Çok az çocuk, çocukluk çağını huysuzluk ya da aksilikler yapmadan geçirir.
18 aylık ile 3 yaş arasındaki çocuklarda, negativizm baskındır. Çocuğun en sevdiği sözcük “hayır”dır (hatta kimi zaman çocuk bu kelimeyi “evet” yerine de kullanır).
Bazen yaptığınız her şey, ne kadar zararsız olursa olsun, çocuğunuz tarafından reddedilir. Bu inatçı, muhalefetçi ve uzlaşmaz tutum, tamamıyla bağımlı olmaktan çıkıp bağımsızlığın zevkini tatmaya yönelik doğal bir başkaldırıdır.
Çocuğunuzun ters bir huysuzluk nöbeti geçirmeye karar verdiği andan daha çileden çıkartıcı bir şey yoktur. Böyle bir durumla karşı karşıya gelen anne babalar bilirler ki, çocuğun kontrolsüz tekmelemelere, çığlık atmalara, kafasını vurmasına ve hatta soluğuna tutmasına kadar varan tepkiler göstermeye başlamasına ramak kalmıştır. Aslında çoğunlukla huysuzluk nöbetinin asıl nedeni sizinle ilgili değildir; huysuzluğun nedeni, çocuğun hedefine ulaşamamasının yarattığı öfkedir.
Bu duruma gelen bir çocuk artık kontrolden çıkmıştır. Konuşmanız ve uzlaşmaya çalışmanız sonuç vermez. Genellikle bir huysuzluk nöbeti belli bir süre geçmeden ortadan kalkmaz.
Öyle ise ne yapmalıdır?
Çare, teslim olmak değildir. Örneğin, eğer 2 yaşındaki çocuğunuz ikinci bir pasta için isteğini reddettiğinizde huysuzlaşırsa, kararınızdan cayarsanız (isteğini kabul ederseniz), ona yanlış mesaj vermiş olacaksınız. Huysuzluk nöbeti başladığında, çocuğunuza “biraz süre” tanımanız çok yararlı olacaktır. Odayı terk edin. Olan biteni (her ne kadar size zor gelse de) görmezlikten gelin. Çocuğunuz soluğunu tutsa bile endişelenmeyin. Çünkü bu zararsızdır. Kafasını vurma tepkisine gelince, çocuk da, büyükler kadar acı duymaktan kaçınır, eğer canı yanarsa ya da işler kötüye giderse vazgeçecektir.
Çocuğunuzun yanına ne zaman dönmeniz gerektiği, duruma göre değişir. Bazı anne babalar, çocuklarının huysuzluğa kendi başına son verdiğini görürler; kimi çocuklar da ağlamayı kesmeden önce bir miktar yardıma gereksinim duyarlar.
Her ne kadar bir huysuzluk nöbetini görmezden gelmek, çoğu durumlarda etkili ise de, bazen başka önlemler gerekebilir. şurası kesindir ki, bir süpermarketin ortasında huysuzluk etmeye başlayan çocuk, orada etrafındaki şeyleri tekmelemesine izin verecek şekilde bırakılmaz. Başkalarına karşı saldırgan bir çocuk, etrafına zarar vermeye terk edilemez. Böyle bir anda çocuğu kendi odasına ya da ayrı bir odaya alın ve huysuzluğu geçene kadar orada bekletin.

Hayat daha uzun, “güzel” olsun isteniyor. Nasıl modern tıbbın yaşama daha fazla seneler verdiği biliniyorsa, estetik cerrahinin de bu senelere yaşam verdiği aşikar

