Bu kısımda, genel bakım ve beslenme konuları için önerilerde bulunacağız. Ayrıca, yaygın hastalıkların çocuğunuz üzerinde gösterebileceği etkileri tartışacağız ve sadece okul çağı çocuklarında görülen bu bozuklukların özelliklerini vurgulayacağız.

Okul çağındaki çocuklar soğuk algınlığı ve grip de dahil olmak üzere yaygın teneffüs yolu enfeksiyonlarına gitgide daha az yakalanmaktadırlar.
Okul çağındaki, pek çok çocuk yinelenen karın ağrısı, başarısı ve büyüme ağrılarından şikâyetçi olmaktadır.
Okul çağı çocuklarında ortak olarak görülen pek çok bozukluk, kitabın diğer bölümlerinde yer almaktadır. Okul çağı çocuklarında bulunan pek çok bozukluk ciddi sonuçlara yol açmaz. Bu yaşta çocuklar olağanüstü derecede çabuk iyileşir bir durumda olup genç bedenleri çok yaygın rahatsızlıklardan kolaylıkla sıyrılabilmektedir.
Genel Bakım
Bağışıklıklama
6 yaşında çocuğunuz, çocuklukta kazanılan bagışıklıklama, tavsiye edilen programını bitirmiş olmalıdır. Çocukların dokümanlarla gösterilebilecek bir dizi hastalığı aşmış olmaları anaokuluna girmek için pek çok ülkede gereklidir. Böylece çocuğunuz anaokuluna kabul edilmeden önce, difteri, tetanos, boğmaca, kızamık, kızamıkçık ve çocuk felci gibi hastalıklara karşı bağışıklığına kavuşacaktır.
Düzenli Kontroller
Pek çok okulda çocukların düzenli olarak, işitme, genel görünüm, boy, kilo ve omurga eğriliği gibi sorunları olup olmadığı izlenir. Eğer okul sağlık ekibi bir bozukluk saptarsa bunu size bildirecek ve bir doktora danışmanızı önerecektir.
Bununla birlikte, çocuğunuzun sağlığını sadece okula bırakmayın. Buna ek olarak çocuğunuz iyi olduğunda da, çocuğunuzu doktoruna göstermek için düzenli bir program yapın. Doktor, çocuğunuzun boyunu, kilosunu, duruşunu, kan basıncını ve diğer birtakım özelikleri kontrol edecektir. Bu checkuplar arasında özel bazı sorunlar doğabilir. Bu durumda doktorunuzu arayın ve sorunu ona anlatın. Doktorun ekibiyle birlikte bir vizitenin gerekip gerekmediğine karar verebilirsiniz.
Enfeksiyon Hastalıkları
Çocuğunuz okulda diğer pek çok çocukla temas halinde olacaktır. Bir günlük bakım merkezinde olduğu gibi, okulda bir çocuk bulaşıcı bir hastalık taşıyorsa, diğer çocuklara kolaylıkla bu hastalığı bulaştıracaktır. Çocuğunuz bulaşıcı bir hastalık taşıdığında, hastalığın diğer çocuklara bulaşmasını önlemek için çocuğunuzu okula göndermeyin. Bu hastalıkların yaygın örnekleri şunlardır. Soğuk algınlıkları, grip, boğaz rahatsızlıkları ve suçiçeği.
Çocuğunuzu evde tutmanızın gerekip gerekmediğinden emin değilseniz, doktorundan, hekiminden ya da okul hemşiresinden hastalığın bulaşıcı olup olmadığı, öyleyse ne kadar sürdüğünü öğrenin. İşten çıkış saatinizi ayarlamakla da evde hasta çocuğunuzla ilgilenecek bir bakıcı bulmak gibi programınızı yeniden düzenlemek zorundaysanız, bu güç olacaktır. Bununla birlikte, çocuğunuzun evde bir gün geçirmesi, çocuğunuz ve onun sınıf arkadaşlarının sağlığı için en iyisi olacaktır.
