Halk arasında beta mikrobu olarak bilinen A grubu beta hemolitik streptokok adı verilen bir bakterinin neden olduğu döküntülü bir hastalıktır.

  • 3 yaşından önce pek görülmez.
  • Kuluçka dönemi 1- 7 gündür

Hastalık belirtileri: ateş, boğaz ağrısı, baş ağrısı,yutma güçlüğü, kusma ve bunlardan 1-2 gün sonra ortaya çıkan döküntü. Alın ve yanaklar kızarır, ağız çevresi soluk renklidir. Döküntünün başlangıcından 2-3 hafta sonra, ellerde deri soyulmaları görülür.

Kızıl geçiren çocuğun bakımı:

  • Yatak istirahati,
  • Sulu ve yumuşak gıdalarla beslenme,
  • Ateş kontrolü:İlk seçilecek ilaç, çocuğun kilosuna göre parasetamoldür (calpol, termalgine, tylol, tamol vb)
  • Doktor önerisiyle uygun antibiyotik kullanımı: Kızılın burada açıklanan diğer döküntülü hastalıklardan farkı, antibiyotik kullanımının mutlaka gerekli olmasıdır.
  • Yeterli sıvı verilmesi: İştah azalmasına bağlı olarak su kaybı olabilir. Bunu önlemek için,çocuk olabildiğince sıvı ağırlıklı hafif gıdalarla beslenmelidir. Acılı, baharatlı yiyecekler ve karbonatlı içeceklerden kaçınılmalıdır. Çocuğu, ağrı kesici sonrasında ağrıları azaldıktan sonra beslemek daha kolaydır.
  • Rahatsız edici öksürük varlığında yumuşatıcı ilaçlar kullanılması.

Ne zaman doktoru tekrar aramalı?

  • Antibiyotik başlandıktan 48 saat sonra ateş hala düşmemişse,
  • Dehidratasyon (su-kaybı) bulguları görülürse,
  • Dalgınlık, uykuya eğilim, kolayca uyandırılamama, halüsinasyonlar görülürse,
  • Ciddi başağrısı, ense sertliği/ağrısı ve sırt ağrısı başlarsa,
  • Tekrarlayan kusmalar olursa,
  • Çocuğa yeterli sıvı verilemezse,
  • Nefes alma güçlüğü, sık nefes alıp verme, göğüs ağrısı, hırıltılı nefes alma, şiddetli öksürük varlığında,
  • Çocuk hastalık başlangıcına göre daha “hasta” görünüyorsa.
  • Hastalıktan 2-3 hafta sonra idrar renginde kızarıklık, eklemlerde ağrı, şişlik, yüzde şişme olursa.

Kanın kalpten çıkıp aorta girdiği kapağın daralması ile karakterize olan aort stenozu erkek bebeklerde daha sık rastlanan bir kusur olup kalp oluşum anomalisi vakalarının yüzde 5′ini oluşturmaktadır.

ileri derecede stenoz genellikle erken bebeklik dönemi sırasında tespit edilmektedir. Ancak çoğu çocukta herhangi bir semptom görülmez ve sorunun varlığı ancak, doktorun bir kalp üfürümü işittiği rutin bir muayene sırasında anlaşılır.

İleri derecede stenoz vakalarında ameliyat gereklidir. Hafif ya da orta derecede stenoz bulunan çocukların, tıkanma derecesinin ilerleme olasılığı söz konusu olduğu için, sürekli tıbbi bakım altında bulundurulmaları gerekir.

 

Pulmoner stenoz, kalpten pulmoner artere (akciğer atardamarı) olan kan akışının tıkanması durumudur.

Hafif ya da orta derecede tıkanmada genellikle semptom görülmez. ileri derecede tıkanmaya maruz kalan bir yeni doğmuş bebekte deride morarma mevcuttur ve kalp yetmezliği işaretleri görülür.

En kötü vakalarda, doğumu izleyen ilk ay içinde konjektif kalp yetmezliği ortaya çıkmaktadır.

Hafif ya da orta derecede stenoz bulunan çocuklar normal bir yaşam sürebilirler, ancak bir doktor tarafından düzenli olarak kontrol altında bulundurulmaları gerekir. Daha ağır stenoz vakalarında ameliyat gerekir.

Özellikle sırt, ense veya yüzde meydana gelip, kıl diplerinin iltihaplanmasıyla beliren bir çeşit çıbandır. Küçük, kırmızı ve sert bir şişliktir. Büyüdükçe, ağrı artar, fakat çoğu zaman baş verme görülmez. Kör çıbanları kesinlikle sıkmamak ve kurcalamamak gerekir.

Kızıl, çocuklarda görülen ateşli ve döküntülü bir hastalıktır. Anjine yol açan streptokok adlı bakterinin bazı türlerinin ürettiği bir toksin, hassas kişilerde kızıl döküntüsüne yol açar. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »