DUACT
Kapsül

GlaxoSmithKline

Etken Madde(ler):
Akrivastin 8 mg, Psödoefedrin HCl 60 mg

Piyasa Şekilleri:
20 kapsül içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Erişkinler ve 12 yaşın üzerindeki çocuklarda günde 3 kez 1 kapsül uygulanır. 12 yaşın altındaki çocuklarda kullanımıyla ilgili bilgi yoktur.

Endikasyonları:
Allerjik nezle semptomlarının giderilmesinde endikedir.

Kontrendikasyonları:
Akrivastin, triprolidin veya psödoefedrine karşı aşırı duyarlı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir. Ciddi hipertansiyon ya da ciddi koroner arter hastalarında kontrendikedir. Psödoefedrin içeren bir müstahzar ve MAO inhibitörlerinin birlikte kullanımı bazan kan basıncında artışa neden olabilir. Bu nedenle, bu kombinasyonu içeren bir ilaç, MAO inhibitörleri alan ya da önceki 2 hafta içinde almış olan hastalarda kontrendikedir. Belirgin böbrek yetmezliği olan hastalara verilmemelidir.

Uyarılar:
Hastaların çoğunda sersemlik ve uyuklama hali görülmemektedir. Bununla birlikte, bütün ilaçlara yanıtta kişiden kişiye farklılıklar görüldüğünden, ilaca karşı kendi kişisel yanıtlarını saptayana kadar, hastaları araba kullanmak veya makinada çalışmak gibi zihnin uyanık olmasını gerektiren faaliyetler konusunda uyarmak gerekir. Psödoefedrinin tansiyonu normal olan hastalarda tansiyon yükseltici herhangi bir etkisi yoksa da, bu kombinasyonu içeren müstahzarların antihipertansif ajanlar, trisiklik antidepresanlar ya da dekonjestanlar, iştah bastırıcılar ve amfetamin benzeri psikostimülanlar gibi diğer sempatomimetik ilaçları alan hastalarda dikkatle uygulanması gerekir. Tekrarlanan ya da denetimsiz tedavi önerilmeden önce bir tek dozun bu hastaların kan basıncı üzerindeki etkilerinin gözlenmesi gerekir. Diğer sempatomimetik ilaçlarla olduğu gibi bu kombinasyon hipertansiyon, kalp, diyabet, hipertiroidizm hastalarında, intraoküler basıncı yüksek hastalarda ve prostat büyümesinde dikkatle kullanılmalıdır. Akrivastinle hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda karsinojenisite ve mutajenisiteyle ilgili olumsuzluklar gözlenmemiştir. Psödoefedrin için yeterli bilgi yoktur. Akrivastinle tek başına ya da psödoefedrinle birlikte hayvan çalışmalarında teratojenisite veya embriyotoksik etkiler görülmemiştir ancak, insan fertilitesi üzerindeki etkisi hakkında herhangi bir çalışma yoktur. İnsan gebeliği sırasında uygulanmasıyla ilgili bilgi bulunmamaktadır. İlaçların çoğu gibi bu kombinasyon da ancak, beklenen yararlar olası risklerden daha fazla olduğu takdirde gebelikte kullanılmalıdır. Akrivastinin verilmesinden sonra anne sütünde görülebilecek düzeyi hakkında bilgi olmamasına rağmen. psödoefedrin anne sütüyle küçük miktarlarda atılır. Bunun emzirilen bebekler üzerindeki etkisi bilinmemektedir.

Yan Etkileri:
Doğrudan akrivastine bağlanabilen uyuklama hali ve uyuşukluk çok seyrek olarak bildirilmiştir. Psödoefedrin kullanımıyla ilgili ciddi advers etkiler son derece azdır. Uyku bozukluğu ve nadiren halüsinasyonlar gibi SSS’nin uyarılmasıyla ilgili semptomlar görülebilir. Psödoefedrine bağlı olarak irritasyonlu ve irritasyonsuz cilt döküntülerinin görüldüğü bazı olgular bildirilmiştir. Psödoefedrin alan erkeklerde bazan üriner retansiyon görüldüğü bildirilmişse de prostat büyümesi önemli bir predispozan etmen olabilir.

