Bebek, annesi tarafından emzirilirken ya da biberonla beslenirken, annesinin göğsü üzerinde şevkatle tutulması,annesinin kokusu ve güveni ona büyük bir haz verir. Bebekler,vermeye hazır ve muktedir olan birinden (anne veya anne yerine geçen kişiden) istediklerini alabilecekleri bir ilişki geliştirmek ve anneleriyle rahatlık duygularını geliştirmek ihtiyacındadırlar. Devamlı ve düzenli bakım, bebeğin güven duygusunu geliştirir. Annenin kendisini hep seveceğinden, hep isteyeceğinden, onu hiç terk etmeyeceğinden emin olma duygusu çocukta “temel güven”duygusunun temelini oluşturur. Böylece çocuk önce kendisini devamlı seven,koruyan anneye güvenir, sonra korunduğu, sevildiği için kendi benliğini sevilen, sevilmeye değer olarak hisseder. Eğer bebeğin ihtiyaçları tutarlı olarak karşılanmazsa bir güvensizlik duygusu geliştirebilir.

Bebek önceleri tanımadığı bir vücuda sahiptir. İlk aylarda gerilim ya da haz duygularıyla biraz vücudunu hisseder. Başkasıyla ilişki kurmaya başlayan vücudu onu mutlandırmaya başlar. Bebeğin annesinden aldığı mutluluk duygusunun yanısıra hissettiği başka mutluluklarda vardır. Örneğin doyan karnın verdiği haz, ılık banyo suyunun tene dokunmasından ve cinsel bölgelerden yayılan haz gibi. Bebekteki doğuştan varolan emme zevki, cinsel içgüdünün ilk aşamasıdır. Güçlü ağız ve tensel temas ilişkisi, bebeğe sıcaklık ve güven duygusu aşılar. Çevresindeki insanlara inanmaya başlar ve böyle yaşaması için gerekli olan cesareti gelişir. Emzik de bebek için emzirilme süresinin dışında yalnızca zevk duymasını sağlayan bir araç değildir. Memeden kesilme döneminde bebeğe kolaylık sağlar. 5. ve 6. Aylara doğru kaşıkla beslenme yoluyla oluşan anne-çocuk ilişkisi artık yeni bir aşamaya girer.

Doğumdan sonraki birinci yılda, bebeğin ilk cinsel uyarıları, yıkanma ve altının değiştirilmesi sırasında ortaya çıkar. Bebek bezinin genital bölgedeki baskı ve hareketi, bebeğin hoşlandığı haz verici duyumsamalardır. Bebek el ve kol hareketlerini daha iyi kontrol edebilecek kadar biraz daha büyüyünce, tesadüfen cinsel organlarına dokunabilir ve haz verici bir duygunun yeniden yaşamasını istemek çok doğal ve insana özgü olduğundan ,bebek yeniden cinsel organlarına dokunmaya çalışır. Erkek bebekler penislerini çekiştirirler, fakat kız bebekler cinsel organlarının gizli olması sebebiyle dokunmakta daha güçlük çekerler, bu sebeple kız bebeklerde cinsel organlarına dokunma daha az görülür. Bazı ana-babalar, bu cinsel ilgiden rahatsız olur ve bunun anormal olduğundan endişelenirler. Oysa bebeklerin bu davranışı tümüyle doğal, normal ve sağlıklıdır.

Bebeğin ilk yılında çeşitli beslenme problemleri ortaya çıkabilir. Eğer bebeğiniz yeterli kilo almıyor ya da aşın kilo alıyor ise nedeni mide ağrıları, kabız ya da ishal olabilir. Böyle bir durumda doktorunuza danışmalısınız. Beslenme formülünde ya da bebeğin yediği miktarda yapılacak bir değişiklikle bu problem ortadan kaldırılabilir.
En çok rastlanan beslenme problemleri şunlardır:
Yetersiz Beslenme
Yeterli beslenmeyen bebek zamanında gereken kiloyu almaz, çoğunlukla huzursuzdur ve sık sık ağlar. Bebek ayrıca kabız olabilir, cildi, yağ kaybından dolayı kurur ve kırışır. Bebekler, kasti olarak (ebeveynlerinin gıdalarını kısması nedeniyle) ya da bebeğin gıdaları, yeterli miktarda tüketebilme yetisinin olmaması nedeniyle yetersiz beslenebilirler.
Her ne kadar kadınların büyük çoğunluğu bebeklerini anne sütü ile besleyebilir ise de, bazen bebekler yeterince tatmin olmayabilirler. Bu durum çoğunlukla geçicidir ve çoğu anne, bebeklerini anne sütü ile beslemeye teşvik edilir. Anne sütü ile mi yoksa hazır mama ile mi beslenmek gerektiğini doktorunuza danışmalısınız.
Biberonla beslenen ve yeterli beslenemeyen bebeklerin problemi, biberonun emziğinin ağzını bir miktar genişletmek suretiyle halledilebilir. Bu bebeğin daha çok sütü daha az efor sarf ederek içmesini sağar. Bebeğin öğünlerini artırmak da bir çözüm olabilir. Eğer bu önlemlerle de başarılı olamıyorsanız, doktorunuz sorunun herhangi bir hastalıktan kaynaklanır kaynaklanmadığını anlamak için bebeğinizi muayene etmek isteyebilir.
Aşırı Beslenme
Fazla yiyen ya da çok süt içen bebekler yedikleri gıdaları aşırı derecede çıkarırlar, hatta kusarlar. Aşırı kilo alma karın ağrıları ve karnın şişmesi aşırı beslenmenin belirtileridir.
Yetişkinlerin aksine, çoğu bebekler yeterince yedikten sonra yemeği keserler. Bununla beraber, biberonun ya da anne memesinin her uzatılışında ağlayan bebeğin ağzına gıda tıkıldıkça ya da mamasını yemesi karşılığında ödüllendirildikçe, aşırı beslenme meydana gelir.
Çıkarma ve Kusma
Beslenme esnasında ya da beslenmeden kısa bir süre sonra yenen gıdaların bir kısmının ağızdan çıkarılması, bebek 6 aylık oluncaya kadar normaldir. Bazı bebekler çok çıkarırlar. Her ne kadar çıkarmayı tamamıyla ortadan kaldırmak değil ise de, bebeğinizi beslenme esnasında sık sık geğirtmek, beslenmeden sonra bebeğinizi hoplatmamaya özen göstermek, mamasını yedikten sonra bebeği bir süre oturur vaziyette dik tutmak ve yenilen mama miktarını bir miktar azaltmak suretiyle çıkarma miktarı azaltılabilir.

Yumuşak Dışkılama ve İshal
Anne sütü ile beslenen bir bebeğin dışkısı normalde yumuşaktır ve süt pıhtısı benzeri atıklar içerir.
Anne sütü ile beslenen bebekte gerçek ishal, her ne kadar çok az rastlanır ise de, enfeksiyon sonucu oluşur.
Bununla beraber, biberonla beslenen bebeklerde dışkının katı olması normaldir.
Bu hafif sindirim rahatsızlıkları genellikle gıdalarda geçici artışlar ya da eksiltmelerle ortadan kolayca kaldırılabilir. Eğer bebeğiniz katı gıdalar yiyorsa, tüm katı gıdaları kısıtlayın ve günde bir ya da fazla süt öğünü yerine kaynamış su ya da elektrolit içeren solüsyonlar içirin (Bu elektrolit solüsyonları reçetesiz olarak eczanelerden temin edilebilir).
Kabızlık
Anne sütü ile ya da beslenme formülü ile yeterli şekilde beslenen bebeklerde kabızlık nadiren meydana gelir. Bebeğiniz birkaç gün dışkılamazsa, hemen kabız olduğuna karar vermeyin. Çoğu bebekler günde bir ya da iki kez dışkılarken, bazı bebekler için bir ya da iki günlük bir gecikme normaldir.
Eğer bebeğiniz dışkılamakta güçlük çekiyorsa, doktorunuz herhangi bir rektal anormallik olup olmadığını muayene edebilir. Eğer bebeğiniz katı gıdalar yiyorsa, dışkılamayı kolaylaştırıcı meyve (muz gibi), sebze ve tahılların miktarını artırın.
Kolik (Karın Ağrıları)
Kolik olan, yani karın ağrıları olan bir bebeğin ağrıları saatlerce sürebilir. Tipik olarak, ağrı birdenbire başlar, bebek ağlamaya başlar, kollarını ve bacaklarını çeker ve yumruklarını sıkar. Bebeğin yüzü kızarır ve solgunlaşır, ayakları soğur. Ağrı, bebeğin uykuya dalmasıyla ya da gaz çıkarmasıyla veya dışkılamasıyla sona erer.
Karın ağrılarının (kik) nedeni bilinmemektedir. Bebek kadar anne ve babayı da bitap düşüren karın ağrıları tehlikeli değildir ve genellikle üçüncü aya doğru ortadan kalkar.

Doğumdan hemen sonraki dönem, bebeğin beslenmesine ilişkin sorunlarla dolu geçebilir. Belki de bebeğiniz meme veya biberonu istemeyerek ya da sizin almasını istediğiniz kadar besini almayacaktır. Belki de bir beslenme seansının ortasında uyuyakalacak ve daha sonra uyanıp ağlayarak beslenmek isteyecektir. Bazı bebekler de kilo alma güçlüğü çekerler.

Belirgin bir beslenme sorunuyla karşılaşıldığında atılacak önemli bir adım, yeni ana baba için kendini rahatlatmak olacaktır. Bebeğiniz bir ya da iki günü emmeden geçirirse açlıktan ölmez. Bebeğinizi hastaneden eve getirdiğinizde pediyatristiniz ya da aile doktorunuz bir vitamin tamamlayıcısı yazacaktır, bunu çocuğunuzu biberonla beslemeyi düşünüyorsanız özellikle yapacaktır. Bu vitamin günde bir kez verilen damlalar şeklinde olacaktır.



Damlalar florürle birlikte C ve D gibi vitaminler içerir. bu maddeler anne sütünde az miktarda bulunur. Böylece, bebek az bile beslense bazı önemli besleyicileri yine de almaya devam edebilir.

Bazı yaygın beslenme sorunları aşağıda anlatılmaktadır

“Yeterli besin almıyor gibi görünen bebek”, gerçekte, bol miktarda besin alıyordur. 2 haftalık ortalama bir bebek, her beslenmede 55 ile 85 gram kadar gıda alır; 3 ile 4 haftalık olduğunda bebek bu miktarı genellikle 110 ile 140 grama çıkarmış olur.

Bebeğinizin her gün aynı saatte her beslenmede aynı miktarı almasını beklemeyin. Bebekler de herkes gibidir, bazı günler, diğer günlerdekinden daha aç olurlar. Ne kadar yiyeceği




konusunda bebeğinize güvenin. Bebeğinizi beslenmeye zorlamayın, aksi takdirde ileride beslenme sorunları ortaya çıkabilir.

“Beslenme sırasında uykuya dalan ve bir sonraki normal beslenme saatinden önce ağlayarak uyanan bebek” acıkmış ya da yalnızca geğirtilmek istiyor olabilir!

Bebeğin aldığı miktar normal miktardan yalnızca biraz daha azsa sorun olasılıkla acıkma değil, karındaki bir düzensizliktir. Çoğu pediyatristler, bebeği beslemeden tekrar yutmaya çalışmayı salık vermektedirler. Bunu yapamıyorsanız ancak o zaman meme ya da biberona yeniden başvurun.

“Yetersiz beslenmiş olan bebek”, huzursuz. çok ağlayan, muhtemelen kabızlık çeken ve uyuyamayan ve kilo kazanamayan neşesiz bir bebektir. Bu bebek, biberonu veya memeyi boşalttığı halde yeterince doyamıyordur.

Sorun yalnızca günlük beslenme sayısının artırılması, bebeğin her çekişte daha fazla süt alabilmesi için biberonun deliğinin genişletilmesi ya da farklı bir biberon emziği denenmesi ile çözülebilir. Yeterli vitamin ve mineral alınmaması durumunda gerekli takviyeler yapılmalıdır.

“Bir bebek aşırı beslendiğinde”, kusabilir. Genellikle çoğu bebekler kendilerine gerekenden fazlasını almayı reddederler. Ancak bazen bir bebek, iyi niyetli bir büyüğünün daha fazla emmesi ricasını kıramayarak gerekenden fazla besini almış olabilecektir.

“Çoğu bebek, beslenme sonrasında fazla miktarı tükürür ya da kusar”. Tükürme normaldir, ancak kusma normal değildir ve önemli bir soruna işaret ediyor olabilir. Tükürme olayı, çocuğu her beslenme sonrasında geğirtmek, bebeğe nazik davranmak ve başını sağ yanına ya da karnına doğru çevirmek ve vücudunun diğer kısımlarından aşağıda tutmak suretiyle azaltılabilir.

“Yumuşak dışkı”, meme emerek beslenen bebeklerde bir kuraldır. Anne müshil kullanır veya müshil etkili bileşenlere sahip gıdalar alırsa bebeğin dışkısı yumuşar. Biberonla besle-nen bebeklerin dışkıları daha katı olmakla birlikte, özellikle aşırı beslendikleri ya da mamanın şeker oranı çok yüksek olduğu zamanlarda onların dışkılan bile yumuşayabilir.

Aşırı beslenmeden kaynaklanan hafif ishal genellikle meme sütünün ya da mamanın miktarını azaltmak ve hatta bir ya da iki beslenme seansını tümüyle kaldırmak suretiyle tedavi edilebilmektedir.

“Kabızlık”, meme emen bebeklerde seyrek olarak görülür. Bebekleri bir dışkılama zamanını kaçırmışsa ana babanın endişe etmesine gerek yoktur. Kabızlığın göstergesi, dışkılama sıklığı olmayıp dışkıların kıvamı olduğundan, bu durum bir kabızlığa işaret etmez. Zor ve bilye şeklinde dışkılayan bir bebek kabız olmuş demektir.

Kabızlık doğumdan itibaren sürüyorsa bebeğinizin pediyatristi bebeğin rektumunu muayene ederek herhangi bir tıkanma ya da konjenital (doğuştan olan) bir anomali bulunup bulunmadığını anlamak isteyecektir. Mama ile beslenen çocuğunuzda kabızlık görürseniz bu durum uygun olmayan bir gıda veya sıvı alımından kaynaklanıyor olabilir. Mamadaki şeker veya sıvı miktarının artırılması, sorunu hafifletecektir.

“Bebeğin kilo almaması” önemli bir uyarıcı belirti olabilir. Ortalama bir bebek ayda 900 gram kadar kilo kazanır; bebeğiniz ise bundan daha fazla veya daha az kilo alıyor olabilir. Ancak bebeğiniz hiç kilo almıyor ya da kilo kaybediyorsa ve mama kullanıyorsanız pediyatristiniz başka bir mamayı denemek isteyebilir. Bebeğinizi emzirmek suretiyle besliyorsanız pediyatristiniz iki kez mama vererek desteklemenizi isteyebilecektir.

Bebeğinizin büyüme hızı yalnızca ortalamanın altında da olabilir. Ancak, bebek sürekli aça benziyorsa yavaş büyüme, bebeğin yeterli besin almadığını ve beslenme yönteminde bir düzenleme yapılmasının gerekli olduğunu gösteriyor olabilir.

Emzirmeye Karşı Biberon

 

Hangisi daha iyi - biberon mu,yoksa emzirme mi?

Çoğu pediyatrist ve aile doktoru mümkün olduğunca emzirme yoluna başvurulmasını salık verirler. Ancak, çeşitli nedenlerle bazı anneler yapmadıkları ya da istemedikleri için bunu gerçekleştiremezler. Yeni doğan bebeğinizi biberonla beslenmeyi seçerseniz kendinizi suçlu hissetmeyin. Günümüzün mamaları besleyicilik bakımından kusursuzdur. Biberonla beslenen bir bebek de, meme emen bir bebek kadar sağlıklı-dır.

Öyleyse neden tercihler emzirme yöntemine yöneliktir? Yıllar boyunca sarkaç bu konu üzerinde gidip gelmiştir. Geçmişte kadınlar genellikle emzirmeden kaçınıp biberonu yeğlemişlerdir. Bugün ise çoğu anne emzirmeye tam anlamıyla kucak açmışlardır.

Meme sütü sayesinde be-bek doğal bir besin almış olur. Annenin beslenmesi sağlıklıysa bebeğin ilk aylarında geresinme duyduğu tek şey anne sütü olacaktır.

Yalnızca florür ve D vitamini anne sütünde az miktarda bulunur. Bu iki kalem genellikle dışarıdan takviye edilir. Süt tazedir, zararlı bakterileri içermez ve kullanıma hazırdır. Emzirmeyi seçmiş bir annenin, gece yarısı biberonla mama hazırlamak yerine çocuğunu sepetinden alıp göğsüne yaslaması yeterli olur.

Emzirmenin büyük bir avantajı da, anne sütünün antikorlar içeriyor olmasıdır. Meme emen bir bebeğin virüslere karşı bir korunma mekanizması kazanmış olduğuna inanılmaktadır. Emziren bir annenin, bebeğinin kendi sütüne karşı alerjik olup olmadığından endişelenmesine gerek yoktur.

Bazıları emzirmenin diğer bir avantajının da psikolojik nitelikli bk avantaj olduğuna inanır. An-ne, çocuğunu beslemekte olduğu için kişisel olarak kendini ona daha yakın hissedecek ve bir başarı duygusu kazanacaktır. Ayrıca, anne ile çocuk arasındaki yakın temas da ilişkiyi geliştirir. Ancak bu, biberon kullanan bir anne ile çocuğu arasındaki aynı yakınlığın kurulamayacağını göstermez.

Bir bebeğin emzirmenin dezavantajları da vardır. Bazı durumlarda biberon daha kolay bir yöntemdir. Annenin her zaman bebeğinin başında bulunması gerekmez. Bir bebek bakıcısı da bebeği besleyebilir, ayrıca bebeğin babası gece yarısı beslemelerini üstlenerek annenin dinlenmesine yardımcı olabilir.

Hangi yöntemi seçerseniz seçin, yapılan araştırmaların meme emen ve biberonla beslenen bebeklerin büyüme hızları arasında yalnızca ufak farkların  bulunduğunu gösterdiğini unutmayın.Hangi   yöntemi eçerseniz seçin bebeğiniz büyümeyi başaracaktır.