ADRENALİN
Ampul

Galen

Etken Madde(ler):
Adrenalin

Piyasa Şekilleri:
0.50 mg/ml: 1 ml’lik 10 ampul, 1 mg/ml: 1 ml’lik 100 ampul, 0.50 mg/ml: 1 ml’lik 100 ampul, 0.25 mg/ml: 1 ml’lik 100 ampul, 0.25 mg/ml: 1 ml’lik 10 ampul, 1 mg/ml: 1 ml’lik 10 ampullük ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Cilt altı veya kas içine uygulanır. Acil durumlarda çok dikkatli ve azaltılmış dozlarda damar içine verilebilir. Lokal etki için mükoz membranlara veya kapiller kanamayı kontrol altına almak için kesilen yerlere direkt olarak uygulanır. Kalp durması halinde intrakardiyal olarak kalbe direkt enjeksiyonu 0.25 ml 1/1000 adrenalin solüsyonu önerilir. Genel olarak maksimum doz subkutan bir defada 0.0005 g, 24 saatte 0.002 g’dır. Ciddi yabancı seruma gösterilen alerji veya nefes darlığı tedavisinde doz 0.1-0.5 mg deri altına veya i.m. verilir. Nefes darlığı olan hastalarda deri altındaki dozlar hastanın tepkisine ve şiddetli durumlarda ihtiyaca göre 20 dk-4 saat ara ile verilebilir. Şiddetli astım veya anafilaksi için pediyatrik hastalarda deri altına 0.01 mg/kg dozda verilir. Tek pediyatrik dozlar 0.5 mg’ı geçmemelidir. Kardiyak areste genel erişkin i.v. dozu 0.5-1 mg’dır. Gerektiğinde i.v. dozlar 5 dakikada bir tekrarlanabilir. Akut bronşiyal spazm sonucundaki bronşiyal astımlarda subkütanoz enjeksiyonlarda; büyükler için 0.2-0.5 ml, çocuklar için 0.1-0.3 ml solüsyon 3-5 dakikada kullanılır. Bu miktarlar 15-30 dakikalardaki entervallerde tekrar edilebilirler. 4-24 saatler arasındaki enjeksiyon yapımı takip edilir. 1/1000′lik subkütanoz enjeksiyonu semptomatik olarak, alerjik şok, alerjik olarak örneğin; ürtikerde,alerjik ekzamada, saman nezlesinde, anjiyonörotik ödem, serum ve röntgen şuasında meydana gelen hastalıklarda 0.25 ml yavaşça i.v. uygulanır. Stokes-Adams ataklarda 0.3-0.6 ml 1/1000′lik Adrenalin subkutan enjeksiyon yapılır. Adrenalin i.v. enjeksiyonu tehlikelidir. Çok yavaş damara zerk edilmelidir. Bu 1/500.000 konsantrasyonunda olmalıdır. 1/100.000′lik konsantrasyonu olmamalıdır. Aksi takdirde kolaps ve kalp blokajı olabilir.

Endikasyonları:
Adrenalinin düz kaslar üzerine etkisi, belirgin olarak bronş kaslarında görülür. Bronş kası adrenalinin etkisiyle gevşer. Eğer bronkospazm varsa, bu etki daha belirgin biçimde gözlenebilir. Adrenalin, mide-barsak kaslarının motilitesi üzerine inhibitör bir etki yapar, tonusu azaltır. Yalnız ileokolik sfinkter ve dalak kapsülü kontrakte olurlar. Keza pilomotor kaslar, adrenalinin etkisiyle kasılırlar. Vezikanın boşalması üzerine adrenalinin inhibitör etkisi vardır. Adrenalin, splanknik sahanın, derinin ve mukozaların arteriollerini şiddetle daraltır. Deri kapilleri adrenalin etkisiyle daralırlar, fakat kas kapillerini genişletir, venalar genellikle daralır. Adrenalin kalp atımını hızlandırır (+kronotrop etki), kalp kasının kontraktilitesini artırır (+inotrop etki). Kalbin hem atım hacmi, hem atım sayısı arttığından dakika hacmi iki misline kadar, hatta daha fazla yükselir. Adrenalin etkisiyle koroner arterler genişler. Fakat taşikardi nedeniyle diastol kısaldığından koroner akımı, bu damarların genişlemesi ölçüsünde yükselmez. Çünkü koronerler, kanı aortadan diastol esnasında alırlar.

Kontrendikasyonları:
Adrenalin etkisinde kalbin O2 konsomasyonu yükselir, bu nedenlerden angina pectorisli hastalarda kullanmaktan sakınılmalıdır.

Uyarılar:
Bazı hastalar, özellikle hipertiroidizmli hastalar adrenaline karşı büyük bir duyarlılık gösterirler. Deri altına enjekte edilen terapötik adrenalin dozları, bunlarda şiddetli taşikardi cilt solukluğu, operasyon, tremor oluşturur, bu hastalara amilnitrit koklatılırsa semptomlar kaybolur. İntravenöz 1/10 mg veya daha büyük dozda adrenalin enjeksiyonu veya kesif adrenalin solüsyonu (%10) inhalasyonundan zehirlenmeler olabilir. Bu durumlarda amilnitrit veya nitrogliserin yararlı olabilir. Adrenalin dar köşeli glokomda, şokta, halojen hidrokarbonlar ve siklopropanla yapılan genel anestezide ve anesteziklerle kullanılmamalıdır. Yaşlılarda, kardiyovasküler hastalıklarda, hipertansiyonda, diyabet ve hipertiroidizmde, gebelerde dikkatle kullanılmalıdır. Yüksek dozlarda veya dikkatsiz olarak kullanılması kan basıncının ani yükselmesine bağlı olarak serebrovasküler hemoraji yapabilir. Pulmoner ödem gelişebilir.

Yan Etkileri:
Vena içinde ufak dozda (2 µg) adrenalin enjekte edilirse kan depolarındaki (dalak, diğer iç organlar, deri büyük venaları) kanın dolaşıma katılmasını sağlar, kalbin atım hacmini yükseltir, bundan dolayı sistolik basınçta bir yükselme olursa da, kas damarlarının ufak dozda adrenalin ile genişlemiş olmasından dolayı periferik damar direnci artmaz, diastolik basınç yükselmez. İntravenöz 10 µg’dan fazla dozda adrenalin uygulamasında genel bir vazokonstrüksiyon olur. Kalp atımı çok hızlanır, kan basıncında şiddetli bir yükselme olur. Bu şiddetli yükselme sonucunda pressorecepteur dolaşım bölgelerinden (aorta kavsi, sinus caroticus) uyanan bir vagus refleksiyle kalp yavaşlar. Periferik damar direncinin şiddetle artmasından dolayı atım hacmi düşer. Sağ atriumda ve büyük veritlerde basınç yükselir, kalp dilate olur. Adrenalin bazal metabolizmayı yükseltir. Karaciğer ve kas glikojenini mobilize eder; kan şekerini yükseltir.

İlaç Etkileşimleri:
Digitalin aşırı dozlarında adrenalin kullanılmamalıdır. Anginal ağrı oluşturabilir.

Göbek fıtığı, göbek kordonunun çıkış yerinde karın duvarındaki, bazen periton ve incebağırsakların fıtıklaşmasına izin verir şekilde, zayıflık nedeni ile ortaya çıkar. Bu duruma beyaz ırkta %4, erken doğumla doğan bebeklerde ve siyah ırkta %40 sıklığında rastlanır. Ancak bu halka çocuğun hareketlenip karın kaslarının gelişmesi ile çoğu kez ilk 2 yaş içinde kendiliğinden kapanır. Bebek ağladığı veya ıkındığı gibi hallerde dışarı doğru çıkan bu fıtığın dışarıda kalıp sorunlara neden olması pek nadir görülür.(%5 sıklıkla) Doktorunuzla değerlendirilip tanıdan emin olunduktan sonra 2 yaşa kadar beklenebilir. Düzeltici ameliyat 2 yaşından büyük ve 1.5 cm den daha geniş göbek fıtıklarında ve 4 yaştan sonraki tüm göbek fıtıklarına güvenle uygulanır.

Birçok durumda kaba ve ince motor kontrol gelişimi düzgün olarak işler. Yine de bazen bir çocuk yaşıtlarının gerisine düşer. Örneğin çocukların çoğu 12 ile 15 aylıkken yürür. Ancak 20 aylık olduğu halde yürümeyen çocuğa ne demeli? Bir terslik mi var?
Hem ince (el becerilerinde kullanılan kaslar), hem de kaba (yürümek, sıçramak ve atlamak için kullanılan daha büyük kaslar) motor fonksiyonunda çeşitli gecikmiş gelişme tipleri vardır.
Bazı ince motor fonksiyonsuzluk tipleri, bir okul öncesi çocuğun çizgi çizmesini veya resim yapmasını güçleştirir, ya da ayakkabılarını bağlamayı öğrenmesini geciktirir. Bu çocuklardan bazıları yan göz koordinasyonunda zayıflıklar gösterir. İnce motor fonksiyonsuzluğu olan bazı çocuklar bir boyalı kalemi doğru bir şekilde tutamazlar. İnce motor becerilerindeki sorunlarından dolayı bu çocuklar okula gittiklerinde sık sık güçlük çekerler.
Atlama ya da sıçramada yeteneksizlik gibi gecikmiş kaba motor becerileri olan ya da hantal çocuklar çoğu kez utangaç ve içine kapanık olurlar. Bunlar atletizm takımına daima en son seçilen çocuklardır. Sonuç olarak çoğu zaman zayıf bir görünüm geliştirirler.
Gecikmiş psikomotor gelişiminin nedeni aileden gelmekle birlikte genellikle meçhuldür.
Çocuğunuzun psikomotor gelişmesinde bir gecikmeden şüpheleniyorsanız, sorunlarınızı doktorunuza iletin. Bir sorun olup olmadığını saptayabilen testler vardır.
Motor becerilerinde bir gecikme varsa, çocuğunuzun kendine saygısında önemli bir kaybı olur. Ebeveyn olarak onun gelişimini sabırla izleyerek ve anlayarak çocuğunuzun kendine saygı duygusunu korumanıza gerek vardır. Eğer sabırsızsanız, eninde sonunda “yetişse” bile çocuğunuzun kendine güveni zarar görür.

Tırnak, göz, ayak bileği ve avuç içlerinize bir kez daha bakın. Ciddi sağlık sorunlarının işaretlerini görebilirsiniz.

Tırnaklar

Tırnaklar sağlığınızın önemli bir göstergesi sayılıyor. Tırnaklarınızda mavilik ya da morluk görmeniz bir kalp hastalığıyla karşı karşıya olduğunuzun işareti olabilir. Tırnaklarınızın üstünde tümsekler bulunuyorsa ve kalın tırnaklarınız varsa solunum yollarınızda bir sorun olabileceği söylenebilir.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Bir döngüde görülen kanama miktarının veya gününün artması durumudur.

Normal şartlarda devam eden adet kanamasının en azda tutulmasında rahim kaslarının kasılmasının etkinliği çok önemlidir. Bunun yanında adet döngüsünde yumurtlamanın gerçekleşmesiyle devreye giren progesteron hormonunun uygun seviyelerde kalması da kanamanın kabul edilebilir düzeyde kalmasını sağlar. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Difterinin nedeni olan Corynebacterium diphtheriae bakterisi oldukça tehlikeli bir zehir salgılar. Bakterinin salgıladığı bu zehir kalpte ve sinir sisteminde oldukça ciddi bozukluklara yol açar. Mikrobun kaynağı hastalar ve bakteriyi taşıyan kişilerdir. Genellikle damlacık yoluyla bulaşır. Çok ender vakalarda doğrudan temasla geçer. Vücudun hemen kabul ettiği bir hastalık değildir. Bebeklerde çok ender olarak rastlanır. Çocuklarda 2-6 yaş arası çok sık görülür. Yaş ilerledikçe hastalığa yakalanma olasılığı giderek zayıflar. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Boğaz ağrısı, en sık karşılaşılan şikayetlerdendir. Bu yüzden birçok kişi muayene ve tedavi olmaktadır.

Boğaz Ağrısına Ne Yol Açar?

Boğaz ağrısı, birçok rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkabilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Büro çalışanlarının sürekli oturmalarının, özellikle kemiklerin zayıflaması, kan damarlarının daralması ve kasların şeklinin bozulması gibi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekilerek, ideal oturma biçiminin bilinmesi ve saatte bir 5-10 dakika yürünmesi öneriliyor. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Yaz yaklaştıkça bir panik başlıyor. Kışın alınan kilolardan kurtulma paniği. Tabii aylar içinde yavaş yavaş alınan kilolardan kurtulmak da, öyle pek kolay olmuyor.

Dr. Hasan İnsel Diyetlerle kısa sürede verilen kilolar, tekrar çok kısa sürede geri geliyorlar. Bu işin tek doğru yolu var, dengeli beslenmeyi öğrenip uygulamak ve bunu bir yaşam tarzı yapmak, aynı zamanda düzenli egzersiz de yaparak, hareketli bir yaşam sürmek. Dengeli beslenmeyi ise en doğrusu beslenme uzmanından öğrenmektir, öğrenmeden ezbere yapılan bir beslenme planı kısa sürede terk ediliyor. Aynı beslenme gibi, ideali egzersiz düzenini ve planını da mümkünse ya doktorunuzdan veya fitness hocasından öğrenip, onun önerileri doğrultusunda uygulamak. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

“Küçük bir hap” deyip geçmeyin! Vitaminler kanserden koruyor, stres ve yorgunlukla savaşıyor, güç, gençlik, güzellik kazandırıyor.

Özellikle hamileler, yoğun stres altında çalışanlar, besin gruplarını dengeli tüketmeyenler, çok sigara içen ve alkol kullananlar, diyet yapanlar vitamin desteğine ihtiyaç duyuyor. Tabii doktor tavsiyesiyle DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

SAYFA 1 12»