Sağlık Bilgisi
Elleri yıkamak, soğuk algınlıkları da dahil olmak üzere enfeksiyon hastalıklarının yayılmasını engellemek için tek ve en önemli yöntemdir. Eğer ellerini yıkamayı okul öncesi dönemde çocuğunuz öğrenmişse, çocuğunuzun bu iyi el yıkama alışkanlığını sürdürmesini sağlayın. Evde ya da okulda olsun, tuvaletten çıkmadan önce yemek yemeden veya yemekleri hazırlamadan önce çocuğunuzun ellerini yıkaması gerektiği hususunda ısrarlı davranın. Avuç içi ve parmak araları da tamamıyla olmak üzere çocuğunuz her iki elini de tamamıyla yıkamak için sabun ve sıcak su kullanmalıdır.
Uyku Gereksinimi
Çocuğunuzun sağlığını korumanın bir diğer yolu da, çocuğunuzun yeteri kadar uyku alıp almadığının kontrolüdür. Çocuğunuz sizden daha çok uykuya gereksinim duyar. 6 yaşındaki tüm çocuklar, sağlıklı olabilmek için hemen hemen 11 saatlik bir uykuya ihtiyaç duyarlar. Bu miktar, çocuklar 12 yaşına ulaştığında yavaş yavaş 9 saatin üstüne doğru azalacaktır.
Diş Bakımı
Çocuğunuzun daimi dişleri okul çağında teker teker çıkacaktır. Yılda dört kadar olmak üzere ilk (bebeklik) dişlerinin yerine gelecektir. Daimi dişler bir ömür boyu süreceğinden bunlara iyi bakmak önemlidir. Dişlerini fırçalamayı okul öncesi dönemde çocuğunuza alıştırdığınızdan, her yemekten sonra çocuğunuza dişlerini fırçalamayı öğretmeye devam edin. En azından yılda iki kez çocuğunuzun dişçiye düzenli olarak gitmesini sağlayın.
Daimi dişleri çıkar çıkmaz, dişçi onlara ilaç sürecek ve bu işlem de dişlerin çürümesini engelleyecektir.
Çocuğunuzun tatlı şeyler yemesini kısmen sınırlayarak dişlerin çürüme riskini azaltmak için üzerinize düşeni yapabilirsiniz. Eğer kullandığınız suda fluorid yok ise çocuğunuzun dişçisi ya da doktoru ek olarak fluorid verebilir. Dişlerin düzeltilmesi gerekiyorsa, ortodonti uygulaması genellikle bu yaşta başlatılır.
Kaza ve İncinme
Normal davranış ve fiziksel gelişme okul çağındaki çocuğun kaza ve incinmeye karşı duyarlılığını artırmaktadır. Dikkatlice önlemler alarak çocuğunuzun kaza riskini minimuma indirebilirsiniz.
Araba kazaları okul çağı çocuklarında vuku bulan en yaygın ölüm nedenidir. Bu kaza riski, okul çağındaki çocuğun doğasında bulunan maceracı davranış tutumuyla yükseltilmektedir. Otomobille yapılan gezilerde çocuğunuzun emniyet kemerini takması çok önemlidir. Siz de emniyet kemerinizi bağlayarak ona örnek olun.
Okul çağındaki çocuğunuz bol egzersiz yapmalıdır, yani okuldan sonra televizyon seyretmek yerine aktif oyunlarda yer almalıdır. Bununla beraber, fiziksel etkinlik de incinme riskini artırmakta ve çocuğun izlenmesini gerektirmektedir. 6-9 yaş grubu çocuklarının küçük organlardan ziyade kasların yoğun bir şekilde bulunduğu uzuvlar üzerinde kontrolleri daha fazladır. Bu da bisiklet kazalarını artırmaktadır. Bisikletçilere uygulanan trafik kuralarını vurgulamak suretiyle çocuğunuza bu konuda yardımcı olabilirsiniz.
