Çocuklarda diş tedavisi sırasında ilk dikkat edilecek nokta dişlenme durumunun saptanmasıdır. Diş sürmesi bakımından çocuk, değişik dönemlerde olabilir:

  • Henüz süt dişlerinin sürmediği dişsiz dönem
  • Süt dişlerinin sürmekte olduğu dönem
  • Süt dişi dizisinin tamamlandığı dönem
  • Altı yaş dişinin ( 1. azı) sürme dönemi
  • Karışık dişlenme veya transizyon dönemi
  • Sürekli diş dizisinin tamam olduğu dönem

Muayene esnasında çocuğun bu dönemlerden hangisinde olduğu ve dişlenme durumu ile kronolojik yaşın birbirine uyup uymadığı kontrol edilmelidir.

Soru: Süt dişleri ne zaman sürmeye başlar?
Cevap:Süt dişlerinin sürmesi genellikle, her 6 ayda bir gurup dişin sürmesi şeklinde olur.6-12. aylar arasında sırasıyla alt 1, üst 1, üst 2 alt 2 olmak üzere kesici dişler , 12-18.aylar arasında birinci süt azıları, 18-24. aylar arasında süt kaninleri , 24-30. aylar arasında ise ikinci süt azıları sürerler

Soru:Süt dişlerinin geç sürmesinin nedenleri nelerdir?
Cevap: Süt dişlerinin sürme gecikmeleri bir tek, bir gurup yada bütün bir dizisini birden ilgilendirebilir.Bu durum yerel ya da genel bir neden sebebiyle olabilir.

Lokal nedenler: Sürme kistleri: Böyle bir durumda lokal anestezi ile açılarak dişin kuronu meydana çıkarılır hamilelik esnasında röntgen tedavisi de dişlerin geç sürmesine neden olabilir.

Genel Nedenler: Irsiyet, D vitamini eksikliği, hiotiroidizm, virütik hastalıklar (hamileliğin 9. haftasından önce kızıl, kızamık gibi virütik hastalıklar geçiren annelerin çocuklarında ilk diş sürmesi 11.5 uncu aya kadar uzayabilir) , kronik enfeksiyonlar ve erken doğum da sürme zamanını etkileyebilir.

Soru: Sürekli dişler ne zaman sürmeye başlar?
Cevap:

DİŞLER

SÜRME ZAMANLARI

Soru: Sürekli dişlerin geç sürmesinin sebepleri nelerdir?
Cevap:Bu yerel ya da genel bir sebebe bağlı olabilir
Yerel etkenler: Süt dişlerinin köklerinin rezorpsiyon gecikmeleri, sürekli diş sürmesinde gecikmeye yol açar.Süt dişinin kökünde meydana gelen bir kist,alttaki dişin sürmesi için bir engel olabilir.İkinci süt azısının erken düşmesi sonucu, altı yaş dişinin o boşluğa kayması ile çekim boşluğunun kapanması küçük azı dişlerinin normal zamanda sürmelerini engeller.
Bu nedenle süt dişleri nasıl olsa düşecek diye düşünüp gerekli ağız bakımının sağlanmaması süt dişlerinin çürümesine ve erken çekimine, dolayısıyla da sürekli dişlerin sürmelerinde problemlere yol açmaktadır.
Genel Etkenler:Irsiyet,vitamin eksikliği, raşitizm ve hormonal bozukluklar da (hipotiroidizm gibi) sürekli dişlerin sürmesinde gecikmelere yol açabilir

18 ay ile 3 yaş arasında çocuklar “hayır”ın en sevdikleri kelime olduğu bir dönem geçirirler. Sizin çocuğa ne söylediğiniz önemli değildir.
Çoğu zaman alacağınız yanıt vurgulu bir “hayır”dır.
Küçük kızınıza “banyo küvetinde kalmak ister misin?” diye sorduğunuzda “hayır” cevabım verir. “Peki o halde banyo küvetinden çıkmak ister misin?” “Hayır.”
Çocuğunuz sizi kasten kızdırmaya çalışıyor gibi görünse de öyle değildir. Bu sadece bağımsızlığa giden uzun yolun bir adım öncesidir.
Kimi zaman gelişimin güç bir aşaması olan bu dönemi geçirmek çok sabır ve iyi bir mizah anlayışı gerektirir. Negativizmin arasındaki bir çocuğun ebeveyni iseniz, her ebeveynin bu dönemden geçtiğini unutmayınız.
Aşağıda bu yolu daha az sarsıntılı geçmenize yardımcı olabilecek bazı öneriler verilmiştir.
1. Çocuğunuzun negativizmini çok ciddiye almayınız.
2. Çocuğunuzu “hayır” dedi diye cezalandırmayınız.
3. Çocuğunuza seçenekler veriniz: “Kırmızı pantolonu mu yoksa yeşil pantolonu mu giymek istersin?” Kabul edilebilir seçeneklerden birisini ona seçtirmek çocuğunuza bir özgürlük ve denetim duygusu verecek, daha büyük olasılıkla onu işbirliğine yöneltecektir. (Sadece tek cevabı olduğunda soru sorarken dikkatli olunuz). Örneğin, çocuğunuza eğer oturmasını istemiyorsanız yatma zamanı, yatmak ile oturmak arasında bir seçenek sunmayınız.
4. Çocuğunuza faaliyetler arasında bir geçiş süresi veriniz. Örneğin, eğer çocuğunuz eğleniyor, ancak oyun alanının terk edilmesi gerekiyorsa ona yeterli süreyi verin.
5. Kuralları kolaylaştırınız. Bu yaştaki çocukların ev kurallarından oluşan uzun bir listeyi izlemeleri olası değildir. Çocuğunuzun tabağındaki bütün havuçları yemesinin gerekip gerekmediği gibi önemsiz konuları tartışmaktan kaçınınız. Çocuğunuzla günlük karşılıklı etkileşimlerinizin negatife değil, pozitife yönelik bir ağırlık taşıdığından emin olunuz.
6. “Hayır” demekten kaçınınız. Çocuğunuzun sizi, taklit edebileceği bir kişi olarak, uzlaşılabilir bir kimse olarak görmesini istersiniz.