Birçok kişi tarafından alerjiyle, iklim koşullarıyla ya da gözün yorulmasıyla açıklanan kronik göz kuruluğu, tedavi edilmediği durumda görme bozukluklarına yol açabilir.

Günümüzde sağlık ya da kozmetik amaçlı kontakt lens kullananların artması, göz kuruluğundan şikayet edenlerin sayısının da ciddi oranlarda yükselmesine neden oldu. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Bilgisayar Görme Sendromu’nun göz kırpma miktarının ve gözyaşının azalmasına bağlı olarak görme bulanıklığı ve batma, yanma hissi gibi şikayetlere yol açtığı belirtildi.

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Suat Hayri Uğurbaş, bilgisayar ekranına uzun süre bakan kişilerde oluşan ‘Bilgisayar Görme Sendromu’ nun göz kırpma miktarının ve gözyaşının azalmasına bağlı olarak görme bulanıklığı ve batma, yanma hissi gibi şikayetlere yol açtığını söyledi. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Bronz bir tene sahip olmak için uzun süre güneş altında, solaryumlarda zaman geçiren kişilerin, erken yaşlanma ve ilerleyen dönemlerde cilt kanserine yakalanma riski ile karşı karşıya bulundukları belirtildi.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Yaz geldi. Dışarıda gezerken gözünüzden olmayın…

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recep Akdur, güneş gözlüğünün iyi bir koruma sağlayabilmesi için yüksek derecede ultraviyole süzen bir camdan yapılması gerektiğini söyledi. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Saman nezlesi de denen bu rahatsızlıktan korunmak için nelere dikkat edilmeli?

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi göz hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Özlem Evren, göz alerjisinin en sık rastlanan şeklinin, bahar aylarında ortaya çıkan, beraberinde burun akıntısının da görüldüğü alerjik konjonktivit olduğunu belirterek, ”Polenlerin yoğun olduğu süreçte iç mekanlarda kalmak
tercih edilebilir. Evde pencerelerin kapalı tutulması, dışarıda ise
koruyucu gözlük kullanılması koruyucu önlemlerdendir” dedi.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Özellikle bahar aylarında polenlerin etkisiyle oluşan bahar nezlesi (Vernal Konjontivit) nedeniyle gözlerin kaşınması, körlüğe kadar uzanan rahatsızlıklara neden olabiliyor DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

göz ağrısının nedenleri çeşitlidir. Az ışıkta çalışmak sonucu gözlerin yorulması, gözdeki herhangi bir kısmın iltihaplanmış olması, göze yabancı bir cisim kaçmış olması, sinüzit, yarım başağrısı, grip, nezle ve ateşli hastalıklar göz ağrısına neden olabilir. Önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Halk arasında Tavuk Karası diye anılan hastalıkA vitamini eksikliğinin sebep olduğu bir göz hastalığıdır. A vi­tamini balık, süt ve süt ürünleri, yumurta ve yeşil sebzelerde bol miktarda bulunur.
Bu yiyeceklerin çok az alınması ve hele hiç yenmemesi durumunda gözün retina tabakası için çok gerekli olan “rodopsin” maddesi üretilemez. Bir adı da “görme moru” olan bu madde zamanla ışığın etkisiyle tamamen solar ve gece körlüğü dediğimiz hastalık ortaya çıkar. Gözün loş ışığa hemen uyum sağlayamaması anlamına gelen gece körlüğü, özellikle gece sürücüleri için sorun yaratır. Ender görülen bu rahatsızlık, genellikle kötü beslenmeden kaynaklandığından, kolaylıkla tedavi edilebilir. Gece körlüğü kavramı, bu hastalıkta geceleyin görme bütünüyle yitirilmediği için biraz yanıltıcıdır. Gece körlüğünde, ışık azaldığında, sağlıklı insanlara göre görüş de azalır.

Nedenleri
Gece körlüğünün en sık rastlanan nedeni A vitamini yetersizliğidir. A vitamini, gözün parlak ışıktan loş ışığa geçişe uyum sağlaması için gereklidir. Gözün ağtabakasında (gözün gerisindeki, ışığa duyarlı alan) koni ve çomak biçimli, iki tür alıcı hücre vardır: Koni biçimli hücreler ağtabaka merkezinde yoğunlaşmıştır ve yalnızca parlak ışıkla uyarılırlar. İşlevleri rengin ve ayrıntıların algılanmasıdır. Çomak biçimli hücreler ise, bu alanın çevresinde bulunurlar ve gün ışığnıda neredeyse hiç işlev göremezler. Çok düşük şiddette ışık düzeylerine yanıt verirler ve ışık zayıfken bile nesnelerin görülmesini sağlarlar. Çomak biçimli hücreler, gece görmeyi sağlamak için harekete geçirilmesi gereken, ışığa duyarlı “rodopsin” adlı pigmenti içerirler. Rodopsinin loş ışıkta görme için etkileşmesi gerekir. Bu işlemse A vitamini gerektirir. Bu nedenle A vitamini olmadığında loş ışığa uyumda azalma olur.

Belirtiler
Çoğu kişide çomak hücrelerle görmeye geçiş yarım saati bulan süreler alır. Gece körlüğü olanlar hem normalden daha az uzaklığı ve daha az ayrıntıyı görürler hem de gece görüşüne uyum sağlamaları daha uzun zaman alır. Bu durum, özellikle gece araç kullananlarda önem kazanır. Gece körlüğü olan kişi, yaklaşan bir arabanın farlarını normal biri gibi seçer ama araba geçtiğinde karanlığa uyum göstermesi daha uzun sürer ve bir süre için yalnızca önündeki kısa bir uzaklığı seçebilir.

Tedavi
Gece körlüğü genellikle doktor kontrolünde A ve D vitamini haplarıyla tedavi edilir.

Gözlerde herhangi bir sebepten dolayı ortaya çıkan her türlü kayma, şaşılık olarak adlandırılır. Görme sorunu açısından bazen sebep, bazen de sonuçtur.

 

Bebeklerde bazen değişik bir durum daha mevcuttur: Yalancı Şaşılık! Aslında kayma mevcut değilken, sanki varmış gibi algılanmasıdır. Burun kökü gelişimi daha tamamlanmadığı için görülen bir durumdur ve sık görülür.

 

Şaşılık bazen hayati bir sorunun habercisi de olabilmektedir: Bunlardan en sık görüleni Retinoblastom denilen bir çeşit göziçi kanseridir. Bir diğer durum ise beyin tümörü sebebiyle göz kaslarının düzgün çalışamaması sebebiyle kayma ortaya çıkmasıdır.

 

Görüldüğü gibi şaşılık, sadece kozmetik ve görsel bir sorun değil, bazen çok daha önemli ve hayatı riske atan hastalıkların uyarıcısı olmaktadır.

 

Şaşılık, doğuştan da olsa sonradan da ortaya çıksa halk arasında bilinen görüşün aksine zaman geçmesiyle kendiliğinden iyileşen bir hastalık değildir. Şüpheli bir durumda bile en kısa zamanda bir göz doktoruna başvurulmalı ve ön muayenesi yaptırılmalıdır çünkü kısa süren bir muayene bazen sadece hastanın gözünü değil, hayatını da kurtaracaktır.

 

Şaşılık şikayeti ile başvuran hastanın öncelikle gözlük muayenesi yapılır. Hastaların önemli bir kısmı gözlükten fayda görmektedir. Bir grup hastanın şaşılığı sadece bu şekilde düzelebilmekte iken diğer grup hastada cerrahi de gerekli olmaktadır. Tedavi yöntemleri bunlarla sınırlı değildir. Bu kısa yazıya sığdırılamayacak kadar çok sayıda teşhis ve tedavi yöntemleri vardır.

 

 

Kaç çeşit Şaşılık vardır ?
Bir kaç çeşit sınıflama mevcut olmasına karşın, burada en sık rastlanılanlardan kısaca bahsedilecektir.

- Küçük Yaşta Kaymalar :
Nedenleri :
- Zor Doğum,
- Zor hamilelik dönemi veya Hamilelikte geçirilen ağır hastalıklar - Annenin hamilelik sırasında bazı ilaçları kullanması - Anne - baba’ nın Akraba olması ( Kan Bağı çoook uzaktan bile olsa !! ) - Küçük yaşta geçirilen ağır ve ateşli hastalıklar - Küçük yaşta geçirilen havaleler - Şiddetli Düşme - Görme bozukluğu olanlar - Ailede gözü kayan veya göz bozukluğu olanlar
Çeşitleri :
- Tek Gözde devamlı Kayma :
En sık rastlanan türdür. Genelde içe kayma şeklindedir ve kaymaya sıklıkla Hipermetropi / Hipermetropik Astigmatizma eşlik eder. Bazen de dışa kayma şeklindedir ve buna genellikle Miyopi / Miyopik astigmatizma eşlik eder.
- İki Gözde Kayma:
Bu çeşit kaymalarda anne-baba daha üzgündürler; halbuki iki gözün kayması daha kolay tedavi edilir.
- İki Gözde Arada Kayma
- Tek Gözde Arada Kayma
Bu son iki tür genelde daha kolay tedavi edilirler.

Tedavi :
Nedene yöneliktir; ama burada en sık rastladığımız Tek Gözde Devamlı Kayma’ nın tedavisi üzerinde duracağız.
- En önemlisi çocuğun Göz Doktoruna erken götürülmesidir:
çünkü 1 yaşında 2 ayda düzeltilebilecek kayma, 4 yaşında 2 senede, 7 yaşında 3 senede, 10 yaşında 4 senede belki düzelebilir !!!
- Önce varsa görme kusuru düzeltilmeli ve gerekli gözlükler verilmelidir.

- Sonra gerekirse kapama yapılmalıdır.

- Eğer kapama yapılamazsa, göz bebeğini büyütücü ilaçlarla kapama etkisi sağlanmalıdır.

- Gerekirse özel aletlerle pleoptik tedavi uygulanmalıdır.

- Yeterli olmayan durumlarda cerrahi müdahale yapılmalıdır:


İleri Yaşlarda Göz Kaymaları:

Genelde trafik kazası, darbe gibi travmalardan sonra veya Diabet, Beyin veya Göz tümörleri gibi nedenlerden oluşurlar:

Tedavileri nedene yöneliktir

 

Yalancı Şaşılık

Çocuğundaki kaymaları, ‘Yalancı şaşılık’ olarak kabul eden birçok aile doktora başvurmuyor. Ancak uzmanlar kayma sorunlarının doktor tarafından incelenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Çünkü, kayan göz tembelleşiyor. Tedaviye geç kalındığında ise göz tembelliği düzelmiyor

Şaşılık, doğuştan ya da sonradan ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, aileleri ‘Çocuğunuzun gözünde kayma varsa beklemeden göz hastalıkları uzmanına başvurun’ diye uyarıyor. Çünkü kayan göz tembelleşiyor. Göz tembelliği tedavisi ise 6-7 yaşına kadar yapılabiliyor. Geç kalındığında kayma düzeltiliyor ancak göz tembelliği düzelmiyor. Dünya Göz Hastanesi’nden Doç. Dr. Kemal Dikici, şaşılık hakkında şöyle bilgi veriyor: ‘Çocukluk döneminde görülen göz kaymaları, doğumdan itibaren ortaya çıkan kaymalar ve ileriki yaşlarda ortaya çıkan kaymalar olarak iki ana grup altında ele alınıyor. Özelikle doğumdan sonraki ilk birkaç ay içinde ortaya çıkan kaymalar genellikle her iki gözde içe kayma şeklinde ortaya çıkan ve ailenin de fark ettiği belirgin kaymalardır. Bu tür kaymanın bebeklerde burun kökü geniş olduğu için görülen ‘Yalancı şaşılık’ diye tarif ettiğimiz tablodan ayırt edilmesi büyük önem taşıyor. ‘

İhmal etmeyin

Özellikle çocuk hekimlerinin şaşılık konusunda titiz davranması gerektiğini kaydeden Dikici, ”Bebek büyüsün kendiliğinden düzelir’ diye yapılan ertelemeler ileride belki de düzeltilmesi mümkün olmayacak göz tembelliği gibi ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir’ diyor. Gözde bir kırma kusuru varsa okul çağına gelmeden mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayan Kemal Dikici, şöyle konuşuyor: ‘Kaymanın düzeltimesi için aileye çok fazla görev düşüyor. Gözlük düzgün olarak taktırılmalı. Klasik yöntem olarak sağlam gözün kapatılması az gören gözün çalıştırılmasıyla uygulanan tedavi var. Gözün kapatılma süresini göz tembeliğinin derinliği belirliyor.’

Doç. Dr. Kemal Dikici, göz kusuru tespit edilen bebeklere üç-dört aydan itibaren takabileceği gözlükler verdiklerini belirterek gözlük seçimi hakkında şöyle konuşuyor: ‘Bu gözlüklerin seçiminde uygun çerçeve ya da camların seçimi oldukça önemli. Bunlardan herhangi birisindeki rahatsızlık özellikle çerçevenin uygun olmaması, bebeğin camların ortasından bakmaması bebeğin huysuzlanmasına ve sonuç olarak ailenin bu gözlüğü taktırmadaki başarısızlığı ile sonlanacaktır.’ Bazı hastalarda sadece gözlük vermekle tedavinin bitmediğine dikkat çeken Dikici, ameliyat hakkında bilgi veriyor: ‘Belirli periyodlarda takip edilen bebekteki kayma miktarı verilen camlarla tam olarak bazen düzelmemektedir. Böyle bir durumda bebeğin büyümesini beklemeden en kısa süre içinde göz eksenlerini paralel duruma getirmek için ameliyat planlanmalı. Genelde bir yaşından önce ameliyat yapıyoruz. Tabii ki herhangi bir kırma kusuru tespit etmediğimiz durumlarda ise özellikle ameliyatı planlamadan önce bu kaymayı izah edecek herhangi başka bir sebep olup olmadığı oldukça önemli. Burada göz muayenesi çok dikkatle yapılmalı.’

Ani kaymalara dikkat!

Ailenin birden fark ettiği aniden ortaya çıkan şaşılığın tümörü işaret edebileciğini belirten Kemal Dikici, ‘Böyle bir tablonun altında basit bir kayma olgusu olabileceği gibi çocukluk çağının kafa içi tümörlerini nadir de olsa gözardı etmemeliyiz.

Böyle bir şüpheyi ortadan kaldırmak için özellikle çocukta göz dibi muayenesi dikkatli bir şekilde yapılmalı. Görme sinirinin rengi, şekli ve yapısında herhangi bir anormal görüntü varsa bu tabloyu izah etmek için gerek nörolojik muayenenin yanı sıra radyolojik tetkiklerden özellikle MR (manyetik resonans) ve bilgisayarlı beyin tomografisi (BBT) istenmeli.’

Bu şikayetlere dİkkat!

Aşağıdaki şikayetlerin görüldüğü çocuk ve bebeklerin göz hastalıkları uzmanı tarafından muayene edilmesi gerekir

  • Baş ve göz ağrısı

  • Bulantı ve baş dönmeleri

  • Çift görme şikayeti varsa

  • Bir şeye bakmak istediğinde başını çeviriyor ve eğik tutuyorsa

  • Başı sık olarak bir yana doğru eğik duruyorsa veya bir omuz yukarı kalkık duruyorsa

  • Yürürken çok sık takılıp düşüyorsa

  • Gözün birini sık sık kapatıyorsa

  • Çok sık göz kırpması varsa

    Adım adım tedavİ

  • Bebekte yapılacak damlalı göz muayenesi her hangi bir kırma kusurunun olup olmadığı yönünde önemli bir bilgi veriyor.

  • Kırma kusurunun olup olmaması gözde tedavi yaklaşımını değiştiriyor

  • Özel testlerle kayma nedeni belirleniyor

  • Nedene bağlı tedavi yapılıyor

  • Tümör ise tümörün tedavisi sağlanıyor

  • Gözlükle düzeleceğine inanılıyorsa hemen gözlük veriliyor

  • Göz kusuruna bağlı olanlar gözlüğü takınca şaşılık düzeliyor. Bir de göz kusuru yok ama kaymanın görüldüğü durum var. Kesin tedavisi ameliyat.

    Tümör tespit edildiğinde…

    Doç. Dr. Kemal Dikici, tümör tespit edildiğinde tedavide izlenen yolu anlattı: ‘Bu durumda beyin cerrahisinin devreye girmesi kaçınılmazdır. Şaşılık ameliyatından önce hayati tehdit eden diğer tablonun düzeltilmesi gereklidir.

    Ailenin tabii ki her kayması olan bebek veya çocukta aklına hemen tümörü getirmesi doğru değildir. Ama en azından ailenin ilgili olması zamanında tespit edilen tabloların daha kolay ve erken zamanda tedavi edilmesini kolaylaştırır.’

    Kayma nedenleri

  • Miyop

  • Yüksek derecede hipermetrop

  • Doğuma ait felç

  • Tümör

  • Kaza

  • Doğuştan katarakt

     

  • Halk dilinde PERDE veye AKSU’’da denilen katarakt göz merceğinde oluşan bulanık yada kesif bölgelerdir.Göz merceği İRİS’in ve GÖZBEBEĞİ’nin arkasındadır.Görevi,gözün arka bölümünün iç yüzünü kaplayan ve ışığa duyarlı olan RETİNA üzerinde görüntü oluşumunu sağlamaktır.Mercek bulanıklaşmaya başlarsa ışınların geçişi engelleneceğinden görüş bozulabilir.

    KATARAKT OLUŞMASININ NEDENLERİ?

    Katarakt oluştuğunda merceğin kimyasal bileşiminde de değişiklik meydana gelir.Ancak bu kimyasal değişimin nedenleri henüz tam olarak bilinememektedir.Yaşlılıkta oluşan katarakt en çok bilinenidir.Fakat bu tip katarağa elli hatta daha genç yaşlarda da rastlanılmaktadır.Ayrıca şeker,diğer sistem hastalıkları,uyuşturucular ve göz yaralanmaları ile birlikte de katarakt oluşabilmektedir.Bebekler kalıtımsal olarak kataraklı doğabildikleri gibi yaşamlarının ilk yıllarında da kataraklı oluşabilmektedir.

    KATARAKTIN SEMPTOMLARI NELERDİR?

    Kataraktlar genellikle yavaş oluşurlar.Ağrı,sulanma,kızarma yoktur.Bazı kataraktlar,görüşü ciddi şekilde azaltacak bir düzeye ulaşmazlarken,bazıları da görüşü bütünüyle önlerler.Bir kataraktın görüşü etkilemesi:
    1) Büyüklüğüne 2)yoğunluğuna,3)mercekte oluştuğu yere bağlıdır.

    KATARAKT OLUŞTUĞUNA DAİR BAZI İŞARETLER:

    *Sisli,puslu,bulanık görme.Bazen çift görme de olur;ancak katarakt ilerledikçe bu durumda genellikle kaybolur.
    *Gözlük camlarını sık sık değiştirme ihtiyacı doğar.Ancak Katarakt belli bir noktayı aşınca,cam değiştirme de görüşü iyileştiremez olur.
    *Gözler üzerinde bir film varmış gibi hissetme,bir tülün veya bir çağlayanın ardından bakıyormuş gibi görme.Kataraktlı kimse,daha iyi görmek için sık sık gözlerini kırpıştırır.
    *Genelde kara olan göz bebeği renginin değişmesi.Göz incelenirken göz bebeği gri,sarı veya beyaz görülebilir,ancak bu değişiklikler her zaman farkedilmeyebilir.
    *Işık problemleri örneğin gece araba kullanılması giderek güçleşir, çünkü merceğin puslu kısmı, karşıdan genel far ışınlarını dağıtır ve bunların çift görünmesine veya gözün kamaşmasına neden olur. Keza kataraktı olan kimse, okurken ya da yakın işler yaparken yeterli ışık bulamamaktan yakınır.
    *“ikinci görüş”-bazı kişilerde katarakt belli bir düzeye varınca,geçici bir okuma rahatlığına kavuşurlar.Katarakt geliştikçe görüş tekrar bozulmaya başlar.Bu septomların hiç birisi,o kimsede katarakt olduğunu kanıtlamaz,ya da kataraktın alınması gerektiği anlamına gelmez.Ancak bu semptonlardan her hangi birisi olan kişi,bir göz hekimine mutlaka başvurmalıdır.

    KATARAKT NE ZAMAN ALINMALIDIR?

    Görme bozukluğu kişinin günlük yaşamını aksatacak kadar ilerlediğinde kataraktı ameliyatla alınmalıdır.Birincisi kadar genel olmayan ama daha acil olan ikinci durum ise tamamen buzlu cam gibi (opak) duruma gelip olgunlaştığında alınması durumudur.Olgunlaşmış bir kataraktın şişmesi ve hatta göz içinde dağılması bile mümkündür.Bu gibi değişimler,kalıcı görüş kaybı tehlikesi taşırlar.

    Kalıtımsal kataraktlarda ise,eskiden standart uygulama,bebek altı aylık olana kadar beklemekti.Son zamanlarda yeni doğmuş bebeklerin katarakt ibe başarı alınmaya başlanmıştır.Çocuklardaki ileri kalıtımsal kataraktların erken alınması,tek veya iki gözün kullanılmaması yüzünden görüş kaybı riskini azalttığından önemli bir gelişmedir.

    KATARAKTLAR NASIL TEDAVİ EDİLİR?

    Katarakt tedavisi gerçekte iki safhada olur.Göz oparatörü önce bulutlu merceği çıkarır.Bunun kanıtlanmış en etkin yolu ameliyattır.İkincisi ise doğal merceğin yerine uygun bir eşleniğini bulup koymaktır.Yapay mercek seçimine genellikle ameliyattan önce karar verilir. Bu da merceğin kapsülü ile veya kapsülsüz olarak alınmasıdır.Kapsüllü çıkarım metodu bazen ihtiyarlık kataraktları için uygulanır. Bunda kapsülü ile birlikte tüm mercek çıkarılır.

    Kapsülsüz ameliyatta ise,mercek dokusunun çoğu alınmakla birlikte mercek kapsülünün arka tabakası yerinde bırakılır.

    Bebekler ve ufak çocuklarda daha yumuşak olduğundan,mercek dokusu içi boş bir iğne ile emilerek alınabilir;buna emiş yöntemi denir.Muhtelif kapsülsüz çıkarma teknikleri,yetişkinlerin merceklerinin alınmasında da kullanılmaktadır.

    Tekniğin birisine fakoemülsifikasyon denir. Bunda yüksek frekanslı sesle (ultrason) mercek yumuşatılıp sıvılaştırılır ve iğne ile emilir. Bu metod,diğer bir göz ameliyatı şekli olan fotokoagülasyon ile karıştırılmamalıdır. Bunda gözdeki katarakt dışındaki bazı bozuklukların tedavisi için ultrason yerine lazer ışını kullanılır. Lazer,ne kesifleşmiş merceği çıkarabilir,ne de tekrar berraklaştırabilir. Bununla beraber bazı hekimler ,mercek kapsülünün önünü lazerle açıp merceği almakta veya “katarakt-ertesi” oluşan hastalara yardım için lazer kullanmaktadırlar. (Ameliyattan sonra neler olur? cevabına bakınız.)

    KATARAKT AMELİYATI NE KADAR GÜVENLİDİR?

    Katarakt ameliyatı günümüzdeki en başarılı ameliyatlardan biri olup,bu ameliyatı geçiren hastaların yüzde 90’ı daha iyi görüşe kavuşmaktadırlar.Bazı komplikasyonlar olsa bile,çoğu tedavi edebilmektedir. Görüşü tehdit eden ciddi komplikasyonlara pek az rastlanılmaktadır.

    Katarakt ameliyatından bazı kimseler pek fazla yararlanmayabilirler. Bunlara,katarakt oluşumu görüşü ciddi olarak eksiltmemiş olanlar ile görüş bozukluklarına başka nedenlerin de karıştığı kimseler dahildir.

    Özet olarak her katarakt hastası,kazanabileceği potansiyel görme olanağı ile ameliyat riskini hekimi ile birlikte değerlendirmelidir.Aynı zamanda ameliyattan önce doktoru ile ne tip bir yapay mercek kullanmasının en uygun olacağını tartışmalıdır.Hastalar,ameliyat ve kullanılacak mercek hakkında ikinci bir öneride almak isteyebilirler.

    NE GİBİ YAPAY MERCEKLER SEÇİLEBİLİR?

    Katarakt ameliyatı ile alınan doğal merceğin yerine geçecek mercek için her birinin bazı avantaj ve sakıncaları olan üç seçenek vardır:1)gözlük camı, 2)kontakt lens,veya 3)göz içi mercek.

    GÖZLÜK CAMI : Doğal merceksiz görme problemine karşı güvenli ve zamanla kanıtlanmış bir çözümdür.Ancak katarakt camlarının hoşa gitmeyen etkileri vardır.Bu camlar şekilleri 20-35 kez büyütürler;bundan ötürü hastanın,mesafeleri yeniden tahmin edebilmeyi öğrenene kadar, derinlik algıları alt üst olur ve yan görüşü de sınırlanır.
    Katarakt ameliyatı sadece bir gözde gerekiyorsa, gözlük camı büyük problem yaratacaktır. Çünkü ameliyatlı ve ameliyatsız gözlerin algıladığı değişik boyutlardaki şekilleri hasta kaynaştıramayacaktır.Bu gibi hastalara ameliyattan önce, ya kontakt lens kullanması, ya da göz içi merceği taktımasının daha iyi olacağı önerilmelidir.

    KONTAKT LENSLER : Bunlar genelde gözlük camından daha iyi görüş sağladıkları gibi, doğru şekilde kullanıldıkları takdirde yeteri kadar güvenlidirler. Bir gözde katarakt ameliyatı yapıldıktan sonra kontakt lens takılırsa, iki göz arasındaki şekillerin boyut farkı çok daha az olur. Katarakt hastaları için yumuşak kontakt lensler daha çok kullanılmaktadır.

    Diğer bir seçenek de devamlı kullanılabilen kontakt lenslerdir. Bu mercekler daha uzun süre, hatta uyurken bile çıkarılmadan göz üstünde bırakılabilmektedirler. Bunlar özellikle camlarını takıp çıkarmayı beceremeyen kişilere uygun olup peryodik olarak göz bakım uzmanlarınca çıkarılıp temizlenirler.Ancak bu tip lenslerin bazı sakıncaları vardır:kolayca yırtılabilirler;bazı ciddi enfeksiyonlara neden olabilirler;uzun süreli güvenilirlikleri halen değerlendirilmektedir ve peryodik olan çıkarılıp temizlenmeleri ve tekrar takılmaları gerekir.

    GÖZ İÇİ MERCEKLERİ : Bu aygıtlara bazen IOL denir(IntraOcularLens). Bunlar berrak pilastik mercekler olup katarakt ameliyatı esnasında gözün içine yerleştirilirler. Mercek emplantasyonunun bazı üstünlükleri vardır: Genelde katarakt gözlüğü takan kişilerin karşılaştıkları görüntü boyutları, yan görüş ve derinlik algılaması problemlerini ortadan kaldırır veya asgariye indirir. Ayrıca göz içine yerleştirildiğinden, çıkarılması, temizlenmesi ve tekrar yerleştirilmesi gerekmediğinden kontakt lenslerden çok daha uygundurlar. Fiziksel problemleri nedeni ile kontakt lens yöntemlerini yerine getirmede güçlük çekebilecek kimseler için özellikle çok daha uygundur.

    Bu gibi üstünlüklerinden ötürü mercek emplantasyonu, son yıllarda artan oranla kullanılmaya başlanmıştır. Katarakt ameliyatı olan kişilerin dörtte üçü ameliyat sırasında IOL taktırmakta ve büyük çoğunluğu sonucundan memnun kalmaktadır. Göz hekimleri IOL ‘ler üzerinde emplantasyonun uzun vadeli etkileri ile birlikte kısa vadeli komplikasyonları çalışma ve çalışma ve değerlendirmelerini tamamlamışlardır.Günümüzde katarakt ameliyatı, pek az istisnalar dışında IOL ile yapılmaktadır.

    AMELİYATTAN SONRA NELER OLUR?

    Katarakt ameliyatına gelenlerin çoğu ayaktan tedavi hastası olarak kabul edilirler ve aynı gün evlerine dönebilirler. Bazıları ise ihtiyaca göre 1 ila 3 gün hastanede kalırlar. Her iki durumda da nekahatin başlangıcında ağır işlerden kaçınmaları için hastalara özel ihtimam gösterilmelidir. Kapsül dışı metodu ile katarakt ameliyatı geçirmiş bazı kimselerde “katarakt sonrası” tabir edilen bir problem oluşur. Ameliyattan sonra gözde bırakılan mercek kapsülünün arka kısmı donuklaşabilir ve ışınların retinaya geçmesini mani olur;bu durumda donuklaşan tabaka temizlenmeli ki tekrar tam görüş sağlanabilsin.Göz hekimleri katarakt sonrası’nı çoğunlukla “neodinyum-YAĞ” ya da “ soğuk” lazer denen oftalmik lazer ile tedavi ederler. Bu yöntem başarılı olursa, ilave bir ameliyata gerek kalmadan hastanın görüşü düzelir.

    GÜNCEL KATARAKT AMELİYATLARI

    Günümüzde katarakt ameliyatları küçük kesiden fakoemülsifikasyon yöntemi ile yapılmakta ve katlanır göziçi lensi yerleştirilerek hastada çok hızlı ve sakin bir ameliyat sonrası seyirle iyi görme kazandırılmaktadır. Bu teknikte topikal anestezi kullanılabilmektedir.Ameliyat aynı gün evde olabilecek olanak sağlamaktadır.

    Göz içinde ışığı kırmak görevi yapan saydam lens,yaşa ve özel nedenlere bağlı olarak bulanıklaşır.Kristal parlaklığını kaybeder.Bu ortamdan geçen ışınlar zorlanmağa başladığında görme kalite olarak azalır.Günlük işler,okuma,dikiş,şeçme,araba kullanma,oyun oynama zorlaşır,hastayı etkiler.Bazı özel şartlarda hasta gözlüksüz çok yakını gördüğü halde gözlükle uzağı istediği şekilde net göremez,gece far ışığından çok etkilenir.

    Saydamlığını yitirmiş lensin temizlenmesi ve yerine görev yapacak göz içi yapay lensin konulması ultrason teknolojisi sayesinde 3mm kesiden yapılabilmektedir.Normalde ECCE yöntemi ile 8-13 mm limbal kesiler yanında 3-3.5 mm kesiler göz küresinde astigmatik ve mekanik değişikliklere neden olmamaktadır.Ameliyat sonrası göz kısa sürede toparlamakta,görme hızla yükselmekte ve hastada haraket özgürlüğü kazanılmaktadır.

    Küçük kesili katarakt cerrahisi için ‘fakoemülsifikasyon’ tekniğine başvurulur.Bu yöntem bilgisayar teknolojisi paralelinde gelişmiştir ve emniyeti artmıştır.Göze hazırlanan 3 mm kesiden sokulan prob için gerekli güç ana gövde tarafından sağlanır Göz içi lensinin kabuk dışında bütün içeriği küçük parçalara ayrılarak dışarı alınır Lensin sertliği işlemin süresini ve emniyetini etkiler.Sert ve eski kataraktlar için yüksek vakum ve enerji güçü sağlayabilen fako uniteleri uygundur..Bu ameliyat tekniğinde operator mikroskobla iki göz yanında iki elini ve pedallar için ayaklarını koordine şekilde kullanmak durumundadır.

    Sonuç:

    Küçük kesi- Fakoemülsifikasyon ameliyatları kataraktlı hastalarda pekçok üstünlük sağlamaktadır.Küçük kesiden yapılan bu işlemde yara ağzı sütürsüz bırakılabilir.Katlanır lens kullanılan hastalarda kesi 3.2 mm ile sınırlıdır. Olgularda çok çabuk iyileşme ve iyi görme-kısa sürede günlük yaşam ve çalışma ortamına dönüş ,astigmat olmayışına bağlı kalite görme- irritasyon ve reaksiyon şikayetlerinin olmaması göz önünde tutulduğunda tüm katarakt hastalar için güncel cerrahi olarak uygulanma durumu kuvvet kazanmaktadır

    SAYFA 2 «1234»
    Sağlık Estetik