Bebeklerdeki hastalıkları saptamak ilk başlarda kolay değildir. 1 aylık bebek, size başının ağrıdığını söyleyemez. Ağlayabilir, ancak genelde ağlayan huzursuz bir bebekse, bundan kuşkulanmayabilirsiniz. Ya da çocuğunuzun hasta iken yaptığı gibi daha çok uyuyabilir. Bebeğinizin yeme ve uyuma alışkanlıkları aniden değişirse, kendini iyi hissetmediği düşünülebilir. Bu durumda bebeğin ateşini ölçmek iyi bir yöntemdir, ancak hasta bir bebeğin ateşi yüksek olmayabilir.


En önemli faktör, ateşinin ne kadar yüksek olduğu değil, bebeğin nasıl davrandığıdır. Ateşi normal olan, fakat halsiz uyuşuk ve mama yemeyi ya da süt içmeyi istemeyen bir bebek, gözleri ışıl ışıl, her şeyi yiyip içen, fakat ateşi 39°C den fazla olan 8 aylık bir bebeğe kıyasla daha büyük olasılıkla hastadır. Bebeğin hasta olabileceğini gösteren belirtilerden bazıları aşağıda belirtilmiştir.

Ateş

Makattan ölçülen vücut sıcaklığı 38°C‘den fazla ise, bebeğin ateşi olduğu ve vücudunun enfeksiyona maruz kaldığı anlaşılır. Bebeklerin ateşinin yükselmesi çok görülen bir durumdur ve genelde virüs enfeksiyonunundan kaynaklanır. 39°C‘den düşük ateşler genelde belirtilere neden olmaz ve yaygın inanışın tersine, bir hastalığın ciddiyeti, ateşin yüksekliği ile orantılı değildir. Kendi kendinize sormanız gereken soru, “Bebeğim nasıl davranıyor?” olmalıdır.

Eğer 2 aylıktan küçük bir bebeği, ateşi 38°C‘den fazla olursa doktora götürün. 2 aylıktan büyük bir bebeğin ateşi 39°Cyi geçerse yine doktora götürün, daha hafif bir ateş 3 gün veya daha uzun sürerse de doktor çırılmalıdır.


Sürekli Ağlama

Bebeklerin çoğu, özellikle de 3 aydan küçük olanlar, genelde uzun süre ağlarlar. Her ne kadar yaşamın ilk aylarında sürekli ağlama, karın ağrısı belirtisi ise de, bebeğin hasta olduğu anlamına da gelebilir. Eğer bebeğiniz uzun süre (2-3 saat) ağlıyorsa veya yatıştırılamıyorsa ya da ağlaması garip ise (tiz bir sesle ağlıyorsa veya inliyorsa), doktor çağırın. Bebeğinizin hasta olduğundan endişeleniyorsanız, doktora götürmekten çekinmeyin.

Uyuma Sorunları

Eğer bebeğiniz bir defada 30 dakikadan fazla uyumuyorsa, beslenme için uyanmıyorsa ya da tam anlamıyla uyanmıyorsa, doktora götürün.

Soluk Alma Sorunları

Bebeğinizin soğuk algınlığına kapılabilir ve soluk alması güçleşebilir. Bumundaki sümüğün özel bir lastik ampul ile (eczanelerde satılır) çıkarılması, genelde bebeğinizin rahat nefes almasını sağlar ve gereken tüm tedavi bu olabilir. Ancak, bebeğiniz pürüzlü bir sesle öksürüyorsa, boğazında hırıltı varsa, nefes alıp vermekte zorluk çekiyorsa ya da dudakları ve ağzı morarırsa, doktora götürün.

Bıngıldak (Fontanelle)

Yaşamının ilk bir buçuk yılında bebeğinizin kafatasının üst ön bölümünde kemiklerinin henüz gelişmediği yumuşak bir yer olan bıngıldak vardır. Normalde burası düz veya hafif eğimlidir. Ancak, eğer bebeğiniz hasta ise ve bu bıngıldağı şişiyor ya da içeri çöküyorsa, derhal doktor çağırın. Bu bıngıldağın e’3bek nefes alırken veya ağlarken hafifçe kabarması doğaldır.

Kusma

Çoğu sağlıklı bebek, arada bir tükürür; bazıları bunu çok yapar. Tükürmek, mama veya sütün zahmetsizce dışarı atılmasıdır, kusma ise midede bulunanların zorla dışarı atılmasıdır. Eğer kusma 12 saatten fazla sürerse veya kusmukta kan varsa, doktor çağırın.

İshal

İshalin ciddiyetini meydana gelme sıklığından ve hasta bebeğinizin nasıl davrandığından anlayabilirsiniz. Dışkısı yeşil ise, besin maddelerinin bağırsaklardan hızla geçtiğini gösterir.

Eğer bebeğiniz 8 saat içinde sekiz kereden fazla dışkılarsa, yanı sıra kusuyorsa veya dışkısında kan varsa, doktora götürün.

Su Kaybı

Kusma ve ishalin en büyük tehlikesi, vücudun su kaybetmesidir. Su kaybı ölüme yol açabilecek bir olgudur ve bebeklerde hastalığın ilk birkaç saatinde meydana gelebilir. Belirtileri arasında gözyaşı dökmeyen ağlama, ağız kuruluğu, altının 8 saat süreyle kuru kalması ve bıngıldağın içeri çökmesidir. Eğer bebeğinizde su kaybı belirtileri varsa, derhal doktor çağırın. Hastaneye götürmeniz de gerekebilir.

Kesin bir zaman çizelgesi yoktur, yine de, insan gelişimi, önceden tahmin edilebilir bir olaylar dizisi halinde oluşur. Ve bebek birdenbire yürümeye başlamaz, yaşamın ilk haftalarında başını kaldırmaya, sonra da yuvarlanmaya, kendi kendine oturmaya, emeklemeye. Ayakta durmaya ve sonunda yürümeye başlar.

Her ne kadar yürüme gibi becerilerin kazanılmasında geçirilen aşamalar tüm çocuklar için aynı ise de, bu aşamalar arasında geçen süre, büyük ölçüde farklıdır. Bu farklılık, genelde endişeye yol açar.

Ebeveynler, ilk çocuklarının 9 aylıkken yürümeye başladığını anımsıyorsa, ikinci çocukları 14 aylık olduğu halde yürüyemiyorsa endişeye kapılırlar.

Bu bölümde, büyüme ve gelişme ile ilgili yol gösterici bilgiler veriyoruz. Ancak bunlar genel bilgiler olduğunu unutmayın.

Büyüme

Bebeğiniz 1 aylık olduğunda, doğduğu zamanki ağırlığı 0.5 g ile 1.5 kg arasında artmış ve boyu da 2.5 cm ile 5 cm arasında uzamış olacaktır. Bebek 4-5 aylık olduğunda doğduğu zamanki ağırlığının 2 misline, birinci yılın sonunda da olasılıkla üç misline ulaşacaktır. Bu bir yıl süresince yaklaşık 25-30 cm uzayacaktır Başının çapı da birinci yılda yaklaşık 10-12 cm artacaktır.

5-9 aylıkken ilk dişini çıkarır. Çoğu bebek,’ yaşında iken 6-8 dişe sahiptir.


Uyuma Süreleri

Bebekler çoğunlukla yaşamlarının ilk aylarında günün büyük bir bölümünü uyuyarak geçirirler. Acıktıkları zaman uyanırlar, mama yerler, biraz oynarlar, sonra tekrar uyurlar. Ortalama olarak, 1 aylık bir bebek, 24 saatin 10 saatini uyanık geçirir. Bazı bebekler daha çok, bazıları da daha az uyurlar. Bebekler 5 kg ağırlığa ulaştıklarında, bütün gece uyudukları kabul edilir. Ancak çoğu aile, bu kurala uymayan çocuklara sahiptir. Meme emen bebekler, birkaç ay boyunca geceleri süt emmek isterler.

Genel bir kural olarak, bebek ne kadar büyükse, o kadar az uyur. Birinci yılın sonunda, çoğu bebeğin uykusu, sabah ve/veya öğleden sonra 1-2 saate iner.

Hareketlerin Gelişmesi

1 aylık bebeğin hareketleri düzensiz ve dikkatsizdir. Tutulmadığı zaman başı öne ya da arkaya düşer. Çıngırak gibi bir oyuncağı tutabilir, fakat kısa bir süre sonra bırakır. Bir şeye bakabilir, ancak onu tutmaya kalkışmayabilir.

2 aylık bebeklerin çoğu, kollarını ve bacaklarını düzgün hareket ettirebilir, başını birkaç dakika 45o açıda tutabilir ve bir cismi kısa bir süre tutabilir.

3 aylık bebek, başı fazla öne veya arkaya düşmeden oturabilir. Bu dönemde nesneleri yakalamaya çalışır, ancak çoğu zaman başaramaz. Vücudu artık daha az esnektir.

4  aylık bir bebek, yardım alarak 10-15 dakika oturabilir ve başını iyi kontrol edebilir. Yüzükoyun yattığında yuvarlanabilir. Bu yaştaki bebeklerin bazıları, kendi kendine sırtüstü dönebilir.

5  aylık bebek, ayağını ağzına sokup ayak baş parmağını emebilir. Artık kendi kendine sırtüstü ve yüzükoyun dönebilir. Yüzükoyun yatarken elleri ve dizlerinin yardımı ile kendini ileri itebilir. Ayakta tutulduğunda vücudunu dik tutabilir ve yürüyormuş gibi bacaklarını hareket ettirebilir. Elinde şişe tutabilir. Nesneleri bir elinden ötekine aktarabilir ve bir şeyi uzanıp tutabilir.

6  aylık bebek, sırtüstü yatarken yüzükoyun dönebilir. Bu yaştaki bebeklerin bazıları, elleri ve dizleri üstünde doğrulup emekleyebilir. Bir iskemlede oturabilir ve ellerini birbirine değdirerek oynayabilir.

7  aylıkken oturma becerisi gelişmiştir ve destek görmeden oturabilir. Bir nesneyi kavramak için başparmağını ve parmaklarını iyi kullanabilir ve iki nesneyi birbirine çarpabilir.

aylık bebek, emeklemeye çalışır. Bu yaştaki bebeklerin bazıları, bir şeye tutunarak ayağa kalkabilir. Bir çıngırağı birkaç dakika tutabilir ve küçük şeyleri tutmaya çalışır.


9 aylık bebeklerin çoğu, bir ellerinde bir
oyuncak varken emekleyebilir. K
ısa süre ayak
ta durabilir ve ba
ş ve işaret parmakları arasın
da bir
şey tutabilir.

10   aylık bebek, mobilyalara tutunarak odada dolaşabilir. İki elinden tutarsanız yürüyebilir. İskemleye tırmanıp iner ve bir elinde iki küçük nesne tutabilir.

11 Aylık bebek, kendi başına ayakta durabilir. El sallayabilir, merdivenleri tırmanabilir ve bağdaş kurabilir. Elinde kaşık tutup ağzına götürebilir, kalemle kağıda işaretler yapabilir ve ayakkabılarını çıkarabilir.

Birinci yılın sonunda artık yürüyordur, ancak emeklemek hâlâ tercih ettiği yöntemdir. Merdiven çıkıp inebilir ve beşiğinden inebilir. İşaret parmağı ile bir şeyi gösterebilir ve kutuların kapaklarını çıkarabilir.

Konuşma Becerisinin Gelişmesi

1 aylık bebek, ağlamanın yanı sıra küçük sesler çıkarabilir. 2 aylıkken bu sesler daha gelişir. Üç aylık olduğunda ses repertuarı gülme ve oh, ah gibi nidaları içerir. Ses algılama yeteneği gürültülü sesler ve tanıdık seslerle sınırlıdır.

4-6 ay arasında iken içini çeker, homurdanır, güler ve ağrısı ile acıkmasını farklı ağlamalarla belli eder. Sevincini ve hoşnutsuzluğunu farklı seslerle gösterir.

7-9 ay arasında heceleri tekrarlar, şarkı söyler gibi yapar ve 12 farklı ses çıkarabilir. Sesleri oyun oynamak için çıkarır ve “anne” diyebilir. Bu dönemin sonlarına doğru, başkalarının duyduğu sesleri ve es tonlarını tekrarlayabilir. Seslerin kaynağını arar, konuşmaları dikkatle dinler, anne ve baba sözcüklerini anlar. Kendi adını anlar ve insanların seslerindeki öfkeyi fark edebilir.

10-12 ay arasında, konuşma benzeri sesler çıkartmaktadır. Başkalarının söylediklerini tekrarlar. Oyun oynarken başarılı sesler çıkarabilir. Artık tüm sesli ve sessiz harfleri söyleyebilmektedir. Bazı çocuklar bu dönemde ilk defa kelime söylemeye başlarlar. Anlama yeteneği de gelişmiştir, adı söylendiğinde ve basit isteklerde bulunulduğunda anlar, çok kullanılan eşyaların ve aile bireylerinin adını bilir.

Yemek borusu (gırtlaktan mideye uzanan boru) tıkanması ile dünyaya gelen bir bebek tam olarak gelişmemiş bir yemek borusuna sahiptir.

Tahminen 3000 ila 4500 bebek bu bozuklukla dünyaya gelmektedir. Yemek borusu tıkanıklığı ile dünyaya gelen bebeklerin üçte biri prematüre olarak doğmaktadır. Bu bozukluğun yanı sıra, genellikle soluk borusu bozuklukları gibi başka anormallikler de meydana gelmektedir. Dahası, yemek borusu tıkanması ile dünyaya gelen bebeklerin en az % 30′unda yaşamı tehdit eden kalp, üreme sistemleri ve merkezi sinir sistemi problemleri gibi bozukluklar da meydana gelmektedir.

Bu doğum kusurunun belirtileri çoğunlukla daha doğum odasında ortaya çıkar. Böyle bir bebeğin ağzından anormal derecede fazla salgı gelir ya da annesi bebeği beslemek istediğinde bebek yutkunamaz, öksürür ya da morarır. Eğer doktor bebeğe ağzından midesine bir sonda sokamaz ise, bebeğin yemek borusu tıkanması teşhisi konur.

Eğer bebeğinizde yemek borusu tıkanması varsa, derhal ameliyat edilmesi gerekir. Eğer tıkanık bölge derin değil ise iyileşme de çabucak gerçekleşir. Fakat tıkanıklık uzun bir bö<