Akran çevresi okul çağı çocuğunun hayatında artan önemli bir rol oynamaktadır. Gitgide çocuğunuz grup içerisinde oynamaktan daha çok zevk alacak ve grup üyelerine bağlılığı artacaktır. Çocuğun ilenmediği durumlarda ne kadar tehlikeli olursa olsun çocuğunuz grup liderliğini takip edebilir. Çocuğun akranlarının sahip olduğu etki okul çağında artma eğilimindedir. Sonunda akran grubu, okul çağının sonuna gelmiş çocuklardan (özellikle erkeklerden) cüretkâr, genellikle tehlikeli bazı kahramanlık hareketlerini yapmalarını talep edebilir. Bu tip oyunlar ise boğulma ile yanmayla, hatta yaralanmalarla sonuçlanabilir.
Hiçbir ebeveyn çocuğunun her dakikasını denetleyemez. Ancak çocuğunuza neyin emniyetli, neyin emniyetsiz olduğuna ilişkin gerçekten temel olabilecek bir fikir vermek mümkündür. Belirli bir noktaya kadar gözü pek davranışlar okul çağının sonuna gelen çocuklarda normaldir. Bununla birlikte, çocuğun kendisine güvenini artırarak tehlike riskini azaltabilirsiniz. Böylece çocuk, grubu yapmasını istediği şeyde grubun baskısını kendi üzerinde pek fazla hissetmeyecektir.
Alınacak diğer ana önlemler arasında yüzmeyle ilgili önlemler ya da silahların eğer evde varsa kilit altına alınması ve çocuğunuzun sokakta emniyetli yürüme kurallarına uyması gibi önlemler sayılabilir.
Aile tarafından denetlenebilecek eğlence durumlarında çocuk için mümkün olan en emniyetli oyunları seçmek de önem taşımaktadır. Bunun en iyi örnekleri, avlular, oyun alanları, parklar ve topluluk merkezleri bulunmaktadır. Diğer bir şekilde tehlikeli ve çok az denetlenen yerlerde oynayacaklardır. Bu da incinme riskini yükseltecek ve bir kaza olursa yardım olasılığını da azaltacaktır. Bir yetişkinin gözetimi altında kazanmaktan ziyade bir takımda oynama disiplini ile bu becerileri çocuğa kazandırmayı amaçlayan organize etkinlikler (basketbol ve futbol gibi) okul çağındaki erkek ve kız çocuklar için mükemmel faaliyetlerdir.
Sağlıklı Yaşam Tarzları
Okul çağındaki çocuklar kendi sağlıkları için artan bir kişisel sorumluluğu üstlenebilecekleri gibi, sağlıklı bir yaşam tarzının da esaslarını öğrenebilirler. Sağlık bilgisi, beslenme, diş bakımı, israf ve kazalardan korunma gibi şeyleri çocuğa öğretmek için en uygun zamandır.
Kazalar, okul çağı çocukları arasında görülen yetersizlik ve ölümün ana nedenidir. Daha büyük çocuklar için cinsel gelişme cinsellik birtakım soru ve endişelere neden olabilir. Kızlar, adet döneminin başlangıcına hazır olmalı ve her iki cinsiyetteki bireyler de normal cinsel gelişim hususunda bilgilendirilmelidir.
Disiplin, okul gelişimi ve akranlarla olan ilişkiler gibi çocuğu sosyalleştirme ve geliştirme hususunda çocuğa kılavuzluk edin. Çocuğunuzun davranışlarını, evdeki ortak işler ve ev ödevleri hususunda kişisel sorumluluk anlayışını teşvik edin.