estetik bakış / SERDAR EREN

Hayatımızdaki öncelikleri sıralarken pek çoğumuz için güzellik; sağlık ve mutluluk gibi kavramlardan sonra gelir. Aslında bugüne kadar güzelliğin yeterince açık ve net bir tarifi de yapılamamıştır.
Pek çok kişiye güzelliği nasıl tarif edersiniz diye sorabiliriz. Göreceksiniz ki herkes güzelliği farklı şekilde tanımlayacak ve bunların hiçbiri bizi tam olarak tatmin etmeyecektir.
Eskiden beri bize güzelliğin oranla, dengeyle ve simetriyle alakadar olduğu anlatılmaya çalışılır hep. Güzellik bize keyif veren, hayran kaldığımız formların ve oranların bir kombinasyonudur. Güzellik kalıp ve hacim arasında bir dengedir. Bu tanımların hepsinde de doğruluk payı var.
Güzellik herkese göre değişen tamamen psikolojik bir bakış açısıdır.
Güzellik sonuçta gözlerimize keyif veren, içimizde estetik bir his ve hayranlık oluşturan bir duygudur. Hatta güzelliğin bir görsel fenomen olduğunu da iddia edebilirim.
Bir kişinin karakteri ve ruh güzelliği yüzüne yansır
Fakat anlaşılması gereken en önemli şey güzelliğin tek başına değil, aslında ona bakan kişinin gözünde ve zihninde var olduğudur. Bir şey bir insanın hoşuna giderse, o şey o insan için güzeldir.
Bana kalırsa, “Güzellik insanı sevindiren bir şeydir ama bir insanı sevindiren başka bir insanı da sevindirecek” diye bir kural yoktur. Güzellik tamamen bireysel bir histir. İşte bu anlayış estetik ameliyat yaptırmayı düşünen kişiler tarafından çok net bir şekilde kabul edilmelidir.
Güzellik kavramı sadece yüz, ses, vücut veya zarif görünüm için geçerli değildir. İnsanlar karakterleriyle, sevinç hissi duyabilme, sağlayabilme ve sevebilme kabiliyetleriyle de güzeldir.
Bir insanın yüzü hoşumuza giderse bu insanın bize ifade ettiği duygu hoşumuza gidiyordur. Kişinin karakteri ve ruh güzelliği yüz güzelliğine yansır. Güzelliği tarif etmenin birçok yolu vardır ve bunlar birçok kez cazibe ile benzer tanımlardır. Cazibe ile güzellik arasındaki fark ise cazibenin sonsuzluğudur. Oysa güzellik geçicidir. İngilizcede bunu anlatan bir deyim de vardır: “Charm last! Beauty blast”. Sonuç olarak tüm bu irdelemelerden sonra, bir insanın güzel olup olmadığına karar verirken görsel faktörlerin aslında hiçbir önemi olmadığı, ilk başta o kişiyle kafa olarak özdeşleşmek ama asıl kalbini ve iç güzelliğini sevmek gerektiği kanaatine varıyoruz. Yani, güzelliğe sadece göz karar vermiyor, kafa ve kalp de karar veriyor.
Güzelliği korumak yaşam kalitesini yükseltmek demek
Güzellik kadınların erkeklere hazırladığı bir tuzak değildir. Aslında toplumda ve ailede daha iyi kabul edilmek için beğenilme isteğidir. Son 10 yılda büyük gelişmeler olmasına rağmen hayat şartlarının erkeklerden ziyade kadınlar için daha sert olduğunu kabul etmek gerekir. Kızılderililerin savaş esnasında boyanmaları gibi makyaj da kadında güven duygusu yaratır. “Acaba neden güzel olmamız gerekiyor?” sorusunun cevabının gurur, hak, hayran kalınma isteği ve başkalarından üstün olma isteği olduğu söylenir. Aslında güzel olma isteği kişinin güzelliğinden dolayı hayran kalınma isteğinden değil, daha ziyade güzelliğinden dolayı sevilme isteğinden kaynaklanmaktadır. Kaderine razı olmayıp onu değiştirmeye çabalayan tek varlık insandır. Güzelliği korumak demek hayatı güzelleştirmek için yaşam kalitesini yükseltmek demektir. Medeniyetin her alanda gelişmesi yaşam süresini uzatmıştır. Ama sadece uzun yaşamanın da yetmediğini görüyoruz. Yaşam kalitesinin de aynı şekilde korunması gerekiyor. Hayat daha uzun, “güzel” olsun isteniyor. Nasıl modern tıbbın yaşama daha fazla seneler verdiği biliniyorsa, estetik cerrahinin de bu senelere yaşam verdiği aşikar.
Herkesin bildiği gibi güzellik sonsuz değil. Ama aynı zamanda da güzelliğin yaşı da yok. Bir kişi sadece 20 yaşındayken mükemmel bir görünüme sahip olabilir ama bütün hayatı boyunca dayanılmaz cazibeli olması da mümkündür. Kadına karşı olan ilk beklenti beğenilmesidir. İlerleyen yaşlarda bu beklentiyi yerine getirmek gittikçe zorlaşır. Bu, bana gelip face-lifting üzerine bilgi almak isteyen yaşlı bir hanımı hatırlattı. İlerleyen yaşından dolayı bu ameliyatı yapmaktaki isteksizliğimi gördüğünde, sakin bir sesle bana, “Bir kişi artık beğenilme durumunda değilse, başkalarının hoşuna gitmeme durumuna gelmesi gerekmez” demişti.

Güzellik üzerine özlü sözler
“Güzellik mutlaka özel ve şahsi bir tecrübedir. Güzellik seyredenin gözünde ve kafasındadır.” (David Hume)
“Madem Tanrı kadınların kırışıp buruşmasına karar verdi, neden bunun yerini ayak tabanı olarak seçmedi.” (Elizabeth Taylor)
“30 yaşında yaşlı görüneceğime 70 yaşında olup genç ve yakışıklı görünmeyi tercih ederim.” (Salvador Dali)
“Çirkinlerin kıskanılacak bir tarafı varsa, bu onlara yaşlandıkları zaman kimsenin ‘Bir zamanlar ne kadar güzeldi’ dememesi…” (Dusan Radoviç)
“Ruhi güzelliği olmayan bir gencin yine de cazibesi vardır ama ruhu genç olmayan bir güzelliğin…”

(Arthur Schopenhauer)

Anti aging için yaşam tarzınızı değiştirin
Dusan Radoviç “Genç olmak çok güzel ama güzel yaşlanmak da az bir başarı değil” demiş… İlaç endüstrisinde yaşam süresinin uzatılması için milyarlarca dolarlık yatırımlar yapılıyor. Uzun yaşam süresini acaba sadece eczaneden mi satın almamız gerekiyor? Yaşam stilimizi değiştirmemiz de ömrümüzü uzatmaya yetebilir eğer aşağıdakiler düzenli uygulanırsa…
Beslenme tarzının değiştirilmesi. Kalori azaltılması, bol su, yeterli sebze ve meyve, süt, bio-yoğurt ve saat 19.00′da son yemek.
Düzenli spor ile haftada 1500 kalori yakılması.
Entelektüel gelişmeye önem vermek ve araştırıcı olmak.
Gülmek.
Pozitif düşünmek de önemli. Optimist kişiler uzun yaşar ve genç görünürler.
Sevgi, yakınlık, duygusal sıcaklık.
Seks, spor ve gülme mutluluk hormonu endorfini artırır.
Sağlıklı uyku yani gce 7-8 saat ve gün ortasında 6 dakikalık kısa uyku.
Meditasyon, yoga.