Gençlik yıllarında çocukların vücudu cinsel olgunluk kazanır. Erkeklerde ortaya çıkan değişiklikler arasında, seste kalınlaşmayla birlikte yüz, koltuk altı ve kasıkta kıllanmanın başlaması bulunmaktadır.
Vücudunuz erkek hormonları üreterek cinsel olgunluğa hazırlanır. Bu hormonlar testislerin büyümesine ve üzerini örten derinin renginin koyulaşmasına neden olur.
Erkeklerde ilk dikkat çeken değişiklik penis çevresinde seyrek ve açık renkli kasık tüylerinin ortaya çıkması olabilir. Cinsel değişiklikler büyüme atağı en üst düzeye çıkmadan önce de başlayabilir. Bu dönemde memeleriniz biraz büyürse kaygılanmayın. Bu durum (jinekomasti) nadir olarak hormonal bir sorundan kaynaklanır. Bu büyüme genellikle birkaç ay içinde ortadan kalkar.
Penis genellikle ergenliğin başlamasından 2 yıl sonra sertleşmeye başlar. Penisin boyunun uzamaya başlamasından bir yıl sonra ilk boşalma olabilir. Bu durum mastürbasyon yaparken, cinsel fanteziler kurarken kendiliğinden veya gece uyurken ortaya çıkabilir
Daha sonra kol ve yüzde kıllar çıkmaya başlar. Larenks (ses kutusu) geliştikçe adem elması öne doğru çıkar. Ses de değişmeye başlayarak kalın bir ton kazanır. Ara sıra tiz çocukluk sesi ortaya çıkabilir.
Genellikle 4-5 yıl süren bu olgunlaşma dönemi boyunca testisleriniz büyümeye ve penisiniz uzamaya ve kalınlaşmaya devam eder. Bu dönemin sonuna kadar penis, testisler ve kasık tüyleri, tam olarak gelişir ve bıyık ve sakal kılları ortaya çıkmaya başlar.
Cinsel olgunlaşma dönemi genellikle erkeklerde kızlardan birkaç yıl sonra başlar. Cinsel değişiklikler erkeklerde 9 ile 14 yaş arasında herhangi bir zamanda başlayabilir. Bu yaş aralığının dışında başlarsa gecikmiş ya da erken olduğu düşünülür.

Gençlik yıllarında çocukların vücudu cinsel olgunluk kazanır. Erkeklerde ortaya çıkan değişikliklerarasında, seste kalınlaşmayla birlikte yüz, koltuk altı ve kasıkta kıllanmanın başlaması
bulunmaktadır.
Vücudunuz erkek hormonlan üreterek cinsel olgunluğa hazırlanır. Bu hormonlar testislerin
büyümesine ve üzerini örten derinin renginin koyulaşmasına neden olur.
Erkeklerde ilk dikkat çeken değişiklik penis çevresinde seyrek ve açık renkli kasık tüylerinin
ortaya çıkması olabilir. Cinsel değişiklikler büyüme atağı en üst düzeye çıkmadan öncede başlayabilir. Bu dönemde memeleriniz biraz büyürse kaygılanmayın. Bu durum (jinekomasti) nadir olarak hormonal bir sorundan kaynaklanır.
Bu büyüme genellikle birkaç ay içinde ortadan kalkar.
Penis genellikle ergenliğin başlamasından 2 yıl sonra sertleşmeye başlar. Penisin boyunun uzamaya başlamasından bir yıl sonra ilk boşalma olabilir. Bu durum mastürbasyon yaparken, cinsel fantaziler kurarken kendiliğinden veyagece uyurken ortaya çıkabilir
Daha sonra kol ve yüzde kıllar çıkmaya başlar. Larenks (ses kutusu) geliştikçe adem elması öne doğru çıkar. Ses de değişmeye başlayarak kalın bir ton kazanır. Ara sıra tiz çocukluk sesi ortaya çıkabilir.
Genellikle 4-5 yıl süren bu olgunlaşma dönemi boyunca testisleriniz büyümeye ve penisiniz
uzamaya ve kalınlaşmaya devam eder. Bu dönemin sonuna kadar penis, testisler vekasık tüyleri, tam olarak gelişir ve bıyık ve sakal kılları ortaya çıkmaya başlar.
Cinsel olgunlaşma dönemi genellikle erkeklerde kızlardan birkaç yıl sonra başlar. Cinsel değişiklikler erkeklerde 9 ile 14 yaş arasında herhangi bir zamanda başlayabilir. Bu yaş aralığının dışında başlarsa gecikmiş ya da erken
olduğu düşünülür.

Üçlü test tüm anne adaylarına 16.-18. gebelik haftaları arasında önerilen bir kan testidir. Anne adayından alınan kanda üç ayrı hormon ölçümü yapılır. Hormon ölçüm sonuçları, anne adayının yaşı, kilosu, sigara kullanıp kullanmadığı gibi değişkenler ve gebelik haftasıyla birlikte özel bir bilgisayar programına girilerek işleme tabi tutulur. Bu işlem neticesinde anne adayının bebeğinde Trisomi 21 (Down sendromu), Trisomi 18 ve nöral tüp defekti (NTD) varolma olasılığı belirlenir. Hazırlanan üçlütest raporunda bu üç anormal durum için risk ayrı ayrı belirtilir (Örnek Üçlütest Raporu’na bakınız).

Anne adayından uygun gebelik haftasında alınan kanda ölçülen hormonlar gebelik testi bahsinden de tanıdığınız hCG (human chorionic gonadotropin) hormonu, bebeğin karaciğerinden salgılanarak anne adayının kanına geçen AFP (alfa fetoprotein) hormonu ve uE3 (konjuge olmayan estriol) adlı hormondur. Bu hormonların anne adayı kanındaki değerleri gebelik haftalarına göre önemli değişiklikler gösterir.

Üçlü testin geliştirilmesi aşamasında gebelik haftası kesin olarak bilinen çok sayıda anne adayından alınan kanlarda bu üç hormonun ölçümleri yapılmış ve normal değerler alt ve üst sınır olarak belirlenmiştir. Bu normal değerler kolaylık ve birimlerde eşitleme sağlama açısından MoM (multiple of median-ortalamanın katları) olarak belirtilir. Ölçüm yapılan bu anne adaylarından daha sonra Down sendromlu, Trizomi 18′li ve NTD’li doğum yapanların hormon değerlerinde MoM değerinden sapma dereceleri hesaplanarak, ne kadar sapmanın riski ne derece artırdığı istatistiksel olarak belirlenmiş ve risk belirleme sistemi bir bilgisayar programı yardımıyla otomatize edilmiştir.

Özet olarak; alınan kanda belirlenen MoM değerleri, yaş, kilo, gebelik haftası gibi değişkenlerle birlikte bilgisayar programına girilmekte ve bu program altyapısında bulunan verilerle karşılaştırma yaparak normalden sapmanın derecesine göre riski rakamsal olarak vermektedir.

Aşağıdaki örneği inceleyiniz:

Örnek Rapor: Şu anda çeşitli laboratuarlarda uygulanan testlerde sonuçlar halen anne adaylarının ellerine ingilizce olarak geçmektedir. Örnek raporun en önemli kısımları ve ingilizce kısımların tercümeleri verilmiştir:

Maternal Serum Results Singleton Pregnancy (Tekil gebelik, anne serum sonuçları)

AFP: 30.81 ng/ml

1.32 MoM

 

 

 

 

Gestational Age (gebelik haftası):16.9 weeks (hafta)

uE3:1.77 ng/ml

1.21 MoM

 

 

 

 

By US (ultrason ile )(28-10-99:16.0 weeks)

hCG:12.25 IU/ml

0.44 MoM

 

 

 

 

Family history of NTD (ailede NTD öyküsü)? No (Hayır)

 

 

 

 

 

 

 

OPEN NTD ASSESSMENT (Açık spina bifida risk tahmini)

Risk of open spina bifida is 1:4500 (Açık spina bifida riski 1:4500)

DOWN SYNDROME RISK ASSESSMENT (Down sendromu risk tahmini)

Risk of Down Syndrome using age only is 1:1028 (Yanlız yaş kullanılarak belirlenen Down sendromu riski: 1:1028)

Risk of Down Syndrome using age, AFP, hCG and uE3 is 1:37000 (Yaş ve hormon ölçümleri kullanılarak belirlenen Down sendromu riski 1:37000

