Geçmişte yaşadığınız duygusal travmaların sizi yönetmesine izin vermeyin. Uzmanlara göre doğru nefes teknikleriyle ruhsal sorunlardan kurtulabilir, hayatınızı baştan yaratabilirsiniz! DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »
Geçmişte yaşadığınız duygusal travmaların sizi yönetmesine izin vermeyin. Uzmanlara göre doğru nefes teknikleriyle ruhsal sorunlardan kurtulabilir, hayatınızı baştan yaratabilirsiniz! DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »
Üreme kongresinde konuşan bilim adamları, kısırlıkta kilo kontrolünün önemli olduğunu, doğurganlığı olumsuz etkileyen faktörlere son yıllarda yaygınlaşan “sıfır beden modası”nın da katıldığını açıkladı.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN »
Artık ameliyata gerek kalmadan ve iz bırakmadan saç ekimi yapmak mümkün. Üstelik yeni saç için göğüs, sırt, koltuk altı hatta el ve ayak kıllarından bile yararlanılıyor
Ayşegül Aydoğan
Erkeklerin müzmin sorunlarından biri olan saçsız kalmaya karşı kullanılan saç ekme tekniklerinde önemli gelişmeler var. Artık yeni tekniklerde saç ekimi, kesmeden, ameliyatsız, yara izsiz yapılabiliyor. En önemlisi yeni saç materyali olarak göğüs, sırt, koltuk altı hatta el ve ayak kıllarından bile yararlanılıyor.
Yılda 800 kişiye tekrar saç kazandıran Transmed Saç ve Kozmetik Cerrahi Kliniği Genel Müdürü Reiner Paeffgen de saç dökülmesi olan erkeklerin artık yara izsiz çözüm sağlayan yeni teknikleri tercih ettiğini belirtiyor.
Saç naklinde geliştirdikleri ameliyatsız teknik FUE’de (Foliküler ünite çıkarma) klasik yöntemde olduğu gibi başın arkasının kesilmediğini anlatan Paeffgen, “Yeni teknikte kafanın arka tarafından ufak bir deri parçası çıkarmaya gerek kalmıyor. 10-20 operasyonda saç ekimi tamamlanıyor” diye konuşuyor.
Üç haftada yeni saç!
Kendisine de uygulattığı FUE’nin en önemli farkının daha hızlı sonuç vermesi olduğunu söyleyen Paeffgen, bu teknikte 3-4 haftada yeni saçların çıktığını anlatıyor. Paeffgen, ne kadar estetik yapılırsa yapılsın, saç ekiminin küçük de olsa bir iz bıraktığını belirterek, “Yeni teknikte ise ekilen saçlar aynı kendi saçlarınız gibi uzayabiliyor. Dilediğiniz saç kesimini, bakımını yapabiliyorsunuz. Operasyondan iki gün sonra saçını yıkayabiliyor, 4-5 gün içinde denize dahi girebiliyorsunuz” diyor.
Göğüs kılından saç kökü
Yeni geliştirdikleri başka bir yöntemde de vücudun başka bölümlerinden saç kökü alıp ektiklerini anlatan Paeffgen, el, ayak koltuk altı gibi bölgelerden alınan kılların başa nakledildiğini söylüyor.
Bu yöntemde vücut kıllarının limitsiz malzeme sağladığını anlatan Paeffgen şöyle devam ediyor: “Özellikle Türk erkeklerinde bu açıdan bir sıkıntı yaşamıyoruz… İlginç tarafı, örneğin göğüs kıllarından alınan materyal başa ekildiğinde kişinin saç özelliğini kazanıyor. Kıvırcıksa kıvırcık oluyor, o bölgeye uyum sağlıyor. Eğer saçı beyazsa beyaz alınıp naklediliyor. Bu teknikleri ağustosta Kanada’daki bir kongrede sunacağız. Bir başka çalışmamız da erken hücre ölümünü engelleyen yeni bir formülle geliştirdiğimiz bir teknik üzerine. Başarılı olursak ekimden hemen sonra saçlar üremeye başlayacak. Sekiz ay beklemeye gerek kalmayacak. Bu tıpkı kalp nakli gibi. Vakit kaybetmeden hemen yapılmaya başlanması gerekiyor.”
Plastik cerrah Serdar Eren: “Yüz nakli teknik olarak hiç de o kadar problemli bir iş değil. Mikrocerrahi tekniği ile tecrübesi olan her ekip tarafından yapılabilir”
TUBA AKYOL
Son günlerde TV’de, sokakta sürekli botokslu kaşlara, düzeltilmiş burunlara, dolgun dudaklara, memelere maruz kalıyoruz. Kimi güzel, hakikaten doğal görünüyor. Kimi ise “Bak bana, bende estetik var” diye bangır bangır bağırıyor. Ama gerçek şu ki estetik operasyon büyük bir hızla yaygınlaşıyor. Şimdi bir de yüz nakli operasyonu var gündemde. Aynaya bakıp başka birinin yüzünü görmek… Yakında insanlar estetik cerrahların kliniğinden başka birinin yüzüyle mi çıkacaklar?
Hastaları arasında İspanya kraliyet ailesi üyelerinden İsveç Kraliçesi’ne kadar birçok önemli isim olan plastik cerrah Serdar Eren “Hayal bunlar” diyor. Almanya’da çalışan, ayda bir gün Türkiye’deki hastalarıyla sadece görüşme yapmak için İstanbul’a gelen Eren’le yüz naklini konuştuk: “Ben bir doktor olarak kimseyi böyle değiştirmek istemem. Hastanın değişmek istemesinin anlamı ‘Ben başka insan olmak istiyorum’ demektir -ki bunun dış görünümle bir ilgisi yok. Bizim işimiz normal olmayan görünümü normale çevirirken, yüzün ve vücudun ahengini bozmamaktır.”
Birçok kişinin estetik cerrahlara ellerinde ünlü birinin fotoğrafı ile başvurdukları, o ünlü kişinin burnunu ya da dudaklarını istedikleri doğru mu gerçekten?
Evet, böyle çok kişi var. Ünlü insanların resimleriyle gelirler. David Beckham saç modelini değiştirdiğinde, bunun için ameliyata bile gerek yok, birçok kişi kuaföre gidip o saç modelinin aynısını yaptırıyor. Böyle bir şey…
Ama o burun her yüzde güzel durmaz ki…
Zaten önemli olan o. Nicole Kidman’ın burnunu çok istiyorlar Avrupa’da. Benim Türklerle tecrübelerim az. Bir-iki sene… Ama sonuçta görüyorum ki her ülkede bu mantalite aynı. “Onun burnunu istiyorum” diyorlar. Bana desin ki, onun yüzünü istiyorum komple. Derim ki “Okey”. Ameliyat yapamayız ama konuşuruz.
“Yabancı yüz değil, deri nakli”
Siz “Ameliyat yapamayız” dediniz ama son günlerde ABD’de yüz nakli gündemde.
Çalışmalar yapılıyor. Herhalde ameliyat da yapılır. Yüz nakli teknik olarak hiç de o kadar problemli bir iş değil. Mikro cerrahi tekniği ile tecrübesi olan her ekip tarafından yapılabilir. Ki ben seneler evvel başlamıştım. Almanya’da bir ayak baş parmağını el başparmağına transfer ettim, 25 sene evvel. Biz bu doku naklini hep yapıyoruz ama insanın kendi organını kendisine naklediyoruz. Teknik aynı. Şimdi yapılacak iş deri nakli, yüz nakli değil. Yabancı bir yüz değil, yabancı bir deri…
Madem bu bir deri nakli, neden hastanın vücudundan deri alıp yüze nakletmiyorlar da bir kadavranın yüz derisini naklediyorlar?
Diğer deri ince olduğu için. Burada yapılacak işlem şöyle. Hastanın yüzündeki deri yüzülecek tamamen ve başka bir insandan, derinin altındaki tabakayı da koruyarak kalın bir deri ve deri alt dokusu alınacak. Besleyen damarlarla birlikte…
Ama nakil yapılan hastanın bir şekilde burnu, gözü var… O zaman nakledilen yüzün aynısı olmayacak, yine kendi yüzü mü olacak?
Ne o olacak ne de öteki. Kemik yapınız değişmediği için sizin yüzünüzün kemik yapısı olacak. Onun yüzüne sahip olamazsınız. Ama kendi yüzünüzü de koruyamazsınız çünkü kalın bir doku nakledilecek yüzünüze. Daha önemlisi bağışıklık sistemi problemleri. O yüzün tutmadığını düşünün. Her şeye, bulunduğunuz ilk noktanın bile gerisinden başlamanız gerek. Yüz nakli denince filmler akla geliyor. Nicolas Cage ile John Travolta’nın filmi “Yüz Yüze”… Bunlar hayaldir.
Yüz kötü durumdaysa, bu riske değebilir.
Bu işi yaptıracak insanın, ben nasılsa böyle yaşayamıyorum demesi lazım. Bunun için ideal hasta ölmek isteyen bir hastadır. Ama çok çok enteresandır, ben yanık konusunda tecrübeliyim, çok nadirdir yanıklardan dolayı intihar etmiş hasta. Dersiniz ki böyle nasıl yaşanır. Ama enteresandır, mücadele ederler.
“En iyi popo Brezilya’da yapılır”
“Extreme Makeover” programını izliyor musunuz? Orada çok değiştiriyorlar insanları. Diş, burun, göz, göğüs…
Zaten en büyük değişikliği burnu değiştirerek yaparsınız. İstedikten sonra her insanı değiştirebilirsiniz. O program biraz Amerikanvari. Hiçbir imkanı olmayan bir insanı prenses gibi yapıyorsunuz. Sonra o güzelliğiyle yine köyüne, eski yaşamına dönüyor. Psikolojik, sosyal problemleri başlıyor.
“Extreme Makeover”da burunlar genellikle başarılı oluyor ama dişler yapay duruyor. Dişte Türkiye daha iyi sanki. Burun estetiğinde bir de Macaristan’ın çok iyi olduğu söyleniyor. Var mıdır böyle ülkeye göre özel alanlar…
Böyle bir şey yok. Doktoruna bağlıdır. Ama nerede iyi popo yapılıyor derseniz, Brezilya’da derim. Çünkü orada çok yapılıyor. Onlarda popo yaptırma merakı var. Orada çok yapıldığı için daha iyi yapıyorlardır. Aslında ülkeye değil, doktora bağlı.
“Medya bizi kuaför haline getiriyor”
Şimdi bir de estetik turizmi başladı.
O hiç etik değil. Biz gelen hastayı iyice dinledikten, ince eleyip sık dokuduktan sonra, onunla bir takım olduktan sonra ameliyat yapıyoruz. Şimdi bu iş 10 günlük turlarda yapılıyor. Bunlar çok kötü gelişmeler. Hastanın yaptırmaması, doktorun yapmaması lazım. Biz doktoruz ama bazen medya tarafından kuaför haline getiriliyoruz.
Bazı estetikli kadınlar çok komik görünüyorlar. Kadın 60 yaşında ama göğüsleri 20′lerinde, tuhaf oluyor.
Siz önce memeyi çok problemli görürsünüz. Önce memeyi yaptırırsınız. Ama karın da sarkmıştır. Bu defa karın çok kötü görünür. Eğer memeyi yaptırınca paranız biterse ve karnı yaptıramazsanız yine mutsuz olursunuz. Hasta güzel memesi olmasına rağmen yine mutsuzdur, çünkü yarımdır. Ben böyle hastalara bunu anlatırım. Memeniz çok güzel olacak ama paranız gerisine yetmeyecekse yaptırmayın derim. Çünkü memelerin çok güzel olması yetmez, aksine aradaki fark daha göze batar. Güzellik uyumdur. Uyum önemli. Güzellik belli ölçüler değildir ki. Sizin verdiğiniz ışıktır, enerjidir.