Gençler yanlış biliyor!

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

’de yapı bir araştırma, gençlerin bir çeşit cilt hastalığı akne hakkında yanlış olduğ ortaya


Üniversitesi ı tarafından yapı araştırma gençlerin ı sivilceler hakkında olmadıklarını ortaya . , gençlerin 80′inde çeş düzeylerde ğini, ın 30′una tıbbi işlem ğini .

sıklıkta yıkamadıkları kurtulamadıklarına inanan gençlerin yanlış düşündükleri, sık sık yüz yıkamanın tam aksine sivilceleri azdırabileceği bildirildi. , yüzdeki sivilcelerle oynanmaması ğine de çektiler.

Bazı doktorların sivilceli gençlere çikolata yememelerini ve kola içmemelerini salık verdikleri, oysa genellikle hormonsal nedenlerden kaynaklandığı kaydedildi.

Akne etkili tedavi yöntemlerinin bulunduğu, ilaçlara duyarlılık gösterilmeyen vakalarda kliniklerin devreye girebildiği belirtildi. Kliniklerde akneden kaynaklanan izler yok edilebiliyor.

Makyaj yaparken bunları unutmayın!

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

Kadınların güzelliklerini tamamlayan , özen de eklenirse mükemmel sonuca ulaşmak kaçınılmaz. Peki nedir bu hassas noktalar?



temiz, nemlendirilmiş cilde . Nemli bir süngerle . Sünger her kullanıştan sonra yıkanmalı ve kurutulmalı. aydınlık bir yerde ; gündüz makyajı; gün ışığında, gece makyajı; iyi aydınlatılmış bir yerde yapılmalı.

Saç dipleri ile yüzün birleştiği yerde farklılığı olmamalı. bu bölgelerde küçük dokunuşlarla iyice yayılmalı.

Seçilen ten ten renginize olmalı.

İnce bir tabaka .

Pudra
üzerine sürülecek bir pudranın şeffaf olması gerekir. Eğer tek başına kullanılacaksa ten renginize olmalı.
pudra fırçası ile ince bir tabaka .

Göz
Toz farlar, kullanımı ve dayanıklılık açısından iyidir.

Sık sık temizlenen süngerli çubuk yumuşak fırçalarla .

Açık farınızı gözkapağına sürdükten sonra, gölge yapacağınız renkte far ile gözkapağının bitiminden kaşa paralel çukurluğa sürün.

Gözlerinizin renginde far sürmek her zaman çok iyi netice vermez. Size yakışacak deneyerek bulmalısınız.

Gözlerinizi göstermek isterseniz kirpik diplerine siyah göz kalemi ile ince bir hat çekmeli, göz ucundan da taşırmalısınız. kipriklerin diplerine de ince bir hat çekmeli, bir pamuklu çubukla hattın keskinliğini dağıtmalısınız.

Gözleriniz birbirine yakın ise gözün şakak tarafındaki ucunu bir far ile belirgenleştirmelisiniz.

Gözleriniz birbirinden çok ayrık ise gözpınarının üstünü kaşa kadar koyuca bir far ile gölgelemelisiniz.


Siyah sürerek gözlerinizi ve anlamlı gösterebilirsiniz.

sürerken başı kaldırıp aynaya bu ş, bakarken boyamak göz çevresine bulaştırmamak açısından iyi bir tekniktir.

Kaşlar
Kaşlarınızı en ş şekillendirmek elinize uzun bir çubuk kalem vs. ıp ayna karşısına geçin;

Çubuğu burun deliğinin yanından ve göz pınarından geçecek ş dik tutun. Kaşınız çubuğun gösterdiği noktadan başlamalıdır.

Çubuğu burun deliğinin yanından kaldırmadan gözbebeğinin üzerinden çapraz olarak uzatın. Çubuğun gösterdiği nokta kaşınızın ideal kavis noktasıdır.

Makyaj ensasında ufak bir kaş fırçası ile kaşlarınızı fırçalayıp şekillendirmeyi ihmal etmeyin.

Eğer kaşınızda düzeltme yapacaksanız; füme renkli bir kaş kalemi ile önce ince ince küçük çizgiler boyayıp, sonra fırça ile dağıtın.

Allık
Allık fırçası yumuşak ve uzun tüylü olmalı, sık sık yıkanmalıdır.

Allığın ten rengine olarak pembemsi toprak tonlarında olmalıdır.

Allık asla bir leke durmamalı, çok hafif kullanılmalı, fırça bastırılmadan değdirilerek .

Gece makyajında kullanı allık olabilir. çok iyi dağıtılmalıdır.

Allık ile yüzümüzde beğenmediğimiz bazı yerleri farklı gösterebiliriz. Yuvarlak bir yüzü ince göstermek allığı, elmacık kemiklerinin ından şakaklara doğru ve şakaklara sürmelisiniz. Köşeli bir ; elmacık kemiklerinin üzerine ve çenenin - yan sınırına allık sürülürse yumuşak bir ifade sağlanabilir. Yazın yüzünüz güneşten bronzlaştığında her zaman kullanığınızdan bir allıkla ışıltı katmalısınız.


Dudaklara renginin bir koyusu ile çerçeve yapılıp içi yalnızca parlatıcı şeffaf bir ile boyanarak kullanabilirsiniz sürerken da dudaklara sürerek farkını azaltır, hazırlarsınız.

Kullanacağınız rujun bir koyusu ile çerçeve yapıp içini ile doldurarak kalıcı bir makyaj elde edersiniz.

makyajında şekil çok önemlidir. ince ise; fondötenlenen ın bitimine kemik bir kalemle ince bir çerçeve çizilir ve parmak uçlarıyla iyice dağıtarak hattın keskinliği azaltılır. sonra kalemi ile çerçeve çizilir ve içi ile boyanır.

Açık rujlar dudağı dolgun gösterir. Kalın , renkli rujla ince gösterilebilir.

Meme küçültme operasyonlarında eşin de fikri mutlaka alınmalı

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

Meme ında eşin de fikri ınmalı

Bir kadına meme ı yapılırken, kocası ya da sevgilisi de meme ve yara nasıl olabileceği konusunda bilgilendirilmelidir

Estetik Bakış / DR. SERDAR EREN

Mükemmel diye gösterilebilecek güzel memeler genel nüfusa bakıldığında çok düşük bir orandadır. Günümüz kadınları sadece görünümünden değil bazı olumsuz etkilerinden dolayı da sarkık çok iri göğüslerinden kurtulmanın yollarını arıyor.
Çok iri göğüslere kadınlar boyun ve sırt ağrıları, kamburlaşma, cilt rahatsızlıkları ve sutyenin yol açtığı derin doku eziklikleri tıbbi sorunlar yaşıyor. Spor sırasında karşılaşı zorluklar şikayetlerin başında geliyor. en sorun memelerin büyüklüğünden çok sarkıklığıdır. Eğer sadece k denge ve duruş bozukluklarına yol açsaydı göğüslerini silikon protezleri ile normalden de büyüten kadınların aynı şikayetleri dile getirmesi gerekirdi. diri ve dik bir kadının duruşu ve yürüyüşü, sarkık olandan çok farklıdır. Kadının vücut dilinden (duruşundan, hareket edişinden) memelerinin formunu ve
onun kadına verdiği psikolojik dengeyi anlamak mümkündür. Hassas kadınlar kendilerini memenin görünümü ile iyi hissetmediklerinden ve bu beğenmediklerinden, saklama ihtiyacı duyarlar, göğüslerini içeri çeker omuzlarını önde tutarlar. Bu da zaten var sırt ve omuz ağrılarını körükler.
Ameliyatlarda ulaşılmak istenen ana hedef meme hacminin azaltılmasıdır. iyi bir form verilirken yara izini küçültüp iki memenin simetrik olmasına da edilmelidir. Ayrıca başta ucu olmak üzere tüm memenin hissinin ve emzirebilme yeteneğinin korunması gerekir. Bu her yaştaki sağlıklı kadına uygulanabiliyor. Yine de ideal kişiler, sonrası bir hamile kalmayı düşünmeyen kadınlardır. Çünkü ve emzirme sonucunda sonrası elde edilmiş meme formu bozulabilir.

Meme ne kadar güzel olursa yara izi de o kadar az çeker
Plastik cerrahlar yıllardır en az yara izi bırakıp en iyi formu sağlayan teknikleri geliştirmek çışıyor. Bence yara izinin küçüklük büyüklüğünden ziyade, izin gözü rahatsız edici olup olmaması önemlidir. Benim plastik cerrahide uygulamaya çıştığım “Form ne kadar güzel ve çekici olursa yara izine o kadar az olur” prensibi, meme ve germe ameliyatlarında da geçerlidir.
Cerrah olarak unuttuğumuz husus, ın sonucuna kadının eşinin ya da sevgilisinin ne bir reaksiyon göstereceğidir.
Ameliyattan önce hastanın partnerinin de meme ve yara nasıl olabileceğini bilmesi, sonucu beğenmesi açısından
önemlidir. Biz cerrahlar ışık olduğumuz yara izini belki rahatsız edici bulmayız. cerrah olmayan bir kişi yara izi itici olabilir ve bazen hastanın partneri dokunmaya çekinebilir.
Yıllar içinde bağ dokusunun kalitesine bağlı olarak er ya da geç memelerde sarkmalar görülür. , emzirme ve yüksek miktarda kilo kaybı bu hızlandıran faktörlerdendir. Meme dikme germe ında uygulanan teknik aşağı yukarı meme ıyla aynıdır. Tek farkı meme ında çıkartı meme dokusunun burada projeksiyonu sağlaması muhafaza edilmesidir

Selülitle baş etmenin yolları

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

Yaz mevsimi yaklaştıkça üstümüzdeki ağırlıktan kurtulmak bir çaba harcıyoruz. Sadece palto ve kazakları değil, ve kalçalarda oluşan selülitlerimizi de gardıroba kaldırabilsek ne güzel olurdu, değil mi? Bunu yapamayacağımıza göre selülitle baş etmenin yollarını öğrenmeye ne dersiniz?

TAYLAN KÜMELİ / Bir kibrit kutusu lezzet

Özellikle kadınlarda görülen ve deri ı yağ hücre gruplarının kan ve lenfatik dolaşımını bozmasıyla oluşan selülit, deride çöküntülerle ve portakal kabuğu görünümüyle kendini gösteriyor. Selülit çok ergenlik, ve menopoz hormonların çok değişime uğradığı dönemlerde ortaya çıkıyor olmasına rağmen, kişinin genetik yapısı, metabolizma hızı, dolaşım sistemi, sindirim ve boşımda yaşadığı sorunlar, doğum kontrol ı, ınan hormon ı, dengesiz ve düzensiz , aşırı hareketsizlik, stres, ve
de selülit oluşumunda etken faktörlerdir.
Sıklıkla bölgesel selülit, kilolu, zayıf, balık etli, uzun, kısa her yaştaki erişkin kadında görülebiliyor. Selülit nadiren erkeklerde de oluşuyor, kadınlarda sorun olması, östrojen hormon düzeyinin onlarda olmasıyla ilgili. Selülitin tek nedeni östrojen değil; başka tetikleyiciler de var. damarların en düşmanı. Güçlü bir damar daraltıcı özelliğe , cildin beslenmesini engelleyerek selülite neden oluyor. Hareketsiz yaşam biçimi, sürekli üstüne atarak oturmak, çok dar pantolon ve diz ı çorap giymek de dolaşım sistemini ve lenf sisteminin çışmasını engelleyerek selülite yol açabiliyor. Bunlar, kişinin yaşam tarzı ve ışkanlıklarına bağlı etkenler. selülitin, kan dolaşımındaki bozukluklar, ailesel yatkınlıklar ve hormonal etkenler elimizde olmayan nedenleri de var. ve yaşam biçimi sağlıklı bir şekle dönüştürüldüğünde, azaltacak yoğun tedavilere genellikle gerek kalmıyor.
önlemek ilk ınacak önlem, sigarayı bırakmak. spor yapmak yalnızca genel vücut sağlığı değil, önlemek de çok önemli. Günde 30-60 dakika yapı yürüyüş, bisiklete binmek merdiven inip çıkmak kan dolaşımını düzenleyerek selülit oluşumunu engelliyor. Yalnızca kilo vererek selülitten kurtulmak mümkün değil. ışkanlığını değiştirip, bilinçli beslenmeye geçmek önemli. ne kadar tek yönlü olursa, selülit de o kadar çabuk oluşuyor. Özellikle fast food ve hazır yemekler dokuları kötü yönde etkiliyor. Hayvansal yağlar, şeker ve tuz da oldukça zararlı. Bunlar yağ hücrelerini şişiriyor, dokularda su birikmesine yol açıyor ve vücudun atıklardan temizlenmesini önlüyor. Günlük programında tuz, şeker ve yağdan fakir, sebze ve meyvelerden zengin bir diyet kan dolaşımını artırıp bağırsakların çışmasını sağlıyor. A ve C vitamini ımını artırmanın azalttığı düşünülüyor. Bu nedenle, günlük meyve tüketimine özen göstermek gerekiyor. Bol lifli gıdalar ve çinko ımı da engelliyor. Selülit önlemekte bol su içmek de önemli. Su, idrar oluşumunu artırarak vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlıyor.

ınacak önlemler

  • Günde en 2,5 litre su içilmeli.
  • Rafine şekerlerden uzak durulmalı ve günlük tuz azaltılmalı.
  • Yemeklerde kullanı yağ ı azaltılmalı.
  • , , çay-kahve ve gazlı içeçek minimuma indirilmeli.
  • Yemekleri pişirirken kızartma yerine haşlama ya da buğulama yöntemi tercih edilmeli.
  • Mümkün olduğunca mevsiminde ürünler tüketmeye özen göstermeli, dondurulmuş ve konserve ürünlerden kaçınılmalı.
  • Metabolizmanın çışması öğün atlamamaya özen gösterilmeli.
  • Çok sık kilo ıp vermekten kaçınılmalı.
  • Günlük ınan posa ı artırılmalı, posanın en iyi kaynakları sebze, meyve ve kurubaklagiller sisteminin içerisinde yer almalı.

    Kafeine duyarlılık kişiden kişiye değişir

    Kafein merkezi sinir sistemini uyaran bir tür maddedir. Kana mideden karışır.
    15 dakika sonra etkileri hissedilir hale gelir. Kahve, çay, kola, çikolata, bazı uyarıcı , bazı ağrı kesiciler ve çeş reçeteli ilaçlarda bulunmaktadır. Kafeinin kısa dönemde yaygın olarak hissedilen etkileri, vücudun enerji seviyesinin artması, uyanık ve dinç olma , keyif ve rahatlık hislerinde artıştır. Bu madde bazı ağrı kesiciler ve migren ı ile birleştiğinde ise ın tepki süresini ve etki alanlarını artırır. İlaç kullanımı sırasında kafein ım ına çok edilmelidir. Bu maddeyi içeren diğer besin maddelerive içeceklerde bulunan kafein miktarları iyi hesaplanmalı hatta bir uzmana danışılmalıdır.
    Kafeine karşı duyarlılık; tüketim sıklığı, olarak ınan , vücut
    ağırlığı ve fiziksel koşullar pek çok etmene bağlıdır. Kişisel duyarlılığın yanı sıra hamileler, çocuklar ve yaşlılar tüketilen kafeinin kısıtlanmasının ği grup içersindedir. Kafeinin normal ı kişiye göre değişir. Pek çok çışmada, yetişkinler güvenli olarak tüketilebilecek kafein ı günde
    300 mg. (yaklaşık üç-dört fincan kahve ya da beş-ı bardak çay) olarak belirlenmiştir.
    olarak kullanı kafeinin kesilmesiyle kişide ortaya çıkabilecek belirtiler şunlardır: Baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik, uykusuzluk uykulu olma hali, konsantrasyon eksikliği, işte karşılaşı zorluklar (motivasyon ve eksikliği, düşük performans), huzursuzluk (mutsuzluk, can sıkıntısı, huysuzluk, diken üstünde olma), depresyon (üzüntü, halsizlik, endişe, isteksizlik, küskünlük), sinirlilik, mide bulantısı, kusma, eklem ağrıları.

    Su kaybına !

    Özellikle yaz sıcaklarının yoğunlaştığı bugünlerde vücudumuzdan su kaybı artıyor. İnsan bedeninin 60-70′i sudur ve bu suyun üçte ikisi hücreler içinde, geri kalanı dokular arası sıvıda ve kanda bulunur. Su yaşamımız çok önemlidir. Bir insan yemek yemeden dört hafta yaşayabilirken, su içmeden yaşayabilme süresi ise sadece üç-dört gündür. Eğer vücutta az su bulunursa, kanın yoğunlaşmasına yol açıyor ve bu da organlara çok az miktarda oksijen ve besin maddesi taşınmasına neden oluyor. Eğer aşırı miktarda su içilirse, bu da vücut olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Çünkü bu durumda böbrekler aşırı çışıyor ve sık sık tuvalete çıkılmasına neden oluyor, bunun sonucunda da vücudumuzdan kalsiyum minerali atılıyor. Vücudunuzun su ımının olup olmadığını anlamanın en etkili yolu, idrara etmektir. Açık renkli idrar, su ihtiyacını doğru karşıladığınızı gösterir. Eğer idrarınız renkli ise, bu su ınmadığı anlamına gelir.
    Suyun vücudumuza faydaları: Besinlerin sindirimi, emilimi ve metabolizma sonucu oluşan artık ürünlerin atılması gereklidir. Hücre ve kas dokularını güçlendirir, cildi gerginleştirir, parlaklık kazandırır, vücudun ısı ve tuz dengesini sağlar.