TRISOMY 18 RISK ASSESSMENT (Trizomi 18 risk tahmini)

Calculated Risk of trisomy 18 is 1:26449 (Hesaplanan trizomi 18 riski 1:26449)

 

 

 

 

 

 

 

Üçlü testle NTD risk tahmini

NTD risk tahmini için tek başına AFP değeri ile gebelik haftası karşılaştırılır, anne adayının kilosuna göre düzeltmeler sonrası risk tahmini yapılır. NTD durumlarında nöral dokuyu örten yapıdaki açıklık şeklindeki defektten amnios sıvısına ve buradan da anne adayının kanına normalden fazla AFP hormonu geçer. Bu yüzden AFP değeri gebelik haftasına göre olması gerekenden daha yüksek çıkar. Yükseklik ne kadar fazla olursa bebekte NTD varolma riski o kadar yüksek olarak belirlenir. İkiz ve çoğul gebelik, bebekte böbrek hastalıkları, omfalosel ve gastroşizis gibi bebeğin karın önduvarında açıklık olması durumlarında da anne adayının kanında AFP yüksek çıkar. Bu durumların büyük bir kısmı ultrasonda nispeten kolay ayırtedilir.

En önemli nokta testin yapıldığı anda gebelik haftasının doğru belirlenmiş ve bilgisayara doğru girilmiş olmasıdır. Anne adayının gebelik haftası sanılandan büyükse bu durumda AFP yüksek çıkacak ve testte NTD riski gerçekte olduğundan yüksek çıkacaktır.

Üçlü testte Down sendromu risk tahmini

Down sendromu risk tahmini anne adayının yaşı, kilosu ve üç hormon ölçümü kullanılarak yapılır. Down sendromunda AFP ve uE3 gebelik haftasına göre olması gerekenden düşük, HCG ise olması gerekenden yüksektir. Bilgisayar programı bu üç hormonun gebelik haftası ve kiloya göre normalden sapmalarını belirler ve yaşla birlikte anne adayında Down sendromlu bebek taşıyor olma riskini belirler.

Burada da en önemli nokta testin yapıldığı anda gebelik haftasının doğru belirlenmiş ve bilgisayara doğru girilmiş olmasıdır.

Yukarıdaki örnekte anne adayının yanlızca yaşa göre sabit olan Down sendromu riski 1:1028 iken, üçlü test sonucunda bu risk 1:37000′e düşmüştür.

Üçlü testin doğruluğu

Üçlü testin verdiği rakamlar oldukça geçerli rakamlardır. Yukarıdaki özelliklere (yaş, kilo, hormon değerleri ve gebelik haftası) sahip 37000 anne adayının bebeklerinin doğumu hakkında bilgi sahibi olma imkanımız olsa, bunlardan birinin mutlaka Down sendromlu bebek doğurduğunu görebiliriz. Benzer şekilde Down sendromlu bebek doğurma riski örneğin 1:230 olarak belirlenmiş aynı özelliklere sahip 230 anne adayından birisi mutlaka Down sendromlu bebek doğuracaktır.

Üçlü testin doğruluğunu kısıtlayıcı en büyük faktör bebeğin gebelik haftasının yanlış değerlendirilmesi, kilonun hesaba katılmaması ve çoğul gebelik olgularının gözardı edilmesidir. Gebelik haftası belirlenirken anne adayının belirttiği son adet tarihi ultrasonla mutlaka teyid edilmelidir.

Üçlü testte patoloji çıktığında ne olur?

Down sendromu riskinin yüksek çıkması:

Down sendromu riski 1:200 ve daha yüksek çıktığında (örneğin 1:180) genel olarak anne adayına amniosentez önerilir. Amniosentez anne adayının karnına batırılan ince bir iğne yardımıyla bebeğin amnios sıvısından belli bir miktar örnek alınması demektir. Bu örnek daha sonra özel bir ortamda bekletilerek içindeki bebeğe ait hücrelerin çoğalması beklenir. Çoğalma belli bir aşamaya geldikten sonra hücrelerin kromozom haritası çıkarılır. Bu kromozom haritasında Down sendromunun varlığı ya da yokluğu, diğer bazı kromozom anomalilerinin varlığı ya da yokluğu büyük bir hassasiyetle belirlenir.

Üçlü test sonucuna göre amniosentez uygulanmasının tavsiye edildiği rakam doktorlararası farklılıklar gösterebilir. Bazı doktorlar 1:270 rakamından itibaren amniosentez önerirler. Amniosentez uygulanması gereken ya da uygulanmasının gerekmediği durumlar için ultrasonda bebekte Down sendromu bulguları gözlenmesi ya da gözlenmemesi de önemlidir.

NTD riskinin yüksek çıkması:

NTD riski AFP değeri gebelik haftasına göre yüksek çıktığında yükselir. Bu durumda ilk yapılması gereken ayrıntılı ultrason ile AFP’de yükselmeye neden olabilecek NTD dışı durumların belirlenmesidir. Gebelik haftasının son adet tarihi ile uyumsuz olması, çoğul gebelik gibi etkenler AFP yüksekliğini açıklayabilir. Ya da NTD’nin ileri şekli olan ve yaşamla bağdaşmayan anensefali (bebeğin beyin dokusunun olmaması) saptanabilir. Bazı durumlarda gastroşizis ya da omfalosel gibi karın duvarı defektleri AFP yüksekliğinin nedeni olabilir. Bunlar yoksa yüksekliğin kaynağı olarak omurga kanalındaki açık defektler (spina bifida) ayrıntılı bir şekilde taranır. Açık spina bifida özellikle büyükse ultrasonda görülür.

Açıklanamayan AFP yüksekliği durumunda bu sefer amniosentez ile alınan amnios sıvısında AFP değeri belirlenir. Bu değer de yüksekse ileri inceleme olarak amnios sıvısında asetilkolinesteraz aktivitesi artışı aranır. Ayrıntılı ultrasonda AFP yüksekliğine neden olabilecek patoloji %95 olasılıkla gözlenir.

35 yaş ve üzerindeki anne adayları direkt amniosentez mi yaptırmalı?

Bu konuda hakim olan iki görüş vardır. Direkt amniosentez yapılması, ya da önce üçlü test yapılması ve bu testin sonucuna göre Down sendromu riski yüksek çıkanlara amniosentez uygulanması.

Ayrıntılı ultrasonda Down sendromu düşündüren bulgular yoksa anne adayına üçlü test önerilebilir. Anne adayının isteği direkt amniosentez yapılması yönündeyse bu mutlaka dikkate alınır.

Mukus inceleme yöntemi

Serviksten salgılanan mukus, siklus boyunca salgılanan farklı hormonların (östrojen ve progesteron) etkisiyle farklı özellikler gösterir. Bu değişiklikleri anlayabildiğinizde yumurtlama gününüzün olduğu zamanı da belirlemeniz mümkündür.

Günlük kontrollerinizde serviks salgınızın özelliklerini parmaklarınızı vajinanıza yerleştirerek elle belirlemelisiniz. Eğer salgının bir kısmını parmaklarınızla toplayıp dışarı alabilirseniz işiniz daha da kolaylaşır. Bakmanız gereken salgının kıvamı ve esnekliğidir.

Serviks salgısı siklusun ilk günlerinde yani östrojenin yükselmeye başladığı zamanlarda yapışkan bir özelliktedir. Daha sonra östrojen yumurtlamanın hemen öncesinde maksimum seviyeye ulaştığında kaygan ve oldukça esnektir. Yumurtlama bittikten sonra yine yapışkan, ancak çektikçe uzamayan özelliklerine geri döner.

Eğer elinize gelen salgı yumurta akı kıvamlı, beyaz-sarı renkli ve çektikçe uzama eğilimi gösteren bir özellik taşıyorsa ve vajinanızın “ıslak” olduğunu hissediyorsanız bu, yumurtlamanızın olduğunu veya yaklaştığını gösteren en değerli bulgulardan biridir. Mukusun en bol olduğu ve kıvamının en fazla olduğu gün yumurtlama gününüzdür. Bundan sonra serviks salgınız giderek bu özelliklerini yitirir.

