Bebek bezi giydirilen hemen her çocuk belli zamanlarda bezin yol açtığı kızartıya maruz kalır. Bu durum derinin, ıslaklık, amonyak, sindirim enzimleri ve bakterilerle uzun süre temasta bulunması halinde ortaya çıkar.
Aşağıdaki önlemler çocuğunuzun bir bebek bezi kızartısına maruz kalma olasılığını en aza indirebilir.
1. Islaklığı sık sık kontrol ediniz. Bir bebek bezi
ıslak veya kirliyse onu derhal değiştiriniz. Dışkıya uzun süre maruz kalınması bezin yol açtığı kızartıya özellikle yardım eder.
2. Plastik don kullanmaktan kaçınınız.
3. Bir barsak hareketinden sonra çocuğun altını
ılık suyla ve yumuşak bir sabunla temizleyiniz. Başka bir bez giydirmeden önce iyice kurulayınız.
4. Kumaş bez kullanıyorsanız, ilk devir süresince (ön yıkamada) yumuşak bir deterjanla yıkayınız. Ardından ikinci devir boyunca bir fincan beyazlatıcı ilaç (çamaşır suyu) kullanınız. Bu işlem bakterileri öldürür.

Yeni doğan bir bebek için, hatta daha büyük bebekler için bile beslenme sonrasında bir miktar besini dışarı çıkarmak az rastlanan şey değildir.
“Çıkarma” (yenen gıdaların çıkarılması), bebeğin ağzından küçük miktarda sütün dışarı çıkmasıdır. Çıkarma, kusma ile karıştırılmamalıdır. Kusma esnasında bebeğin midesindeki her şey güçlü bir şekilde ağızdan dışarı çıkarılmaktadır.
Kimi yeni doğmuş bebekler her beslenme sonrası yedikleri gıdanın bir miktarını çıkarırlar; kimi bebekler yalnızca çok nadir aralarla çıkarırlar. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Yersiniosis bağırsaklarda görülen ve genellikle ciddi zehirlenmelere yol açan nadir bir bakteriyel enfeksiyondur. Hastalığın belirtileri bazı durumlarda akut apandisit ile karıştırılabilir.

Nedenleri

Yersinio isimli bakterinin neden olduğu bu enfeksiyon, genellikle bakterinin bulunduğu özellikle çiğ veya az pişmiş domuz ürünlerinin tüketilmesi sonucu ortaya çıkar. Ayrıca pastörize edilmemiş süt veya bakterilerin bulaştığı suların içilmesi de zehirlenme nedenleri arasında yer alır. Enfeksiyonun görüldüğü hayvanlarla temas da hastalığa neden olabilir.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Enginarın içindeki “ciarin” maddesi karaciğer, safra kesesi, böbrekler ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı oluyor.

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Vedat Şeniz, ilkbahar aylarından itibaren tezgahlara çıkan ve yazın habercisi olan enginarın tipik bir Akdeniz bitkisi olduğunu belirtti. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Sindirim yolları ile vücuda giren ve oradan kana kârışan bulaşıcı hastalık mikropları, zehirlenmeler, prostat, hamilelik ve böbrek taşları gibi sebeplerle böbreklerin iltihaplandığı görülmektekdir.
Böbreğin adi mikropları ya tüm böbreği kapsar veya yerel olarak kalır. Daha ciddi vakalarda böbrek çevresine de yayılabilir. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Yeni çalışmalar vücudunuzu kalorileri daha etkili yakabilmesi için kandırabileceğinizi söylüyor!

Health Dergisi’nden Samantha Heller metabolizmanızı hızlandırmanız ve daha sağlıklı ince ve güçlü bir vücuda kavuşmanız için size yedi yöntem öneriyor. İşte en iyi metabolizma hızlandırıcıları:
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Eriğin, karaciğer, kalp, böbrek ve romatizma hastalıkları ile sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi geldiği bildirildi.

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Utku Çopur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eriğin,
sahip olduğu zengin vitamin içeriği, çeşitli hastalıklara karşı gösterdiği olumlu etki ve düşük kalorisi nedeniyle çok faydalı bir meyve olduğunu söyledi.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Reflü kelime anlamı olarak geriye kaçış demektir. Gastroözofageal reflü; mideden (gastro) yemek borusuna (özofagus) kaçışı gösterir. Çocuklarda da sıklıkla karşılaşılan bir sorun olmakla birlikte sitemizde genellikle erişkin hastalarla ilgili bilgiler verilecektir.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek…

Küçük, dar ve sıkı kalçalar… Kadın vücudunun en çok ilgi çeken bölgelerinden olan kalçaların biçimli olması aslında bir hâyâl değil. Biraz özen, bakım ve egzersiz kalçalarınızın forma girmesinde ve seksi bir görünüm almasında son derece etkili olabiliyor. Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek.

Bildiğiniz gibi suyun sağlığımız üzerindeki yararları saymakla bitmiyor. Suyun cilt ve sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri olan suyu asla ihmal etmeyin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Sıkı ve biçimli kalçalara sahip olmak için bu bölgedeki kaslarınızı çalıştırmanız şart. Bunun için en ideal hareket şudur: Yere sırt üstü uzanarak kalçanızı 10 kere kaldırıp indirin. Daha sonra yukarıda 10 saniye kadar tutun. Bu hareketi 4 kez tekrarlayın. Bunun dışında yüzme, yürüyüş özellikle de bisiklete binmek de kalçalar için önerilen egzersizler arasında yer alıyor.

Masaj kalçalar için de çok yararlı. Piyasada satılan masaj aletleri ile yapabileceğiniz gibi suyla da masaj yapabilirsiniz. Özellikle soğuk suyun basıncı kalçalarınızın sıkılaşması için ideal.

Tuzdan ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.

Özellikle masa başında oturarak iş yapan kadınların büyük bölümünde alınan kilolar kalça bölgesine gidiyor ve zamanla dolgun kalçalar ortaya çıkıyor. Bu nedenle gün boyu hareketsiz kalmayın. Ofisiniz üst katlarda ise asansör yerine merdivenleri kullanın.

Yürüyebileceğiniz mesafeler için arabanıza ya da toplu taşıma araçlarına binmeyin.

kaynak: www.e-kolay.net/kadin