Özellikle erkek çocuklarını etkileyen sivilce (akne), birkaç sene sonra kendiliğinden geriler. Akneden yetişkinler nadir olarak şikayetçidir. Genelde, aknenin birkaç yıl sonra gerileyip tamamen kaybolacağını bilmek, gençleri teselliye yetmiyor. Bunu gidermek için her yola başvurabiliyorlar.
Akne oluşumunun ilk sıradaki sebebi cildin yağlı oluşudur. Normalden daha fazla yağ salgılayan cilt, havayla temas edince, oksitlenmeye maruz kalır ve ciltteki gözenekler (porlar) tıkanır. Tıkanma sonucu ağzı kapanan porların içinde yağ birikimi oluşur ve sonra da iltihaplanır. İşte ilk etapta siyah nokta, daha sonra kırmızı sivilce diye adlandırdığımız aknenin oluşumu bu şekildedir.
Sivilceye Karşı Ne Yapmalı?
Cildi temizlemek, temizlenmiş porların yeniden sıkışmasını sağlamak, cildi siyah noktalardan arındırmak cilde sağlık kazandıracaktır. Fakat uzun vadeli bir sonucu yoktur. Çünkü kirliliğe bağlı akneler düzelirse de ergenliğe bağlı olanlara etkileri olmaz. Aknenin sebebini, cildin yüzeyinde değil, organizmanın çok daha derinlerinde aramak gerekir.
Yağ bezleri tarafından salgılanan sebum, porlar sayesinde dışarı atılır. Sebum salgılanması önemli boyutlara ulaşınca, cilt porlamaya başlar, işte “yağlı cilt” dediğimiz cilt tipi budur. Ergenlik çağına geçişle birlikte, erkeklik hormonunun fazla çalışması, sebum salgılamasında artışa sebep olur. Yetişkinlerde ise akne oluşması, cildin bu hormona hassasiyeti yüzündendir.
Akneden şikayetçi kişiler de, cildin yağlı olmasının yanı sıra, porlar da saydam hücrelerle tıkalı durumdadır. İlk başta gözle görülmeyen bu tıkanıklık, kendiliğinden kaybolabilir veya tam tersine zamanla siyah noktaya veya içi beyaz cerahatli sivilceye dönüşebilir.
Por (gözenek) tamamen tıkandığında, sebum deri altında beyaz bir renk olarak birikir ve bu birikme deri üstünde görülür, işte iltihaplı sivilce dediğimiz beyaz noktalar, yani “mikrokist’ler bunlardır.
Saydam hücrelerin üst üste yığılıp sebumla karışması, porların genişlemesine sebep olur. Genişlemiş porun havayla temas edip oksitlenmesinden siyah noktalar oluşur. Akneciklerde durum bu kadarla da kalmaz. Dışarı çıkamayan sebum yüzünden, yağ bezleri çatlar ve sebum derinin içine yayılır. Organizmanın buna tepki verip iltihaplanmasıyla, kırmızı renkli sivilceler oluşur.
Sivilceleri sorun edip siyah noktaları sıkarak yok olmalarını sağlayarak kurtulmayı düşünenler çok yanlış ve kaçınılması gereken yol izliyorlar. Çünkü bu şekilde yağ bezini çatlatma ve iltihaplanmayı çok daha önemli boyutlara taşıma tehlikesi vardır. Aynı şey kırmızı sivilceler için de geçerlidir. Sivilcelerden boşalan çukurlar pek çok insanın yüzünde ömür boyu kalacak izler bırakabilir.
Eczanelerde ve kozmetik mağazalarda satılan akne ilaçları, bakterileri yok etmek, onlarla savaşmak ve var olan aknenin ağırlaşmasını önlemek için kullanılır. Yalnız bu ilaçlar, cildi tahriş etmemelidir.
Cildi yağlı olanların fazla güneşte kalmamaları gerekir ve güneş yağı kullanmaları da mahzurludur.
Stres, gerginlik, uykusuzluk ve sigara kullanımı akneyi azdıran unsurlardır. Akneiklere en iyi gelecek tedavi, cildi dinlendirmekle başlar. Oksijeni bol olan yerlerde bulunmak, düzenli uyku alışkanlığına sahip olmak da akneyi yenmede önemlidir.

Göbek fıtığı, göbek kordonunun çıkış yerinde karın duvarındaki, bazen periton ve incebağırsakların fıtıklaşmasına izin verir şekilde, zayıflık nedeni ile ortaya çıkar. Bu duruma beyaz ırkta %4, erken doğumla doğan bebeklerde ve siyah ırkta %40 sıklığında rastlanır. Ancak bu halka çocuğun hareketlenip karın kaslarının gelişmesi ile çoğu kez ilk 2 yaş içinde kendiliğinden kapanır. Bebek ağladığı veya ıkındığı gibi hallerde dışarı doğru çıkan bu fıtığın dışarıda kalıp sorunlara neden olması pek nadir görülür.(%5 sıklıkla) Doktorunuzla değerlendirilip tanıdan emin olunduktan sonra 2 yaşa kadar beklenebilir. Düzeltici ameliyat 2 yaşından büyük ve 1.5 cm den daha geniş göbek fıtıklarında ve 4 yaştan sonraki tüm göbek fıtıklarına güvenle uygulanır.

Son yıllarda, çocukların istismar edilmesi, Amerika Birleşik Devetleri’nde giderek bir sorun olarak görülmeye başlandı. Her yıl tahmini olarak bu ülkede 650.000 çocuğun istismar edildiği veya ihmal edildiği bildirilmektedir. Konuyu çevreleyen gizlilik ve bilgi toplama güçlüğü nedeniyle bu sayı, sorunun gerçek büyüklüğünü önemli ölçüde küçültebilir. Her yaştaki çocuklar istismar edilebilir.
Çoğu çocuk istismarı durumunda, istismarcı, çocukla ilişkili olup çocuğun bakımıyla meşguldür. Kendi çocuklarını istismar eden ebeveynler yaşamın her alanından gelmektedir. Bazıları yüksek maaşlı meslek sahipleri, diğerleri ise işsizdir. İstismar lise terklerden yüksek dereceli insanlara değin bütün eğitim düzeylerinde görülmektedir. çocuk istismarcıları zengin ve yoksul, beyaz ve siyah, İspanyol ve Asyalı ve her dinden, ekonomik katmandan ve politik inançtan kişilerdir.
İstismarcı ebeveynler çoğunlukla üstesinden gelemedikleri stres altında bulunan yalnız, sinirli ve çok mutsuz insanlar olma eğilimindedirler. Onların çoğu çocukken fiziksel olarak istismar edilmişlerdir.
Çocuk istismarı sorununa son günlerde verilen çok fazla önemle, istismarcı olma riskini taşıyan ebeveynlerin teşhisinde bazı ilerlemeler kaydedildi. Bu bilgi, istismarın meydana gelmeden önce önlenmesine yardımcı olabilir, ancak daha öğrenecek çok şey vardır.
Çocuğun korunması en önemli amaç olmakla birlikte bütün ailenin kapsamlı tedavisinin hedefi bu ailelerin % 80 ile % 90′ının çocuk için yeterli özen gösteren ebeveynlerle birlikte sağlam ve güvenli kalmasıdır. Yuvalarına müdahale olmaksızın döndürülen istismar edilen çocuklar, önemli bir ciddi yara ve hatta ölüm riski taşımaktadırlar.
Çocukların istismarı konusunun ele alınması isteniyorsa, herkes şüpheli çocuk istismarı örneklerini rapor ederek yardımcı olmalıdır. Raporlar, bölgesel sosyal hizmet ve yasa uygulama kurumları gibi şüpheli istismar olaylarını ele almada eğitilmiş insanlarla ilişki kurarak hazırlanabilir. Ayrıntılı bilgi ve destek doktorlar, avukatlar, din adamları, eğitimciler ve çocuk istismarı ya da sorunlu ailelerle ilgilenen herkesle konuşarak elde edilebilir.
Çocuklarını istismar etmiş ya da edebilecek olmaktan korkan ebeveynler de bu gruplarla ilişki kurmaya teşvik edilmektedir

1.GÜN
Uyanınca
Bir bardak limonlu sıcak su
Kahvaltı
İçine bir çay kaşığı keten tohumu atılmış büyük bir bardak taze ahududu ve şeftali suyu karışımı.
Arada
Büyük bir bardak su
Öğlen
Bir kâse sebze çorbası ya da bir bardak taze sıkılmış meyve suyu
Arada
Büyük bir bardak su
Akşam
Sebze çorbası ya da taze sıkılmış meyve suyu
2.GÜN
Uyanınca
Bir bardak limonlu sıcak su
Kahvaltı
İçine bir çay kaşığı keten tohumu atılmış büyük bir bardak taze elma, armut ve nar suyu karışımı
Arada
Büyük bir bardak su ya da sulandırılmış taze sıkılmış meyve suyu
Öğlen
Bir bardak sebze çorbası ya da taze sıkılmış meyve suyu
Arada
Büyük bir bardak su
Akşam
Sebze çorbası ya da meyve suyu
3.GÜN
Kahvaltı
Soya sütlü organik yulaf lapası ve 15 adet karadut
Arada
Yulaf ve kuru yabanmersini ile yapılmış iki parça kek
Öğlen
Zeytinyağlı, kurutulmuş domatesli, soya filizli ve marullu fasulye salatası
Arada
Küçük bir kâse böğürtlen
Akşam
Bir bardak taze sıkılmış yeşil elma suyu ve bir tabak zeytinyağlı mercimek yemeği
4.GÜN
Kahvaltı
İki adet tahıllı ekmek arasına haşlanmış yumurta dilimleri ve bir avuç içi kadar badem
Arada
Bir kupa limonlu zencefil çayı
Öğlen
Buharda pişmiş sebzeler ya da karışık salata
Arada
İki-üç erik
Akşam
Brokoli ve kereviz yemeği karışımı ve bir su bardağı ayran
5.GÜN
Kahvaltı
Kurutulmuş meyveli yulaf, darılı tahıl ve bir avuç taze frenk üzümü
Arada
Bir avuç dolusu balkabağı tohumu
Öğlen
Küçük bir avokado, birkaç tane siyah zeytin ve bir dilim çavdar ekmeği.
Arada
Bir büyük armut
Akşam
Lahana ve bir su bardağı havuç suyu
6.GÜN
Kahvaltı
Yuvarlak bir kâse içinde yulaf lapası
Arada
Bir avuç ceviz
Öğlen
Zeytinyağlı ıspanak yemeği ve bir su bardağı çilek, frambuaz, kirazlı meyve suyu karışımı
Arada
İki-üç erik
Akşam
Taze naneli ton balığı, karabiberli ve bezelyeli püre
7.GÜN
Kahvaltı
Bir kâse yulaf lapası ve bir su bardağı sıcak süt
Arada
Bir küçük kâse kuru siyah üzüm ve fındık karışımı
Öğlen
Havuçlu ekmek
Arada
Bir tatlı kaşığı tere tohumu ve iki tane kurutulmuş incir
Akşam
Kızartılmış organik tavuk ve zeytinyağıyla pişirilmiş pirinç lapası
NOT: Diyetisyen Safiye Aksoy ve Diyetisyen Selahattin Dönmez 7 günlük diyet listesini birlikte hazırladı.

Yeryüzünde yüzlerce çeşit örümcek vardır. Örümcek ısırıklarının tamamı zehirlidir, ancak genellikle insanlar için tehlike arz etmez. Örümceklerin çoğunda çok az zehir vardır veya dişleri cildi delecek kadar büyük değildir. Sadece birkaç örümcek türü tehlikeli ısırıklara neden olur. Örümcek ısırıklarının çoğu tehlikeli olmadığı için, tıbbi müdahale gerektirmez. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Daha temiz bir cilt için evinizde kolaylıkla yapabileceğiniz limon suyu ve yoğurtla hazırlanan maskeyle, sivilce ve siyah noktalardan kurtulabilirsiniz.

Bir kâse yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın. Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler. Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »

Hipertansiyon Nedir ?

Hipertansiyon basit olarak yüksek kan basıncı demektir. Kan basıncı ya da daha doğru söylemek gerekirse kanı kalpten dokulara taşıyan damarların kan basıncı, hastaya ait özellikler (yaş, cinsiyet, ırk gibi) ve fiziksel durumdan (istirahat, efor gibi) etkilenen bir parametredir. Bu nedenle de normal kan basıncı değerlerini belirlemek gerçekte oldukça güçtür.

Bugün kabul edilen kan basıncı değeri istirahat halindeki normal bir yetişkinde 120/80 mmHg’dır (milimetre civa). Herhangi bir kişide kan basıncı uyku sırasında düşük, sinirli ya da heyecanlıyken yüksektir. Normal şartlarda, sürekli olarak kan basıncı 120/80 mmHg (milimetre civa) üzerinde olan kişiler hipertansiyon hastalığı adayı kabul edilmektedir. Kan basıncı devamlı olarak 140/90 mmHg üzerinde seyrediyorsa hipertansiyondan bahsedilir.

Kan basıncı aynı birey içinde ve bireyler arasında farklılık gösterir. Bu nedenle bireyin kan basıncı (kan basıncının sfingomanometre ile ayrı ayrı zamanlarda en az 3 kez ölçülmesi) ortalaması alınarak belirlenmelidir.

Hipertansiyon kalp hastalıkları için ana bir risk faktörüdür. Eğer tedavi edilmezse beyin dolaşımı, kalp, damar, göz ve böbrek hastalıkları için ciddi hastalık ve ölüm oranlarında artışa sebep olur. Bir kez teşhis yapılıp tedavi başlanırsa artan kan basıncı düşürülebilir, kalp ve kalp dolaşım sistemindeki hastalık riski azaltılabilir.

Hipertansiyonun Yaygınlığı Nedir?

Sanayileşmiş ülkelerdeki yetişkin nüfusun %10-20 kadarında hipertansiyon bulunduğu hesaplanmaktadır. Sınırda hipertansiyon vakaları da katılırsa bu oran kuşkusuz daha yüksektir. Kişinin yaşı, cinsiyeti ve ırkı hipertansiyon sıklığı konusunda belirleyici faktörlerdir. Hipertansiyon siyah ırkta ve kadınlarda daha çok görülmektedir.

Kişi yaşının hipertansiyona olan katkısı öncelikle damarlarda yaşlanmaya eşlik eden anormalliklerdir. Bu durum özellikle de kanı kalpten damarlara taşıyan damarlardaki esneklik kaybı ile açıklanabilir. Ancak yaşla hipertansiyon arasındaki bu bağlantıya bazı ilkel toplumlarda hiç rastlanmamaktadır. Bu durumda etkili faktörün “uygarlaşma” ve bununla bağlantılı yaşam biçimi olduğu söylenebilir: örn. tuz kullanımı, aşırı beslenme, hareketsiz yaşam, stres, vs.

Hipertansiyon Riskleri

Hipertansiyon ciddi bir durumdur. Hipertansiyon, kendi başına öldürücü değildir; fakat tedavi edilmediğinde hipertansiyonun sonuçları öldürücü olabilir. Hipertansiyon kalbi zorlayarak kalp yetmezliğine neden olabilir. Üstelik ateroskleroz ve bunun yol açabileceği iskemik kalp hastalığı (belli bir bölgede kan akımının kesilmesi nedeniyle oluşan geçici kansızlık sonucu dokuların hava alamaması) riskini önemli ölçüde arttırır. Buna ek olarak; hipertansiyonlu hastalar kanama ve beyindeki kan damarlarının trombozuna (pıhtıyla tıkanmasına) diğerlerinden daha kolay yakalanırlar. Hipertansiyon ayrıca koroner arter hastalığına da büyük katkıda bulunur ki, bu hastalık sanayileşmiş toplumlarda ölümlerin başlıca nedenlerinden biridir. Bahsettiklerimizin hepsi tedavi edilmeyen hipertansiyonun sonuçları olup hipertansiyona bağlı morbidite (hastalık), mortalite (ölüm) büyük bir bölümünü oluşturur.

Hipotansiyon, Düşük tansiyon

tansiyon düşüklüğü
Büyük tansiyon, 11′den aşağı düştüğü zaman tansiyon düşüklüğü vardır. Bu duruma tıp dilinde hipotansiyon denir. tansiyon, ateşli hastalıklar sırasında, büyük kanamalardan sonra, iç salgı bezi bozukluklarında veya herhangi bir hastalıktan sonraki iyileşme döneminde düşer. Bazı kadınların aybaşı hallerinde, veya sıcakta fazla ter kaybından sonra veya sinirli kimselerde de tansiyon düştüğü görülür. Devamlı olarak tansiyon düşüklüğü önemli bir hastalığın işareti olabilir.

başdönmeleri
Hasta, kendisinin veya etrafındaki eşyanın boşlukta döndüğünden şikayet eder. Tıp dilinde vertigo denen baş dönmelerinin nedenleri çeşitlidir. Bunlardan başlıcaları şunlardır: Kulak ağrısı. Araç tutmaları. Ani hava değişimi. Bazı göz hastalıkları. İlaç zehirlenmeleri. düşük veya yüksek tansiyon. Damar sertliği ve bazı kalp hastalıkları. Kansızlık ve kan hastalıkları. Mikrobik hastalıklar. Beyin hastalıkları. Sara ve bazı ruh hastalıkları. Tedaviye başlanmadan önce hastalığın gerçek nedeninin tespit edilmesi gerekir. Baş dönmelerine yapılacak ilk iş; hemen oturmak veya öne eğilmek ve mümkünse hemen yatmaktır. Baş dönmesi sık sık oluyorsa mutlaka bir doktora gitmek gerekir.

kulak çınlaması
Kulak çınlaması, kulak uğultusu veya kulak vızıltısına, tıp dilinde tinnitus denir. Çok çeşitli nedenleri vardır. Bunlar arasında, kulak kiri, içkulak iltihabı, ortakulak iltihabı, menier hastalığı, ateşli hastalıklar, yorgunluk, zafiyet, bazı ilaçlar, yüksek veya düşük tansiyon sayılabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir.

tansiyon
Kan basıncına tansiyon denir. Kalp her kasılışında belirli miktardaki kanı atardamarlara pompalar. Bu sırada da, kan basıncı en yüksek seviyeye çıkar. Buna büyük tansiyon denir. Kalbin iki kasılışı arasında geçen zaman içinde ise, kan basıncı en düşük seviyeye iner. Buna da küçük tansiyon denir. Büyük tansiyon ile küçük tansiyon arasındaki fark da nabız basıncını gösterir. tansiyon yaşa bünyeye ve tansiyon ölçüldüğü andaki ruhi veya bedeni duruma göre farklılık gösterir. Yaşlandıkça tansiyon yükselmesi normaldir

 

Bilmeniz gereken en önemli şey, mümkün olduğunca ince çizgilerle çizilmesinin gözü daha güzel göstereceğidir

Siyah göz kalemi, siyah saçlı, esmer tenli bayanlar için çok uygundur. Esmerler dışındaki bayanlarda bu renkte bir göz kalemi ve eyeliner çok koyu sayılabilir. Beyaz tenli kadınlar yumuşak kahverengi ya da gri tonlarını tercih etmelidirler. Gece ise, göze sürülen fara uyan renkli bir kalem tercih edilmelidir.

Eyeliner’ı çok ince uçlu bir fırçayla sürmek güzel bir görüntü oluşturacaktır. Eğer eyeliner sürmeyi bir türlü beceremiyorsanız işte size bir öneri. Mümkün olduğunca aşağıya doğru bakın ve elinizle gerdiğiniz üst gözkapağınızdaki kirpiklerin dibine mümkün olduğunca yakın bir çizgi çekin. Bu çizgi göz kuyruğunda sona ermeli, dışa doğru uzamamalıdır. Alt gözkapağına kesin bir çizgi çizmek istemiyorsanız, buraya eyeliner’la yanyana noktalar yapın veya eğrilemesine kısa kısa çizgiler çizin. Bazen gözün üst kapağındaki kirpiklerin altına çizgi çizilmesi de hoş bir görünüm kazandırır. Bunun da yine ince ve düzgün olmasına dikkat edin.