->
Bazı düzensizlikler aşırı şişmanlığa neden olabilir, fakat çocuğunuz fazla kilolu ise bunun nedeni muhtemelen yakılandan fazla kalori almasıdır. Bununla beraber, aşırı şişmanlık, hayatın ilk yılında, 5 veya 6 yaştan sonra ve delikanlılık çağında okul öncesi yıllarından daha yaygındır.
Fazla kilolu olan çocukların tümü aşırı şişman olarak değerlendirilemez. Bu çocuklar ortalama vücut hatlarından daha geniş hatlara sahiptir. Bu çocuklar tıknaz olup büyük görünürler, ancak gerçekte şişman değildirler.
Aşırı şişman çocuk rastgele bir gözlemciye şişman görünür. Aşırı şişman çocuk aslında ideal ağırlığından yüzde 20 fazla kilolu olandır.
Aşırı şişmanlık genelde birtakım faktörlerin birleşmesinden oluşur. Kalıtımın bir rol oynadığı sanılmaktadır. Eğer ebeveynlerin her ikisi de aşırı şişman ise bunların çocuğu zayıf ebeveynlerinkine nazaran daha şişman olabilir. Buna ilaveten, fazla yeme, üyeleri fazla kilolu olan ev halkında normal ağırlıkta üyeleri olan ev halkına göre daha yaygın olabilir. Egzersiz eksikliği de bir faktör olabilir. Fazla kilolu kişiler zayıf emsallerine göre daha fazla yağ hücrelerine sahip olurlar, bu da gıdayı enerjiden çok yağa dönüştürmekte bir faktör olabilir.
Eğer okul öncesi çocuğunuz aşırı şişman ise hâlâ çocuğunuzun ne yediği üzerinde kontrolünüz varken bir şeyler yapmanın zamanıdır. Çocuk bir kez büyüyüp daha bağımsız olduğunda, rejim yaptırmak çok daha zor olacaktır.
Bir doktora ya da rejim uzmanına danışmadan çocuğunuza rejim uygulamayın. Herhangi bir rejim çocuğun beslenme gereksinimlerini dikkate almalıdır. Geçici heves rejimleri tehlikelidir, düşünülmemelidir.
Tabii ki önlem tedavidir. Aşırı şişmanlığın bilincinde olmanın zamanı (özellikle de bir aile geçmişi var ise) bebeklik esnasındadır.
Bebeklik aşırı şişmanlığın yetişkin aşırı şişmanlığı ile zayıf veya az bir ilişkisi vardır, ancak ailenin yeme alışkanlıkları delikanlılığa ve yetişkinliğe uzanabilir.
->
Genelde bebeklik yıllarında insanın travma ve önemli zararlı olaylara karşı bedensel savunma mekanizmaları işlemez . Bebek travmanın bütün etkisini ve şiddetini yaşar. Toplum olarak bebeklerin anneleri ve babaları ile güven ve sevgi ortamında büyümeleri sağlanmaya çalışılır. ama bazen anne babaların elinde olmadan minik bedenler bazı travmalara maruz kalabilir. bu travmalar onların o andaki ve sonraki dönemde hatta bütün hayatları boyunca etkilerini devam ettirebilmekte ve bir çok psikolojik sorunun doğmasına zemin hazırlamaktadır. genelde bebeklerin birşey hissetmediği ve olayların farkında olmadığı gibi yanlış bir kanaat vardır ama bu son derece yanlış bir anlayıştır. Daha anne karnında iken çocuğun dış dünya ile psikolojik etkileşimi başlar . Bu nedenlerden dolayı çocuğun anne karnından itibaren travmatik olaylardan uzak kalması ve bu türlü olayları hiç yaşamaması çok önemlidir.
Bu zaman olarak hayatın kısa ama çok önemli evresinde yani bebeklik döneminde insanın karşılaştığı olaylara tepkisi de elbette ki erişkinlerden farklı olmaktadır. Travma olarak bazen anne babaların haricinde gelişen olaylar yaşanmak ile birlikte , bazı durumlarda ise bizzat o minik canlının dünyaya gelmesine vesile olan ve seçme şansı olmadığı anne babası tarafından çocuğa yapılan yanlış veya kasıtlı davranışlar onlarda travmatik yaşantıların oluşmasına ve psikolojik durumların bozulmasına neden olur.
Travmatik yaşantı bizzat çocuğa yönelik olabileceği gibi çocuğun şahit olduğu bir olay ile de olabilir. Genelde bu travmatik yaşantı sıradışı , şiddetli , tehdit edici , kişiyi çaresiz bırakan ve o kişi için çok sıkıntı vericidir. Ve bu olay ile birlikte bebekte bazı belirtiler ortaya çıkar . Bu belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz ; genelde yaşanan olaydan sonra o olayı tekrar tekrar yaşama durumu olur bu yaşama durumu, oyunlarda , rüyalarda , göz önüne gelen görüntülerde olabilir. Bebek normal gelişim dönemi ve mevcut kişilik yapısından beklenmeyecek derecede hissizleşme belirtileri (içe çekilme , duygusal kısıtlılık , kazanılmış becerilerde geçici kayıp , oyun oynamada ve hoşça geçirilen vakitlerde azalma ) olabilir. Daha önce olmayan bazı belirtilerin ( sevdiklerinden ayrılmak istememe , yalnız başına kalmak istememe , kızgın ve öfke dolu davranışlar , daha önce olmayan korkular ) ortaya çıkması. Bebeğin aşırı tedirgin ve tetikte olması ( uykuda bozukluklar ,yeme bozuklukları, dikkat toplamakta zorluklar , çabuk irkilme ) gibi.
Yukarıda saydığımız belirtiler genelde travmadan hemen sonra yavaş yavaş belirgin hale gelmeye başlayabilir. Travmadan aylar sonra bile travmayı hatırlatan bir olay veya başka nedenler ile ortaya çıkabilir. Yapılması gerekenler olarak öncelikle çocuğun bu durumunun farkına varılması ve bir an önce bir çocuk psikiyatristi ile durumun değerlendirilmesi önemlidir. Bu durumun çocukta olabilecek diğer durumlar ile ayrırıcı tanısının yapılması gerekir. Anne babaın sevgi ve güven mesajları kuvvetlendirilmelidir. Çocuğun travması ile ilgili oyun terapisi , psikoterapi (yaşa göre) , gerekirse de ilaç tedavisi uygulanmalıdır. Eşlik eden belirtilere göre tedavi ve destek bir an önce ön plana çıkarılmalıdır.
Her ne kadar yeni doğmuş bir bebeğin ilk fiziksel muayenesinde belirgin bir görüş ya da işitme kusuru olup olmadığını kontrol etmek muayenenin önemli bir bölümünü oluşturuyor ise de, erken bebeklik döneminde bazı duyusal problemlerin belirlenememesi de az rastlanır şey değildir. Problem, çoğunlukla bebek konuşmasını geliştirebiliyor ya da hantal görünüyor ise anne ve baba tarafından sonradan fark edilir.
Anne baba olarak bebeğinizin görüşünün normal olup olmadığını anlayabileceğiniz belli gelişme işaretleri vardır.
Görüş
Bebeğiniz 4 ila 6 haftalık iken aşağıdaki testi uygulayınız. Yüzünüzü bebeğinizden 50 cm uzaklığa getiriniz. Bu hareketinize tepki bir gülücük olacaktır. Bebeğinizin 3 aylık olduğunda yüzünün önünde sallanan bir oyuncağı gözleri ile takip edebilmelidir. Bebek ayrıca oyuncağa ulaşmaya da teşebbüs etmemelidir. Bu yaştaki bir çocuk ayrıca 70- 80 cm uzaklıktaki cisimleri de görebilir.
Bebeğiniz 4 aylık olduğunda görüş yetenekleri (gözün renkleri ayırt edebilme yetisi, iki ayrı imge yerine tek bir imge görmesi, derinliği algılaması ve hareketli imgeleri takip edebilmesi bir yetişkininkine yakındır.
Her ne kadar gelişmekte bazı normal farklılıklar varsa da, bebeğinizin görüşünün gelişmesinde herhangi bir anormal yavaşlıktan kuşkulanıyorsanız, doktorunuza danışınız.
Fallot dörtlüsü büyük bir vertriküler septum kusuru, kalbin sağ karıncığından akciğer atardamarlarına (pulmoner arterlere) olan kan akışının tıkanması ve aortun kalbin sağ yanına doğru kaymış olmasından oluşur. Aynı zamanda sağ karıncıkta büyüme de mevcuttur. Sonuçta akciğerlere giden kan miktarı azalmış olur.
Bu bozukluğun başlıca semptomu deride bir morarma halidir (siyanoz), ancak bu durum doğum anında her zaman mevcut olmayabilir.
Fallot dörtlüsü semptomları genellikle yaşamın ilk yılı içinde yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar. Ancak bazen sorun daha doğum sırasında belirgindir. Tedaviye, akciğeri besleyen kan miktarının acilen yükseltilebilmesi amacıyla girişilir. Bu kusurdan mustarip bebeklerin özel donanımlı bebek merkezlerinde bakılması gerekir.
Normal tedavi süresi içinde genellikle, çocuğun bebeklik döneminden çıkmasının ardından yapılacak bir düzeltici açık kalp ameliyatı söz konusudur. Ancak seyrek olarak, akciğere kan akışının düzeltilmesi ve siyanozun azaltılması amaçlarıyla bebeklik dönemi sırasında da ameliyat uygulanabilmektedir.
Seyrek olarak bir bebeğin fazladan bir ya da daha çok meme başının olduğu görülür.
Meme başları ile birlikte göğüs dokusu da bulunur veya bulunmaz. Bazen meme başında bir areol (ayla; meme etrafındaki siyah daire) eksiktir. Her ne kadar fazla meme başları genellikle göğüs bölgesinin çevresinde yer alırsa da ara sıra boyunda, sırtta, kalçada ve vulvada bulundukları da gözlenmiştir.
Kuzey Amerikalıların tahmini olarak %1 ile 2’sinde fazla meme başı bulunur. Bu durum erkek ve kadınlarda eşit oranda gerçekleşmekle birlikte zencilerde, Japonlarda ve İbranilerde daha yaygın olarak ortaya çıkabilmektedir.
Kusurun üriner anomalilerle bağıntılı olduğu sanılmaktadır.
Yeni doğan bebeğinizde normalden fazla sayıda meme başı varsa bunların estetik amaçlarla alınması mümkündür.
Her ne kadar erginlik, mentruasyon (adet görme) ve gebelik sonrasında ortaya çıkan hormonal değişimlere yanıt verebilseler de, meme başları nadiren tıbbi bir soruna işaret ederler. Böyle bir yanıt söz konusu iken, fazla olan meme başı genişleyerek ağrılı bir hal alabilir üçüncü bir göğse sahip olunması ayrıca ruhsal travmaya neden olabilir. Dahası, fazla bir meme başı, mastit, abse ve kanser gibi göğüs hastalıkları bakımından da normal meme başlarına ek bir risk kaynağı işlevi görür.
Bir bebek, bir göğsü ya da meme başı eksik olarak da doğabilir. Bazen göğüs altında bulunan kasın gelişmemiş olduğu görülmektedir. Böyle bir durum söz konusu ise bebeklik ya da ilk çocukluk döneminde hiçbir şey yapılamaz. Ancak, çocuk erginlik dönemine erişince estetik nedenlerle ameliyat yapılabilir.
olduğu görülmektedir. Böyle bir durum söz. konusu ise bebeklik ya da ilk çocukluk döneminde hiçbir şey yapılamaz. Ancak, çocuk erginlik dönemine erişince estetik nedenlerle ameliyat yapılabilir.
Belirtiler
Saçlı deri üzerinde pul pul kabuklanma.
Halk arasında konak da denilen, pullanma (sebore egzaması) her yaşta ortaya çıkabilecek çok rastlanan bir problemdir, ancak bebeklik ve ergenlik döneminde daha çok rastlanır. Pullanma çoğunlukla bebeğin hayatının ilk ayında başlar ve çocuk ilk yaşına girene kadar problem olarak devam edebilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »
Hepatomegali , hepatosplenomegali
Tanım
Karaciğerin büyümesidir ( hepatosplenomegali ise karaciğer ve dalağın her ikisinin büyümesidir ).
Doktorunuza başvurun DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »