Oje zamanı geldi

Posted on Mart 21st, 2008 in Güzellik by admin

renkler veya ten olsun , yaz mevsimi geçmez

Özlem Bay

Güneş pırıl pırıl parlamaya başladı mı, detaylar önüne . İşte bu bakımlı ve estetik olmak her önem ıyor. her zaman, ama özellikle , incecik tek bantlı sandaletler içindeyse mutlaka bakımlı olmalı. de uygun renkte sürdünüz mü tamamdır, şıklığınız ayrıntısıyla olur. Birbiri ardına çıkan yeni ürünler, yeni renkler güzelliğin peşinde olan kadınların beğenisine sunuluyor. Bu hareketlilikten ojeler de payını ıyor. Ojelerde yeni renkler değil tırnak sağlığına yönelik formüller de geliştiriliyor. Mesela içeriklerinde kalsiyum, silisyum ve sülfür matriksini maddeler bulunan besleyici özelliği var. Tırnakların kırılmasını ve zarar görmesini engelleyen bu alerji olasılığı da bulunmuyor. Geliştirilen formülleriyle çabuk kuruyan ojeler, tırnaklarıza parlak ve pürüzsüz görünüm kazandırıyor.
“Ojenin de modası olur mu?” demeyin. Her alanda olduğu tırnaklardaki renklilik de modaya göre belirleniyor.

Pembenin zaferi
Makyajda olduğu kadar tırnaklarda da yazın ‘hit’i . Koyu ve açık tonlarındaki ojeleri sezonun en çok tercih edilenlerinden. Geçen yaza damgasını vuran lila bu yaz da parmaklardaki ağırlığını sürdürüyor. Kırmızı ise tahtını koruyor. Beyaz, tırnak ve pastel tonlardaki ojeler de her zaman olduğu sadelikten hoşlananlardan ilgi görüyor.

Alüminyum ile gelen güzellik

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

Yüzdeki kırışıklıklar, , yara ve yanık , kilo ve gebeliğe bağlı çatlaklar ”üminyum oksit” ile

Dez Güzellik Sahibi Estetisyen Ayşe Durmaz, özellikle bölgesindeki kırışıklıklar, , yara, yanık ve , aşırı kilo ve gebeliğe bağlı çatlaklar ile ciltteki selülite bağlı deformasyonların ” ğini söyledi.

Bu yöntemin gelişmiş ülkelerde 12 yıldır ığını ve hiç yan olmadığını ifade eden Durmaz, şöyle devam eti:

üminyumun hammaddesi olan ‘üminyum oksit’ , yüksek basınçla sorun olan püskürtülüyor. Cilde temas eden iz ve lekelerin bulunduğu deriyi yaklaşık 1-2 mikron kalınlığında soyuyor. Bu istenmeyen hücre atıkları ile vakumla geri ınıyor. Yaklaşık 30 dakika süren bu işlem, durumuna göre 3-15 arayla 5 seans uygulanıyor. Derin yara ve yanık ile yüzdeki kaslara inen izlere etkili olmuyor.”

Durmaz, yönteminin, benler, siğiller, iyi huylu damar örleri, kanserleri, doğumsal lekeler, ve dudak mukozaları, uçuk virüslü alanlar ile karaciğerden kaynaklanan lekelerde uygulanamadığını kaydetti.

Tedavinin başarısının, deri tipine, kullanılan abrazyonun kuvvetine, tedavi edilecek alanın tipine ve büyüklüğüne, öncesi hazırlık ile sonrası bakıma, hastanın yaşına ve ciltteki bulguların yaşına bağlı değiştiğine işaret eden Durmaz, yapılan alanın güneş ışınlarından korunması gerektiğini belirtti.

