Kanser, vücuttaki hücrelerin denetimden çıkıp vücudun diğer bölümlerinden bağımsız ve kontrolsüz bir biçimde büyümeye başlamadığı bir hastalıktır. Bu hücreler saldırıya geçen vahşiler gibi vücudun normal normal kurallarına isyan başlatır ve kendilerine ait ayrı bir düzen oluştururlar.
Bu isyancı örgütler, ya da ”hastalıklı oluşumlar” daha sonra vücudun işleyişine müdahale etmeye başlar. Engellenmeleri için girişimde bulunulmazsa, en önemli organları işgal edip iflasına yol açarak ölüme neden olurlar.

Kanser nasıl gelişir?
Kanser şu üç aşamada gelişir:
Önce hastalıklı hücreler büyümeye başlar, çevrelerindeki dokulara nüfuz ederek vücudun belli bir bölgesine yerleşir.  Kanserin ilk başladığı bölgedeki bu evresine ‘primer kanser’ adı verilir.
Daha sonra, vücudun bağışıklık, ya da, savunma sisteminin bir parçası olan en yakın lenf bezlerinden birine  atlar ve oradan vücudun diğer  bölgelerine doğru yola çıkar.Hastalıklı hücreler daha sonra yerleştikleri bu ikinci bölgede tekrar büyümeye başlar ve  çoğu kez çevrelerini  büyük  bir  hızla istila ederler. Buna kanserin ikinci evresi denir (Kanser deyimi; kanserli hücrelerin yanlara doğru yengeç gibi  ilerlemesinden  gelir. Latince de ”cancer” yengeç demektir.)

Genel Bilgiler

Kanserin ilk işaretleri

Erken tanı,bütün kanser türleri için hayati önem taşır. İnsanlar vücutlarında kanser başlangıcı anlamına gelebilecek olağandışı değişikliklere karşı her an uyanık olmalıdırlar. Kanserin en yaygın görülen ilk uyarı işaretlerini şöyle sıralanabilir:

Memede, testislerde veya vücudun herhangibir yerinde şişlik veya doku sertleşmesi
İyileşmeyen bir yara veya lezyon
Geçmeyen ses kısıklığı veya, öksürükle birlikte kan gelmesi
Sürekli karın ağrısı, karın bölgesinde büyük yumrular veya, yutkunma zorluğu
Bağırsak haraketleri veya, idrara çıkma alışkanlıklarında değişiklikler
Ben veya siğillerde belirgin bir değişiklik
Olağandışı kanama veya akıntı
Beklenmedik kilo kaybı veya iştahsızlık
Aşırı yorgunluk, bitkinlik veya keyifsizlik
Sürekli ağrı (her zaman ağrı yapmayabilir)
Ağrı yapmayan ancak şişen ve küçülmeyen salgı bezleri

Yukarıdaki belirtilerden hiçbiri kesin kanser tanısı anlamına gelmez. Bunlar kısa sürede, uygun tedaviyle iyileşebilecek ‘iyi huylu’ bir oluşumun belirtileri de olabilirler.  Ama ne olursa olsun, derhal bir doktora gidip durumu bildirmek durumundayız. Sorummluluk sahibi hiçbir sağlık uzmanı sizi ciddiye almamamak, detaylı muayene etmemek, daha etraflı tetkik gerekiyorsa, sizi başka bir uzmana göndermemek gibi bir hatayı yapmaz.

Gerek kadınlarda gerekse erkeklerde en yaygın görülen kanserlerin, akciğer, sindirim sistemi ve idrar yollarında ortaya çıkması, ve giderek artması, günümüzdeki beslenme tarzı, çevresel kirlilik ve sigarayı, sorumlu  etken olarak işaret etmektedir.
Onu mümkün olduğunca engellemeye ve uzak tutmaya çalışmak, bu başarılamadığı taktirde tedaviye erken başlamak, değişmeyen amacımız olmalıdır.
Kanseri engellemek ve yenmek için yapılması gerekenler

Kanser ciddi bir hastalıktır; hafife almaya gelmez. Aslında birçok ülkede yetkililer ce okadar ciddi görülürki, kendi kendinize kanser tedavisis uyguladığınızda veya doktor olamayn birinin bunu yapmasına izin verdiğiniz taktirde yasalara aykırı davranmış sayılırsınız. Bu yaklaşım çok yaygın bir korkuya sebep olmuş, kanser, ellerinde deney tüpleri ve şırıngalarla dolaşan beyaz gömlekli uzmanlardan başka kimsenin hiçbir şey yapamayacağı, insanlığın soyunu kurutacak bir tür salgın gibi görülmeye başlanmıştır.
Ne yazık ki, bu yaklaşım kanser ve tedavisi hakkında çok büyük yanlış anlamalara yol açmıştır. Kanser gerçekten ciddi bir hastalıktır, ama tedavi edilebilir ve tedavisi de mutlaka bir tıp uzmanına bırakılmak zorunda değildir. Kendi kendine tedavi vakaları görülmüştür (doktorlar buna ‘’spontane iyileşme” diyor); ayrıca kanser hastası olup da doktor olmayan kişilerin, bir başka deyişle doğal tedavi yöntemlerini uygulayan uzmanların faydasını görmüş birçok örnek mevcuttur.
Ama, tedaviden önce korunma gelir. Yani, herşeyden önce, oluşması eengellenirse kanser sorun haline gelmez; ve engellenebileceğine dair kanıtlar da açıktır. Çeşitli tahminlere göre bütün kanserlerin yüzde 85 ile 95′i engellenebilir. Dolayısıyla, nedeni ne olursa olsun, kendilerinin kansere yakalanma tehlikesinin yüksek olduğunu düşüneneler, burada ki öğütlerden ve gösterilen yoldan yararlanacaklardır.
Bunlar mucizevi tedaviler değildir; böyle bir şey de yoktur zaten ama hastalığı kontrol altına alabilmenin en iyi yollunu gösteren, hepside denenmiş önerilerdir.  Daha önce size ne söylenmiş olursa olsun, kendiniz için yapabileceğiniz son derece güvenli, sade ve etkili şeyler var. (doğal tedavi yöntemlerinin nelere iyi gelebileceği hakkında bilgileri de burada bulacaksınız.)

Kanserden korunma
Kanserden korunma yolunda atılacak ilk adımlar, yaşam tarzımız ve çevrenmizin vücuttaki savunma sistemini sürekli tehdit ettiği bir dünyada, yakalanacağımız herhangibir hastalığa karşı alınacak önlemlerle  aynıdır.  Mesele, yaşam  tarzımızı ciddi bir şekilde gözden geçirmekten, sonrada, yaşam ve düşünce          tarzımızda köklü değişiklikler yapmaktan ibarettir. Bu her zaman pek kolay bir şey değil, ama gerçekten      uzun, mutlu, sağlıklı ve kansersiz bir hayat istiyorsak, fevkalade gereklidir.
Kanser konusunda kendi kendine yetmede en önemli üç adım şunlardır:
- gıda ve beslenme
- zihinsel ve duygusal (veya psikolojik) durum
- yaşam tarzı ve çevre

Yeni doğmuş bir bebeğin aldığı tıbbi bakımın çoğu, bebeğin hastalık bulaşmasına karşı korunması şeklindedir.
Kimi zaman, doğum kanalındaki bakteriler yüzünden yeni doğan bebekte enfeksiyonlar meydana gelmektedir. Bu yüzden, doğumdan hemen sonra, yeni doğmuş bebeğin gözleri, eritromisin merhemi sürmek ya da gümüş nitrat damlatmak suretiyle korunur.
iç kanamayı önlemek için K vitamini enjekte edilir. ilaveten PKU (phenylketonuria), glactosemia ve tiroid hormonu eksikliği tehlikelerine karşı gerekli testler yapılır.
Çoğu hastanede, anne ve babasından başka kimsenin bebekle yakından temas etmesi yasaklanmış ya da kısıtlanmıştır. Bununla, yeni doğan bebeğin enfeksiyona karşı korunması amaçlanmaktadır.
Hastaneyi terk ettikten sonra, aynı nedenle, bebeğinizi yabancılarla temas etmekten bir dereceye kadar korumaya devam etmeniz akıllıca olacaktır. Ateş ya da diğer rahatsızlıklar büyük bebekler için önemli olmamakla birlikte, yeni doğan bebeklerde bu tür işaretlerin en azından yaşamlarının ilk ayında yaşamsal olduğunu hatırdan çıkarmayınız.
Bebeğin bir doktor tarafından düzenli bir kontrole tabi olması çok önemli bir noktadır. Hastaneden ayrılmadan önce, doktorunuz size bunun için gereken programı söyleyecektir. Genellikle ilk takip ziyareti, bebek 2 haftalık olduğu zaman yapılır. Bazı çocuk doktorları ya da pratisyen hekimler, bebeğin bir yaşına girene kadar ayda bir kez doktora götürülmesinden yanadırlar. Bazı hekimler de, her şey yolunda gidiyorsa, 2 ayda bir ziyaretin yeterli olacağını belirtmektedirler.

Prematüre (erken doğmuş) bir bebek, 35 haftalık normal doğum süresinden önce doğmuş bir bebek olarak tanımlanır. “Prematüre” sözü bebek bekleyen çoğu anne babayı çok üzer, gerçekten de yakın bir zamana kadar prematüre bebeklerin hayatta kalma şansı normal zamanında doğmuş bebeklere nazaran çok düşüktü.
Bununla beraber düşük kilolu bebeklerin bakımı alanındaki son gelişmeler, prematüre bebeklerin hayatta kalma şansını büyük oranda artırmıştır. Hayata başlamak kolay değildir; ancak sayıları gittikçe artan yaşayan bebekler prematürelik sorununun kolaylıkla üstesinden gelinebileceği gerçeğinin kanıtıdırlar. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Aşılar bebeklerin hastalıklara karşı bağışıklık kazanmasını sağlar. Anne - babalar da doğumdan itibaren aşılarla tanışır.
Formsante dergisi bu uzun sürecek yolculukta anne - babalara rehber olabilecek bir aşı tablosu hazırladı. Bebeğinizin doğumuyla birlikte aşılarla tanışacaksınız. Hangi ayda hangi aşının yapıldığını, hangi hastalıklara karşı koruduğunu öğreneceksiniz. Hatta yeni çıkan aşılar da gündeminize girecek. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Bir döngüde görülen kanama miktarının veya gününün artması durumudur.

Normal şartlarda devam eden adet kanamasının en azda tutulmasında rahim kaslarının kasılmasının etkinliği çok önemlidir. Bunun yanında adet döngüsünde yumurtlamanın gerçekleşmesiyle devreye giren progesteron hormonunun uygun seviyelerde kalması da kanamanın kabul edilebilir düzeyde kalmasını sağlar. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Sağlıklı bir cinsellik ancak karşılıklı istek, güven, saygı ile mümkündür. İşte doğru bir cinsellik için olmazsa olmazlar.

Anadolu Sağlık Merkezi’nden Psikolog Aslıhan Kurt’un önerileri: DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Aktif bir cinsel yaşama sahipsiniz. Peki ama cinsellikle bulaşabilecek hastalıklardan haberdar mısınız? Sağlıklı bir cinsel yaşamın sırrı bu hastalıklar hakkında bilgi sahibi olmak ve tedbiri asla elden bırakmamaktan geçiyor. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Kansere doğrudan etkisi olan gıdalar, tedavi sürecinde tüketilmesi gerekenler.. ‘Kansere Karşı Gıda Rehberi’nde

Kanser vakalarının yüzde 65’inin doğrudan alınan gıdalarla ve beslenme tipine bağlı olarak geliştiğini belirten Dr. Uğur Göğüş, “Bunlarla birlikte sigara ve alkol tüketimi, hareketsiz yaşam biçiminin benimsenmesi halinde bu oran yüzde 85’e çıkıyor” dedi.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Sağlık Estetik