Mukus inceleme yöntemi

Serviksten salgılanan mukus, siklus boyunca salgılanan farklı hormonların (östrojen ve progesteron) etkisiyle farklı özellikler gösterir. Bu değişiklikleri anlayabildiğinizde yumurtlama gününüzün olduğu zamanı da belirlemeniz mümkündür.

Günlük kontrollerinizde serviks salgınızın özelliklerini parmaklarınızı vajinanıza yerleştirerek elle belirlemelisiniz. Eğer salgının bir kısmını parmaklarınızla toplayıp dışarı alabilirseniz işiniz daha da kolaylaşır. Bakmanız gereken salgının kıvamı ve esnekliğidir.

Serviks salgısı siklusun ilk günlerinde yani östrojenin yükselmeye başladığı zamanlarda yapışkan bir özelliktedir. Daha sonra östrojen yumurtlamanın hemen öncesinde maksimum seviyeye ulaştığında kaygan ve oldukça esnektir. Yumurtlama bittikten sonra yine yapışkan, ancak çektikçe uzamayan özelliklerine geri döner.

Eğer elinize gelen salgı yumurta akı kıvamlı, beyaz-sarı renkli ve çektikçe uzama eğilimi gösteren bir özellik taşıyorsa ve vajinanızın “ıslak” olduğunu hissediyorsanız bu, yumurtlamanızın olduğunu veya yaklaştığını gösteren en değerli bulgulardan biridir. Mukusun en bol olduğu ve kıvamının en fazla olduğu gün yumurtlama gününüzdür. Bundan sonra serviks salgınız giderek bu özelliklerini yitirir.

Bu yöntem daha çok gebelikten korunmada kullanılır. Bazı kadınlar korunma yöntemi olarak mukus özelliklerine bakarlar ve ovulasyon dönemlerinde cinsel ilişkide bulunmayarak gebelikten korunmaya çalışırlar. Serviks salgılarınının özelliklerini iyi bir şekilde değerlendirmeyi başaran kadınlar bu yöntemi kullanarak gebelikten korunmayı başarabilirler.

Bazal ısı ölçme yöntemi

Yumurtlama olduktan sonra vücut ısısı önce hafifçe düşer, progesteron salgısıyla birlikte birkaç dizyem (santigradın onda biri) yükselir. Bu yöntemi kullanabilmeniz için elinizde bazal ısı ölçmeye uygun hassas bir termometreniz olmalıdır.

Bazal ısı ölçme yöntemi gebe kalınabilecek günlerin belirlenmesinde değil, yumurtlamanın olduğu ve böylece gebe kalamayacağınız günlerin belirlenmesinde daha çok işe yarayabilir. Bu yöntemi yumurtlamanızın olup olmadığını geriye dönük olarak belirlemek için kullanabilirsiniz. Ancak vücut ısısının uykusuzluk, ateşli hastalıklar, yorgunluk, stres gibi olaylardan da etkilendiğini ve bu durumlarda arttığını unutmayınız ve bu yönteme çok fazla güvenmeyiniz.

Zaman zaman bir kemiğin kırılması veya bir kasın gerilmesi dışında, çocukların çoğunun kaslar, kemikler ve eklemleriyle ilgili ciddi sorunları olmaz.
Yine de çok sayıdaki gelişme modelleri, okul öncesi yaştaki çocuklarda görülebilir.
Düztabanlık ya da içe basma gösteren parmaklı ayak durumu, bacak çarpıklığı ve yay bacaklılık, çoğu çocuğun bacak gelişiminin normalde izlenen örnekleri süresince geçirdiği aşamalardır. Örneğin, bebeklerin ayak parmakları içeriye doğru bükülmeye eğilim gösterir, ayakların düztaban olduğu görülür. Bunun nedeni, şişman bebeklerin çokluğudur. Ne var ki çocuk zayıfladıkça kemerler 5 yaşına kadar belirginleşir.
Benzer şekilde bacaklar, doğumdan yaklaşık 2 yaşına kadar geçen süre içerisinde alışıldığı üzere yavaşça eğilir. Daha sonra yeni yürümeye başlayan çocuğun bacakları çoğu zaman zıt yönde haddinden fazla eğilir ve 3 yaşına kadar çarpık bacaklı bir görünüm verir. Normalde bacaklar 7 yaşına kadar düzelir.
Bu değişmeler okul çağı süresince devam etse bile, nadiren tedaviye ihtiyaç gösterir. Genellikle onların nedeni hastalık değildir.
Düztabanlık
Kemerler belirgin değilse çocuğunuzun ayakları düztabandır. Şişmanlıkları ayaklarını düztaban gösteren bebeklerin düztabanlıkları için endişelenmeye gerek yoktur. Bununla birlikte kemerler 5 yaşa kadar ayırt edilemiyorsa, çocuğun ya esnek ya da sabit düztabanlığı olabilir.
Esnek düztabanlık sadece çocuk ayakta dururken belli olur. Parmak uçlarına basarken ya da ayak herhangi bir ağırlık taşımıyorsa kemerler yeniden ortaya çıkar. Esnek düztabanlık, soyaçekime yönelimli olup Yahudi ve zenciler arasında daha çok yaygındır. Ayaklar hareketli olup acı duymaz ve mükemmel bir kas gücüne sahiptir. Esnek düztabanlığı olan çocuklar aynı zamanda içeriye doğru kıvrılan ayak parmakları olmaya eğilim gösterirler.
Esnek düztabanlık genellikle tedavi gerektirmez. Bununla birlikte, ayaklar aşırı derecede düz taban olursa, çocuğunuzun doktoru sıkı bir ayakkabı içerisinde bir kemer desteği salık verebilir. Bu, ayağı düzeltmemekle birlikte ayağı germeden uzun yürüyüşlere izin verir.
Sabit ya da katı düztabanlık doğuştan kemik bozukluğuyla meydana geldiğinden daha büyük bir soruna yol açar. Çocuğunuzun doktoru durumun bu olup olmadığını anlamak için röntgen kullanacaktır. Sorun özel ayakkabıyla giderilemiyorsa bir ameliyat, sorunun çözümü için uygun olabilir.
İçe basma gösteren ayak parmağı
İçe basma gösteren ayak parmağında, parmaklar içeriye doğru bükülmüştür. Yeni doğan bebeklerin çoğu bu çeşit ayak parmaklı olup rahimdeki fetüse ait pozisyonlarından kalma bir durum arz ederler. Genellikle ayak parmakları içeriye doğru, sivri uçlu bir şekilde kıvrılmış olarak uyurlar. Daha sonra yürümeye başladıklarında ayaklan çoğu zaman dengelerini korumak ve düztabanlık, yay bacaklar ve çarpık bacaklar gibi durumları telafi etmek için içeriye doğru döner.
Bu koşul genellikle 5 yaşına kadar kendi kendine ortadan kalkar. Devam ettiği takdirde doktorunuz, çocuğunuzun ayakta duruşunu ve yürüyüşünü izler ve aynı zamanda röntgen çekebilir. Doktor; uyluk, incik, topuk kemiklerini yada ayağın içeriye doğru döndüğü doğuştan kemik bozuklukları gibi içe basma gösteren ayak parmağına yol açan hastalıkların mevcudiyetini kontrol eder. (Nadiren, beyin felci buna neden olur).
İçeriye kıvrılmış ayaklar üzerinde oturmak ya da uyumak gibi bir yer değiştirme, şekil bozukluğuna neden olmaz, ancak sorunu sürdürebilir. Bebeğinizin ayağı esnekse, germe hareketleri tavsiye edilebilir. Ayak sabitse bir kalıp gerektirebilir.
Çocuğunuzun, ayak parmakları ileriye doğru düz bir şekilde uzatılmış ve hafifçe dışarıya dönmüş olduğu halde oturmasını ve yürümesini teşvik ediniz. Çocuğunuzu dizleri bir arada ve alt bacakları yere düz olarak ve dışarıyı gösterecek şekilde değil, bağdaş kurdurarak oturtunuz. İçe basma gösteren ayak parmağının ciddi durumları, özel ayakkabılar ya da gece giydirilen aralarında bir demir çubuk bulunan bir çift ayakkabıdan oluşan bir kalıp gerektirir.
Temel bir yapısal bozukluk, ayakları, kalıp ve daha sonra ortopedik ayakkabılar içine koyarak tedavi edilebilir. Bu önlemler yararlı olmazsa, bir ameliyat gerekebilir, ancak genellikle çocuk 9 yaşına gelmeden önce yapılmaz.
Çarpık bacaklar
Çarpık bacaklı bir çocuk, ayakta dururken dizler, birbirine değer, ancak topuklar değmez. Çarpık bacaklar kızlarda, erkeklerden daha çok görülür. Bunun nedeni, bir ölçüde kızların kalça bölgesinin daha geniş olmasıdır. Aynı zamanda, gelişen kemikleri ve eklemleri ağırlıklarını taşımakta zorlanan kilolu çocuklarda daha sık görülür.
Çarpık bacak görünümü 4 yaşından sonra da sürebilir, ancak çocukların pek çoğunun bacakları 7 yaşına kadar düzelir. Bacaklar düzelmez veya durum çocuğunuz okul yaşına geldikten sonra da gelişmeyi sürdürürse doktor, çarpık bacaklara neden olan ve gençlerde görülen romatizma arteriti, raşitizm ve enfeksiyonlar gibi diz eklemi hastalıklarını bertaraf eder. Önemsenmemiş bir yara ya da bir gelişim sorunu, simetrik olmayan bacak çarpıklarına yol açabilir. Doktor, dizler birbirlerine değerken topuklar arasındaki uzaklığı ölçer ve durumun ciddiyetini saptamak için röntgen kullanır.
Çarpık bacaklar, özellikle çocuğun ailesinden geldiği zaman yaygındır. Birçok durumda bacaklar, çocuk büyüdükçe düzelme gösterir. Bu nedenle tedavi nadiren gerekir.
Ağırlık, ayağın ve topuğun iç kenarına düştüğünden, çarpık bacaklı çocuklarda çoğu zaman düztabanlık vardır. Çocuk kiloluysa bu durum ayağı zorlayabilir ve zayıf ayağı rahatlatmak ve ayakkabının iç sınırının giyilmesini engellemek için bir kemer desteği gerektirebilir. Ciddi bacak çarpıklıkları, gece giyilen desteklerle de tedavi edilebilir. Bazı durumlarda ameliyat gerekebilir, ancak bu dizlerin kendi kendilerine düzeltmesine fırsat verilmeden yapılmamalıdır. Bu süre kızlar için 10, erkekler için 12 yaşından sonrasına kadar olan, gelişme tamamlanmadan önceki dönemdir.
Yay Bacaklar
Topuklar birbirine dokunduğu zaman eğilmemiş dizler birbirine dokunmazsa bacaklar eğilmiş sayılır. Rahimin engellenmiş boşluğunda ceninin bacaklarını birbirlerinin üzerine katlama biçimi nedeniyle bacaklar doğuştan normalde eğiktir. Bacaklar çoğu zaman 2 yıla kadar katlanmış kalır. Eğik bacaklar aynen kalır ya da 3 yaşından sonra daha da kötüleşirse çocuğunuzun doktoru tarafından muayene edilmelidir.
Doktor, topuklar birbirine dokunduğunda çocuğunuzun dizleri arasındaki uzaklığı ölçer ve eğikliğin derecesini saptamak için röntgen kullanır. Bazen çocuğun bacaklarının üzerindeki ağırlığın dağılımından dolayı, bacaklar eğik gözükürler. Bir bacak diğerinden daha eğik olduğunda bu, bir yara ya da bir gelişim sorununun sonucu olabilir. Sürekli eğilen bacaklar genellikle 8 yaşına kadar tedavi olmaksızın düzelirler. Ara sıra doktorlar gece desteklerini tavsiye ederler. Cerrahi müdahaleyle düzeltme, geleneksel önlemler başarılı olamadığı zaman bir olanaktır.
Ender durumlarda yay bacaklarının nedeni raşitizm veya Blount hastalığı gibi düzensizliklerdir. Blount hastalığında, incik kemiği, dizin altında kavis çizer ve güvenli bir şekilde dizin içine sokulmaz. Diz eklemindeki ciddi sorunlar gelişebilir. Bu hastalık aşırı kilolu veya kısa boylu ya da erken yaşta yürüyen çocuklarda daha sık görülür. Kızlarda, erkeklerden daha yaygındır. İncik kemiğinin üst kısmında yapılan bir ameliyatla düzeltilebilir.

Bebeklerin büyük bir çoğunluğu normal şekilde büyür. Ancak, kilo alma ve boy uzama oranları doğal olarak bebekten bebeğe değişir. Ne de olsa bazı bebekler, ortalama ağırlıktan daha az veya daha çok kiloda doğarlar.

Ender durumlarda, bebeklerin büyümesi durur veya yavaş seyreder. Gelişme sorunu olan bebekte görülen en önemli belirti, kilo almaması veya zayıflamasıdır. Yanı sıra gelişme sorunları olan bebeklerin çoğu, gelişme gerilemesi ve fiziksel ve duygusal eksiklikler gösterir. Bir şeye bakamazlar, duygusuz ve çekingen olurlar. Bazılarında kusma, ishal ve salya gibi mide bağırsak sorunları görülür.

Her ne kadar gelişme sorunları çocukluk döneminin herhangi bir aşamasında meydana gelebilirse de, en çok bebeklik döneminde, özellikle de hastaneye yatırılan bebeklerde görülür. Zeka açısından geri veya otistik ya da beyin felci bulunan bebeklerde, gelişme bozuklukları daha çok görülür.

Gelişme sorunları temelde iki kategoriye ayrılır: Organik sorunlar ki bunun anlamı, bebeğin kilo almamasına fiziksel bir sorunun yol açtığıdır ve organik olmayan sorunlar, bu da sorunun besleme hataları, ihtimam göstermeme, sevgi göstermeme gibi psikososyal veya çevre faktörlerinden doğduğu anlamına gelir.

Gelişme sorunlarının yaklaşık %70′i organik olmayan sorunlardan kaynaklanmaktadır, geri kalan %30 ise fiziksel bir sorundan doğar.

Gelişme sorunlarına pek çok fiziksel sorun yol açabilir. İnce bağırsakta hazım düzensizlikleri, yarık damak ve iç ifrazat bozuklukları, kilo almayı önleyen başlıca sorunlardır. Belirli bir fiziksel neden saptanırsa, bu bozukluğun tedavi edilmesi ile genelde gelişme sorunları ortadan kaldırılabilir.

Organik olmayan nedenlerden kaynaklanan gelişme sorunlarının düzeltilmesi ise daha karmaşık bir konudur.

Böyle bir ihmalden ötürü gelişme bozukluğu gösteren bebeklerde bazı işaretler görülür. Örneğin altlarında isilikler vardır, tırnakları kesilmemiştir, isilikleri tedavi edilmemiştir ve giysileri kirlidir Fiziksel olmayan bir sorundan ötürü kilo alamayan bebeklerin hepsi ihmal edilmiş değildir. Bazı aileler, bebeğin yeterli kalori almasını önleyen besleme hataları yaparlar. Örneğin, tecrübesiz bir ebeveyn, bebeğin mamasını sulandırabilir. Ya da bebeği gereken sıklıkta doyurmaz veya yeterince yok mama vermez.

Bebeğiniz kilo almıyorsa ne yapmalısınız? Doktora danışın. Bebeğinizin birinci yılında bir iki ayda bir doktora göstermemelisiniz. Her kontrolde bebek tartılır, boyu ölçülür ve bunlar kaydedilir. Uygun şekilde kilo almıyorsa veya zayıflıyorsa, doktor size onu nasıl beslediğinizi ve iştahını soracaktır, kusma veya ishal olup olmadığını öğrenmek isteyecektir.

Hastaneye yatırılması gerekebilir. Bu durumda, ona sınırsız besin verilecek ve büyümesi gözlenecektir. Gelişmesinin nedeni ihmal veya yanlış besleme ise, hastaneye yatırılan bir bebek, bir haftada yarım kilo alır. Eğer muayene sonucunda organik bir neden olduğu anlaşılırsa, tam bir teşhis koymak için testler yapılır. Organik olmayan bir nedenden ötürü gelişme bozuklukları gösteren bebeklerin görünüşü farklıdır. İhmal edilen bebeklerin %70′i, hastaneden çıkınca ailelerine iade edilir. Bu aileler, genelde yardıma ihtiyacı olan, bebeğin nasıl besleneceği konusunda bilgi verilmesi gereken kişilerdir.

Etkilenen bebeklerin küçük bir bölümü, çok geç tedaviye götürülür. Her ne kadar yanlış veya yetersiz beslenmeden doğan yeterli kilo almama ve yetersiz büyüme sorunları düzeltilebilirse de, 6 aydan uzun süre yeterli beslenmeyen bir bebek, asla normal büyüklükte bir beyine sahip olamaz. Yanı sıra, bu çocukların çoğu okuma ve lisan sorunlarına yakalanır ve büyüdüklerinde topluma uyum sağlamakta zorluk çekerler