Bez bölgesinin sıkı bir bakımı, çoğu bebekleri en azından bez kullandıkları yıllarda etkileyen bir sorun olan bez pişiğini önlemekte çok yararlı olacaktır. Aşağıdaki koruyucu noktaları uygulayınız.
Bebeğinizin bezini sık sık kontrol ediniz ve ıslandığında ya da kirlendiğinde değiştiriniz. 1 aylık bebekte bazen bebeğin altını her emzirme öncesinde ve sonrasında değiştirmek gerekebilir. 10 aylık bebeklerde 2-3 saatte bir kontrol yeterli olabilir
Islak bir bezi çıkardığınızda bebeğin altını ıslak bir temizleme bezi ile siliniz. Kirli bir bezi değiştirirken, dışkılanan bölümü yumuşak sabun ve su ile tamamıyla temizlemelisiniz. Erkek çocuklarda husye derisini temizlemeye özen göstermeli ve kız çocuklarda üreme organı dudaklarını hafifçe aralayarak önden arkaya doğru temizlemeye dikkat etmelidir.
Günümüzde kullanılıp atılabilir bezler oldukça geniş oranda kullanılmaktadır ve hareketli toplumumuzda çok elverişlidirler. Bununla beraber kullanılıp atılabilir bezlerin bakterilerle ayrışmadığı ve katı atıklar ve çöplerle baş etme sorununu daha da artırdığı da

bir gerçektir. Sonuç olarak, kumaş bezlerin kullanımında bir rönesans görmeye başlıyoruz. Gerçekten de kumaş bezler, kullanılıp atılabilen bezlere nazaran birçok açıdan tercih edilebilir. Bununla beraber, bunları iyice yıkamak ve kurutmak için dikkat sarf etmelidir. Kullanılıp atılabilen bezler konusunda dikkat edilmesi gereken konulardan birisi, bunların ısıyı ve nemi tutmaya eğilimli olmasıdır. Bu da, çocuğun bez pişiği olmasına neden olur. Yapılması gereken açıktın Bebeğinizin kullanılıp atılabilen bezlerini sık sık değiştirmelisiniz.

Bebeğinizi evden ilk kez çıkardığınızda ya da hastaneden getirdiğinizde otomobilinize bir otomobil güvenlik iskemlesi yerleştiriniz. Çoğu hastanede bebekleri için araçlarında güvenlik iskemlesi bulundurmayan anne babaların bebeklerini alıp gitmesine izin verilmemektedir. Bazı ülkelerde bebeğini otomobile güvenlik iskemlesi olmayan bindiren anne ve babalar yasal suç işlemiş kabul edilirler.
Eğer bu kuralın çok katı olduğunu düşünüyorsanız, istatistiklere bir göz atın. İstatistiklere göre Amerika Birleşik Devletleri’ndeki çocuk ölümlerine neden olan olayların başında otomobil kazaları gelmektedir. Bununla beraber, bu ölümlerin ve yaralanmaların % 80′inin güvenlik iskemlesi kullanmak suretiyle önlenebileceği hesaplanmıştır.
Otomobil güvenlik iskemlesi almak istediğinizde, belli yasak standartlara uygun olması gerektiğini unutmayınız. 1981 yılından bu yana tüm üretici firmaların federal hükümet tarafından öngörülen bu standartlara uyması sağlanmaktadır. Satın aldığınız otomobil güvenlik iskemleleri 10 kiloya kadar olan bebekler için uygundur. çoğu anne baba, 20 kilograma kadar çocuklar için uygun olan, ayarlanabilir güvenlik iskemleleri bebeğin yüzü otomobilin arka tarafına bakacak şekilde yerleştirilmelidir; daha sonraları bebek 8-9 kilo olduğunda, iskemle bebeğin yüzü otomobilin ön tarafına bakacak şekilde yerleştirilebilir.
Ne tür otomobil güvenlik iskemlesi satın alırsanız alın. Talimatlara uygun şekilde kullanmadığınız takdirde azami korumayı sağlamak mümkün değildir. Aşağıda otomobil güvenlik

iskemlelerinin en uygun şekilde kullanımı hakkında ipuçları verilmiştir.
İskemleyi otomobilinizin arka koltuğuna, tercihen ortaya koyunuz.
iskemlenin güvenlik kemerinin arabanın koltuğuna iyice sabitlenmiş olmasını sağlayınız.
Bebeği çevreleyen güvenlik kemerlerinin iyice sıkıştırılmasını sağlayınız.
Eğer iskemlenin üst kısmında koltuğu kavrayan çengel kısmı varsa, bunun koltuğa iyice yerleşmiş olmasını sağlayınız.
Güvenlik iskemlesini otomobilinizde her zaman kullanmalısınız. Otomobilinizle sadece bir blok öteye gidiyor olsanız bile, bebeğinizin güvenlik iskemlesine sıkıcı bağlanmış olmasını temin ediniz.

Çoğu anne baba, eğer bebekleri 1 defa dışkılamıyor ise, bebeğin kabız olduğunu varsayarlar. Bununla beraber, kabızlık dışkılama sayısı ile değil, dışkının kıvamı ve dışkıyı çıkartmak için harcanan eforla belirlenir.

