Ani bebek ölümü sendromu (SIDS: Suden Infant Death Syndrome), 1 yaşına kadar bebeklik dönemindeki ölümlerin başlıca sebeplerinden biridir. Genellikle beşik ölümü diye bilinir.
Tipik olarak, oldukça sağlıklı olan bebek (çoğunlukla 2 ila 4 aylık bebekler) bir gece beşiğe ya da yatağına konur ve ertesi sabah ölü olarak bulunur. otopsi bile yapılsa bebeğin asıl ölüm nedeni belirlenemez ve anne ve babalar bebeklerinin trajik şekilde ölmesine neden olmak için ne yaptıklarını düşünerek suçluluk duygusuna itilir.
Amerika Birleşik Devletleri’nde 500 doğumdan yaklaşık 1′inde ölüm nedeni SIDS’dır. Çeşitli etnik gruplar arasında ani bebek ölümü, Asya kökenli ve beyaz bebeklerde en düşük ve Amerikan Kızılderilileri ve siyah ırktan olan bebekler arasında en yüksektir.
SIDS nedeni ile ölen çocukların büyük çoğunluğu sağlıklı görünür; fakat sonradan yapılan incelemelerde çoğunlukla kalp, akciğer ve beyin ile ilintili problem izlerine rastlanır. Dahası, çeşitli genetik çevresel ve sosyal faktörler bu sendromla birlikte ortaya çıkar.
Bunlar arasında doğum esnasında düşük kilolu olmak, prematüre doğum, soğuk hava koşulları, annenin sigara ya da uyuşturucu tiryakisi olmuş olması, SIDS nedeni ile daha önce bir başka bebeğini kaybetmiş olması veya buna benzer bir nedenle daha önceki bebeğinin ölmüş olması (yani bebeğin soluğu durmuş bulunması ve ölmeden önce suni solunum uygulanması) sayılabilir. SIDS benzeri olgular, SIDS ile ilgili olmadıklarını ifade etmek için akut derecede yaşamsal tehdit oluşturan olaylar (ALTE: Acute Life-Theatening Events) olarak adlandırılır.
Bu, SIDS nedeni ile ölen bebeklerin bu kategorilerden birisine girmesini gerektirmez. Gerçekte, çoğu yüksek risk olarak düşünülmez. Dolayısıyla, yüksek riskli bebeklerin sıkı gözetim altına alınması yoluyla SIDS nedenli ölümleri tamamıyla önlemek mümkün değildir.
Her ne kadar SIDS için ortada tek bir neden yok ise de, araştırmacılar, çoğu bebekte bu sendromla ortaya en çok çıkan çeşitli fizyoloik anormallikler tespit etmişlerdir. Bunlar arasında merkezi sinir sistemi anormallikleri, anormal kalp atışları, adale gerginliği anormallikleri, otonom sinir sistemi kusurları ve uyku esnasında anormal soluk kesilmeleri (apnea) sayılabilir. Belli bir ölüm nedeni olup olmadığını belirlemek için çoğunlukla otopsi çok yardımcı olacaktır.
SIDS nedenli ölüm tehlikesi o kadar korkutucudur ki, bugün çoğu anne babalar, bebeklerinin kalp atışlarının ve soluk alıp verişinin evde denetim altına alınmasını talep etmektedirler. Genellikle böyle bir şey tavsiye edilmez. Bununla beraber, eğer bebek SIDS için yüksek riskli bir bebek ise böyle bir gözetim yapılabilir. Doktorunuz size ayrıntılı bilgi verecektir.

Doç. Dr. Cevad Şeküri, kulak memesinde çizgi bulunanların kalp hastalığı riskinin yüzde 35 olduğunu söylüyor. İki kulağında çizgi olanlarda, risk yüzde 77 dolayında…..

Kulak memesindeki yatay çizgi kalp ve damar hastalıklarının habercisi. Kent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Cevad Şeküri, “Bu çizgiyi görmek için aynaya bakmak yeterli. Bir ya da iki kulak memesinde bu çizgi bulunanlar, kalp ve damar hastalıkları yönünden taranmalı ve risk faktörleri açısından da takip edilmelidir” dedi.

OTOPSİ ARAŞTIRMASI YAPILDI
Doç. Dr. Cevad Şeküri, kalp ve damar hastalıklarından dolayı hayatını kaybedenler üzerinde yapılan otopsi çalışmaları sonucunda bu bilgiye ulaştıklarını dile getirdi ve ekledi: “Kalp hastalıkları nedeniyle ölenlerin yüzde 80′inde bu çizgi saptandı. Kulak memesinin tam ortasında yan devam eden diagonal tarzda bir yarık oluşur. Bu yaşlılıkla olmakla beraber kalp ve damar hastalıklarının da önemli bir belirtisidir. Bu çizgiyi taşıyanlarda kalp ve damar hastalığı ortaya çıkma riski çok yüksektir. İki kulakta da bu çizgi varsa; kalp-damar hastalığı birlikteliği oranı yüzde 77′ye çıkıyor. Tek kulakta olduğunda ise bu risk yüzde 35. Bu çizgiyi taşıyanların riskli grup kabul edilerek, mutlaka takip edilmeleri gerekiyor.”

KÜPE ÇİZGİYİ SAKLI TUTUYOR
Yapılan çalışmaların bu çizginin daha çok orta ve ileri yaş olgularında ortaya çıktığını gözler önüne serdiğini belirten Dr. Cevad Şeküri, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu çizgi yaş ilerledikçe daha sık görülüyor ve derinleşiyor. Erkeklerde görülme oranı kadınlardan daha yüksek. Kadınlarda küpe kullanımından dolayı bu çizginin ayrımı şaşırtıyor.” Kulak memesindeki çizginin damar dolaşım yetersizliğinin kronik bir bulgusu olduğunu vurgulayan Dr. Şeküri; “Bu çizginin yorumu doktorlar tarafından bilinir. Herkes kulağındaki çizgiye bakarak kalp hastalığı konusunda önlem alabilir” diye konuştu.