Meme iltihabı nedir?
Tıkanmış süt kanallarının yada mikroorganizmaların neden olduğu bir hastalıktır. Belki de anneler için en rahatsız edici durumdur meme iltihabı.  Ateş, halsizlik, yorgunluk, memede ağrı ve kızarıklık gibi belirtileri vardır.

Meme iltihabının nedenleri nelerdir?
Mastit bebeğini emziren-emzirmeyen her 20 anneden birinde görülür. Enfeksiyon, genellikle meme başında bulunan çatlaklardan süt kanallarına doğru yayılır. Emzirmeyen annelerde göğüslerin şişmesi de mastite yol açabilir. Diğer nedenler arasında, emzirme yoluyla göğüslerin yeterince boşaltılamaması hastalıklara karşı azalan direnç sayılabilir. Nitekim yeni doğum yapmış annelerin çoğu aşırı bir yorgunluk ve stres altındadırlar ve yeterince beslenememektedirler.

Meme başlarının hassaslığı nedeniyle ilk doğum yapan annelerde mastit biraz daha sık görülür, ne var ki bu ikinci, üçüncü doğumlardan sonra görülmeyeceği anlamına gelmez.

Mastitin en sık görüldüğü dönem, doğumdan sonra 10-28. günler arasıdır.

Mastit olup olmadığınızı nasıl anlarsınız?
Genellikle soğuk algınlığı geçiriyor gibi hissedersiniz. Belirtiler arasında, bir yada iki göğüste kızarıklık, sertlik, sıcaklık, ağrı, ve enfeksiyon olan süt kanallarında şişlik sayılabilir. Ateş ve halsizlik, durumun daha ciddi olduğunu düşündürür.

Mastit, birden fazla sayıda olabilen bir durumdur, ama aynı anda iki göğüste birden gelişmez.

Bu durumda ne yapılmalı?
Hemen doktorunuzla görüşün. Muhtemelen antibiyotik tedavisine başlanacaktır. Bu durumda emziriyorsanız, kullandığınız ilaçların bebeğe zarar vermeyeceğini özellikle açıklığa kavuşturun. Antibiyotik etkisi başlar başlamaz, belirgin bir rahatlama hissedeceksiniz.

Mastit sırasında bebeğimi emzirebilir miyim?
Evet. Mastit sırasında  emzirmek, çok acı verir. Ancak, gerek biran önce iyileşmek, gerekse süt kanallarınızın boşalarak yeni tıkanıklıklar olmaması ve sütünüzün kesilmemesi için emzirmeniz gerekir. Emzirmeden bir kaç dakika önce sıcak kompres, acı duymanızı bir ölçüde azaltır.

Eğer bebeğiniz emerek iltihaplı göğsünüzü tam boşaltamıyorsa, yada aşırı acı hissi nedeniyle emziremiyorsanız,  göğsünüzü bir süt pompasıyla boşaltmanız gerekir. Sağdığınız sütü biberonla bebeğinize verebilirsiniz. Şunu hiç unutmayın, göğsünüzü boşaltmak için en iyi pompa, bizzat bebeğinizdir!

Hasta göğüsten emme sonucu bebeğim hastalanabilir mi?
Hayır! Zaten sizi hasta eden mikroplar, muhtemelen bebeğinizin ağzı yoluyla bulaşmıştır, ve  kendi mikroplarının ona geri verilmesinin bir zararı yoktur.

Mastit kendiliğinden geçebilir mi?
Mastit kendi haline bırakılırsa ilerler, ve daha ciddi sonuçlar -komplikasyonlar- oluşur. En sık görüleni meme absesidir, yoğun antibiyotik tedavisi, belki de cerrahi yolla absenin boşaltılması gerekir. Bu durumda bebeğiniz sizi ememez.

Çoğu zaman olduğu gibi, mastit de erken teşhis edilirse, kolayca tedavisi olan  bir  durumdur.

 

