Bu kısımda, genel bakım ve beslenme konuları için önerilerde bulunacağız. Ayrıca, yaygın hastalıkların çocuğunuz üzerinde gösterebileceği etkileri tartışacağız ve sadece okul çağı çocuklarında görülen bu bozuklukların özelliklerini vurgulayacağız.

Okul çağındaki çocuklar soğuk algınlığı ve grip de dahil olmak üzere yaygın teneffüs yolu enfeksiyonlarına gitgide daha az yakalanmaktadırlar.
Okul çağındaki, pek çok çocuk yinelenen karın ağrısı, başarısı ve büyüme ağrılarından şikâyetçi olmaktadır.
Okul çağı çocuklarında ortak olarak görülen pek çok bozukluk, kitabın diğer bölümlerinde yer almaktadır. Okul çağı çocuklarında bulunan pek çok bozukluk ciddi sonuçlara yol açmaz. Bu yaşta çocuklar olağanüstü derecede çabuk iyileşir bir durumda olup genç bedenleri çok yaygın rahatsızlıklardan kolaylıkla sıyrılabilmektedir.
Genel Bakım
Bağışıklıklama
6 yaşında çocuğunuz, çocuklukta kazanılan bagışıklıklama, tavsiye edilen programını bitirmiş olmalıdır. Çocukların dokümanlarla gösterilebilecek bir dizi hastalığı aşmış olmaları anaokuluna girmek için pek çok ülkede gereklidir. Böylece çocuğunuz anaokuluna kabul edilmeden önce, difteri, tetanos, boğmaca, kızamık, kızamıkçık ve çocuk felci gibi hastalıklara karşı bağışıklığına kavuşacaktır.
Düzenli Kontroller
Pek çok okulda çocukların düzenli olarak, işitme, genel görünüm, boy, kilo ve omurga eğriliği gibi sorunları olup olmadığı izlenir. Eğer okul sağlık ekibi bir bozukluk saptarsa bunu size bildirecek ve bir doktora danışmanızı önerecektir.
Bununla birlikte, çocuğunuzun sağlığını sadece okula bırakmayın. Buna ek olarak çocuğunuz iyi olduğunda da, çocuğunuzu doktoruna göstermek için düzenli bir program yapın. Doktor, çocuğunuzun boyunu, kilosunu, duruşunu, kan basıncını ve diğer birtakım özelikleri kontrol edecektir. Bu checkuplar arasında özel bazı sorunlar doğabilir. Bu durumda doktorunuzu arayın ve sorunu ona anlatın. Doktorun ekibiyle birlikte bir vizitenin gerekip gerekmediğine karar verebilirsiniz.
Enfeksiyon Hastalıkları
Çocuğunuz okulda diğer pek çok çocukla temas halinde olacaktır. Bir günlük bakım merkezinde olduğu gibi, okulda bir çocuk bulaşıcı bir hastalık taşıyorsa, diğer çocuklara kolaylıkla bu hastalığı bulaştıracaktır. Çocuğunuz bulaşıcı bir hastalık taşıdığında, hastalığın diğer çocuklara bulaşmasını önlemek için çocuğunuzu okula göndermeyin. Bu hastalıkların yaygın örnekleri şunlardır. Soğuk algınlıkları, grip, boğaz rahatsızlıkları ve suçiçeği.
Çocuğunuzu evde tutmanızın gerekip gerekmediğinden emin değilseniz, doktorundan, hekiminden ya da okul hemşiresinden hastalığın bulaşıcı olup olmadığı, öyleyse ne kadar sürdüğünü öğrenin. İşten çıkış saatinizi ayarlamakla da evde hasta çocuğunuzla ilgilenecek bir bakıcı bulmak gibi programınızı yeniden düzenlemek zorundaysanız, bu güç olacaktır. Bununla birlikte, çocuğunuzun evde bir gün geçirmesi, çocuğunuz ve onun sınıf arkadaşlarının sağlığı için en iyisi olacaktır.
Sağlık Bilgisi
Elleri yıkamak, soğuk algınlıkları da dahil olmak üzere enfeksiyon hastalıklarının yayılmasını engellemek için tek ve en önemli yöntemdir. Eğer ellerini yıkamayı okul öncesi dönemde çocuğunuz öğrenmişse, çocuğunuzun bu iyi el yıkama alışkanlığını sürdürmesini sağlayın. Evde ya da okulda olsun, tuvaletten çıkmadan önce yemek yemeden veya yemekleri hazırlamadan önce çocuğunuzun ellerini yıkaması gerektiği hususunda ısrarlı davranın. Avuç içi ve parmak araları da tamamıyla olmak üzere çocuğunuz her iki elini de tamamıyla yıkamak için sabun ve sıcak su kullanmalıdır.
Uyku Gereksinimi
Çocuğunuzun sağlığını korumanın bir diğer yolu da, çocuğunuzun yeteri kadar uyku alıp almadığının kontrolüdür. Çocuğunuz sizden daha çok uykuya gereksinim duyar. 6 yaşındaki tüm çocuklar, sağlıklı olabilmek için hemen hemen 11 saatlik bir uykuya ihtiyaç duyarlar. Bu miktar, çocuklar 12 yaşına ulaştığında yavaş yavaş 9 saatin üstüne doğru azalacaktır.
Diş Bakımı
Çocuğunuzun daimi dişleri okul çağında teker teker çıkacaktır. Yılda dört kadar olmak üzere ilk (bebeklik) dişlerinin yerine gelecektir. Daimi dişler bir ömür boyu süreceğinden bunlara iyi bakmak önemlidir. Dişlerini fırçalamayı okul öncesi dönemde çocuğunuza alıştırdığınızdan, her yemekten sonra çocuğunuza dişlerini fırçalamayı öğretmeye devam edin. En azından yılda iki kez çocuğunuzun dişçiye düzenli olarak gitmesini sağlayın.
Daimi dişleri çıkar çıkmaz, dişçi onlara ilaç sürecek ve bu işlem de dişlerin çürümesini engelleyecektir.
Çocuğunuzun tatlı şeyler yemesini kısmen sınırlayarak dişlerin çürüme riskini azaltmak için üzerinize düşeni yapabilirsiniz. Eğer kullandığınız suda fluorid yok ise çocuğunuzun dişçisi ya da doktoru ek olarak fluorid verebilir. Dişlerin düzeltilmesi gerekiyorsa, ortodonti uygulaması genellikle bu yaşta başlatılır.
Kaza ve İncinme
Normal davranış ve fiziksel gelişme okul çağındaki çocuğun kaza ve incinmeye karşı duyarlılığını artırmaktadır. Dikkatlice önlemler alarak çocuğunuzun kaza riskini minimuma indirebilirsiniz.
Araba kazaları okul çağı çocuklarında vuku bulan en yaygın ölüm nedenidir. Bu kaza riski, okul çağındaki çocuğun doğasında bulunan maceracı davranış tutumuyla yükseltilmektedir. Otomobille yapılan gezilerde çocuğunuzun emniyet kemerini takması çok önemlidir. Siz de emniyet kemerinizi bağlayarak ona örnek olun.
Okul çağındaki çocuğunuz bol egzersiz yapmalıdır, yani okuldan sonra televizyon seyretmek yerine aktif oyunlarda yer almalıdır. Bununla beraber, fiziksel etkinlik de incinme riskini artırmakta ve çocuğun izlenmesini gerektirmektedir. 6-9 yaş grubu çocuklarının küçük organlardan ziyade kasların yoğun bir şekilde bulunduğu uzuvlar üzerinde kontrolleri daha fazladır. Bu da bisiklet kazalarını artırmaktadır. Bisikletçilere uygulanan trafik kuralarını vurgulamak suretiyle çocuğunuza bu konuda yardımcı olabilirsiniz.
Akran çevresi okul çağı çocuğunun hayatında artan önemli bir rol oynamaktadır. Gitgide çocuğunuz grup içerisinde oynamaktan daha çok zevk alacak ve grup üyelerine bağlılığı artacaktır. Çocuğun ilenmediği durumlarda ne kadar tehlikeli olursa olsun çocuğunuz grup liderliğini takip edebilir. Çocuğun akranlarının sahip olduğu etki okul çağında artma eğilimindedir. Sonunda akran grubu, okul çağının sonuna gelmiş çocuklardan (özellikle erkeklerden) cüretkâr, genellikle tehlikeli bazı kahramanlık hareketlerini yapmalarını talep edebilir. Bu tip oyunlar ise boğulma ile yanmayla, hatta yaralanmalarla sonuçlanabilir.
Hiçbir ebeveyn çocuğunun her dakikasını denetleyemez. Ancak çocuğunuza neyin emniyetli, neyin emniyetsiz olduğuna ilişkin gerçekten temel olabilecek bir fikir vermek mümkündür. Belirli bir noktaya kadar gözü pek davranışlar okul çağının sonuna gelen çocuklarda normaldir. Bununla birlikte, çocuğun kendisine güvenini artırarak tehlike riskini azaltabilirsiniz. Böylece çocuk, grubu yapmasını istediği şeyde grubun baskısını kendi üzerinde pek fazla hissetmeyecektir.
Alınacak diğer ana önlemler arasında yüzmeyle ilgili önlemler ya da silahların eğer evde varsa kilit altına alınması ve çocuğunuzun sokakta emniyetli yürüme kurallarına uyması gibi önlemler sayılabilir.
Aile tarafından denetlenebilecek eğlence durumlarında çocuk için mümkün olan en emniyetli oyunları seçmek de önem taşımaktadır. Bunun en iyi örnekleri, avlular, oyun alanları, parklar ve topluluk merkezleri bulunmaktadır. Diğer bir şekilde tehlikeli ve çok az denetlenen yerlerde oynayacaklardır. Bu da incinme riskini yükseltecek ve bir kaza olursa yardım olasılığını da azaltacaktır. Bir yetişkinin gözetimi altında kazanmaktan ziyade bir takımda oynama disiplini ile bu becerileri çocuğa kazandırmayı amaçlayan organize etkinlikler (basketbol ve futbol gibi) okul çağındaki erkek ve kız çocuklar için mükemmel faaliyetlerdir.
Sağlıklı Yaşam Tarzları
Okul çağındaki çocuklar kendi sağlıkları için artan bir kişisel sorumluluğu üstlenebilecekleri gibi, sağlıklı bir yaşam tarzının da esaslarını öğrenebilirler. Sağlık bilgisi, beslenme, diş bakımı, israf ve kazalardan korunma gibi şeyleri çocuğa öğretmek için en uygun zamandır.
Kazalar, okul çağı çocukları arasında görülen yetersizlik ve ölümün ana nedenidir. Daha büyük çocuklar için cinsel gelişme cinsellik birtakım soru ve endişelere neden olabilir. Kızlar, adet döneminin başlangıcına hazır olmalı ve her iki cinsiyetteki bireyler de normal cinsel gelişim hususunda bilgilendirilmelidir.
Disiplin, okul gelişimi ve akranlarla olan ilişkiler gibi çocuğu sosyalleştirme ve geliştirme hususunda çocuğa kılavuzluk edin. Çocuğunuzun davranışlarını, evdeki ortak işler ve ev ödevleri hususunda kişisel sorumluluk anlayışını teşvik edin.

Zihinsel gerilik, okulu bir mücadele meydanı haline getiren yüzeysel gerilikten sürekli bir gözetim gerektiren derin geriliğe kadar çok geniş bir bozukluğu ifade etmektedir. Zihinsel açıdan geri olan çocuklar motor becerilerini kazanmada ve dili kullanmada da ağırdırlar. Bu yüzden yaşlarına uygun olan heyecansal olgunluk ve toplumsal beceriler bakımından da geri kalmaktadırlar.
Normal olan bazı çocuklar, bu gelişme alanlarından biri ya da diğerinde geri kalabilirler. Bu olay, neticede geri kalmayacak bir çocukta gelişimin geri kalışını gösterir. Diğerleri bir rahatsızlığı gösteren duygusal ya da sosyal geri kalmışlığa sahiptir. Ne var ki zihinsel açıdan geri çocuk tüm bu alanlarda geridir ve akranlarına yetişemeyecektir.
Çocuk okula başlayana dek hangi alanlarda geri olduğu anlaşılamamaktadır. Sorunu az olan çocuklar akademik becerileri edinebilirler ancak bu alanlarda da normal bir çocuktan daha geridirler. Böyle çocuklar, eğitimsel olarak zihinsel özürlü olarak tanımlanmaktadır.
Orta dereceli geri çocuklar, giyinmek ve tuvaletini yapmak gibi kendilerine bakma becerilerini öğrenebildiklerinden, eğitilebilir geri çocuklar olarak adlandırılmaktadırlar. Akademik
okul programlarından faydalanabilmek için sınırlı yeteneklere sahiptirler ama günlük faali
yet merkezlerine devam edebilirler. Bu yüzden
mağazalarda belirli işlerde çalışabilecek derecede eğitilebilirler. /
Çok şiddetli ya da derin bir şekilde*geri olan çocuklar, asgari kendi işini görme becerilerini öğrenebilirler, tuvalet eğitimini almışlardır, ancak yine de yoğun bir bakım ve gözetime ihtiyaç duyarlar. Az öğrenirler, dil yetenekleri yoktur.
Geçmişte geri çocukların çoğu az geri olanlar bile kurumlarda yaşıyorlardı. Günümüzde büyük çoğunluk evde ya da kendi topluluklarında küçük grup evlerinde oturmaktadırlar. Yavaş öğrenenler için özel eğitim programları tüm bölgelerdeki okullarda mevcuttur ve çok şiddetli derecede geri olanlar için topluluklar içinde sosyal ve eğlence fırsatlarını sağlamak için hazır pek çok kaynak vardır.
Çocuklar okula başlayana dek pek çoğunda ilk işaretlerinin görülmesine karşın az gerilik gerçekten teşhis edilemez. Ancak okula başladığında çocuklar geniş akran çevreleriyle karşılaştırıldıklarından aralarındaki gelişme farklılıkları açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
Eğer çocuğunuz zihinsel açıdan geriyse, tedavinin amacı, hangi düzeyde olursa olsun çocuğu potansiyelinin zirvesine yükselterek, mümkün olduğu kadar özrüyle başa çıkmasını öğreterek yardımcı olmaktır.
Teşhis bebeklikte konulduğunda bebek ve ebeveynleri bazen bebek teşvik programına kaydolabilirler. Böyle bir program, heyecansal, entelektüel ve fiziksel gelişmeyi kolaylaştırma girişiminde çok duygusal bir teşvik sunmaktadır. Bu program ebeveynlerin, çocuklarının sahip olduğu güçlü ve zayıf yanlarını kavramalarına da yardımcı olur, genellikle heyecansal bakımdan çok zor olan bu dönemde ailelere destek olur.
Her çocuk gibi zihinsel açıdan geri çocuklar da arkadaşlara ihtiyaç duyarlar. Okullarda geri çocukların normallerle karışmasına rağmen, geri çocuklar genellikle halen sınıf arkadaşları tarafından kabul görmezler. Bu yüzden ebeveynler çocuklarının sosyal ve eğlence faaliyetlerini kendileri planlamalıdırlar. Yaz kampları da dahil olmak üzere geri çocuklar için çeşitli faaliyetler öneren organizasyonlar vardır. Bu programlar hem çocuğun toplum ortamında kendini daha rahat hissetmesine, hem de bağımsızlığının artmasına yardımcı olmaktadır.
Son olarak, geri bir çocuğa bakmak aileye de pek fazla zaman bırakmayacaktır. Çocuklarına ne kadar bağlı olurlarsa olsunlar ebeveynlerin de arada sırada bir değişikliğe ihtiyacı vardır. Çocuklarının özürlü oluşundan dolayı, normal çocuklarını bakıcıya bırakan pek çok aile aynı şeyi geri çocukları için de yapmak istemektedirler. Pek çok topluluk bu ihtiyacın farkına vardığından dinlenme merkezleri açmışlardır ki, bu merkezlerde ebeveynler geri çocuklarını, deneyimini yine bu tür çocukların arasında kazanmış bakıcıların eline bırakmaktadırlar. Böyle bir seçeneğe sahip bir topluluk içinde yaşayacak kadar şanslıysanız, bundan faydalanmalısınız.

Çoğu ana baba yeni doğan bir bebeğin şımartılıp şımartılamayacağını merak eder.

Bir asır önce ağırlıklı olarak kabul edilen görüş, yeni doğan bir çocuğun şımartılabileceği ve bunun çok kolaylıkla gerçekleşebileceği yönündeydi. Bebekler katı programlara tabi kılınır ve yalnızca kesinlikle gerekli olduğunda ele ve kucağa alınırlardı. Küçük bir bebek aç olduğu ya da altına yaptığı için ağlamıyorsa feryatları genellikle duymazlıktan gelinirdi. Kimse şımarık bir çocuğu olsun istemezdi.

Bugün ise doktorlar, yeni doğmuş bir bebeğin şımartılabilmesinin söz konusu olmadığına inanmaktadırlar. Artık, katı bir şekilde uygulanan tüm o programlar bir yana bırakılmış ve onların yerini, her bebeğin ve onun ait olduğu ailenin gereksinmelerinin hesaba katıldığı esnek bir program almıştır. Ana babalar çocuklarını kucaklarına almaya teşvik edilmektedirler. Doktorlar ana babalara, yeni doğmuş bebeklerinin, gerek beslenme, gerek rahatlarıyla ilgili acil gereksinmelerine yanıt vermelerini öğütlemektedirler. Sonuç olarak, bebeğinizin tadını çıkarmaya bakın.

Bir bebeğin ruhsal gereksinmeleri.bedensel gereksinmeleri kadar önemlidir. Yeni doğmuş bir bebek bile yakınlığa gereksinim duyar. Bir yeri ağrıyorsa rahatlatılmak ister, birine gülümsemek için o birinin ona gülümsemesini ister ve istediği şeylerle ilgilenen ve onları yerine getiren birinin bulunduğunu öğrenmek ister. Bunu yapan bir ana baba yeni doğmuş bebeklerini şımartmış olmaz. Yapmayanlar ise bebeklerinin, ruhsal güvenliğini sağlama şansını yok etmiş olacaktır.

Yeni doğan bebeğinizi çok fazla ilgi göstererek şımartma konusunda endişelenmenize gerek olmamakla birlikte bazen davranış modellerinin, doğumdan sonraki ilk dönem içinde ortaya çıktığını ve bunların yaşamın üçüncü ya da daha sonraki aylarında geri teptiğini ve sonuçta da ana babanın, çocuklarının kaprislerinin kölesi durumuna geldiklerini unutmamanız gerekir.

Bu durum bazen, mideleri sürekli gaz yapan bebeklerde ortaya çıkabilir. Geceler boyu, karnı ağrıyan yavrunuz kucağınızda odanın içinde yürürsünüz. Birçok bebekte karın ağrısı nöbetleri üçüncü ayda kesilir. Bebeğiniz de bu rahatsız dönemi atlatmış gibi görünür. Bebeğin karnının şişliği artık inmiştir ve çocuk pek rahatsızlık hissediyorsa da benzememektedir.Ancak her akşam, bebeği sepetine koyduğunuz anda çığlıklar başlar.

Bebek kucakta tutulmanın ve gezdirilmenin tadını öğrenmiştir bir kez. Bazıları bu bebeğin biraz şımarmış olduğunu söyleyecektir. Biraz şımarmış bir bebeği çok şımarmış bir bebek olmaktan korumak için, onu memnun etme çabalarınızı biraz azaltmanız gerekebilir. Bebeği yatağına bırakın, iyi geceler dileyin ve bebek feryada başlayınca hemen kurtarmak için içeri koşmayın.

Daha büyük bebeklerden farklı olarak, yeni doğmuş bir bebeğin çevresi ve o çevreye olan tepkisi son derece sınırlıdır. Daha çocuğunuzun oyun arkadaşını dövmesinden, parmağım açık bir elektrik prizine sokmasından ya da size sert bir “hayır” demesinden endişe etmeniz için önünüzde uzun aylar bulunmaktadır.

Yeni doğan bebeğin davranışı daha çok, acil fiziksel gereksinmelerine olan tepkilerinden oluşur. Tipik bir yeni doğmuş bebek günün büyük kısmını, her 2 ile 4 saatte bir beslenmek amacıyla bölünen bir uykuyla geçirir. Bu arada da günün önemli bir bölümünü ağlamakla değerlendirebilecektir.

Ana babalar genellikle, çocuklarının uygun miktarda yemek yemediğinden, yeterince uyumadığından ya da çok fazla ağladığından endişelenirler.

Bir dereceye kadar ana baba yeni doğan yavrularının davranışını yönetebilir. Ancak, ilk önce bebeğin davranışının gerçekten anormal mi yoksa yalnızca umduklarınızdan farklı mı olduğunu belirlemeniz gerekir, örneğin çoğu küçük bebek günün büyük kısmını uykuyla geçirirler, ama sizin bebeğiniz saatler boyu uyanık duruyor diyelim. sizi rahatsız eden bu davranışın kendisi midir yoksa yalnızca bunun anormal olup olmadığını mı bilmek istiyorsunuz? Normal davranışın ne olduğu hakkında kuşkuya düşerseniz doktorunuza danışabilirsiniz.

Her ne kadar genel eğilim, programı bebeğin belirlemesine izin vermek yolundaysa da bir ana baba da buna birtakım müdahalelerde bulunabilir. Kendini ayarlamak zorunda olan yalnızca siz değilsiniz. Yeni doğan bireyin de ailenin bir parçası olmak için üzerine düşen görevlere uyum sağlaması gerekir.

Örneğin, beslenme programını her zaman bebeğinizin dikte etmesin izin vermeniz gerekmez. Bebeğiniz gece yarısı uyanıp süt istiyorsa, ama siz geceleri saat 11′de yatmaktan hoşlanıyorsanız bebeği yatmanızdan önce uyandırmaya çalışın. Bebeğin ilk beslenme seansını biraz erkene alarak kendisini daha önce kaldırdığınızda acıkmış olmasını sağlayabilirsiniz. Çoğu bebek, son öğünlerinden 3 ya da 4 saat sonra beslenme amacıyla uyandırılmaktan rahatsız olmaz.

Ana babalar bir bebeğin beslenme programına etki edip, bebeğin beslenmeler arasındaki zamanı uzatmayı öğrenmesine yardım edebilirler. Son yemekten sonra belirli bir süre geçtiği için bebeği otomatik olarak uyandırırsanız bebek de o saatte acıkmayı öğrenecektir. Benzer şekilde, bebek öğünler arasında uyanır ve siz hemen onu beslemeye koşarsanız bir

Jet Lag Nedir?

Jet lag, belirli zaman farklılıkları olan bölgeler arasında yapılan uçak yolculuğu neticesinde görülür.

Bedenimizin sıcaklığı, açlık, ve ne zaman uyuyup ne zaman kalkacağımız 24 saatlik bir döngüden oluşan “günlük ritim” tarafından kontrol edilir.

Zaman farkı olan bir yere seyahat ettiğimizde, günlük ritmimiz uyum sağlamak için yeterince hızlı olamaz. Günlük ritmimiz günlerce orjinal programını uygulayabilir. Bunun sonucunda, bedenimizin gün ortasında uyku vakti geldiği konusunda bizi uyardığını farkederiz, veya gece uyumamız gerekirken bedenimiz bize ayakta kalmamız gerektiğini söyleyebilir.

Batıdan doğuya yapılan yolculuklarda bir saatlik zaman farkının neden olduğu değişimlere uyum sağlamak bir gün alabilir, doğudan batıya yapılan yolculuklarda ise birbuçuk saatlik zaman farkına uyum sağlama süreci bir gün alır.

Variola olarak bilinen çiçek hastalığı uygulanan aşılama programları sayesinde 1977 yılında tüm dünyada ortadan kaldırılmıştır. Görülen son olgu Somali’de 1977 yılında kaydedilmiştir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Lenf Drenaj diyet ve sporla verilen kilolar sonucunda vücudu sıkılaştırmak, metabolizmayı hızlandırmak, vücutta biriken toksin ve ödemi atmak, dolaşım bozukluğu problemlerini en aza indirgemek, lokal olarak yağların biriktiği bölgeleri toparlamak, dilediğiniz ölçülere ve vücut şekline kavuşabilmek için uygulanan bir yöntemdir. Bunun dışında, hamilelerde bile uygulanabilen Lenf drenaj programıyla hamilelik sırasında vücutta oluşan ödemi en aza indirmek mümkün olmaktadır… DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »