1-MOTOR GELİŞİM

2-DİL GELİŞİMİ

3-SOSYAL VE KİŞİLİK GELİŞİM

4-ÇOCUK GELİŞİMİNDE GENEL BİLGİLER

1-MOTOR GELİŞİM VE ÖZELLİKLERİ

İlk üç ay içinde

Gözleri ile hareket eden şekilleri takip edebilir ,kucağa alındığında kafasını dik tutabilir , yüz üstü yatarken kafasını bir miktar yukarı kaldırabilir ve yanlara çevirmeye çalışır, kollarını hareket ettirebilir,ellerini yumruk haline getirebilir.

Üç altı ay arasında

Nesne ve oyuncakları yakalamaya çalışır onlara uzanmaya çalışır , eline aldığı nesneleri ağzına götürmeye çalışır, hoşuna giden nesnelere uzanmaya çalışır. Kafasını yüz üstü yatarken tam dik kaldırabilir. Kafasını tutabilir.

Altı oniki ay arası

Oturabilir , emekleyabilir , tutunarak ayağa kalkabilir , 12. ayın sonuna doğru ayakta çok kısa süreli durabilir ,ayakta tutulduğunda ayaklarını hareket ettirir, ufak eşyaları ve oyuncakları iterek yuvarlayabilir , elleri arasında oyuncak geçişi yapabilir, sırt üstü yatarken düz dönebilir, işaret parmağı ile nesneleri gösterebilir.

Oniki onsekiz ay arası

Yürür , elinden tutulduğunda merdiven tırmanır ,ayakta iken çömelebilir,ayağı ile topa vurabilir,yere doğru eğilir , destekle zıplayabilir, kaşığı rahatlıkla tutabilir.

Onsekiz yimidört ay arası

Kapıyı açabilir , kendi başına merdivenden inip çıkabilir , bir elini daha çok kullanmaya başlar , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir (2-3 küpten kule yapabilir ).

İki üç yaş arası

Düşmeden koşabilir , bazı çizgileri taklit eder , merdivenden rahatlıkla kendi başına inip çıkabilir , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir ,düğmesini açabilir,üç tekerlekli bisikleti sürebilir ,tek ayak üstünde kısa bir süre durabilir , bir bardak suyu taşıyabilir ,yürürken engelleri adım atarak rahatlıkla geçer , rahatlıkla çömelip kalkabilir , geri geri yürüyebilir ,

Üç dört yaş arası

Tek ayağı üzerinde uzun süre durabilir , ayakkabısını giyer , kendini doyurabilir , düz çizgi çizebilir , tek başına dolaşmaya çalışır , çift ayakla 40 cm sıçrayabilir , öne takla atabilir , yardımsız kaydıraktan kayabilir , çömelip kalkma hareketini rahatlıkla yapabilir , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir , 40-50 cm den aşağı atlayabilir , tek ayakla sıçrayabilir , dans etme müzik ile beraber tempo tutma , zıplayan topu eli ile tutma , kağıttaki şekilleri boyar , 3-4 renk eşleştirebilir , aynı kartları eşleştirebilir , bazı harfleri eşleştirebilir , artı eksi yapabilir ,

Dört altı yaş arası

Makasla kağıtları kesebilir , bakarak 1 den 8-9 a kadar sayı yazabilir , öğretilirse adını yazabilir ,sek sek oynayabilir , üçgen ve kare yi kopyalar , kendi giyinir kendi soyunur , ayakkabısını bağlar , yüzünü yıkar , dişini fırçalar , altı yaşında iki tekerlekli bisiklete binebilir , el becerileri gözle görülür bir şekilde gelişir,

DİL GELİŞİMİ VE ÖZELLİKLERİ

İlk üç ay içinde

Sese karşı tepki verir , agulama şeklinde sesler çıkarabilir , tanıdık kişi ve eşyaları görünce ellerini sallar gözü ile takip eder , kendi kendine gülümseyebilir ,müzik ve konuşmaya karşı tepki verir , kendi kendine oynarken bazı heceleri tekrarlar , dudakları ile p , b, m gibi harfleri çıkarmaya çalışır.

Üç altı ay arasında

Çevresinde konuşan kişileri arar , ağlarken konuşulunca rahatlar , agulama şeklinde iletişim kurar , yüksek sesle güler , kendine göre ağlama dışında heceler kullanır,

Altı oniki ay arası

Annenin sesini taklit etmeye çalışır , cee oyunu oynar , bazı eşyaları ses çıkartmak için kullanır , ma ma -da da gibi sesleri rahatlıkla çıkarır , 12 aya doğru baba mama der , oyuncakları ve kişileri ile anlamsız dahi olsa konuşmaya çalışır ,

Oniki onsekiz ay arası

Hızla yeni kelimeleri öğrenmeye devam eder , her gün gördüğü cisimleri adlandırmaya ve onları rahat tanımaya başlar , insanlar ile ilişki kurarken anlamlı kelimeleri çoğunlukla kullanmaya başlar , ailenin öğrettiği kelimeleri kendi kendine tekrarlar ,onsekizinci aya doğru iki komutu üst üste anlayıp yerine getirir, (bardağı al mutfağa götür gibi ) ,

Onsekiz yimidört ay arası

İki kelimelik cümleler yapmaya başlar , tanıdıklarının ismini bilir , isteklerini rahatlıkla ifade edebilir , ikiden fazla komutu anlar ve yerine getirir , yirmidördüncü aya doğru üç kelimelik cümleleride konuşur ,

İki üç yaş arası

Tanıdığı yetişkinler ile rahatlıkla sohbet eder , reddetme ifadesi kullanabilir , cümle yapısı erişkin cümle yapısına benzemeye başlar , vücudunun parçalarını raharlıkla yapar , bütün komutları yerine getirebilir , kelime hazinesi hızla artar,

Üç dört yaş arası

Konuşma ve cümle kurması erişkine iyice benzemeye başlar , kendine ait yaş , soyad gibi özellikleri bilir , ezberlediği şarkı sözleri vb. rahatlıkla söyler , erişkinler ile rahat sohbet edebilir,

Dört altı yaş arası

Grup halinde olan konuşmalara katılır , hikaye ve masal anlatır , sayı sayar , kelime hazinesi iyice artmıştır , sıfatları rahat kullanmaya başlar , cümle yapısı ve şekli erişkinle hemen hemen benzer , isteklerini ayrıntıları ile anlatabilir,

SOSYAL VE KİŞİLİK GELİŞİMİ ÖZELLİKLERİ

İlk üç ay içinde

Anneyi tanıyarak tepki verir , konuşulunca dinler , kucağa alınınca susar , nesneleri takip eder , gülümser

Üç altı ay arasında

Anne babasına sarılarak kucaklar , nesneleri ve yiyecekleri ağzına götürür,kendiliğinden gülümser , elini uzatır ,

Altı oniki ay arası

Oyuncakları ile 10-15 dk oynar , ce oyunu oynar , karşılıklı oyun oynar , yabancıları tanır , tanıdıklarına ses çıkartır , anneden ayrı kalınca endişelenir , baba mama gibi kelimeler ile iletişime geçmeye çalışır,

Oniki onsekiz ay arası

Kendi kendine bardakla su içebilir , kaşıkla yemek yiyebilir , oyuncaklar ile etkileşimi artar , giyimine yardım eder , müzik ile beraber tempo tutabilir , istemediği şeyleri belli eder , ayakkabı çorabını çıkarabilir ,

Onsekiz yimidört ay arası

Tuvaletini söyleyebilir , istendiğinde ufak komutları yerine getirerek erişkinler ile etkileşime girer , taklide dayalı oyunlar oynar ( bir kutuyu araba gibi sürmek gibi ) ,diğer çocuklara ilgisi artar , diğer çocuklar ile oyuncakları ile beraber oynar , oyuncaklarını diğer çocuklardan kıskanır , rahat su içer , yemek yer,

İki üç yaş arası

Evcilik oynar , ev işlerine yardım eder , çatal kullanır , giyimini kendi başına yapabilir , tuvaletini haber verir , bazı arkadaşlarına daha fazla ilgi gösterir ,

Üç dört yaş arası

Diğer çocuklar ile etkileşim ve iletişimi iyice artmıştır , yetişkinlerin söylediklerinin büyük çoğunluğunu anlar , oyunlarındaki kurallara uymaya çalışır , kıyafetlerinin tamamını çıkarabilir , gece tuvalet kontrolünü sağlayabilir , el yüz yıkama diş fırçalama işlemini yapar ,

Dört altı yaş arası

Sosyal hayata adapte olmaya çalışır , arkadaşları ile uyumu artar , TV da bazı programları takip eder , kendine has özellikler belirir , etrafla etkileşimi iyice artar , kendisi masal anlatabilir ,

ÇOCUĞUN GELİŞİMİNDE GENEL BİLGİLER VE ÖZELLİKLER

Çocuk yetiştirmek en büyük sanattır . Çocukların genel davranış özelliklerini anlamak, onların ruh dünyalarına inmek gerçekten her anne babanın yapabildiği bir şey değildir . Bazı anne babalar çocukların sadece fiziksel bakımlarına yönelik beslenme, barınma, sağlık problemlerini gözetip onların olaylar karşısındaki düşündükleri şeyler, tepkileri, yorumları, üzüntüleri, sevinçleri hesaba katmazlar .

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

 

Difteri Tetanoz Boğmaca (Karma Aşı)

 

Difteri

Tetanoz

Boğmaca

Hastalık etkeni nedir?

Bakteri

Bakteri toksini

Bakteri

GünümüzdeTürkiye’de bu hastalığı görüyor muyuz?

Seyrek olarak evet

Evet

Oldukça sık

İnsandan insana bulaşıcı mıdır?

Evet

Hayır

Fazlasıyla

Ne yolla bulaşır?

Öksürük, aksırık gibi solunum/hava yoluyla

Derideki sıyrık ve kesilerden

Öksürük, aksırık gibi solunum/hava yoluyla

Hastalık bulaşırsa ne olur?

Soluk alma güçleşir

Ciddi kas kasılmaları olur

Ağır öksürük atakları, sonrasında nefes alamama

Ölüme yol açar mı?

Evet

Evet

Evet

Aşının kısa adı nedir?

DTaP ya da DTP

DTaP, DTP, Td

DTaP, DTP

Toplam kaç doz aşı gerekir?

5

5 –her 10 yılda 1 doz tekrar

5

Aşılama ne zaman yapılır?

2,4,6,15 ay. & 4-6 yaş

2,4,6,15 ay. & 4-6 yaş

2,4,6,15 ay. & 4-6 yaş

Aşının sık görülen yan etkileri nelerdir?

Hafif ateş, aşı yerinde ağrı ve şişlik, huzursuzluk

Hafif ateş, aşı yerinde ağrı ve şişlik, huzursuzluk

Hafif ateş, aşı yerinde ağrı ve şişlik, huzursuzluk

Aşının seyrek yan etkileri nelerdir?

Konvülziyon (havale),

Durdurulamayan ağlama, yüksek ateş

Konvülziyon (havale),

Durdurulamayan ağlama, yüksek ateş

Konvülziyon (havale),

Durdurulamayan ağlama, yüksek ateş

Aşı kimlere kesinlikle yapılmamalıdır?

Önceki dozda ciddi allerjik reaksiyon veya aşıdan sonraki 1 hafta içinde havale geçirenler

Önceki dozda ciddi allerjik reaksiyon veya aşıdan sonraki 1 hafta içinde havale geçirenler

Önceki dozda ciddi allerjik reaksiyon veya aşıdan sonraki 1 hafta içinde havale geçirenler

Pulmoner stenoz, kalpten pulmoner artere (akciğer atardamarı) olan kan akışının tıkanması durumudur.

Hafif ya da orta derecede tıkanmada genellikle semptom görülmez. ileri derecede tıkanmaya maruz kalan bir yeni doğmuş bebekte deride morarma mevcuttur ve kalp yetmezliği işaretleri görülür.

En kötü vakalarda, doğumu izleyen ilk ay içinde konjektif kalp yetmezliği ortaya çıkmaktadır.

Hafif ya da orta derecede stenoz bulunan çocuklar normal bir yaşam sürebilirler, ancak bir doktor tarafından düzenli olarak kontrol altında bulundurulmaları gerekir. Daha ağır stenoz vakalarında ameliyat gerekir.

“Konjenital kalça çıkığı”, kalça ekleminin bir kısmının ya da tüm kısımlarının anormal bir


gelişim göstermesinin sonucudur. Problem, doğum sırasındaki ilk muayenede ya da daha sonra tespit edilebilmektedir.

Konjenital kalça çıkıklı olarak doğan bebeğe, kalça kemiğinin (femur) baş kısmını kalça yuvası (asetabulum) içine yerleştirilmesi için bağ ya da cebire benzeri bir aygıt takılır. Bu tedavi genellikle 6 ile 8 hafta içinde başarılı ol-maktadır. Yeni doğan bebeklerin ilk dönemlerinde teşhis edilen kalça çıkığı vakalarının çoğu bu yolla gerektiği gibi tedavi edilebilmektedir.

“Cücelik” (displazi), çoğunluğu kol ve bacaklarla gövde boylarının oransızlığını içeren çok çeşitli iskelet anomalisi durumlarını anlatır. Genellikle çocuğun kol ve bacakları başlangıçta kısadır. Çocuk büyüdükçe gövde de oransız bir biçimde kısa kalır. Çoğu displazi vakaları doğumdan hemen sonraki dönem içinde teşhis edilememektedir. Bu çocuklarda işitme bozuk-uğu, böbrek sorunları ve bağışıklık noksanlığı gibi başka konjenital problemler de bulunabilir. Gerçek iskelet kusurlarının giderilmesi mümkün değildir ancak yan sorunların birçoğu tedavi edilebilir.

Tedavi, çocuğun hareket yetenek (mobilite) ve işlevini maksimuma çıkarmaya ve kol ve bacaklarla omurganın deformitelerini düzeltemeye yönelik bir ortopedik teknikler kombinasyonu içerir. Moral desteği ve danışma hizmetleri de genellikle yararlı olmaktadır.

Pectus Excavatum

Belirtiler:

- Stemumda (göğüs kemiği) içe çöküklük durumu.

Huni göğüs olarak da anılan pectus excavatum, göğüs kemiğinin büyük ölçüde içe çökük olması ile belirgin bir olgudur. Kemiğin alt kıs-mı omurgaya doğru basıktır ve göğüs hunimsi ya da içi boş bir görünüm kazanmıştır.

Bu genellikle konjenital (doğuştan gelen) bir kusur olmakla birlikte nadiren raşitizmden ya da kronik bir havayolu tıkanmasından da kaynaklanabilmektedir. Neden, kronik havayolu tıkanması ise tıkanmanın başarılı olarak tedavi edilmesi bazen deformitenin ortadan kalkmasını sağlamaktadır.

Pectus excavatum kusuru bulunan bebek ve çocuklar genellikle normal solunum işlevine sahiptir. Yalnızca kalp işlevi, o da seyrek olarak, olumsuz etkilenmektedir. Bazı kalıtsal kas hastalıkları da bu oluşum anomalisi ile ilişkilidir. Bu durum aile içinde yeni kuşaklara geçerek sürme eğilimindedir.


Tedavi

Ameliyat pectus excavatumlu çocukların çoğu için genellikle salık verilmez. Ancak, ağır bir deformite söz konusu ise estetik nedenlerle ameliyat yoluna gidilebilir.

Bebekler, işitme duyusuna sahip olarak doğarlar. Yeni doğan normal bir bebek, sese gözlerini kırparak ve irkilerek tepki gösterir ve ses düzeyindeki farkları anlayabilir. Yumuşak sesler bir gülümsemeye benzer bir etki ortaya koyabilirken, sert ya da yüksek sesler bir bebeğin ağlamasına neden olabilir. Dahası, yeni bebeğiniz ses tercihlerini de geliştirmış olarak dünyaya gelmiştir. Annesininki gibi yüksek perdeli sesleri, düşük perdeli seslere yeğ tutar.
İşitme, konuşma ve dil becerilerinin kazanılmasında gerekli bir rol oynar. Küçük bir işitme kaybı bile bebeğinizin dil yardımıyla anlama ve ardından iletişim kurma yeteneği üzerinde önemli bir etkiye sahip olacaktır.
Bazı yeni doğan bebekler, işitme kaybı bakımından yüksek risk grubu içinde bulunurlar. Bu gruba giren çocuklar arasında şunlar bulunur: Doğumdan sonra 10 dakika içinde kendiliğinden nefes almaya başlamamış olanlar, Apgar puanları 0 ile 3 arasında bulunanlar, kızamıkçık, frengi ve herpes gibi enfeksiyonlara yakalanmış olarak doğanlar; baş veya boyun kusurları bulunanlar, ileri derecede sarılıktan muzdarip olanların aile geçmişinde çocukluk sırasında işitme kaybı görülmüş olanlar ve ileri derecede prematüre olarak doğanlar.
Yeni doğan bebekler arasında her iki kulakta birden ileri düzeyde işitme kaybı ensidansı (görülme sıklığı), yüzde 2 ile 5 arasında değişir.
Bebeklerde ve çocuklarda dört tip işitme kaybı söz konusu olun
“Kondüktif işitme kaybı”, dış kulağın ses alma yeteneği veya sesin dış kulaktan iç kulağa geçmesi ile ilgili bir tür bozukluktur. Bu işitme kaybı tipinin en yaygın nedenleri kulakta doğuştan gelen anomalilerin ve kulak enfeksiyonunun varlığıdır. Bu işitme kaybı tipi genellikle ilaç tedavisi veya ameliyat yardımıyla giderilmektedir.
“Sensörinöral işitme kaybı”, kulak içindeki koklea tüy hücrelerinin ya da işitme sinirinin (akustik sinir) anomalilerinden kaynaklanır. Şiddetli sensörinöral işitme kaybı vakalarının yüzde 50′den fazlası kalıtsaldır. Diğer nedenler arasında ileri derecede sarılık, rahim içinde iken yakalanılan bir enfeksiyon ve farenksin (yutak) bakteriyel enfeksiyonları bulunur. Sensörinöral işitme kaybı genellikle kalıcıdır.
“Karışık işitme kaybı”, bir çocukta hem kondüktif, hem de sensörinöral işitme kaybı bir arada şiddetli olabilir. ilaç tedavisi ya da ameliyat veya her ikisi birden uygulanarak çocuğun işitme kaybı bir ölçüde giderilebilir.
“Merkezi işitme bozuklukları”, kulağın beyinle sinir bağlantısını oluşturan merkezi işitme sinirleri sistemindeki bir sorundan kaynaklanabilir. Bu tip bozukluklardan müstarip çocuklar, sesleri yalnızca bir uğultu biçiminde duyabilirler.
Bebeğiniz hastaneden çıkarılmazdan önce doktorunuz tarafından anormal tepkilerinin belirlenmesi amacıyla rutin testlere tabi tutulacaktır. Yeni doğan bir bebeğin işitme kaybı yaşamının ilk birkaç günü içinde, daha hastanede bulunuyorken belirlenmezse sonra ancak, ana babanın çocuklarında konuşma gecikmesi olduğundan kuşkulanmaya başladıkları zaman, yani bebek 18 ile 24 aylık olunca keşfedilebilir. Bu süre zarfında da çocuk dil yeteneği kazanması için gereken kritik bir dönemi geçirmiş olur. Bu nedenle, bebeklik döneminde en ufak bir işitme kaybının bile tespit edilmesi, bu kaybın neden olabileceği sorunların bertaraf edilmesi için gereken girişimlerin başlatılabilmesi açısından önemlidir.
Bebeğinizin işitme kaybı açısından yüksek risk grubuna girdiği düşünülüyorsa işitme testlerinin bebek henüz hastanede iken yapılması veya daha sonra düzenli bir değerlendirme takibinin gerçekleştirilmesi gerekir. Halen iki test yöntemi kullanılmaktadır 1) Bebeğin gürültüye tepkisinin gözlenmesi; 2) Bir kulaktaki kaybın kontrol edilebilmesine olanak sağlayan özel bir test (işitsel beyin sapı uyarımlı tepkiler).
Ancak, halen yeni doğan bebekler üzerinde kullanılmakta olan testlerin hiçbiri, çocuk büyüdükçe ilerleyecek olan hafif işitme kaybının ya da minimal kaybın belirlenmesini sağlayamamaktadır. Bu nedenle, herhangi bir işitme kaybının varlığından kuşkulanılıyorsa, bebeğinizin 3. ve 6. aylar arasında bir takip testinden geçirilmesi gereklidir.
Bazı işitme kaybı tipleri düzeltilebilmektedir. Sorun, örneğin kulak enfeksiyonundan kaynaklanıyorsa, antibiyotikler, enfeksiyonun kökünü kurutabilir ve kulak normal işlevine kavuşabilir. Ameliyat da bazen doğuştan olan kulak oluşum anomalilerini düzeltebilmektedir.
Ana babalara sağır ya da işitme özürlü bebekleri ile iletişim kurmakta yardımcı olan programlar da birçok ülkede uygulanmaktadır. Bu programlar da birçok ülkede uygulanmaktadır. Bu programlar çerçevesinde ana babalara, çocuğun sahip olduğu kısıtlı işitme yeteneğinden en üst düzeyde nasıl yararlanabilecekleri ve işaret veya dudak izleme yoluyla çocuğu görsel dile nasıl alıştırabilecekleri öğretilmektedir.

Yeni doğan bebeğinizin hareketleri reflekslerle yönetilmektedir. Yanağını okşarsanız bebek uyarılacak ve emmeye çalışacaktır. Ayak tabanlarına değerseniz dizleri ve ayakları bükülecektir. Birden bir gürültü çıkarırsanız bebeğinizin başı geriye düşecek, boynu uzayacak ve kollarıyla bacakları dışa doğru sallanıp hızla geri gelecektir.
Tüm normal bebekler, istemli motor işlevleri denetimi ele aldıkça önceden bilinen bir sıra içinde kaybolan yine önceden bilinen reflekslerle birlikte doğarlar. Ancak, refleks cevaplarının eksikliği olası bir nörolojik sorunu haber verebilir. Yeni doğan bebeğinizin hastanede yapılan muayenesinin bir kısmı, çeşitli reflekslerin ve yanıtların aydınlığa çıkarılması girişimlerini içerir.
Bebekte doğuştan var olan refleksler ve tepkiler aşağıda anlatılmıştır. Her ne kadar uykusu gelen ya da yeni beslenmiş bir bebekte daha zayıf olarak görülse de, tüm normal bebekler bu tepkileri veriyor olmalıdır.
“Moro refleksi” yeni doğan bebeklerde görülen en sık ve en önemli tepkilerden biri olup, bebeğiniz yüksek bir ses işitince, pozisyonu ani bir hareketle değiştirilince ya da sert bir harekete maruz kalınca ortaya çıkmaktadır. Bebek ürker, kendini arkaya doğru gerer ve başını geriye atar. Aynı anda kol ve bacaklarını uzatır ve sonra derhal ani bir hareketle vücuduna doğru çeker. Ağlar, sonra ürkerek sarsılır ve sonra bu sarsılmadan dolayı yeniden ağlar.
Bebeğinizi sakinleştirmek için, vücudunun herhangi bir bölgesini sürekli, ama nazik bir şekilde okşayın. Bu arada, kolunu omuzu hizasından bükülmüş şekilde sağlamca tutarsanız bebek sakinleşecektir. Moro refleksi genellikle bebek üç aylık olduğunda kendiliğinden kaybolur.
Bebeğiniz okşamalara karşı çok çeşitli tepkiler verir. Avucunun içini veya ayağının tabanını okşarsanız parmağınıza yapışacaktır (palmar veya plantar yapışma). Bebek ne kadar prematüre doğmuşsa bırakmakta da o kadar daha isteksiz olacaktır. Ayağının ya da elinin üstünü okşarsanız kol ve bacaklarını çekecek, vücudunu yuvarlatacak ve yine parmağınıza yapışacaktır. Palmar yapışma çocuk 6 aylık olunca, plantar yapışma da 10 aylık olunca ortadan kalkar.
“Arama ve emme”, bebeğinizin önemli reflekslerinden ikisini oluşturmaktadır. Bebeğin yanağının okşanması arama refleksinin ortaya çıkmasına neden olur. Bebek kendini okşayan nesneye yönelir ve memeyi aramaya başlar. Bunu, emme refleksi izler ve bebeğin ağzının okşanması ile başlatılabilir. Bebeğin ağzının içi bu reflekse en duyarlı olan bölgedir. Emme ve arama refleksleri genellikle, bebek 4 aylık olunca sona erer. Ancak 7 ay boyunca bebekte uyku sırasında ortaya çıkmaya devam ederler.
“Tonik boyun refleksi”, bebeğiniz sırtüstü durumda iken ve başı yana çevrilmişken görülür. Bebek, vücudunu yüzünden uzaklaştıracak şekilde gerilir, yüzünün tarafında bulunan kolu uzarken diğer kolu kasılır ve bacakları yukarı çekilir.
Her ne kadar yeni doğanlarda bulunmaktaysa da bu refleks 2 aylık bebeklerde daha belirgindir. Genellikle altıncı ayda kaybolur.
Yeni doğan bebeğinizin “yönelme tepkisi”, çevresindeki değişime gösterdiği bir tepkidir. Örneğin, bebek yeni bir şey duyar veya görürse uyanıklığı artar, faaliyeti azalır. Başı uyarının merkezine doğru çevrilebilecek ve kalp atışları değişecektir. Bebek tanıdığı bir uyarana uyum sağlarsa kalp atışı yavaşlar; uyaran alışık olmadığı bir nesne ise kalp atışı hızlanır.
Bir bebek kendisini birçok tepki ve refleks nedeniyle koruma yeteneğine sahiptir. Güçlü bir “gag refleksi” nedeniyle, yeni doğan bebeğiniz nefes borusunu açık tutmasına yardımcı olmak amacıyla balgam tükürme yeteneğine sahip olmaktadır. Bebeğin vücudunun bir kısmı soğuk havaya maruz kalacak olursa, tüm vücudunun rengi ve sıcaklığı değişecek, bebek kol ve bacaklarını vücuduna doğru toplayarak soğuğa maruz kalan yüzey alanını azaltmaya çalışacak ve sıcak kalma çabası içinde titremeye ve ağlamaya başlayacaktır. Ayrıca kuvvetli bir “göz kırpma refleksi”, bebeğin gözlerinin parlak ışıktan korunmasını sağlamaktadır.
Yeni doğan bebeğiniz ağrıyı en az sizin kadar sevmemektedir ve ondan kaçınmak için gereken her şeyi yapmaya hazırdır. Örneğin, bebeğin bacağını acıtırsanız bacağını uzağa kaçıracak, bu yetmezse diğer ayağı ile sizi uzaklaştırmaya çalışacaktır.
Yeni doğan bebeğinizin refleksleri yok olsalar bile ki çoğu yaşamın ilk yılı içinde kaybolur yararlarının pek kısa vadeli olduğu söylenemez. Yapılan araştırmalar, bebeğinizin beyninin bu ilk reflekslerden öğrendiği bilgileri sakladığını göstermektedir. Örneğin, bebekler doğrulmaya çalışırken bu hareket, başarısız bile olsa, muhtemelen onların uzak (mekân) kavramının gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Benzer şekilde, güçlü tonik refleks bir bebeğin, vücudun her iki yanını ayrı ayrı kullanmayı ve ellerinden içgüdüsel değil istemli olarak yararlanmayı öğrenmesine yardımcı olur.

Normal erişkin inanların en az %45′i zaman zaman horlamaktadır. Bu şikayet %25′inde sürekli bir haldedir. Harlama problemi en sık şişman erkeklerde görülür ve yaşla birlikte her geçen gün artar. 300 den fazla firma horlamaya karşı cihaz geliştirmiştir. Bazı modeller pijama arkasına tenis topu yapıştırmak gibi eski bir modelin modifikasyonlandır (sırt üstü yatarken horlama daha çok artar). Çene ve boyun askıları, boyunluklar ve ağız içine yerleştirilen cihazlar hiçbir yarar sağlamamıştır. Horlama sesi ile çalışıp hastayı uyandıran elektronik cihazlar bulunmuştur. Bütün bunlar hastanın horlamadan uyuma alıştırmaları olarak düşünülmüştür. Ancak maalesef horlama kişinin kontrolünde olmayan bir problem olup tüm bu cihazlar hastayı sadece uyutmamaya yöneliktir.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Alkolizmin Kliniği

* Alkolizm, davranışsal bir bozukluktur.

* Tekrarlayıcı olarak fazla miktarlarda alınan alkole bağlı problemler gelişmesi anlamına gelir.

* Alkolik, kötü sonuçlar doğurmasına rağmen, kompulsif bir biçimde alkol içmeye devam eder.

* Alkolizmde, alkol alımının sınırlanması ile ilgili kontrol kaybolmuştur DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Ergenlik dönemi, çocukluktan genç kızlığa adımların atıldığı bir dönemdir. Bu dönemde bedensel gelişim ve kişilik gelişimi çok hızlıdır. Kızlarda 9-10 yaşlarında başlayan bu değişim 18 yaşına dek devam eder. Sağlıklı bir kadın olabilmek için gerekli olan değişimlerin gerçekleştiği ergenlik döneminde, beyin ve üreme organları vücudun diğer bölümlerine hormonlar adı verilen kimyasallar aracılığı ile mesajlar gönderir. Kızlar ergenlik dönemine erkeklerden yaklaşık iki yıl önce girer. Bu büyüme ve gelişim sürecini kişinin kendisinin düzenlemesi mümkün değildir. Bu süreç ancak vücut hazır olduğunda başlar. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Normal şartlarda tüp(Fallop tüpleri veya Tubalar) içinde sperm hücresi ile karşılaşıp döllenen yumurta hücresi endometriuma(rahim iç tabakasına) gelir ve rahim içinde büyümeye başlar. Eğer gebelik ürünü endometrium dışında bir yere yerleşirse dış gebelikten sözedilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

SAYFA 1 12»