MİNİPRESS
Tablet

Pfizer

Etken Madde(ler):
Prazosin HCI

Piyasa Şekilleri:
5 mg: 30 tablet, 1 mg: 30 tablet, 2 mg: 50 tabletlik ambalajlarda.

Kullanım Şekli:
Bir haftalık düşük (0,5 mg) bir başlangıç dozundan sonra bir süre 2-3×0,5 mg ve daha sonra 2-3×1 mg kullanılır. Ortalama idame doz 3-4 eşit kısma bölünmüş halde 3-16 mg’dır. Maksimum günlük doz 20 mg’dır.

Endikasyonları:
Her derecedeki esansiyel (primer) hipertansiyonun ve değişik etiyolojili her derecedeki sekonder hipertansiyonun tedavisinde tek başına inisyal ilaç olarak veya hastada uygun yanıtın gerektirişine göre diüretik ve/veya diğer antihipertansiflerle birlikte; sol ventrikül yetmezliği tedavisinde kardiyak glikozidlerle beraber veya tek başına diüretiklerle yapılan geleneksel tedaviye tatminkar cevap vermeyen veya bu tedaviye refrakter hale gelen hastaların tedavi rejimine ilave olarak; Raynaud fenomeni veya Raynaud hastalığının tedavisinde; benign prostat hiperplazisinin neden olduğu üriner obstrüksiyonun semptomatik tedavisinde ek tedavi olarak endikedir. Prostat cerrahisi uygulanacak hastalarda da yararlıdır.

Kontrendikasyonları:
Prazosine duyarlı olduğu bilinen hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:
Hayvan deneylerinde hiçbir teratojenik etki görülmemişse de prazosinin gebelik ve emzirme süresince kullanılmasının güvenliği henüz saptanmamıştır. Dolayısıyla böyle olgularda sağlanacak yarar, olası risk-lerden ağır bastığı zaman kullanılmalıdır. Prazosinin anne sütüyle az miktarda atıldığı gösterilmiştir. Emziren annelerde dikkatle kullanılmalıdır. 12 yaşından küçük çocuklarda hangi şartlarda güvenle kullanılabileceği saptanmadığından bu çocuklarda kullanılması önerilmemektedir.

Yan Etkileri:
En çok görülen yan etkiler baş dönmesi, baş ağrısı, uyuklama, halsizlik, bulantı ve çarpıntıdır. Olguların çoğunda yan etkiler tedaviye devam ederken kaybolmuş veya ilacın dozunda azaltma yapmadan tolere edilmiştir. Bunların dışında kusma, ishal, kabızlık, karında rahatsızlık hissi ve/veya ağrı, karaciğer fonksiyonlarında anormallikler, pankreatit, ödem, dispne, baygınlık hissi, taşikardi, sinirlilik, vertigo, halusinasyonlar, depresyon, parestezi, deri döküntüsü, ağız kuruluğu, burunda konjesyon, terleme ve ateş gibi yan etkiler görülmüşse de birçok olguda kesin bir neden-sonuç ilişkisi saptanamamıştır.

OCTİNUM
Damla

Abbott

Etken Madde(ler):
İzomethepten HCl 100 mg/ml

Piyasa Şekilleri:
20 ml’lik şişelerde.

Kullanım Şekli:
Günlük doz erişkinlerde 3×15-20 damla bir miktar su ile. Gerektiğinde bu doz iki katına çıkarılabilir. Çocuklarda ortalama doz, bir aylıktan küçük bebeklerde 3-4 kez 2 damla, 1 ay-1 yaş arası çocuklarda 3-4 kez 3-5 damla, 1-6 yaş arası çocuklarda 3-4 kez 6-11 damla ve 7-14 yaş arası çocuklarda 3-4 kez 12-20 damladır.

Endikasyonları:
Düz kas spazmlarına bağlı veya bu tür spazmların eşlik ettiği durumların profilaksi ve tedavisinde endikedir. Astım, boğmaca ve hıçkırıkta olduğu gibi solunum sistemi spazmlarında; gastrit ve duodenum ülserlerindeki spazmlarda; pilor spazmlarında ve infantil kusmalarda; Tabes dorsalisteki gastrik krizlerde; spastik kabızlıkta; ameliyat sonrası gaz ve kusmalarda; göbek koliklerinde; mide ve duodenumun radyolojik tetkiklerinde, organik ve fonksiyonel değişikliklerin ayırıcı tanısında; safra yolları, böbrek ve üreter koliklerinde, idrar kesesi tenezmlerinde; dismenorede; doğumu hızlandırmak ve doğum ağrılarını azaltmak amacıyla serviks spazmlarında; loş retansiyonunda; mide sondasıyla beslemede özofagus spazmlarında endikedir.

Kontrendikasyonları:
Mutlak kontrendikasyonu yoktur. Sempatomimetik özellikleri nedeniyle, yüksek tansiyonlu kişilerde uygulanması özenle tartılmalıdır.

Uyarılar:
Kan basıncının yükselmesi riski olan hipertansiyonlu ve organik kalp bozukluğu olan hastalarda, doz individüel ayarlanmalı ve gereken durumlarda önerilen dozun sadece yarısı uygulanmalıdır. Gebelik döneminde ilaç uygulamasına ilişkin genel ilkeler çerçevesinde, gebeliğin ilk üç ayında uygulaması kritik bir biçimde tartılmalıdır.

Yan Etkileri:
Bulantı, sıcaklık hissi, ter basması, çarpıntı ve başağrısı gibi sempatikotonik etkiye bağlı yan etkiler bazen oluşabilir.

İlaç Etkileşimleri:
MAO inhibitörleriyle birlikte uygulanmaması önerilir.

Ortalama olarak büyüme atağı kızlarda 10, erkeklerde 12 yaşında ortaya çıkarak iki yıl sonra en üst düzeye ulaşır. Bu büyüme atağı sırasında yılda 7 ila 10 cm’lik bir büyüme olur. Ergenlik öncesi büyüme atağı bittiğinde hemen hemen erişkinlik boyuna ulaşılmış olur. Eğer 15 yaşına kadar göze çarpan bir büyüme olmazsa doktorunuza danışın.
Ortalamanın altında ya da üstünde bir büyüme ve gelişme gösteriyorsanız, yalnız olmadığınızı bilin; bu dönemde kendinizi bir dereceye kadar güvensiz hissetmeniz normaldir. Ergenlik dönemi için standart bir büyüme ve gelişme tablosu yoktur. Bütünüyle normal gençler bile orta dönemde büyüme yavaşladığında bu durumun tek kendilerinin başına geldiği duygusuna kapılabilir. Anne babanız kaygılarınızı abartmadan sevgi ve güven sağlayarak size yardımcı olabilir.
Ergenlik öncesi büyüme atağının neden olduğu değişiklikler açıktın Boyunuz uzar, kilonuz artar ve görünümünüz değişir. Kemiklerde de büyüme olur; yüz kemikleri büyüyerek yüz hatları değişir ve yüz erişkin bir görünüm kazanmaya başlar.
Ergenlik öncesi büyüme atağı vücudunuzun özelliklerini çarpıcı olarak değiştirir. Büyüme atağı başladığında yağlar her iki cinste de karın ve kalça çevresine toplanır. Erkeklerde daha çok kas ve kemik dokusu artarken kızlarda daha fazla yağ birikir (özellikle kalça ve memelerde). Sonuçta yağ dokusu kızların ağırlığının %25′ini, erkeklerin ağırlığının ise %15-20 sini oluşturur.
Kızlarda ilk adet kanaması oluşana, erkeklerde büyüme atağı sonlanana kadar her iki cins de kendine özgü farklı erişkin vücut görünümlerini kazanır. Bu farklılıkların çoğu ailesel özelliklerle birlikte farklı erkek ve kadın cinsiyet hormonlarına bağlıdır. Bu hormonlar, büyüme atağından yaklaşık bir yıl sonra ortaya çıkmaya başlayan ikincil cinsiyet değişikliklerinden de sorumludur.

Bebeğiniz katı gıdaları bu günlerde keşfedecek! Bu keşifle birlikte, onda tad duyusunun gelişmeye başladığını farkedeceksiniz, minik yaratık, yavaş yavaş kendi kişiliğiyle karşınıza dikilecek. Bu küçük değişiklikler, eğer bebeğiniz normal sınırlar içinde büyüyorsa çok telaşlandırmasın sizi.

Bebeğim ne kadar büyümeli?

4-7. aylar arasında bir bebeğin ortalama tartı alımı ayda 500-750 gramdır. Kemiklerdeki hızlı büyüme bu dönemde yaklaşık 5 cm.lik bir boy uzamasına yol açacaktır. Aylık kontrollerde, çocuk hekiminizden, bebeğinizin büyüme eğrilerini size göstermesini isteyin. Doğumdan bugüne aldığınız yolu görüp, kafanızdaki kuşkuları dağıtmak için en iyi yol budur. Zira biz çocuk hekimleri, “bebeğim hiç kilo almıyor” diye bize başvuran bir çok anneye, bebeklerinin normalin üzerinde kilo aldığını ancak bu yolla gösteririz.

Bu dönemde bebeklerin kaç kilo olması konusunda size net bir rakam veremiyoruz, ama yaklaşık olarak şunu söyleyebiliriz; 8 aylık olduğunda, bebeğiniz doğum tartısının yaklaşık 2.5 katına ulaşmış olacaktır.

Endişe etmeli miyim?

Bebeğim çok mu zayıf? Çok mu şişman? Boyu uzun mu, kısa mı? Bebekler büyüdükçe, anne-babaların bu konudaki merakları, endişeleri artar. Bunun nedeni, zamanla, normalin alt ve üst sınır aralığının açılmasıdır. Örnek verirsek, 6 aylık bir erkek bebeğin tartısı, 5.5 kilo ile 9.5 kilo arasında değişebilir ve bu aralıkta bulunan bebeklerin tümünün de tartısı normaldir! Oysa yanyana koyduğunuzda, 9.5 kiloluk bebek, 5.5 kiloluğun nerdeyse iki katı büyüklüğündedir? Şunu bir kez daha hatırlatalım, her bir bebek, kendine özgü büyüme çizgisi olan bağımsız bir bireydir.

Büyüme, karmaşık bir süreçtir. Beslenme miktarı ve niteliği, genetik özellikler, organlarının düzenli çalışması, büyümeyi kontrol eden hormonların yeterliliği, bebeğin duygusal durumu gibi çok sayıda etken büyüme sürecinde etkilidir.

Bebeğin tartı alımı en az iki ay süreyle duraklarsa, tetkik edilmelidir. İlk akla gelen neden, bebek anne sütü alıyorsa, sütün yetmediği olacaktır. Bu durumda, bebeğiniz katı gıdalara hazır olana kadar, doktorunuz sütünüzü nasıl artıracağınız konusunda size bilgi verecek, olmazsa, biberon mamalarıyla eksiklik giderilecektir. Bu dönemde bir bebek, günde ortalama 5 öğün beslenmelidir.

Bebeğinizin fazla kilosu varsa ne yapmalı? Sakın onu aç bırakarak “diyet” yaptırmaya çalışmayın. Gıdayı azaltmaktansa, bebeğin hareketliliğini artırmak daha doğrudur. Bacaklarını bisiklete biner gibi hareket ettirin, onu kollarınıza alarak dans edin, hareketin tadına varmasını sağlayın onun.

Bebeğinizin kilosu ve gelişimi konusundaki kuşkularınızı çocuk hekiminizle paylaşın, ve aşağıdaki soruların yanıtları konusunda hazırlıklı olun:

  • Bebeğinizi günde kaç kez besliyorsunuz?
  • Her seferinde ne kadar besliyorsunuz?
  • Anne sütü veriyorsanız, her bir memeyi kaç dakika emziriyorsunuz?
  • Bebeğiniz günde kaç kez kaka yapıyor? Kaka miktarı ne?
  • Bebeğiniz günde kaç kez çiş yapıyor?

Bunlara ek olarak, doktorunuz bebeğinizin uykusu, hareketleri ve çevresiyle ilişkisi konusunda da sorular soracaktır. Tüm bu sorular ve yanıtları, belki kimi laboratuar ve röntgen tetkikleriyle birlikte bebeğinizin kendi olağan çizgisinde mi geliştiği, yoksa sürecin altında düzeltilmesi gereken bir bozukluk mu olduğu konusunu açıklığa kavuşturacaktır.

Prematüre (erken doğan) bebekler, bu dönemde hala gününde doğanlardan daha düşük tartılı olacaklardır.

Son olarak

Bebeğinizin 7-8 aylık büyümesi bundan sonra da böyle devam edeceği anlamına gelmez. Bundan sonraki aylarda büyüme hızında azalma yada artma olabilir. Hızlı büyüme, bir kaç ay daha devam edecektir. Ancak, emekleme, yürüme, konuşma derken, dikkatiniz bebeğinizin tartısından çok uğrayabileceği ev kazaları konusuna yoğunlaşacaktır.

4-7 aylar arası Türk erkek çocukları tartı –boy çizelgesi

 

En az

En fazla

4 aylık bebek

4600 g-57cm

8250 g 67.5cm

5 aylık bebek

5100 g 58 cm

9000 g 70 cm

6 aylık bebek

5500 g 60 cm

9600 g 72.5cm

7 aylık bebek

6000 g 62 cm

10250 g 75 cm

 

4-7 aylar arası Türk kız çocukları tartı –boy çizelgesi

 

 

En az

En fazla

4 aylık bebek

4500 g 56 cm

8000 g 67.5cm

5 aylık bebek

5000 g 57.5cm

8700 g 70 cm

6 aylık bebek

5400 g 59 cm

9250 g 72 cm

7 aylık bebek

5800 g 60.5cm

9800 g 73 cm

 

Hayatınızın en ilginç aylarını yaşıyorsunuz! Deyim yerindeyse bir “uyuma ve emme makinası” , bu dönemde gülen, tepki veren bir minik canlıya dönüşüyor! Siz bu inanılmaz dönüşüme gün gün tanık oluyorsunuz.

Bebeğim ne kadar büyümeli?

Doğumun hemen ardından görülen olağan tartı kaybının ardından, bebeğiniz düzenli olarak tartı almaya başlayacaktır. 2.haftadan itibaren günlük 30-40 gram, 1. aydan itibaren de ayda ortalama 800-1000 gram tartı alımı, 2.5-3 cm. boy uzaması olacaktır. Ancak, şunu unutmayın, bu verdiklerimiz ortalama değerlerdir. Her bebeğin kendine göre –doğum tartısı, gününde doğup doğmadığı gibi etkenlere göre değişen- bir gelişim çizgisi vardır ve bu çizgi pratikte ortalamanın biraz altında yada üzerindedir. Zaten bir “ortalama”dan söz edebilmek için bazılarının ortalamanın altında bazılarının da üzerinde olması gerekmez mi?

Bu konuda son sözü bebeğinizi izleyen çocuk uzmanı söyleyecek, bebeğinizin, boy, tartı ve baş çevresi gelişiminin sağlıklı olup olmadığı konusunda sizi aydınlatacaktır.

Endişe etmeli miyim?

1-3 aylık bebeğiniz ortalama değerlerin altında büyüyorsa ve gelişim eğrilerinde yavaşlama-duraklama gözleniyorsa, doktorunuz şu soruların cevabını arayacaktır:

  • bebeğiniz yeteri kadar yiyor mu?
  • bebeğiniz yediklerini yeterince sindirebiliyor mu?

Yukardaki soruların sağlıklı yanıtı için aşağıdaki konularda doktorunuza somut bilgiler verebilmelisiniz:

  • Bebeğinizi günde kaç kez besliyorsunuz?
  • Her seferinde ne kadar besliyorsunuz?
  • Anne sütü veriyorsanız, her bir memeyi kaç dakika emziriyorsunuz?
  • Bebeğiniz günde kaç kez kaka yapıyor? Kaka miktarı ne?
  • Bebeğiniz günde kaç kez çiş yapıyor?

 

Bir sorun varlığında, doktorunuz beslenme miktarı ve aralığı konusunda önerilerde bulunacaktır. Bazen büyüme azlığı yada fazlalığı bir hastalığa da bağlı olabilir, bu durumda, bir takım özel testler- tetkiklerle bir sonuca varılabilir.

Bebeğinizin gelişimi/büyümesi konusunda en ufak bir kuşku varlığında, gecikmeden doktorunuzla görüşün.

Prematüre (erken doğan) bebekler, belirli bir tartıya ulaşana kadar her hafta tartılmalıdırlar. Büyüme miktarı ve hızı açısından erken doğan bebekler, gününde doğanlarla karşılaştırılamazlar, prematürelerin bizim “yakalama büyümesi” dediğimiz bir hızlı büyüme dönemi vardır, bu yolla erken doğanlar kiloca gününde doğanları yakalarlar.

 

Son olarak

Çocuk doktorlarının çoğu, 4. Aydan itibaren özellikle iştahlı bebeklerde katı gıdalara başlamayı önerirler. İlk bir kaç aydan sonra bebeğinizin büyümesi için daha fazla enerji, dolayısıyla da kalori gerekecektir. Bunu katı gıdalar sağlayacaktır. Kesin zamanlama için her zaman olduğu gibi çocuk doktorunuzun kararını bekleyin.

1-3 aylar arası Türk erkek çocukları tartı –boy çizelgesi

 

En az

En fazla

1 aylık bebek

3000 g-51cm

5750 g 59.5cm

2 aylık bebek

3600 g 53 cm

6600 g 62.5cm

3 aylık bebek

4150 g 55 cm

7500 g 65cm

 

1-3 aylar arası Türk kız çocukları tartı –boy çizelgesi

 

 

En az

En fazla

1 aylık bebek

2950g 50cm

5400g 59cm

2 aylık bebek

3500g 52.5cm

6400g 62cm

3 aylık bebek

4000g 54cm

7200g 64.5cm

 

Kolik nedir?

Herhangi bir sağlık sorunu olmayan sağlıklı bebekte, her tür kontrol edilemeyen ağrıya “kolik” denir. Bu durum, bebeklerin ortalama %20’sinde mevcuttur.

  • Bu bebekler, günde ortalama 3 saatten fazla ağlarlar,
  • Bu durum, haftada 3 günden fazla tekrarlar.

İlk bebekle sonrakiler arasında, kız bebekle erkek bebek arasında sıklık farkı yoktur. Tedavi gerektiren herhangi bir tıbbi soruna bağlı olmamasına rağmen, belki anne-babaların en sık doktora başvurma nedeni budur, aileyi en çok gaz sancıları telaşlandırır. Önceleri korkuyla karışık bir telaş; “Acaba anlaşılamayan bir sorun mu var?” Daha sonra ne pahasına olursa olsun bu sancıyı dindirip bebeği rahatlatma isteği.

Bebekte kolik -gaz sancısı olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Bebeklerin tamamı ara sıra ağlar, ağlamayanı yoktur. Her ağlamasının da, mutlaka hemen o anda çözümlenebilecek bir nedeni de olmayabilir. Ancak bu ağlama, günde iki-iki buçuk saati geçmez. Ancak gazlı bebek;

  • Sürekli ağlama 3 saatten fazla sürer,
  • Genellikle saat 18.00-24.00 arasında olur, akşam saatlerinde şiddetlenir,
  • Bebek son derece huzursuzdur,
  • Bacaklarını çeker, gaz çıkarır.

Gaz sancıları, bebek 2 haftalık olduğunda başlar, 4. haftada şiddetlenir, 3. Ayda büyük ölçüde kaybolur. Ne yazık ki, az sayıda bebekte, 6-9. aya dek devam edebilir.

Neden bazı bebeklerde kolik vardır?

Yıllardır bu soruya cevap aranıyor. En çok suçlanan da, bebeklerin henüz gelişmemiş sindirim sistemi. Bebeğin emdiği anne sütü yada mamanın parçalanıp sindirilebilmesi için gereken barsak ve pankreastan salgılanan kimi maddeler vardır; biz bunlara “enzim” diyoruz. Bebeklerde, ilk aylarda sindirim enzimleri son derece azdır.

Kolik tehlikeli midir?

Hayır, ev halkını huzursuz edip uykusuz bırakmak dışında hiç bir tehlikesi yoktur! Tek bir şartla; bir çocuk hastalıkları uzmanı tarafından, ağlama ve huzursuzluğun fıtık vb. herhangi bir nedene bağlı olmadığının belirlenmesi gerekir.

Gaz sancısı olan bebekler, sağlıklı bebeklerdir, ortalamanın üzerinde büyür ve gelişirler, gaz sancılarından herhangi bir zarar görmezler.

Annenin beslenmesi ile bebeğin gazı  arasında ilişki var mıdır?

Kolik, gerek anne sütü gerekse formül mama ile beslenen bebeklerde görülebilir. Emziren anneler, genellikle kendi yedikleri ile bebekte gaz sancızı düzeyi arasında bir ilişki olduğunu farkederler. Örneğin, inek sütü içtikleri zaman bebek daha huzursuzdur. Şiddetli gaz sancısı çeken bebek varlığında, annenin inek sütü ve süt ürünlerini bir kaç gün keserek bir değişiklik olup olmadığını gözlemlemelidirler. Değişiklik yoksa, rahatça süt içmeye devam edebilirsiniz, çünkü emziren anne diyetinde günde 500 mililitre süt olması aslında kalsiyum ihtiyacının karşılanması açısından gereklidir.

Kimi anneler, baharatlı gıdaları, buğday ürünlerini, kimi sebzeleri kolikten sorumlu tutarlar. Bunda da gerçeklik payı vardır. Alkol ile çay-kahve de şüpheli maddelerdendir. Baharatlı gıdalardan, kuru fasülye,nohut, lahana, karnıbahar, brokoli, sarmısak gibi gıdalardan bir kaç gün uzak durmak yarar sağlayabilir. Yarar görürseniz, birer birer, 3-4 gün ara ile saydığımız gıdaları diyetinize ekleyerek, bebeğin tepkisine göre hangisinin gaz yaptığını saptamaya çalışın, ve ondan uzak durun.

Formül mama ile beslenen bebeklerde yapılacaklar daha sınırlı; doktorunuzla görüşerek, daha az gaz yapıcı bir mama kullanmaya başlayın.

Bir de, bebeğin beslenme sırasında hava yutmasından sakınmak gerekir, gerek biberon gerekse anne sütüyle beslenen bebeklerde, emerken hava yutturmamaya dikkat! Meme başını, etrafındaki kahverengi alanla birlikte, olabildiğince geniş olarak bebeğin ağzına verin, yanlardan hava yutmasın; biberon alıyorsa, biberonu yatay değil de, dik tutun, bebeğe sadece mama gitsin, hava yutmasın.

 

Hala iki kişilik yemeye devam ediyorsunuz; fazladan günde 500 kalori almalısınız:

Hamilelik sırasında beslenmemize gösterdiğiniz özeni emzirirken de sürdürmelisiniz. Kısaca tekrarlarsak; taze sebze ve meyve ağırlıklı, posalı gıdalar içeren protein, kalsiyum ve demirden zengin gıdalarla beslenme.

Günlük kalori alımlarını karşılaştırırsak;

Ortalama kadın:  

günde 1800-2200 kalori

Emziren anne:  

günde 2300-2700 kalori

Hamile kadın:  

günde 2600-3000 kalori

Süt miktarını artırmak için bol bol su için:

Sütün ana maddesi sudur, bol süt için, bol sıvı almalısınız. Günde en az 8, hatta 12 bardak su içmeniz ideal olur.

Yiyip içtiklerinize dikkat edin, çünkü yedikleriniz sütünüze geçer

Sütünüze geçen kimi maddeler, bebeğinize zarar verir. Sakınmanız gerekenlerin başında, çay, kahve ve alkol gelir. Aldığınız kimi gıdalardan sonra bebeğinizin rahatsız olduğunu, sancılandığını, daha az uyuduğunu, kimi gıdalardan sonra bebeğinizde allerjik döküntüler olduğunu, hırıltılı soluk alıp verdiğini, kakasını yeşil renkli veya sümüklü olduğunu gözlemleyebilirsiniz. Ancak bu tür bebeği rahatsız edecek gıdaların kesin listesi yoktur, en iyisi kendi deneyiminizdir. Bebekte bir farklılık gördüğünüz anda, hemen yediklerinizi dikkate alın! Unutmayın, herkesin “bebeğe gaz yapar” dediği inek sütü yada lahana, sizin bebeğinizi rahatsız etmeyebilir.

Demir depolarınız yeterli mi, demir ilaçları almanız gerekebilir

Hamilelik boyunca önerilen vitaminleri almışsanız, muhtemelen doğumdan sonra devam etmeniz gerekmeyecektir. Ancak, gebelik, kadınların çoğunda demir depolarının boşalmasına yol açar, ve doğumdan sonra düzenli demir kullanmak gerekir. Hangi ilacı alacağınızı size kadın-doğum uzmanınız söyleyecektir. Unutmayın, düzenli vitamin ve demir kullanımı, sağlıklı beslenme ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Ne siz ne çocuğunuz, “nasıl olsa vitamin alıyorum, ne istersem yiyebilirim” dememelisiniz. Dengeli beslenme esasdır.

Emziren anne kilo vermek için diyet yapabilir, ancak yavaş kilo vermek kaydıyla

Hızlı kilo kaybı, bebeğinizin sağlığı açısından sakıncalar doğurur. Düzenli fiziksel egzersiz yapmak ve düşük yağ içeren gıdalarla beslenmek ve haftada yarım kilodan fazla kilo vermemek gereklidir. Emziren anne, amzirmayene oranla, günde ortalama 800 kalori fazla harcar. Bu, doğal olarak kimi annelerde kilo vermeye yol açacaktır. Ancak, şu temel kurallar unutulmamalıdır:

  • Süt salgınız belirli bir düzeye çıkana kadar -ilk 6 hafta- sakın diyet yapmayın
  • 10. aydan önce, gebelik öncesi kilonuza dönmeyi hedeflemeyin

 

Penis Latincede  kuyruk anlamına gelmektedir. Penis içinde uzunlamasına süngerimsi dokular içeren ve içinde idrar ve meninin(sperm-ersuyu) geçtiği kanalı içeren bir erkeklik organıdır.  Cinsel heyecan ile beyin bu organın içindeki süngerimsi dokulara kan pompalar ve penis sertleşerek birleşmeye hazır hale gelir.  Penis sertleşme halindeyken boyuna ve enine büyür. 

Ergenliğe ulaşmış bir erkeğin penisinin ortalama uzunluğu gevşek halde 5 ile 9 cm arasında, sertleşme halindeyken ortalama 16 cm boyunda olur.  Bununla birlikte penisin büyüklüğü kişiden kişiye farklılık gösterebilir.  Yaygın olarak bilinenlerin tersine penisin büyüklüğü, deri rengi ile ilgili değildir, yani kısa boylu birinin penisi uzun boylu birininkinden daha büyük veya bir zencininki bir beyazdan daha küçük olabilir. Penis boyu ortalama 16 cm olmakla beraber 11-18 cm arası penisler normal boyutlardadır.  

Ayrıca penisin normal durumu ile sertleşme durumu arasında büyük farklar olabilir.   Yani sönükken çok iri gözüken bir penis sertleşdiğinde daha büyük bir hal almayabilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Yüz derisinin yaslanmasının ilk belirtileri ince çizgi ve kırışıklıkların belirmesi ve derideki elastikiyet kaybıdır. Zamanla kırışan ciltte sakmalar meydana gelir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »