İshal ve çocuk ölümleri!

Posted on Mayıs 1st, 2008 in Kategorilenmemiş by admin

-> çocukların 95inin 3-5 yaşları arasında bir rotavirüs ile şılaştıı, hastalıktan “rotavirüs aşısı” korunmamın mümkün olduğu . Keçiören Eğitim ve ştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıı uzmanı Doç. ınar Işık Ağras, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluk çağında sık görü ve zamanında müdahale edilmediğinde ölümle sonuçlanabilen ciddi bir hastalık olduğ söyledi. ve Türkiye�de çok sayıda çocuğun, ishal ırıldığını belirten Ağras, farklı mikroorganizmaların ishale yol açtığını, de ishale neden virüslerden biri olduğ ve son derece yaygın görüldüğünü kaydetti. Dünya genelinde çocukların 95inin 3-5 yaşları arasında bir rotavirüs ile şılaştığını eden Ağras, “Özellikle şiddetli sıvı kayına yol açan en sık rotavirüstür” dedi. Virüs son derece bulaşıdır!“Dünya genelinde her yıl tahminen 611 bin çocuğun rotavirüs hastalığı ile yaşamını yitiriyor” diyen Ağras, “ 5 yaş altı çocuk ölümlerinin 5inden, ışların ise 22-60ından sorumlu olduğ” söyledi. son derece bulaşıı olduğuna dikkat çeken Ağras, “-fekal yol dediğimiz, dışkı ile atı virüsün bir şekilde bulaştığı obje veya gıdaların ağızdan alınması ile bulaşır” dedi. “, bol miktarda ve sulu ishal, kusma, ateş, ın ağrısı şeklinde belirti verdiğini” anlatan Ağras, dışkı sayısının günde 20ye kadar çıkabildiğini ve 9-10 güne kadar uzayan bir seyir gösterdiğini belirtti. Ağras, özellikle kusma ile ağızdan sıvı alımı bozulan küçükın, çok kısa süre içerisinde ağır sıvı ı ile kötüleşebildiği uyarısında bulundu. Sıvı ı önlenmeli Tedavide kaybedilen sıvının yerine konulmasının ve sıvı ının
önlenmeye çalışılmasının çok önemli olduğ eden Ağras, şunları kaydetti: “Hastalığın seyrini tamamlayarak düzelmesi beklenir. Virüse yönelik özel bir tedavi yoktur. Bunun ağızdan sıvı alamayan çocukların ırılması gerekebilir. Seyri uzayan vakalarda, uzun süre beslenememe, sıvı kaybetme, yatma, yeni enfeksiyonlara açık hale gelme gibi hastaya, ailelere ve sağlık kuruluşlarına çeş yükleri getiren bir tabloya neden olur.” ishallere mikroplar neden olduğu temizliğe dikkat edilmesi ğini dile getiren Ağras, el yıkamaya özen gösterilmesi, temiz su tüketilmesi ve besinlerin iyice yıkanması ğini söyledi. Ağras, sık görü, ağır sıvı ına neden ve destekleyici tedavi dışında tedavisi olmayan rotavirüsten korunabilmek , son zamanlarda geliştirilmiş aşının uygulanabileceğini belirtti.
Yapı çalışmalarda rotavirüs aşısı uygulanan çocuklarda rotavirüse bağlı ağır ishallerin 75-85 oranında daha az görüldüğünün tespit ğini eden Ağras, rotavirüs aşısının ağız yolu ile verildiğini, aşının etkili olabilmesi ve riskin en yüksek olduğu dönemde çocuğu koruyabilmesi doğumu takiben 6-14 haftalık dönemde uygulanmaya başlanması ğini kaydetti. Doç. ınar Ağras, aşılamanın, kullanı aşının tipine bağlı olarak 2 veya 3 doz olarak yapıldığını söyledi.

Güneşe dikkat!

Posted on Mart 21st, 2008 in Güzellik by admin

bir tene olmak uğruna uzun süre güneş ışınlarına kalmanın kırışıklığına neden olacağını unutmayın!…

ğ Üniversitesi Tıp ı Başkanı . Şükran Tunalı, güneşin sıcaklığını iyice ği bugünlerde, insanların ı ğini söyledi.

Güneş ışınlarının, içeriğindeki D dolayı kemikleri güçlendirme gibi faydasının yanında zararlarının da olduğ anlatan ı, ”Atmosferin koruyucu ozon tabakasında oluşan delikler nedeniyle güneşin zararlı UV ışını, yeryüzüne daha ulaşıyor. Yapı ştırmalarda, uzun süre güneş ışınlarına kalan her 5 kişiden birinde ileri yaşlarda kanseri görüldüğü saptanmıştır” diye konuştu.

Güneş ışınlarının deri üzerindeki etkilerinin, uzun vadede ellerde, göğüs ölgesinde ve lekeler şeklinde kendini gösterdiğini eden ı, yüz derisinin vücudun diğer ölgelerine oranla daha ince olduğu insanların güneşten korumaları ğini vurguladı.

UV ışınlarının derinin daha hızlı yaşlanmasına ve yıpranmasına neden olduğuna işaret eden ı ”Uzun süre güneş altında kalanların deri altında bulunan destek dokuları eridiği , bu kişilerin ciltlerinde daha kırışıklık oluşuyor” dedi.

Kişilerin çocuk yaştan itibaren güneşin zararlı ışınlarından eğitilmesi ğini savunan ı, şunları söyledi:

”Güneşin zararlı etkilerinden saat 10.00-16.00 arası sokağa çıkmaktan kaçınmak gerekir. Özellikle açık tenli kişiler, yaz, kış ayrımı yapmadan güneşli havada dışarı çıktıında yüksek koruma faktörü içeren krem ve losyon kullanmalıdır. Şapka veya şemsiye kullanarak da güneşin zararlarından korunulabilir.”

Nemlendirici mucizesi!

Posted on Mart 21st, 2008 in Güzellik by admin

Nemlendiriciler genç ve yaşlanmaya şı cildin savaşım silahlarıdır. hangi yaşa, hangi ne tür ürünler kullanılmalıdır, bu konuda pek bilgi sahibi değilizdir. Nemlendiriciler sadece cildi kurumaya değil, çevresel kirlilik ve yıpranmaya şı da koruyor.

bakım ı, tipiniz ne olursa olsun, hergün nem ına şı nemlendirmeniz ği konusunda uyarıyorlar. Yağlı bir cildinizin olması, ıza gerek yok anlamına gelmez. bakım maddeleri üreten firmalar, nemlendiricilerin her tipi ayrı ayrı kullanılması ğini belirtiyorlar. Kuru ciltler kremler, ışık ve yağlı ciltler ise losyonlar öneriliyor. Yağlı cildi olanların seçiminde dikkat etmeleri gereken şey, nemledirici kremin yağsız olması. Çünkü bazı kozmetik yağlar akneleri besleyerek harekete geçiriyor. unutulmaması gereken bir nokta var ki, o da yaşadığınız ortam ve iklime bağlı olarak, daha miktarda krem kullanma ihtiyacında olabileceğiniz.

Yaşlanmaya şı mücadele
Günümüzde kullanı kremlerin üretiminde, ağır mineral yağlar artık kullanılmıyor. Bunların yerine yaşlanmaya şı etkili , hücrelerin kendi doğal nem yapısında bulunan asit yağları kullanılıyor. Cildin üst yüzeyindeki hücrelerin 40′ını su molekülleri oluşturur ve bunlar hemen cildin altında bir çeşit koruyucu bariyer meydana getirirler. Sanki deri ını birarada tutan bir yapıştırıı gibi görev yaparlar. Yaşlanmayla birlikte, cildin nem ı artar ve nemlendiriciye daha ihtiyaç duyar. Nemlendiricilerin etkili oldukları ölge, “stratum korneum” adı cildin en üst tabakası. Nemledirici ürünler su moleküllerini cildin en alt ına kadar taşıyarak, derinlemesine nemlendirmeyi sağlarlar.

AHA nedir ?
ürünlerin hazırlanmasında vazgeçilmez maddelerden biri de, Alfa Hidroksil Asitler’dir. Kısaca AHA adı faydalı bu asitler, doğal bitkilerde bulunan glikolik ve laktik asit içerir. Cildin nemlendirilmesinin yanısıra, ölü hücre tabakasının atılarak, hücre yenilenmesini de sağlarlar. öylece geride daha canlı ve genç görünümlü bir ırakırlar. , ölü hücre ının ciltten atılmadan, cildin nemlendirilemeyeceği görüşünde birleşiyor.

Yaşlanmayı önleyici bakımı
Günümüzde piyasalara sunulan ürünler, , vitamini ve Betakaroten gibi cildin yaşlanma sürecini yavaşlatan vitamin çeşitleri içeriyor. UV ışınları, sigara, hava kirliliği ve çevresel faktörler cildin kolajen yapısını bozarak erken yaşlanmasına neden olur. Laboratuar ştırmaları yürüten dermatologlar, polipeptik asit, karbonhidrat, aminoasit ve vitaminlerden oluşan kombinasyonun cildin erken yaşlanmasına sebep çevresel faktörlere şı oldukça etkili olduğ belirtiyor. Yapı ştırmalar sonucu, çevre kirliliği nedeniyle havada bulunan sülfür dioksit gazının, D vitaminini etkisiz hale getirdiği anlaşılmış. Bu yüzden özellikle kışın kirli havalarda, yaşlanmayı önleyici bakım ürünlerinin yanısıra kremleri ın önemini vurguluyor.

NEMLENDİRİİLER İLE İLGİLİ EN ÇOK MERAK EDİ 10 SORU ;
1- Cildi nemlendirmeye ne zaman başlamak gerekir?
Cildinizin tipi ve nemlendirilmesi konusunda mümkün olduğunca erken bilinçlenmenizde fayda var. kendi halindeyken esnek, pürüzsüz ve canlıdır. Kirli hava, ultraviyole ışınlar gibi çevresel faktörlerin etkisiyle giderek mat ve cansız bir alır. Bu yüzden yağsız ve güneş ışığı filitreli bir krem kullanmayı, her gün dişlerinizi fırçaladığınız gibi alışkanlık haline getirmelisiniz.
2-Gece kremlerini kullanmak gerçekten gerekli midir?
Gerekli değilse de ızda fayda var. Birincisi, özelliğiyle cildin günlük nem ını önler. İkincisi, gece yarısından sonra harekete geçen hücre yenilenmesini en az 3 - 4 kez artırıı özelliği vardır. Ayrıca gün boyunca yüzünüzdeki makyajdan hava alamayan cildiniz, gece boyunca kendini tamir etme fırsatını bulur.
3-Temizleme sütleri ve jelleri kullanmalı mıyız?
Bunun cevabı, cildinizin tipine ve yaptığınız makyajın miktarına bağlı. Örneğin kuru ciltli ve yoğun makyaj yapan birisinin yağlı temizleme sütü veya losyonu kullanması gerekir. Yağlı ciltlere ise köpüren jeller ve sıvı sabunlar daha taze bir etki ırakır. Bu tip ürünler seçerken, cildin asit dengesini bozmama ve cildi kurutmama özelliğine dikkat edilmelidir.
4- doğru şekilde nemlendirmeyi biliyor musunuz?
Belli bir yere kadar evet. Cildin nemlendirilmesini lipozom adı su taşıyan moleküller sağlar. Cildin nemlenmesini sağlayan bu moleküller derinin üst yüzeyinde yuvalanmıştır ve dıştan içeriye doğru hareket halindedir. Bu moleküllerin güneş ve aşırı sıcaklarla azalması ciltte kurumalara ve çatlaklara neden olur. Bu nedenle yaz aylarında güçlü formüllü extra nemlendiricili, cildin gün boyu nemli ve yumuşak kalmasını sağlayan ürünler kullanmalısınız.
5- kremler her gün kullanılmalı mıdır?
, mevsimlere ve çevresel faktörlere göre tepki verir. Örneğin yazın daha yağlıdır, kışın ise soğuk hava ve rüzgarlar nedeniyle kuru, pütür pütür bir alır. Hastalı ve stres de cildin canlı, parlak ü alıp götürür. Bu nedenle cildinizin düzenli kullanı bir nemlendiriciye ihtiyacı vardır.
6-Yağlı nemlendiciler siyah noktalara neden olur mu?
Günümüz bakım formülleri gözenekleri tıkamayan, siyah nokta yapmayan, cildi koruyacak kadar yağ içeren ürünlerden oluşuyor. Eğer cildiniz yağlı ise mineral yağlardan ve balmumundan üretilmiş ürünleri tercih edin.
7- Kremin etkili olup olmadığını öğrenmek kaç hafta geçmesi gerekiyor?
Etkiyi görmek üç - dört hafta yeterlidir. Bu süre cildin en üst tabakası epidermisin kendini tamamen yenileme süresidir. Doğru seçilmiş bir , su hücrelerinin yüzeyinden cildin derinlerine kadar hareketi uygun ortamı sağlar, üst deriyi mükemmel bir yumuşaklığa kavuşturur. Cildinizdeki değişikliği kısa sürede farkedersiniz: , daha parlak, pürüzsüz ve temiz bir alır.
8- kremler kırışıklıı önleyebilir mi?
Tamamen değil. Henüz kırışıklıı tamamen durduran ve oluşmuş çizgileri ortadan kaldıran bir formül keşfedilmedi. Buna rağmen nemlendiriciler, çevresel faktörler ve su ından dolayı oluşan erken yaşlanmayı önlerler. Sağlıklı bir beslenme ve hayat biçimi cildi güçlendirir, yenilenmesini sağlar. Bayat ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak, sigara ve alkol kullanmamak, uyumak ve egzersiz yapmak genç kalmak gerekli. Ayrıca bilim adamları vitaminlerin yararlı etkilerinin göz ardı edilmemesi ğini söylüyorlar. Cildin yaşlanmasından sorumlu ultraviyole ışınların zararlı etkisini A,,E vitaminleri ile beta - karoten adlı vitamin azaltıyor. Bunlar yeşil yapraklı sebzeler, meyvelerde bol miktarda mevcut. Ayrıca kreminizi alırken formülünde bu vitaminleri içerenleri tercih edebilirsiniz.
9-Göz çevresi nemlendiricileri kullanmak yararlı mıdır?
Yararlıdır, çünkü göz çevresindeki deri yüzün diğer kısımlarına oranla daha incedir. Bu aynı zamanda kırışıklıklara daha elverişli anlamına gelir. Bu yüzden göz çevresine ayrı bakım uygulamak yararınızadır. yağlı kremler bu ölgenin hassasiyetini daha da artırır. Bu yüzden yağsız göz kremlerini tercih edin. Gözaltı jelleri de bu ölgedeki yenilenmesini hızlandırarak daha gergin bir hale getirir, kırışıklık izlerini hafifletir.
10-Su içmek cildi nemlendirir mi?
Vücudumuzun 70′i sudur ve de bunun 20’si deri tarafından kullanılır. Günde en az bir litre su içmek cildi içeriden temizlemeye yardım eder, zehirlerden arındırır, yumuşaklığı korur, temiz ve sağlıklı olmasını sağlar.

Gençler yanlış biliyor!

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

’de yapı bir ştırma, gençlerin bir çeşit hastalığı akne hakkında yanlış olduğ ortaya


Üniversitesi ı tarafından yapı ştırma gençlerin ı sivilceler hakkında olmadıını ortaya . , gençlerin 80′inde çeş düzeylerde ğini, ın 30′una tıbbi işlem ğini .

sıklıkta yıkamadıı kurtulamadıına inanan gençlerin yanlış düşündükleri, sık sık yüz yıkamanın tam aksine sivilceleri azdırabileceği bildirildi. , yüzdeki sivilcelerle oynanmaması ğine de dikkat çektiler.

Bazı doktorların sivilceli gençlere çikolata yememelerini ve kola içmemelerini salık verdikleri, oysa genellikle hormonsal nedenlerden kaynaklandığı kaydedildi.

Akne etkili tedavi yöntemlerinin bulunduğu, ilaçlara duyarlılık gösterilmeyen vakalarda kliniklerin devreye girebildiği belirtildi. Kliniklerde akneden kaynaklanan izler yok edilebiliyor.