Birçok durumda kaba ve ince motor kontrol gelişimi düzgün olarak işler. Yine de bazen bir çocuk yaşıtlarının gerisine düşer. Örneğin çocukların çoğu 12 ile 15 aylıkken yürür. Ancak 20 aylık olduğu halde yürümeyen çocuğa ne demeli? Bir terslik mi var?
Hem ince (el becerilerinde kullanılan kaslar), hem de kaba (yürümek, sıçramak ve atlamak için kullanılan daha büyük kaslar) motor fonksiyonunda çeşitli gecikmiş gelişme tipleri vardır.
Bazı ince motor fonksiyonsuzluk tipleri, bir okul öncesi çocuğun çizgi çizmesini veya resim yapmasını güçleştirir, ya da ayakkabılarını bağlamayı öğrenmesini geciktirir. Bu çocuklardan bazıları yan göz koordinasyonunda zayıflıklar gösterir. İnce motor fonksiyonsuzluğu olan bazı çocuklar bir boyalı kalemi doğru bir şekilde tutamazlar. İnce motor becerilerindeki sorunlarından dolayı bu çocuklar okula gittiklerinde sık sık güçlük çekerler.
Atlama ya da sıçramada yeteneksizlik gibi gecikmiş kaba motor becerileri olan ya da hantal çocuklar çoğu kez utangaç ve içine kapanık olurlar. Bunlar atletizm takımına daima en son seçilen çocuklardır. Sonuç olarak çoğu zaman zayıf bir görünüm geliştirirler.
Gecikmiş psikomotor gelişiminin nedeni aileden gelmekle birlikte genellikle meçhuldür.
Çocuğunuzun psikomotor gelişmesinde bir gecikmeden şüpheleniyorsanız, sorunlarınızı doktorunuza iletin. Bir sorun olup olmadığını saptayabilen testler vardır.
Motor becerilerinde bir gecikme varsa, çocuğunuzun kendine saygısında önemli bir kaybı olur. Ebeveyn olarak onun gelişimini sabırla izleyerek ve anlayarak çocuğunuzun kendine saygı duygusunu korumanıza gerek vardır. Eğer sabırsızsanız, eninde sonunda “yetişse” bile çocuğunuzun kendine güveni zarar görür.

Aile bireylerinden birisi soğuk algınlığı gibi enfeksiyon içeren bir durumda olduğunda, evde bulunan diğer kişilere enfeksiyon bulaşmasını önlemek genellikle güçtür.
Aşağıdaki bazı basit önlemler, bazı enfeksiyonlu hastalıkların evinizde yayılmasını azaltabilir: Hastalık yayılmasını aza indirgemek için yapabileceğiniz en önemli şey ellerinizi yıkamaktır. Bebeğinizin bezini değiştirdikten sonra, kendiniz tuvaletten çıktığınızda, burnunuzu temizlediğinizde ya da bebeğinizin burnunu temizlediğinizde ellerinizi sabunlu su ile yıkamalısınız. Ağzınıza ve burnunuza ellerinizi temas ettirmekten kaçınınız. Bebeğinizin evdeki evcil hayvanları öpmesine izin vermeyiniz. Evde kesinlikle sigara içmeyiniz.
sigara dumanı soluyan çocuklarda, solunum yolları enfeksiyonları yüksek oranda meydana gelmektedir.
Kümes hayvanlarını her tarafı pişecek şekilde pişiriniz ve pişmemiş kümes hayvanlarına (bunların kesildiği bıçak ya da tezgahlara) ve kümes hayvanlarından damlayan sulara (buzdolabındaki bir piliç paketinden sızan sıvının damladığı gıdalara vs.) dokunmayınız.
Mutfakta, banyoda, oturma odasında, bebeğin bakım odasında ve bebeğin oyuncakları için dezenfektan kullanınız.

Erkekler:

Yeni doğan erkek bebekte skrotum (testis torbası) nispeten büyüktür. Skrotumun büyüklüğü kalçadan doğum sonucunda artabilir. Ayrıca, yeni doğan bir zenci bebeğin skrotumu genellikle, derisinin diğer kısımlarından daha önce koyu bir renk kazanmaktadır. Yeni doğan bir bebeğin penisinin ereksiyon haline geçmesi seyrek olmayan bir durumdur. Yeni doğan yavrunuzun penisinin sünnet derisini tama-men geri çekemiyorsanız endişe etmeyin. Deri genellikle hâlâ penisin ucuna bağlı durumdadır ve asla geriye doğru zorlanmamalıdır.

Bu karakteristik niteliklerin hiçbiri bir tehlike işareti değildir. Ancak, erkek genital organlarında anomaliler görülmesi de seyrek bir olay değildir ve bazıları tedavi gerektirir.

“Fimozis”, sünnet derisinin sünnetsiz penisi kaplayan deri kıvrımının geri çekilmesini (penis başının dışarı çıkmasını) olanaksız kılacak şekil-de dar olmasıdır. Bu kusur ya doğuştan olur, ya da bir enflamasyon sonucunda ortaya çıkar. Giderilmesi için bazen küçük cerrahi müdahaleler gerekebilir.

“Parafimoz”, sünnet derisinin çok fazla büzülüp kalıcı olarak çekilmiş olarak kalması durumudur. Bu durum ciddi ve ağrı verici bir şişliğin oluşmasına yol açar. Erken belirlenmesi durumunda penisin ucuna nazik ama tok şekilde basınç uygulanarak şişliğin azaltılması ve sün-net derisinin geri getirilmesi yoluyla tedavi edilebilir. Bazen sünnet yapılması gerekli olur.

“Testislerin yerine inmemesi”, doğum sırasında testislerin birinin ya da her ikisinin bir-den skrotum içine inmemiş olması durumudur. Testis karın içinde yanlış bir yere yerleşmiş ola-bileceği gibi tamamen noksan da olabilir. Testi-sin mevcut olmaması durumuna seyrek rastla-nır ve bu durum genellikle, cinsiyet özellikleri belirsiz olarak doğan çocuklarda görülür.

Testisler normalde doğumdan iki ay önce, karın kasları içindeki küçük bir delikten geçmek suretiyle böbrek yakınlarındaki bir bölge-den skrotum içindeki normal konumlarına inerler. Zamanında doğan 30 bebekten yaklaşık birinde bu olay gerçekleşmemektedir. Testislerin yerlerine inmemesi durumunun ensi-dansı (görülme oranı), 2200 gramdan hafif doğan prematüre bebeklerde %17′ye, 900 gram-dan hafif bebeklerde ise %100′e kadar yükselmektedir, çünkü testisler gebeliğin yedinci ayına kadar yerlerine inmemektedir.

Vakaların %30′una kadar olan kısmında her iki testis de aynı durumda bulunmaktadır.

Bazen inmemiş durumdaki testislerin yeri-ne inmesi için hormon verilir. Ancak, söz konu-su testis çocuk bir yaşını dolduruncaya kadar yerine inmemişse artık kendiliğinden inmeyecek demektir ve sorunun çocuk 12-15 aylıkken cerrahi müdahale ile giderilmesi gerekli olur. Bu durumdaki erkek çocuk, karın kaslarındaki delik gerektiği gibi kapanmayacağından ayrıca bir fıtık sorunuyla da karşılaşabilir. İşte bu nedenle de ameliyat önemli ve gerekli bir girişimdir. Böyle durumlarda barsaklar ya da idrar


kesesi kas deliğinden kayarak sıkışabilirler. Ameliyat, çocuk hastaneye yatırılmaksızın yapılabilmektedir Bazen bir testis büzülmüş ya da enmiş (atrofiye uğramış) olabilir ki, bu durumda o testisin alınması öngörülür.

Tedavi edilmeden bırakılırsa, yerine inmemiş testisler, özellikle her iki testisin de böyle olduğu durumda, yetişkin çağında kısırlığa yol açabilmektedir.

Testisleri yerine inmemiş olarak doğan bir erkek bebekte genellikle 20 ya da 30 yaşlarına geldiğinde testis kanseri gelişmesi riski söz konusudur. Durumun düzeltilmesi bir riski ortadan kaldırmaz, ancak muayeneyi kolaylaştırır ve şayet bir tümör mevcutsa bunun erken teşhis edilmesine olanak sağlar.

“Hipospadyas” yaklaşık olarak her 50o doğumdan birinde görülmektedir. Bu konjenital kusurda, uretra deliği penisin ucundaki normal yerinde bulunmaz. En hafif biçimde bu delik hemen penisin alt yüzeyinde. en ileri derece-sinde ise skrotuma kadar inmiş olarak bulunabilir.

Hipospadyasın derecesi ne kadar ileriyse penis o kadar eğridir. Hipospadyaslı olarak doğan erkek çocukların yüzde onunda testislerin yerine inmediği de görülmektedir.

Hipospadyas cerrahi yolla tedavi edilir. Cerrahi düzeltim için sünnet derisine gereksinim bulunduğundan bu durumdaki çocuklar sün-net edilmemelidir. Şayet sorun hafif derece-deyse ameliyatın başlıca nedeni kozmetik kaygılar olacaktır. Deformite ne denli ileri derece-deyse, ameliyat da, idrar yapmada karşılaşılacak sorunlar -çocuk ayakta durarak idrarını yapamayacaktır- ve ileride cinsel işlevin yerine getirilemeyecek olması nedenleriyle o denli gereklilik kazanır. cinsel organların kusurlu oluşmasının psikolojik sonuçları da ameliyatın düşünülmesini gerektiren bir diğer etkendir.

