Spastik beyin felci” en yaygın olan tiptir. Spastik beyin felci bulunan bir bebekte, yeni doğanlara özgü bazı reflekslerde anormal inatçılık görülür. Hiperaktif bir tutma refleksi bebeğin ellerinin iyice sıkılmış bir yumruk biçimini almasına yol açar. Bebek büyüdükçe kol ve bacakları daha spastik ve katı bir hal alır.

Hastalık her iki kolu ve her iki bacağı da tutabilir (spastik kuadrepleji). Bu durum varsa genellikle bir ölçüde zekâ gecikmesi de söz konusu olmaktadır. Yaygın olarak konvülsiyonlar görülür.

Hastalık tüm kol ve bacakları tutuyor, ancak kollar daha hafif bir derecede etkileniyorsa, bu durum dipleji (iki taraflı felç) olarak anılır. Diplejili çocukların ellerini oldukça iyi kullandıkları da görülebilmektedir. Zekâ düzeyleri genellikle normal ya da normale yakındır, fakat resim çizmeyi ve harf yazmayı öğrenmekte bazı güçlüklerle karşılaşabilirler.

Beyin felci bulunan tüm çocukların üçte birinde spastik hemipleji (vücudun yalnızca bir tarafını tutan felç, yarım felç) söz konusudur. Spastik hemiplejili çocuklar genellikle altnormal gruba giren bir zeka düzeyine sahip olma eğiliminde olmakla birlikte, bu durumdaki bazı çocuklar orta ve hatta ortanın üstü zeki düzeylerine sahip olabilmektedir.

“Ekstrapiramidal beyin felci” ilk olarak bir bebeğin kasların zayıflığı ve esnekliği ile kendini gösterir. Bu beyin felci tipi genellikle, bebek 6 aylık olana kadar teşhis edilememektedir. Erken bir belirti, bebek bir şeye uzanmaya çalışırken, ellerinin anormal bir pozisyon almasıdır.

“Kronik beyin felci” nin iki biçimi vardır, atonik çiçeği ve konjenital beyincik ataksisi. Atonik dipleji ileri derecede zekâ gecikmesi ile birlikte görülür. spastisite genellikle daha sonra, çocukluk döneminde gelişir. Konjenital beyincik ataksisi beyin felcinin seyrek görülen bir biçimi olup hafif derecede zeka gecikmesi ile birlikte bulunmaktadır.

Beyin felci bulunan bir çocuğun geleceği büyük ölçüde zekâ özürlülüğü de bulunup bulunmadığını bağlıdır. Bir çocuk tekerlekli sandalye kullanmasını gerektiren ciddi hareket sorunlarına sahip olsa bile kendi kendine gizleme yeteneğine sahipse, bir dereceye kadar düzelme sağlanması daha kolay olur. Çocuğun sakatlığına karşı ailenin tavrı, bu bireyin olumlu

Bir imajı geliştirip geliştirememesi üzerinde etkili olur.

 

