Son yıllarda, çocukların istismar edilmesi, Amerika Birleşik Devetleri’nde giderek bir sorun olarak görülmeye başlandı. Her yıl tahmini olarak bu ülkede 650.000 çocuğun istismar edildiği veya ihmal edildiği bildirilmektedir. Konuyu çevreleyen gizlilik ve bilgi toplama güçlüğü nedeniyle bu sayı, sorunun gerçek büyüklüğünü önemli ölçüde küçültebilir. Her yaştaki çocuklar istismar edilebilir.
Çoğu çocuk istismarı durumunda, istismarcı, çocukla ilişkili olup çocuğun bakımıyla meşguldür. Kendi çocuklarını istismar eden ebeveynler yaşamın her alanından gelmektedir. Bazıları yüksek maaşlı meslek sahipleri, diğerleri ise işsizdir. İstismar lise terklerden yüksek dereceli insanlara değin bütün eğitim düzeylerinde görülmektedir. çocuk istismarcıları zengin ve yoksul, beyaz ve siyah, İspanyol ve Asyalı ve her dinden, ekonomik katmandan ve politik inançtan kişilerdir.
İstismarcı ebeveynler çoğunlukla üstesinden gelemedikleri stres altında bulunan yalnız, sinirli ve çok mutsuz insanlar olma eğilimindedirler. Onların çoğu çocukken fiziksel olarak istismar edilmişlerdir.
Çocuk istismarı sorununa son günlerde verilen çok fazla önemle, istismarcı olma riskini taşıyan ebeveynlerin teşhisinde bazı ilerlemeler kaydedildi. Bu bilgi, istismarın meydana gelmeden önce önlenmesine yardımcı olabilir, ancak daha öğrenecek çok şey vardır.
Çocuğun korunması en önemli amaç olmakla birlikte bütün ailenin kapsamlı tedavisinin hedefi bu ailelerin % 80 ile % 90′ının çocuk için yeterli özen gösteren ebeveynlerle birlikte sağlam ve güvenli kalmasıdır. Yuvalarına müdahale olmaksızın döndürülen istismar edilen çocuklar, önemli bir ciddi yara ve hatta ölüm riski taşımaktadırlar.
Çocukların istismarı konusunun ele alınması isteniyorsa, herkes şüpheli çocuk istismarı örneklerini rapor ederek yardımcı olmalıdır. Raporlar, bölgesel sosyal hizmet ve yasa uygulama kurumları gibi şüpheli istismar olaylarını ele almada eğitilmiş insanlarla ilişki kurarak hazırlanabilir. Ayrıntılı bilgi ve destek doktorlar, avukatlar, din adamları, eğitimciler ve çocuk istismarı ya da sorunlu ailelerle ilgilenen herkesle konuşarak elde edilebilir.
Çocuklarını istismar etmiş ya da edebilecek olmaktan korkan ebeveynler de bu gruplarla ilişki kurmaya teşvik edilmektedir

->Tüm dünyada çocukların yüzde 95inin 3-5 yaşları arasında bir kereden fazla rotavirüs ile karşılaştıkları, hastalıktan korunmak için “rotavirüs aşısı” korunmamın mümkün olduğu ifade edildi. Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Pınar Işık Ağras, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ishalin çocukluk çağında sık görülen ve zamanında müdahale edilmediğinde ölümle sonuçlanabilen ciddi bir hastalık olduğunu söyledi. Dünyada ve Türkiye�de çok sayıda çocuğun, ishal nedeni hastaneye yatırıldığını belirten Ağras, farklı mikroorganizmaların ishale yol açtığını, rotavirüsün de ishale neden olan virüslerden biri olduğunu ve son derece yaygın görüldüğünü kaydetti. Dünya genelinde çocukların yüzde 95inin 3-5 yaşları arasında bir kereden fazla rotavirüs ile karşılaştığını ifade eden Ağras, “Özellikle şiddetli sıvı kayına yol açan ishalin en sık nedeni rotavirüstür” dedi. Virüs son derece bulaşıdır!“Dünya genelinde her yıl tahminen 611 bin çocuğun rotavirüs hastalığı nedeni ile yaşamını yitiriyor” diyen Ağras, “rotavirüsün 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yüzde 5inden, hastaneye yatışların ise yüzde 22-60ından sorumlu olduğunu” söyledi. Rotavirüsün son derece bulaşıcı olduğuna dikkat çeken Ağras, “Oral-fekal yol dediğimiz, dışkı ile atılan virüsün bir şekilde bulaştığı obje veya gıdaların ağızdan alınması ile bulaşır” dedi. “Rotavirüsün, bol miktarda ve sulu ishal, kusma, ateş, karın ağrısı şeklinde belirti verdiğini” anlatan Ağras, dışkı sayısının günde 20ye kadar çıkabildiğini ve 9-10 güne kadar uzayan bir seyir gösterdiğini belirtti. Ağras, özellikle kusma nedeni ile ağızdan sıvı alımı bozulan küçükçocukların, çok kısa süre içerisinde ağır sıvı kaybı nedeni ile kötüleşebildiği uyarısında bulundu. Sıvı kaybı önlenmeli Tedavide kaybedilen sıvının yerine konulmasının ve sıvı kaybının
önlenmeye çalışılmasının çok önemli olduğunu ifade eden Ağras, şunları kaydetti: “Hastalığın seyrini tamamlayarak düzelmesi beklenir. Virüse yönelik özel bir tedavi yoktur. Bunun için ağızdan sıvı alamayan çocukların hastaneye yatırılması gerekebilir. Seyri uzayan vakalarda, uzun süre beslenememe, sıvı kaybetme, hastaneye yatma, yeni enfeksiyonlara açık hale gelme gibi hastaya, ailelere ve sağlık kuruluşlarına çeşitli yükleri getiren bir tabloya neden olur.” Tüm ishallere mikroplar neden olduğu için temizliğe dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Ağras, el yıkamaya özen gösterilmesi, temiz su tüketilmesi ve besinlerin iyice yıkanması gerektiğini söyledi. Ağras, sık görülen, ağır sıvı kaybına neden olan ve destekleyici tedavi dışında tedavisi olmayan rotavirüsten korunabilmek için, son zamanlarda geliştirilmiş olan aşının uygulanabileceğini belirtti.
Yapılan çalışmalarda rotavirüs aşısı uygulanan çocuklarda rotavirüse bağlı ağır ishallerin yüzde 75-85 oranında daha az görüldüğünün tespit edildiğini ifade eden Ağras, rotavirüs aşısının ağız yolu ile verildiğini, aşının etkili olabilmesi ve riskin en yüksek olduğu dönemde çocuğu koruyabilmesi için doğumu takiben 6-14 haftalık dönemde uygulanmaya başlanması gerektiğini kaydetti. Doç. Dr. Pınar Ağras, aşılamanın, kullanılan aşının tipine bağlı olarak 2 veya 3 doz olarak yapıldığını söyledi.