FENİLEFRİN
Göz Damlası

Sanovel

Etken Madde(ler):
Fenilefrin hidroklorür 10 %

Piyasa Şekilleri:
5 ml’lik damlalıklı şişelerde.

Kullanım Şekli:
Kısa midriyazis istenen durumlarda 1-2 damla damlatılır, 5 dakika sonra tekrarlanır ve 20-30 dakika sonra göz muayenesi yapılır. Katarakt operasyonundan 1.5 saat ve 1/2 saat önce 2′şer damla damlatılır.

Endikasyonları:
Üveitlerde posterior sineşi oluşumunu önlemek veya geciktirmek amacıyla, oftalmik cerrahi girişimlerden önce veya post-operatif dönemlerinde, siklopleji olmaksızın refraksiyonda, fundoskopilerde vazokonstriktör dekonjestan ve midriyatik olarak ve diğer teşhis amaçlı girişimlerde midriyatik olarak kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Fenilefrin dar açılı glokom, tirotoksikozis, arteriyokslerozis, diabetes mellitus ve anevrizma durumlarında; hipertansiyon, taşikardi veya koroner kalp hastalıkları gibi risk faktörleri taşıyan hastalarda ve ilaca aşırı duyarlılığı olan kişilerde kontrendikedir. Korneal epitelyal bariyerin bozulmuş olduğu intraoküler operatif girişimlerde de uygulanmamalıdır.

Uyarılar:
Fenilefrin %2′den daha yüksek konsantrasyondaki oftalmik çözeltilerinin irritasyona neden olabileceği gözönünde tutulmalıdır. Diğer bütün adrenerjik ilaçlar için olduğu gibi, fenilefrin, MAO inhibitörleri ile birlikte ve/veya MAO inhibitörlerinin uygulanmasından sonraki üç hafta içinde kullanılmamalıdır. Sıçan ve farelerde yapılan çalışmalar fenilefrinin karsinojenik etkisi olmadığını göstermiştir. Fenilefrinin fetüste zarar oluşturup oluşturmadığı veya üreme kapasitesine etkisinin olup olmadığı bilinmemektedir. Gebe kadınlara ancak açık bir biçimde gerekliliği saptanmış vakalara uygulanmalıdır. Anne sütüne geçtiği bilinmemektedir. Çoğu ilacın anne sütüne geçtiği göz önüne alınarak uygulama sırasında emzirenlerde gerekli dikkat gösterilmelidir.

Yan Etkileri:
Düşük doğum ağırlıklı prematüre yenidoğanlarda, bebeklerde ve idiyopatik ortostatik hipotansiyonu olan yaşlı vakalarda belirgin kan basıncı artışı bildirilmiştir. Oluşabilecek kardiyovasküler yan etkiler genellikle yaşlı vakalarda ortaya çıkmakta ve kan basıncında belirgin artış, senkop, miyokard enfarktüsü, taşikardi, aritmi ve fatal sonuçlanabilen subaraknoid kanama olarak bildirilmektedir. Seyrek olarak sistemik absorbsiyon sonucu; baş dönmesi, terleme, kalp atışında düzensizlik, gözlerin ışığa karşı aşırı duyarlılığı, göz sulanması görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:
Fenilefrin, adrenerjik blokerlerin ve fenotiyazinlerin etkilerini azaltabilir. MAO inhibitörleri ve trisiklik antidepresanlarla birlikte kullanıldığında, fenilefrinin etkilerinde artış olabilir. Fenilefrinin beta bloker ilaçlarla aynı anda kullanılması akut hipertansiyona neden olabilir.

Mide çıkışı tıkanması, sindirilen gıdaların mideden ince barsağa geçtiği yerde meydana gelen tıkanmadır.

Mide çıkışı tıkanması, yeni doğmuş yaklaşık 150 erkek bebekte 1 ve 750 kız bebekte 1 gibi oranla etkili lur. Bu şekilde doğan bebeklerden takriben %15′inin ailesinde kusurlu geçmiş olmasına karşın, asıl neden bilinmemektedir.

Bebeğiniz mide tıkanması ile doğmuş ise, semptomlar genellikle bebek 2 ve 3 haftalık olduğu zaman başlar. İlk semptomlar, yenen gıdaların çıkarılması ve her ne kadar gerçek kusma kadar güçlü değilse de, kusma gibi ortaya çıkar. Nadiren, kusma ile birlikte kan da gelir. Kusma tipik olarak beslenme esnasında ya da beslenmeden kısa bir süre sonra meydana gelir; fakat saatlerce sonra da ortaya çıkabilir. Kustuktan sonra bebek tekrar kendini aç hisseder ve beslenmek ister.

Mide çıkışı tıkanması olan bebek, barsaklarına çok az yiyecek geçtiği için, çok az dışkılar. Bir süre sonra bebek kilo ve su kaybetmeye başlar. Bebeğin gözleri içine çöker ve yanakları karışır. Bu görünümü ile bebek yaşlı bir insan gibi görünür. Mide çıkışı tıkanması olan bebek, rahatsız görünebilir fakat büyük bir acı çekiyor gibi görünmez.

Mide çıkışı tıkanması genellikle fiziksel muayene, bebeğin nasıl beslendiğinin öğrenilmesi ve karın bölgesinin muayenesi esnasında mide kapısı bölgesinde sorun olduğunun belirlenmesi neticesinde teşhis edilir. Eğer böyle bir sorunlu bölge hissedilemez ise, ultrasonografik muayene yapılabilir. Mide çıkışı tıkanması ile doğmuş bir bebek damardan sıvı gıda verildikten sonra mümkün olan en kısa zamanda ameliyat edilmelidir.

Ameliyattan 6 saat sonra bebeğiniz ağızdan beslenmeye başlayacaktır: verilen gıda miktarı yavaş yavaş artırılmalıdır. Çoğu bebekler ameliyattan 2 gün sonra taburcu edilebilirler.

Mide çıkışı tıkanması olan bir bebeğin iyileşme süresi, teşhisin ne kadar erken yapıldığı ve bebeğin genel durumuna bağlı olarak çok kısa sürede gerçekleşir. Ameliyat nedeni ile ölüm %1′den daha azdır .