Grip mevsimi geldi! Çevremizde bol bol hapşıran, aksıran, öksüren insanlar görmeye başladık bile. Aralık- Ocak ayına doğru, bu görüntüler daha da artacak hiç şüpheniz olmasın.Çözüm olarak, aklımıza ilk gelen grip aşısı oluyor. Peki, çocuğumuza grip aşısı yaptıralım mı? Cevabımız, aşağıda sıralayacağımız istisnalar dışında “hayır” olacak.

Kimlere grip aşısı yapılmalıdır?

Grip aşısı, 6 ayını doldurmuş olmak kaydıyla, aşağıdaki durumlarda yapılmalıdır:

  • Astım gibi süregen akciğer hastalığı olan çocuklara
  • Kalp ve kronik böbrek hastalığı olan, orak hücre anemisi adlı kan hastalığı olan çocuklara,
  • Şeker hastalığı olanlara,
  • AIDS virüsü taşıyanlara,
  • Aspirin tedavisi görenlere,
  • Bağışık sistemi zayıflatan ilaçları kullanmak zorunda olan çocuklara
  • Yukarda sıralanan sorunları olan çocuklarla sık sık birarada olanlara
  • Rutin takip sırasında geçirilen hastalıklar nedeniyle çocuk doktorunun aşı yapılmasını gerekli gördüğü çocuklara.

Bebeğiniz her gün dışkısını yapmazsa, bu onun kabız olduğu anlamına gelmez. Her ne kadar günde bir kez dışkılamak çoğu insan için normal ise de, bazı insanlar iki ya da üç günde bir dışkılayabilirler.
Kabızlığın belirtileri arasında dışkılamanın acı ile yapılması vardır, dışkı çıkarmak zordur, ıkınmak bile yararlı olmayabilir, 3 günden fazla bir süre dışkılamak gecikmiştir, ya da tuvaleti bile tıkayabilecek kadar büyük ve sert dışkılama söz konusudur. Eğer çocuğunuzda kabızlık belirtileri varsa, bunun nedeni muhtemelen yediği gıdalardan yeterli oranda lif ve sıvı almamış olmasıdır. Dahası, çocuklar, dışkıları geldiğinde acı duymamak için ya da tuvalet terbiyesine bir tepki olarak dışkılarını tutabilmektedirler. Kimi çocuklar da, bir önceki dışkılama esnasında sert dışkılama nedeniyle yarık (fisür) oluşması durumunda, dışkılarını tutma eğiliminde olmaktadırlar. Dışkılama yapmak istediklerinde dışkı anüs çevresine acı vermekte olduğundan, acıdan kurtulmak için dışkı çıkışını engellerler.
Kabızlığın tedavisi genellikle diyetle ilgilidir, tedavi için kepekli buğday ekmeği, baklagiller ve tüm hububat ürünleri gibi bol lifli çeşitli gıdalar almak ve fazla oranda su ve diğer sıvılardan almak gerekir. Çocuğunuzun düzenli aralarla, beki kahvaltı ya da akşam yemekleri sonrası, tuvalet ihtiyacını gidermesini sağlayınız. Eğer kabızlığı bu şekilde ortadan kaldıramazsanız, çocuğunuzun doktoruna danışınız.

Fazla kilolar kalıcı olarak gitmez 
Fazla kilolarınızdan kalıcı olarak kurtulmak çok kolay olmasa da imkansız değildir. Yapılması gereken, şişmanlıkla birlikte görülen hastalıkların tedavisi ve kişiye ömür boyu sürecek yeni bir davranış modelinin öğretilmesidir. Şişmanlık, tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalıktır.

Kısa vadede zayıflanabilir 
Bir an önce zayıflamak isteyen insanlar, sağlıklarını bozma pahasına akla hayale sığmayacak yöntemler dener. Fazla kilodan muzdaripseniz, önce şişmanlığa neden olan gizli metabolik hastalıklarınız araştırılmalı ve metabolizma hızınız ölçülmesi gerekir.

Diyetisyene gitmek şarttır 
Tedavi edilmesi gereken bir hastalık olan fazla kilo sorununu çözmek için doğru adres doktordur. Gerekli tetkikleri yapıp, tedavi yöntemine karar verecek olan doktordur. Diyetisyen tedavi yöntemine karar verilmesinden sonra size, doktorun verileri doğrultusunda beslenme önerisi getirebilir.

TV karşısında atıştırmak zararsız 
Televizyon karşısında mümkün olduğunca bir şey yememeye özen gösterin. Çünkü televizyon hem görme, hem de işitme duyumuza hitap eder. 3. duyu olan tat duygusu, kontrolümüz dışına çıkabilir. Boş boş televizyon seyredemiyorsanız, yemek yerine şekersiz bitki çayını tercih edin.

İlaç kullanarak incelmek kolaydır
Ciddi kilo problemi bulunan insanlarda gerekli tetkikler yapıldıktan sonra, doktor kontrolünde ilaç tedavisi uygulanabilir. 1997′den beri tıbbi tedavinin bir parçası olarak ilaç tedavisi kullanılıyor. Klinik olarak kanıtlanmış bu ilaçlar doğru kullanıldığında, yararlı sonuçlar alınmaktadır. Bu ilaçları, gıda takviyeleri ile karıştırmamak
gerekir.

Saunada terlemek zayıflatır
Sauna gibi sıcak ortamlarda terleyerek kaybedilen yağ değil, sudur. Bu gibi sıcak ortamlar, organizmanın toksinlerden arınmasını, kasların gevşemesini, kırgınlığın atılmasını sağlar ancak kişiyi zayıflatmaz. Kilo kaybetme açısından bakacak olursak, soğuk sıcaktan çok daha etkilidir.

Diyetle bölgesel incelme olur 
Herkesin genetik olarak yağ dokusunun fazla olduğu bir bölüm vardır. Kimisinde basenlerde, kimisinde göbek çevresinde, kimisinde kollarda olabilir. Direkt basen eritici veya kol inceltici bir diyet yoktur. Ancak sağlıklı beslenme ile birleştirilmiş bir egzersiz planı uygularsanız, sorunlu bölgelerinizi nispeten daha iyi inceltmiş olursunuz.

Her türlü spor zayıflama sağlar
Vücudun egzersiz ve sporla kilo vermesi için yağ yakma formuna geçmesi gereklidir. Bu da ancak, minimum 18-20 dakika süren düzenli bir egzersizle mümkündür.

Seksle kalori yakmak mümkün
Sanılanın aksine seks kalori harcatmaz. Sadece kasların gerilmesini sağlar.

Aç karnına spor daha yararlıdır 
Aç karnına asla spor yapmayın. Spor için en iyi zaman; yemekten 1.5-2 saat sonradır.
Az beslenmek çözümdür
Şişmanlığa neden olacak gizli bir metabolik hastalık varsa, istediğiniz kadar az yiyin, kalıcı kilo veremezsiniz.

* Kahvaltı güçlü olmalı 
Güne kahvaltı ile başlayın ancak kendinizi aç hissetmiyorsanız bir meyveli yoğurt yemenin de kahvaltı sayılacağını unutmayın.

* Düzenli ve sık yenmeli
Yemeği saate değil, vücudunuzdan gelen sinyallere göre yiyin. Acıkıyorsanız mutlaka bir şeyler yiyin. İlla donanımlı bir öğün olmasına gerek yok. Bir bardak ayran içebilir ya da bir meyve, bir avuç leblebi veya yarım paket diyet bisküvi de yiyebilirsiniz.

* Önce çorba içilmelidir 
Yemeğe çorba ile değil salata, yoğurt ve su ile başlayın. Salata ve yoğurt bittikten sonra çorbanızı için. Çorbanız bittikten sonra ana yemeğe geçin. Ana yemeğiniz bittikten sonra kendinizi doymamış hissediyorsanız, bir bardak su için ve bir meyve yiyin.

* Yemek öfke terapisidir
Öfkelendiğinizde acısını buzdolabından çıkarmayın. Hemen kendinizi dışarıya atın ve küçük bir şey satın alın. Kendinizi daha değerli hissedersiniz.

* Bitkisel ürünler güvenli 
Her bitkisel ürün yararlı değildir. Vücudunuzun hangi takviyeye ihtiyacı olduğunu bilmeden alınan ürünler ve Sağlık Bakanlığı’nın denetiminden geçmeyenler, doğal olsalar da size büyük zarar verebilir.

* Meyve en son yenir 
Eğer doymuyorsanız ikinci tabağı yemek yerine, bir tane meyve yemek daha az enerji alımına yani daha az yemeye neden olur. Doymuyorsanız ikinci tabak yerine bir-iki meyve yiyin.

* Kan şekeri için tatlı 
Kan şekeriniz düşüp, eliniz ayağınız titriyorsa tatlı yerine peynir-ekmek yemek çok daha iyidir. Sadece insülin kullanan şeker hastaları tatlı yiyebilir.
* Fazla yemek kilo yapar! 
Fazla kilo çoğu insanın düşündüğünün aksine sadece aşırı yeme ile açıklanamayacak kadar kompleks bir hastalıktır. Genetik yatkınlıkla beraber, birçok metabolik hastalık bu rahatsızlığın ortaya çıkmasına neden olur. Düzensiz yaşam tarzı da, mevcut durumu daha da alevlendirir.

* Karbonhidrat kesilmeli
İnsan vücudu ana enerji kaynağı olarak karbonhidratları kullanır. Zayıflamak için ekmeği, pilavı kesmek ve bu besinleri hiç tüketmemek; vücuda doğru enerjiyi vermemek anlamına gelir. Vücut, enerji elde edebilmek için kas ve karaciğerdeki glikojen depolarını kullanır yani sudan kilo verirsiniz. Şişmanlığınızın nedeni olan yağ dokusu ise, olduğu gibi yerinde kalır. Bu durumda, normal beslenmeye geçtiğinizde, normalden iki kat daha fazla kilo alırsınız.

* Protein kilo kaybettirir 
Protein ağırlıklı beslenme tarzında vücut, proteinleri sindirmek için çok fazla enerji harcar ve bu sayede zayıflama olabilir. Ancak proteinlerle birlikte çok fazla yağ da vücuda gireceği için kan yağlarında yükselme ve koroner kalp hastalıkları da ortaya çıkabilir. Hatta gut hastalığı gelişebilir. Ayrıca proteinler vücuttan atılmak için kemikten kalsiyum çeker ve bu da kemik erimesine neden olur. Bu durumda zayıflasanız bile, geri kalan hayatınızı hasta bir insan olarak geçirmek zorunda kalırsınız.

* Maydanoz suyu zayıflatır 
Maydanozun idrar söktürücü bir etkisi vardır. İdrar kaybı nedeniyle insan kendini hafiflemiş hisseder. Ancak zayıflatmaz.

* Aç karnına limon suyu 
Limonun bağırsakları çalıştırıcı bir özelliği vardır. Ancak ne soğuk ya da ılık suyun, ne de limonlu suyun, hiçbir zayıflatıcı etkisi bulunmamaktadır.

* Alkol kiloya etkili değil 
Alkol yeryüzündeki yağdan sonra en yüksek enerji içeren ikinci maddedir.

Kum denen şey; bir araya gelirse taş olacak küçük kristallerin geçişidir. Taş hastaları da, taşları hiç olmayan insanlar da, belli miktarlarda kristal dökerler. Kristallerin geçişi yoğun miktardaysa, bazen bir taş düşürme ağrısı yapabilir.
Yeterince su içilmemesi, A vitamini eksikliği, böbrek üstü bezlerinin fazla çalışması ve bazı böbrek hastalıkları, böbreklerde kum birikmesine neden olur.

Yeryüzünde yüzlerce çeşit örümcek vardır. Örümcek ısırıklarının tamamı zehirlidir, ancak genellikle insanlar için tehlike arz etmez. Örümceklerin çoğunda çok az zehir vardır veya dişleri cildi delecek kadar büyük değildir. Sadece birkaç örümcek türü tehlikeli ısırıklara neden olur. Örümcek ısırıklarının çoğu tehlikeli olmadığı için, tıbbi müdahale gerektirmez. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Öfke aslında normal ve sağlıklı bir duygudur. Ama kontrolden çıkıp da yıkıcı hale dönüştüğünde, okul ya da iş hayatınızda, kişisel ilişkilerinizde sorunlara yol açar. Öfke çok çeşitli olaylar sonucu ortaya çıkabileceği gibi doğal afetler gibi hiç beklenmeyen bir anda gelip hayatı alt üst eden ve istenmeyen değişikliklere sürüklenme durumlarında da sıkça ortaya çıkar.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Plastik cerrah Serdar Eren: “Yüz nakli teknik olarak hiç de o kadar problemli bir iş değil. Mikrocerrahi tekniği ile tecrübesi olan her ekip tarafından yapılabilir”

TUBA AKYOL

Son günlerde TV’de, sokakta sürekli botokslu kaşlara, düzeltilmiş burunlara, dolgun dudaklara, memelere maruz kalıyoruz. Kimi güzel, hakikaten doğal görünüyor. Kimi ise “Bak bana, bende estetik var” diye bangır bangır bağırıyor. Ama gerçek şu ki estetik operasyon büyük bir hızla yaygınlaşıyor. Şimdi bir de yüz nakli operasyonu var gündemde. Aynaya bakıp başka birinin yüzünü görmek… Yakında insanlar estetik cerrahların kliniğinden başka birinin yüzüyle mi çıkacaklar?
Hastaları arasında İspanya kraliyet ailesi üyelerinden İsveç Kraliçesi’ne kadar birçok önemli isim olan plastik cerrah Serdar Eren “Hayal bunlar” diyor. Almanya’da çalışan, ayda bir gün Türkiye’deki hastalarıyla sadece görüşme yapmak için İstanbul’a gelen Eren’le yüz naklini konuştuk: “Ben bir doktor olarak kimseyi böyle değiştirmek istemem. Hastanın değişmek istemesinin anlamı ‘Ben başka insan olmak istiyorum’ demektir -ki bunun dış görünümle bir ilgisi yok. Bizim işimiz normal olmayan görünümü normale çevirirken, yüzün ve vücudun ahengini bozmamaktır.”

Birçok kişinin estetik cerrahlara ellerinde ünlü birinin fotoğrafı ile başvurdukları, o ünlü kişinin burnunu ya da dudaklarını istedikleri doğru mu gerçekten?
Evet, böyle çok kişi var. Ünlü insanların resimleriyle gelirler. David Beckham saç modelini değiştirdiğinde, bunun için ameliyata bile gerek yok, birçok kişi kuaföre gidip o saç modelinin aynısını yaptırıyor. Böyle bir şey…

Ama o burun her yüzde güzel durmaz ki…
Zaten önemli olan o. Nicole Kidman’ın burnunu çok istiyorlar Avrupa’da. Benim Türklerle tecrübelerim az. Bir-iki sene… Ama sonuçta görüyorum ki her ülkede bu mantalite aynı. “Onun burnunu istiyorum” diyorlar. Bana desin ki, onun yüzünü istiyorum komple. Derim ki “Okey”. Ameliyat yapamayız ama konuşuruz.

“Yabancı yüz değil, deri nakli”
Siz “Ameliyat yapamayız” dediniz ama son günlerde ABD’de yüz nakli gündemde.
Çalışmalar yapılıyor. Herhalde ameliyat da yapılır. Yüz nakli teknik olarak hiç de o kadar problemli bir iş değil. Mikro cerrahi tekniği ile tecrübesi olan her ekip tarafından yapılabilir. Ki ben seneler evvel başlamıştım. Almanya’da bir ayak baş parmağını el başparmağına transfer ettim, 25 sene evvel. Biz bu doku naklini hep yapıyoruz ama insanın kendi organını kendisine naklediyoruz. Teknik aynı. Şimdi yapılacak iş deri nakli, yüz nakli değil. Yabancı bir yüz değil, yabancı bir deri…

Madem bu bir deri nakli, neden hastanın vücudundan deri alıp yüze nakletmiyorlar da bir kadavranın yüz derisini naklediyorlar?
Diğer deri ince olduğu için. Burada yapılacak işlem şöyle. Hastanın yüzündeki deri yüzülecek tamamen ve başka bir insandan, derinin altındaki tabakayı da koruyarak kalın bir deri ve deri alt dokusu alınacak. Besleyen damarlarla birlikte…

Ama nakil yapılan hastanın bir şekilde burnu, gözü var… O zaman nakledilen yüzün aynısı olmayacak, yine kendi yüzü mü olacak?
Ne o olacak ne de öteki. Kemik yapınız değişmediği için sizin yüzünüzün kemik yapısı olacak. Onun yüzüne sahip olamazsınız. Ama kendi yüzünüzü de koruyamazsınız çünkü kalın bir doku nakledilecek yüzünüze. Daha önemlisi bağışıklık sistemi problemleri. O yüzün tutmadığını düşünün. Her şeye, bulunduğunuz ilk noktanın bile gerisinden başlamanız gerek. Yüz nakli denince filmler akla geliyor. Nicolas Cage ile John Travolta’nın filmi “Yüz Yüze”… Bunlar hayaldir.

Yüz kötü durumdaysa, bu riske değebilir.
Bu işi yaptıracak insanın, ben nasılsa böyle yaşayamıyorum demesi lazım. Bunun için ideal hasta ölmek isteyen bir hastadır. Ama çok çok enteresandır, ben yanık konusunda tecrübeliyim, çok nadirdir yanıklardan dolayı intihar etmiş hasta. Dersiniz ki böyle nasıl yaşanır. Ama enteresandır, mücadele ederler.

“En iyi popo Brezilya’da yapılır”
“Extreme Makeover” programını izliyor musunuz? Orada çok değiştiriyorlar insanları. Diş, burun, göz, göğüs…
Zaten en büyük değişikliği burnu değiştirerek yaparsınız. İstedikten sonra her insanı değiştirebilirsiniz. O program biraz Amerikanvari. Hiçbir imkanı olmayan bir insanı prenses gibi yapıyorsunuz. Sonra o güzelliğiyle yine köyüne, eski yaşamına dönüyor. Psikolojik, sosyal problemleri başlıyor.

“Extreme Makeover”da burunlar genellikle başarılı oluyor ama dişler yapay duruyor. Dişte Türkiye daha iyi sanki. Burun estetiğinde bir de Macaristan’ın çok iyi olduğu söyleniyor. Var mıdır böyle ülkeye göre özel alanlar…
Böyle bir şey yok. Doktoruna bağlıdır. Ama nerede iyi popo yapılıyor derseniz, Brezilya’da derim. Çünkü orada çok yapılıyor. Onlarda popo yaptırma merakı var. Orada çok yapıldığı için daha iyi yapıyorlardır. Aslında ülkeye değil, doktora bağlı.

“Medya bizi kuaför haline getiriyor”
Şimdi bir de estetik turizmi başladı.
O hiç etik değil. Biz gelen hastayı iyice dinledikten, ince eleyip sık dokuduktan sonra, onunla bir takım olduktan sonra ameliyat yapıyoruz. Şimdi bu iş 10 günlük turlarda yapılıyor. Bunlar çok kötü gelişmeler. Hastanın yaptırmaması, doktorun yapmaması lazım. Biz doktoruz ama bazen medya tarafından kuaför haline getiriliyoruz.

Bazı estetikli kadınlar çok komik görünüyorlar. Kadın 60 yaşında ama göğüsleri 20′lerinde, tuhaf oluyor.
Siz önce memeyi çok problemli görürsünüz. Önce memeyi yaptırırsınız. Ama karın da sarkmıştır. Bu defa karın çok kötü görünür. Eğer memeyi yaptırınca paranız biterse ve karnı yaptıramazsanız yine mutsuz olursunuz. Hasta güzel memesi olmasına rağmen yine mutsuzdur, çünkü yarımdır. Ben böyle hastalara bunu anlatırım. Memeniz çok güzel olacak ama paranız gerisine yetmeyecekse yaptırmayın derim. Çünkü memelerin çok güzel olması yetmez, aksine aradaki fark daha göze batar. Güzellik uyumdur. Uyum önemli. Güzellik belli ölçüler değildir ki. Sizin verdiğiniz ışıktır, enerjidir.