Yeni doğan bebeğinizin hareketleri reflekslerle yönetilmektedir. Yanağını okşarsanız bebek uyarılacak ve emmeye çalışacaktır. Ayak tabanlarına değerseniz dizleri ve ayakları bükülecektir. Birden bir gürültü çıkarırsanız bebeğinizin başı geriye düşecek, boynu uzayacak ve kollarıyla bacakları dışa doğru sallanıp hızla geri gelecektir.
Tüm normal bebekler, istemli motor işlevleri denetimi ele aldıkça önceden bilinen bir sıra içinde kaybolan yine önceden bilinen reflekslerle birlikte doğarlar. Ancak, refleks cevaplarının eksikliği olası bir nörolojik sorunu haber verebilir. Yeni doğan bebeğinizin hastanede yapılan muayenesinin bir kısmı, çeşitli reflekslerin ve yanıtların aydınlığa çıkarılması girişimlerini içerir.
Bebekte doğuştan var olan refleksler ve tepkiler aşağıda anlatılmıştır. Her ne kadar uykusu gelen ya da yeni beslenmiş bir bebekte daha zayıf olarak görülse de, tüm normal bebekler bu tepkileri veriyor olmalıdır.
“Moro refleksi” yeni doğan bebeklerde görülen en sık ve en önemli tepkilerden biri olup, bebeğiniz yüksek bir ses işitince, pozisyonu ani bir hareketle değiştirilince ya da sert bir harekete maruz kalınca ortaya çıkmaktadır. Bebek ürker, kendini arkaya doğru gerer ve başını geriye atar. Aynı anda kol ve bacaklarını uzatır ve sonra derhal ani bir hareketle vücuduna doğru çeker. Ağlar, sonra ürkerek sarsılır ve sonra bu sarsılmadan dolayı yeniden ağlar.
Bebeğinizi sakinleştirmek için, vücudunun herhangi bir bölgesini sürekli, ama nazik bir şekilde okşayın. Bu arada, kolunu omuzu hizasından bükülmüş şekilde sağlamca tutarsanız bebek sakinleşecektir. Moro refleksi genellikle bebek üç aylık olduğunda kendiliğinden kaybolur.
Bebeğiniz okşamalara karşı çok çeşitli tepkiler verir. Avucunun içini veya ayağının tabanını okşarsanız parmağınıza yapışacaktır (palmar veya plantar yapışma). Bebek ne kadar prematüre doğmuşsa bırakmakta da o kadar daha isteksiz olacaktır. Ayağının ya da elinin üstünü okşarsanız kol ve bacaklarını çekecek, vücudunu yuvarlatacak ve yine parmağınıza yapışacaktır. Palmar yapışma çocuk 6 aylık olunca, plantar yapışma da 10 aylık olunca ortadan kalkar.
“Arama ve emme”, bebeğinizin önemli reflekslerinden ikisini oluşturmaktadır. Bebeğin yanağının okşanması arama refleksinin ortaya çıkmasına neden olur. Bebek kendini okşayan nesneye yönelir ve memeyi aramaya başlar. Bunu, emme refleksi izler ve bebeğin ağzının okşanması ile başlatılabilir. Bebeğin ağzının içi bu reflekse en duyarlı olan bölgedir. Emme ve arama refleksleri genellikle, bebek 4 aylık olunca sona erer. Ancak 7 ay boyunca bebekte uyku sırasında ortaya çıkmaya devam ederler.
“Tonik boyun refleksi”, bebeğiniz sırtüstü durumda iken ve başı yana çevrilmişken görülür. Bebek, vücudunu yüzünden uzaklaştıracak şekilde gerilir, yüzünün tarafında bulunan kolu uzarken diğer kolu kasılır ve bacakları yukarı çekilir.
Her ne kadar yeni doğanlarda bulunmaktaysa da bu refleks 2 aylık bebeklerde daha belirgindir. Genellikle altıncı ayda kaybolur.
Yeni doğan bebeğinizin “yönelme tepkisi”, çevresindeki değişime gösterdiği bir tepkidir. Örneğin, bebek yeni bir şey duyar veya görürse uyanıklığı artar, faaliyeti azalır. Başı uyarının merkezine doğru çevrilebilecek ve kalp atışları değişecektir. Bebek tanıdığı bir uyarana uyum sağlarsa kalp atışı yavaşlar; uyaran alışık olmadığı bir nesne ise kalp atışı hızlanır.
Bir bebek kendisini birçok tepki ve refleks nedeniyle koruma yeteneğine sahiptir. Güçlü bir “gag refleksi” nedeniyle, yeni doğan bebeğiniz nefes borusunu açık tutmasına yardımcı olmak amacıyla balgam tükürme yeteneğine sahip olmaktadır. Bebeğin vücudunun bir kısmı soğuk havaya maruz kalacak olursa, tüm vücudunun rengi ve sıcaklığı değişecek, bebek kol ve bacaklarını vücuduna doğru toplayarak soğuğa maruz kalan yüzey alanını azaltmaya çalışacak ve sıcak kalma çabası içinde titremeye ve ağlamaya başlayacaktır. Ayrıca kuvvetli bir “göz kırpma refleksi”, bebeğin gözlerinin parlak ışıktan korunmasını sağlamaktadır.
Yeni doğan bebeğiniz ağrıyı en az sizin kadar sevmemektedir ve ondan kaçınmak için gereken her şeyi yapmaya hazırdır. Örneğin, bebeğin bacağını acıtırsanız bacağını uzağa kaçıracak, bu yetmezse diğer ayağı ile sizi uzaklaştırmaya çalışacaktır.
Yeni doğan bebeğinizin refleksleri yok olsalar bile ki çoğu yaşamın ilk yılı içinde kaybolur yararlarının pek kısa vadeli olduğu söylenemez. Yapılan araştırmalar, bebeğinizin beyninin bu ilk reflekslerden öğrendiği bilgileri sakladığını göstermektedir. Örneğin, bebekler doğrulmaya çalışırken bu hareket, başarısız bile olsa, muhtemelen onların uzak (mekân) kavramının gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Benzer şekilde, güçlü tonik refleks bir bebeğin, vücudun her iki yanını ayrı ayrı kullanmayı ve ellerinden içgüdüsel değil istemli olarak yararlanmayı öğrenmesine yardımcı olur.

Nöbet nedir?

Nöbetler sadece semptomlardır, hastalık değildir. Beyindeki sinir hücrelerinin anormal fonksiyon göstermeleri ve anormal bir elektrik sinyalinin aniden beyinde oluşması neticesinde ortaya çıkar.

Nöbetler, farklı hislere ve davranışlara ve bazen kas spazmlarına ve bilinç kaybına neden olabilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Yeryüzünde yüzlerce çeşit örümcek vardır. Örümcek ısırıklarının tamamı zehirlidir, ancak genellikle insanlar için tehlike arz etmez. Örümceklerin çoğunda çok az zehir vardır veya dişleri cildi delecek kadar büyük değildir. Sadece birkaç örümcek türü tehlikeli ısırıklara neden olur. Örümcek ısırıklarının çoğu tehlikeli olmadığı için, tıbbi müdahale gerektirmez. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Tırnak, göz, ayak bileği ve avuç içlerinize bir kez daha bakın. Ciddi sağlık sorunlarının işaretlerini görebilirsiniz.

Tırnaklar

Tırnaklar sağlığınızın önemli bir göstergesi sayılıyor. Tırnaklarınızda mavilik ya da morluk görmeniz bir kalp hastalığıyla karşı karşıya olduğunuzun işareti olabilir. Tırnaklarınızın üstünde tümsekler bulunuyorsa ve kalın tırnaklarınız varsa solunum yollarınızda bir sorun olabileceği söylenebilir.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Gergin, sert, diri ve biçimli kalçalar… Özellikle, bikinilerin ve kısa şortların vazgeçemediğimiz kıyafetler arasında yer aldığı yaz mevsiminde biz kadınların ortak hayalini süslüyor.

Sıkı ve biçimle kalçalara sahip olabilmek için; bol miktarda su tüketmeli, beslenmenize özen göstermeli, aşırı tuz tüketiminden ve sürekli oturmaktan kaçınmalısınız hiç kuşkusuz. Ancak, kalçalarınızı düzgün bir şekle sokabilmenin ilk kuralı, bu bölgedeki kaslarınızı çalıştırmaktan geçiyor.

Topuk hareketi

Vücudunuz dik, ayakta durun. Kollarınızı ensenizde birleştirin. Sağ bacağınızı arkaya doğru kırın ve topuğunuzla kalçanıza değmeğe çalışın. Bu sırada vücudunuzun üst kısmı dik durmalı. Egzersizi önce yavaş, sonra hızlı hareketlerle 30 kez uygulayın. Hareketi diğer bacağınızla da tekrarlayın.

Twist

Ayaklarınız bitişik halde ayakta durun. Kollarınızı göğsünüzün önünde birleştirin. Bacaklarınızı bükün, kalçanızı arkaya doğru çıkarın ve dizlerinizi birbirine yapıştırın. Şimdi, dizlerinizle sağ yöne doğru twist yapın. Bu hareketi uygularken kalçanızı bilinçli olarak kasın. Ardından aynı işlemi sol tarafa doğru uygulayın, kalçanızı kasın. Hareketi önce yavaş, ardından hızlı bir tempoyla uygulayın. Egzersizi 20 kez tekrarlayın.

Doğrulma

Bacaklarınızı dizlerinizden kırın, kollarınızı öne doğru uzatın. Kalçanızı, sanki bir yere oturmak istiyormuş gibi arkaya doğru çıkarın. Bavula temas etmeden durun ve bacaklarınızla yeniden doğrulun. Egzersizi uygularken vücudunuzun üst kısmı daima dik olmalı. Egzersizi 20 kez tekrarlayın.

Dizüstü eğilme

Dik durun. Sandalyenin başını sıkıca kavrayın. Sağ bacağınızı hafifçe bükün. Sol bacağınızı arkaya doğru gerdikten sonra 5 kez yukarıya doğru alçalıp yükselin. Bu sırada vücudunuzu dik tutun. Sol ayağınızı zemine yerleştirin. Şimdi her iki bacağınızla bükülme hareketi uygulayın. Egzersizi 3 kez tekrarladıktan sonra bacak değiştirin.

Yükseğe basınç

Yere sırtüstü uzanın. Ellerinizi başınızın arkasında birleştirin. Sağ bacağınızı göğsünüze doğru yaklaştırın. Sol bacağınızı 90 derecelik bir açıyla kırarak ayağınızı zemine yerleştirin. Kalçanızı, sol bacağınızdan güç alarak, zemine değdirmeden yavaşça yukarı doğru kaldırın ve indirin. Egzersizi uygularken karnınızı iyice kasın.