İlaç Etkileşimleri:
Antibakteriyel ajan furazolidonun, monoamin oksidazda doza bağlı bir inihibisyona neden olduğu bilinmektedir. Bu kombinasyonunu içeren müstahzarlar ve furazolidonun birlikte uygulanması sonucu hipertansif krizlerin oluşması hakkında hiç bir rapor bulunmamasına rağmen bunların birlikte kullanılmaması gerekir. Akrivastin/psödoefedrin kombinasyonunun dekonjestanlar, trisiklik antidepresanlar, iştah bastırıcılar ve amfetamin benzeri psikostimülanlar gibi diğer sempatomimetik ilaçlar veya sempatomimetik aminlerin katabolizmasına müdahale eden MAO inhibitörleriyle birlikte kullanımı bazan kan basıncının yükselmesine neden olabilir. Sempatik aktiviteye müdahaleyle etki gösteren antihipertansif ilaçların (örn. bretilyum, betanidin, guanetidin, metildopa ve Alfa ile Beta-adrenerjik blokerler) etkisi akrivastin/psödoefedrin kombinasyonu tarafından kısmen tersine çevrilebilir.

AVODART
Yumuşak Kapsül

GlaxoSmithKline

Etken Madde(ler):
Dutasterid 0.5 mg

Piyasa Şekilleri:
30 yumuşak kapsül içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Yetişkin erkekler (yaşlılar dahil): Avodart’ın tavsiye edilen dozu günde bir kere oral yolla alınmak suretiyle bir kapsüldür (0.5 mg). Kapsüller bütün olarak yutulmalıdır. Erken safhalarda bir ilerleme görülse de, tedaviye tatmin edici bir yanıt alınıp alınmadığını objektif olarak değerlendirebilmek için en az 6 aylık bir tedavi gerekebilir. Avodart aç veya tok karnına alınabilir. Dutasteridin kararlı durumdaki 0.5 mg’lık dozunun %0.1′inden azı insan idrarında geri kazanılır, bu yüzden de böbrek yetmezliği olan hastalarda herhangi bir doz ayarlaması gerekmemektedir. Karaciğer yetmezliğinin dutasterid farmakokinetiği üzerindeki etkisi incelenmemiştir.

Endikasyonları:
Prostat büyüklüğünü azaltmak, semptomları hafifletmek, üriner akışı iyileştirmek ve akut üriner retansiyon (AUR) ve BPH ile ilgili cerrahi riskini azaltmak suretiyle İyi Huylu Prostat Hiperplazisini (BPH) tedavi eder ve ilerlemesini durdurur.

Kontrendikasyonları:
Kadınlar ve çocuklarda kullanımı kontrendikedir. Dutasterid, diğer 5-alfa redüktaz inhibitörlerine veya preparatın herhangi bir bileşenine karşı aşırı duyarlı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:
Dutasterid deriden absorbe olur, bu yüzden de kadınlar ve çocuklar çatlak kapsüllerle temastan kaçınmalıdır. Çatlak kapsüllerle temas gerçekleştiğinde, temas eden bölge derhal su ve sabunla yıkanmalıdır. Dutasterid geniş ölçüde metabolize olduğundan ve yarı ömrü 3 ila 5 hafta arası olduğundan, karaciğer hastalığına sahip kişilere dutasterid verilirken dikkatli olunmalıdır. Prostat Spesifik Antijen (PSA) ve prostat kanseri teşhisi üzerindeki etkileri: BPH’li hastalarda, tedaviye başlamadan önce ve sonrasında periyodik olarak, prostat kanseri değerlendirmelerinin yanında dijital rektal muayene yapılmalıdır. Gebelik kategorisi X’dir. Kadınlarda kullanımı kontrendikedir.

Yan Etkileri:
İlaçla ilgili olduğu düşünülen advers olaylar (insidans >=%1) iktidarsızlık, libido değişimi (düşüş), boşalma düzensizlikleri, jinekomasti (göğüs büyümesi ve/veya göğüs hassasiyeti dahil).

İlaç Etkileşimleri:
İn vitro ilaç metabolizması çalışmaları dutasteridin insan sitokrom P450 izoenzimi CYP3A4 tarafından metabolize olduğunu göstermektedir. Bu yüzden, CYP3A4 inhibitörlerinin mevcut olduğu durumlarda kan konsantrasyonlarında yükselme görülebilir.

Bakteriler, idrar yolundan (mesaneden vücudun dışına uzanan kanal) geçerek mesaneye girdiklerinde idrar yolu enfeksiyonu meydana gelir. Normal koşullar altında bu bakteriler idrar yapılırken vücut dışına atılır. İdrarın kendisinde bakterilerin gelişmesini engelleyen özellikler vardır. Bununla birlikte belirli bakterilerin zehirleme özelliği ve idrar sistemindeki anatomik anormallikler gibi faktörler, idrar yolu enfeksiyonuna yakalanma olasılığını artırırlar.
İdrar yolu enfeksiyonları, küçük çocuklarda ve özellikle kızlarda yaygın olarak görülür. Genellikle bu enfeksiyon mesaneyle sınırlı kalır ve buna mesane iltihabı adı verilir. Bu durumda, çocuğun sürekli tuvalete gittiği ve idrar yaparken acı duyduğuna ilişkin yakınmaları olduğu görülebilir. İdrar kötü kokulu olabilir. Yatak ıslatma olayı daha önceden altını ıslatmaması öğretilmiş bir çocukta görülebilir. Ateş, kusma ve titreme de görülebilir. Bazı durumlarda çocuk hiçbir hastalık belirtisi göstermez.
Ne var ki kimi zaman enfeksiyon üretere (mesaneden idrarı böbreklerden getiren boruya) oradan da böbreklere geçebilir. 0 zaman belirtiler ateş, titreme, sırt ağrısı ve kusmayı içerebilir. Bu durum görüldüğünde, çocuğunuz akut piyelonefrit (böbreğin cerahatli iltihabı) adı verilen ağır bir böbrek enfeksiyonu geçiriyor olabilir. Mesane iltihabından farklı olarak, bir böbrek enfeksiyonu hastane tedavisini gerektirir.
Çocuğunuzda idrar yolu enfeksiyonu belirtileri varsa, doktorunuz idrarda bakteriler olup olmadığını saptamak için bir idrar örneği alacaktır. Mikroskopla yapılan incelemede bakteriler görülürse, idrar, bakterilerin türünü saptamak için bekletilir. Bu test, enfeksiyon olup olmadığını göstermesine rağmen enfeksiyonun mesaneyle mi sınırlı kaldığı, yoksa böbrekleri mi sardığı konusunda bir gösterge değildir. Bunun için, doktorunuz çocuğunuzun belirtilerinin doğru ve eksiksiz bir tarifine, çocuğunuzun görünüşüne ve fiziksel bir muayeneye güvenmek zorundadır. Böbrek enfeksiyonlu bir çocuk, mesane iltihabı olan bir çocuktan daha hasta görünecektir.

Çocuk, nükseden enfeksiyonlar geçiriyorsa boşaltım yolları, idrar kesesini ve uretrayı gösteren röntgen filmi herhangi bir anormallik olup olmadığını ve tekrarlayan enfeksiyonlar sonucunda böbreklerde hasar meydana gelip gelmediğini saptamak için kullanılabilir.
İdrar yolu enfeksiyonlarının çoğu antibiyotik tedavisine süratle tepki gösterirler. Uygun şekilde tedavi edildiğinde akit piyelonefritin (havuzcuk ve böbreğin birlikte iltihabı) kronik böbrek hastalığına dönüşme ihtimali çok azdır. İdrar yolları enfeksiyonları yine de ihmal edilmemelidir. Tedavi edilmemiş mesane iltihabı böbreğe sıçrayabilir ve bütünüyle kökü kazınmayan bir böbrek iltihabı tekrarlayabilir ve böylece böbreğe zarar verebilir. Üstelik sürekli tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları başka başka hastalıkların belirtisi olabilir. Çoğu kez, nükseden böbrek hastalığıyla birlikte düşünülen bir sorun da, idrar kesesi ile üretere ait olan geriye akıştır. Bu durum, idrarın böbreğe geri akmasına olanak veren, üreterdeki bir anormalliktir. Bundan dolayı çocuğun idrarında bakteriler bulunduğu ve idrar otomatik olarak böbreğe aktığı zaman, sonuç bir böbrek enfeksiyonudur.
Çocuğunuzda mesane iltihabı varsa 7 günden 10 güne kadar antibiyotiklerle tedavi edilir.
Akut piyelonefrit için antibiyotiklerin entravenöz (damar içi) enfüzyonu (sıvı zerketme) çocuk çok hastaysa gerekli olabilir.
Herhangi bir idrar yolu enfeksiyonundan sonra idrar, ilaçla tedavinin etkili olduğundan emin olmak için tekrar bir hafta bekletilmelidir.
Nükseden idrar yolu enfeksiyonları olan bazı çocukların idrarlarının mikroplardan korunması için aylarca ve hatta yıllarca günlük dozlar halinde antibiyotik almaları gerekir. Bazı çocukların idrar örnekleri (herhangi bir hastalık belirtileri olmasa bile) idrar yolunda bakteriler bulunmadığından emin olmak için düzenli aralıklarla alınır ve incelenir. Geriye akma gibi bir anormallik enfeksiyonlardan sorumlu olduğunda, böbrekte hasar olması ile ilgili bir endişe varsa, bir ameliyat söz konusu olabilir.

Küçük çocuklar, doğal olarak meraklıdırlar ve buldukları bozuk para, çengelli iğne, düğme, meyve tohumlan ve diğer şeyleri ağızlarına sokmaya bayılırlar. Bunları ve diğer küçük nesneleri bebeğinizin ulaşamayacağı bir mesafeye koyunuz.
Sosis gibi büyük bazı tek parça gıdalar, bebeğin boğazını tıkayabilir; bu tehlikeyi ortadan kaldırmak için okul öncesi çocuğunuza yürürken ya da oyun oynarken bu tür gıdalar vermeyiniz.
Küçük nesneleri ağızlarına atmanın yanı sıra bazı çocuklar, kronik olarak besleyici olmayan toz toprak, alçı, çamur, boya ve kül gibi maddeleri de yutarlar. Pica adı ile anılan bu âdet, ilk 2 yıl esnasında, bebeğin doğal merak duygusu onu her şeyi denemeye zorladığı çağlarda ortaya çıkar. Bununla beraber, bebeğiniz bu uygulamasına devam etmekte ısrar ediyor ise, doktorunuza haber veriniz.
Dikkatli bir anne baba, herhangi bir nesneyi yutulmadan fark edebilir. Çocuk bir nesneyi yuttuğunda, yutulan nesne genellikle sindirim sistemine geçer.
Eğer yutulan nesne mideye geçerse, kura olarak bir süre sonra bağırsaklara geçecektir. Bununla beraber, bazı nesneler yemek borusunu tıkayabilir. Eğer bebeğiniz yutmakta güçlük çekiyorsa ya da tükürük salgılıyorsa, yutulan nesnenin yemek borusunda takılı kaldığından kuşkulanabilirsiniz. Eğer böyle bir şey olursa ya da eğer çocuğunuzda göğüs ya da karın ağrısı veya kusma meydana gelirse doktorunuzu arayınız.
Başka bir istisna ise çocuğunuzun bazı saatlerde, hesap makineleri, kamera ve işitme cihazlarında bulunan düğme büyüklüğünde bir pil gibi nesneyi yutmasıdır. Böyle bir şey meydana gelirse, herhangi bir semptom meydana gelmese bile derhal doktorunuzu arayınız.
Korkutucu olasılık, yutulan nesnenin soluk borusunu tıkayarak, çocuğun soluk alma, ağlama ya da konuşma gibi işlevlerini engelleyebilmesidir. Böyle bir durum gerçekten acil bir durumdur. Eğer tıkanma birkaç dakika içerisinde ortadan kaldırılmazsa, çocuk şuurunu kaybedecek ve oksijen eksikliğinden çırpınmaya başlayacaktır. Ardından ölüm gelebilir.
Eğer okul öncesi çağındaki çocuğunuz herhangi bir tıkanma nedeniyle soluk alamıyor ise, Heimlich Yöntemini deneyin ve acil yardım isteyin.

Aşağıdaki işaret ve belirtilerden ağır bir hastalık olup olmadıgını anlayabilirsiniz. Eger çocuğunuzda bu belirtilerden herhangi biri varsa, derhal doktorunuza haber
verin.
40 C’den daha yüksek ateş,
Belli bir neden olmaksızın(soğuk algınlığı ya da mide bağırsak agrısı gibi) 24 saatten fazla süren ateş;

72 saatten fazla süren ateş,
Uyuşukluk ya da sıvı iç meyi reddetmek,

Sert ve acı verici boyun,
Dokunulmayı istemeyecek kadar şiddetli ağrı, Aniden yürüyememek, Soluk alıp verme güçlügü,
Uyandırılmakta güçlük, Agrılı idrar,
Havale geçirmek,
Kasıklarda (erkek çocuklarda) agrı,
Dudakların morarması,
Ağzın aşırı sulanması,
ciltte pembemsi ya da koyu kırmızı lekeler.

