YOĞURT (60 Kal , 3 gr. Protein):

100 cc süt
1 çay  kaşığı  yoğurt mayası

Hazırlanışı : Süt  kaynatılır, 36-37 dereceye kadar (vücut ısısı)  soğuması beklenir.1 çay kaşığı yoğurt  -maya olarak- eklenir. Üstü örtülür, oda sıcaklığında kımıldatılmadan 3-4 saat bekletilir

MUHALLEBİ 4 ay-1 yaş arası

100 cc su (1 çay bardağı)
5 g pirinç unu (1 tatlı kaşığı)
3 ölçek formül mama

Hazırlanış:pirinç unu soğuk suda karıştırılarak pişirilir. Ocak söndürüldükten sonra  3 ölçek doktorunuzun önerdiği formül mama eklenir. Ilık kıvamda yedirilir.

MUHALLEBİ(100 Kal, 6.7 gr. Protein):1 yaş ve üzeri

(1 porsiyon -100 cc)  / 1 çay bardağı
100 cc süt
5 gr.  pirinç  unu (1 tatlı kaşığı)
5 gr.  şeker (1 tatlı kaşığı)

HAZIRLANIŞ : Soğuk  süt  temiz bir kaba konur. 1 tatlı kaşığı pirinç unu ilave edilerek  ezilir, yavaş ateşte karıştırılarak pişirilir. Ocaktan indirdikten sonra şeker ilave edilir, ılık kıvamda bebeğe verilir.

NOT: Kilolu bebeklerde şeker eklenmesi yapılmadan verilebilir. Kabızlığı  olan bebeklerde  1 çay kaşığı sıvı yağ  konulabilir.

Not: Çocuklara TUZ eklenmesi  12.aydan sonra çok az olarak yapılmalıdır.

SEBZE ÇORBASI (260 Kal, 3 gr. protein )

(2 Porsiyon)
1 küçük boy havuç
1 orta boy patates
1 orta boy domates
1 yemek kaşığı mercimek, bulgur veya pirinç
1 yemek kaşığı zeytinyağı

HAZIRLANIŞI :sebzeler iyice yıkanarak  küçük küçük doğranır. 1 yemek kaşığı tahıl unu , 1 yemek kaşığı zeytinyağıyla pişirilir. Tel  süzgeçten  geçirilerek  çocuğa  verilir. 1 tatlı kaşığı tavuk eti yada dana kıyma katılabilir. Bebeklere et suyu verilmesi düşünüldüğü kadar yararlı değildir, etin kendisinin ezilerek  verilmesi  besleyicidir..

Not: Çocuklara TUZ 12.aydan sonra çok az olarak verilebilir..

SEBZE EZME  (28 Kal, 1gr protein)

75 gr. Havuç ezme veya suyu
75 gr. domates ezme veya suyu

Not: Çocuklara TUZ 12.aydan sonra çok az olarak verilebilir..

YOĞURTLU SEBZE ÇORBASI  (225 Kal, 5gr protein):

(1 porsiyon)
1 kepçe yoğurt  (125cc)
1 orta boy patates
1 yemek kaşığı buğday veya pirinç
1 tatlı kaşığı zeytinyağı

Tencereye yoğurt  konur  az su  ile sulandırılırak  üzerine herhangi bir sebze doğranır.1 yemek kaşığı tahıl unu zeytinyağıyla pişirilir.

Not: Çocuklara TUZ 12.aydan sonra çok az olarak verilebilir…

SÜTLÜ ÇORBA (150 Kal, 4 gr. protein)

(1 porsiyon)
1 çay bardağı süt (100 cc)
1 yemek kaşığı silme pirinç
Domates suyu (50 cc)
1 tatlı kaşığı zeytinyağı

HAZIRLANIŞI : bir tencereye süt konur  1 silme  yemek kaşığı pirinç unu , yarım    çay bardağı domates suyu veya ezmesi  eklenip pişirilir. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edilerek çocuğa yedirilir. Un katılmadığında çok az ekmek içi ufalanıp verilebilir.

Not: Bebeklere inek sütü 1 yaşından önce verilmemelidir. Çocuklara TUZ 12.aydan sonra çok az olarak verilebilir..

TARHANA ÇORBASI (360 Kal,3.5 gr. protein): (2 porsiyon)

Yoğurt (150 cc) (bir buçuk çay bardağı)
Buğday  unu (2 yemek  kaşığı)
Değişik sebzeler
1 tatlı kaşığı zeytinyağı                 

Not: Çocuklara TUZ 12.aydan sonra çok az olarak verilebilir..

MERCİMEK ÇORBASI (200 Kal, 3gr protein)

(2 porsiyon)
2 yemek kaşığı  mercimek
1 boy havuç
1 küçük  boy patates
¼  küçük dilim soğan
1 çay bardağı su

HAZIRLANIŞI: Bir tencereye 2 yemek kaşığı mercimek,  2 çay bardağı su konur. 1 küçük boy havuç, patates ve soğan rendelenip,1 yemek kaşığı zeytinyağı eklenip pişirilir.

Not: Çocuklara TUZ 12.aydan sonra çok az olarak verilebilir..

ETLİ SEBZE YEMEKLERİ (tavuk, dana kıyma) (250 Kal, 8 gr. protein)

(2 porsiyon)
30 gr. (1 köfte kadar) et
1 yemek kaşığı pirinç
1 sebze( ıspanak, kabak, domates, semizotu)
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
1 küçük soğan

HAZIRLANIŞI: Sebzeler doğranarak bir tencereye konur, 1yemek  kaşığı pirinç,mercimek, bulgur ile 1 tatlı kaşığı zeytinyağı az su konup pişirilir. Sebzenin türüne göre dolma şeklinde veya kıymalı sebze yemeği olarak  yedirilir.                                  

Not: Çocuklara TUZ 12.aydan sonra çok az olarak verilebilir..

IZGARA KÖFTE (70Kal, 6gr protein)

(1 porsiyon)
30 gr. yağsız iki  kere çekilmiş dana kıyma
çok az ekmek içi
çok az maydanoz

HAZIRLANIŞI: Ekmek içi az ıslatılır maydanoz ve kıyma ile yoğrulur, ıslatılmış fırında veya ekmek yerine pirinç konularak sulu köfte yedirilebilir.

Not: Çocuklara TUZ 12.aydan sonra çok az olarak verilebilir..

ABD’de yapılan bir araştırma, gençlerin bir çeşit cilt hastalığı olan akne hakkında yanlış bilgiye sahip olduğunu ortaya koydu


Alabama Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan araştırma gençlerin büyük korkuları olan sivilceler hakkında yeterince bilgiye sahip olmadıklarını ortaya koydu. Uzmanlar, aknenin gençlerin yüzde 80′inde çeşitli düzeylerde görülebildiğini, vakaların ancak yüzde 30′una tıbbi işlem gerektiğini belirttiler.

Yüzlerini yeterli sıklıkta yıkamadıkları için sivilcelerden kurtulamadıklarına inanan gençlerin yanlış düşündükleri, sık sık yüz yıkamanın tam aksine sivilceleri azdırabileceği bildirildi. Uzmanlar, yüzdeki sivilcelerle fazla oynanmaması gerektiğine de dikkat çektiler.

Bazı doktorların sivilceli gençlere çikolata yememelerini ve kola içmemelerini salık verdikleri, oysa aknenin genellikle hormonsal nedenlerden kaynaklandığı kaydedildi.

Akne için etkili tedavi yöntemlerinin bulunduğu, ilaçlara duyarlılık gösterilmeyen vakalarda kliniklerin devreye girebildiği belirtildi. Kliniklerde akneden kaynaklanan izler yok edilebiliyor.

Kusursuz bir makyaj gözlerden başlıyor. Makyözlere göre işin sırrı far renginin seçiminde.

Eğer siz de gözlerinize uygun far rengini seçerken zorlanıyorsanız uzmanlara kulak verin. Makyözler mavi gözlülerin turuncu tonlarıyla daha da çarpıcı bakışlara sahip olduğu konusunda hemfikir. Kahverengiler mavi farla gözlerini ön plana çıkarabilir. Daha doğal bir bakış için haki ve kahverengi tonlar da tercih edilebilir. Uzmanlar gri-mavi gözlere ise en uygun far renginin asker yeşili olduğunu söylüyorlar.

İdeal farınızı bulun
Gözlerinize uygun far seçmekte zorlanıyorsanız, uzmanların yardımıyla kararınızı kolaylaştırabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, gözlerinizin karşıt rengini bilmek.

Mavi gözlüler
Gözlerinizin doğal güzelliğini ortaya çıkarmak için, çizelgede mavinin karşısında olan, yani turuncu ailesinden bir ton seçin. “The Color Answer Book” kitabının yazarı Leatrice Eiseman “Toprak renklerinden oluşan turuncular grubu, çikolata kahvesi ve bejlerin yanı sıra, mandalina rengi gibi daha canlı tonları da içerir” diyor. Modeldeki efekti elde etmek istiyorsanız, kahverengi kalemle gözlerinizin alt ve üst kenarlarını çizerek, göz şeklini belirginleştirin. Far için mercan tonlarını tercih edin. Farı göz kapaklarınıza birkaç kat uygulayın ve derinlik vermek için, özellikle göz çizgisinde farı daha belirgin olarak sürün. Gözlerinizi parlak kılmak istiyorsanız, patlıcana çalan kahverengiyi tercih edebilirsiniz. Aynı zamanda füme de mavi gözleri buğulu gösterir.

Yeşil gözlüler
“Gözleriniz yeşilse, bakışlarınızı keskinleştirmek için, çizelgede yeşilin karşısında olan, kırmızı paletinden bir renk seçebilirsiniz. Pembeler ve sıcak lavanta tonları gözlerinize en iyi giden renklerdir” diyor Kate Hudson’ın makyözü Paul Starr. Kırmızı ailesinden renk seçerken, gözlerinizden daha canlı renklerden kaçının, yoksa gözlerinizi ön plana çıkarmak yerine, tam tersine onların soluk kalmasına neden olacaksınız. Starr’dan bir öneri daha: “Siyah likit kalem kullanırsanız, uçuk tondaki farla son derece seksi bir kontrast elde edersiniz.” Ayrıca açık sarıya çalan bakır tonlarını çok ince bir şekilde kullanırsanız ilgi çekici bir makyaj sağlayabilirsiniz.

Kahverengi gözlüler
Kahverengi gözlerinizin sıradan olduğunu asla düşünmeyin. Yapmanız gereken tek şey, mavi renk kullanarak, onları ön plana çıkarmak.

Kahverenginin kontrastı olan mavi, gözlerinizi son derece çekici gösterecek. “Zengin bir kobalt, parlak bir gök mavisi veya uçuk bir bebek mavisi kullanabilirsiniz.” diyor Janet Jackson ve Jennifer Anniston’un makyözü BJ Gillian. Işıltılı bir mavi tercih ediyorsanız, daha dramatik bir efekt için, gözünüzün alt tarafını koyu bir mavi kalemle çizerek, kalemin üzerine açık renkteki farı sürün. Ancak daha doğal bir bakış elde etmek istiyorsanız, haki ve kahverengi tonlar da kullanabilirsiniz.

Gri-mavi gözler
Göz kapaklarında asker yeşili far kullanılabilir. Asker yeşili bu renk gözleri daha çok öne çıkarır, çok doğal durur.

Mavi-yeşil gözler
Gece mavisi bu göz rengini daha çok vurgular. Yalnız gece mavisini transparan şeklinde kullanmayı tercih edin, yani abartıya kaçmayın, hafif sürmeye dikkat edin.

Gri gözler
Jean mavisi gri gözleri ön plana çıkarır. Ama bu göz rengi için inci beyazı ya da opal rengi de son zamanlarda çok fazla tercih ediliyor.

Gri-yeşil gözler
Gül kurusu gri ve yeşil karışımı gözler için idealdir ama gözün üstünü de siyah bir eye liner ile belirginleştirin. Ayrıca gümüş ya da azur renklerini ayrı ayrı ya da kombine ederek kullanmak da çok beğeniliyor.

Ela gözler
Kahverengi tonları bu göz rengini belirginleştirir. Yalnız kahverengi tonlarını göz kapağı ve kaş kenarına doğru farklı tonlarda kullanmak daha doğru olur.

kaynak: www.e-kolay.net/kadin

Burun pek çok işlevi ve anlamı olan bir organdır. Bu yüzden, burnundan rahatsızlığı olan hastaları ameliyat etmeden önce çok daha dikkatli biçimde incelememiz gerekir

DR. SERDAR EREN

Türkiye’de yapılan estetik operasyonlarda burun estetiği ameliyatları ön sıralarda yer alıyor. Bu ameliyatların nasıl yapıldığını muhtemelen pek çoğunuz biliyorsunuzdur veya burun ameliyatı geçirmiş kişilerdeki değişimi ve neticelerinin nasıl olduğunu mutlaka görmüşsünüzdür. Ben bu yazımda burun hakkında bilinmeyen veya algılanamayan diğer önemli hususlara değinmek istiyorum.
Burun insan vücudunun en enteresan organlarından biridir. Çünkü sırtı önde, tepesi aşağıda, kökü yukarıda ve kanatları aşağıdadır. Aldığımız havanın ısınmasını sağlayan, onu tozlardan arındıran ilk duraktır. Kadınlar östrojen hormonlarından dolayı erkeklerden daha iyi koku alırlar. Kadınların ovülasyon (yumurta oluşumu) zamanında, yani östrojen düzeylerinin en yüksek olduğu zamanda koku alma hassasiyeti çok daha artar. İnsanların 4 bin kokuyu ayırt etme kabiliyetleri vardır.
Burnun aynı zamanda ruh dünyasının bir amblemi olduğunu tarihçi filozof Johann Gottfried Seume yazmıştır. Dahlke ise psikosomatikle ilgili el kitabında burnun simgelediklerini şöyle tarif ediyor: “Hükmetmek, gurur, güç, seksüalite.”
Bornemann adlı sosyolog 1991′de, bir kitabında burnun erkekte “iktidar” işareti olarak anlaşıldığını, bundan dolayı toplumda burun büyüklüğünün veya küçüklüğünün penis ile orantılı görüldüğünü, burada kastedilenin aslında cinsel arzu ve güçle ilişkisi olduğunu yazdı.
Johan Caspar Laveter adlı sosyolog ve psikolog burnun sadece nefes almak, koku almak gibi işlevleri gören bir organ olmadığını, onun ayrıca cinsel gücü yansıttığını ve bir sembol olduğunu belirtti.
Geçmişe bakıp burnun seksüalite ile ilişkisini göz önüne alacak olursak, onun üzücü kaderine de şahit oluruz. Yüzyıllar önce I. Friedrich tecavüz edenlerin, evlilik dışı ilişki kuranların burnunu kestirmişti.

Hiçbir organ günlük konuşma diline burun kadar girmemiştir
Eğer anlamlı bakılacak olunursa sifilis hastalığının bulaşma şekli (cinsel ilişki) ile bu hastalığa yakalananlardaki burun dokusu lezyonu ve kaybı arasındaki psikodinamiği göz ardı etmek mümkün değildir.
Edmond Rostand komedisinde Cyrano de Bergerac’ı çirkin ve koca burunlu ama iyi yürekli bir figür olarak göstermiştir. Collodi’nin yalan söyledikçe burnu büyüyen Pinokyo masalını ise hepimiz biliriz.
Çirkin görünümlü bir burun edebiyatta ve resim sanatında sıklıkla kullanılan bir motiftir. Hiçbir organ burun kadar günlük konuşmada mecazi olarak kullanılmamıştır: Burnu bir karış havada, burnu büyüdü, burnundan hiç kıl aldırmıyor, hık demiş burnundan düşmüş, burnunu her yere sokuyor, burnunun ucunu görememek…
“Korku ve öfke duygusunun yansıması cinsel organlaradır ve bu organlardaki problem olarak algılanır. Bu yansıma eğer cinsel organlara olmazsa, bu takdirde onun sembolik karakterlerine yönelir, tıpkı burun gibi.” Bunu Roth 1959 yılında “The Face-Genital Equvation” adlı kitabında yazmıştır.
Burnun genel anlamından da anlaşıldığı gibi kimi zaman ruhsal şikayetleri olan hastalarda psikolojik bozuklukların yansıması burunda gerçekleşir ve hasta burnunda sorun olduğunu düşünür. Psikozları tedavi edilmemiş veya tanınamamış bir hastaya yapılan burun ameliyatının hasta ve cerrah açısından çok sıkıntı verici problemlere yol açabileceği aşikardır.
Bütün bunları dikkatle göz önüne aldığımızda burnun bir sürü fonksiyonunun ve anlamının olduğunu görüyoruz. Böyle önemli bir organından rahatsızlığı olan hastaları, ameliyat etmeden önce çok daha dikkatle incelememiz gerekiyor.

Başarılı bir burun estetiği ameliyatı sonrasında hasta özgüven kazanır
Burun estetik görünüm bakımından çok dikkat çeken bir organdır. Travmatik veya doğumsal burun şekilsizlikleri hep dikkat çeker ve çoğu zaman kişi çevreden kırıcı, gücendirici veya alaycı davranışlarla karşılaşır. Bundan dolayı da bu psikolojik baskıya sadece çok dengeli karakter ve ruh hali olan kimseler katlanabilir. Bilhassa 25 yaşına kadar olan, sosyal yaşamı henüz tam oturmamış kişilerde burnun şeklini ve formunu değiştirme arzusu sosyal kabullenme açısından çok daha yüksektir. Bu yaş sınırı atlatıldıktan sonra mesleki ve ailevi yaşamın getirdiği güven ve denge kişiyi burun probleminden uzaklaştırır. Bu psikolojik baskı bu aşamadan sonra da hâlâ devam ediyorsa kişi o zaman plastik cerrahi yoluyla çözüm aramayı denemelidir.
Eğer bir burnun düzeltilmesi için ameliyat kararı doğru verildiyse ve ameliyat teknik açıdan kurallara uygun olarak yapıldıysa neticenin getireceği pozitif psikolojik etki bütün estetik ameliyatlar içinde en etkin olanıdır. Başarılı bir burun ameliyatından sonra hastanın kendine güveni gelir ve bunun böyle olmasına da şaşırmamak gerekir. Çünkü burun tam yüzün ortasındadır, görmemek imkansızdır.