Anne baba olarak, bebeğinizin işitme duyusunun gelişiminin normal olup olmadığını belirlemek için gözlemleyeceğiniz belli işaretler vardır.

işitme

Doğumdan hemen sonra belirlenmemiş olan bir işitme problemi, genellikle çocuk 2 yaşına girdikten sonra konuşmaya başlamasının gecikmesi nedeni ile ortaya çıkar. Bu zamana kadar dil gelişimindeki önemli bir nokta kaçırılmıştır.

Normal koşullar altında, bir bebek dünyaya işitme duyusu ile gelir ve hatta sesleri birbirinden ayırt edebilir. Bebek 1 aylık olduğunda, ani bir ses duygusunda durur ve dinler gibi görülür. 2 aylık olana kadar anne ya da babasını dinler gibi bir ifadesi vardır. 3 aylık olduğunda, konuşmalara karşı belirli sesler çıkararak tepki verir ve konuşan kişinin bulunduğu yere bakabilir. 3 aylık bir bebek 1 metre kadar yakınında el çırpıldığında dikkatini bu yöne çevirebilir.

4 aylık bebek, kızgın ve yumuşak seslere farklı tepkiler verir; 5 aylık bebek, belli sesler çıkarabilir. 6 aylık olduğunda yüksek sesle protescoda bulunabildiği gibi zevk duyduğunu da belli edebilir. 6 aylık bir bebek, seslerin ya da konuşmanın kaynağını bulmak için gözlerini ve başını çevirebilir.

7 aylık bebeklerin çoğu bazı kelimemsi sesler çıkarabilirler ve kendilerinden istendiğinde “baş baş” gibi sözcüklerle istenilen hareketleri yapabilirler. Bebeğiniz 8 aylık olduğunda, adını seslendiğinizde durup size bakacak, 9 aylık olduğunda “hayır” dediğinizde yaptığı aktiviteyi durduracaktır. 10 aylık olduğunda ise konuşmaya başlayacaktır. 1 yaşına gelmiş bir bebek, “Burnun nerede? Kulakların nerede?” gibi işaretle gösterilen basit soruları cevaplayabilmelidir. İşitmenin gelişmesinde çocuktan çocuğa değişen normal bir varyasyon vardır. Fakat, eğer çocuğunuzun gelişmesinde anormal derecede yavaşlık olduğundan kuşkulanıyorsanız doktorunuzu aramalısınız.

Beyin felci, çocukluk döneminin en yaygın olarak görülen sakatlık nedenlerinden biridir. Doğum öncesinde, sırasında veya sonrasında merkezi sinir sisteminin hareket işlev alanlarının hasar görmesinden kaynaklanır.

Beyin felcinin birçok nedeni vardır. Yaygın nedenlerden biri; beyin dokusu içinde yeterli oksijen bulunmamasıdır (anoksi). Yapılan araştırmalar beyin felci olan bebeklerin üçte birinin vücut ağırlığının 2250 gramın altında olduğunu da ortaya çıkarmıştır. Doğum sancısı ve doğum sırasında beynin hasar görmesi, bakteriyel menenjit gibi bir enfeksiyon ve hemoraji (kanama) de diğer nedenleri oluşturur. Ancak genellikle belirgin bir açıklama bulunamamaktadır.

Dört tip beyin felci vardın Spastik beyin felci, ekstrapiramidal beyin felci, atonik beyin felci ve bu tiplerin karışımından oluşan beyin felci.

“Spastik beyin felci” en yaygın olan tiptir. Spastik beyin felci bulunan bir bebekte, yeni doğanlara özgü bazı reflekslerde anormal inatçılık görülür. Hiperaktif bir tutma refleksi bebeğin ellerinin iyice sıkılmış bir yumruk biçimini almasına yol açar. Bebek büyüdükçe kol ve bacakları daha spastik ve katı bir hal alır.

Hastalık her iki kolu ve her iki bacağı da tutabilir (spastik kuadrepleji). Bu durum varsa genellikle bir ölçüde zekâ gecikmesi de söz konusu olmaktadır. Yaygın olarak konvülsiyonlar görülür.

Hastalık tüm kol ve bacakları tutuyor, ancak kollar daha hafif bir derecede etkileniyorsa, bu durum dipleji (iki taraflı felç) olarak anılır. Diplejili çocukların ellerini oldukça iyi kullandıkları da görülebilmektedir. Zekâ düzeyleri genellikle normal ya da normale yakındır, fakat resim çizmeyi ve harf yazmayı öğrenmekte bazı güçlüklerle karşılaşabilirler.

Beyin felci bulunan tüm çocukların üçte birinde spastik hemipleji (vücudun yalnızca bir tarafını tutan felç, yarım felç) söz konusudur. Spastik hemiplejili çocuklar genellikle altnormal gruba giren bir zeka düzeyine sahip olma eğiliminde olmakla birlikte, bu durumdaki bazı çocuklar orta ve hatta ortanın üstü zeki düzeylerine sahip olabilmektedir.

“Ekstrapiramidal beyin felci” ilk olarak bir bebeğin kasların zayıflığı ve esnekliği ile kendini gösterir. Bu beyin felci tipi genellikle, bebek 6 aylık olana kadar teşhis edilememektedir. Erken bir belirti, bebek bir şeye uzanmaya çalışırken, ellerinin anormal bir pozisyon almasıdır.

“Kronik beyin felci” nin iki biçimi vardır, atonik çiçeği ve konjenital beyincik ataksisi. Atonik dipleji ileri derecede zekâ gecikmesi ile birlikte görülür. spastisite genellikle daha sonra, çocukluk döneminde gelişir. Konjenital beyincik ataksisi beyin felcinin seyrek görülen bir biçimi olup hafif derecede zeka gecikmesi ile birlikte bulunmaktadır.

Beyin felci bulunan bir çocuğun geleceği büyük ölçüde zekâ özürlülüğü de bulunup bulunmadığını bağlıdır. Bir çocuk tekerlekli sandalye kullanmasını gerektiren ciddi hareket sorunlarına sahip olsa bile kendi kendine gizleme yeteneğine sahipse, bir dereceye kadar düzelme sağlanması daha kolay olur. Çocuğun sakatlığına karşı ailenin tavrı, bu bireyin olumlu

Bir imajı geliştirip geliştirememesi üzerinde etkili olur.

 

Osteoid matriksin üretimi ile mineralizasyonu arasındaki sürenin (normalde 1-2 hafta kadar) aşırı uzaması veya mineralizasyonun gerçekleşememesidir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Normal şartlarda tüp(Fallop tüpleri veya Tubalar) içinde sperm hücresi ile karşılaşıp döllenen yumurta hücresi endometriuma(rahim iç tabakasına) gelir ve rahim içinde büyümeye başlar. Eğer gebelik ürünü endometrium dışında bir yere yerleşirse dış gebelikten sözedilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Sağlık Estetik