ARLEC
Tablet

Aris

Etken Madde(ler):
Karvedilol

Piyasa Şekilleri:
12.5 mg: 28 tablet, 6.25 mg: 28 tablet, 25 mg: 28 tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Konjestif Kalp Yetmezliği: Erişkinler: Önerilen başlangıç dozu tedavinin ilk iki haftası süresince günde 2 kere 3.125 mg’dır. Eğer bu doz tolere edilir ise, doz daha sonra arttırılabilir. Doz artım aralıkları iki haftadan daha kısa olmamalıdır. 2 hafta sonra doz; günde 2 kere 6.25 mg, daha sonra günde 2 kere 12.5 mg ve maksimum günde 2 kere 25 mg’a kadar arttırılır. Önerilen maksimum günlük doz 85 kg’ın altındaki hastalar için günde 2 kere 25 mg’dır. 85 kg’ın üstündeki hastalarda günde 2 kere 50 mg verilebilir. Doz arttırımı esnasında sistolik kan basıncının 100 mmHg’nın altına düşmesi, renal ve/veya kardiyak fonksiyonlarda kötüleşme olabilir. Eğer karvedilol tedavisine iki haftadan daha fazla süre ara verilmiş ise tedaviye günde iki defa 3.125 mg ile başlanması önerilir ve doz artışı tekrar daha önce önerildiği gibi yapılır. KKY hastalarına karvedilol yiyecek ile birlikte verilmelidir. Hipertansiyon: Erişkinler: Önerilen doz ilk 2 gün için, günde tek doz 12.5 mg’dır. Daha sonra günde bir kez 25 mg’a arttırılır. Önerilen günlük maksimum doz olan 50 mg’a kadar tek veya bölünmüş olarak verilecek şekilde arttırılabilir. Doz artım aralıkları iki haftadan daha kısa olmamalıdır. Yaşlılar: Önerilen doz günde 12.5mg’dır. Eğer cevap yetersizse, önerilen günlük maksimum doz olan 50 mg’a kadar tek veya bölünmüş olarak verilecek şekilde arttırılabilir. Miyokart enfarktüsünü takiben gelişen sol ventrikül disfonksiyonu: Hasta hemodinamik olarak stabil olduktan sonra ve sıvı retansiyonu mimimum iken başlanmalıdır. Başlangıç dozu günde 2 defa 3.125 mg-6.25 mg’dır. Daha sonra gerekirse doz, hastanın kliniğine göre, 3-10 gün ara ile kademeli olarak günde 2 kez 25 mg’a kadar arttırılabilir. Renal yetmezlikte doz ayarlamasına gerek yoktur.

Endikasyonları:
Karvedilol, alfa1, beta1 ve beta2 adrenerjik reseptör blokajı özelliği olan bir adrenerjik reseptör blokeridir. Hipertansiyon: Karvedilol, öncelikle esansiyel hipertansiyon tedavisinde endikedir. Tek başına ya da diğer antihipertansif ajanlarla (kalsiyum kanal blokerleri ve diüretikler; özellikle tiyazid diüretiklerle) birlikte kullanılabilir. Koroner kalp hastalığı: Karvedilolün, koroner kalp hastalığında klinik etkinliği kanıtlanmıştır. Sessiz miyokard iskemisi ve unstabil (kararsız) anjinası olan hastalarda güvenilirliği ve etkinliği gösterilmiştir. Kronik kalp yetmezliği: Karvedilol, iskemik ya da iskemik kökenli olmayan stabil, hafif, orta ve ağır kronik kalp yetmezliği tedavisinde endikedir. ADE inhibitörleri, diüretikler ve opsiyonel olarak dijitallerle (standart tedavi) birlikte karvedilol; kronik kalp yetmezliği tedavisinde morbidite ve mortaliteyi azaltırken aynı zamanda hastalık ilerleyişini de geciktirir. Karvedilol standart terapiye ek olarak kullanılabileceği gibi dijital, hidralazin ve nitrat tedavisi görmeyen hastalarda da kullanılabilir.

Kontrendikasyonları:
Karvedilol veya ilacın içerdiği diğer yardımcı bileşenlere aşırı duyarlılık, stabil olmayan/dekompanse kalp yetmezliği, klinik olarak belirgin karaciğer disfonksiyonu olan hastalarda kullanılmamalıdır. Diğer b-blokerlerle olduğu gibi, karvedilol; 2. ve 3. derece AV bloğu (kalıcı pacemaker yerleştirilmediyse), ağır bradikardi (<50 atım/dakika), hasta sinüs sendromu (sinoatriyal blok dahil), ağır hipotansiyon (sistolik kan basıncı <85 mmHg), kardiyojenik şok ve bronkospazm ya da astım öyküsü olan hastalar kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Kronik konjestif kalp yetmezliği: Konjestif kalp yetmezliği olan hastalarda, karvedilolün doz artırımı sırasında kalp yetmezliğinde kötüleşme ya da sıvı retansiyonu görülebilir. Bu durumda, diüretikler artırılmalı, klinik denge oluşuncaya kadar karvedilol dozu artırılmamalıdır. Bazen karvedilol dozunu azaltmak ya da nadir olarak ilacın kullanımını geçici olarak durdurmak da gerekebilir. Bu tür dönemler, karvedilolün sonradan başarıyla uygulanmasını engellemez. Her iki ilacın da AV iletiyi yavaşlatması nedeniyle, karvedilol dijital glikozidleri ile kombine olarak kullanıldığında dikkat edilmelidir. Konjestif kalp yetmezliğinde böbrek fonksiyonu: Konjestif kalp yetmezliği ile birlikte düşük kan basıncı (sistolik KB <100 mmHg), iskemik kalp hastalığı ve yaygın damar hastalığı ve/veya altta yatan böbrek yetmezliği olan hastalarda karvedilol tedavisiyle renal fonksiyonlarda geri dönüşlü kötüleşme saptanmıştır. Kronik obstruktif akciğer hastalığı: Bronkospazm gözlenen kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) bulunan ve oral ya da inhalasyon yolu ile ilaç almayan hastalarda karvedilol ancak potansiyel yarar potansiyel riskten daha fazlaysa kullanılmalıdır. Bronkospazm eğilimi olan hastalarda, solunum yolundaki olası bir direnç artışı nedeniyle solunum distresi gözlenebilir. Karvedilole başlangıç aşamasında ve doz artırımı sırasında hastalar yakından izlenmeli ve tedavi sırasında bronkospazm görülürse karvedilol dozu azaltılmalıdır. Diyabet: Akut hipogliseminin erken belirti ve semptomlarının maskelenebilmesi ya da azalabilmesi nedeniyle diabetes mellitus hastalarında karvedilol kullanımında dikkatli olunmalıdır. Kronik kalp yetmezliği bulunan diyabetli hastalarda, karvedilol kullanımı kan glukozunun kontrolünü güçleştirebilir. İlacın b-bloker özellikleri nedeniyle latent diabetes mellitus belirginleşebilir, belirgin diyabet kötüleşebilir ve kan glukoz regülasyonu inhibe olabilir. Periferik damar hastalığı: b-blokerler arteriyel yetmezlik semptomlarını hızlandırabileceği ya da şiddetlendirebileceğinden, periferik damar hastalığı olanlarda karvedilol dikkatli kullanılmalıdır. Raynaud fenomeni: Periferik dolaşım bozukluğu olan hastalarda semptomlar şiddetlenebileceğinden karvedilol dikkatli kulanılmalıdır. Tirotoksikoz: b-bloker özelliği olan diğer ajanlarda olduğu gibi karvedilol de tirotoksikoz semptomlarını gizleyebilir. Anestezi ve genel cerrahi: Genel cerrahi uygulanan hastalarda, karvedilol ve anestezik ilaçların sinerjistik negatif inotropik etkileri nedeniyle dikkatli olunmalıdır. Bradikardi: Karvedilol bradikardiye neden olabilir. Nabız dakikada 55 atımın altına düşerse karvedilol dozu azaltılmalıdır. Aşırıduyarlılık: b-blokerlerin alerjenlere duyarlılığı ve anafilaktik reaksiyonların derecesini artırabilmesi nedeniyle ciddi aşırı-duyarlılık reaksiyonu öyküsü olan ve desensitizasyon (duyarsızlaştırma) tedavisi uygulanan hastalarda karvedilol dikkatle kullanılmalıdır. Psoriazis: b-blokerle tedaviye bağlı psoriazis öyküsü olan hastalarda karvedilol ancak yarar-risk tablosu dikkate alınarak kullanılmalıdır. Kalsiyum kanal blokerleriyle birlikte kullanım: Verapamil ya da diltiazem türü kalsiyum kanal blokerleriyle veya diğer antiaritmik ilaçlarla birlikte karvedilol tedavisi uygulanan hastalarda, EKG ve kan basıncının dikkatle izlenmesi gerekir. Feokromositoma: Feokromositomalı hastalarda, b-bloker kullanılmadan önce bir a-bloker uygulamasına başlanmalıdır. Karvedilol hem a-bloker, hem b-bloker farmakolojik aktivite göstermesine rağmen, bu koşullarda kullanımıyla ilgili deneyim yoktur. Bu nedenle, feokromositomadan kuşkulanılan hastalarda karvedilol uygulamasında dikkatli olunmalıdır. Prinzmetal varyant anjina: Prinzmetal varyant anjinası bulunan hastalarda non-selektif b-bloker aktivite göğüs ağrısına neden olabilir. Karvedilolün a-bloker aktivitesi bu tür semptomları önleyebilse de, böyle hastalarda karvedilol kullanımıyla ilgili klinik deneyim yoktur. Yine de, Prinzmetal varyant anjinasından şüphelenilen hastalarda karvedilol dikkatle kullanılmalıdır. Kontakt lens: Kontakt lens kullananlar gözyaşında azalma riskini gözönünde bulundurmalıdır. Kesilme sendromu: Özellikle iskemik kalp hastalığı olanlarda, karvedilol tedavisi birdenbire kesilmemelidir. Bu hastalarda karvedilolun kesilmesi aşamalı olmalıdır (2 haftalık süre içinde). Kişiden kişiye değişiklik gösteren reaksiyonlar (başdönmesi, yorgunluk) nedeniyle araba ve makine kullanma ya da yardımsız çalışma yeteneği bozulabilir. Bu durum özellikle tedavinin başlangıcı, doz artımı sonrası, ilaç değişimi ve birlikte alkol kullanıldığı zamanlar için geçerlidir. Gebelikte kullanım kategorisi C’dir. 2. ve 3. trimestirde D’dir. Beta blokerler plasentanın perfüzyonunu azaltarak intrauterin fetal ölüm veya immatür ya da prematür doğumlara yol açabilir. Ek olarak, fetus ve yenidoğanda istenmeyen etkiler (özellikle hipoglisemi ve bradikardi) görülebilir. Yenidoğanda postnatal dönemde kardiyak ve pulmoner komplikasyon riski artabilir. Karvedilolün gebe kadınlarda kullanımıyla ilgili yeterli deneyim yoktur. Karvedilol gebelik sırasında, ancak potansiyel yarar potansiyel riskten fazla ise kullanılmalıdır. Karvedilolün insanlarda anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle karvedilol uygulanması sırasında emzirme tavsiye edilmez.

Yan Etkileri:
Yan etkilerin sıklığı baş dönmesi dışında doza bağımlı değildir. Konjestif kalp yetmezliği olan hastalarla yapılan klinik çalışmalarda karvedilol grubunda en sık görülen ve sıklığı plasebo alan hastalarda görülene eşit olmayan yan etkiler: Çok sık olarak: Tedavinin başlangıcında bazen hafif derecede baş dönmesi, baş ağrısı ve yorgunluk görülebilir. Asteni (yorgunluk dahil) de çok sık görülür. Sık olarak: Bradikardi, postural hipotansiyon,hipotansiyon, ödem (genel, periferik, bağımlı ve genital ödem, bacaklarda ödem, hipervolemi ve sıvı yükünde artış). Seyrek olarak: Senkop (presenkopu da içerir), AV-blok ve doz artırımı sırasında kalp yetmezliği. Sıklıkla, mide bulantısı, diyare ve kusma. Nadiren trombositopeni, izole olgularda lökopeni bildirilmiştir. Sıklıkla, vücut ağırlığında artış ve hiperkolesterolemi. Diabetes mellitus’u olan hastalarda hiperglisemi, hipoglisemi ve kan glukozu kontrolünde kötüleşme de sık görülür. Sıklıkla, görme bozuklukları, nadiren difüz damar hastalığı ve/veya böbrek fonksiyonlarında bozukluk olan hastalarda böbrek yetmezliği ve böbrek işlev anomalileri görülen diğer yan etkiler arasındadır.

İlaç Etkileşimleri:
Digoksin ve karvedilolün birlikte uygulanmasında digoksinin konsantrasyonları %15 kadar artar. Hem karvedilol hem de kalp glikozidleri AV iletimini yavaşlatır. Beta bloker etkili ilaçlar insülin ve oral hipoglisemiklerin kan şekerini düşürücü etkisini artırabilirler. Rifampisin karvedilol plazma konsantrasyonlarını yaklaşık %70 azaltır. Simetidin EAA’ı yaklaşık %30 artırır fakat maksimum konsantrasyon (Cmax)’da değişikliğe yol açmaz. Beta-bloker özellikleri olan ilaçlarla birlikte katekolamin deplesyonuna neden olan bir ilaç (ör.rezerpin ve/veya monoamin oksidaz inhibitörleri) alan hastalar hipotansiyon ve/veya şiddetli bradikardi belirtileri açısından yakından izlenmelidir. Kronik vasküler rejeksiyon görülen 21 böbrek transplant hastası üzerinde karvedilol tedavisi sonrası ortalama siklosporin konsantrasyonlarında hafif artışlar gözlenmiştir. Klonidinin beta bloker ilaçlarla birlikte uygulanması kan basıncını ve kalp atım hızını düşürücü etkilerini potansiyalize edebilir. Karvedilol ve diltiazem birlikte oral yolla uygulandığında izole olgularda ileti bozukluğu gözlenmiştir.

Tablet

Aris

Etken Madde(ler):
Karvedilol

Piyasa Şekilleri:
12.5 mg: 28 tablet, 6.25 mg: 28 tablet, 25 mg: 28 tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Konjestif Kalp Yetmezliği: Erişkinler: Önerilen başlangıç dozu tedavinin ilk iki haftası süresince günde 2 kere 3.125 mg’dır. Eğer bu doz tolere edilir ise, doz daha sonra arttırılabilir. Doz artım aralıkları iki haftadan daha kısa olmamalıdır. 2 hafta sonra doz; günde 2 kere 6.25 mg, daha sonra günde 2 kere 12.5 mg ve maksimum günde 2 kere 25 mg’a kadar arttırılır. Önerilen maksimum günlük doz 85 kg’ın altındaki hastalar için günde 2 kere 25 mg’dır. 85 kg’ın üstündeki hastalarda günde 2 kere 50 mg verilebilir. Doz arttırımı esnasında sistolik kan basıncının 100 mmHg’nın altına düşmesi, renal ve/veya kardiyak fonksiyonlarda kötüleşme olabilir. Eğer karvedilol tedavisine iki haftadan daha fazla süre ara verilmiş ise tedaviye günde iki defa 3.125 mg ile başlanması önerilir ve doz artışı tekrar daha önce önerildiği gibi yapılır. KKY hastalarına karvedilol yiyecek ile birlikte verilmelidir. Hipertansiyon: Erişkinler: Önerilen doz ilk 2 gün için, günde tek doz 12.5 mg’dır. Daha sonra günde bir kez 25 mg’a arttırılır. Önerilen günlük maksimum doz olan 50 mg’a kadar tek veya bölünmüş olarak verilecek şekilde arttırılabilir. Doz artım aralıkları iki haftadan daha kısa olmamalıdır. Yaşlılar: Önerilen doz günde 12.5mg’dır. Eğer cevap yetersizse, önerilen günlük maksimum doz olan 50 mg’a kadar tek veya bölünmüş olarak verilecek şekilde arttırılabilir. Miyokart enfarktüsünü takiben gelişen sol ventrikül disfonksiyonu: Hasta hemodinamik olarak stabil olduktan sonra ve sıvı retansiyonu mimimum iken başlanmalıdır. Başlangıç dozu günde 2 defa 3.125 mg-6.25 mg’dır. Daha sonra gerekirse doz, hastanın kliniğine göre, 3-10 gün ara ile kademeli olarak günde 2 kez 25 mg’a kadar arttırılabilir. Renal yetmezlikte doz ayarlamasına gerek yoktur.

Endikasyonları:
Karvedilol, alfa1, beta1 ve beta2 adrenerjik reseptör blokajı özelliği olan bir adrenerjik reseptör blokeridir. Hipertansiyon: Karvedilol, öncelikle esansiyel hipertansiyon tedavisinde endikedir. Tek başına ya da diğer antihipertansif ajanlarla (kalsiyum kanal blokerleri ve diüretikler; özellikle tiyazid diüretiklerle) birlikte kullanılabilir. Koroner kalp hastalığı: Karvedilolün, koroner kalp hastalığında klinik etkinliği kanıtlanmıştır. Sessiz miyokard iskemisi ve unstabil (kararsız) anjinası olan hastalarda güvenilirliği ve etkinliği gösterilmiştir. Kronik kalp yetmezliği: Karvedilol, iskemik ya da iskemik kökenli olmayan stabil, hafif, orta ve ağır kronik kalp yetmezliği tedavisinde endikedir. ADE inhibitörleri, diüretikler ve opsiyonel olarak dijitallerle (standart tedavi) birlikte karvedilol; kronik kalp yetmezliği tedavisinde morbidite ve mortaliteyi azaltırken aynı zamanda hastalık ilerleyişini de geciktirir. Karvedilol standart terapiye ek olarak kullanılabileceği gibi dijital, hidralazin ve nitrat tedavisi görmeyen hastalarda da kullanılabilir.

Kontrendikasyonları:
Karvedilol veya ilacın içerdiği diğer yardımcı bileşenlere aşırı duyarlılık, stabil olmayan/dekompanse kalp yetmezliği, klinik olarak belirgin karaciğer disfonksiyonu olan hastalarda kullanılmamalıdır. Diğer b-blokerlerle olduğu gibi, karvedilol; 2. ve 3. derece AV bloğu (kalıcı pacemaker yerleştirilmediyse), ağır bradikardi (<50 atım/dakika), hasta sinüs sendromu (sinoatriyal blok dahil), ağır hipotansiyon (sistolik kan basıncı <85 mmHg), kardiyojenik şok ve bronkospazm ya da astım öyküsü olan hastalar kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Kronik konjestif kalp yetmezliği: Konjestif kalp yetmezliği olan hastalarda, karvedilolün doz artırımı sırasında kalp yetmezliğinde kötüleşme ya da sıvı retansiyonu görülebilir. Bu durumda, diüretikler artırılmalı, klinik denge oluşuncaya kadar karvedilol dozu artırılmamalıdır. Bazen karvedilol dozunu azaltmak ya da nadir olarak ilacın kullanımını geçici olarak durdurmak da gerekebilir. Bu tür dönemler, karvedilolün sonradan başarıyla uygulanmasını engellemez. Her iki ilacın da AV iletiyi yavaşlatması nedeniyle, karvedilol dijital glikozidleri ile kombine olarak kullanıldığında dikkat edilmelidir. Konjestif kalp yetmezliğinde böbrek fonksiyonu: Konjestif kalp yetmezliği ile birlikte düşük kan basıncı (sistolik KB <100 mmHg), iskemik kalp hastalığı ve yaygın damar hastalığı ve/veya altta yatan böbrek yetmezliği olan hastalarda karvedilol tedavisiyle renal fonksiyonlarda geri dönüşlü kötüleşme saptanmıştır. Kronik obstruktif akciğer hastalığı: Bronkospazm gözlenen kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) bulunan ve oral ya da inhalasyon yolu ile ilaç almayan hastalarda karvedilol ancak potansiyel yarar potansiyel riskten daha fazlaysa kullanılmalıdır. Bronkospazm eğilimi olan hastalarda, solunum yolundaki olası bir direnç artışı nedeniyle solunum distresi gözlenebilir. Karvedilole başlangıç aşamasında ve doz artırımı sırasında hastalar yakından izlenmeli ve tedavi sırasında bronkospazm görülürse karvedilol dozu azaltılmalıdır. Diyabet: Akut hipogliseminin erken belirti ve semptomlarının maskelenebilmesi ya da azalabilmesi nedeniyle diabetes mellitus hastalarında karvedilol kullanımında dikkatli olunmalıdır. Kronik kalp yetmezliği bulunan diyabetli hastalarda, karvedilol kullanımı kan glukozunun kontrolünü güçleştirebilir. İlacın b-bloker özellikleri nedeniyle latent diabetes mellitus belirginleşebilir, belirgin diyabet kötüleşebilir ve kan glukoz regülasyonu inhibe olabilir. Periferik damar hastalığı: b-blokerler arteriyel yetmezlik semptomlarını hızlandırabileceği ya da şiddetlendirebileceğinden, periferik damar hastalığı olanlarda karvedilol dikkatli kullanılmalıdır. Raynaud fenomeni: Periferik dolaşım bozukluğu olan hastalarda semptomlar şiddetlenebileceğinden karvedilol dikkatli kulanılmalıdır. Tirotoksikoz: b-bloker özelliği olan diğer ajanlarda olduğu gibi karvedilol de tirotoksikoz semptomlarını gizleyebilir. Anestezi ve genel cerrahi: Genel cerrahi uygulanan hastalarda, karvedilol ve anestezik ilaçların sinerjistik negatif inotropik etkileri nedeniyle dikkatli olunmalıdır. Bradikardi: Karvedilol bradikardiye neden olabilir. Nabız dakikada 55 atımın altına düşerse karvedilol dozu azaltılmalıdır. Aşırıduyarlılık: b-blokerlerin alerjenlere duyarlılığı ve anafilaktik reaksiyonların derecesini artırabilmesi nedeniyle ciddi aşırı-duyarlılık reaksiyonu öyküsü olan ve desensitizasyon (duyarsızlaştırma) tedavisi uygulanan hastalarda karvedilol dikkatle kullanılmalıdır. Psoriazis: b-blokerle tedaviye bağlı psoriazis öyküsü olan hastalarda karvedilol ancak yarar-risk tablosu dikkate alınarak kullanılmalıdır. Kalsiyum kanal blokerleriyle birlikte kullanım: Verapamil ya da diltiazem türü kalsiyum kanal blokerleriyle veya diğer antiaritmik ilaçlarla birlikte karvedilol tedavisi uygulanan hastalarda, EKG ve kan basıncının dikkatle izlenmesi gerekir. Feokromositoma: Feokromositomalı hastalarda, b-bloker kullanılmadan önce bir a-bloker uygulamasına başlanmalıdır. Karvedilol hem a-bloker, hem b-bloker farmakolojik aktivite göstermesine rağmen, bu koşullarda kullanımıyla ilgili deneyim yoktur. Bu nedenle, feokromositomadan kuşkulanılan hastalarda karvedilol uygulamasında dikkatli olunmalıdır. Prinzmetal varyant anjina: Prinzmetal varyant anjinası bulunan hastalarda non-selektif b-bloker aktivite göğüs ağrısına neden olabilir. Karvedilolün a-bloker aktivitesi bu tür semptomları önleyebilse de, böyle hastalarda karvedilol kullanımıyla ilgili klinik deneyim yoktur. Yine de, Prinzmetal varyant anjinasından şüphelenilen hastalarda karvedilol dikkatle kullanılmalıdır. Kontakt lens: Kontakt lens kullananlar gözyaşında azalma riskini gözönünde bulundurmalıdır. Kesilme sendromu: Özellikle iskemik kalp hastalığı olanlarda, karvedilol tedavisi birdenbire kesilmemelidir. Bu hastalarda karvedilolun kesilmesi aşamalı olmalıdır (2 haftalık süre içinde). Kişiden kişiye değişiklik gösteren reaksiyonlar (başdönmesi, yorgunluk) nedeniyle araba ve makine kullanma ya da yardımsız çalışma yeteneği bozulabilir. Bu durum özellikle tedavinin başlangıcı, doz artımı sonrası, ilaç değişimi ve birlikte alkol kullanıldığı zamanlar için geçerlidir. Gebelikte kullanım kategorisi C’dir. 2. ve 3. trimestirde D’dir. Beta blokerler plasentanın perfüzyonunu azaltarak intrauterin fetal ölüm veya immatür ya da prematür doğumlara yol açabilir. Ek olarak, fetus ve yenidoğanda istenmeyen etkiler (özellikle hipoglisemi ve bradikardi) görülebilir. Yenidoğanda postnatal dönemde kardiyak ve pulmoner komplikasyon riski artabilir. Karvedilolün gebe kadınlarda kullanımıyla ilgili yeterli deneyim yoktur. Karvedilol gebelik sırasında, ancak potansiyel yarar potansiyel riskten fazla ise kullanılmalıdır. Karvedilolün insanlarda anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle karvedilol uygulanması sırasında emzirme tavsiye edilmez.

Yan Etkileri:
Yan etkilerin sıklığı baş dönmesi dışında doza bağımlı değildir. Konjestif kalp yetmezliği olan hastalarla yapılan klinik çalışmalarda karvedilol grubunda en sık görülen ve sıklığı plasebo alan hastalarda görülene eşit olmayan yan etkiler: Çok sık olarak: Tedavinin başlangıcında bazen hafif derecede baş dönmesi, baş ağrısı ve yorgunluk görülebilir. Asteni (yorgunluk dahil) de çok sık görülür. Sık olarak: Bradikardi, postural hipotansiyon,hipotansiyon, ödem (genel, periferik, bağımlı ve genital ödem, bacaklarda ödem, hipervolemi ve sıvı yükünde artış). Seyrek olarak: Senkop (presenkopu da içerir), AV-blok ve doz artırımı sırasında kalp yetmezliği. Sıklıkla, mide bulantısı, diyare ve kusma. Nadiren trombositopeni, izole olgularda lökopeni bildirilmiştir. Sıklıkla, vücut ağırlığında artış ve hiperkolesterolemi. Diabetes mellitus’u olan hastalarda hiperglisemi, hipoglisemi ve kan glukozu kontrolünde kötüleşme de sık görülür. Sıklıkla, görme bozuklukları, nadiren difüz damar hastalığı ve/veya böbrek fonksiyonlarında bozukluk olan hastalarda böbrek yetmezliği ve böbrek işlev anomalileri görülen diğer yan etkiler arasındadır.

İlaç Etkileşimleri:
Digoksin ve karvedilolün birlikte uygulanmasında digoksinin konsantrasyonları %15 kadar artar. Hem karvedilol hem de kalp glikozidleri AV iletimini yavaşlatır. Beta bloker etkili ilaçlar insülin ve oral hipoglisemiklerin kan şekerini düşürücü etkisini artırabilirler. Rifampisin karvedilol plazma konsantrasyonlarını yaklaşık %70 azaltır. Simetidin EAA’ı yaklaşık %30 artırır fakat maksimum konsantrasyon (Cmax)’da değişikliğe yol açmaz. Beta-bloker özellikleri olan ilaçlarla birlikte katekolamin deplesyonuna neden olan bir ilaç (ör.rezerpin ve/veya monoamin oksidaz inhibitörleri) alan hastalar hipotansiyon ve/veya şiddetli bradikardi belirtileri açısından yakından izlenmelidir. Kronik vasküler rejeksiyon görülen 21 böbrek transplant hastası üzerinde karvedilol tedavisi sonrası ortalama siklosporin konsantrasyonlarında hafif artışlar gözlenmiştir. Klonidinin beta bloker ilaçlarla birlikte uygulanması kan basıncını ve kalp atım hızını düşürücü etkilerini potansiyalize edebilir. Karvedilol ve diltiazem birlikte oral yolla uygulandığında izole olgularda ileti bozukluğu gözlenmiştir.

KARDOZİN
Tablet

Deva

Etken Madde(ler):
Doksazosin

Piyasa Şekilleri:
4 mg: 20 tablet, 2 mg: 20 tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Doksazosin sabah veya akşam alınabilir. Hipertansiyon: Tedaviye günde 1 defa 1 mg ile başlanmalı ve gereğinde 1-2 haftalık bir tedaviden sonra bu doz günde 1 defa 2 mg’a arttırılmalıdır. Tedaviden yeterli cevap sağlanana kadar günlük doz 1-2 haftalık aralarla giderek 4, 8 ve maksimum 16 mg’a kadar arttırılabilir. 16 mg’lık maksimum günlük doz aşılmamalıdır. Mutad günlük doz, tek doz halinde 2-4 mg’dır. BPH (Benign Prostat Hiperplazisi): Tedaviye günde 1 defa 1 mg ile başlanır. Hastanın cevabına göre bu doz 1-2 haftalık bir süre sonra günde 1 defa 2 mg’a arttırılabilir. Gereğinde günlük doz yeterli cevap sağlanana kadar 1-2 haftalık aralarla giderek günde 4 mg ve maksimum 8 mg’a kadar arttırılabilir. 8 mg’lık maksimum günlük doz aşılmamalıdır. Mutad günlük doz, tek doz halinde günde 2-4 mg’dır.

Endikasyonları:
Hipertansiyon tedavisinde endike olup, hastaların büyük çoğunluğunda kan basıncını kontrolde ilk ajan olarak kullanılabilir. Tek antihipertansif ajan ile yeterli derecede kontrol altına alınamayan hastalarda kalsiyum antagonisti, tiyazid diüretik, Beta-bloker, veya anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörü gibi diğer bir ajan ile birlikte kullanılabilir. Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) veya BPH’e eşlik eden idrar çıkışındaki azalmanın klinik semptomlarının tedavisinde endikedir. Hipertansif veya normotansif olan BPH hastalarında kullanılabilir.

