->
Okul öncesi çağı çocukları yaşamlarının bir bölümünde her şeyin mümkün olduğu hayali bir dünyada yaşarlar. Bu yıllar süresince, oyun çoğu zaman taklit etrafında döner. Bazen bir çocuk için taklidin nerede bitip gerçeğin nerede başladığını bilmek güçtür. Buradan hareketle 3 yaşındaki çocuğunuz parfüm şişesini kıranın kendisi olmadığını, sarı şapkalı yeşil bir adam olduğunu söyleyebilir. Çocuğunuz kelimenin gerçek manasıyla yalan söylemiyor. Çocuğunuzu ne cezalandırmalı, ne de ara sıra böyle hikâyeler uyduruyor diye kendini suçlu hissetmesine yol açmalısınız.
Ne var ki bazı çocukların günün büyük bölümünde kendi hayallerinde yaşadıkları görülür. Eğer çocuğunuzun gerçekten inandığı hayal ürünü bir arkadaşla çok fazla zaman harcadığı görülürse çocuğunuzun gerçek yaşamının gerçekten ilginç olup olmadığını kendinize sorabilirsiniz. Kendi özel rüya dünyasında yaşayan bir çocuğun ya arkadaşlarla daha fazla zaman harcamaya ihtiyacı olabilir ya da ebeveynlerinden yeterince ilgi göremiyordur.
->
Türkçesi “Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu” olarak ifade edilen AIDS i, çağımızın en korkunç hastalıklarından biri olarak nitelendirebiliriz. AIDS hastalığının etkeni bir virüs olup kısaca HIV olarak adlandırılmaktadır. Bu virüsün 2 tipi vardır; HIV - 1 dünyada en yaygın görülen AIDS etkeni virüsüdür. HIV - 2 ise daha nadir olarak görülür, ancak batı Afrika da sık rastlandığı bildirilmiştir
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »
Variola olarak bilinen çiçek hastalığı uygulanan aşılama programları sayesinde 1977 yılında tüm dünyada ortadan kaldırılmıştır. Görülen son olgu Somali’de 1977 yılında kaydedilmiştir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »
Hepatit-B enfeksiyonu nedir ?
Hepatit-B virüsünün neden olduğu, birincil olarak karaciğerde iltihap ve karaciğer hücre hasarıyla seyreden bir hastalıktır. Hepatit-B virüsü; karaciğere yerleşir. Yalnız insanlarda hastalık yapabilen bir DNA virüsüdür. Virüsler dışında metabolik hastalıklar, toksik ve karaciğerde kanlanmayı bozan, ilaçlar, bazı bakteriler, parazitler ve bazı diğer virüslerle gelişen hastalık ya da enfeksiyonlar sırasında da akut viral hepatit gelişebilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »
Mide Kanseri dünyada akciğer kanserinden sonra ikinci sıklıkta görülen kanser türüdür. Her 10 kanser hastasından 1‘i mide kanseridir.Türkiye’de en sık görülen sindirim sistemi kanseri olan mide kanseri çeşitli ülkelere göre farklılıklar gösterir. Japonya’da, Latin Amerika’da diğer ülkelerden daha sıklıkla hastalığa rastlanır. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »
->Tüm dünyada çocukların yüzde 95inin 3-5 yaşları arasında bir kereden fazla rotavirüs ile karşılaştıkları, hastalıktan korunmak için “rotavirüs aşısı” korunmamın mümkün olduğu ifade edildi. Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Pınar Işık Ağras, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ishalin çocukluk çağında sık görülen ve zamanında müdahale edilmediğinde ölümle sonuçlanabilen ciddi bir hastalık olduğunu söyledi. Dünyada ve Türkiye�de çok sayıda çocuğun, ishal nedeni hastaneye yatırıldığını belirten Ağras, farklı mikroorganizmaların ishale yol açtığını, rotavirüsün de ishale neden olan virüslerden biri olduğunu ve son derece yaygın görüldüğünü kaydetti. Dünya genelinde çocukların yüzde 95inin 3-5 yaşları arasında bir kereden fazla rotavirüs ile karşılaştığını ifade eden Ağras, “Özellikle şiddetli sıvı kayına yol açan ishalin en sık nedeni rotavirüstür” dedi. Virüs son derece bulaşıdır!“Dünya genelinde her yıl tahminen 611 bin çocuğun rotavirüs hastalığı nedeni ile yaşamını yitiriyor” diyen Ağras, “rotavirüsün 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yüzde 5inden, hastaneye yatışların ise yüzde 22-60ından sorumlu olduğunu” söyledi. Rotavirüsün son derece bulaşıcı olduğuna dikkat çeken Ağras, “Oral-fekal yol dediğimiz, dışkı ile atılan virüsün bir şekilde bulaştığı obje veya gıdaların ağızdan alınması ile bulaşır” dedi. “Rotavirüsün, bol miktarda ve sulu ishal, kusma, ateş, karın ağrısı şeklinde belirti verdiğini” anlatan Ağras, dışkı sayısının günde 20ye kadar çıkabildiğini ve 9-10 güne kadar uzayan bir seyir gösterdiğini belirtti. Ağras, özellikle kusma nedeni ile ağızdan sıvı alımı bozulan küçükçocukların, çok kısa süre içerisinde ağır sıvı kaybı nedeni ile kötüleşebildiği uyarısında bulundu. Sıvı kaybı önlenmeli Tedavide kaybedilen sıvının yerine konulmasının ve sıvı kaybının
önlenmeye çalışılmasının çok önemli olduğunu ifade eden Ağras, şunları kaydetti: “Hastalığın seyrini tamamlayarak düzelmesi beklenir. Virüse yönelik özel bir tedavi yoktur. Bunun için ağızdan sıvı alamayan çocukların hastaneye yatırılması gerekebilir. Seyri uzayan vakalarda, uzun süre beslenememe, sıvı kaybetme, hastaneye yatma, yeni enfeksiyonlara açık hale gelme gibi hastaya, ailelere ve sağlık kuruluşlarına çeşitli yükleri getiren bir tabloya neden olur.” Tüm ishallere mikroplar neden olduğu için temizliğe dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Ağras, el yıkamaya özen gösterilmesi, temiz su tüketilmesi ve besinlerin iyice yıkanması gerektiğini söyledi. Ağras, sık görülen, ağır sıvı kaybına neden olan ve destekleyici tedavi dışında tedavisi olmayan rotavirüsten korunabilmek için, son zamanlarda geliştirilmiş olan aşının uygulanabileceğini belirtti.
Yapılan çalışmalarda rotavirüs aşısı uygulanan çocuklarda rotavirüse bağlı ağır ishallerin yüzde 75-85 oranında daha az görüldüğünün tespit edildiğini ifade eden Ağras, rotavirüs aşısının ağız yolu ile verildiğini, aşının etkili olabilmesi ve riskin en yüksek olduğu dönemde çocuğu koruyabilmesi için doğumu takiben 6-14 haftalık dönemde uygulanmaya başlanması gerektiğini kaydetti. Doç. Dr. Pınar Ağras, aşılamanın, kullanılan aşının tipine bağlı olarak 2 veya 3 doz olarak yapıldığını söyledi.