Güneşle birlikte saçlarınız da parlasın

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

Kışın yıpranan, , pırıltısını kaybeden ı ık güneşin kurutucu, ve denizlerin yıpratıcı bekliyor. Bu şimdi bakım zamanı…

Güneşin gittikçe etkili hale gelmesiyle içimiz neşeyle dolarken kadınlar da açılmaya başladı ama çok sorunla birlikte: Selülit, yağlar, varisler, lekeler, tüyler, istenmeyen sürü şey… Herkes formülün, kremin, ustanın peşinde. Bu arada ımız da berelerin, şapkaların altından çıkıyor.
Kış ayları soğuk havalar, hava kirliliği ünden yeterince yıpranan ı bahar ve yaz aylarıyla birlikte yeni düşmanlar bekliyor: ve deniz suları, güneşin zararlı etkileri, yağlanma vb. O saçınıza bakmaya ne kadar çabuk başlarsanız o kadar iyi. Hem kışın kötü silersiniz hem de onları yazın getirdiklerine şı hazırlayabilirsiniz.
ınızın bakımı öncelikle yapmanız gereken şey kuaförünüze danışmak. Ondan saçınızın cinsini, eksiklerini, saçınız nelere ihtiyacınız olduğunu öğrenebilir, ona göre bakım yaptırabilir ya da ürün satın alabilirsiniz. Kuru, yıpranmış görünümlü saçlardan parlak, canlı ve güçlü geçebilirsiniz. Özellikle şu sıralar piyasada o kadar yeni saç ürünü var ki inanamazsınız.

Ballı, , haşhaş tohumlu ürünler
Yeni ürünlerden tanesi The ’un dünya ile birlikte Türkiye’de satışa sunduğu saç bakımı . Ballı, , ısırgan otlu şampuanlar ve kremleri; normal, kuru, yıpranmış, yağlı ayrılıyor. Nemlendirici maskelerden içinde haşhaş tohumu yağı bulunanı ; Brezilya fıstığı bulunanı ise kimyasal işlem görmüş .
başka yeni ürün, doğrusu iki ürün ise BC Bonacure’den. Özellikle ışıltısız, kuru, yıpranmış ediliyor. Saça derinlemesine bakım yaptıkları kuru ve kıvırcık saçlarda da elektriklenmeyi önledikleri söyleniyor.
Elidor’un yeni çabuk telli yönelik. Özellikle saatlerce ını dolgun, hacimli göstermek çabalayan kadınlar birkaç saat içinde yine kafalarına yapışık hale dönen ına çok sinirlenirler. Belki Elidor’un bu yeni onları bu dertten kurtarabilir. Seride şampuan ve saç kreminden başka de banyo sonrası , şekil vermeye yardımcı bulunuyor.
Şekil vermek deyince… Şekil vermek özellikle elektriklenen saçlarda sorun oluyor. Çoğu kadın ını açıkken çok sevse de bu toplamak zorunda kalıyor. Pantene’in düz çıkardığı Pantene ekstra düzleştirici elektriklenmeyi en aza indirmeyi amaçlıyor.

Bu yaz 1920′ler de var 80′ler de

Schwarzkopf her yıl yaptığı 2004 ilkbahar-yaz sezonunun saç, makyaj ve kıyafet modası uluslararası trend danışmanları ile birlikte çıştı. altı tane stil çıkardı. Bu stiller
şöyle yansıyor:
Çarliston stilinin esin kaynağı 1920′ler. Farklı uzunlukta kaküllerle modern kesim uygulanıyor.
stilinde ise yuvarlak hatlı kesim şımıza çıkıyor. uzun, renkler kahverenginin tonları.
Sörf stili sportifler . Hacimli, dağınık, kırpık kırpık. Renk ise denizden ve güneşten açılmış hissi veren doğ sarı renkler.
Rodeo’da kovboy kızı görünümü ön planda. Küt , saçın dış tarafında uzunluklar… Kırmızı ve koyu tonları…
Casual 01 ve 02 stilleri de spor giyimi seven erkekler .
Bu saç modellerini Schwarzkopf’la anlaşmalı olan Suadiye ve Bebek’teki Ebil Kuaför; Göztepe’deki ve yakında Etiler’de de açılacak olan NÖF Kuaför çeşitli kuaförlerde yaptırabilirsiniz.

Şekilli olmak

The ’un yeşil çaylı jölesi saç türleri . Kıvırcık veya de buğday proteinli dolgunlaştırıcı köpük öneriyorlar.
Yenilenen Wellaflex ve köpükleri; normal etkili, boyalı özel, dolgunlaştırıcı etkili ve ultra güçlü etkili dörde ayrılıyor. Ayrıca telli yumuşak etkili köpük ile “parlaklık ve hacim veren” de Wellaflex ürünleri arasında.

Şehir içinde de güneş kremi kullanmak gerekiyor

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

Sinir bozukluğu, baş ağrısı, kanseri, felç… Güneş ve sıcağın kötü sayan deniz kenarında değil şehir içinde de koruyucuları kullanmamız gerektiğini söylüyor; “Su ve tuzlu , giymeyin, şapka takın” diyorlar

sağlık / AYŞEGÜL AYDOĞAN

şma sevdası, an önce yanık tene kavuşma telaşı yaz gelmeden başlar. Ancak cildinizin koyulaşırken beraberinde getirdiği riskleri yeterince biliyor musunuz?
şmayı savunma mekanizması nitelendiriyor. şma kendi kendini koruması demek yanlış değil. Önce ciltte kalınlaşma oluyor, deri korunmak renk maddesi üretiyor, koyulaşmaya başlıyor.

“Sarışınlar, çilliler ve benliler çok zarar görürler”
Güneş koruyucularının şehir içinde mayıs ayından itibaren kullanılmaya başlanması gerektiğini belirten Dermatolog Dr. Nahide Onsun, bu ışkanlığın çocuk yaştan itibaren ılmasının ş olduğunu söylüyor. kanserlerinin yıllar sonundaki birikimle çıktığını vurgulayan Onsun, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Çocuk yaştan itibaren güneşlenmeye başlıyoruz, sokakta, parkta, bahçede deniz kenarında derken zaman içinde güneşin uzun vadeli etkilerine neden oluyor. kanserleri genellikle 40′lı yaşlardan çıkıyor. Çilliler, sarışın-mavi gözlü olanlar, güneşte her zaman kızarıp yanan ama şamayanlar, çok beni olanlar grubunu oluşturuyor. Normalde benli olmak güneşten etkilendiğini ve zarar gördüğünü gösteren işarettir. Güneşle birlikte ben ve çiller artabilir. Deri koyulaştıkça güneşten etkilenmenin de şiddeti azalır ama yine de güneş koruyucu mutlaka sürülmeli.”

“Baş ağrısı, bayılma, burun kanaması ve kramp olabilir”
En iyi şemsiyenin bile yüzde 70′ten korumadığını da belirten Onsun “Yansıyan ışınları da unutmamak lazım. Saat 11.00-16.00 arasında şemsiye altında bile olsa dışarıya çıkılmamalı. Havuzda, denizdeyken koruyucular sürülmüyor. Oysa özellikle sürülmeli çünkü güneş ışınlarının etkisine iki kat maruz kalınıyor. Bu yerlerde vücut hem dibe geleni hem de yukarı yansıyanı ıyor. Tekne gezilerinde özellikle dikkat edilmeli. Yürürken, voleybol oynarken güneş her zaman her yere ulaşır” diyor.
Yaz aylarında en çok görülen sağlık sorunlarından olan sıcak çarpmalarının hafife ınmaması konusunda uyaran International Hospital Enfeksiyon Hastalıkları uzmanı Dr. Leyla Dilek Mamçu, özellikle yaşlılar, çocuklar, kullananlar, hipertansiyon, şeker, kanser ı ve şişmanlar sıcak çarpmasının ağır yarattığını vurguluyor. Mamçu ın dışında yüksek tansiyonu olanların, ı kullananların da altında olduğunu belirterek “Bu yıl biraz endişeliyim. İnsanlar güneşe hasret kaldılar, bu nedenle de kendilerini korumasızca deniz kenarlarına atmasınlar” diye uyarıyor.
Mamçu güneşin zararlı şöyle anlatıyor: “Sıcak havalarda vücudumuzda ilk tepki ısıyı atabilmek kan damarları genişler. Terleyerek de vücudumuz sıvı kaybeder. Eğer çıkamazsa, şekilde vücudumuzda kalıcı olurlarsa kalpte atım hızı arttar. Yine aynı şekilde kanın içinde elektrolit dediğimiz sodyum, potasyum maddelerin oranı değişir. Bu değişiklikler özellikle , akciğer ve tansiyon ı ile idrar söktürücü ilaç kullananlarda aniden bayılma, şiddetli baş ağrısı veya burun kanamasıyla çıkabilir. Hastada ayrıca şiddetli halsizlik, yorgunluk ve krampları oluşabilir.”

“Uzun süre sıcakta kalanlar felç tehlikesi ile şı şıya”
Mamçu tehlikeler arasındaki en ağırının inme-felç riski olduğunu belirtiyor ve devam ediyor: “Uzun zaman sıcakta kalıp şapka giymemek, , su içmemek tedbir almayan kişiler felç risktir. Vücut ısısı ıyorsa işte o zaman problem başlar. Bu kişilerde kurur, kızarıklıklar görülür. Yaygın bilinci değişir, ateşi 40 derecenin üzerine çı. Beyin bulanıklığıyla beraber kişilik değişiklikleri başlar, anormal, saçma sapan konuşmalar, saldırganlık görülür. Bu kişilere acil müdahale edilmezse ve beyin hasarı ık başlarsa (beyindeki ısı ışıyla proteinlerin bozulması) olay geri dönülmez safhaya kadar gelir. Sıcak çarpmasının en ileri safhası sıcak felci ya da sıcaklık inmesi dediğimiz bu durumdur.”

“Sıcaklar sinirleri bozuyor, saldırganlığı ırıyor”
Dr. Leyla Dilek Mamçu özellikle yaşlıları, çocukları, şişmanları, alanları, panik hastalığı olanları, ve tansiyon ını çok sıcak saatlerde dışarı çıkmamaları konusunda uyarıyor. “Eğer çıkmaları gerekiyorsa mutlaka şapka takmalı, sık sık su tüketmeli, tuzlu içmeli” diyor Mamçu: “Sıcağın altında aşırı aktivite ve egzersiz de derece sakıncalı. Sık sık serin ortama girip dinlenmek ş. tek kat ve pamuklu, ter emici nitelikte olmalı. giyilmemeli, giysilerde açık renk tercih edilmeli. Çocuklar kapalı arabalarda bırakılmamalı. Aksi halde su kaybından, sıcak çarpmasından saatte bile kaybediliyor.”
Mamçu’nun verdiği bilgiye göre sıcak ayrıca beyindeki bazı kimyasalların çışmasını da olumsuz etkiliyor. Bunun sonucunda kişilik değişiklikleri ve sinirlilik çıkıyor.
Memorial Hastanesi Dermatoloji Bmü’nden Dr. Hasibe Özkılıç ise Dünya Sağlık Örgütü’nün, 46. kuzey ile 46. güney paralelleri arasında yaşayan beyaz ırktan insanlara yaz aylarında 08.00 - 17.00, kış aylarında 10.00 - 15.00 saatleri arasında güneş ışığından tam korunmayı önerdiğine işaret ediyor. Erken yıpranmasının en önemli nedeni olan güneş ışınlarına uzun süreli ve tekrarlayan şekilde maruz kalınmasıyla 50 yılda kanserlerinin görülme sıklığının da arttığını belirtiyor. Özkılıç, 0-18 yaş arasında güneş ışığından
tam korunmuş çocuklarda deri kanserlerinin oranının yüzde 98 azaldığının kanıtlandığını söylüyor.

Aşırı terlemeye şı

Acıbadem Hastanesi Bakırköy Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Sadiye Tanyeri, bazı kişilerde ter bezlerinin aşırı çışmasına bağlı terlemenin özel ve sosyal yaşamı olumsuz etkilediğini vurguluyor. Tanyeri bu kişilerde, özellikle stresli durumlarda ter salgılarının hiç aktivite yapmasalar dahi arttığını söylüyor. Sıklıkla estetik uygulamalardan adını duyduğumuz uygulamasının yıllarda aşırı terlemenin tedavisinde de kullanıldığını belirten Tanyeri, şu bilgileri veriyor: “, ığı yerde sinir uçlarında sinir iletisini geçici bloke eder. Bu yolla aşırı terlemenin durdurulmasını sağlar. İlaç; koltuk altı, el ve bölge uyuşturulduktan yüzeysel edilir. 2-5 içinde etkisini gösterir ve 5-7 ay etkinliğini korur.”

Gençliğin formülü; Mezolift

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

ümüz kadınları zamanın ciltlerinde oluşturduğu acımasız izlerden kurtulmak teknolojinin nimetlerini cesurca uyguluyorlar. Ciltteki kırışıklık ve lekelere şı savaşan doğ olmasıyla diğerlerinden ayrılıyor

Özellikle orta yaş kadınları şimdilerde gençlik iksiri haline gelen , yıpranmış adeta doping yaratıyor.

yöntekiyle , boyun, dekolte ve özellikle el bölgesinde oluşan yaşlanma etkilerinin giderilmesinin yanısıra ve alkolden zarar gören yeniden yapılanması sağlanıyor. Öncelikle orta yaş ve üstündekilerde, kullananlarda güneşin zararlı etkilerine maruz kalmış, yıpranmış ve bakımsız , beslenmesine dikkat etmeyenler de ve kuruma, esneme şikayeti olan kişilerde iyileştirici oldukça . Fakat sağlık ve estetikte olduğu ciltte yıpranma etkileri henüz başlamadan, kırışıklık ve çizgiler henüz oluşmadan yaptırmak, olduğundan genç, canlı ve sağlıklı görünmesini sağlıyor.

Nasıl yöntem izleniyor

Tedavinin ilk aşamasında profesyonel temizliğinin ardından yüzeye sürülen ile lokal anestezi yapılıyor. İkinci aşamada, alerjik olmayan doğ sentez maddeler deriye ediliyor. Mezolifte cilde edilen A vitamininin peeling nedeniyle ciltte oluşan güneş lekelerinin de açılıyor.
Özellikle 30 yaş ve üzeri kadın ile erkeklerde yaşlanma belirtilerinin önemli ölçüde gerilemesini sağlayan tedavisinde, ortalama 4-8 seans yeterli oluyor ve bu işlemin her yıl Sonbahar aylarında kür halinde uygulanması öneriliyor. İlk üç seansın on arayla uygulanması ve etkinin kısa sürede kendini göstermesi genellikle iki ayda tek yapılması öneriliyor. Ayrıca seanslarından genellikle 24 saat güneş banyosu yapılmaması, bölgelerin 6-8 saat süreyle yıkanmaması ve herhangi maddenin sürülmemesi de dikkkat edilmesi gereken noktalar.

mu mi?

Özellikle yıllarda kadınlar arasında hızla yayılan ’un tahtına diken , rahatlıkla uygulanıyor. İki işlem arasında şöyle farklılık bulunuyor; ın ve kenarlarına kas içi ve sinir iletisini bloke eden maddedir. Bu etkisiyke kırışık ve çizgileri oluşturan kas gruplarının hareketini durdurur. Oysa mezoliftin kas veya sinirsel yapılarla ilişiği yoktur. Amacı kaslarda felç oluşturmadan ve mimikleri engellemeden cildi beslemek, canlandırmak, ve görünmesini sağlamaktır. Teknik uygulamasına benzeyen , ve boyun de rahatlıkla uygulanıyor. ’tan farkı ise, yapılan bölgelerde kas felci yapmaması ve mimik kaybına yol açmamasıdır.

kaynak: www.ekolay.net/kadin

Ayak bakımı ciddi bir sanat

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

Kış kalın çoraplarla botların, çizmelerin içine gizlenen , yazın gelmesiyle özgürlüklerini ilan ettiler. Bu sene de açık ayakkabılar, sandaletler, terlikler o kadar güzel ki… Bu durumda ayrı özen istiyor. Mesele güzellik, şıklık da değil.

ağırlığımızı taşıyan vücudumuzun bu ağır işçilerine iyi bakmamız lazım. bakımı ık başlıbaşına ve sektör halini aldı. Şimdi pudralar, spreyler, arındırıcı maskeler, pastiller, özel aletleri çok sayıda ürünü var.

NEMLENDİRİCİ İ: Oriflame’in özellikle uzun süre kapalı öneriliyor. boyu ayakkabıya hapis ı taze ve kuru tutan sağlığının korunmasına yardımcı oluyor. İçindeki bitkisel maddelerle terlemeyi önlerken tabanlarını nemlendirmeyi de ihmal etmiyor. ı 19 .

ÖLÜ HÜCRELERİ İZLEYEN ARINDIRICI: ı ölü hücre ve kirlerden arındıran bu jel kullanılmak üzere ediliyor. Oriflame ürünü olan arındırıcı jel 12.20 .

DEODORANLI PUDRASI: oluşan kokuları engelliyor, ın ayakkabı içinde rahat durmasını sağlıyor. ı kuru tutan ve tahriş olmalarını da önleyen hoş kokulu pudrası Oriflame’de 7.10 .

İ: Rowenta Fitspa Aleti, suyun soğumasını yavaşlatarak yorgun ı rahatlatmak kullanılıyor. Titreşimli aletinin yarattığı köpük ile gevşiyor. Refleksoloji tekniğini uygulayan ayaktaki 60 refleks noktasını uyararak toksinleri kaldırıyor. ı 120.800

FERAHLIĞI VEREN : Serinletici ve kokuları giderici olan ’un mentollü yapısıyla ferahlığı veriyor. Yorgun iyi ürün. ı 21 .

LAVANTALI BESLEYİCİ : Lavande Essentielle Besleyici kolay emilen yağsız ve yumuş formüle sahip. Özellikle tabanı ve parmak aralarındaki sertlikleri yumuş ’de 24.50 .

DİNLENDİRİCİ PASTİL: ’in bu ürünü, banyosuna eklenerek kullanılıyor, dinlendiriyor, ferahlatıyor. Banyo sırasında ın yumuşamasını hızlandırıyor. ı 24.50 .

RAHATLATICI YAĞ: Rahatlatıcı yağı sırasında, saf da banyosunda suya ıştırılarak kullanılıyor. ’nin çıkardığı ürün ı nemlendiriyor, yorgunluğu ıyor, yumuşatıyor. ı 32.40 .

VE İÇİ JEL: Lavantalı canlandırıcı jel değil bacaklara da sürülüyor. Yorgun ün ardından dinlendiriyor, deriyi canlandırıyor. jeli da kullanılıyor. ’nin bu ürünü 32.40 .

DİNLENDİRİCİ BANYOSU: ferahlık ve serinlik veren banyo ürünü yorgun ılık suya dökülerek uygulanıyor. ’un dinlendirici banyosu ürünü 14.20 .

PÜRÜZSÜZLEŞTİRİCİ : ’un pürüzsüzleştirici ı ölü hücrelerden temizliyor ve oluşan sertlikleri, pürüzleri gideriyor. kullanılması ediliyor. ı 16.40 .

TOPUK YUMUŞATICI : Nemlendirici kremle birlikte kullanılan topuk yumuşatıcı kremle ayağa yapılabiliyor. yumuşatarak topuklarda kuruluktan ötürü oluşan çatlakları onaran ’da 19 .

KOKU GİDERİCİ : sıcaktan ve dış etkenlerden dolayı oluşan kokuları önlemeye yardımcı olan kuru üzerine sıkılarak uygulanıyor. ’da 19 .

www.e-kolay.net/kadin

Selülitle baş etmenin yolları

Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

Yaz mevsimi yaklaştıkça üstümüzdeki ağırlıktan kurtulmak çaba harcıyoruz. palto ve kazakları değil, ve kalçalarda oluşan selülitlerimizi de gardıroba kaldırabilsek ne güzel olurdu, değil mi? Bunu yapamayacağımıza göre selülitle baş etmenin yollarını öğrenmeye ne dersiniz?

TAYLAN KÜMELİ / kibrit kutusu lezzet

Özellikle kadınlarda görülen ve deri altı yağ hücre gruplarının kan ve lenfatik dolaşımını bozmasıyla oluşan selülit, deride çöküntülerle ve portakal kabuğu görünümüyle kendini gösteriyor. Selülit çok ergenlik, hamilelik ve menopoz hormonların çok değişime uğradığı dönemlerde çıkıyor olmasına rağmen, kişinin genetik yapısı, metabolizma hızı, dolaşım sistemi, sindirim ve boşaltımda yaşadığı sorunlar, doğum kontrol ı, ınan hormon ı, dengesiz ve düzensiz , aşırı hareketsizlik, stres, ve
de selülit oluşumunda etken faktörlerdir.
Sıklıkla bölgesel olan selülit, kilolu, zayıf, balık etli, uzun, kısa her yaştaki erişkin kadında görülebiliyor. Selülit nadiren erkeklerde de oluşuyor, ancak kadınlarda sorun olması, östrojen hormon düzeyinin onlarda olmasıyla ilgili. Selülitin tek nedeni östrojen değil; başka tetikleyiciler de var. damarların en düşmanı. Güçlü damar daraltıcı özelliğe sahip olan , yeterince beslenmesini engelleyerek selülite neden oluyor. Hareketsiz yaşam biçimi, sürekli üstüne atarak oturmak, çok pantolon ve diz altı çorap giymek de dolaşım sistemini ve lenf sisteminin çışmasını engelleyerek selülite yol açabiliyor. , kişinin yaşam tarzı ve ışkanlıklarına bağlı etkenler. Ancak selülitin, kan dolaşımındaki bozukluklar, ailesel yatkınlıklar ve hormonal etkenler elimizde olmayan nedenleri de var. ve yaşam biçimi sağlıklı şekle dönüştürüldüğünde, azaltacak yoğun tedavilere genellikle gerek kalmıyor.
önlemek ilk ınacak önlem, sigarayı bırakmak. spor yapmak yalnızca genel vücut sağlığı değil, önlemek de çok önemli. Günde 30-60 dakika yapılan yürüyüş, bisiklete binmek veya merdiven inip çıkmak kan dolaşımını düzenleyerek selülit oluşumunu engelliyor. Yalnızca kilo vererek selülitten kurtulmak mümkün değil. ışkanlığını değiştirip, bilinçli beslenmeye geçmek önemli. ne kadar tek yönlü olursa, selülit de o kadar çabuk oluşuyor. Özellikle fast food ve hazır yemekler dokuları kötü yönde etkiliyor. Hayvansal yağlar, şeker ve tuz da oldukça zararlı. yağ hücrelerini şişiriyor, dokularda su birikmesine yol açıyor ve vücudun atıklardan temizlenmesini önlüyor. Günlük programında tuz, şeker ve yağdan fakir, sebze ve meyvelerden zengin diyet kan dolaşımını ırıp bağırsakların çışmasını sağlıyor. A ve C vitamini ımını ırmanın azalttığı düşünülüyor. Bu nedenle, mutlaka günlük meyve tüketimine özen göstermek gerekiyor. Bol lifli gıdalar ve çinko ımı da engelliyor. Selülit önlemekte bol su içmek de önemli. Su, idrar oluşumunu ırarak vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlıyor.

ınacak önlemler

  • Günde en 2,5 litre su içilmeli.
  • Rafine şekerlerden uzak durulmalı ve günlük tuz azaltılmalı.
  • Yemeklerde kullanılan yağ ı azaltılmalı.
  • , , koyu çay-kahve ve gazlı içeçek minimuma indirilmeli.
  • Yemekleri pişirirken kızartma yerine haşlama ya da buğulama yöntemi tercih edilmeli.
  • Mümkün olduğunca mevsiminde ürünler tüketmeye özen göstermeli, dondurulmuş ve konserve ürünlerden kaçınılmalı.
  • Metabolizmanın çışması öğün atlamamaya özen gösterilmeli.
  • Çok sık kilo ıp vermekten kaçınılmalı.
  • Günlük ınan posa ı ırılmalı, posanın en iyi kaynakları sebze, meyve ve kurubaklagiller mutlaka sisteminin içerisinde yer almalı.

    Kafeine duyarlılık kişiden kişiye değişir

    Kafein sinir sistemini uyaran tür maddedir. Kana mideden ışır.
    15 dakika etkileri hissedilir hale gelir. Kahve, çay, kola, çikolata, bazı uyarıcı , bazı ağrı kesiciler ve çeşitli reçeteli ilaçlarda bulunmaktadır. Kafeinin kısa yaygın hissedilen etkileri, vücudun enerji seviyesinin artması, uyanık ve dinç olma durumu, keyif ve rahatlık hislerinde ıştır. Bu madde bazı ağrı kesiciler ve migren ı ile birleştiğinde ise ın tepki süresini ve etki alanlarını ırır. İlaç kullanımı sırasında kafein ım ına çok dikkat edilmelidir. Bu maddeyi içeren diğer besin maddelerive içeceklerde bulunan kafein miktarları iyi hesaplanmalı hatta uzmana danışılmalıdır.
    Kafeine şı duyarlılık; tüketim sıklığı, ınan , vücut
    ağırlığı ve fiziksel koşullar pek çok etmene bağlıdır. Kişisel duyarlılığın yanı sıra hamileler, çocuklar ve yaşlılar tüketilen kafeinin kısıtlanmasının gerektiği grup içersindedir. Kafeinin normal ı kişiye göre değişir. Pek çok çışmada, yetişkinler güvenli tüketilebilecek kafein ı günde
    300 mg. (yaklaşık üç-dört fincan kahve ya da beş-altı bardak çay) belirlenmiştir.
    kullanılan kafeinin kesilmesiyle kişide çıkabilecek belirtiler şunlardır: Baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik, uykusuzluk veya uykulu olma hali, konsantrasyon eksikliği, işte şılaşılan zorluklar (motivasyon ve dikkat eksikliği, düşük performans), huzursuzluk (mutsuzluk, can sıkıntısı, huysuzluk, diken üstünde olma), depresyon (üzüntü, halsizlik, endişe, isteksizlik, küskünlük), sinirlilik, mide bulantısı, kusma, eklem ağrıları.

    Su kaybına dikkat!

    Özellikle yaz sıcaklarının yoğunlaştığı bugünlerde vücudumuzdan su kaybı ıyor. İnsan bedeninin yüzde 60-70′i sudur ve bu suyun üçte ikisi hücreler içinde, geri ı dokular arası sıvıda ve kanda bulunur. Su yaşamımız çok önemlidir. insan yemek yemeden dört hafta yaşayabilirken, su içmeden yaşayabilme süresi ise üç-dört gündür. Eğer vücutta az su bulunursa, kanın yoğunlaşmasına yol açıyor ve bu da organlara çok az miktarda oksijen ve besin maddesi taşınmasına neden oluyor. Eğer aşırı miktarda su içilirse, bu da vücut olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Çünkü bu durumda böbrekler aşırı çışıyor ve sık sık tuvalete çıkılmasına neden oluyor, bunun sonucunda da vücudumuzdan kalsiyum minerali atılıyor. Vücudunuzun su ımının yeterli olup olmadığını anlamanın en etkili yolu, idrara dikkat etmektir. Açık renkli idrar, su ihtiyacını doğru şıladığınızı gösterir. Eğer idrarınız koyu renkli ise, bu yeterince su ınmadığı anlamına gelir.
    Suyun vücudumuza faydaları: Besinlerin sindirimi, emilimi ve metabolizma sonucu oluşan ık ürünlerin atılması gereklidir. Hücre ve kas dokularını güçlendirir, cildi gerginleştirir, parlaklık kazandırır, vücudun ısı ve tuz dengesini sağlar.

  • Sıkı kalçalarınız olsun!

    Posted on Mart 7th, 2008 in Güzellik by admin

    , sert, ve … Özellikle, bikinilerin ve kısa şortların <