->
Kusma, çok miktarda gıdanın mideden güçlü bir hareketle çıkarılmasıdır, genellikle bebek hasta iken meydana gelir. Kusmanın nedeni çoğunlukla bir virüstür. Ancak daha ciddi problemler de kusmaya neden olabilir.
Çıkarma, gıdanın bebeğin ağzından bir çaba sarf etmeden çıkmasıdır ve sağlıklı bebeklerde genellikle emzirme sonrasında sık sık meydana gelir.
Sağlıklı bir bebekteki bir tek kusma olayı ‘ endişeyi gerektirmez. Bununla beraber, hasta bir bebekte kusma devam ederse doktorunuza danışınız. Eğer bebeğiniz kusuyor ise, herhangi bir eczanede reçetesiz olarak satılmakta olan çeşitli elektrolit solüsyonlarından birisini alarak içiriniz. Başlangıçta küçük miktarlarda, örneğin bir defada bir çorba kaşığı kullanınız. Kusma ortadan kalkana kadar bebeğinizi miktar ve sıklık açısından ihtiyatla besleyiniz.
Solüsyon, kusma esnasında kaybedilen elektrolitleri telafi etmekte yardımcı olacaktır. Bebek en az 8 saat kusmaya ara vermeden önce bebeğe süt ya da katı gıda vermekten kaçınınız. Daha sonra, eğer bebek katı gıdalar yiyor ise, muz, elma suyu ve pirinç lapası gibi kolayca sindirilen gıdalar vermelisiniz.
Bebek tekrar kusarsa (eğer ayrıca ishal de varsa) su kaybı tehlikesi, vücut sıvısının azalması tehlikesi söz konusudur. Vücudun su kaybetmesi durumunda bebeğin bezinin 8 saatten daha fazla ıslanmaması dikkatinizi çekecektir, bebeğin başında bıngıldağın içeri çökmesi, gözyaşı gelmeyen ağlama ve ağız kuruluğu da diğer belirtilerdir. Eğer bebek 3 ya da daha fazla defa berrak sıvılar kusarsa derhal doktorunuzu çağırınız.
Kusmaya karşın çıkarma (1 yaşına kadar bebeklerin yarısından fazlasında görünür), az miktarda gıdanın ya da sütün genellikle beslenmeden kısa bir süre sonra ağızdan çıkarılmasıdır. Çıkarma (gastroesophageal reflux), midenin üst girişinin midedeki sıvıyı yemek borusundan çıkmaya olanak vermesi yüzünden meydana gelir.
Çıkarma, özellikle bebek 6 aylık oluncaya kadar, normaldir ve çıkartılan gıda içerisinde kan olmadığı ya da bebek kilo kaybetmediği sürece endişelenecek hiçbir şey yoktur. Çoğu bebeklerde bebek büyüdükçe çıkarma da ortadan kalkar. Bebeğin yediği gıdaları çıkarmasını tamamıyla önleyecek bir yol yok ise de, problemi azaltmak için bazı şeyler yapılabilir.
Fazla besleme problemi artırdığı için, bebeği her emzirmede 20-30 gr. daha az besleyiniz. Beslenme süresini 20 dakikadan daha aza indiriniz ve iki emzirme arasında en az 2.5 saat bekleyiniz.
Bebeği geğirtiniz. Beslenme esnasında ara vererek bebeği geğirtmek suretiyle, emzirme esnasında ortaya çıkabilecek geğirme gereksinimini ortadan kaldırınız. Emzirdikten sonra bebeği yatırmayınız; bebeği minderle destekleyerek oturur vaziyette tutunuz, eğer bebek 6 aylık ya da daha büyükse bebek iskemlesinde bir süre oturur vaziyette bekletiniz.
Bebeğinize sıkı giysiler giydirmeyiniz ve her emzirme sonrasında hoplatmaktan kaçınınız.
->
Anne baba olarak, bebeğinizin işitme duyusunun gelişiminin normal olup olmadığını belirlemek için gözlemleyeceğiniz belli işaretler vardır.
işitme
Doğumdan hemen sonra belirlenmemiş olan bir işitme problemi, genellikle çocuk 2 yaşına girdikten sonra konuşmaya başlamasının gecikmesi nedeni ile ortaya çıkar. Bu zamana kadar dil gelişimindeki önemli bir nokta kaçırılmıştır.
Normal koşullar altında, bir bebek dünyaya işitme duyusu ile gelir ve hatta sesleri birbirinden ayırt edebilir. Bebek 1 aylık olduğunda, ani bir ses duygusunda durur ve dinler gibi görülür. 2 aylık olana kadar anne ya da babasını dinler gibi bir ifadesi vardır. 3 aylık olduğunda, konuşmalara karşı belirli sesler çıkararak tepki verir ve konuşan kişinin bulunduğu yere bakabilir. 3 aylık bir bebek 1 metre kadar yakınında el çırpıldığında dikkatini bu yöne çevirebilir.
4 aylık bebek, kızgın ve yumuşak seslere farklı tepkiler verir; 5 aylık bebek, belli sesler çıkarabilir. 6 aylık olduğunda yüksek sesle protescoda bulunabildiği gibi zevk duyduğunu da belli edebilir. 6 aylık bir bebek, seslerin ya da konuşmanın kaynağını bulmak için gözlerini ve başını çevirebilir.
7 aylık bebeklerin çoğu bazı kelimemsi sesler çıkarabilirler ve kendilerinden istendiğinde “baş baş” gibi sözcüklerle istenilen hareketleri yapabilirler. Bebeğiniz 8 aylık olduğunda, adını seslendiğinizde durup size bakacak, 9 aylık olduğunda “hayır” dediğinizde yaptığı aktiviteyi durduracaktır. 10 aylık olduğunda ise konuşmaya başlayacaktır. 1 yaşına gelmiş bir bebek, “Burnun nerede? Kulakların nerede?” gibi işaretle gösterilen basit soruları cevaplayabilmelidir. İşitmenin gelişmesinde çocuktan çocuğa değişen normal bir varyasyon vardır. Fakat, eğer çocuğunuzun gelişmesinde anormal derecede yavaşlık olduğundan kuşkulanıyorsanız doktorunuzu aramalısınız.
Akne, siyah veya beyaz noktalar, bir çok türden sivilceler ve bazen de kistler şeklinde kendini gösteren tıkanmış gözeneklere verilen isimdir. Yüz bölgesi, boyun ve bazı durumlarda da göğüs, sırt, omuz ve kolların üst kısımlarında oluşabilir. Gençlerde sıkça görülür. Ancak bu sorun herhangi bir yaş grubuna özel değildir: 40′lı yaşlarda olan ergin kişilerde de akne problemi yaşanabilir. Hayati bir önemi olmamasına karşın bu sorunu yaşayanlar için çok can sıkıcı ve görüntü olarak kötüdür. Yoğun akne ciddi ve kalıcı cilt izlerine neden olabilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »
Normal erişkin inanların en az %45′i zaman zaman horlamaktadır. Bu şikayet %25′inde sürekli bir haldedir. Harlama problemi en sık şişman erkeklerde görülür ve yaşla birlikte her geçen gün artar. 300 den fazla firma horlamaya karşı cihaz geliştirmiştir. Bazı modeller pijama arkasına tenis topu yapıştırmak gibi eski bir modelin modifikasyonlandır (sırt üstü yatarken horlama daha çok artar). Çene ve boyun askıları, boyunluklar ve ağız içine yerleştirilen cihazlar hiçbir yarar sağlamamıştır. Horlama sesi ile çalışıp hastayı uyandıran elektronik cihazlar bulunmuştur. Bütün bunlar hastanın horlamadan uyuma alıştırmaları olarak düşünülmüştür. Ancak maalesef horlama kişinin kontrolünde olmayan bir problem olup tüm bu cihazlar hastayı sadece uyutmamaya yöneliktir.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »