Hamileliğe Hazırlık

Eğer bir bebek sahibi olmayı düşünüyorsanız, hamilelik öncesinde buna kendinizi hazırlamanız son derece önemli. Siz ne kadar sağlıklı olursanız, bebeğiniz de o kadar sağlıklı olacaktır.

Hamile kalmadan önce, fiziksel muayene olabileceğiniz ve doktorunuzla hamilelik planlarınızı konuşabileceğiniz bir randevu ayarlayın. Doktorunuz, kişisel sağlığınızla ve ailenizin tıbbi geçmişi, yaşam tarzınız ve geçmiş hamileliklerinizle ilgili sorular yöneltecektir. Sorulara vereceğiniz cevaplar, ve muayene neticesinde riskler veya problemler belirlenecektir.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Yersiniosis bağırsaklarda görülen ve genellikle ciddi zehirlenmelere yol açan nadir bir bakteriyel enfeksiyondur. Hastalığın belirtileri bazı durumlarda akut apandisit ile karıştırılabilir.

Nedenleri

Yersinio isimli bakterinin neden olduğu bu enfeksiyon, genellikle bakterinin bulunduğu özellikle çiğ veya az pişmiş domuz ürünlerinin tüketilmesi sonucu ortaya çıkar. Ayrıca pastörize edilmemiş süt veya bakterilerin bulaştığı suların içilmesi de zehirlenme nedenleri arasında yer alır. Enfeksiyonun görüldüğü hayvanlarla temas da hastalığa neden olabilir.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Trişinoz nedir?

Trişinoz, Trişinella parazitinin bulaştığı gıdaların yenmesi sonucu bağırsaklarda ortaya çıkan bir enfeksiyondur.

Trişinoz, yemek pişirme tekniklerine bağlı olarak, özellikle güneydoğu Asya’da sık görülmektedir.

Trişinellozis enfeksiyonun bir diğer ismidir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Vejetaryen Diyet Nedir?

Vejetaryen diyet et içermeyen diyettir. Kırmızı et, tavuk eti ve balık ta bu diyette bulunmamaktadır. Vejetaryen diyeti uygulayan kişiler vejetaryen olarak adlandırılır. Pek çok vejetaryen jöle, peynir yapımında kullanılan peynir mayası ve pişirmede sıkça kullanılan hayvansal yağlar içeren ürünleri de yememektedir.

Yumurta ve diğer süt ürünlerini diyetlerine dahil eden vejetaryenler ovo-lakto vejetaryen olarak adlandırılır. Bal da dahil olmak üzere hiçbir hayvansal ürünü yemeyen kişiler ise vegan olarak adlandırılmaktadır. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Sistit idrar kesesi (mesane) nin iltihaplanmasidir. Idrar yollari ve üreme sisteminde en sik görülen hastaliklardan biridir. Zamaninda tedavi edilmezse hastalik böbrekleri de etkileyecek biçimde yayilabilir ve mesane ve böbreklerde kalici hasarlar olusturabilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Duodenal Ülser Nedir?

Duodenal ülser ince bağırsağın üst taraflarında, iç kısımda bulunan acı veren bir yaradır. İnce bağırsağın mideyle birleştiği yer olan duodenumda oluşur.

Nasıl Oluşur?

Duodenal ülser, bağırsağın iç kısmının bir bölümü mide asitleri ve sindirim sularıyla aşındırıldığında oluşur. Normalde bağırsağın iç kısmı, mide asitlerine karşı korunmaktadır. Ancak bazen bu koruma yetersiz kalır ve ülser başlar.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Zona Hastalığı Nedir?

Suçiçeği’ni geçiren kişilerin sinir köklerine (ganglion) virüsler gizlice yerleşir.

Burada ömür boyu hiçbir zarar vermeden durabilen virüsler, kişi ya suçiçeği geçirmekte olan birisiyle karşılaşınca ya da vücut direnci çeşitli nedenlerle kırılınca yeniden hastalık yapabilecek gücü kazanır ve bu kez zona hastalığını yapar.

Semptomları Nelerdir?

Zona hastalığının özelliği, vücudun bir bölgesinde yerleşmesidir. Çizgi (kuşak) şeklinde, yerleştiği sinirin derideki dağılımına uyarak kırmızılık ve üzerinde gruplar oluşturan veziküller (su dolu kabarcıklar) oluşturur.

Bu belirtiler ortaya çıkmadan önce halsizlik, yorgunluk, ateş olabilir. Sinir bölgesinde önce hafif yanma hissedilirken, ağrı şiddetlenir ve şimşek çakması şeklinde tarif edilir. Bir hafta içinde derideki belirtiler ortaya çıkınca hastalığın teşhisi kesinleşir.

Tek taraflı, çizgi şeklindeki ağrı, bulunduğu bölgedeki organların (kalp, mide, safra kesesi, böbrek vb.) ağrıları ile karışabilir. Derideki veziküller önceleri gerginken, zamanla ortalarında hafif çökme oluşur (göbeklenir) ve renkleri şeffafken mat, beyaz - sarımsı olur. Bir hafta sonra derideki kızarıklık kaybolur.

Veziküller kabuklanır ve 2. haftanın sonunda kabuklar dökülmeye başlar. İyileşen yerlerde bazen leke veya iz kalabilir. Derideki döküntüler 15 günde kaybolduğu halde sinir kökünün ve sinirin yaptığı ağrı(postherpetik nevralji), bazen 1 - 6 aya kadar uzayabilir.

Yaşlılarda ve şeker hastalarında ağrı daha uzun sürmektedir.

Risk Faktörleri Nelerdir?

Zona hastalığı herhangi bir yaşta oluşabilse de en çok 60 yaş ve üzerindeki görülmektedir.

Hastalık direncin kırılması ile ortaya çıkmaktadır. Direnci kıran nedenler şöyle sıralanabilir: Stres, üzüntü, uykusuzluk, yorgunluk, beslenme bozukluğu (uzun, sağlıksız diyetler), kanser (lenfoma vb.), kanser tedavisinde kullanılan direnç baskılayıcı (immünosupresif) ilaçlar, ışın tedavileri, kaza ve zehirlenmelerden sonra, AIDS hastalığı

Tanı ve Tedavi

Hastalığın tanısı, deri belirtileri görülünce kolaydır. Deri belirtileri yokken ağrı yapabilecek diğer hastalıklar araştırılmalıdır.

Tedavide ilk 72 saat içinde sistemik (ağızdan veya damardan) antiviral ilaçlar (asiklovir, famsiklovir, valasiklovir, brivudin) kullanıldığında döküntülerin süresi ve döküntü sonrası ağrının süresi kısalmaktadır.

Ayrıca B1 - B6 vitaminleri, antiinflamatuarlar, kaşıntı için antihistaminler, topikal olarak (dıştan) ise antiseptik, epitelizan, anestezik krem ve solüsyonlar kullanılmaktadır. Gözü tutan zonada, göz ilaçları da tedaviye eklenmelidir.

Hastalık sırasında istirahat, beslenme önemlidir. Direnci çok düşük kişilerde hastalığın tüm vücuda yayılabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Hastalık vücudun en çok göğüs ve sırt bölgesinde görülür. Sonra sırayla boyun, yüz ve kafa bel ve karın, kalça ve kasıklara yerleşmektedir.

Alzheimer Hastalığına Genel Bakış
Alzheimer hastalığı sadece tanının konduğu hastaların değil aynı zamanda onların yakınları olan kişilerin de yaşamlarını derinden etkileyen bir hastalıktır. Tedavisi olmayan ve sürekli ilerleyen bir bunama hali olarak Alzheimer hastalığı, giderek artan bellek kaybı, muhakeme güçlüğü, iletişim bozuklukları, kişisel ve davranışsal değişikliklerle günlük yaşamı daha da karmaşık hale getirir.

ABD’de yaklaşık 4,5 milyon kişi Alzheimer hastasıdır. İlerlemiş yaş Alzheimer için bir risk faktörüdür, bu nedenle bu rakam yaşam beklentisi arttıkça ve ABD’deki yaşlı nüfus çoğaldıkça dramatik biçimde artacaktır. 2050 yılına kadar 11 ila 16 milyon kişinin Alzheimer hastası olacağı düşünülmektedir. Alzheimer tanısı konmuş kişilerin pek çoğu tanıdan itibaren 8-20 yıl kadar yaşayabilirler.

Alzheimer için herhangi bir tedavi olmamasına rağmen bu hastalığa yakalanan kişilerin yakınları hem bakım, destek prensiplerini hem de farklı tedavi seçeneklerini anlayarak hastalarının yaşam kalitesini artırabilirler. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Balık ve diğer su ürünlerinden haftada üç kez düzenli şekilde tüketmenin, vücudun tüm gereksinimini karşıladığı belirtildi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nermin Berik, balık ve diğer deniz ürünlerinin, insanlık tarihi boyunca başlıca besin kaynaklarından olduğunu, insanların yerleşik düzene geçmeden önce bile kolay elde edilebildiği için balık ve diğer deniz ürünlerinin en çok tüketilen besinler arasında yer aldığını belirtti. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

SELÜLİTTEN NASIL KORUNULUR?

· Kilonuzu koruyun. Günde 1500 kalori alın.

· Çok hareket edin, örneğin jogging yapın, bisiklete binin, yüzün, jimnastik yapın.

· Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir.

· Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin.

· Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, çikolata, kızartma ve undan uzak durun.

· Derinin kanla beslenmesini teşvik edin. Örneğin masaj eldiveni ile kendi kendinize yapacağınız masajla, bir sıcak, bir soğuk duşu sorunlu yerlere tutun. Saunanın da yararı vardır.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

SAYFA 1 123»