Güneşe dikkat!

Posted on Mart 21st, 2008 in Güzellik by admin

bir tene sahip olmak uğruna uzun süre güneş ışınlarına kalmanın kırışıklığına neden olacağını unutmayın!…

ğ Üniversitesi Tıp ı Başkanı . Şükran Tunalı, güneşin sıcaklığını iyice ği bugünlerde, insanların ı ğini söyledi.

Güneş ışınlarının, içeriğindeki D dolayı kemikleri güçlendirme faydasının yanında zararlarının da olduğunu anlatan ı, ”Atmosferin koruyucu ozon tabakasında oluşan delikler nedeniyle güneşin zararlı UV ışını, yeryüüne fazla ulaşıyor. Yapılan araştırmalarda, uzun süre güneş ışınlarına kalan her 5 kişiden birinde ileri yaşlarda kanseri görüldüğü saptanmıştır” diye konuştu.

Güneş ışınlarının üzerindeki etkilerinin, uzun vadede ellerde, göğüs ölgesinde ve yüzde lekeler şeklinde kendini gösterdiğini ifade eden ı, yü derisinin vücudun diğer ölgelerine oranla ince olduğu insanların yüzlerini güneşten korumaları ğini vurguladı.

UV ışınlarının derinin hızlı yaşlanmasına ve yıpranmasına neden olduğuna işaret eden ı ”Uzun süre güneş altında kalanların altında bulunan destek dokuları eridiği , bu kişilerin ciltlerinde fazla kırışıklık oluşuyor” dedi.

Kişilerin çocuk yaştan itibaren güneşin zararlı ışınlarından eğitilmesi ğini savunan ı, şunları söyledi:

”Güneşin zararlı etkilerinden saat 10.00-16.00 arası sokağa çıkmaktan kaçınmak gerekir. Özellikle açık tenli kişiler, yaz, kış ayrımı yapmadan güneşli havada dışarı çıktıklarında yüksek koruma faktörü içeren ve losyon kullanmalıdır. Şapka veya şemsiye kullanarak da güneşin zararlarından korunulabilir.”

Nemlendirici mucizesi!

Posted on Mart 21st, 2008 in Güzellik by admin

Nemlendiriciler genç ve yaşlanmaya karşı cildin savaşım silahlarıdır. Ancak hangi yaşa, hangi ne tür ürünler kullanılmalıdır, bu konuda pek bilgi sahibi değilizdir. Nemlendiriciler sadece cildi kurumaya değil, çevresel kirlilik ve yıpranmaya karşı da koruyor.

bakım ı, tipiniz ne olursa olsun, hergün nem kaybına karşı nemlendirmeniz ği konusunda uyarıyorlar. Yağlı bir cildinizin olması, ıza gerek yok anlamına gelmez. bakım maddeleri üreten firmalar, nemlendiricilerin her tipi ayrı ayrı kullanılması ğini belirtiyorlar. Kuru ciltler kremler, karışık ve yağlı ciltler ise losyonlar öneriliyor. Yağlı cildi olanların seçiminde dikkat etmeleri şey, nemledirici kremin yağsı olması. Çünkü bazı yağlar akneleri besleyerek harekete geçiriyor. Ancak unutulmaması bir nokta var ki, o da yaşadığını ortam ve iklime bağlı , fazla miktarda kullanma ihtiyacında olabileceğiniz.

Yaşlanmaya karşı mücadele
Günümüzde kullanılan kremlerin üretiminde, ağır mineral yağlar ık kullanılmıyor. ın yerine yaşlanmaya karşı etkili olan, hücrelerin kendi doğal nem yapısında bulunan asit yağları kullanılıyor. Cildin üst yüzeyindeki hücrelerin yüzde 40′ını su molekülleri oluşturur ve hemen cildin altında bir çeşit koruyucu bariyer meydana getirirler. Sanki ını birarada tutan bir yapıştırıı görev yaparlar. Yaşlanmayla birlikte, cildin nem kaybı artar ve nemlendiriciye fazla ihtiyaç duyar. Nemlendiricilerin etkili oldukları ölge, “stratum korneum” adı cildin en üst tabakası. Nemledirici ürünler su moleküllerini cildin en alt ına kadar taşıyarak, derinlemesine nemlendirmeyi sağlarlar.

AHA nedir ?
ürünlerin hazırlanmasında vazgeçilmez maddelerden biri de, Alfa Hidroksil Asitler’dir. Kısaca AHA adı faydalı bu asitler, doğal bitkilerde bulunan glikolik ve laktik asit içerir. Cildin nemlendirilmesinin yanısıra, ölü hücre tabakasının atılarak, hücre yenilenmesini de sağlarlar. öylece geride canlı ve genç görünümlü bir ırakırlar. , ölü hücre ının ciltten atılmadan, cildin nemlendirilemeyeceği görüşünde birleşiyor.

Yaşlanmayı önleyici bakımı
Günümüzde piyasalara sunulan ürünler, , ve Betakaroten cildin yaşlanma sürecini yavaşlatan vitamin çeşitleri içeriyor. UV ışınları, sigara, hava kirliliği ve çevresel faktörler cildin kolajen yapısını bozarak erken yaşlanmasına neden olur. Laboratuar araştırmaları yürüten dermatologlar, polipeptik asit, karbonhidrat, aminoasit ve vitaminlerden oluşan kombinasyonun cildin erken yaşlanmasına sebep olan çevresel faktörlere karşı oldukça etkili olduğunu belirtiyor. Yapılan araştırmalar sonucu, çevre kirliliği nedeniyle havada bulunan sülfür dioksit gazının, D vitaminini etkisiz hale getirdiği anlaşılmış. Bu yüzden özellikle kışın kirli havalarda, yaşlanmayı önleyici bakım ürünlerinin yanısıra kremleri ın önemini vurguluyor.

NEMLENDİRİİLER İLE İLGİLİ EN ÇOK MERAK EDİ 10 SORU ;
1- Cildi nemlendirmeye ne başlamak gerekir?
Cildinizin tipi ve nemlendirilmesi konusunda mümkün olduğunca erken bilinçlenmenizde fayda var. kendi halindeyken esnek, pürüzsü ve canlıdır. Kirli hava, ultraviyole ışınlar çevresel faktörlerin etkisiyle giderek mat ve cansı bir alır. Bu yüzden yağsı ve güneş ışığı filitreli bir kullanmayı, her gün dişlerinizi fırçaladığını alışkanlık haline getirmelisiniz.
2-Gece kremlerini kullanmak gerçekten gerekli midir?
Gerekli değilse de ızda üyük fayda var. Birincisi, özelliğiyle cildin günlük nem kaybını önler. İkincisi, gece yarısından harekete geçen hücre yenilenmesini en az 3 - 4 kez ırıı özelliği vardır. Ayrıca gün boyunca yüünüzdeki makyajdan hava alamayan cildiniz, gece boyunca kendini tamir etme fırsatını bulur.
3-Temizleme sütleri ve jelleri kullanmalı mıyı?
Bunun cevabı, cildinizin tipine ve yaptığını ın miktarına bağlı. Örneğin kuru ciltli ve yoğun yapan birisinin yağlı temizleme sütü veya losyonu kullanması gerekir. Yağlı ciltlere ise köpüren jeller ve sıvı sabunlar taze bir etki ırakır. Bu tip ürünler seçerken, cildin asit dengesini bozmama ve cildi kurutmama özelliğine dikkat edilmelidir.
4- doğru şekilde nemlendirmeyi biliyor musunuz?
Belli bir yere kadar evet. Cildin nemlendirilmesini lipozom adı su taşıyan moleküller sağlar. Cildin nemlenmesini sağlayan bu moleküller derinin üst yüzeyinde yuvalanmıştır ve dıştan içeriye doğru hareket halindedir. Bu moleküllerin güneş ve aşırı sıcaklarla azalması ciltte kurumalara ve çatlaklara neden olur. Bu nedenle yaz aylarında güçlü formüllü extra nemlendiricili, cildin gün boyu nemli ve yumuşak kalmasını sağlayan ürünler kullanmalısını.
5- kremler her gün kullanılmalı mıdır?
, mevsimlere ve çevresel faktörlere göre tepki verir. Örneğin yazın yağlıdır, kışın ise soğuk hava ve rüzgarlar nedeniyle kuru, pütür pütür bir alır. Hastalıklar ve stres de cildin canlı, parlak ü alıp götürür. Bu nedenle cildinizin düzenli kullanılan bir nemlendiriciye ihtiyacı vardır.
6-Yağlı nemlendiciler siyah noktalara neden olur mu?
Günümü bakım formülleri gözenekleri tıkamayan, siyah nokta yapmayan, ancak cildi koruyacak kadar yağ içeren ürünlerden oluşuyor. Eğer cildiniz yağlı ise mineral yağlardan ve balmumundan üretilmiş ürünleri tercih edin.
7- Kremin etkili olup olmadığını öğrenmek kaç hafta geçmesi gerekiyor?
Etkiyi görmek üç - dört hafta yeterlidir. Bu süre cildin en üst tabakası olan epidermisin kendini tamamen yenileme süresidir. Doğru seçilmiş bir , su hücrelerinin yüzeyinden cildin derinlerine kadar hareketi uygun ortamı sağlar, üst deriyi mükemmel bir yumuşaklığa kavuşturur. Cildinizdeki değişikliği kısa sürede farkedersiniz: , parlak, pürüzsü ve temiz bir alır.
8- kremler kırışıklıkları önleyebilir mi?
Tamamen değil. Henü kırışıklıkları tamamen durduran ve oluşmuş çizgileri ortadan kaldıran bir formül keşfedilmedi. Buna rağmen nemlendiriciler, çevresel faktörler ve su kaybından dolayı oluşan erken yaşlanmayı önlerler. Sağlıklı bir beslenme ve hayat biçimi cildi güçlendirir, yenilenmesini sağlar. Bayat ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak, sigara ve alkol kullanmamak, yeterince uyumak ve egzersiz genç kalmak gerekli. Ayrıca bilim adamları vitaminlerin yararlı etkilerinin ardı edilmemesi ğini söylüyorlar. Cildin yaşlanmasından sorumlu olan ultraviyole ışınların zararlı etkisini A,,E vitaminleri beta - karoten adlı vitamin azaltıyor. yeşil yapraklı sebzeler, meyvelerde bol miktarda mevcut. Ayrıca kreminizi alırken formülünde bu vitaminleri içerenleri tercih edebilirsiniz.
9- çevresi nemlendiricileri kullanmak yararlı mıdır?
Yararlıdır, çünkü çevresindeki ün diğer kısımlarına oranla incedir. Bu aynı zamanda kırışıklıklara elverişli anlamına gelir. Bu yüzden çevresine ayrı bakım uygulamak yararınızadır. Ancak yağlı kremler bu ölgenin hassasiyetini da ırır. Bu yüzden yağsı olan kremlerini tercih edin. Gözaltı jelleri de bu ölgedeki yenilenmesini hızlandırarak gergin bir hale getirir, kırışıklık izlerini hafifletir.
10-Su içmek cildi nemlendirir mi?
Vücudumuzun yüzde 70′i sudur ve de bunun yüzde 20’si tarafından kullanılır. en az bir litre su içmek cildi içeriden temizlemeye yardım eder, zehirlerden arındırır, yumuşaklığı , temiz ve sağlıklı olmasını sağlar.

Zamana yenilmeyin!

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

görünmek ve hep genç kalmak kadınların ortak ği. sektörü aynalara özgürce kadınlar yaratmak çalışıyor. Ve her geçen gün mükemmelliğe bir adım yaklaşıyor…

Henü 15 - 16 yaşlarındayken 18′inci yaşımıı kutlayacağımı günleri iple çekeriz. O, 2-3 yıl bir türlü geçmek bilmez. 18′den 24′e ise bir çırpıda geçer. Bir bakmışsını 25 olmuşsunuz. 30′lu yaşlara yaklaştıkça içinizi buruk bir sevinç kaplar. 30′lu yaşlarda olgun bir kadın olmak 20′li yaşları terketmek arasında bocalarsını. Sorulduğunda üyük bir gururla söylediğiniz yaşınıı ık buçuklu rakamlarla ifade etme dönemine yavaş yavaş girersiniz. Gençliğinizden bir şey kaybetmemişsinizdir ama çoluk çocuğa karıştığını bu yıllarda, yüünüzde yılların izleri de hafif hafif kendini belli etmiştir.
40′lı yaşlarda ık “bir bayana yaşı sorulmaz” kuralı her geçerli olmaya başlamıştır. 18 - 20′li yaşlarda ve sivilce önleyici kremlerle hayatınıza giren sektörü, 30 yaşlara yaklaşırken gözaltı kremleri, 35′li yaşlardan da “yoğun” hayatınıın bir parçası olmuştur.
Hızla ilerleyen teknoloji ık bakım ve güzellik alanında devrim niteliğinde buluşlara imza atılıyor.
Ve sektörü yıllara meydan okuyor…

10 YAŞ GENÇ GÖRÜNEBİLİRSİNİ
Kırışıklıklar savaşa son sürat devam eden RoC’un son geliştirdiği ürün cildiniz 10 yaş genç bir kazanıyor. &’ın RoC serisine yeni eklediği Retin-Ox Correxion™, yüzeyinde hızlı sıkılaştırıı etkisiyle mimik çizgilerinin ve derin kırışıklıkların ünü azaltıyor, düzgünleşmiş olan yüzeyinin altındaki hücresel dokuları aktif şekilde canlandırıyor. Retin-Ox Correxion™ kullanımı derin kırışıklıklar içeriden dolgunlaşmış görünüyor, düzenli günlük kullanımla yenileniyor ve yüze gözle görünür genç kazandırıyor. Retin-Ox Correxion™ 10 yıl genç 12 haftalık kullanım yeterli oluyor.
Sonuçları klinik deneylerle kanıtlanan Retin-Ox Correxion™ altı kırışıklıklarında 13.2, yanak kırışıklıklarında 12.3, çevresi kırışıklıklarında 7.2 yaş genç görünüme kavuşma imkanı sunuyor.
Denemek isteyenler Retin-Ox Correxion™’ın gece, gündü ve çevresi yoğun bakım sunan 3 yeni ve yüksek performanslı ürünü bulunuyor.

Şehir içinde de güneş kremi kullanmak gerekiyor

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

Sinir bozukluğu, baş ağrısı, kanseri, felç… Güneş ve sıcağın kötü sayan sadece deniz kenarında değil şehir içinde de koruyucuları kullanmamı ğini söylüyor; “Su ve tuzlu , giymeyin, şapka takın” diyorlar

sağlık / AYŞEGÜL AYDOĞAN

şma sevdası, bir an önce yanık tene kavuşma telaşı yaz gelmeden başlar. Ancak cildinizin rengi koyulaşırken beraberinde getirdiği riskleri yeterince biliyor musunuz?
şmayı cildin savunma mekanizması nitelendiriyor. şma cildin kendi kendini koruması demek yanlış değil. Önce ciltte kalınlaşma oluyor, fazla renk maddesi üretiyor, koyulaşmaya başlıyor.

“Sarışınlar, çilliler ve benliler çok zarar görürler”
Güneş koruyucularının şehir içinde mayıs ayından itibaren kullanılmaya başlanması ğini belirten Dermatolog Dr. Nahide Onsun, bu alışkanlığın çocuk yaştan itibaren kazanılmasının ş olduğunu söylüyor. kanserlerinin yıllar sonundaki birikimle çıktığını vurgulayan Onsun, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Çocuk yaştan itibaren güneşlenmeye başlıyoruz, sokakta, parkta, bahçede deniz kenarında derken içinde güneşin uzun vadeli etkilerine neden oluyor. kanserleri genellikle 40′lı yaşlardan çıkıyor. Çilliler, sarışın-mavi gözlü olanlar, güneşte her kızarıp yanan ama şamayanlar, çok fazla beni olanlar grubunu oluşturuyor. Normalde benli olmak güneşten fazla etkilendiğini ve zarar gördüğünü gösteren bir işarettir. Güneşle birlikte ben ve çiller artabilir. rengi koyulaştıkça güneşten etkilenmenin de şiddeti azalır ama yine de güneş koruyucu mutlaka sürülmeli.”

“Baş ağrısı, bayılma, burun kanaması ve kramp olabilir”
En iyi şemsiyenin bile yüzde 70′ten fazla korumadığını da belirten Onsun “Yansıyan ışınları da unutmamak lazım. Saat 11.00-16.00 arasında şemsiye altında bile olsa dışarıya çıkılmamalı. Havuzda, denizdeyken koruyucular sürülmüyor. Oysa özellikle sürülmeli çünkü güneş ışınlarının etkisine iki kat fazla kalınıyor. Bu yerlerde vücut hem dibe geleni hem de yukarı yansıyanı alıyor. Tekne gezilerinde özellikle dikkat edilmeli. Yürürken, voleybol oynarken güneş her her yere ulaşır” diyor.
Yaz aylarında en çok görü sağlık sorunlarından olan sıcak çarpmalarının hafife alınmaması konusunda uyaran International Hospital Enfeksiyon Hastalıkları uzmanı Dr. Leyla Dilek Mamçu, özellikle yaşlılar, çocuklar, alkol kullananlar, hipertansiyon, şeker, kanser ı ve şişmanlar sıcak çarpmasının ağır bir yarattığını vurguluyor. Mamçu ın dışında yüksek tansiyonu olanların, ilaçları kullananların da altında olduğunu belirterek “Bu yıl biraz endişeliyim. İnsanlar güneşe hasret kaldılar, bu nedenle de kendilerini korumasızca deniz kenarlarına atmasınlar” diye uyarıyor.
Mamçu güneşin zararlı şöyle anlatıyor: “Sıcak havalarda vücudumuzda ilk tepki ısıyı atabilmek kan damarları genişler. Terleyerek de vücudumuz sıvı kaybeder. Eğer çıkamazsa, bir şekilde vücudumuzda kalıı olurlarsa kalpte atım hıı arttar. Yine aynı şekilde kanın içinde elektrolit dediğimiz sodyum, potasyum maddelerin oranı değişir. Bu değişiklikler özellikle , akciğer ve tansiyon ı idrar söktürüü ilaç kullananlarda aniden bayılma, şiddetli baş ağrısı veya burun kanamasıyla çıkabilir. Hastada ayrıca şiddetli bir halsizlik, yorgunluk ve bacak krampları oluşabilir.”

“Uzun süre sıcakta kalanlar felç tehlikesi karşı karşıya”
Mamçu tüm tehlikeler arasındaki en ağırının inme-felç riski olduğunu belirtiyor ve devam ediyor: “Uzun sıcakta kalıp şapka giymemek, , su içmemek tedbir almayan kişiler felç üyük bir risktir. Vücut ısısı ıyorsa işte o problem başlar. Bu kişilerde kurur, kızarıklıklar görülür. Yaygın bilinci değişir, ateşi 40 derecenin üzerine çıkar. Beyin bulanıklığıyla beraber kişilik değişiklikleri başlar, anormal, saçma sapan konuşmalar, saldırganlık görülür. Bu kişilere acil müdahale edilmezse ve beyin hasarı ık başlarsa (beyindeki ısı ışıyla proteinlerin bozulması) olay geri dönülmez safhaya kadar gelir. Sıcak çarpmasının en ileri safhası sıcak felci ya da sıcaklık inmesi dediğimiz bu durumdur.”

“Sıcaklar sinirleri bozuyor, saldırganlığı ırıyor”
Dr. Leyla Dilek Mamçu özellikle yaşlıları, çocukları, şişmanları, alkol alanları, panik hastalığı olanları, ve tansiyon ını çok sıcak saatlerde dışarı çıkmamaları konusunda uyarıyor. “Eğer çıkmaları gerekiyorsa mutlaka şapka takmalı, sık sık su tüketmeli, tuzlu içmeli” diyor Mamçu: “Sıcağın altında aşırı aktivite ve egzersiz de son derece sakıncalı. Sık sık serin bir ortama girip dinlenmek ş. tek kat ve pamuklu, ter emici nitelikte olmalı. giyilmemeli, giysilerde açık renk tercih edilmeli. Çocuklar kapalı arabalarda ırakılmamalı. Aksi halde su kaybından, sıcak çarpmasından bir saatte bile kaybediliyor.”
Mamçu’nun verdiği bilgiye göre sıcak ayrıca beyindeki bazı kimyasalların çalışmasını da olumsuz etkiliyor. Bunun sonucunda kişilik değişiklikleri ve sinirlilik çıkıyor.
Memorial Hastanesi ölümü’nden Dr. Hasibe Özkılıç ise Dünya Sağlık Örgütü’nün, 46. kuzey 46. güney paralelleri arasında yaşayan beyaz ırktan insanlara yaz aylarında 08.00 - 17.00, kış aylarında 10.00 - 15.00 saatleri arasında güneş ışığından tam korunmayı önerdiğine işaret ediyor. Erken yıpranmasının en önemli nedeni olan güneş ışınlarına uzun süreli ve tekrarlayan şekilde kalınmasıyla son 50 yılda kanserlerinin görülme sıklığının da arttığını belirtiyor. Özkılıç, 0-18 yaş arasında güneş ışığından
tam korunmuş çocuklarda kanserlerinin oranının yüzde 98 azaldığının kanıtlandığını söylüyor.

Aşırı terlemeye karşı botox

Acıbadem Hastanesi Bakırköy Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Sadiye Tanyeri, bazı kişilerde ter bezlerinin aşırı çalışmasına bağlı terlemenin özel ve sosyal yaşamı olumsuz etkilediğini vurguluyor. Tanyeri bu kişilerde, özellikle stresli durumlarda ter salgılarının hiçbir aktivite yapmasalar dahi arttığını söylüyor. Sıklıkla estetik uygulamalardan adını duyduğumuz botox uygulamasının son yıllarda aşırı terlemenin de kullanıldığını belirten Tanyeri, şu bilgileri veriyor: “Botox, uygulandığı yerde sinir uçlarında sinir iletisini geçici bloke eder. Bu yolla aşırı terlemenin durdurulmasını sağlar. İlaç; koltuk altı, el ve ayaklara ölge uyuşturulduktan yüzeysel enjekte edilir. 2-5 gün içinde etkisini gösterir ve 5-7 ay boyunca etkinliğini .”

Doğru makyajın kuralları

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

Sırları öğrendikten size de çok kolay … Öncelikle size uygun temizleyici , bir miktar yine cildinize uygun bir

tipinize ve renginize uygun bir fondöteni ve çenenizin altina doğru düzgünce yayın. Fondöteni ince bir tabaka halinde sürmeye özen gösterin, bu şekilde iyi sonuç elde edeceksiniz.

Cildinizdeki kusurlari bir kapatıının yardımıyla gizleyin. Bunun lekelerine veya sivilce yerlere bir miktar kapatıı sürmeniz yeterli. Gözlerinize farı sürerken önce tüm gözkapagına bir aplikatör yardımıyla farı sürün. istediginiz kısımlarda rengi azaltın, ırın.
Göze gölge istiyorsanı bunu bir kalemi yapabilirsiniz. Uygulayacagını , farından koyu olmalıdır.

Yaptığını bu çizgiyi bir pamuklu çubuk yardımıyla hafifçe yukarıya dogru dagıtın.
Kirpiklerinizin sık görünmesi ve biçiminizin iyi farkedilmesi çevresine yani kirpik diplerinize çizgi çekebilirsiniz ancak sert çizgilerden kaçının.
Kaşlar içinse bir fırça yardımıyla kaşlarınıı yukarı doğru tarayın. Kaş renginize uygun bir kalemle kaşlarınıı küçük darbelerle boyayın ve hafifçe dagıtın. Bunun toz far da kullanabilirsiniz.

Yanakları renklendiririken allığınıı yanak çukuruna iyice yayın. Allığı sürdüğünü yerde sadece bir parlaklık olmalı. Boyanın nerede başlayıp bittiğini gösteren çizgiler olmamasına dikkat edin.

Dudaklarınıza çekici bir verebilmek dudak çevrenize rujunuzun bir koyusu olan kaleminizle çerçeve yapın. Bir fırçasıyla dudaklarınıı boyayın. Bu işlemden dudaklariniza biraz pudra sürüp ikinci bir kat sürün. Alt dudağınıza biraz parlatıı sürerseniz dudaklarını çekici görünür.

kaynak: www.ekolay.net/kadin

Sağlıklı ve güzel bir cilt için bitki çayı için

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

Sigara, ve kullanımını en aza indirin, 8-10 su . sadece başlangıç; sağlıklı cildin tüm sırları bu yazıda…

TAYLAN KÜMELİ / bir kibrit kutusu lezzet

Bedenimizin en önemli koruyucu organı deridir. Bizi mikroplardan, enfeksiyon ve alerjik şoklardan . Bunun yanı sıra , bedenin su, tuz ve organik madde kaybını önleyen, kullanılmış besin maddeleri suyun atılmasını sağlayan dört önemli organdan biridir. Bedenden atılması maddelerin dörtte birini atmakla görevli olan derinin işlevlerindeki herhangi bir aksaklık, öteki dışkılama organlarını (öbrek, akciğer, bağırsak) olumsuz etkileyebilir.

Neden ‘içsel’
Pek çok kişiye üyük sıkıntılar yaşatan hastalıkları genellikle içsel problemlerden kaynaklanır. , bizimle dünya arasında köprü görevini üstlenir, işte bu yüzden yaşamımızdaki uyumsuzlukları, genellikle dışa yansıtır. Bu uyumsuzluklar fiziksel veya genetik kökenli olabileceği karaciğere, öbreklere, dolaşım sistemine veya öteki beden sistemlerine odaklanmış da olabilir.

İşte yararlı
hastalıkları, çeşitli iç hastalıklarının bir dışavurumu olduğu de pek çok kullanılabilir, ama ın arasında öncelikle anılması bazı özel vardır.
En çok kullanılan yara iyileştirici : Sinirliot, aynısafa, atkuyruğu, civanperçemi, arslanpençesi, sarıkantaron, karakafesotu, yoğurtotu (yapışkanotu), mayıspapatyası, ısırganotu, ceviz yaprağı ve meşe kabuğudur.
tek tek ya da bir arada harmanlanarak, 2-3 haftalık çay kürü biçiminde kullanılabilir. Bunun de yarım veya bir tatlı kaşığı , orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten ülür. 2-3 taze demlenmiş çay, soğutulmadan, aç karnına veya öğün aralarında içilir. Bu deride belirgin düzelmelere yol açacaktır. Ayrıca duyarlı ve sorunlu pek çok kimse, şeker ve dondurma, çikolata yiyeceklerden uzak durmalıdır.

Soruna göre vitamin
Bir hastalığının A vitamininden yararlanılır. Genellikle yüksek dozlar kullanılır. Akneli ya da güneşe karşı çok duyarlı kişiler A desteği almalıdır. Bunun yanı sıra vitaminler ve faydaları şöyle sıralanabilir:
A : Cildin mukus zarlarını ve kırışıklıklara engel olur.
: B2 burun ve üst dudak arasındaki maymun çizgisi denen dikey çizgilerin oluşumunu engeller.
: Kolajen oluşumu önemlidir.
: Stresin neden olduğu kırışıklıklar etkilidir.
Evening primrose oil: İçeriğinde linoleik asit vardır, sağlıklı gelişimi önemli rol oynar.
: Kolajenden kaçışını ve bunun neden olduğu kırışıklığı engeller.

Sağlıklı bir bu önerilere uyun!

  • Güneş ışınlarına uzun süre kalmayın.
  • en az 8-10 su .
  • Sigaradan ve içilen ortamlardan uzak durun.
  • Alkol ve tüketmekten kaçının.
  • Çok malzemesi kullanmayın.
  • Hayatınızdaki stres faktörleri mücadele edin ve rahatlamayı öğrenin.
  • Düzenli spor yapın.
  • Florlu sulardan içmeyin.
  • Saunaya girin.
  • ve içeren kremler kullanın.
  • Bulunduğunuz ortamdaki havanın nemli olmasını sağlayın.
  • Demir yönünden gıdalar . (Kabak, buğday, ciğer, yumurta, badem, kuru üüm, yulaf ve mercimek)
  • içeren gıdalar . (Kırmıı biber, portakal, greyfurt, limon, kavun ve domates …)
  • Mineral içeren mantar, ciğer, somon arpa ve muz besinler .
  • içeriği , badem, yulaf, arpa, peynir, tuna balığı, patates, mısır ve içeriğinde , çekirdek, brokoli, ıspanak .
  • A açısından , yumurta, süt, peynir, yoğurt, balık, karides, tavuk eti besinler .
  • Aloe vera
    Halk arasında ’sarısabır’ da bilinen ‘aloe vera’, çeşitli hastalık ve sorunlarına karşı kullanılan bir bitkidir. Özellikle epitel doku ve bağışıklık sistemi faydalıdır. Mide ülseri, sindirim rahatsızlıkları, kabızlık, ishal, hemoroit, zihinsel yorgunluk, migren, akne, kireçlenme, egzama, sedef, mantar, öcek sokmaları, güneş ve yanıklarına iyi gelir.