Meme iltihabı nedir?
Tıkanmış süt kanallarının yada mikroorganizmaların neden olduğu bir hastalıktır. Belki de anneler için en rahatsız edici durumdur meme iltihabı.  Ateş, halsizlik, yorgunluk, memede ağrı ve kızarıklık gibi belirtileri vardır.

Meme iltihabının nedenleri nelerdir?
Mastit bebeğini emziren-emzirmeyen her 20 anneden birinde görülür. Enfeksiyon, genellikle meme başında bulunan çatlaklardan süt kanallarına doğru yayılır. Emzirmeyen annelerde göğüslerin şişmesi de mastite yol açabilir. Diğer nedenler arasında, emzirme yoluyla göğüslerin yeterince boşaltılamaması hastalıklara karşı azalan direnç sayılabilir. Nitekim yeni doğum yapmış annelerin çoğu aşırı bir yorgunluk ve stres altındadırlar ve yeterince beslenememektedirler.

Meme başlarının hassaslığı nedeniyle ilk doğum yapan annelerde mastit biraz daha sık görülür, ne var ki bu ikinci, üçüncü doğumlardan sonra görülmeyeceği anlamına gelmez.

Mastitin en sık görüldüğü dönem, doğumdan sonra 10-28. günler arasıdır.

Mastit olup olmadığınızı nasıl anlarsınız?
Genellikle soğuk algınlığı geçiriyor gibi hissedersiniz. Belirtiler arasında, bir yada iki göğüste kızarıklık, sertlik, sıcaklık, ağrı, ve enfeksiyon olan süt kanallarında şişlik sayılabilir. Ateş ve halsizlik, durumun daha ciddi olduğunu düşündürür.

Mastit, birden fazla sayıda olabilen bir durumdur, ama aynı anda iki göğüste birden gelişmez.

Bu durumda ne yapılmalı?
Hemen doktorunuzla görüşün. Muhtemelen antibiyotik tedavisine başlanacaktır. Bu durumda emziriyorsanız, kullandığınız ilaçların bebeğe zarar vermeyeceğini özellikle açıklığa kavuşturun. Antibiyotik etkisi başlar başlamaz, belirgin bir rahatlama hissedeceksiniz.

Mastit sırasında bebeğimi emzirebilir miyim?
Evet. Mastit sırasında  emzirmek, çok acı verir. Ancak, gerek biran önce iyileşmek, gerekse süt kanallarınızın boşalarak yeni tıkanıklıklar olmaması ve sütünüzün kesilmemesi için emzirmeniz gerekir. Emzirmeden bir kaç dakika önce sıcak kompres, acı duymanızı bir ölçüde azaltır.

Eğer bebeğiniz emerek iltihaplı göğsünüzü tam boşaltamıyorsa, yada aşırı acı hissi nedeniyle emziremiyorsanız,  göğsünüzü bir süt pompasıyla boşaltmanız gerekir. Sağdığınız sütü biberonla bebeğinize verebilirsiniz. Şunu hiç unutmayın, göğsünüzü boşaltmak için en iyi pompa, bizzat bebeğinizdir!

Hasta göğüsten emme sonucu bebeğim hastalanabilir mi?
Hayır! Zaten sizi hasta eden mikroplar, muhtemelen bebeğinizin ağzı yoluyla bulaşmıştır, ve  kendi mikroplarının ona geri verilmesinin bir zararı yoktur.

Mastit kendiliğinden geçebilir mi?
Mastit kendi haline bırakılırsa ilerler, ve daha ciddi sonuçlar -komplikasyonlar- oluşur. En sık görüleni meme absesidir, yoğun antibiyotik tedavisi, belki de cerrahi yolla absenin boşaltılması gerekir. Bu durumda bebeğiniz sizi ememez.

Çoğu zaman olduğu gibi, mastit de erken teşhis edilirse, kolayca tedavisi olan  bir  durumdur.

 

Doğumdan 2-3 gün sonra, göğüslerinize daha çok kan gelmesi sonucu süt üretimi başlar. Bunun sonucunda da,göğüsleriniz şiş, gergin, rahatsız edici derecede dolgun bir hal alır. Kuşkusuz bu olay, her annede farklı düzeydedir. Kimisinde hafif bir şişkinlik olurken, kimi annelerde göğüsler şaşırtıcı ölçülerde büyür  ve zonklama tarzında bir ağrı hissedilir. Bazen şişlik kola doğru yayılır.

Bu durum, annelerde aşırı tedirginliğe yolaçar, süt kanallarının tıkandığı duygusuna kapılır anneler. Bebeğin emmesi, kısa sürede rahatlama sağlar.

Bu durumda yapılacak ilk iş bebeğinizi olabildiğince emzirmektir. Sağlıklı bir emzirme sonucunda şişlik 24- 48 saat içinde normale döner. Emzirmezseniz, büyük ihtimalle sorun daha da ciddileşecektir. Bu durumda ikinci seçenek, süt pompası ile göğüsleri boşaltmaktır.

Gergin ve dolu göğsün yarattığı rahatsızlık nasıl giderilebilir?

Öncelikle şunu aklınızdan çıkarmayın ki, göğüslerin şişmesi olumlu bir durumdur. Bebeğiniz için süt üretimine başladınız, ve kısa süre sonra bu üretim miktar olarak da ihtiyaca göre ayarlanacaktır! O halde:

  • Gece gündüz göğüslerinizi destekleyen bir emzirme sütyeni kullanın, çok sıkmamasına dikkat edin
  • En geç 2-3 saatte bir emzirin. Her seferinde her iki göğsünüzü, her birini 10-20 dakika olmak üzere emzirin. Bunun için gerekirse bebeğinizi uyandırın.
  • Meme başınız ve etrafındaki kahverengi alan areola-  sertken emzirmekten kaçının, aksi halde zorlamanız meme başı çatlaklarına neden olacaktır. Göğüs ucunuzu yumuşatmak için ellerinizi kullanarak bir miktar süt sağmanız süt akışını başlatacaktır. Bunun yeterli olmadığı durumda ılık bir duş alınabilir
  • Areolayı yumuşatmak amacı yada bebeğin emmeyi ısrarla reddetmesi durumları dışında süt pompası kullanmaktan kaçının!. Aşırı- sürakli pompa kullanımı, süt üretimini çok fazla artıracak, bu da göğüslerinizdeki dolgunluk hisi ve ağrının artmasına neden olacaktır.
  • Bebek emerken, emdiği memeye yavaşça masaj yaparak süt akışını kolaylaştırın.
  • Ağrı hissinin azalması ve şişliğin inmesi için, emzirme sonrası meme üzerine buz torbası uygulayın. Bunun yetmediği durumlarda, paracetamol türü ağrı kesiciler kullanın.
  • Göğüslerinize doğrudan sıcak uygulamaktan kaçının.(sıcak bez, sıcak su şişesi, termofor gibi)  Bu tür yaklaşım, tam tersi sonuç verecek, şikayetlerinizi artıracaktır.

 

Emzirme, tümüyle doğal bir olgu olmasına rağmen, bir takım güçlükler içerir.

Özellikle ilk birkaç hafta, hem siz, hem de bebeğiniz için yorucudur. Anne ile bebek arasında ideal bir emzirme ilişkisinin kurulması haftalar sürebilir.İlk yapılacak şey, emzirmeyi gerçekten istemek ve sabırlı olmaktır. İşte size bir kaç ipucu:

  • Bebeğinizi emzirmek için ideal duruş şeklinizi bulun, gevşeyin, bebeğiniz emmeye başlarken derin nefes alıp verin….
  • Bebeğini uzun süre başarıyla emzirmiş annelerle, hatta kendi annenizle konuşun….
  • Bebek bakım deneyimi olan bakıcılarla, bebek hemşireleriyle, çocuk hekimleriyle görüşün, önerilerini alın….

Tüm bunlara karşın, başarılı bir emzirmenin olamamasının tedavi gerektiren kimi tıbbi nedenleri de vardır. Kabaca özetlersek bunlar;

  • Meme başında ağrı
  • Meme başında yara
  • Meme iltihabı (mastit)

http://www.saglikmerkezi.biz/2008/07/15/meme-iltihabi-mastit/

  • Göğüslerin aşırı dolması ve şişmesi 

http://www.saglikmerkezi.biz/2008/07/15/goguslerin-asiri-dolmasi-ve-sismesi/

.

Doğumdan hemen sonraki dönem, bebeğin beslenmesine ilişkin sorunlarla dolu geçebilir. Belki de bebeğiniz meme veya biberonu istemeyerek ya da sizin almasını istediğiniz kadar besini almayacaktır. Belki de bir beslenme seansının ortasında uyuyakalacak ve daha sonra uyanıp ağlayarak beslenmek isteyecektir. Bazı bebekler de kilo alma güçlüğü çekerler.

Belirgin bir beslenme sorunuyla karşılaşıldığında atılacak önemli bir adım, yeni ana baba için kendini rahatlatmak olacaktır. Bebeğiniz bir ya da iki günü emmeden geçirirse açlıktan ölmez. Bebeğinizi hastaneden eve getirdiğinizde pediyatristiniz ya da aile doktorunuz bir vitamin tamamlayıcısı yazacaktır, bunu çocuğunuzu biberonla beslemeyi düşünüyorsanız özellikle yapacaktır. Bu vitamin günde bir kez verilen damlalar şeklinde olacaktır.



Damlalar florürle birlikte C ve D gibi vitaminler içerir. bu maddeler anne sütünde az miktarda bulunur. Böylece, bebek az bile beslense bazı önemli besleyicileri yine de almaya devam edebilir.

Bazı yaygın beslenme sorunları aşağıda anlatılmaktadır

“Yeterli besin almıyor gibi görünen bebek”, gerçekte, bol miktarda besin alıyordur. 2 haftalık ortalama bir bebek, her beslenmede 55 ile 85 gram kadar gıda alır; 3 ile 4 haftalık olduğunda bebek bu miktarı genellikle 110 ile 140 grama çıkarmış olur.

Bebeğinizin her gün aynı saatte her beslenmede aynı miktarı almasını beklemeyin. Bebekler de herkes gibidir, bazı günler, diğer günlerdekinden daha aç olurlar. Ne kadar yiyeceği




konusunda bebeğinize güvenin. Bebeğinizi beslenmeye zorlamayın, aksi takdirde ileride beslenme sorunları ortaya çıkabilir.

“Beslenme sırasında uykuya dalan ve bir sonraki normal beslenme saatinden önce ağlayarak uyanan bebek” acıkmış ya da yalnızca geğirtilmek istiyor olabilir!

Bebeğin aldığı miktar normal miktardan yalnızca biraz daha azsa sorun olasılıkla acıkma değil, karındaki bir düzensizliktir. Çoğu pediyatristler, bebeği beslemeden tekrar yutmaya çalışmayı salık vermektedirler. Bunu yapamıyorsanız ancak o zaman meme ya da biberona yeniden başvurun.

“Yetersiz beslenmiş olan bebek”, huzursuz. çok ağlayan, muhtemelen kabızlık çeken ve uyuyamayan ve kilo kazanamayan neşesiz bir bebektir. Bu bebek, biberonu veya memeyi boşalttığı halde yeterince doyamıyordur.

Sorun yalnızca günlük beslenme sayısının artırılması, bebeğin her çekişte daha fazla süt alabilmesi için biberonun deliğinin genişletilmesi ya da farklı bir biberon emziği denenmesi ile çözülebilir. Yeterli vitamin ve mineral alınmaması durumunda gerekli takviyeler yapılmalıdır.

“Bir bebek aşırı beslendiğinde”, kusabilir. Genellikle çoğu bebekler kendilerine gerekenden fazlasını almayı reddederler. Ancak bazen bir bebek, iyi niyetli bir büyüğünün daha fazla emmesi ricasını kıramayarak gerekenden fazla besini almış olabilecektir.

“Çoğu bebek, beslenme sonrasında fazla miktarı tükürür ya da kusar”. Tükürme normaldir, ancak kusma normal değildir ve önemli bir soruna işaret ediyor olabilir. Tükürme olayı, çocuğu her beslenme sonrasında geğirtmek, bebeğe nazik davranmak ve başını sağ yanına ya da karnına doğru çevirmek ve vücudunun diğer kısımlarından aşağıda tutmak suretiyle azaltılabilir.

“Yumuşak dışkı”, meme emerek beslenen bebeklerde bir kuraldır. Anne müshil kullanır veya müshil etkili bileşenlere sahip gıdalar alırsa bebeğin dışkısı yumuşar. Biberonla besle-nen bebeklerin dışkıları daha katı olmakla birlikte, özellikle aşırı beslendikleri ya da mamanın şeker oranı çok yüksek olduğu zamanlarda onların dışkılan bile yumuşayabilir.

Aşırı beslenmeden kaynaklanan hafif ishal genellikle meme sütünün ya da mamanın miktarını azaltmak ve hatta bir ya da iki beslenme seansını tümüyle kaldırmak suretiyle tedavi edilebilmektedir.

“Kabızlık”, meme emen bebeklerde seyrek olarak görülür. Bebekleri bir dışkılama zamanını kaçırmışsa ana babanın endişe etmesine gerek yoktur. Kabızlığın göstergesi, dışkılama sıklığı olmayıp dışkıların kıvamı olduğundan, bu durum bir kabızlığa işaret etmez. Zor ve bilye şeklinde dışkılayan bir bebek kabız olmuş demektir.

Kabızlık doğumdan itibaren sürüyorsa bebeğinizin pediyatristi bebeğin rektumunu muayene ederek herhangi bir tıkanma ya da konjenital (doğuştan olan) bir anomali bulunup bulunmadığını anlamak isteyecektir. Mama ile beslenen çocuğunuzda kabızlık görürseniz bu durum uygun olmayan bir gıda veya sıvı alımından kaynaklanıyor olabilir. Mamadaki şeker veya sıvı miktarının artırılması, sorunu hafifletecektir.

“Bebeğin kilo almaması” önemli bir uyarıcı belirti olabilir. Ortalama bir bebek ayda 900 gram kadar kilo kazanır; bebeğiniz ise bundan daha fazla veya daha az kilo alıyor olabilir. Ancak bebeğiniz hiç kilo almıyor ya da kilo kaybediyorsa ve mama kullanıyorsanız pediyatristiniz başka bir mamayı denemek isteyebilir. Bebeğinizi emzirmek suretiyle besliyorsanız pediyatristiniz iki kez mama vererek desteklemenizi isteyebilecektir.

Bebeğinizin büyüme hızı yalnızca ortalamanın altında da olabilir. Ancak, bebek sürekli aça benziyorsa yavaş büyüme, bebeğin yeterli besin almadığını ve beslenme yönteminde bir düzenleme yapılmasının gerekli olduğunu gösteriyor olabilir.

Emzirmeye Karşı Biberon

 

Hangisi daha iyi - biberon mu,yoksa emzirme mi?

Çoğu pediyatrist ve aile doktoru mümkün olduğunca emzirme yoluna başvurulmasını salık verirler. Ancak, çeşitli nedenlerle bazı anneler yapmadıkları ya da istemedikleri için bunu gerçekleştiremezler. Yeni doğan bebeğinizi biberonla beslenmeyi seçerseniz kendinizi suçlu hissetmeyin. Günümüzün mamaları besleyicilik bakımından kusursuzdur. Biberonla beslenen bir bebek de, meme emen bir bebek kadar sağlıklı-dır.

Öyleyse neden tercihler emzirme yöntemine yöneliktir? Yıllar boyunca sarkaç bu konu üzerinde gidip gelmiştir. Geçmişte kadınlar genellikle emzirmeden kaçınıp biberonu yeğlemişlerdir. Bugün ise çoğu anne emzirmeye tam anlamıyla kucak açmışlardır.

Meme sütü sayesinde be-bek doğal bir besin almış olur. Annenin beslenmesi sağlıklıysa bebeğin ilk aylarında geresinme duyduğu tek şey anne sütü olacaktır.

Yalnızca florür ve D vitamini anne sütünde az miktarda bulunur. Bu iki kalem genellikle dışarıdan takviye edilir. Süt tazedir, zararlı bakterileri içermez ve kullanıma hazırdır. Emzirmeyi seçmiş bir annenin, gece yarısı biberonla mama hazırlamak yerine çocuğunu sepetinden alıp göğsüne yaslaması yeterli olur.

Emzirmenin büyük bir avantajı da, anne sütünün antikorlar içeriyor olmasıdır. Meme emen bir bebeğin virüslere karşı bir korunma mekanizması kazanmış olduğuna inanılmaktadır. Emziren bir annenin, bebeğinin kendi sütüne karşı alerjik olup olmadığından endişelenmesine gerek yoktur.

Bazıları emzirmenin diğer bir avantajının da psikolojik nitelikli bk avantaj olduğuna inanır. An-ne, çocuğunu beslemekte olduğu için kişisel olarak kendini ona daha yakın hissedecek ve bir başarı duygusu kazanacaktır. Ayrıca, anne ile çocuk arasındaki yakın temas da ilişkiyi geliştirir. Ancak bu, biberon kullanan bir anne ile çocuğu arasındaki aynı yakınlığın kurulamayacağını göstermez.

Bir bebeğin emzirmenin dezavantajları da vardır. Bazı durumlarda biberon daha kolay bir yöntemdir. Annenin her zaman bebeğinin başında bulunması gerekmez. Bir bebek bakıcısı da bebeği besleyebilir, ayrıca bebeğin babası gece yarısı beslemelerini üstlenerek annenin dinlenmesine yardımcı olabilir.

Hangi yöntemi seçerseniz seçin, yapılan araştırmaların meme emen ve biberonla beslenen bebeklerin büyüme hızları arasında yalnızca ufak farkların  bulunduğunu gösterdiğini unutmayın.Hangi   yöntemi eçerseniz seçin bebeğiniz büyümeyi başaracaktır.

 

Yeni annelerin çoğu bebeklerine emzik vermemek için direnir. Ancak emziği denemeye başlayınca fikirleri değişebilir. Emzikle ilgili bilgilerimiz doğru mu? İşte merak edilen sorular ve yanıtları

Üç yaşına gelmiş hâlâ emzik emen çocuk gördüğümüzde yadırgarız ve belki de bebeklere en baştan hiç emzik verilmemeli diye düşünürüz. Hatta içten içe anne - babayı eleştiririz.
Oysa çoğu yeni anne emziği gereksiz ve kötü bir alışkanlık olarak değerlendirir. “Ama emziği denemeye başladıklarında bu fikirleri değişebilir” diyen İstanbul Parenting Class’dan Uzman Psikolog Sinem Olcay konuyla ilgili merak edilenleri anlatıyor. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Her yeni annenin bilmesi gereken önemli konulardan biri de, doğru ve sağlıklı emzirme.Sağlıklı ve düzgün bir şekilde bebek emzirmek, aslında zannettiğiniz kadar kolay değildir.

Bebek emzirmenin yararlarını zaten bilinmektedir. Anne sütü, bebeğinizin, ihtiyacı olan besinleri dengeli olarak alabilmesini sağlar ve bağışıklık sistemini geliştirir. Bebek emzirmek, kilo vermenize de yardımcı olur. Sağlıklı ve düzgün bir şekilde bebek emzirmek, aslında zannettiğiniz kadar kolay değildir. Sabır ve pratik olmanın yanında, bu işten keyif almanız da hem sizin hem de bebeğiniz için çok yararlıdır. Yardım istemek normaldir Bebeğinizi emzirmeye başlamadan evvel yakınlarınızdan destek isteyin. Ayrıca hastanedeki doktor ve bebek hemşireniz de size bu konuda profesyonel şekilde yardımcı olabilir. Düzgün tekniği öğrenmeniz, ileride problem yaşamanızı engeller. Düzenli olarak emzirin Bebeğinizin doğumundan sonraki ilk birkaç hafta, onu her 2-3 saate bir emzirmeniz gerekir. 3. aydan sonra günde 6-8 defa emzirmeniz yeterli olabilir. Bebeğinizi sık emzirmeniz, daha fazla süt üretmenizi sağlar. Eğer bebeğinizi emzirmekte gecikirseniz, daha sonra onu rahatlatmanız zorlaşabilir. Bebeğinizin ilk acıkma belirtilerine, dudak hareketlerine dikkat edin. Süt içmek için ağlamaya başlaması, ihtiyaç duyduğunda süt ememediğinin belirtisidir. Pozisyonunuz kesinlikle rahat olsun Bebeğinizi emzirmek için öne doğru eğilmeyin, bebeğinizi göğsünüze yaklaştırın. Kol ve sırt desteği olan koltuklarda oturun. Yastıkla da vücudunuzu destekleyebilirsiniz. Yan tarafınıza doğru uzanarak bebeğinizin yüzünün size dönük olmasını sağlayabilirsiniz. Yerleştikten sonra bebeğinizin alt dudağını memenize temas ettirin. Bebeğinizin ağzı tamamen açık olsun ve meme ucunu tam olarak emsin. Bebeğinizin dili memenizin altında olmalıdır. Bebeğinizin ağzının içine parmağınızı sokup onu memenizden ayırarak emzirmeyi bitirebilirsiniz. Emme miktarını bebeğinizin kendisi belirlesin Memeniz yumuşayana kadar hemşirenin size yardımcı olmasına izin verin. Daha sonra bebeğinizin gazını çıkarmaya çalışın ve diğer memenizle emzirmeye başlayın. Eğer bebeğiniz aç değilse bir sonraki emzirme işlemini diğer memenizle deneyin. Eğer bebeğiniz süt emmeyi bırakıp size doğru bakarsa veya odayı incelemeye başlarsa, onu zorlamayın bu güzel anın tadını çıkarın. İlk haftalarda bebeğiniz sadece tek memeden emiyorsa, fazla basıncı azaltmak için diğer memenizi sıkın ve süt akışının sürmesini sağlayın. Emzik kullanımının önemi Bebekler bir şeyi emdikleri zaman çok mutlu olurlar. Bebeğinize fazla emzik vermeniz, anne sütüyle emzirmenizi de etkileyebilir. Amerikan Pediyatristler Akademisi, 1 aylık olana kadar bebeklere emzik verilmemesini öneriyor. Onunla yakından ilgilenin… Bebeğinizin memenizi ağzıyla kavradığında memenizde hafif, yumuşak bir çekim hissedersiniz. Memelerinizi, emzirmeden evvel dolu ve sert, emzirdikten sonra yumuşak ve boş hissedebilirsiniz. Bebeğinizin, normal hızda kilo almasına, günde 6 ila 8 kez bezini ıslatmış olmasına ve emzirme aralarında rahat olmasına dikkat edin. Bebeğinizin dışkısının sarı, tanecikli ve yumuşak olması normaldir. Meme başlarınızı korumanın önemi Her emzirme sonunda meme ucunuzun kendi kendine kurumasını beklemeniz normaldir. Eğer acele etmeniz gerekirse meme ucunuz hemen kurulayabilirsiniz. Emzirme aralarında meme uçlarının kuru kalmasını sağlamak için sık sık sütyeninizi değiştirin. Banyo yaparken sabun, şampuan gibi temizleyici ürünlerin meme ucunuza gelmesini engelleyin. Eğer meme uçlarınız kuru veya çatlaksa, lanolin içeren merhemlerden kullanabilirsiniz. Zeytin yağı ya da sağdığınız kendi sütünüzle ovmanız da işe yarayabilir. Sağlığınız için yararlı olanları seçin Bebeğinizi emzirirken yaşam tarzınıza, hamile olduğunuz zamanki kadar dikkat etmeniz gerekir. •Bol bol meyve, sebze ve tam tahıl alın
•Bol bol sıvı alın
•Mümkün olduğunca dinlenin
•Sadece doktorunuzun onayladığı ilaçları kullanın
•Sigara kullanmayın Ayrıca kafein ve alkolden de uzak durun. Annenin fazla kafein tüketmesi anne sütüyle beslenen bebekleri rahatsız edebilir. Alkollü bir içecek alırsanız, bebeğinizi emzirmeden evvel iki saatlik bir sürenin geçmesini bekleyin. Emzirmeyi öğrenmek için zaman ayırın Bebek emzirmeye alışmanız zaman alabilir. Bebekle arasındaki iletişiminiz geliştikçe bebek emzirmek daha doğal bir hal alır. Eğer zorluk çekerseniz, özellikle de emzirmek sizin için acı verici bir hale gelirse, yardım isteyin . Meme uçlarınız ilk birkaç haftada hassaslaşabilir ancak meme emzirmek acı verici olmamalıdır. Bebeğinin dilinden kaynaklanan bazı problemler ortaya çıkabilir, sorununuzun kaynağı başka bir neden de olabilir. Doktorunuzdan ya da bebek hemşiresinden yardım isteyebilirsiniz. Bebek emzirmede başarılı olabilmeniz için doğru başlangıç çok önemlidir

Vücudumuzda ki tüm organlar hücrelerden yapılmışlardır. Hücreler çok küçük birimlerdir ve ancak mikroskop altında görüntülenebilirler.

Normal vücut hücreleri sistemli bir şekilde büyür, bölünür ve ölür. Hayatımızın ilk yıllarında yetişkin oluncaya dek normal hücreler daha hızlı bölünür. Yetişkinliğe ulaşılmasının ardından, pek çok dokuda hücreler yanlızca ölen hücreleri yenilemek ve yaralanmaları gidermek amacı ile bölünmeye devam eder. Normal şartlar altında, eğer yeni hücreler gerekmiyorsa her hücrenin içinde bulunan bazı mekanizmalar hücreye bölünmesini durdurmasını söyler. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Henüz dünyada da yeni uygulanan yöntemle kişi, işlemden 15 dakika sonra günlük hayatına geri dönebiliyor

AYŞEGÜL AYDOĞAN

Şaşılık tedavisinden spastik çocuklara, sinirsel kas hastalıklarından aşırı terlemeye kadar tıbbın birçok alanında kullanılan, estetikte ise çığır açan botoks, artık meme ve burun ucu kaldırmada da uygulanmaya başladı. Botoks ile burun ucu ve göğüs kaldırma çalışmalarına başlayan Avrupa Estetik ve Kozmetik Dermatoloji Derneği’nin (ESCAD) Etik Komite Başkanı Dr. Erçin Özüntürk, botoksun estetik müdahale yapmadan ve dolgu maddesi kullanmadan sarkık memeyi kaldırabilme özelliğinin olduğunu belirtiyor.
Henüz dünyada da uygulaması yeni olan botoks ile meme kaldırmayı üç vakada uyguladığını anlatan Özüntürk, botoks işleminden 15 dakika sonra kişinin günlük hayatına geri dönebildiğini belirtiyor. Özüntürk, uygulamadan sonra hastanın yatar pozisyona geçmemesi ve başını aşağıya eğmemesi gerektiğini söylüyor. Botoksun etkisinin yaklaşık üç ay sürdüğünü, göğüslerin eski haline geldikten sonra tekrar tekrar yapılmasında hiçbir sakınca bulunmadığını anlatan Özüntürk, yöntemin tek olumsuz yönünü “meme ucunun yana kayması” olarak ifade ediyor.
Kasım ayında Floransa’da düzenlenecek Avrupa Dermato-Veronoloji Derneği Kongresi’nde, botoksun estetik amaçlı yeni uygulamaları hakkında bir sunum yapacak olan Özüntürk “Botoks ile kaşları kaldırdığımıza göre burunu ve memeyi de kaldırabilir miyiz noktasından hareketle bu alanlarda kullanımı gündeme geldi” diyor.

Meme kanseri cerrahisinin değişen yüzü

Meme kanseri vakalarında artık meme koruyucu cerrahi uygulanıyor. Ameliyat sonrası hastanın fiziksel ve psikolojik yakınmalarına çözüm bulunuyor
Meme kanserin tedavisinde başvurulan
ameliyatlar günümüzde giderek “minimalize” oluyor. Böylelikle ameliyatın getirdiği yan etkilerin azaltılması ve ameliyat sonrasının hasta açısından daha konforlu geçmesi sağlanıyor. Eskiden memenin alınmasıyla ve koltuk altının adeta boşaltılmasıyla sonuçlanan bu ameliyatlarda artık genellikle memedeki tümörün alınması esas. Bunun yanında uygulanan özel tekniklerle koltuk altının durumunu gösteren merkezi lenf bezi bulunarak koltuk altı lenf bezlerinin çıkartılıp çıkartılmayacağına karar veriliyor. İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’ndan Dr. Oktar Asoğlu’yla yeni ameliyatların hastaya getirdiği kolaylıkları konuştuk…

“Memenin alınmasına yüzde 15-20 vakada rastlanıyor ancak”
Meme kanseri cerrahisinde bugün gelinen nokta nedir?
Meme koruyucu cerrahinin uygulanması deneyimli merkezlerde yüzde 70-80′leri buluyor. Artık memenin alınmasına ancak yüzde 15-20 vakada rastlanıyor.

Her hastanın hemen ameliyat olması gerekmiyor değil mi?
Eğer memede cilt tutulumu varsa (deri üzerinde belirtileri başlamışsa), tümör çok büyük veya koltuk altında oldukça büyümüş ve hareket etmeyen lenf nodülleri varsa bunlar ileri evre bir tümör kabul edilerek başlangıç olarak kemoterapi uygulanır. Ameliyat öncesi kemoterapi uygulanan hastalar, direkt cerrahi uygulanan hastalardan sağkalım açısından çok daha iyi seyrediyorlar.

Saptanan kitlenin büyüklüğü önemli mi?
Kesinlikle. Çünkü kitlenin boyutu arttıkça lenf bezinin tutulumu artıyor ki bu da hastalığın evresini etkiliyor.