Kontrendikasyonları:
Kinazolinlere aşırı duyarlı hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:
Hastalardan çok küçük bir oranı doksazosinin ilk dozuna karşı ani ve abartılmış bir cevap vermişlerdir. Postüral hipotansiyon, özellikle tedavinin başlangıcında bildirilmiştir. Tedaviye düşük dozda doksazosin ile başlayarak ve tedavinin ilk 1-2 haftasında ufak doz artırmaları ile bu etki kolayca önlenebilir. Bütünüyle karaciğer tarafından metabolize edilen her ilaç gibi doksazosin de karaciğer fonksiyon bozukluğu belirtileri gösteren hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Böbrek bozukluğu olan hastalarda yapılan farmakokinetik çalışmalar, normal böbrek fonksiyonu olan hastalara kıyasla anlamlı değişiklikler göstermemiştir. Gebe ve emziren kadınlarda, yeterli çalışmalar bulunmadığı için güvenilirlik henüz saptanmamıştır. Gebelik ve emzirme döneminde yalnızca hekimin kanaatince potansiyel yarar olası risklerden fazlaysa kullanılmalıdır. Çocuklarda kullanımı hakkında herhangi bir deneyim mevcut değildir. Makine ve motorlu araç kullanma aktivitelerinde özellikle tedavinin başlangıcında bozulma görülebilir.

Yan Etkileri:
Hipertansiyonlu hastalarda yapılan kontrollü klinik araştırmalarda en sık rastlanan yan etkiler postüral tipte (nadiren senkop ile birlikte görülen) veya non-spesifik reaksiyonlar olup, bunlar arasında baş dönmesi, baş ağrısı, yorgunluk/halsizlik, postürel göz kararması, vertigo ödem, asteni, uyku basması, bulantı ve rinit mevcuttur.

İlaç Etkileşimleri:
Plazmadaki doksazosinin %98′i proteine bağlıdır. Digoksin, fenitoin, varfarin veya indometazinin proteine bağlanışı üzerinde etkisi yoktur. Klinik deneylerde advers ilaç etkileşmesi olmadan tiazid diüretikler, furosemid, Beta-blokerler, non-steroid antienflamatuvarlar, antibiyotikler, oral hipoglisemikler, ürikozürik ajanlar veya antikoagülanlarla birlikte kullanılmıştır.

DOXACOR
Tablet

Sandoz

Etken Madde(ler):
Doksazosin

Piyasa Şekilleri:
2 mg: 20 tablet, 4 mg: 20 tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Hipertansiyon tedavisinde: Başlangıç dozu 1 mg’dır. İkinci hafta 2 mg Doxacor ile devam edilir. Üçüncü haftadan sonra hastanın tedaviye yanıtına göre idame dozu ayarlanır. Günlük maksimum doz 16 mg’dır. Benign Prostat Hiperplazisinde: Başlangıç dozu günde bir kez 1 mg’dır. Semptomlara göre günlük doz, en yüksek 8 mg olmak üzere, arttırılabilir.

Endikasyonları:
Hipertansiyon tedavisinde endike olup, hastaların büyük çoğunluğunda kan basıncını kontrolde ilk ajan olarak kullanılabilir. Tek antihipertansif ajan ile yeterli derecede kontrol altına alınamayan hastalarda kalsiyum antagonisti, tiyazid diüretik, Beta-bloker, veya anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörü gibi diğer bir ajan ile birlikte kullanılabilir. Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) veya BPH’e eşlik eden idrar çıkışındaki azalmanın klinik semptomlarının tedavisinde endikedir. Hipertansif veya normotansif olan BPH hastalarında kullanılabilir.

Kontrendikasyonları:
Kinazolinlere aşırı duyarlı hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:
Hastalardan çok küçük bir oranı doksazosinin ilk dozuna karşı ani ve abartılmış bir cevap vermişlerdir. Postüral hipotansiyon, özellikle tedavinin başlangıcında bildirilmiştir. Tedaviye düşük dozda doksazosin ile başlayarak ve tedavinin ilk 1-2 haftasında ufak doz artırmaları ile bu etki kolayca önlenebilir. Bütünüyle karaciğer tarafından metabolize edilen her ilaç gibi doksazosin de karaciğer fonksiyon bozukluğu belirtileri gösteren hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Böbrek bozukluğu olan hastalarda yapılan farmakokinetik çalışmalar, normal böbrek fonksiyonu olan hastalara kıyasla anlamlı değişiklikler göstermemiştir. Gebe ve emziren kadınlarda, yeterli çalışmalar bulunmadığı için güvenilirlik henüz saptanmamıştır. Gebelik ve emzirme döneminde yalnızca hekimin kanaatince potansiyel yarar olası risklerden fazlaysa kullanılmalıdır. Çocuklarda kullanımı hakkında herhangi bir deneyim mevcut değildir. Makine ve motorlu araç kullanma aktivitelerinde özellikle tedavinin başlangıcında bozulma görülebilir.

Yan Etkileri:
Hipertansiyonlu hastalarda yapılan kontrollü klinik araştırmalarda en sık rastlanan yan etkiler postüral tipte (nadiren senkop ile birlikte görülen) veya non-spesifik reaksiyonlar olup, bunlar arasında baş dönmesi, baş ağrısı, yorgunluk/halsizlik, postürel göz kararması, vertigo ödem, asteni, uyku basması, bulantı ve rinit mevcuttur.

İlaç Etkileşimleri:
Plazmadaki doksazosinin %98′i proteine bağlıdır. Digoksin, fenitoin, varfarin veya indometazinin proteine bağlanışı üzerinde etkisi yoktur. Klinik deneylerde advers ilaç etkileşmesi olmadan tiazid diüretikler, furosemid, Beta-blokerler, non-steroid antienflamatuvarlar, antibiyotikler, oral hipoglisemikler, ürikozürik ajanlar veya antikoagülanlarla birlikte kullanılmıştır.

VICKS Vapodry
Şurup

Eczacıbaşı

Önemli:
Bu ürün KONTROLE TABİ olup normal reçete ile verilerek reçete kayıt defterine kaydedilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):
Dekstrometorfan HBr 10 mg/5 ml, Psödoefedrin HCl 20 mg/5 ml, Klorfeniramin maleat 2 mg/5 ml

Piyasa Şekilleri:
120 ml’lik şişelerde.

Kullanım Şekli:
3-6 yaş arası: 3-4×2.5 ml/gün, 6-9 yaş arası: 3-4×2.5-5 ml/gün, 9-12 yaş arası: 3-4×5 ml/gün, erişkin (>12 yaş): 3-4×5-10 ml/gün.

Endikasyonları:
Öksürük ve konjesyon belirtilerinin tedavisinde, üst solunum yolları hastalıklarında ve alerjik rinitte kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Bileşiminde bulunan maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olduğu bilinenlerde, monoamin oksidaz (MAO) tedavisi görenlerde ya da son 14 gün içinde bu tür ilaç kullananlarda, böbrek yetmezliğinde, ağır hipertansiyon koroner arter hastalığı bulunanlarda, gebelik ve emzirme döneminde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Hafif yada orta derecede hipertansiyonlu hastalarda, hipertiroidi ve prostat hipertrofisinde, dar açılı glokomda, prodüktif öksürüklü kronik akciğer hastalıklarında ve diyabetli hastalarda kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Ağır karaciğer yetmezliği bulunanlarda doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Uyuklama ve dikkat kaybına yol açabileceğinden hastaların taşıt ve makine kullanmamaları önerilir. Alkolün ve diğer merkezi sinir sistemi depresanlarının etkilerini güçlendireceğinden alkollü içeceklerle birlikte kullanılmamalıdır. Semptomlarda 7 gün içerisinde iyileşme görülmezse veya yüksek ateş durumunda ilaç kesilmeli ve doktora danışılmalıdır.

Yan Etkileri:
Epigastik rahatsızlık hissi, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal ya da kabızlık, taşikardi, palpitasyon, EKG değişiklikleri, aritmi, hipotansiyon ve hipertansiyon, bronşiyal salgılarda koyulaşma, aşırı duyarlılık reaksiyonları, ışığa duyarlılık ve kimyasal olarak benzer preparatlara çapraz duyarlılık görülebilir. özellikle prostat hipertrofisi olanlarda idrar retansiyonu görülebileceği bildirilmiştir. Seyrek olarak görülen yan etkiler: Baş dönmesi, tremor, nadiren halüsilasyon, uyku bozukluğu, baş ağrısı, koordinasyon güçlüğü, deri döküntüleri, fotosensitive, boğaz kuruluğu.

İlaç Etkileşimleri:
Monoamin oksidaz (MAO) inhibitörleri, alfa-adrenerjik blokerler, alkol, hipnotik ve trankilizan ilaçlar, atropin, trisiklik antidepresan ilaçlar, temazepam, antihistaminikler, narkotik analjezikler ve SSS depresanları ile kullanılmamalıdır. Genetik polimorfizmi test etmekte kullanılan debrizokin maddesi ile etkileşim gösterebilir. Antihipertansif ya da antidepresan ilaçlar kullananlar hekime danışmadan kullanmamalıdır.

BRONKAR-A
Şurup

Nobel

Önemli:
Bu ürün KONTROLE TABİ olup normal reçete ile verilerek reçete kayıt defterine kaydedilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):
Klorfeniramin maleat 2 mg/5 ml, Dekstrometorfan HBr 10 mg/5 ml, Psödoefedrin HCl 30 mg/5 ml

Piyasa Şekilleri:
125 ml’lik renkli cam şişelerde.

Kullanım Şekli:
12 yaşından büyük çocuklar ve yetişkinlerde günde 3-4 kez 1-2 ölçek (5-10 ml), 6-12 yaş arası çocuklarda günde 3-4 kez 1/2-1 ölçek (2.5-5 ml), 24 saat içinde en fazla 4 ölçek uygulanabilir. 2-6 yaş arası çocuklarda günde 3-4 kez 1/2 ölçek (2.5 ml), 24 saat içinde en fazla 2 ölçek uygulanabilir. 2 yaşın altındaki çocuklarda hekim önerisi olmadan kullanılmamalıdır. 1-2 yaş arası çocuklarda günde 3 kez 1/2 ölçek, 6-12 aylık bebeklerde günde 4 kez 1/4 ölçek, 3-6 aylık bebeklerde günde 3 kez 1/4 ölçek olmak üzere kullanılır.

Endikasyonları:
Öksürük ve konjesyon belirtilerinin tedavisinde, üst solunum yolları hastalıklarında ve alerjik rinitte kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Bileşiminde bulunan maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olduğu bilinenlerde, monoamin oksidaz (MAO) tedavisi görenlerde ya da son 14 gün içinde bu tür ilaç kullananlarda, böbrek yetmezliğinde, ağır hipertansiyon koroner arter hastalığı bulunanlarda, gebelik ve emzirme döneminde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Hafif yada orta derecede hipertansiyonlu hastalarda, hipertiroidi ve prostat hipertrofisinde, dar açılı glokomda, prodüktif öksürüklü kronik akciğer hastalıklarında ve diyabetli hastalarda kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Ağır karaciğer yetmezliği bulunanlarda doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Uyuklama ve dikkat kaybına yol açabileceğinden hastaların taşıt ve makine kullanmamaları önerilir. Alkolün ve diğer merkezi sinir sistemi depresanlarının etkilerini güçlendireceğinden alkollü içeceklerle birlikte kullanılmamalıdır. Semptomlarda 7 gün içerisinde iyileşme görülmezse veya yüksek ateş durumunda ilaç kesilmeli ve doktora danışılmalıdır.

Yan Etkileri:
Epigastik rahatsızlık hissi, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal ya da kabızlık, taşikardi, palpitasyon, EKG değişiklikleri, aritmi, hipotansiyon ve hipertansiyon, bronşiyal salgılarda koyulaşma, aşırı duyarlılık reaksiyonları, ışığa duyarlılık ve kimyasal olarak benzer preparatlara çapraz duyarlılık görülebilir. özellikle prostat hipertrofisi olanlarda idrar retansiyonu görülebileceği bildirilmiştir. Seyrek olarak görülen yan etkiler: Baş dönmesi, tremor, nadiren halüsilasyon, uyku bozukluğu, baş ağrısı, koordinasyon güçlüğü, deri döküntüleri, fotosensitive, boğaz kuruluğu.

İlaç Etkileşimleri:
Monoamin oksidaz (MAO) inhibitörleri, alfa-adrenerjik blokerler, alkol, hipnotik ve trankilizan ilaçlar, atropin, trisiklik antidepresan ilaçlar, temazepam, antihistaminikler, narkotik analjezikler ve SSS depresanları ile kullanılmamalıdır. Genetik polimorfizmi test etmekte kullanılan debrizokin maddesi ile etkileşim gösterebilir. Antihipertansif ya da antidepresan ilaçlar kullananlar hekime danışmadan kullanmamalıdır.

DORFAN
Şurup

Akdeniz

Önemli:
Bu ürün KONTROLE TABİ olup normal reçete ile verilerek reçete kayıt defterine kaydedilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):
Dekstrometorfan HBr 10 mg/5 ml, Psödoefedrin HCl 20 mg/5 ml, Klorfeniramin maleat 2 mg/5 ml

Piyasa Şekilleri:
100 ml’lik şişelerde.

Kullanım Şekli:
Günlük doz erişkinlerde 3 kez 1 ölçek ve 4 yaşından küçük çocuklarda 2 kez 1 ölçektir.

Endikasyonları:
Öksürük ve konjesyon belirtilerinin tedavisinde, üst solunum yolları hastalıklarında ve alerjik rinitte kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Bileşiminde bulunan maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olduğu bilinenlerde, monoamin oksidaz (MAO) tedavisi görenlerde ya da son 14 gün içinde bu tür ilaç kullananlarda, böbrek yetmezliğinde, ağır hipertansiyon koroner arter hastalığı bulunanlarda, gebelik ve emzirme döneminde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Hafif yada orta derecede hipertansiyonlu hastalarda, hipertiroidi ve prostat hipertrofisinde, dar açılı glokomda, prodüktif öksürüklü kronik akciğer hastalıklarında ve diyabetli hastalarda kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Ağır karaciğer yetmezliği bulunanlarda doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Uyuklama ve dikkat kaybına yol açabileceğinden hastaların taşıt ve makine kullanmamaları önerilir. Alkolün ve diğer merkezi sinir sistemi depresanlarının etkilerini güçlendireceğinden alkollü içeceklerle birlikte kullanılmamalıdır. Semptomlarda 7 gün içerisinde iyileşme görülmezse veya yüksek ateş durumunda ilaç kesilmeli ve doktora danışılmalıdır.

Yan Etkileri:
Epigastik rahatsızlık hissi, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal ya da kabızlık, taşikardi, palpitasyon, EKG değişiklikleri, aritmi, hipotansiyon ve hipertansiyon, bronşiyal salgılarda koyulaşma, aşırı duyarlılık reaksiyonları, ışığa duyarlılık ve kimyasal olarak benzer preparatlara çapraz duyarlılık görülebilir. özellikle prostat hipertrofisi olanlarda idrar retansiyonu görülebileceği bildirilmiştir. Seyrek olarak görülen yan etkiler: Baş dönmesi, tremor, nadiren halüsilasyon, uyku bozukluğu, baş ağrısı, koordinasyon güçlüğü, deri döküntüleri, fotosensitive, boğaz kuruluğu.

İlaç Etkileşimleri:
Monoamin oksidaz (MAO) inhibitörleri, alfa-adrenerjik blokerler, alkol, hipnotik ve trankilizan ilaçlar, atropin, trisiklik antidepresan ilaçlar, temazepam, antihistaminikler, narkotik analjezikler ve SSS depresanları ile kullanılmamalıdır. Genetik polimorfizmi test etmekte kullanılan debrizokin maddesi ile etkileşim gösterebilir. Antihipertansif ya da antidepresan ilaçlar kullananlar hekime danışmadan kullanmamalıdır.

TAMOL COLD
Tablet

Sandoz

Etken Madde(ler):
Asetaminofen (Parasetamol) 500 mg, Psödoefedrin HCl 30 mg, Dekstrometorfan HBr 15 mg

Piyasa Şekilleri:
20 tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
12 yaş ve üzerindekilerde: Günde 3 kere 1 tablet alınır.

Endikasyonları:
Öksürük ve konjesyon belirtilerinin tedavisinde, üst solunum yolları hastalıklarında ve alerjik rinitte kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Bileşiminde bulunan maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olduğu bilinenlerde, monoamin oksidaz (MAO) tedavisi görenlerde ya da son 14 gün içinde bu tür ilaç kullananlarda, böbrek yetmezliğinde, ağır hipertansiyon koroner arter hastalığı bulunanlarda, gebelik ve emzirme döneminde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Hafif yada orta derecede hipertansiyonlu hastalarda, hipertiroidi ve prostat hipertrofisinde, dar açılı glokomda, prodüktif öksürüklü kronik akciğer hastalıklarında ve diyabetli hastalarda kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Ağır karaciğer yetmezliği bulunanlarda doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Uyuklama ve dikkat kaybına yol açabileceğinden hastaların taşıt ve makine kullanmamaları önerilir. Alkolün ve diğer merkezi sinir sistemi depresanlarının etkilerini güçlendireceğinden alkollü içeceklerle birlikte kullanılmamalıdır. Semptomlarda 7 gün içerisinde iyileşme görülmezse veya yüksek ateş durumunda ilaç kesilmeli ve doktora danışılmalıdır.

Yan Etkileri:
Epigastik rahatsızlık hissi, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal ya da kabızlık, taşikardi, palpitasyon, EKG değişiklikleri, aritmi, hipotansiyon ve hipertansiyon, bronşiyal salgılarda koyulaşma, aşırı duyarlılık reaksiyonları, ışığa duyarlılık ve kimyasal olarak benzer preparatlara çapraz duyarlılık görülebilir. özellikle prostat hipertrofisi olanlarda idrar retansiyonu görülebileceği bildirilmiştir. Seyrek olarak görülen yan etkiler: Baş dönmesi, tremor, nadiren halüsilasyon, uyku bozukluğu, baş ağrısı, koordinasyon güçlüğü, deri döküntüleri, fotosensitive, boğaz kuruluğu.

İlaç Etkileşimleri:
Monoamin oksidaz (MAO) inhibitörleri, alfa-adrenerjik blokerler, alkol, hipnotik ve trankilizan ilaçlar, atropin, trisiklik antidepresan ilaçlar, temazepam, antihistaminikler, narkotik analjezikler ve SSS depresanları ile kullanılmamalıdır. Genetik polimorfizmi test etmekte kullanılan debrizokin maddesi ile etkileşim gösterebilir. Antihipertansif ya da antidepresan ilaçlar kullananlar hekime danışmadan kullanmamalıdır.

DEKSAN
Şurup

Deva

Önemli:
Bu ürün KONTROLE TABİ olup normal reçete ile verilerek reçete kayıt defterine kaydedilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):
Dekstrometorfan HBr 15 mg/5 ml, Asetaminofen (Parasetamol) 120 mg/5 ml, Psödoefedrin HCl 20 mg/5 ml, Klorfeniramin maleat 2 mg/5 ml

Piyasa Şekilleri:
100 ml’lik şişelerde.

Kullanım Şekli:
Günlük doz erişkinlerde 3-6×1 ölçek şurup ve çocuklarda 3-6×1/4-1 ölçek şuruptur.

Endikasyonları:
Öksürük ve konjesyon belirtilerinin tedavisinde, üst solunum yolları hastalıklarında ve alerjik rinitte kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Bileşiminde bulunan maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olduğu bilinenlerde, monoamin oksidaz (MAO) tedavisi görenlerde ya da son 14 gün içinde bu tür ilaç kullananlarda, böbrek yetmezliğinde, ağır hipertansiyon koroner arter hastalığı bulunanlarda, gebelik ve emzirme döneminde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Hafif yada orta derecede hipertansiyonlu hastalarda, hipertiroidi ve prostat hipertrofisinde, dar açılı glokomda, prodüktif öksürüklü kronik akciğer hastalıklarında ve diyabetli hastalarda kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Ağır karaciğer yetmezliği bulunanlarda doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Uyuklama ve dikkat kaybına yol açabileceğinden hastaların taşıt ve makine kullanmamaları önerilir. Alkolün ve diğer merkezi sinir sistemi depresanlarının etkilerini güçlendireceğinden alkollü içeceklerle birlikte kullanılmamalıdır. Semptomlarda 7 gün içerisinde iyileşme görülmezse veya yüksek ateş durumunda ilaç kesilmeli ve doktora danışılmalıdır.

Yan Etkileri:
Epigastik rahatsızlık hissi, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal ya da kabızlık, taşikardi, palpitasyon, EKG değişiklikleri, aritmi, hipotansiyon ve hipertansiyon, bronşiyal salgılarda koyulaşma, aşırı duyarlılık reaksiyonları, ışığa duyarlılık ve kimyasal olarak benzer preparatlara çapraz duyarlılık görülebilir. özellikle prostat hipertrofisi olanlarda idrar retansiyonu görülebileceği bildirilmiştir. Seyrek olarak görülen yan etkiler: Baş dönmesi, tremor, nadiren halüsilasyon, uyku bozukluğu, baş ağrısı, koordinasyon güçlüğü, deri döküntüleri, fotosensitive, boğaz kuruluğu.

İlaç Etkileşimleri:
Monoamin oksidaz (MAO) inhibitörleri, alfa-adrenerjik blokerler, alkol, hipnotik ve trankilizan ilaçlar, atropin, trisiklik antidepresan ilaçlar, temazepam, antihistaminikler, narkotik analjezikler ve SSS depresanları ile kullanılmamalıdır. Genetik polimorfizmi test etmekte kullanılan debrizokin maddesi ile etkileşim gösterebilir. Antihipertansif ya da antidepresan ilaçlar kullananlar hekime danışmadan kullanmamalıdır.

TRİATÜS
Şurup

Koçak Farma

Önemli:
Bu ürün KONTROLE TABİ olup normal reçete ile verilerek reçete kayıt defterine kaydedilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):
Dekstrometorfan HBr 10 mg/5 ml, Psödoefedrin HCl 20 mg/5 ml, Klorfeniramin maleat 2 mg/5 ml

Piyasa Şekilleri:
100 ml’lik şişelerde.

Kullanım Şekli:
Yetişkinler ve 12 yaş üzeri çocuklar: Günde 3-4×1-2 ölçek. 9-12 yaş arası çocuklar: Günde 3-4×1 ölçek. 6-9 yaş arası çocuklar: Günde 3-4×1/2-1 ölçek. 2-6 yaş arası çocuklar: Günde 3×1/2 ölçek veya 8 saatte bir 1 ölçek. 2 yaş altı çocuklar: Günde 3×1/4 ölçek.

Endikasyonları:
Öksürük ve konjesyon belirtilerinin tedavisinde, üst solunum yolları hastalıklarında ve alerjik rinitte kullanılır.

Kontrendikasyonları:
Bileşiminde bulunan maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılığı olduğu bilinenlerde, monoamin oksidaz (MAO) tedavisi görenlerde ya da son 14 gün içinde bu tür ilaç kullananlarda, böbrek yetmezliğinde, ağır hipertansiyon koroner arter hastalığı bulunanlarda, gebelik ve emzirme döneminde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:
Hafif yada orta derecede hipertansiyonlu hastalarda, hipertiroidi ve prostat hipertrofisinde, dar açılı glokomda, prodüktif öksürüklü kronik akciğer hastalıklarında ve diyabetli hastalarda kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Ağır karaciğer yetmezliği bulunanlarda doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Uyuklama ve dikkat kaybına yol açabileceğinden hastaların taşıt ve makine kullanmamaları önerilir. Alkolün ve diğer merkezi sinir sistemi depresanlarının etkilerini güçlendireceğinden alkollü içeceklerle birlikte kullanılmamalıdır. Semptomlarda 7 gün içerisinde iyileşme görülmezse veya yüksek ateş durumunda ilaç kesilmeli ve doktora danışılmalıdır.

Yan Etkileri:
Epigastik rahatsızlık hissi, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal ya da kabızlık, taşikardi, palpitasyon, EKG değişiklikleri, aritmi, hipotansiyon ve hipertansiyon, bronşiyal salgılarda koyulaşma, aşırı duyarlılık reaksiyonları, ışığa duyarlılık ve kimyasal olarak benzer preparatlara çapraz duyarlılık görülebilir. özellikle prostat hipertrofisi olanlarda idrar retansiyonu görülebileceği bildirilmiştir. Seyrek olarak görülen yan etkiler: Baş dönmesi, tremor, nadiren halüsilasyon, uyku bozukluğu, baş ağrısı, koordinasyon güçlüğü, deri döküntüleri, fotosensitive, boğaz kuruluğu.

İlaç Etkileşimleri:
Monoamin oksidaz (MAO) inhibitörleri, alfa-adrenerjik blokerler, alkol, hipnotik ve trankilizan ilaçlar, atropin, trisiklik antidepresan ilaçlar, temazepam, antihistaminikler, narkotik analjezikler ve SSS depresanları ile kullanılmamalıdır. Genetik polimorfizmi test etmekte kullanılan debrizokin maddesi ile etkileşim gösterebilir. Antihipertansif ya da antidepresan ilaçlar kullananlar hekime danışmadan kullanmamalıdır.

ACTIFED
Tablet

GlaxoSmithKline

Etken Madde(ler):
Psödoefedrin HCl 60 mg, Triprolidin HCl 2.5 mg

Piyasa Şekilleri:
20 tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
12 yaşın üstündeki çocuklara ve erişkinlere günde 3-4 kez 1 tablet; 6-12 yaş arası çocuklara günde 3 kez yarım tablet verilir.

Endikasyonları:
Nazal bir dekonjestan ve histamin H1-reseptör antagonisti bir antialerjik içeren bu kombinasyon alerjik nezle, vazomotor nezle, soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklarda semptomatik etkililik sağlar.

Kontrendikasyonları:
Daha önce ilacın bileşiklerine karşı tolerans göstermemiş olan bireyler için kontrendikedir. Ciddi hipertansiyon ve şiddetli koroner arter hastalıkları olanlarda, daha önceki iki hafta içinde MAO inhibitörleri almış veya almaya devam eden hastalarda kontrendikedir. Psödoefedrin ve bu tip bir ilacın aynı zamanda kullanılması bazen kan basıncının yükselmesine neden olabilir.

Uyarılar:
Uyuşukluğa neden olabilir ve odituvar testlerde performansı düşürebilir. Hastalar, kendilerinin ilaca cevap verme düzeylerini tayin edebilecek hale gelene kadar araba kullanmamalı ve makine çalıştırmamalıdır. Aynı zamanda alkol veya merkezi sinir sistemi üzerine etkili başka sedatifler kullanmaktan kaçınılmalıdır. Psödoefedrinin normal tansiyonlu hastalarda hemen hemen hiç bir uyarıcı etkisi olmamasına rağmen; antihipertansif ilaçlar, trisiklik antidepresanlar ya da başka sempatomimetik maddeler (dekonjestanlar, iştah kesiciler ve amfetamine benzer psikostimulanlar gibi) alan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Bu tür hastalarda tekrarlamalı ya da kontrolsüz bir tedaviden önce tek bir dozun hastaların kan basıncı üzerindeki etkisi incelenmelidir. Hipertansiyon, kalp hastalıkları, şeker hastalığı, hipertiroidizm, yüksek intraoküler basınç ve prostatik büyüme görülen hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Hepatik ve/veya renal fonksiyon bozuklukları görülen hastalar üzerindeki etkileri hakkında henüz araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle ciddi hepatik veya renal fonksiyon bozuklukları görüldüğünde ilacın çok dikkatli kullanılması gerekir. Triprolidin veya psödoefedrinin mutajenik, teratojenik ve karsinojenik potansiyelinin olup olmadığı hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. İnsan fertilitesi üzerinde etkileri ile ilgili hiç bir bilgi bulunmamaktadır. Gebelik sırasında kullanımları ile ilgili spesifik veriler bulunmamaktadır. Bu nedenle, gebe kadının bu ilaçtan sağlayacağı yarar ile ilacın, gelişmekte olan fetusa muhtemel riskler dengelenmek şartıyla kullanımına karar verilmelidir. Psödoefedrin ve triprolidin anne sütüne az miktarda geçer, fakat bunun emzirilen bebeklerdeki etkisi bilinmemektedir.

Yan Etkileri:
MSS depresyonu veya uyarısı görülebilir. En sık bildirilen yan etki uyuklama halidir. Uyku bozukluğu ve nadiren, halüsinasyon kaydedilmiştir. İritasyonlu veya iritasyonsuz deri döküntüleri, taşikardi, ağız, burun ve boğaz kuruması da zaman zaman kaydedilmektedir. Psödoefedrin alan erkeklerde zaman zaman üriner retansiyona rastlanmaktadır, mevcut bir prostatik büyüme bu durumu hazırlayıcı faktör olabilir.

İlaç Etkileşimleri:
Dekonjestanlar, trisiklik antidepresanlar, iştah kesiciler ve amfetamin-benzeri psikostimulanlar gibi sempatomimetik aminlerin katabolizmasını engelleyen monoamin oksidaz inhibitörleri ile beraber kullanılması bazen kan basıncının yükselmesine neden olabilir. Psödoefedrinden dolayı; bretilyum, betanidin, guanitidin, debrizokin, metildopa, alfa ve beta-adrenerjik bloker ilaçlar gibi sempatik aktiviteyi engelleyen hipotansif ilaçların etkisini kısmen tersine çevirebilir.

SAYFA 2 «12345»
Sağlık Estetik