Bu yöntem daha çok gebelikten korunmada kullanılır. Bazı kadınlar korunma yöntemi olarak mukus özelliklerine bakarlar ve ovulasyon dönemlerinde cinsel ilişkide bulunmayarak gebelikten korunmaya çalışırlar. Serviks salgılarınının özelliklerini iyi bir şekilde değerlendirmeyi başaran kadınlar bu yöntemi kullanarak gebelikten korunmayı başarabilirler.

Bazal ısı ölçme yöntemi

Yumurtlama olduktan sonra vücut ısısı önce hafifçe düşer, progesteron salgısıyla birlikte birkaç dizyem (santigradın onda biri) yükselir. Bu yöntemi kullanabilmeniz için elinizde bazal ısı ölçmeye uygun hassas bir termometreniz olmalıdır.

Bazal ısı ölçme yöntemi gebe kalınabilecek günlerin belirlenmesinde değil, yumurtlamanın olduğu ve böylece gebe kalamayacağınız günlerin belirlenmesinde daha çok işe yarayabilir. Bu yöntemi yumurtlamanızın olup olmadığını geriye dönük olarak belirlemek için kullanabilirsiniz. Ancak vücut ısısının uykusuzluk, ateşli hastalıklar, yorgunluk, stres gibi olaylardan da etkilendiğini ve bu durumlarda arttığını unutmayınız ve bu yönteme çok fazla güvenmeyiniz.

Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) Başkanı Doç. Dr. Cem İncesu, çalışma hayatı, yoğun trafik, stres gibi koşulların cinsel hayat üzerinde olumsuz yansımaları olduğunu ifade etti.
CETAD Başkanı Doç. Dr. Cem İncesu, “kentlerde yaşayan insanların sürekli biçimde zamansızlık sorunu yaşamalarının, çiftlerin sekse ayırdıkları zamanı azalttığını ve ayrılan zamanın kalitesini düşürdüğünü” belirtti. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Akne, siyah veya beyaz noktalar, bir çok türden sivilceler ve bazen de kistler şeklinde kendini gösteren tıkanmış gözeneklere verilen isimdir. Yüz bölgesi, boyun ve bazı durumlarda da göğüs, sırt, omuz ve kolların üst kısımlarında oluşabilir. Gençlerde sıkça görülür. Ancak bu sorun herhangi bir yaş grubuna özel değildir: 40′lı yaşlarda olan ergin kişilerde de akne problemi yaşanabilir. Hayati bir önemi olmamasına karşın bu sorunu yaşayanlar için çok can sıkıcı ve görüntü olarak kötüdür. Yoğun akne ciddi ve kalıcı cilt izlerine neden olabilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Stresli zamanlarınızda mısınız? İş stresi sizi terletirken, devamlı endişeli düşünceleriniz mi var? İşte sizi sakinleştirecek 6 sihirli yiyecek!

İlişkilerinizde sorunlar mı yaşıyorsunuz? Hatta bu aralar bir ilişkiniz olmadığı için de biraz umutsuz musunuz? Nedenleri ne olursa olsun, yaşadığımız stres dolu anlarda tüketeceğimiz bazı besinler ile sakinleşmemiz gerçekten mümkün! Bu zamanlarda genelde kalorilerini umursamadan yediklerimizin bizi daha mutlu edebileceğini biliyoruz. Klasik olan şudur, büyük bir kap dondurma! DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

14 yaşına kadar meme büyümesi, tüylenme gibi sekonder seks karakterlerinin gelişmemesi veya 16 yaşına rağmen ilk adetin görülmemesi veya normal adet gören kadında 3 siklus boyunca adet olmaması amenore olarak adlandırılır. Hayatında hiç adet görmemiş ise buna primer amenore, daha önceden düzenli adet gören kadında adetin kesilmesine de sekonder amenore adı verilir.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Hamilelerde hormonal sistemlerin tümünde ciddi değişim olması kaçınılmazdır. Tiroid de bu değişimlerden nasibini almaktadır. Bu çerçevede vücudun iyot ihtiyacı ve tiroid hormonu ihtiyacı artmaktadır. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Boyun ön kısımda bulunan tiroid (kalkan) bezinin iltihap ve kanser dışındaki bir sebeble büyümesine guatr denir.

Tiroid bezinin görevi nedir?

Tiroid bezi boynumuzun ön kısmında yerleşik, iki parçalı, küçük bir içsalgı bezidir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

SAYFA 1 12»