Kabızlık, anne sütü ile beslenen bebeklerde nadirdir. Tipik olarak, anne sütü ile beslenen bebekler günde birkaç kez dışkılarlar, dışkılama çoğunlukla her emzirme sonrasında olur; fakat bazen bebek birkaç gün hiç dışkılamayabilir. Kabız olan bebek homurdanır ve yüzü kızarıncaya kadar ıkınır. Yine de, eğer dışkılama yapılırsa, dışkı kabızlık nedeni yaratacak kadar sert değildir.

Böyle bir dışkılamanın güçlükle yapılabilmesinin nedeni, bebeğin bağırsaklarının, bağırsak hareketleri ile anüsün gevşemesi işlevi arasında iyi bir koordinasyon yapamamasıdır. Bazen bebeğin anüsüne bir rektal termometre sokmak yoluyla dışkının hareketlenmesine yardımcı olunabilir.

Mama ile beslenen bazı bebekler, kabızlık çekebilirler. Bazen sıvı miktarında artış ya da diyet değişiklikleri problemi ortadan kaldırmaya yetecektir. Eğer bebek 4 aylıktan daha büyük ise, bebeğin beslenmesine meyve ya da sebze katkısı yapmak yardımcı olabilir.

Fitil koymadan ya da lavman yapmadan önce ayrıntılı bir bilgi almak için doktorunuzu arayınız.

Eğer kabızlık bu önlemlerle ortadan kalkmaz ise, doktorunuzu durumdan haberdar ediniz. Doktorunuz bu durumda rektal bir muayene yapabilir. Bazı doğuştan gelen kusurlar kronik kabızlığa neden olabilir, anüs çevresindeki küçük yarıklar (fisür) dışkılamayı bebek için çok ağrı verici hale getirebilir.

Bebek arabalarının plastik oturakları vardır ve bebekleri bir yerden bir yere taşımakta çok kullanışlıdırlar. Bebek arabasının oturma yeri ayrıca bebeğiniz uyanıkken ya da kollarınızda taşımanız gereken bir şeyler varsa bebeğinizi koymak için çok uygun bir yerdir. Eğer bir be;ek arabası kullanmaya karar verirseniz, bebeğiniz için uygun olup olmadığını kontrol etme

siniz. Bazı anne babalar bebeklerini böyle bir iskemleye koyarak mutfağa yanlarına alırlar. Fakat böyle bir bebek arabası, bebeğin düşme tehlikesini ortadan kaldırmak için kesinlikle yüksek bir yere konmamalıdır. Aksine, bebek arabasını döşemeye ya da alçak bir masa üzere koymalısınız. Aldığınız arabanın, bebeğinizin hareket etmesini engellemeyecek büyüklükte oturağı olmalıdır. Bebeğinizi otomobilinizde taşırken otomobil güvenlik iskemlesi kullanmalısınız.

lnsülinin kullanılmaya başlanmasından önce çoğu şeker hastası kadın için gebelik sorun3u. Oysa bugün, geliştirilmiş, annelik ve doğum öncesi bakım sayesinde birçok şeker hastası anne eskisinden daha rahat bebek dünyaya getirebilmektedir.

Buna rağmen, eğer şeker hastası bir anne adayı iseniz, bebeğiniz, anneleri şeker hastası olmayan bebeklere nazaran daha çok risk altındadır. Anneleri gerek gebelik öncesinde şeker hastası olan, gerekse şekeri gebeliğin etkisiyle geçici olarak (hamilelik şekeri) yükselen


çocukların ölüm oranı, anneleri şeker hastası olmayan çocuklardan daha yüksektir. Buna ilaveten, bu bebekler, solunum güçlüğü gibi problemler ve düşük kan şekeri değeri (hipoglisemi) gibi metabolizma anormallikleri ile doğmaya eğilimlidirler.

Eğer şeker hastası iseniz, bir uzmanın bakımına gereksiniminiz vardır. En verimli bakım, hamile kalmadan önce başlar. Doğum bozuklukları ya da bebeklerde başka problemler meydana gelmesi riskini en aza indirgemek için gerek doğumdan önce, gerekse hamilelik esnasında düzenli kontrol şeker hastası anneler için çok önemlidir.

Annenin şekerinin hangi dereceye kadar kontrol altında tutulduğu, bebeğin görünümü ile yakından ilintilidir. Şeker hastası annelerin sıkı kontrol altına alınması dolayısıyla, şeker hastası annelerin büyük kafalı bebek dünyaya getirmeleri bugün geçmişe nazaran daha azalmıştır.

Kilosuna bakılmaksızın, şeker hastası olan tüm annelerin bebekleri öncelikle bir yoğun bakım biriminde gözetim altında tutulmalıdır. Doğumdan sonraki 1 saat içinde şeker testleri yapılmalı ve bundan sonra sık sık tekrarlanmalıdır.

Bazı çocuklarda, eğer kan şekeri doğum sonrasında çok düşükse, damardan glikoz verilmesi gerekebilir. Bu değişiklikler geçicidir ve normal düzenlemeye birkaç gün sonra geçilir.