Ameliyat ne zaman yapılmalıdır? Bugün hunun ne kadar erken yapılırsa o kadar iyi olacağı düşünülmektedir. Birçok pediyatri ürologu ideal ameliyat yaşının birinci yaş olduğunu, ameliyatın yani çocuğun tuvalet eğitimini almasından önce yapılmasının gerektiğini düşünmektedir.

“Hidrosel”, testisin tunica vaginalis olarak anılan bir alanında sıvı birikmesi durumudur. Bu sorun yeni doğan erkek bebeklerde pek seyrek değildir. Testisler kolayca muayene edilebiliyor ve sıvı miktarı sabit kalıyorsa tedavi gerekli değildir.Ancak, şayet gün içinde torbanın büyüklüğü değişiyorsa bu, karın boşluğu ile doğrudan bir temasın mevcut olduğu anlamına gelebilir. Bu bir fıtıktır ve ameliyat gerektirir.

Kızlar

Doğum öncesinde annede ortaya çıkan hormonal değişimler genellikle, doğuracağı kız bebeğinin göğüs ve cinsel organlarında değişimlere yol açabilmektedir. Her ne kadar bu değişimler yeni ana baba olanları rahatsız ederlerse de normal ve geçici durumlardır ve herhangi bir tedavi gerektirmezler.

“Memelerin büyümesi”, göbek kordonundan (bağından) geçerek bebeğe ulaşan çok miktarda hormon nedeniyle hem kız, hem er-kek bebeklerde yaşamın ilk 2 haftası içinde bazen görülebilmektedir. Bu durum geçicidir ve herhangi bir tehlikenin habercisi değildir. Bazen göğüs üzerindeki basınç sonucunda bebeğin meme başından göğüs sütü bile geldiği görülebilir. Ancak ana baba tarafından bebeğin


memelerinin sıkılmaması gerekir, aksi takdirde tahriş ya da enfeksiyona yol açılabilir. Bir meme iltihabı olan mastit, bir bakteriyel enfeksiyon sonucunda bazen oluşmaktadır. Bu durumda antibiyotikler ve bebeğin meme sütü-nün tıbbi gözetim altında elle sıkılarak dışarı akıtılması gerekli olabilir.

Yeni doğan kız bebeğin “klitoris”i, cinsel bölgeyi etkileyen hormonal değişimlerin sonucu olarak genellikle büyümüştür. Büyüklük doğumdan kısa bir süre sonra azalır. Klitoris aşırı büyük görünüyorsa çocuğun cinsiyetinin doğrulanması için testler yapılması öngörülebilir (aşağıdaki belirsiz cinsiyet konusuna bakınız.)

“Vajinal akıntı” yeni doğan bebeklerde bazen görülebilmektedir. İlk 3 hafta içinde birçok anne bebeğin vajinasından koyu kıvamlı, be-yaz bir akıntının geldiğini fark eder. Akıntı, doğum öncesinde annede meydana gelen hormonal değişimlerden kaynaklanmaktadır. Tedavi gerekmez.

“Vajinal çekilme kanaması” bazen, yeni doğanın, doğum öncesinde dolaşım yoluyla vücuduna ulaşan annenin östrojen hormonunun kesilmiş olmasına verdiği bir yanıttır. Hormon tedavisi uygulananlar da ilacın kesilişinden sonra, hormonun kandan çekilmesinin ardın-dan vajinada bu tür bir kanama olur. Bebekte bu durum, vajinadan birkaç damla kan gelmesiyle kendini gösterir. Çocuğun bezinde kan gören büyükler doğal olarak sarsılır. Bu da geçici bir durumdur. Bebekte, bazı kuşkucu ana babaların ilk başta sanabilecekleri gibi herhangi bir hemoraj sorunu ya da regl başlangıcı gibi bir durum söz konusu değildir

Belirtiler

-  Artan aktivite,

-  Nefes alıp verme kısalığı;

-  Hızlı ve hırıltılı soluma;

-  Dudakların ve tırnak altlarının mavimsi birrenk alması (siyanoz)

 

Acil Durum Belirtileri

 Ciğerlerin aniden çökmesi.

Her çocuk ciğerleri çökük olarak doğar. Ciğerlerin doğumdan sonra birkaç nefeste şişmesi ve bebeğin solup alıp vermeye başlaması doğumun bir mucizesidir. Bununla beraber, ciğerleri ilk defa şişirebilmek için dikkate değer basınç değişimleri meydana gelir. Bazen akciğerler her yöne bir çırpıda şişmezler ve basınç değişikliği henüz taze olan akciğer hava keseciklerine (alveoli) kırılmalara yol açar. Bu kırıklar, ciğeri çevreleyen ve göğsün iç duvarım oluşturan alanlar arasındaki ince zarlara (pleura) hava sızmasına neden olurlar. Bu alana (ki. pleural boşluk diye adlandırılır) büyük oranda hava sızması durumunda, ciğerler çöker (pnömothoraks) ve soluma güçleşir.

Teşhis

Eğer az miktarda hava sızarsa, bebek artmış oranda aktivite gösterecek ve nefes kısalığı, hızlı ve hırıltılı soluma, siyanoz (mavi dudaklar ve tırnak altları) meydana gelecektir. Bununla beraber, eğer fazla oranda hava sızmışsa, bu durumda ciğer aniden çökecektir. Bebeğin doktoru bu durumda sızıntının nerede olduğunu belirlemek için göğüs röntgeni alınmasını isteyebilir

Pnömotoraks Ne Kadar Tehlikelidir?

Pnömotoraks, eğer akciğerler aniden sönerse çok tehlikeli olabilir. Fakat çoğu vakalarda sızan hava oranı azdır ve kendi kendine absorbe olmaktadır (emilmektedir).

Tedavi

Bazen hiçbir tedavi uygulamak gerekmez. kimi zaman, bebeğe soluması için 1 ila 2 saat s_reyle yüzde 100 oksijen vermek suretiyle pnömotoraks düzeltilebilmektedir. Ciğerlerin aniden sönmesi durumunda, acil bir önlem olarak, göğüs içine kaçmış olan havaların çıkarılması gerekebilir. Bu işlem, göğüs duvarı içine ciğerler arasındaki boşluğa bir boru sokmak suretiyle yapılır.

Yeni doğmuş ve anne sütü ile emzirilen bir bebeğin dışkısı normal olarak koyu bir çorba kıvamındadır. Eğer bebeğiniz ilk ayını doldurmadan ishal olmuş ise nedeni herhangi bir enfeksiyon olabilir. Bu durumda bebeğin dışkısı yeşilimsi ve sulu olacak, dışkılama sayısı artacak, anne sütü ile beslenen yeni doğmuş bir bebeğin dışkısında normal olarak bulunan süt pıhtıları görülmeyecek ve hoş olmayan bir koku olacaktır. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Apgar testi, doğumdan 1 dakika sonra uygulanan ve 5 dakikalık aralarla tekrarlanan, bebeğin genel sağlık durumunu değerlendirmek amacıyla yapılan bir testtir. Apgar testi sonucunda elde edilen skor, bebeğin soluk alıp vermesine ilişkin olarak herhangi bir acil tedbir alınıp alınmayacağmın da göstergesidir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Böcek sokmaları özellikle yaz ve sonbahar başlarında tarlada çalışan, tatil ve piknik yapan insanlar için keyif kaçırıcı bazen de yaşamı tehdit edici bir sorun olmaktadır. Ülkemizde de en önemli böcek sokmaları yaban arısı, eşek arısı ve bal arısı ile ortaya çıkmaktadır. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Ateşli hastalıklardan sonra, yaralanmalarda ve vücudun zayıf düşmesini netice veren her durumda, hastalık yapmaya fırsat bulamayan bazı virüsler canlanarak dokuyu işgal ederler. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »