ANAPOLON
Tablet

A. İbrahim

Etken Madde(ler):
Oksimetolon 50 mg

Piyasa Şekilleri:
20 tabletlik ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Günlük doz eşit bölümlere ayrılmış 2-5 mg/kg’dır. Tedavi süresi ilk uygulamada 6 ay ve sonraki uygulamalarda 3 aydır.

Endikasyonları:
Anabolik ve androjenik etkilidir. Aplastik ve hipoplastik anemi, konjenital ve kazanılmış aplastik anemi, eritrosit hipoplazisi ve diğer anemilerde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Testis ve prostat karsinomu, gebelik, hepatik bozukluk, kalp yetmezliği, göğüs karsinomu, nefrozis, nefrozisin nefrotik evresi ve etken maddeye duyarlılıkta kontrendikedir. Sarılık ve hepatotoksik etki görülmesi halinde tedavi bırakılmalıdır.

Yan Etkileri:
Glukoz tolerans testini etkileyebilir. Sarılık, karaciğer bozukluğu, virilizasyon, hepatosellüler karsinom, kramp, bulantı, diyare ve kusma gibi yan etkiler görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:
Antikoagülanlarla birlikte ve laktasyon döneminde kullanılmamalıdır.

Belirtiler
- Konuşma seslerini düzgün bir şekilde kullanamama;
- Anlaşılması güç olan konuşma;
- Konuşmada yavaş gelişim,
- Kekeleme.
Çocuğunuzun konuşma ve dil gelişiminde kritik dönem 624 ayları arasındadır, fakat arasıra yapılan yanlış telaffuzlar 7 yaşına kadar normaldir, çünkü çocuğun konuşması anlaşılmaktadır.
Konuşmada engel (telaffuzda zorlama) kekeleyerek konuşma ve ses sorunları gibi bazı konuşma sorunlarının fiziksel bir nedeni yoktur. Bir harf yerine diğerini kullanmak, sözcüklerin başını ya da sonunu söylememek tipik telaffuz sorunlarındandır. Kekelemek ise sözcükleri güzel bir akış içerisinde verememektir. Ses sorunları çok yumuşak sesleri, genizden sesleri ya da yüksek ses, patlayan sesleri de kapsamaktadır.
Diğer konuşma bozukluklarının kabul edilebilir nedenleri ise şunlardın beyin felci, yarık damak ya da dudak, sağırlık ya da dilsizlik, zihinsel gecikme, beyin hasarı ya da otizmdir.
Çocuğunuz fiziksel, duygusal ve entellektüel açılardan normal olabilir, ancak konuşulan dille ilgili zihinsel işleme sorunlarına bağlı bir konuşma olabilir. Bu konuşma sorunları, öğrenme yetersizlikleriyle de bağlantılıdır.
Çocuğunuz bilgi alma ve bu bilgiden anlam çıkarmada güçlük çekebilir. Cümlelerde sözcükler anlam açısından başka sözcüklerin yerine kullanılıyor olabilir. Sesleri çıkarmada bir bozukluk olabilir. Çocuğunuz iki ses arasındaki farkı bilemeyebilir ve arka plandaki gürültüyü gözardı ederken belirgin bir sohbet ya da ses üzerine odaklanmış bir takım sorunları olabilir.
Konuşma bozukluğu yaygındır. 8 yaş ve yukarısında % 5, 8 yaştan küçük olan çocukların % 10′unda konuşma bozukluğu vardır.
Teşhis
Çocuğunuzun konuşma bozukluğu olduğundan şüpheleniyorsanız, çocuğunuzun doktoruyla görüşün. Belki de bir konuşma ve dil kliniğinden yardım istemeye ihtiyacınız olabilir. Pek çok okul bu tür hizmetleri sunmaktadır. Kulaklıkla yapılacak bir çalışmayla çocuğun sağırlık ya da dilsizlik durumu kontrol edilebilinir ve eksiksiz bir fiziksel ve nörolojik incelemeye ihtiyaç duyulmaktadır.
Konuşma Bozukluğu Ne Kadar Ciddidir?
Evden destek görünce ve uygun görevlilerle terapiye katılınca pek çok çocuk aşırı gelişmiş bir konuşma gücüne erişmektedir. Ancak bu bozukluk çocuğunuzda hayal kırıklığı yaratabilir. Eğer çocuğunuz okuldaki diğer çocuklar tarafından alaya alınıp, reddedilirse, toplumun çocuğa verdiği ceza çok ağır olur. Büyük bir hayal kırıklığı ile çocuğun fazla büyük olmayan kendine güven duygusu bu çabaların bir parçası haline gelmeden önce, teşhisin bir an önce konup tedavinin başlatılması gerekmektedir.
Tedavi
Konuşma bozuklukları olan çocuklar bu konuda terapiye ihtiyaç duyarlar. Bu genellikle, uzmanla birlikte haftada 2 seans anlamına gelmektedir.
Ayrıca çocuğunuzun konuşma terapisti evde ne yapmanız gerektiği hususunda sizi aydınlatabilir.

Belirtiler
- Basılı sayfanın üzerindeki sözcükleri ve harfleri tanımada yetersizlik,
- Okuma yeteneğinin çocuğun yaşına göre olması gereken düzeyin altında olması.
Belirgin okuma yetersizliğine sık sık dyslexia da denmektedir. Bu, en yaygın öğrenme yetersizliği olup normal bir görüntü ve normal bir zekâ düzeyine sahip çocuklarda ortaya çıkmaktadır. Çocuk yazılı dili sökememekte, bu yüzden de okuma zor olmaktadır. Okuma yetersizliği olan çocukların konuşması daima normal olmakta ancak konuşma dili ve yazmayla ilgili sorunlarla sık sık karşılaşmaktadırlar. Bozukluk, gözler yardımıyla alınan imgelerin anlamlı bir lisana çevirmede beyinde ortaya çıkan bir yetenek noksanlığıdır.
Okul problemi, çocuk okumaya başladığı yaşta okumada bir gecikmeyle belirlenmektedir. Çoğu çocuk bu beceriyi 6 yaşında öğrenmeye hazırdır. Ancak okuma yetersizliği olan çocuk okumanın temelini birinci ya da ikinci sınıfta bile edinememektedir. Harflerin (”d” yerine “b”) ve sözcüklerin (”kar” yerine “rak”) ters kullanımı bu soruna sahip çocuklarda çok yaygındır. 6 yaşından daha küçük normal çocuklarda ise bu ters kullanımlar endişe konusu olamaz. Bununla birlikte, okuma yetersizliğinde ise ters kullanımlar sürekli görülmektedir.
Çocuğunuz sağdan sola doğru okumaya çalışıp, sözcükler ya da harflerdeki benzerlik ya da farklılıkları göremiyorsa (ve arasıra işitmiyorsa) ve bilmediği bir sözcüğü telaffuz etmede yeteneksiz ise okuma yetersizliği kendini gösteriyor demektir.
Eğer okuma yetersizliği olan bir çocuğunuz varsa şunu göreceksiniz ki, okumada gösterdiği yetersizlik, aritmetik gibi diğer derslerdeki başarısını etkilemeyecektir. Bununla beraber okuma diğer dersler için temel bir beceri olduğundan okuma yetersizliği olan bir çocuğun diğer dersler hususunda da bir dezavantaja sahip olacağı açıktır.
Okuma yetersizliğinin temelinde neyin bulunduğunun bilinmemesine karşın, buna beynin dille ilgili bir alanın yanlış fonksiyonda bulunmasının yol açtığı hususunda kanıtlar bulunmaktadır. Dil bozuklukları ailelerin tarihlerinde de sık görünmektedir. Okuma yetersizliği kızlardan çok erkekleri etkilemektedir. Okul çağındaki çocukların yaklaşık olarak % 1015′i bu rahatsızlığa sahiptir.
Teşhis

Yaşa göre belirlenmiş okuma başarısı standardın altındaysa bu rahatsızlık, okuma yetersizliğinin semptomudur. Tıbbî, kavramsal ve duygusal süreçlere ek olarak eğitimsel ve psikolojik faktörlerin belirlenmesi, tedavinin planlanması ve çocuğunuzun gösterdiği gelişimin incelenmesi gerekmektedir. İhtiyaç duyulan görme, işitme ve nörolojik incelemeler doğrulamaktadır ki, çocuğunuzun okuma yetersizliği başka bir bozukluğa bağlı değildir.
Çocuklar için VVechsler Zeka Ölçümü (WISC) gibi eğitimsel testler ile akademik başarı testleri problemin teşhisinde kullanılacaktır. Daha da önemlisi bir uzman, çocuğunuzun okuma becerilerinin niteliği ve sürecini analiz edecektir.
Belirgin Okuma Yetersizliği
Ne Kadar ciddidir?

Okuma yetersizliği okulda öğrenimin pek çok yönünü etkiler. Eğer tedavi yoluna gidilmezse bu bozukluk çocukta, kendine duyduğu saygıda azalma, davranış problemleri, ihmalcilik, saldırganlık, öğretmenlerden, ebeveynlerden ve arkadaşlardan uzaklaşma ve yabancılaşma gibi sorunlara yol açabilir.
Okuma yetersizliğinin şiddeti çok değişkendir. Bazı çocukların okumasını çok şiddetle etkilerken diğerlerinde rahatsızlık nispeten daha iyidir.
Tedavi

Tedavide çare yine eğitimdir, çünkü okuma yetersizliğine sebep olan beynin ilgili bölümündeki yanlış fonksiyonu düzeltmek için bilinen bir yöntem bulunmamaktadır. Psikolojik test yöntemleri, uygun bir öğretim programının hazırlanmasında çocuğunuzun eğitimcilerine yardım edecektir. İşitme, görme ve dokunmayı kapsayan duyumlara önem veren teknikler okumayı da ilerletmekte kullanılmaktadır. Bu tekniklerden en önemlisi, öğretimin hem görsel, hem de işitsel metodlardan faydalanan bir okuma uzmanının verdiği sürekli talimatlardır. Okumadan başka alanlarda başarı için duygusal destek ve fırsatlar sunmak da önemlidir.
Eğer okuma yetersizliği şiddetliyse, bunun çaresi olan etkili okuma çalışmaları genellikle pek çok bireyi ve küçük grup benzeri kitleleri her hafta bir araya toplamalıdır. Gelişme, çok çalışmaya bağı olup muhtemelen yavaş gerçekleşecektir. Daha orta düzeydeki çocuklar ise okula gidebilecek ve gazete okuyabilecek kadar iyi bir şekilde okumayı öğrenmektedirler. Ancak okuma yeterliliğinin çok düşük düzeyde olduğu durumlarda, güzel okuma hiçbir zaman mümkün olamamakta, iyi okuma becerisi gerektirmeyen meslekler için de okuma çalışmaları yapılmaktadır.

Bu kısımda, genel bakım ve beslenme konuları için önerilerde bulunacağız. Ayrıca, yaygın hastalıkların çocuğunuz üzerinde gösterebileceği etkileri tartışacağız ve sadece okul çağı çocuklarında görülen bu bozuklukların özelliklerini vurgulayacağız.

Okul çağındaki çocuklar soğuk algınlığı ve grip de dahil olmak üzere yaygın teneffüs yolu enfeksiyonlarına gitgide daha az yakalanmaktadırlar.
Okul çağındaki, pek çok çocuk yinelenen karın ağrısı, başarısı ve büyüme ağrılarından şikâyetçi olmaktadır.
Okul çağı çocuklarında ortak olarak görülen pek çok bozukluk, kitabın diğer bölümlerinde yer almaktadır. Okul çağı çocuklarında bulunan pek çok bozukluk ciddi sonuçlara yol açmaz. Bu yaşta çocuklar olağanüstü derecede çabuk iyileşir bir durumda olup genç bedenleri çok yaygın rahatsızlıklardan kolaylıkla sıyrılabilmektedir.
Genel Bakım
Bağışıklıklama
6 yaşında çocuğunuz, çocuklukta kazanılan bagışıklıklama, tavsiye edilen programını bitirmiş olmalıdır. Çocukların dokümanlarla gösterilebilecek bir dizi hastalığı aşmış olmaları anaokuluna girmek için pek çok ülkede gereklidir. Böylece çocuğunuz anaokuluna kabul edilmeden önce, difteri, tetanos, boğmaca, kızamık, kızamıkçık ve çocuk felci gibi hastalıklara karşı bağışıklığına kavuşacaktır.
Düzenli Kontroller
Pek çok okulda çocukların düzenli olarak, işitme, genel görünüm, boy, kilo ve omurga eğriliği gibi sorunları olup olmadığı izlenir. Eğer okul sağlık ekibi bir bozukluk saptarsa bunu size bildirecek ve bir doktora danışmanızı önerecektir.
Bununla birlikte, çocuğunuzun sağlığını sadece okula bırakmayın. Buna ek olarak çocuğunuz iyi olduğunda da, çocuğunuzu doktoruna göstermek için düzenli bir program yapın. Doktor, çocuğunuzun boyunu, kilosunu, duruşunu, kan basıncını ve diğer birtakım özelikleri kontrol edecektir. Bu checkuplar arasında özel bazı sorunlar doğabilir. Bu durumda doktorunuzu arayın ve sorunu ona anlatın. Doktorun ekibiyle birlikte bir vizitenin gerekip gerekmediğine karar verebilirsiniz.
Enfeksiyon Hastalıkları
Çocuğunuz okulda diğer pek çok çocukla temas halinde olacaktır. Bir günlük bakım merkezinde olduğu gibi, okulda bir çocuk bulaşıcı bir hastalık taşıyorsa, diğer çocuklara kolaylıkla bu hastalığı bulaştıracaktır. Çocuğunuz bulaşıcı bir hastalık taşıdığında, hastalığın diğer çocuklara bulaşmasını önlemek için çocuğunuzu okula göndermeyin. Bu hastalıkların yaygın örnekleri şunlardır. Soğuk algınlıkları, grip, boğaz rahatsızlıkları ve suçiçeği.
Çocuğunuzu evde tutmanızın gerekip gerekmediğinden emin değilseniz, doktorundan, hekiminden ya da okul hemşiresinden hastalığın bulaşıcı olup olmadığı, öyleyse ne kadar sürdüğünü öğrenin. İşten çıkış saatinizi ayarlamakla da evde hasta çocuğunuzla ilgilenecek bir bakıcı bulmak gibi programınızı yeniden düzenlemek zorundaysanız, bu güç olacaktır. Bununla birlikte, çocuğunuzun evde bir gün geçirmesi, çocuğunuz ve onun sınıf arkadaşlarının sağlığı için en iyisi olacaktır.
Sağlık Bilgisi
Elleri yıkamak, soğuk algınlıkları da dahil olmak üzere enfeksiyon hastalıklarının yayılmasını engellemek için tek ve en önemli yöntemdir. Eğer ellerini yıkamayı okul öncesi dönemde çocuğunuz öğrenmişse, çocuğunuzun bu iyi el yıkama alışkanlığını sürdürmesini sağlayın. Evde ya da okulda olsun, tuvaletten çıkmadan önce yemek yemeden veya yemekleri hazırlamadan önce çocuğunuzun ellerini yıkaması gerektiği hususunda ısrarlı davranın. Avuç içi ve parmak araları da tamamıyla olmak üzere çocuğunuz her iki elini de tamamıyla yıkamak için sabun ve sıcak su kullanmalıdır.
Uyku Gereksinimi
Çocuğunuzun sağlığını korumanın bir diğer yolu da, çocuğunuzun yeteri kadar uyku alıp almadığının kontrolüdür. Çocuğunuz sizden daha çok uykuya gereksinim duyar. 6 yaşındaki tüm çocuklar, sağlıklı olabilmek için hemen hemen 11 saatlik bir uykuya ihtiyaç duyarlar. Bu miktar, çocuklar 12 yaşına ulaştığında yavaş yavaş 9 saatin üstüne doğru azalacaktır.
Diş Bakımı
Çocuğunuzun daimi dişleri okul çağında teker teker çıkacaktır. Yılda dört kadar olmak üzere ilk (bebeklik) dişlerinin yerine gelecektir. Daimi dişler bir ömür boyu süreceğinden bunlara iyi bakmak önemlidir. Dişlerini fırçalamayı okul öncesi dönemde çocuğunuza alıştırdığınızdan, her yemekten sonra çocuğunuza dişlerini fırçalamayı öğretmeye devam edin. En azından yılda iki kez çocuğunuzun dişçiye düzenli olarak gitmesini sağlayın.
Daimi dişleri çıkar çıkmaz, dişçi onlara ilaç sürecek ve bu işlem de dişlerin çürümesini engelleyecektir.
Çocuğunuzun tatlı şeyler yemesini kısmen sınırlayarak dişlerin çürüme riskini azaltmak için üzerinize düşeni yapabilirsiniz. Eğer kullandığınız suda fluorid yok ise çocuğunuzun dişçisi ya da doktoru ek olarak fluorid verebilir. Dişlerin düzeltilmesi gerekiyorsa, ortodonti uygulaması genellikle bu yaşta başlatılır.
Kaza ve İncinme
Normal davranış ve fiziksel gelişme okul çağındaki çocuğun kaza ve incinmeye karşı duyarlılığını artırmaktadır. Dikkatlice önlemler alarak çocuğunuzun kaza riskini minimuma indirebilirsiniz.
Araba kazaları okul çağı çocuklarında vuku bulan en yaygın ölüm nedenidir. Bu kaza riski, okul çağındaki çocuğun doğasında bulunan maceracı davranış tutumuyla yükseltilmektedir. Otomobille yapılan gezilerde çocuğunuzun emniyet kemerini takması çok önemlidir. Siz de emniyet kemerinizi bağlayarak ona örnek olun.
Okul çağındaki çocuğunuz bol egzersiz yapmalıdır, yani okuldan sonra televizyon seyretmek yerine aktif oyunlarda yer almalıdır. Bununla beraber, fiziksel etkinlik de incinme riskini artırmakta ve çocuğun izlenmesini gerektirmektedir. 6-9 yaş grubu çocuklarının küçük organlardan ziyade kasların yoğun bir şekilde bulunduğu uzuvlar üzerinde kontrolleri daha fazladır. Bu da bisiklet kazalarını artırmaktadır. Bisikletçilere uygulanan trafik kuralarını vurgulamak suretiyle çocuğunuza bu konuda yardımcı olabilirsiniz.
Akran çevresi okul çağı çocuğunun hayatında artan önemli bir rol oynamaktadır. Gitgide çocuğunuz grup içerisinde oynamaktan daha çok zevk alacak ve grup üyelerine bağlılığı artacaktır. Çocuğun ilenmediği durumlarda ne kadar tehlikeli olursa olsun çocuğunuz grup liderliğini takip edebilir. Çocuğun akranlarının sahip olduğu etki okul çağında artma eğilimindedir. Sonunda akran grubu, okul çağının sonuna gelmiş çocuklardan (özellikle erkeklerden) cüretkâr, genellikle tehlikeli bazı kahramanlık hareketlerini yapmalarını talep edebilir. Bu tip oyunlar ise boğulma ile yanmayla, hatta yaralanmalarla sonuçlanabilir.
Hiçbir ebeveyn çocuğunun her dakikasını denetleyemez. Ancak çocuğunuza neyin emniyetli, neyin emniyetsiz olduğuna ilişkin gerçekten temel olabilecek bir fikir vermek mümkündür. Belirli bir noktaya kadar gözü pek davranışlar okul çağının sonuna gelen çocuklarda normaldir. Bununla birlikte, çocuğun kendisine güvenini artırarak tehlike riskini azaltabilirsiniz. Böylece çocuk, grubu yapmasını istediği şeyde grubun baskısını kendi üzerinde pek fazla hissetmeyecektir.
Alınacak diğer ana önlemler arasında yüzmeyle ilgili önlemler ya da silahların eğer evde varsa kilit altına alınması ve çocuğunuzun sokakta emniyetli yürüme kurallarına uyması gibi önlemler sayılabilir.
Aile tarafından denetlenebilecek eğlence durumlarında çocuk için mümkün olan en emniyetli oyunları seçmek de önem taşımaktadır. Bunun en iyi örnekleri, avlular, oyun alanları, parklar ve topluluk merkezleri bulunmaktadır. Diğer bir şekilde tehlikeli ve çok az denetlenen yerlerde oynayacaklardır. Bu da incinme riskini yükseltecek ve bir kaza olursa yardım olasılığını da azaltacaktır. Bir yetişkinin gözetimi altında kazanmaktan ziyade bir takımda oynama disiplini ile bu becerileri çocuğa kazandırmayı amaçlayan organize etkinlikler (basketbol ve futbol gibi) okul çağındaki erkek ve kız çocuklar için mükemmel faaliyetlerdir.
Sağlıklı Yaşam Tarzları
Okul çağındaki çocuklar kendi sağlıkları için artan bir kişisel sorumluluğu üstlenebilecekleri gibi, sağlıklı bir yaşam tarzının da esaslarını öğrenebilirler. Sağlık bilgisi, beslenme, diş bakımı, israf ve kazalardan korunma gibi şeyleri çocuğa öğretmek için en uygun zamandır.
Kazalar, okul çağı çocukları arasında görülen yetersizlik ve ölümün ana nedenidir. Daha büyük çocuklar için cinsel gelişme cinsellik birtakım soru ve endişelere neden olabilir. Kızlar, adet döneminin başlangıcına hazır olmalı ve her iki cinsiyetteki bireyler de normal cinsel gelişim hususunda bilgilendirilmelidir.
Disiplin, okul gelişimi ve akranlarla olan ilişkiler gibi çocuğu sosyalleştirme ve geliştirme hususunda çocuğa kılavuzluk edin. Çocuğunuzun davranışlarını, evdeki ortak işler ve ev ödevleri hususunda kişisel sorumluluk anlayışını teşvik edin.

Dişlerdeki çarpıklıkların (ortodontik bozukluklar) zararları :

  • Genellikle dişlerdeki çarpıklıkların sadece estetik görüntüyü bozduğu düşünülür.Halbuki bunun ağız diş sağlığı üzerinde zararlı etkileri vardır.
  • Öncelikle çiğneme düzeni etkilenir
  • Dişlerin çarpık ve düzensiz olması, yemek birikimine elverişli ortam hazırlar. Sonuçta ağız hijyeni bozulur , çürüğe ve dişeti hastalıklarına yolaçar.
  • Dişler normal konumlarında değilse bazı seslerin oluşumu bozulur ve konuşma bozuklukları meydana gelir.
  • Temporomandibuler eklem ( çene eklemi) hastalıkları görülebilir.

SORU: Çocuklarda ortodontik bozukluk olup olmadığı nasıl anlaşılır?

  • Çocukların dişleri kontrol edilerek herhangi bir ortodontik bozukluk olup olmadığı belirlenmelidir. Bu evde anne baba tarafından da yapılabilir.. Ama tabii ki mutlaka bunun bir ortodonti uzmanına kontrol ettirilmesi gerekmektedir.
  • Çocuğunuz dişlerini kapattığı zaman alt ve üst büyükazı ve küçükazı dişleri karşılıklı olarak kapanmalı arada açıklık olmamalıdır. ( Ancak sürekli dişlerin yeni sürdüğü dönemlerde aralık olabilir)
  • Üst çene alt çeneye göre bir miktar daha önde konumlanmalıdır.Eğer çocuğunuzun alt ön dişleri üst dişlerinin daha önünde yer alıyorsa veya başbaşa kapanıyorsa ortodontik bozukluk sözkonusudur Aynı şekilde üst dişlerin de aşırı miktarda önde olması (dişleklik olarak adlandırılan konum) bir ortodontik bozukluktur .
  • Dişler birbiri üzerine binmiş bir şekilde çarpık olmamalıdır.
  • Komşu dişler birbirleriyle temas etmeli arada açıklıklar olmamalıdır..

Ön dişler arasındaki aralıklar( diastemalar):

  • Çocuklarda üst ön orta kesici dişler ilk sürdüğü zamanlarda arasında aralık görülebilir. Ve bu aralık genelde zamanla diğer dişlerin çıkmasıyla kapanır. Ancak BAZI VAKALARDA üst dudak kasının dişeti ile olan kas bağlantısı ( frenulum ) iki diş arasına kadar uzanır.İşte bu durumda bu kas bağlantısının cerrahi operasyonla biran önce ortadan kaldırılması gerekir. Aksi taktirde diğer dişler sürse bile bu aralık kapanmayacaktır.
  • Bazı vakalarda ise çene kavsi geniş buna karşılık dişler küçüktür. Bu nedenle de dişler arasında aralıklar meydana gelir. Ortodontik tedavi yapılarak ( tel takılarak) düzeltilir.

Otistik bozukluk genel anlamda belirgin belirtileri olmasına karşın bazı durumlarda anne babalar tarafından geç farkedilebilmektedir. Otistik bozukluk genel olarak hayatın ilk 36 ayında bazı belirtiler vererek yavaş yavaş kendini göstermeye başlar. Normalde bebeklerin gelişim dönemleri içerisinde bebeklerin anne veya diğer insanlar ile iletişim ve etkileşim şekli önemlidir. Bebek ilk doğuduğu andan itibaren etrafı ile iletişim ve etkileşime girmek ister . Bu iletişim ve etkileşim göz ile nesneleri ve insanları takip ederek , agulama ile sinyal vererek , karşısındakine gülümsemede bulunarak , göz kontağı kurarak olabilir. Otistik bozukluğun başlangıcı ilk 36 ayda belli bir normal gelişim dönemi olduktan sonra olmakla beraber doğumdan itibaren bazı belirtiler ile birlikte de görülebilir.

Otistik bozukluğu olan çocuklarda üç temel belirti vardır. Bunlardan birincisi iletişim alanındadır. Yani konuşma , jest ve mimikler vb araçlar ile etraf ile iletişimin olmaması veya çok kısıtlı ve sınırlı olmasıdır. Aileler çoğunlukla çocuklarını ”konuşmuyor” diye Kulak burun boğaz hekimine veya Çocuk hastalıkları hekimine götürürler. Daha sonrada orada yapılan tetkiklerin normal çıkması ile Çocuk Psikiyatristlerine gelirler. İkinci bozulan alan ise çevre ve diğer insanlar ile etkileşim alanıdır. Yani çocuk başkaları ile duygularını , başarılarını , sevinçlerini paylaşmaz ve etrafındaki insanlar ile herhangi bir karşılıklı etkileşime girmek istemez , zaten otizmin kelime anlamına uygun olarak ” kendi halinde , kendi kabuğunda ” davranır. İnsanların duygusal değişiklikleri ve sinyalleri onları etkilemez veya çok sınırlı olarak etkileşim görülür. Yaşıtlarının yanına gitmez onlar ile ilgilenmezler .Üçüncü temel bozulma alanı ise ısrarla tekrarlayan davranışlar ( dönme ,sallanma , zıplama vb.) ve çok sınırlı olan ilgi alanıdır. Bu durumdaki bir çocuk çamaşır makinasının dönen merdanesi karşısında saatlerce oturup bakabilir veya bir arabanın tekerleğini saatlerce çevirebilir veya bir eşyanın parçası ile saatlerce oturup uğraşabilir.

Ek olarak ayak ucunda yürüme , yandan bakış , ağrıya dayanıklılık, yemek konusunda gıda seçimi vb belirtiler ile otistik çocuk diğer çocuklarıdan kolaylıkla ayırt edilir. Otizmin temel tedavisi eğitim olmakla birlikte erken tanı ve başka sorunların eşlik edip etmediği önemlidir. Önemli olan anne babaların bu konuda uyanık olarak erken tanı ve tedavi açısından bilgili olmalarıdır.

Down Sendromu Nedir?

Down sendromu insanlarda en sık görülen kromozom anomalisi türüdür.Dünyada ilk kez 1866 yılında Dr. John Langdon Down tarafından bir tür zeka geriliği olarak tarif edilmiş bir sendromdur.

Genetik kaynaklı olduğu baştan beri düşünülmesine karşın down sendromuna yakalanmış bebeklerin kromozom haritasının çıkarılması ancak 1959 yılında mümkün olmuştur. Daha sonraki yıllarda Down sendromunun translokasyona bağlı şekilleri ve mozaik varyantı da olabileceği keşfedilmiştir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Böbrekte yapısal bozukluk meydana getiren iltihaplarına Nefrit denir. Adi mikropların meydana getirdiği iltihaplardan farklıdır. Böbrek dokusu bozulmuştur. Böbreğin faaliyetleri azaldığı için bununla ilgili belirtiler meydana gelir. Her iki böbreği tutar. Acil ve Müzmin olabilir. Böbrekte yapısal bozukluk meydana getiren iltihaplarına Nefrit denir. Adi mikropların meydana getirdiği iltihaplardan farklıdır. Böbrek dokusu bozulmuştur. Böbreğin faaliyetleri azaldığı için bununla ilgili belirtiler meydana gelir. Her iki böbreği tutar. Acil ve Müzmin olabilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Alzheimer Hastalığına Genel Bakış
Alzheimer hastalığı sadece tanının konduğu hastaların değil aynı zamanda onların yakınları olan kişilerin de yaşamlarını derinden etkileyen bir hastalıktır. Tedavisi olmayan ve sürekli ilerleyen bir bunama hali olarak Alzheimer hastalığı, giderek artan bellek kaybı, muhakeme güçlüğü, iletişim bozuklukları, kişisel ve davranışsal değişikliklerle günlük yaşamı daha da karmaşık hale getirir.

ABD’de yaklaşık 4,5 milyon kişi Alzheimer hastasıdır. İlerlemiş yaş Alzheimer için bir risk faktörüdür, bu nedenle bu rakam yaşam beklentisi arttıkça ve ABD’deki yaşlı nüfus çoğaldıkça dramatik biçimde artacaktır. 2050 yılına kadar 11 ila 16 milyon kişinin Alzheimer hastası olacağı düşünülmektedir. Alzheimer tanısı konmuş kişilerin pek çoğu tanıdan itibaren 8-20 yıl kadar yaşayabilirler.

Alzheimer için herhangi bir tedavi olmamasına rağmen bu hastalığa yakalanan kişilerin yakınları hem bakım, destek prensiplerini hem de farklı tedavi seçeneklerini anlayarak hastalarının yaşam kalitesini artırabilirler. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Günümüzde birçok çiftin çocuk sahibi olmasını sağlayan tüp bebek yöntemi, gelişen teknoloji sayesinde aileleri sevindiriyor.
International Hospital Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Oral ve Acıbadem Kadıköy Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Cem Demirel, çiftlere başlıca 8 nedenden tüp bebek uygulaması yaptıklarını belirterek bunları şöyle sıraladı… DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

SAYFA 1 12»