DENTİNOX
Diş Jeli

A. İbrahim

Etken Madde(ler):
Lidokain HCl 3.4 mg/g, Hidroksipolietoksi dodekan 3.2 mg/g, Kamomil tentürü 150 mg/g

Piyasa Şekilleri:
20 g’lık ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Diş çıkarma ağrılarında az bir miktar (7.5 mm) jel bir parça pamuk veya temiz parmağa sürülerek bebeğin diş etleri yavaşça ovulur. Aynı işlem 20 dakika sonra tekrarlanır. Gerektiğinde günde 6 kez tekrarlanabilir.

Endikasyonları:
Topik analjezik ve antiseptik etkilidir. Diş eti ağrılarının giderilmesinde endikedir. Diş çıkarma ağrılarıyla gingiva stomatitise bağlı rahatsızlıkların giderilmesinde kullanılır.

Gerçi yenidoğanların uyumak, emmek , kaka ve çiş yapmak dışında fazla bir eylemleri yoktur ama yine de hayatınıza girmiş bu küçük “yaratık” anne babaları fazlasıyla etkiler.
Tipik olarak yenidoğan oldukça sakin , hatta nerdeyse devamlı uyuma halindedir. Doğum eyleminin üzerlerinde yarattığı etkiden yavaş yavaş kurtulmakta, anne karnındaki hayatlarından tümüyle farklı yeni “dünyasına ” alışmaya çalışmaktadır.
Bu arada bebeğin anneye belirgin bir ilgisi vardır. Anne onunla konuşunca, kucağına alınca susar ve sakinleşir. Bazen annenin bu tür hareketlerine ses çıkararak cevap verir. Annenin yüzünü görünce tepki gösterir.
Daha ilk günlerden, bebeğinizin bireysel özelliklerindeki değişiklikleri de fark edebilirsiniz. Ona dokunun, bebeklerin çoğu kucağa alınmaktan, okşanmaktan, öpülmekten çok hoşlanır. Dokunmak, bebeğinizle iletişim kurmanın en önemli aracıdır. Ona şarkılar söyleyin, onun yanında mırıldanın.

1 haftalık bebek
Bebeğiniz, yüzüstü yatarken kafasını kaldırabilir. Başını sağa sola çevirebilir.
Emme, çiğneme gibi ilkel refleksleri belirgindir. Karnı tok, altı değiştirilmiş, ve banyo yapmış bebek, günün büyük bölümünü uykuda geçirir. Uyuma süreleri, 15-20 saat arasında değişir.
Aşağıdakilere dikkat:
-Emzirme ile ilgili kitaplar okuyun, -Süt miktar ve kalitesiyle sizin beslenmeniz arasında yakın ilişki vardır; diyetinizi buna göre ayarlayın. -Biberonla besleme tekniğini öğrenin, -Bebeğinizin kol ve bacaklarını rahatça hareket ettirebilmesi gerekir, kundak yapmayın, onu dış ortam sıcaklığına uygun giydirin. -Göbek kordonu bakımına dikkat edin, -Sırtüstü ve tam yüzüstü yatırmayın, tercihen sağ yan yatırın, -Bebeğinizin yenidoğan döneminde sünneti hakkında bir karara varın. -Gözlerinde, yüzünde, vücudunda sarılık hissederseniz, doktorunuzu arayın. -Özellikle kasıklarda şişlik -fıtık-, hayalarda şişlik , inmemiş testis varlığında, çocuk doktorunuzla, gerekirse de bir çocuk cerrahı ile görüşün. -Hastaneden taburcu olmadan yapılmamışsa, hepatit-b aşısını yaptırın.

2 haftalık bebek:
Artık bebeğinizin kısa süreli de olsa uyumadan gözleri açık durduğu dönemler olduğunu fark edeceksiniz. Onunla ilişki için bu dönemlerden yararlanın.

Bir süre sonra bebeğinizin dünyasında annesinin yüzü önemli yer tutmaya başlar. Bilimsel çalışmalar, bebeklerin insan yüzünü diğer desen ve renklere tercih ettiğini göstermiştir. Yüzünüzü doğumdan itibaren ona yaklaştırın, onunla konuşun, bebeklerin 40-50 cm.den daha uzak nesneleri net olarak seçememesi nedeniyle fiziksel yakınlık çok önemlidir. Mümkün olduğunca onun net görebileceği 30-40 cm aralığında olun ve kimi hareketler yaparak onun sizi taklit etmesini sağlamaya çalışın. Örneğin, dilinizi çıkarın, kaşlarınızı kaldırın, hareketlerinizi taklit edemese bile, sizi izlediğini göreceksiniz. Bir süre sonra, bebeğiniz, anne sesini tanıdığı gibi, anne yüzü ve mimiklerini de tanır hale gelecektir.

İkincihafta sonunda çocuk doktorunu ziyaret etmenizde yarar var; özellikle;
sarılık tam olarak geçmemişse,
göbeği tam kurumamışsa,
beslenme düzenini tam oturtamamışsanız..

3 haftalık bebek :
Yüksek kontrast renkli nesneler, yenidoğanların ve bebeklerin çok ilgisini çeker. Canlı renkli ve iri oyuncak, resim vb. maddelerle ilgisini çekmeye çalışın.

Kendi ayna görüntüleri de bebeklerin hoşuna gider, yatağının kenarına bazen sağlam, kırılmaz bir bebek aynası koyarsanız, bir süre sonra ne kadar çok ilgilendiğini ve hoşuna gittiğini göreceksiniz.

4 haftalık bebek:
Bebekler doğumdan hemen sonra kıvrık ve gövdelerine doğru çekili olan kollarını ve bacaklarını yavaş yavaş uzatmaya başlarlar. 1. Ay sonu, bebeklerin kendi vücutlarını keşfe başlamalarının da zamanıdır. Bebeğinizin el ve ayak parmaklarıyla oyunlar oynayarak onu bu yönde cesaretlendirin.

Özellikle yarı oturur pozisyonda ve yüzüstü tutulduğunda, bebeğinizin başını kısa bir süre dik tutabildiğini göreceksiniz. Hatta yüzüstü pozisyonda bazen başını her iki yana çevirebilir bile.

Bebeğinizin yeniden muayenesi ve hepatit-b aşısının tekrarı zamanı.

5 Haftalık Bebek:
Bebeğiniz, duygularını belirtmek için değişik sesler çıkarabilir. Kimi bebekler, bu dönemde erken bağrışmalar ve gülücüklere başlar.

Onu mutlaka cevaplayın, çıkardığı sesleri karşılıksız bırakmayın. Onunla yüz yüze “konuşun“. O anda yanında olmasanız bile ona seslenin. Uzaktan da olsa, sesinizi duymak hoşuna gidecektir.

Bakışlarınıza bugünlerde daha uzun süreli karşılık verecektir.

Bu dönemde gaz sancıları iyice kendini hissettirecektir. Doktorunuzla konuşun.

Bebeğinizi taşıma konusunu düşünün, kanguru tipi port bebeler, onunla aranızda daha yakın fiziksel temas sağlayacağı için tercih edilebilir.

6 Haftalık Bebek:
Artık bebeğiniz gündüzleri daha uzun süre uyanık kalacaktır. Uyanık olduğu zamanı, onun duygusal gelişimini stimüle etmek için kullanmalısınız. Bebeğinize müzik dinletin, üzerindeki etkiyi hissedeceksiniz.

2.ayda, bebek daha karmaşık seslere,renklere ve şekillere ilgi duyacaktır. Oyuncak seçiminde bunu dikkate alın.

Her iki gözünü bir nesne üzerine fikse edebilir ve gözleri ile hareketli nesneleri izler. Gözlerinizi gözlerine dikerek, ona yaklaşıp uzaklaşarak oynayın onunla.

7 Haftalık Bebek:
Bebeklerin yaklaşık yarısı, bu dönemde anne babayı tanır ve onlara yabancılardan farklı davranırlar. Bebeğiniz, sizin gülümsemelerinize gülerek karşılık verebilir, sizi gördüğünde gülücükler atabilir. Bu güne dek sizin ona gösterdiğiniz ilgi ve bakıma olan tepkisizliğinin sona ermesi, size attığı bir gülücük sizi ne kadar mutlu edecektir.

8 Haftalık Bebek:
Şimdilerde, bebeğiniz artık kaldırıldığında başını sabit tutar. Yüzüstü yatarken başını kaldırır, ileri doğru itme hareketleri yapabilir. Kollarını ve bacaklarını sallar, ellerini birleştirip parmaklarını açabilir.

Eline bir oyuncak vererek tutmasını sağlamaya çalışın. Sizi dinlemek için, parmaklarını yada biberon emmeyi bırakabilir. Onunla iletişim için konuşun. Onun çıkardığı sesleri çıkarın, sizi sürekli duysun.

Kalabalık konuşma ve sohbet ortamlarında onu hep ortada merkezde- tutun. İnsan etkinleşiminin zenginliğini böylece daha iyi hissedecektir, kısa sürede değişik sesler çıkarmaya başlayacaktır.

2 Aylık Bebek:
Artık bebeğiniz daha “canlı” dır.

Duyma, konuşma ve koku alma işlemlerinden sorumlu olan bebeğin temporal lobu yavaş yavaş devreye girer ve bebeğiniz sizi daha belirgin duymaya başlar. Size dönmeye ve sizinle konuşmaya çalışır.

Araştırmalar, bebeklerin 0-1 yaş arası duydukları sözcük sayısının onların entellektüel gelişimleri için önemli olduğunu göstermektedir.
Bunu hiç unutmayın.

Bebeğinizin yatarak geçirdiği zamanın daha eğlenceli olması için ellerine oyuncak verin.

Aylık muayenede, ona bu ay karma, çocuk felci, Hib ve verem aşıları yapılacak.

3 Aylık Bebek:
3 aylık bebek, artık sizin varlığınıza, sesinize, hatta yüz ifadenize kol ve bacak hareketleriyle karşılık verebilir. Artık bebeğiniz sürekli gördüğü insanları, yabancılardan yavaş yavaş ayırt etmeye başlayacaktır.

Kalabalık grup içinde yada yabancıların yanında bir alışma sürecine ihtiyacı olacaktır. Özellikle sizin kucağınızda iken diğer insanlarla ve büyük çocuklarla daha rahat korkusuz ilişki kurar,

Bebeğinizin ruhsal durumu çok değişkendir. Aynı dakikada, gülmeyi ağlamak izleyebilir. Dikkatinizi çekmek için elindeki nesneyi atar vurur, ağlar.

Eller ve ayaklarıyla uzun süre oynar.

Bir anda ses çıkarmamasından korkarak, yanına koşarsınız. El ve ayaklarıyla kendi kendisini eğlendirdiğini görürsünüz. İç rahatlığıyla gazete okumaya devam edebilirsiniz.

4 Aylık bebek:
Artık bebeğinizin fizik gelişimi belirgin olarak hızlanmaktadır. Yüzüstü yatırdığınızda kol ve bacakları üzerinde gerilerek sırtını geriye doğru kaldırabilir. Sırtüstü yatırıldığındaysa, başını ve omuzlarını kaldıracaktır.

Sebep sonuç ilişkisini kurabildiği için, artık küçük oyunlar oynamaya başlayacaktır. Sizin almanızı görmek için elindeki nesneyi atar, düşüşünü izler.

Diş çıkarmaya başlayabilir, bunun yaratacağı ateş, huzursuzluk gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Ancak ülkemizde bebeklerin ortalama 6-7. ayda diş çıkardıklarını unutmayın, ufak tefek gecikmelerin fazla bir önemi yoktur. İkinci ayda yapılan aşıların -karma, çocuk felci ve Hib bu ay tekrarlanması gerekir, unutmayın!

5 Aylık bebek:
Bebeğiniz artık oldukça sosyalleşmiştir. Bunu , başkalarıyla ilişkide belirgin olarak hissedebilirsiniz.

Kısa süreli oturabilir, ancak yine de yastıklarla destek oluşturmalısınız.

6 Aylık Bebek :
Bebeğimiz şimdi “saklama” oyunlarında aktif yer almaya başlar. Sesinizde ton ve yükselip alçalmaları ayırdeder, sertçe söylenen sözlere karşı farklı tepki gösterir.

Üç boyutlu uzayda nesnelerin birbiriyle ilişkisini anlamaya başlar. Oyuncaklarını örneğin boyutlarına göre sınıflandırabilir. Aynada kendisini görmekten büyük zevk alır, o sırada siz arkasına geçerseniz, aynada sizi görür görmez arkasına dönerek size bakar, aynada olan görüntünüzün “siz” olmadığını bilir.

Bazı şeylerin ve kişilerin görünüp kaybolma türünden oyunlar onu çok eğlendirir. Örneğin bir örtü altına bir nesneyi saklayın, onu bulsun.

Artık ince motor hareketleri de yapar hale gelmektedir. Oyuncağı bir elinden diğerine geçirebilir. 2 kulplu bir kaptan yardımla içebilir.

Objeleri birbirine vurmaktan hoşlanır. Ellerini çırpar. Bir eliyle uzanarak, bir oyuncağı yakalayabilir.

- Ne kadar kızgın olursanız olun, sakın bebeğinize vurmayın!
- Emekleme günleri yaklaşıyor, evinizi ona göre düzenleyin,
- Doktorunuzla, onu hangi acil durumda aramanız gerektiği konusunu konuşun.

Bu ay yine aşılar var; karma, çocuk felci ve Hib ve hepatit-b’nin üçüncü tekrarı

7 Aylık Bebek:
Bebeğiniz desteksiz oturabilir.

Emeklemeye başlayabilir, geri geri hareket edebilir. Bir şeye tutunarak ayakları üzerinde durabilir.

Bu andan itibaren, düşmeler ve çarpmalar başlar. Düşme ve çarpma, bir bebek için kaçınılmazdır, çok fazla kaygılanmayın. Sadece, evde önceden alınabilecek önlemleri düşünün ve alın.

Onunla konuşarak iletişimi arttırın, daha çok sözcük duymasını sağlayın.

8 Aylık Bebek :
Doğumdan beri bebeğinize söylediğiniz binlerce sözcük artık etkisini göstermeye başlar.

Onun bazı kelimeleri anlamaya başladığını fark edebilirsiniz.

Bebeğiniz yürümenin hemen öncesindedir.

Tutunarak, emekleyerek, bir yerden bir yere gidebilir. İsteklerini net olarak belirtir. Oyuncağının elinden alınmasını tepki gösterir.

Bu dönemde bebekle seyahat çok zordur. Özellikle uzun yolculuk alıştığı rutin uygulamaların aksamasına yol açacağı için, onu rahatsız eder.

Bebeğiniz, size aşırı bağlılık duyup, anne-baba dışında kimseye yaklaşmak istemeyebilir.

Bu durum, özellikle yakın akrabaları, babaanne, anneanne ve dedeleri üzer.

9 Aylık Bebek :
Onunla konuşurken, bir çok basit kelimeyi ve cümleciği, yeni sözcüklerle kullanın. Bazen onun gibi sesler çıkartsanız da, normal “erişkin dilini” de kullanın.

Sürekli onun çıkardığı seslerle ona karşılık vermeniz doğru değildir.

Kişilik özellikleri de yerleşmeye başlamıştır.

Karşılaştığı her insana gülebilir, yada tanımadığı insanlar karşısında utanarak yüzünü saklayabilir. Bazı sesleri taklit edebilir, kapıdan çıkan birine el sallayabilir, hoşlanmadığı durumda hoşnutsuzluğunu belirtir.

Daha önceleri onu etkilemeyen kapı zili vb. sesler onu korkutup ağlatabilir.

Onu sarılıp, öpün, rahatlatın.

Kızamık aşısını unutmayın

10-11-12 Aylık Bebekler :
Artık ağızdan, sözcükler ve sözcük benzeri sesler dökülmeye başlar. Söylediği her şeyi anlamaya çalışın, onu yanıtlayın. Böylece onun sözlü iletişimi öğrenmesine yardım etmiş olacaksınız. Çok fazla konuşmasa bile, isteklerini, işaretle ve sesle belirtecektir.

Ona “hayır” dendiği zaman, “hayır” ın ne anlama geldiğini yavaş yavaş anlayacaktır.

Ancak “hayır”, seyrek olarak ve gerçekten onun için tehlike yaratacak durumlarda kararlıca kullanılmalıdır.

Bebeğiniz, siz olmadan hiç bir şey yapamadığı dönemi geride bıraktı. Her ne kadar bakım ve ilgi ihtiyacı devam etse de, tek başına yürüyebilir, kalkabilir.

Basit emirleri anlar ve uygular.”Bir öpücük ver!”, “bardağı ver” gibi. Kendi sözcük dağarcığı henüz birkaç kelimeyi geçmese de anladığı kelime ve cümle sayısı da çok arttırmıştır.

Dikkatini 2.5 dakika süreyle toplayabilir. İşaretlerle “kulağın nerede?” “burnun nerede?” gibi sorulara cevap verebilir.

Olabildiğince, nesneler ve isimlerini ona öğretmeye çalışın. Gösterdiğimiz ilgi, onun sözcük dağarcığını daha çabuk geliştirecektir.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

 

Difteri Tetanoz Boğmaca (Karma Aşı)

 

Difteri

Tetanoz

Boğmaca

Hastalık etkeni nedir?

Bakteri

Bakteri toksini

Bakteri

GünümüzdeTürkiye’de bu hastalığı görüyor muyuz?

Seyrek olarak evet

Evet

Oldukça sık

İnsandan insana bulaşıcı mıdır?

Evet

Hayır

Fazlasıyla

Ne yolla bulaşır?

Öksürük, aksırık gibi solunum/hava yoluyla

Derideki sıyrık ve kesilerden

Öksürük, aksırık gibi solunum/hava yoluyla

Hastalık bulaşırsa ne olur?

Soluk alma güçleşir

Ciddi kas kasılmaları olur

Ağır öksürük atakları, sonrasında nefes alamama

Ölüme yol açar mı?

Evet

Evet

Evet

Aşının kısa adı nedir?

DTaP ya da DTP

DTaP, DTP, Td

DTaP, DTP

Toplam kaç doz aşı gerekir?

5

5 –her 10 yılda 1 doz tekrar

5

Aşılama ne zaman yapılır?

2,4,6,15 ay. & 4-6 yaş

2,4,6,15 ay. & 4-6 yaş

2,4,6,15 ay. & 4-6 yaş

Aşının sık görülen yan etkileri nelerdir?

Hafif ateş, aşı yerinde ağrı ve şişlik, huzursuzluk

Hafif ateş, aşı yerinde ağrı ve şişlik, huzursuzluk

Hafif ateş, aşı yerinde ağrı ve şişlik, huzursuzluk

Aşının seyrek yan etkileri nelerdir?

Konvülziyon (havale),

Durdurulamayan ağlama, yüksek ateş

Konvülziyon (havale),

Durdurulamayan ağlama, yüksek ateş

Konvülziyon (havale),

Durdurulamayan ağlama, yüksek ateş

Aşı kimlere kesinlikle yapılmamalıdır?

Önceki dozda ciddi allerjik reaksiyon veya aşıdan sonraki 1 hafta içinde havale geçirenler

Önceki dozda ciddi allerjik reaksiyon veya aşıdan sonraki 1 hafta içinde havale geçirenler

Önceki dozda ciddi allerjik reaksiyon veya aşıdan sonraki 1 hafta içinde havale geçirenler

Dişlerin, diş etlerini yararak çıkması, çoğu bebek için kolayca geçiştirilen bir dönemdir. Bu tür bebeklerin başlıca semptomları tükürük salgısının artması ve nesneleri çiğneyebilmek için dayanılmaz bir istektir. Bununla beraber, kimi çocuklar için bu süreç rahatsızlıklarla, huzursuzlukla ve acılarla doludur. Bebeğiniz daha önce hiç yapmadığı gibi başparmağını ağzına sokar, alt çene ve üst çenedeki diş etlerine sürter ve geçici bir süre iştahını kaybeder.
Eğer bebeğinizin ateşi ya da ishali varsa, bunun nedeninin diş çıkarmak olduğunu sanmayın. Gerçekte diş çıkarmak genellikle ateş, ishal, uyku problemleri, havale, bronşit ya da bez pişiği gibi problemlere neden olmaz. Bu tür problemlerin tedavi için başka yöntemler deneyin: Bunların normal diş çıkarma sürecinin bir parçası olduğunu zannetmeyin.
Eğer bebeğiniz bu rahatsızlıklardan muzdarip ise yapabileceğiniz bazı şeyler vardır.
1. Eğer bebeğiniz izin verirse, diş etlerine birkaç dakika elinizle ya da bir parça buz ile masaj yapınız. Bununla beraber, bazı çocuklar rahatsızlıklarını ortadan kaldırma çabası ile isteyerek ya da istemeyerek parmaklarınızı ısıracaktır.
2. Soğuk bir diş çıkarma halkası bu konuda yardımcı olabilir. Ayrıca çocuğa biraz buz, eskimo ya da bir parça donmuş muz gibi bir şey vererek çiğnemesini sağlayabilirsiniz. Bununla beraber, bir diş halkasını asla bebeğin ağzında bırakmayınız, çünkü bu boğulmaya neden olabilir.
3. Diş çıkarma ağrısını azaltmak için piyasaya sürülmüş losyon ya da merhemleri kullanmayınız. Bunlar gereksizlikleri yanı sıra boğazı felce uğratan ve bebeğin boğulmasına neden olabilecek benzocaine gibi maddeler içerebilir. Bu tür ürünlerin çoğunun keskin bir tadı vardır ve çocuğunuz bunları reddedebilir.

4. Eğer bebek rahatsız ise birkaç gün süre ile acetaminophen kullanılabilir.

Kusma, çok miktarda gıdanın mideden güçlü bir hareketle çıkarılmasıdır, genellikle bebek hasta iken meydana gelir. Kusmanın nedeni çoğunlukla bir virüstür. Ancak daha ciddi problemler de kusmaya neden olabilir.
Çıkarma, gıdanın bebeğin ağzından bir çaba sarf etmeden çıkmasıdır ve sağlıklı bebeklerde genellikle emzirme sonrasında sık sık meydana gelir.
Sağlıklı bir bebekteki bir tek kusma olayı ‘ endişeyi gerektirmez. Bununla beraber, hasta bir bebekte kusma devam ederse doktorunuza danışınız. Eğer bebeğiniz kusuyor ise, herhangi bir eczanede reçetesiz olarak satılmakta olan çeşitli elektrolit solüsyonlarından birisini alarak içiriniz. Başlangıçta küçük miktarlarda, örneğin bir defada bir çorba kaşığı kullanınız. Kusma ortadan kalkana kadar bebeğinizi miktar ve sıklık açısından ihtiyatla besleyiniz.
Solüsyon, kusma esnasında kaybedilen elektrolitleri telafi etmekte yardımcı olacaktır. Bebek en az 8 saat kusmaya ara vermeden önce bebeğe süt ya da katı gıda vermekten kaçınınız. Daha sonra, eğer bebek katı gıdalar yiyor ise, muz, elma suyu ve pirinç lapası gibi kolayca sindirilen gıdalar vermelisiniz.
Bebek tekrar kusarsa (eğer ayrıca ishal de varsa) su kaybı tehlikesi, vücut sıvısının azalması tehlikesi söz konusudur. Vücudun su kaybetmesi durumunda bebeğin bezinin 8 saatten daha fazla ıslanmaması dikkatinizi çekecektir, bebeğin başında bıngıldağın içeri çökmesi, gözyaşı gelmeyen ağlama ve ağız kuruluğu da diğer belirtilerdir. Eğer bebek 3 ya da daha fazla defa berrak sıvılar kusarsa derhal doktorunuzu çağırınız.
Kusmaya karşın çıkarma (1 yaşına kadar bebeklerin yarısından fazlasında görünür), az miktarda gıdanın ya da sütün genellikle beslenmeden kısa bir süre sonra ağızdan çıkarılmasıdır. Çıkarma (gastroesophageal reflux), midenin üst girişinin midedeki sıvıyı yemek borusundan çıkmaya olanak vermesi yüzünden meydana gelir.
Çıkarma, özellikle bebek 6 aylık oluncaya kadar, normaldir ve çıkartılan gıda içerisinde kan olmadığı ya da bebek kilo kaybetmediği sürece endişelenecek hiçbir şey yoktur. Çoğu bebeklerde bebek büyüdükçe çıkarma da ortadan kalkar. Bebeğin yediği gıdaları çıkarmasını tamamıyla önleyecek bir yol yok ise de, problemi azaltmak için bazı şeyler yapılabilir.
Fazla besleme problemi artırdığı için, bebeği her emzirmede 20-30 gr. daha az besleyiniz. Beslenme süresini 20 dakikadan daha aza indiriniz ve iki emzirme arasında en az 2.5 saat bekleyiniz.
Bebeği geğirtiniz. Beslenme esnasında ara vererek bebeği geğirtmek suretiyle, emzirme esnasında ortaya çıkabilecek geğirme gereksinimini ortadan kaldırınız. Emzirdikten sonra bebeği yatırmayınız; bebeği minderle destekleyerek oturur vaziyette tutunuz, eğer bebek 6 aylık ya da daha büyükse bebek iskemlesinde bir süre oturur vaziyette bekletiniz.
Bebeğinize sıkı giysiler giydirmeyiniz ve her emzirme sonrasında hoplatmaktan kaçınınız.

Yeni doğan bir bebek için, hatta daha büyük bebekler için bile beslenme sonrasında bir miktar besini dışarı çıkarmak az rastlanan şey değildir.
“Çıkarma” (yenen gıdaların çıkarılması), bebeğin ağzından küçük miktarda sütün dışarı çıkmasıdır. Çıkarma, kusma ile karıştırılmamalıdır. Kusma esnasında bebeğin midesindeki her şey güçlü bir şekilde ağızdan dışarı çıkarılmaktadır.
Kimi yeni doğmuş bebekler her beslenme sonrası yedikleri gıdanın bir miktarını çıkarırlar; kimi bebekler yalnızca çok nadir aralarla çıkarırlar. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Gerçekte erkeklerde bu dönemde belirgin bir hormonal değişim olmaz, ancak 50‘li yaşlardan itibaren yaşa bağlı değişimler ve buna bağlı performans azalmaları ortaya çıkar. Yaşa bağlı değişimler şunlardır;

  • Testislerde küçülme ve sertleşme ( testosteron azalmaz )

  • Ereksiyonda güçlük, olduğunda uzama

  • Yavaş ve güçsüz meni çıkarma

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Sağlık Estetik