Havale, anne babalar için de korkutucu olabilir. özellikle ilk defa meydana geliyor ise kendinizi çok çaresiz hissedersiniz.
Havale vakalarının çoğunda çocuğun havale geçtikten sonra iyileştiğini unutmayınız. Aşağıdaki öneriler havale konusunda size yardımcı olabilir.
Ateşli Havale Nöbeti
Eğer bebeğiniz ateşli iken havale geçirirse, hatırlamanız gereken en önemli şey havalenin birkaç dakika sonra kendiliğinden geçeceğidir. Bununla beraber, bebeğinizin ateşini yavaş yavaş indirmek için bir şeyler yapabilirsiniz. Bebeğinizin giysilerini çıkarın ve bebeğin başına ve göğsüne serin bezler koyun. Bebeğin vücudunu serin su ile silin. Sünger ile silerken kesinlikle alkol kullanmayınız. Bebeğinizi havale esnasında kesinlikle küvete sokmayınız; çünkü bu tehlikeli olabilir.
Eğer bebek havale esnasında kusmaya başlarsa, bebeği yüzükoyun ya da yan yatırırın kesinlikle sırtüstü yatırmayın. Eğer bebeğin soluk alıp vermesi güçleşirse çeneyi her iki tarafta alt kısmından kavrayarak ileriye geriye hareket ettirmek suretiyle bebeğin soluk alıp vermesine yardımcı olun.
Havale geçtik.en ve bebeğiniz kendine geldikten sonra doktorunuza haber verin; doktorunuz muhtemelen bebeği hemen grömek isteyecektir. Bebeğinizin doktoru ile temas kurmanızın mümkün olmadığı durumlarda bebeğinizi bir klinik ya da bir hastanenin acil bölümüne götürerek muayene ettiriniz.
Ateşsiz Havale
Bu tür bir havale ile baş etmenin kuralları, bebeğinizin ateşini düşürmek dışında, ateşli havale ile aynıdır.
Bebeği hareket ettirmeyin ya da herhangi bir hareketi kısıtlamayın. Her ne kadar bebeğin soluması bir an durabilir ise de, suni solunuma başlamayın; bebek kendiliğinden soluk alıp vermeye başlayacaktır. çoğu insan, havale geçiren bir insanın havalenin en ateşli anında dilini yutabileceğini ya da ısırabileceğini düşünerek endişelenirler. Her ne kadar bazen çocuk dilini ısırırsa da, dilini yutamaz ya da başka ciddi bir incinme meydana gelmez. Bebeğin ağzına elinizi ya da başka bir nesne sokmayınız.
Havale geçtikten sonra doktorunuza haber veriniz.

yaşında olan, ateş nöbeti geçiren çocuklarda meydana gelir. Ateşin ağır ya da hafif olması ile havale arasında bir ilinti yoktur. Bazen havale, bebeğin hasta olduğunu gösteren bir ilk belirtidir. Çocukların %4 ila 5′i en azından bir kez havale nedenle kasılma geçirir, % 50’sinde ise ilk nöbetten sonra herhangi bir gelişme olmaz. Havale nöbetleri nispeten kısadır; genellikle 5 dakikadan daha az sürer. Her ne kadar eskiden havale geçiren çocuğun beyninin zarar göreceği düşünülür ise de bu çok nadirdir. Havale nöbetlerinde hastalığın nedeni, meydana gelen ateşten daha önemlidir. Örneğin, menenjit, basit bir havale nöbetinden çok daha ciddi bir hastalıktır.

İshal fazla sıklıkta (anormal yumuşaklıkta ya da sıvı dışkılama), çocuk doktorlarını ya da aile doktorunu görmek için en sık rastlanan sebeplerden biridir. Bebeğiniz 3 yaşına varıncaya kadar bir ila üç ciddi ishal nöbeti geçirecektir.
1 yaşına kadar bebeklerde ishal genellikle virüs kaynaklı enfeksiyonlardan kaynaklanır. Bazı vakalarda sebep bir bakteri ya da bağırsak sistemine giren bir toksin de olabilir. İshal uygulanmakta olan diyet yüzünden de meydana gelebilir, çünkü yumuşak dışkının nedeni yeni gıdalar olabilir. Son olarak ishal, kronik mide bağırsak hastalıkları, anatomik bozukluklar ve doğuştan kusurlar yüzünden meydana gelebilir.
Mama ile beslenen bebeklerde dışkılama sayısı artar ve dışkı yumuşak ya da sulu, bazen yeşilimsi olabilir.
Bununla beraber anne sütü ile beslenen bebeklerde dışkının kıvamı çorba kreması şeklindedir. Kimi zaman, anne sütü ile beslenen sağlıklı bir bebeğin dışkısı yeşil olabilir. Sıklığa gelince, anne sütü ile beslenen bebeklerin çoğu her beslenme sonrasında dışkılarlar. öyle ise anne sütü ile beslenen bebeğinizin ishal olup olmadığını nasıl anlayabilirsiniz? Dışkıda kan, safra ya da kötü bir koku (anne sütü ile beslenen bebeklerin dışkıları genellikle kötü kokmaz) belirleyici bir işaret olabilir. Dışkılama sıklığında ani bir artma dikkat edilmesi gereken başka bir işarettir. Kuşkulandığınız takdirde, kendinize, bebeğinizin davranışlarında bir

değişim olup olmadığını sorun. İştahı mı azaldı, hasta mı davranıyor ya da ateşi mi var?
Eğer bebeğiniz ishal ise ne yapmalısınız? Eğer bebek normal davranıyor ise diyetinde bir değişiklik yapmak genellikle yeterlidir. Bebeğin ishali hafif ise (yumuşak dışkı), bebeğinize mamasında ekstra sıvılar vermeye çalışın ya da her biberon şişesine 30 ila 60 gr. fazladan su ilave etmeye çalışınız. Eğer bebeğinizi anne sütü ile besliyorsanız her zamanki gibi devam ediniz. bu durumda bebeğinize ayrıca su ya da oral olarak verilen (eczanelerde satılan) solüsyonları iki emzirme arasında içirebilirsiniz
Eğer hafif olarak ishal olan bir bebek katı gıdalar yemiş ise, böyle bir bebeğe elma suyu, muz, kaynamış havuç ve pirinç lapası gibi gıdalar veriniz. Çünkü bu tür gıdalar dışkıyı katılaştırabilir. Ne tür bir besleme yapacağınızı bilmiyor iseniz doktorunuza danışınız. Mama ile beslenen bebeklerde ishal sulu ya da çok sıklıkla meydana geliyor ise, 24 saat boyunca tortusuz sıvılar dışında bebeğe hiçbir şey verilmemelidir. İshal nedeni ile kaybedilen elektrolitleri telafi etmek için ağızdan elektrolit içeren solüsyonla takviye yapılmalıdır. Vücudun su kaybetmesini önlemek için sıvı içirmek de önemli bir çözümdür. Bu yüzden bebeğinize su içirmelisiniz. Tekrar mama vermeye başladığınızda doktorunuz size, inek sütü ile yapılanmamalara nazaran ishale daha az yol açan bir soya maması tavsiye edecektir. Mamaya, bebeğin dışkısı normal kıvamını alıncaya kadar 30 ila 60 gr. ekstra su ilave etmelisiniz. Yukarıda tavsiye edilen gıdaların yanında herhangi bir katı gıda verilmemelidir. Bebek bakımı ile uğraşan bir kimse, ishalin bir virüs ya da bakteriden kaynaklandığını ve son derece bulaşıcı olduğunu hatırından çıkarmamalıdır. Bebek bezlerini değiştirirken elinizi iyice yıkayınız.
İshalin birçok vakalarda 72 saat içerisinde geçmesine ve diyet değişikliği ve sıvı alımının artırılması dışında herhangi bir başka tedbir gerektirmemesine karşın ağır ishal (özellikle 1 yaşına gelmemiş bebeklerde ve küçük çocuklarda) çok tehlikeli olabilir. Bunun nedeni aşırı su kaybıdır. Vücudun su kaybı çoğunlukta hastaneye yatmayı gerektirir. Hastanede, kaybedilen su, bebeğe damardan sıvı vermek suretiyle telafi edilir.
Eğer bebeğiniz ishal ise aşağıdaki işaretlerin meydana gelip gelmediğine bakınız.
Bebek 8 saat ya da daha fazla altını ıslatmadı mı; gözyaşı gelmeden ağlıyor mu; ağzı kuru mu; 8 saat içinde sekizden fazla ishalli dışkılama oldu mu; dışkısında kan var mı; ishalle birlikte üç ya da daha fazla berrak sıvı kustu mu ya da bebek hasta olduğunu belli eder şeklinde davranıyor mu?
Eğer bebeğinizde bu işaretlerden herhangi birisi var ise derhal doktorunuza haber veriniz.

Kanın kalpten çıkıp aorta girdiği kapağın daralması ile karakterize olan aort stenozu erkek bebeklerde daha sık rastlanan bir kusur olup kalp oluşum anomalisi vakalarının yüzde 5′ini oluşturmaktadır.

ileri derecede stenoz genellikle erken bebeklik dönemi sırasında tespit edilmektedir. Ancak çoğu çocukta herhangi bir semptom görülmez ve sorunun varlığı ancak, doktorun bir kalp üfürümü işittiği rutin bir muayene sırasında anlaşılır.

İleri derecede stenoz vakalarında ameliyat gereklidir. Hafif ya da orta derecede stenoz bulunan çocukların, tıkanma derecesinin ilerleme olasılığı söz konusu olduğu için, sürekli tıbbi bakım altında bulundurulmaları gerekir.

 

Genetik bir değerlendirme aile planlaması, özellikle daha önce doğuştan kusurlu bir çocukları olan veya aile geçmişlerinde konjenital bir kusur ya da genetik bir hastalık bulunan çiftler için çok yararlıdır. Bu durumdaki çiftler genellikle, bebekleri olup olmayacakları konusunda kuşkuludurlar. Bazen çiftin aile anamnezlerinde doğum kusurları bulunmaz ama biri ya da her ikisinin yaşının nispeten ilerlemiş olması nedeniyle doğmamış bebeklerin-de söz konusu olabilecek kusurların belirlenmesi için mevcut olan diyagrostik testler hakkında bilgi sahibi olmayı isteyebilmektedirler. Doğmamış bebeklerdeki ola-sı kusurların belirlenmesi, bazı genetik bozuklukların düzeltilme olanağı bulunduğundan dolayı önem taşır.

Genetik bir değerlendirme ile amaçlanan ilk hedef doğru bir teşhistir. Bir aile anamnezi alınacaktır, ilk adım aileyi genetik veya kalıtsal bozukluklar uzmanına getiren kişi olan hastaya ilişkin bilgilerin alınmasıdır. Bu uzmana bir tıp genetikçisi denilmektedir. Ayrıca, aileyi getiren, kişinin tüm birinci ve ikinci dereceden akrabalarına (yani büyükanne ve babaları, teyze ve halaları, amca ve dayıları, kuzenleri, ana babası, kardeşleri ve çocukları) ilişkin bilgiler de toplanır. Bu bilgiler ad, soyad, kızlık soyadı doğum tarihi veya o anki yaş, ölüm yaşı, ölüm nedeni ve maruz kalınan hastalık ya da kusurların ad veya tanımlarını içerir.İkinci adım, ailede her-hangi bir hastalık ya da kusurun bulunup bulunmadığını araştırmak amacıyla hazırlanan aşağıdaki gibi bir takım soruların sorulmasından oluşur.

1. Akrabalardan herhangi birinde benzer ya da aynı bir kişisel özellik var mıdır?

ists]–>2. Akrabalardan herhangi biri, aileyi uzmana getiren kişide bulunmayan ama aynı hastalığın bulunduğu bir kişi-de bulunduğu bilinen bir kişisel özelliğe sahip midir? Bu soruya verilecek yanıtlar, belirli bir hastalığın belirtilerine ilişkin tıp genetiğine uygun bilgiyi sağlar.

3. Akrabalardan herhangi biri, genetik olarak belirlenen bir kişisel özelliğe sahip midir? Bu sorunun amacı, özel kişinin etkilenip etkilenmediği bilinmese dahi ailede kalıtsal bir hastalığın ortaya çıkıp çıkmadığının belirlenmesidir.

4. Akrabalardan herhangi biri olağandışı bir hastalığa sahip midir, ya da herhangi bir akraba seyrek görülen bir nedenden ötürü ölmüş müdür? Bu soruların amacı, anamnezi vermekte olan kişi tarafından öyle olduğu kabul edilmese bile, genetik olarak belirlenebilecek bir durumun ortaya çıkarılmasıdır.

5. Arada kan bağı bulunan bazı akrabalar birbirleri ile evlenmiş midir?

6. Ailenin etnik kaynağı nedir? Belirti etnik kaynaklardan gelen kişilerde spesifik genetik hastalıklarının görülme şansı daha yüksek ola-bilmektedir, örneğin Afro-amerikan zencilerde orak hücreli anemi, Kuzey Avrupa kökenlilerde kistik fibrozit ve Aşkenaz Yahudilerinde Tay-Sachs hastalığı gibi.

Rahatlık ve güvenilirlik, yeni doğmuş bir bebeğin gardırobunun vazgeçilmez unsurları: ‘Unutmayınız ki, herhangi bir giyim malzemesinin gereğinden fazlasını satın almak hiç de ekonomik değildir. Bebeğinizin ne kadar da çabuk büyüdüğünü görmek doğrusu sizi çok şaşırtacaktır. Dolayısıyla, kural olarak, yeni doğmuş bebek giysilerine ya da küçük beden giysilere fazla itibar etmeyiniz. Olgunlaşmış gebelik neticesinde normal zamanında doğmuş bebeklerin 3 ila 6 aylık bebekler için yapılmış giysileri giymemesi için hiçbir neden yoktur. Bebeğinizi hastaneden eve getirdiğinizde ne tür giysiler giydirebileceğiniz konusunda aşağıdaki açıklamalar yardımcı olabilir. şüphesiz değişik mevsimler olabileceği dikkate alınmalıdır. Örgü gecelikler bebeğin gardırobunun esas parçasını teşkil eder. Bunlar genellikle alt taraflarında bağlama ipi ve bebeğin kendisini tırmalamaması için tek parmaklı eldivenleri olan giysilerdir. Bu tür bir giysiden bebeğin gardrobunda üç ya da dört tane olması yeterlidir. Bebek için streç giysiler çok rahattır ve gündüz ya da gece giydirilebilir. Genellikle polyester, terikoton ya da pamuktan yapılan bu tür giysiler, bebeğin bezinin rahatça değiştirilmesini mümkün kılan açılabilen bölüme sahiptirler.

 

Çamaşırlar ikiye ayrılın tepeden giydirilenler, kollardan geçirilenler. Kollardan gömlek gibi giydirilen çamaşırlar bebeğe daha kolay giydirildiği için daha çok tercih edilir. Hava çok soğuk olmadıkça, kısa kollu, orta beden çamaşır yeterlidir.Süeterler genellikle akrilikten yapılır ve bebek yatağından çıkarıldıktan sonra, özellikle soğuk havalarda, vücut ısısını korumak için kullanılır. Eğer bebeğinize süeter giydirirseniz, boğazının etrafının yeterince rahat olması gerektiğine ve düğmelerinin güvenli şekilde düğmelenmesine dikkat ediniz.Kışlık elbiseler, tulumlar ve pamuklu kaba kumaştan yapılmış giysiler soğuk bir iklimde bebeğinize giydirmeniz gereken giysilerdir. Tulum, bebeği omuzlarından ayaklarına kadar kapatan fermuarlı bir giysidir. Bu tür giysiler genellikle yumuşak, pamuklu ve su geçirmez malzemeden yapılırlar.Bebek soğuk bir havada dışarı çıkarılacaksa, bir başlık giydirilmesi gereklidir. Yazın, herhangi bir büyüklükte bir güneşlik ya da güneş şapkası takmalıdır.Ayakkabı giydirmek, yeni doğmuş bebekler için tavsiye edilmez. Patik ya da çoraplar bebeğin ayaklarını soğuk iklimlerde sıcak tutmak için tavsiye edilen giysilerdir.Yatak çarşafları olarak üç ila altı çarşaf kullanmalı, bir yatak koruma şiltesi kullanmalı ve iki ila üç adet nevresimli battaniye bulundurulmalıdır.Battaniyeler genellikle pamuk ya da polyesterden olmalıdır. Pamuk battaniyeler iyi ısı tutucu değildir, ama bebeğin üzerindekileri savurup atmasına engel olduğundan güvenlik açısından iyidirler.

Bazı anneler ve babalar bebeklerine fazla giysi giydirmeye eğilimlidirler. Bebeğe fazla giysi giydirmek iklim değişikliklerinde bebeğin bu değişikliklere adapte olmasını engelleyici olduğundan bebeğin kolayca soğuk almasına neden olabilir.

SAYFA 1 12»