Kızlardaki cinsel değişiklikler arasında memelerin gelişmesi ve erkeklerdeki gibi kasık ve koltuk altında tüylerin ortaya çıkması bulunmaktadır. Her iki cinste de değişiklikler görülmeden önce hormonlar azalıp çoğalarak hazırlayıcı bir dönem oluştururlar.
Görünür bir değişiklik ya memenin tomurcuklanması (meme gelişiminin başı) ya da seyrek, açık renkli kasık tüylerinin ortaya çıkmasıdır. Ter bezlerinin etkinliği de artar. Memeleriniz arasında bir farklılık oluşursa, birkaç ay sürse bile kaygılanmayın.
Genellikle meme gelişimi başladıktan yaklaşık bir yıl sonra büyüme hızı en üst düzeye çıkar. Büyük olasılıkla bu büyüme atağı sırasında menarş (ilk adet kanaması) görülecektir.
İlk adet kanamasının görülmesi artık fiziksel olarak hamile kalabileceğiniz anlamına gelir. Eğer yumurtalıklar yumurta üretirse (ovulasyon) ilk adetten önce bile hamile kalınabilir. Eğer cinsel ilişkiye giriyorsanız hamile kalmanızı önleyecek yöntemleri öğrenin (bkz. Hamileliği Önleme Yöntemleri)
Adet kanamasının başlamasından önceki ayda ara sıra beyaz ya da sarı vajinal akıntı olabilir. İlk birkaç adet kanamasının düzensizlikler göstermesi de normaldir. Ancak, yaklaşık bir yıl içinde düzenli hale geleceklerdir. Daha sonra her 24 ile 34 günde bir 3 ile 7 gün arasında süren adet dönemleriniz olacaktır. Çoğu genç kız adet kanını emmesi için tek kullanımlık dış pedler kullanır. Bununla birlikte, kızlık zarı vajina ağzını tam olarak kapatmadığı için nasıl kullanılacağını öğrenerek tampon da kullanabilirsiniz. Eğer tampon kullanacaksanız toksik şok sendromu riskini azaltmak için sık sık değiştirmelisiniz.
İlk birkaç adet dönemi sırasında ağrılı adet görme (dismenore) olağan değildir. Ancak ergenliğin daha sonraki dönemlerinde görülebilir. llk adet kanaması görülürken boy uzamasına devam etmektedir. Memeler daha da gelişecektir. Erkeklerdeki kadar olmasa da ses kalınlaşır.
Ergenlik dönemi yaklaşık 4-5 yıl içinde vücut gelişiminin tamamlanmasıyla sonlanır.
Cinsel olgunlaşmanın başlama yaşı geniş
bir yaş aralığında olur. Kızlarda cinsel olgunlaşma 8 yaşından önce başlarsa erken olduğu, 13 yaşından sonra başlarsa gecikmiş olduğu düşünülür.
Beslenme ile ergenlik döneminin başlangıcı arasında bir ilişki vardır.
Son yirmi otuz yılda insanların daha iyi beslenmeye başlaması, endüstrileşmiş ülkelerde birbirini izleyen birkaç genç kız kuşağında neden ergenliğin daha erken yaşta başladığını açıklamaktadır.
Ayrıca, ergenlik dönemi sonradan zayıflayan şişman genç kızlarda daha erken başlamaya eğilimlidir.

Kızlardaki cinsel değişiklikler arasında memelerin gelişmesi ve erkeklerdeki gibi kasık ve koltuk altında tülerin ortaya çıkması bulunmaktadır.
Her iki cinste de değişiklikler görülmeden önce hormonlar azalıp çoğalarak hazıriayıcı
bir dönem oluştururlar.
Görünür bir değişiklik ya memenin tomurcuklanması (meme gelişiminin başı) ya da seyrek, açık renkli kasık tüylerinin ortaya çıkmasıdır.
Ter bezlerinin etkinliği de artar. Memeleriniz arasında bir farklılık oluşursa, birkaç ay sürse bile kaygılanmayın.
Genellikle meme gelişimi başladıktan yaklaşık bir yıl sonra büyüme hızı en üst düzeye çıkar. Büyük olasılıkla bu büyüme atağı sırasında menarş (ilk adet kanaması) görülecektir.
Ilk adet kanamasının görülmesi artık fiziksel olarak hamile kalabileceğiniz anlamına gelir.
Eğer yumurtalıklar yumurta üretirse (ovulasyon) ilk adetten önce bile hamile kalınabilir.Eğer cinsel ilişkiye giriyorsanız hamile kalmanızı önleyecek yöntemleri öğrenin
Adet kanamasının başlamasından önceki ayda ara sıra beyaz ya da sarı vajinal akıntı olabilir. Ilk birkaç adet kanamasının düzensizlikler göstermesi de normaldir. Ancak, yaklaşık bir yıl içinde düzenli hale geleceklerdir. Daha
sonra her 24 ile 34 günde bir 3 ile 7 gün arasında süren adet dönemleriniz olacaktır. Çoğu genç kız adet kanını emmesi için tek kulianımlık dış pedler kullanır. Bununla birlikte, kızlık zarı vajina ağzını tam olarak kapatmadığı için
nasıl kullanılacağını öğrenerek tampon da kullanabilirsiniz. Eğer tampon kullanacaksanız
toksik şok sendromu riskini azaltmak için sık sık değiştirmelisiniz.
Ilk birkaç adet dönemi sırasında ağrılı adet görme (dismenore) olağan değildir. Ancak ergenliğin daha sonraki dönemlerinde görülebilir.llk adet kanaması görülürken boy uzamasına devam etmektedir. Memeler daha da gelişecektir.
Erkeklerdeki kadar olmasa da ses kalınlaşır. Ergenlik dönemi yaklaşık 4-5 yıl içinde vücut gelişiminin tamamlanmasıyla sonlanır.
Cinsel olgunlaşmanın başlama yaşı geniş bir yaş aralıgında olur. Kızlarda cinsel olgunlaşma 8 yaşından önce başlarsa erken olduğu, 13 yaşından sonra başlarsa geçikmiş oiduğu düşünülür.

Beslenme ile ergenlik döneminin başlangıcı arasında bir ilişki vardır.
Son yirmi otuz yılda insanların daha iyi beslenmeye başlaması, endüstrileşmiş ülkelerde birbirini izleyen birkaç genç kız kuşağında neden ergenliğin daha erken yaşta başladığını
açıklamaktadır.
Ayrıca, ergenlik dönemi sonradan zayıflayan şişman genç kızlarda daha erken başlamaya eğilimlidir.

Artık hamileliğin sonlarına yaklaşıyorsunuz kelimelerle anlatılamayacak duygular içindesiniz. Bir taraftan size anlatılanları düşünerek doğumdan korkuyor ve geciktirmek istiyorsunuz, bir taraftan da bebeğinizi bir an önce görebilmek için hemen doğum yapmak istiyorsunuz. Bunlar her hamile kadının yaşadığı çelişkilerdir ve doğum, olması gereken zamanda hiçbir mazeret kabul etmeden gerçekleşecektir.
BÜYÜK RANDEVUNUN TARİHİ

Doğumun tarihini kesin olarak belirlemek imkansızdır ancak yaklaşık olarak hesaplamak için iki yol vardır;

Son adetin ilk gününden itibaren 41 hafta sayılarak.

hamile kalma tarihine 9 takvim ayı ekleyerek.

Hesaplanan tarihten birkaç gün önce veya sonra olabileceği gibi uzayan hamilelik ya da erken doğum ihtimali de vardır. Tarih bu kadar belirsiz olduğuna göre şimdiden egzersizlerle vücudunuzu doğuma hazırlamanız, ihtiyacınız olacak malzemeleri almanız ve doğum yapacağınız hastaneyi seçmeniz gerekir.
YANIMIZA NELER ALALIM?

İhtiyacınız olan malzemeler doğum yapacağınız hastaneye göre değişir; Eğer özel bir hastanede doğum yapacaksanız ihtiyaçlarınızın çoğu hastane tarafından karşılanır, devlet hastanesi yada sosyal sigortalar kurumuna bağlı bir hastanede ihtiyaç listeniz epey kabarık olacaktır.

Gerekli olabilecek herşeyi belirtmekte fayda görüyorum. Hastaneyle görüştükten sonra ihtiyacınız olmayanları listeden çıkarabilirsiniz.
SİZİN İHTİYAÇLARINIZ

3 adet gecelik.Pijamayı tavsiye etmiyorum çünkü kanamanız olacak, sık sık ped değiştirmeniz gerekeceğinden gecelik daha uygundur.Emzirmek için önden düğmeli olanları tercih edin, piyasada lohusa geceliği olarak özel gecelikler de mevcuttur bunlardan da alabilirsiniz.

çeşitli boy ve kalınlıklarda ped.

Emzirme sütyeni(Piyasada bu adla pek çok çeşit bulabilirsiniz.)

Göğüs uçlarını korumak için göğüs pedi.( Eczane ve büyük marketlerde bulabilirsiniz.)

Sabahlık.( havalar çok sıcak olsa bile birtane yanınızda bulundurun)

Terlik

Tarak, saç fırçası, diş macunu ve fırçası, sabun, şampuan, lif, kolonya veya deodorant, nemlendici kreminiz ve el kreminiz.

El havlusu veya kağıt havlu, kağıt peçete, tuvalet kağıdı.

Yatak çarşafı, yastık kılıfı, pike, nevresim ( battaniye her hastanede mevcuttur ancak kokulara karşı hassas iseniz battaniyeyi nevresimin içine koyarak kullanabilirsiniz.)

İçme suyu, tek kullanımlık plastik bardaklar.

Evlenme cüzdanınız ve kimliğiniz.

BEBEĞİNİZİN İHTİYAÇLARI

İç zıbın.

Dış zıbın

Patikli pantalon

Çorap ve patik

Başlık

Battaniye

Eldiven

Mini boy bebek bezi

Popo temizleme mendili

Pişik kremi

biberon

Emzik

Yumuşak kumaştan yapılmış mendiller.

Hala iki kişilik yemeye devam ediyorsunuz; fazladan günde 500 kalori almalısınız:

Hamilelik sırasında beslenmemize gösterdiğiniz özeni emzirirken de sürdürmelisiniz. Kısaca tekrarlarsak; taze sebze ve meyve ağırlıklı, posalı gıdalar içeren protein, kalsiyum ve demirden zengin gıdalarla beslenme.

Günlük kalori alımlarını karşılaştırırsak;

Ortalama kadın:  

günde 1800-2200 kalori

Emziren anne:  

günde 2300-2700 kalori

Hamile kadın:  

günde 2600-3000 kalori

Süt miktarını artırmak için bol bol su için:

Sütün ana maddesi sudur, bol süt için, bol sıvı almalısınız. Günde en az 8, hatta 12 bardak su içmeniz ideal olur.

Yiyip içtiklerinize dikkat edin, çünkü yedikleriniz sütünüze geçer

Sütünüze geçen kimi maddeler, bebeğinize zarar verir. Sakınmanız gerekenlerin başında, çay, kahve ve alkol gelir. Aldığınız kimi gıdalardan sonra bebeğinizin rahatsız olduğunu, sancılandığını, daha az uyuduğunu, kimi gıdalardan sonra bebeğinizde allerjik döküntüler olduğunu, hırıltılı soluk alıp verdiğini, kakasını yeşil renkli veya sümüklü olduğunu gözlemleyebilirsiniz. Ancak bu tür bebeği rahatsız edecek gıdaların kesin listesi yoktur, en iyisi kendi deneyiminizdir. Bebekte bir farklılık gördüğünüz anda, hemen yediklerinizi dikkate alın! Unutmayın, herkesin “bebeğe gaz yapar” dediği inek sütü yada lahana, sizin bebeğinizi rahatsız etmeyebilir.

Demir depolarınız yeterli mi, demir ilaçları almanız gerekebilir

Hamilelik boyunca önerilen vitaminleri almışsanız, muhtemelen doğumdan sonra devam etmeniz gerekmeyecektir. Ancak, gebelik, kadınların çoğunda demir depolarının boşalmasına yol açar, ve doğumdan sonra düzenli demir kullanmak gerekir. Hangi ilacı alacağınızı size kadın-doğum uzmanınız söyleyecektir. Unutmayın, düzenli vitamin ve demir kullanımı, sağlıklı beslenme ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Ne siz ne çocuğunuz, “nasıl olsa vitamin alıyorum, ne istersem yiyebilirim” dememelisiniz. Dengeli beslenme esasdır.

Emziren anne kilo vermek için diyet yapabilir, ancak yavaş kilo vermek kaydıyla

Hızlı kilo kaybı, bebeğinizin sağlığı açısından sakıncalar doğurur. Düzenli fiziksel egzersiz yapmak ve düşük yağ içeren gıdalarla beslenmek ve haftada yarım kilodan fazla kilo vermemek gereklidir. Emziren anne, amzirmayene oranla, günde ortalama 800 kalori fazla harcar. Bu, doğal olarak kimi annelerde kilo vermeye yol açacaktır. Ancak, şu temel kurallar unutulmamalıdır:

  • Süt salgınız belirli bir düzeye çıkana kadar -ilk 6 hafta- sakın diyet yapmayın
  • 10. aydan önce, gebelik öncesi kilonuza dönmeyi hedeflemeyin

 

lnsülinin kullanılmaya başlanmasından önce çoğu şeker hastası kadın için gebelik sorun3u. Oysa bugün, geliştirilmiş, annelik ve doğum öncesi bakım sayesinde birçok şeker hastası anne eskisinden daha rahat bebek dünyaya getirebilmektedir.

Buna rağmen, eğer şeker hastası bir anne adayı iseniz, bebeğiniz, anneleri şeker hastası olmayan bebeklere nazaran daha çok risk altındadır. Anneleri gerek gebelik öncesinde şeker hastası olan, gerekse şekeri gebeliğin etkisiyle geçici olarak (hamilelik şekeri) yükselen


çocukların ölüm oranı, anneleri şeker hastası olmayan çocuklardan daha yüksektir. Buna ilaveten, bu bebekler, solunum güçlüğü gibi problemler ve düşük kan şekeri değeri (hipoglisemi) gibi metabolizma anormallikleri ile doğmaya eğilimlidirler.

Eğer şeker hastası iseniz, bir uzmanın bakımına gereksiniminiz vardır. En verimli bakım, hamile kalmadan önce başlar. Doğum bozuklukları ya da bebeklerde başka problemler meydana gelmesi riskini en aza indirgemek için gerek doğumdan önce, gerekse hamilelik esnasında düzenli kontrol şeker hastası anneler için çok önemlidir.

Annenin şekerinin hangi dereceye kadar kontrol altında tutulduğu, bebeğin görünümü ile yakından ilintilidir. Şeker hastası annelerin sıkı kontrol altına alınması dolayısıyla, şeker hastası annelerin büyük kafalı bebek dünyaya getirmeleri bugün geçmişe nazaran daha azalmıştır.

Kilosuna bakılmaksızın, şeker hastası olan tüm annelerin bebekleri öncelikle bir yoğun bakım biriminde gözetim altında tutulmalıdır. Doğumdan sonraki 1 saat içinde şeker testleri yapılmalı ve bundan sonra sık sık tekrarlanmalıdır.

Bazı çocuklarda, eğer kan şekeri doğum sonrasında çok düşükse, damardan glikoz verilmesi gerekebilir. Bu değişiklikler geçicidir ve normal düzenlemeye birkaç gün sonra geçilir.

Günümüzde birçok çiftin çocuk sahibi olmasını sağlayan tüp bebek yöntemi, gelişen teknoloji sayesinde aileleri sevindiriyor.
International Hospital Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Oral ve Acıbadem Kadıköy Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Cem Demirel, çiftlere başlıca 8 nedenden tüp bebek uygulaması yaptıklarını belirterek bunları şöyle sıraladı… DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

SELÜLİTTEN NASIL KORUNULUR?

· Kilonuzu koruyun. Günde 1500 kalori alın.

· Çok hareket edin, örneğin jogging yapın, bisiklete binin, yüzün, jimnastik yapın.

· Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir.

· Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin.

· Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, çikolata, kızartma ve undan uzak durun.

· Derinin kanla beslenmesini teşvik edin. Örneğin masaj eldiveni ile kendi kendinize yapacağınız masajla, bir sıcak, bir soğuk duşu sorunlu yerlere tutun. Saunanın da yararı vardır.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Vücudumuzda ki tüm organlar hücrelerden yapılmışlardır. Hücreler çok küçük birimlerdir ve ancak mikroskop altında görüntülenebilirler.

Normal vücut hücreleri sistemli bir şekilde büyür, bölünür ve ölür. Hayatımızın ilk yıllarında yetişkin oluncaya dek normal hücreler daha hızlı bölünür. Yetişkinliğe ulaşılmasının ardından, pek çok dokuda hücreler yanlızca ölen hücreleri yenilemek ve yaralanmaları gidermek amacı ile bölünmeye devam eder. Normal şartlar altında, eğer yeni hücreler gerekmiyorsa her hücrenin içinde bulunan bazı mekanizmalar hücreye bölünmesini durdurmasını söyler. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »