Kolik nedir?

Herhangi bir sağlık sorunu olmayan sağlıklı bebekte, her tür kontrol edilemeyen ağrıya “kolik” denir. Bu durum, bebeklerin ortalama %20’sinde mevcuttur.

  • Bu bebekler, günde ortalama 3 saatten fazla ağlarlar,
  • Bu durum, haftada 3 günden fazla tekrarlar.

İlk bebekle sonrakiler arasında, kız bebekle erkek bebek arasında sıklık farkı yoktur. Tedavi gerektiren herhangi bir tıbbi soruna bağlı olmamasına rağmen, belki anne-babaların en sık doktora başvurma nedeni budur, aileyi en çok gaz sancıları telaşlandırır. Önceleri korkuyla karışık bir telaş; “Acaba anlaşılamayan bir sorun mu var?” Daha sonra ne pahasına olursa olsun bu sancıyı dindirip bebeği rahatlatma isteği.

Bebekte kolik -gaz sancısı olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Bebeklerin tamamı ara sıra ağlar, ağlamayanı yoktur. Her ağlamasının da, mutlaka hemen o anda çözümlenebilecek bir nedeni de olmayabilir. Ancak bu ağlama, günde iki-iki buçuk saati geçmez. Ancak gazlı bebek;

  • Sürekli ağlama 3 saatten fazla sürer,
  • Genellikle saat 18.00-24.00 arasında olur, akşam saatlerinde şiddetlenir,
  • Bebek son derece huzursuzdur,
  • Bacaklarını çeker, gaz çıkarır.

Gaz sancıları, bebek 2 haftalık olduğunda başlar, 4. haftada şiddetlenir, 3. Ayda büyük ölçüde kaybolur. Ne yazık ki, az sayıda bebekte, 6-9. aya dek devam edebilir.

Neden bazı bebeklerde kolik vardır?

Yıllardır bu soruya cevap aranıyor. En çok suçlanan da, bebeklerin henüz gelişmemiş sindirim sistemi. Bebeğin emdiği anne sütü yada mamanın parçalanıp sindirilebilmesi için gereken barsak ve pankreastan salgılanan kimi maddeler vardır; biz bunlara “enzim” diyoruz. Bebeklerde, ilk aylarda sindirim enzimleri son derece azdır.

Kolik tehlikeli midir?

Hayır, ev halkını huzursuz edip uykusuz bırakmak dışında hiç bir tehlikesi yoktur! Tek bir şartla; bir çocuk hastalıkları uzmanı tarafından, ağlama ve huzursuzluğun fıtık vb. herhangi bir nedene bağlı olmadığının belirlenmesi gerekir.

Gaz sancısı olan bebekler, sağlıklı bebeklerdir, ortalamanın üzerinde büyür ve gelişirler, gaz sancılarından herhangi bir zarar görmezler.

Annenin beslenmesi ile bebeğin gazı  arasında ilişki var mıdır?

Kolik, gerek anne sütü gerekse formül mama ile beslenen bebeklerde görülebilir. Emziren anneler, genellikle kendi yedikleri ile bebekte gaz sancızı düzeyi arasında bir ilişki olduğunu farkederler. Örneğin, inek sütü içtikleri zaman bebek daha huzursuzdur. Şiddetli gaz sancısı çeken bebek varlığında, annenin inek sütü ve süt ürünlerini bir kaç gün keserek bir değişiklik olup olmadığını gözlemlemelidirler. Değişiklik yoksa, rahatça süt içmeye devam edebilirsiniz, çünkü emziren anne diyetinde günde 500 mililitre süt olması aslında kalsiyum ihtiyacının karşılanması açısından gereklidir.

Kimi anneler, baharatlı gıdaları, buğday ürünlerini, kimi sebzeleri kolikten sorumlu tutarlar. Bunda da gerçeklik payı vardır. Alkol ile çay-kahve de şüpheli maddelerdendir. Baharatlı gıdalardan, kuru fasülye,nohut, lahana, karnıbahar, brokoli, sarmısak gibi gıdalardan bir kaç gün uzak durmak yarar sağlayabilir. Yarar görürseniz, birer birer, 3-4 gün ara ile saydığımız gıdaları diyetinize ekleyerek, bebeğin tepkisine göre hangisinin gaz yaptığını saptamaya çalışın, ve ondan uzak durun.

Formül mama ile beslenen bebeklerde yapılacaklar daha sınırlı; doktorunuzla görüşerek, daha az gaz yapıcı bir mama kullanmaya başlayın.

Bir de, bebeğin beslenme sırasında hava yutmasından sakınmak gerekir, gerek biberon gerekse anne sütüyle beslenen bebeklerde, emerken hava yutturmamaya dikkat! Meme başını, etrafındaki kahverengi alanla birlikte, olabildiğince geniş olarak bebeğin ağzına verin, yanlardan hava yutmasın; biberon alıyorsa, biberonu yatay değil de, dik tutun, bebeğe sadece mama gitsin, hava yutmasın.

 

Doğumdan sonra bebeğini kucağına alan annenin ilk alması gereken kararlardan birisi, anne sütü mü, mama ile besleme mi konusudur. Gerçi bu sorunun cevabı, artık bilimsel olarak verilmiştir, ve bilim çevrelerinde anne sütü yerine mama verilmesinin önerilmesi söz konusu değildir. Ancak yine de, ülkemizde annelerin %90’ına yakını, sadece anne sütü vermenin yeterli olmayacağını düşünerek, bebeklerine şu yada bu maddeleri ek olarak vermektedirler. Bu tür beslenme, bir süre sonra, bebeğin anne sütünü almak istememesine ve bir süre sonra da anne sütünün kesilmesine neden olmaktadır. Tekrar edersek, hasta olanlar ve prematüreler (erken doğanlar) dahil olmak üzere ilk 6 ayda bebek için en uygun gıda sadece anne sütüdür. İşte anne sütünün neden iyi olduğuna dair birkaç ipucu:

Anne sütü, bebekle anne arasındaki duygusal bağı artırır:Doğumun hemen ardından annenin bebeğini emzirmesi, bebekle anne arasında kuvvetli bir duygusal bağ oluşturur. Bu bağ, annenin bebeğine daha yüksek sorumlulukla bağlanmasına yol açar, bebeğin dış dünya ilişkileri daha uyumlu olur.

Anne sütü, beyin gelişimine katkıda bulunur:Beyin hücreleri için gerekli yağ oranları en iyi anne sütüyle sağlanır.

Anne sütü alan bebekler daha sağlıklıdır:Anne sütü, bebeğin bağışıklık sisteminin en büyük destekçisidir. Bebeklerin en sık yakalandığı enfeksiyon hastalıklardan olan kulak ve solunum yolu enfeksiyonları, anne sütü alanlarda daha az görülür. Bunun dışında, şu hastalıklar, anne sütü alanlarda daha az görülür:

  • Menenjit,
  • İdrar yolu enfeksiyonu,
  • İshal,
  • Şeker hastalığı gibi kronik hastalıklar,
  • Allerjik hastalıklar- egzema, astım, gıda allerjileri

Bağışık sistemi yeterince gelişmemiş prematüre bebekler, anne sütünden özellikle çok yarar görürler.

Emzirmenin anneye yararları:

Emziren annede aşağıda sıraladığımız sorunlar, daha az görülür:

  • Meme kanseri –menapoz öncesi
  • Yumurtalık kanseri
  • Kemik erimesi (osteoporoz)

6 aydan fazla emziren annelerde gebelikte alınan kilonun verilmesi daha kolay olur, ve ruhsal olarak bu anneler kendilerini daha iyi hissederler. Çocuklarının daha sağlıklı olup, daha az hastalanması, anneler için ek bir mutluluk kaynağıdır.

Doğumdan önce neler yapmalı?

Sağlıklı emzirme için doğumun hemen sonrasındaki birkaç saat ve ilk gün çok önemlidir. Ne yazık ki, kimi hastanelerde, özellikle sezeryan doğumlar sonrasında, annenin sütü olmadığı gerekçesiyle bebek ilk 2-3 gün düzenli olarak mama ile beslenmekte, bu da daha sonra sadece anne sütü ile beslenmeyi neredeyse olanaksız kılmaktadır. Bu konuyu doğum yapmadan önce hastane çocuk uzmanı ve kadın-doğum uzmanı ile görüşerek, tıbbi gerekçeler dışında bebeğinize anne sütü dışında hiçbir şey –şekerli su dahil- verilmemesini güvence altına almak mutlaka gereklidir.

Başarılı emzirmenin püf noktaları:

  • Doğumdan hemen sonra, tercihen ilk bir saat içinde bebeğinizi emzirin. Bu ilk emzirme iki açıdan önemlidir, bebek bu süre içinde uyanık ve hareketlidir, memeyi daha kolay alır, ikincisi, emzirme, annede kimi hormonların daha kolay salgılanmasına yol açarak, doğum olayının yarattığı hasarın bir an önce normale dönmesini kolaylaştırır.
  • Bebeğe yapılacak kan alma, aspire etme gibi acı verici tıbbi müdahalelerin emzirmenin hemen öncesinde yapılmaması.
  • Her fırsatta, her açlık belirtisinde emzirme. Ağlamasını beklemeden emzirin bebeğinizi. İlk günlerde, 24 saatte 8-12 kez emzirme gereklidir. İlk bir buçuk ayda, bebeğin beslenmesinin belirli saatlerde olması için çaba harcamamalı, her acıktığında emzirmeli.
  • Bebeğin kakasını takip edin ve not edin. Kaka sayısı ve sıklığı, beslenmenin aynasıdır. Bebekler, ilk gün ortalama bir, ikinci gün iki kez yaparlar, sonra bu sayı artar. 3-4. Günden itibaren, kaka rengi siyahtan sarıya doğru değişmeye başlar.
  • Hastanede 48 saatten az kalırsanız, 4-5. gün mutlaka çocuk doktoruyla görüşün.

Eğer bebeğinizin bir kardeşi varsa, bu onun için gerçekten bir şanstır. Kardeşler arasında büyük bir rekabet vardır. Daha büyük çocuklarda ortaya çıkan düşmanlık ve güvensizlik duyguları daha bebek doğduğu andan itibaren başlar. Fakat acaba bebekle daha büyük ağabeyi ya da ablası arasındaki ilişki nasıldır?
Hayat, küçük kardeşi olan bir bebek için pek de hoş değildir. Böyle bir bebek, özellikle daha büyüdükçe itilip kakılmaya başlayacaktır.
Olumlu açıdan bakılırsa, 5 aylık bebeğiniz daha büyük kardeşi tarafından oyun oynamaya kabul edildiğinde çok sevinecektir. Büyük kardeşiyle oyun oynamak bebek için o kadar büyük ödüldür ki, kısa bir süre için saldırganlığından vazgeçebilir bile. Tabii ki oyunu siz denetlemeli ve bebeğinizin herhangi bir şekilde incinmemesini sağlamalısınız.
Ayrıca, birlikte oyun oynayacağı bir ağabey ya da ablaya sahip olmanın zevki yanında bebek böylece daha büyük bir çocuk olmak için zihinsel ve sosyal yönden de gelişir. Bebek, kendini korumayı, işbirliğini öğrenir ve hayal gücünü kullanmaya başlar; bunun yanı sıra, başkalarıyla nasıl baş etmesi gerektiğini de öğrenir. Dahası, kardeşler arasında bir bağ oluşur ve birbirlerini severek büyürler.
ikinci ve daha sonraki çocuklarımıza ilk çocuğunuz kadar ilgi gösteremediğiniz ve ilginizin bölündüğü düşüncesiyle kendinizi suçlu hissetmeyin. Unutmayın, en büyük çocuğunuz diğer kardeşlerine ayıracağınız zamanı sizden çalmadı. Bazen bebeğinizin ağabey ya da ablasına size olduğundan daha çok gereksinim duyduğu anlar da olacaktır ya da bazen tüm çabalarınıza karşın mamasını yediremediğiniz bebeğinize bir abla ya da ağabeyin mamasını yedirmekte sizden daha başarılı olduğunu göreceksiniz.
Bu her zaman sorunsuz bir ilişki olacağı anlamına gelmez; 9 aylık döneminde bazı bebekler, daha birkaç hafta önce kendileri için hayranlık objesi olan kardeşleri ile sorun çıkartmaya başlayabilirler. Bu çağdaki bebekler güvenliklerini sağlamak ve korkularını bastırmak gayreti içindedirler. Üzerlerinde otorite kurmaya çalışan daha büyük bir kardeş bazen çekilmez olabilir. Eğer bebeğinizde böyle bir sorun ortaya çıkarsa, endişelenmeyin. Bu aşama yakında geçecektir.